Etiket: Gençlerin

  • Selfie Kazasında Ölen Gençlerin Cenazesi Alındı

    ANTALYA (İHA) – Antalya’da asfalt yola yatarak selfie yaparken kamyonet altında kalarak hayatını kaybeden iki gencin otopsi işlemleri tamamlandı. İki gencin kaykay tutkunu olduğu belirtildi.

    Antalya’da dün gece havalimanı yan yolda, asfalta uzanıp selfie yaparken kamyonetin altında kalarak hayatını kaybeden 17 yaşındaki lise son sınıf öğrencisi Muhammet Bozkurt ile 19 yaşındaki Çağlar Savaşcı’nın otopsisi Antalya Adli Tıp Morgu’nda tamamlandı.

    Bozkurt ve Savaşcı’nın cenazeleri, yakınları tarafından alınarak defnedilmek üzere Alanya’nın Cikcilli mahallesine götürüldü. Gençlerin yakınları, cenazeleri alırken gözyaşlarına boğuldu.

    İki gencin, kaykay tutkunu olduğu ve Alanya’dan Antalya’ya Düden Park’taki pistte kaykay yapmak için geldikleri öğrenildi.

  • Gençlik Ve Spor Bakanlığı Engelli Gençlerin Yanında

    Gençlik ve Spor Bakanlığı, 2012 yılında başlattığı Gençlik Projeleri Destek Programı ile engelli gençlerin topluma kazandırılmasına yönelik çalışmalara devam ediyor.

    Gençlik ve Spor Bakanlığı, fiziksel ve zihinsel engelleri bulunan gençlerin sosyal hayata katılımlarının artırılmasına, hayatlarının kolaylaştırılmasına ve durumlarının iyileştirilmesine katkı sağlayacak projeleri desteklemeyi sürdürüyor. 2015/1 çağrı dönemi uygulama klavuzunda yapılan değişikliklerle engellilerin spor ya da sanatla rehabilitasyonunu amaçlayan projelere öncelik verildi. Bakanlık, ’Gençlik Projeleri Destek Programı’ kapsamında 2012-2015 yılları arasında gönüllülük, sosyal uyum, sağlıklı yaşam, spor, gezi, kültür- sanat ve eğitim yoluyla engelli gençlerin rehabilitasyonunu amaçlayan 29 ilden 54 kuruluşa 4 milyon 469 bin TL yardımda bulundu. İstanbul, Burdur, Kayseri, Sivas, Kırşehir, Ankara, Afyon, Hatay, Diyarbakır, Isparta, Erzurum, Mersin, Mardin, Elazığ, Manisa, Bartın, Bolu, Gümüşhane, Van, Eskişehir, Bursa, Çankırı, Sinop, Samsun, Muğla, Konya, Çanakkale, Yalova ve Nevşehir’de yaşayan binlerce engelli gencin hizmetlerden yararlanması sağlandı.

    Engelli gençlerin topluma kazandırılması için hazırlanan projelere destek sağlayan Gençlik ve Spor Bakanlığı, engelli spor kulüplerine de ayrı bir önem veriyor. Bakanlık, son 10 yılda 2 bin 28 kulübe 8 milyon 763 bin TL yardım yaptı.

    “BAKANLIK OLARAK ENGELLİ VATANDAŞLARIMIZLA BERABERİZ, ONLARIN HER TÜRLÜ SORUNLARIYLA İLGİLENİYORUZ”

    Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, engelli olmanın asla bir kusur olmadığını vurgulayarak, “Asıl kusur, onları göz ardı etmek ve yok saymaktır” dedi. Bakan Kılıç, hayatın her alanında engelli vatandaşların yaşam kalitesini artırmak, huzur ve refahını sağlamak için çalıştıklarını belirterek, “Engelli kardeşlerimizin yaşadıkları sorunları sadece kendilerinin değil, ailelerinin, çevrenin, toplumun, bizlerin ve kısacası tüm insanların ortak sorunu olarak kabul ettik. Bakanlık olarak engelli vatandaşlarımızla beraberiz, onların her türlü sorunlarıyla ilgileniyoruz. Engelli gençlerin topluma kazandırılması için 2012 yılında Gençlik Projeleri Destek Programı başlattık. Proje kapsamında son 3 yılda 54 kuruluşa 4 milyon 469 bin TL destek sağlandı. Projeden spordan sanata, eğitimden geziye kadar her alanda 29 ilden yaklaşık 2 bin engelli gencimiz yararlandı. Engelli gençlerin spor yapmalarına da katkı sağlıyoruz. 2002 yılında 2 bin 763 olan engelli sporcu sayısı 2015 yılında 12 kat artarak 33 bin 514 oldu” diye konuştu.

    Bakan Kılıç, “Gençlik ve Spor Bakanı olarak engelli vatandaşlarımızın desteklenmeleri halinde neler başarabildiklerini yakinen biliyor, çok farklı alanlarda önemli başarılarına şahit oluyorum. Burada önemli olan onların ortaya koyduğu duruş. Bedensel bazı engellerine rağmen hayatta hiçbir şeyin onlara engel olamayacağını gösterdiler. Engelli gençlerin mücadelelerinde onların yanında yer almak, onları teşvik etmek, onları dışlanmışlığa maruz bırakmamak için çalışmalarımız aralıksız sürecektir” ifadelerini kullandı.

  • Projeyle Gençlerin Hayatına Rehberlik Yapacaklar

    Manisa İl Milli Eğitim Müdürlüğü AR-GE Birimi ile Manisa İl Halk Sağlığı Müdürlüğü arasında imzalanan eğitimde işbirliği protokolü kapsamında hayata geçirilen ‘Hayat rehberim’ projesinin eğitim seminerleri başladı. İlk Seminer Yunusemre Toplum Sağlığı Merkezi Başkanı Uzm. Dr. Ümit Atman tarafından velilere verildi.

    2015-2016 Eğitim-Öğretim yılında Manisa Milli Eğitim AR-GE Birimince hazırlanan ‘Hayat Rehberim’ Projesi kapsamında 3-28 Aralık tarihleri arasında 3’ü veli 5’i de öğrenci olmak üzere toplam 8 seminer verilecek. Seminerlerle öğrencilere ve velilere bağımlılıkla ilgili bilinç düzeyini artırmak, tehlikelere karşı gençlerde farkındalık oluşturmak amaçlanıyor.

    Saruhanlı, Yunusemre ve Şehzadeler ilçelerindeki okul ve kurumlarda uygulanacak olan ‘Hayat rehberim’ projesi kapsamında öğrenci ve velilere yönelik hazırlanan eğitimlerin ilki Yunusemre Toplum Sağlığı Başkanı Uzm. Dr. Ümit Atman tarafından ‘Bağımlılık ve ergen yaklaşımı’ başlığı altında verildi. Milli Eğitim ek binasında velilere yönelik verilen eğitimde konuşan Yunusemre Toplum Sağlığı Başkanı Uzm. Dr. Ümit Atman, katılımın az olmasının kendilerini üzdüğünü belirtti. Atman, “Sentetik uyuşturuculara çok kolay ulaşılabilir. Çok ucuz. Hapı var, gazozu var, suyu var, tütsüsü var, parfümü var. Her şekilde gençlerle bir araya gelme şansı çok yüksek bu kimyasalların. O yüzden siz anne babalara çok önemli görevler düşüyor. Ben bir hekim olmaktan ziyade, bir halk sağlığı uzmanı olmaktan ziyade bir anne olarak seve seve gönüllü bir şekilde bu işleri yapıyorum. Farkında olalım, bilinçli olalım ki çocuklarımızı bu belanın içine düşmeden kurtaralım engelleyelim” dedi.

    Uyuşturucu madde ve bağımlılık üzerine konuşan Atman, “Bağımlılık yapan maddeler sadece uyuşturucu maddeler değil. Bir de uyaran maddeler var. Çocuğun uykusunu açıyor, sabaha kadar ders çalışıyor. ‘Anneciğim babacığım ben bir hap içtim, gazoz içtim, sıvı içtim sabaha kadar ders çalıştım. Vizeleri verdim harika.’ Bunlar çok zararlı. Bu tür maddelerde var. Uyarıcı maddeler. Bunlar da bağımlılık yapıyor. O yüzden halk arasında çok fazla yerleşmiş bir deyim olarak bizler uyuşturucu maddeler diyoruz ama bağımlılık yapan maddeler dememiz, bağımlılık yapan hareketler dememiz en doğru olanı. Sakinleştirici, uyarıcı etkisi olan giderek daha fazla alma isteği ve alınmadığı zaman yoksunluk belirtileri olan maddelere biz bağımlılık yapan maddeler diyoruz ama halkın kulağında yatkın olan ifade uyuşturucu madde” diye konuştu. Bağımlılığın aslında çok ciddi bir beyin hastalığı olduğunu kaydeden Atman şöyle devam etti:

    “Beyin bu şakaya gelmez. Bu maddeler direk beyni etkiliyorlar. Sonuç itibariyle bağımlılığı tanımlayacak olursak bağımlılık; çok ciddi bir beyin hastalığı. Bağımlılık yapan maddelere başlamanın en temel sebeplerinden biri merak etme ve özenmek. ‘Ayşe şunu içiyor’, ‘Ahmet bunu almış’ şuyu var buyu var. Bu özentiyle ‘Bir kereden bir şey olmaz’ diyerek isteyerek başladığınız bir madde beyinde bir takım kimyasal değişiklikler oluşturuyor ve daha sonra giderek daha sık aralıklarla daha fazla miktarda alma isteği oluşuyor. Çünkü beyinde öldürdüğü hücre sayısı giderek artıyor. Bir beyin hastalığı ve zorlantılı bir şekilde bir süre sonra o genç, o kişi istemese de o maddeyi almadan duramaz hale geliyor.”

    Bağımlılık türlerini fiziksel ve psikolojik bağımlılık olarak ikiye ayıran Atman, “Tedavi açısından baktığımız zaman psikolojik bağımlılık daha kolay tedavi edilebilir gibi duruyor. Fiziksel bağımlılık çok daha tehlikeli. Çağımızın vebası dediğimiz sentetik uyuşturucular fiziksel bağımlılık yapıyor. Bir de internet bağımlılığı, teknoloji bağımlılığı diye bir hastalık da tanımadık. Diyoruz ki, işimiz ve görevimiz olmadığı halde günde 4 saatten fazla internet veya teknolojik aletlerle zaman geçiyorsak evet biz bir bağımlıyız kabul edelim ve tedaviye ihtiyacımız var. Bağımlılık yapıcı maddeler o kadar çok ki etrafımızda o yüzden uyanık olmak, farkında olmak dışında yapabileceğimiz hiçbir şey yok” dedi.

    Bağımlılığın nedenleri arasında arkadaş grubuna bağlı nedenler, aileye bağlı nedenler, kişiye bağlı nedenler ve çevresel sebepleri sıralayan Atman bir ergende en büyük etkenin arkadaş grubu olduğunun altını çizerek ailelerin buna çok fazla dikkat etmeleri gerektiğini söyledi.

  • Doç. Dr. Tuncay Kardaş: “IŞİD’e Katılan Gençlerin Canlı Bombaya Dönüşme Süresi 1-2 Yıl”

    Terör örgütü IŞİD’in canlı bomba eylemlerini değerlendiren Sakarya Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Tuncay Kardaş, hiçbir silah bilgisi olmadan IŞİD’e katılan gençlerin, 1-2 yıl içerisinde katliam yapan canlı bombalara dönüştüğünü söyledi.

    Sakarya Üniversitesi Ortadoğu Enstitüsü’nden Doç. Dr. Tuncay Kardaş, raporlaştırdıkları ‘Yabancı Savaşçılar’ araştırmasına göre terör örgütü IŞİD’e katılanların daha çok 20-30 yaş aralığında olduğunu tespit ettiklerini söyledi. Kardaş, savaş tecrübesi olmayan gençlerin nasıl canlı bomba olduklarını ve katliam yapan ölüm makinesine dönüştüklerini açıklarken, bu gençleri “İnternet sörfçüsü koltuk mücahitleri” olarak tanımladı.

    Kardaş, “Kafire karşı mazlumun yanında olma söylemiyle beyni yıkanan gençler, örgüte katılıp 2 yıl içinde, ‘internet sörfçüsü koltuk mücahitliği’nden canlı bombaya dönüşüyor. Hiçbir silah bilgisi olmadan terör örgütü IŞİD’e katılan gençler, 1-2 yıl içerisinde katliam yapan canlı bombalara dönüşüyor. Örgüt adına eylem yapan ve canlı bomba saldırısı düzenleyenlerin tamamı 20-30 yaş aralığındaki teröristler. 2011’de Suriye’de başlayan iç savaşın ardından 2013’te etkinliğini artıran IŞİD’e katılan gençler, 2 yıl sonra Suriye dışında terörist eylemlere başladı. Türkiye, Fransa, İspanya ve Belçika’da silahlı baskın ve canlı bomba saldırılarıyla katliamlar yapan örgüt, internetten yaptığı propagandayla gençleri safına çekmeyi başarıyor. Sosyal medya hesaplarından paylaşılan videolarla gençlerin ilgisini çeken örgüt, daha sonra bu kişilerle bire bir iletişime geçiyor ve örgüte katılmalarını sağlıyor” dedi. Doç. Dr. Tuncay Kardaş şöyle devam etti:

    “Kafir ilan edilenlere ve mazlum Müslümanlara yardım etme düşüncesiyle ‘zalim yöneticilere’ karşı cihat vazifesini ön plana çıkarıyorlar. Kendi ideolojilerine göre doğru İslam’ın parçası olmayan herkes kafir görülüyor. Onun gözünde bırakın masum insanı, böyle olmayan annesi, kardeşi bile değerini yitiriyor. Kafirleştirme süreci ailesini ve yakınlarını da yabancılaştırıyor. Buna cihat gözüyle bakıyor ve böylece cennete gideceğini düşünüyor.”

  • Gençlerin Yeni Gözdesi Gençlik Merkezleri

    Ordu’nun Fatsa İlçe Gençlik Merkezi gençlere yönelik oluşturduğu kulüplerle gençlerin yeni gözdesi haline geldi.

    Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün talimatıyla gençlerin yeteneklerini geliştirirken sosyalleşmeleri amacıyla Gençlik Merkezlerinde kulüpler oluşturulduğunu belirten Fatsa Gençlik Hizmetleri Müdürü Berat Şahin, “Fatsa Gençlik Merkezi bünyesinde edebiyat, tarih, bilim ve teknoloji, el sanatları, yöresel halk dansları, görsel sanatlar, müzik, fotoğrafçılık, radyo ve TV, gönüllülük, girişim inivasyon, çevre ve karikatür, satranç, tasarım, proje, uluslararası çalışmalar, kişisel gelişim kulüpleri kuruldu. Gençler kulüpler bünyesinde çalışmalarını yaparken sadece ders işliğinde çakılı kalmayacak, kulüp arkadaşlarıyla sosyal etkinlikler yaparak ilgilendikleri alanları sokaklara taşıyacaktır. Yaşayarak öğrenecek ve çevreye öğretecekler. Yeni insanlar, yeni ortamlar sayesinde gelişerek toplumla iç içe eğitim alacaklar ve yeteneklerini sergileme fırsatı bulacaklar. Gençlik Merkezi imkanları ölçüsünde kulüp çalışmalarını hizmet binası dışına taşıyarak ilçenin Dolunay ve TOKİ semtleri gibi uzak bölgelerde de çalışmalar yaparak o bölgedeki gençlere ulaşmaya ve bakanlığın imkanlarında yararlandırmaya çalışacağız. Şuan itibariyle 670 gencimiz kulüp çalışmalarına katılmakta ancak işlik ve personel yetersizliğinden dolayı 500 genç de sırada beklemektedir. Bu ilgi ve alaka bizleri mutlu etmekte ancak omuzlarımızda ki yük daha fazla artmaktadır” dedi.