Etiket: Gençlerin

  • İstanbullu Gençlerin Trekking Macerası Kabusa Döndü

    İstanbul’dan Sülüklü Göl’e gezmeye gelen 16 kişilik grup, minibüsleri yolda kalınca yürüyerek devam ettikleri gezide kayboldu. 5 saat mahsur kalan gençler, AFAD, UMKE ile birlikte köylülerin yardımlarıyla kurtarıldı.

    İstanbul’da yaşayan lise ve üniversite öğrencilerinden oluşan 16 kişilik grup, minibüs ile Sakarya-Bolu sınırında bulunan Sülüklü Göl’e gezmeye geldi. Sülüklü Göl yolunda kar ve tipiden dolayı minibüsleri yolda kalan gençler, minibüsü bırakıp yola yürüyerek devam etti. Bir süre sonra kaybolduklarını anlayan grup, Acil 112 ekiplerini arayarak yardım istedi. Bu sırada kayboldukları güzergahta bulunan bir köye sığınan gençler, köylüler tarafından traktörler ile ana yola çıkartıldı. Yaklaşık 5 saat mahsur kalan gençler, AFAD ve UMKE ekipleri tarafından Akyazı Dokurcun Mahallesi’nde bir kahvehaneye getirildi. Kahvehanede çay içerek ısınan gençler, çıkışta kendilerine sorulan soruları cevapsız bıraktı.

    Konuyla ilgili açıklama yapan AFAD Sakarya İl Müdürü Hüseyin Kaşkaş, İstanbul’dan 16 lise ve üniversite öğrencisi tatil yapmak için gelmişler. Sülüklü Göl’e gitmek üzereyken belli bir süre sonra araçları bırakarak yayan gitmişler. Yolu bilmedikleri için kaybolmuşlar. Köylülerin yardımlarıyla Dokurcun’a getirdik. Sağlık durumları iyi bir sıkıntı yok” dedi.

    Soba başında çay içerek ısınan gençler, Jandarma ekiplerinin yaptığı kimlik kontrolünden sonra geldikleri minibüse binerek İstanbul’a yola çıktı.

  • Gençlerin 2016 Seyahat Trendleri Açıklandı

    Seyahat Analisti Şengül Durucu, yeni nesil gençlerin 2016’nın seyahat trendlerini açıkladı.

    Türkiye’nin önemli uçak bileti sitesi enuygun.com’un Seyahat Analisti Şengül Durucu, yeni neslin seyahat alışkanlıklarını ve destinasyondan konaklamaya, yapılan harcamadan iletişim kanallarına 2016’nın seyahat trendlerini açıkladı. Bugünün insanı için en değerli şey ’zaman’ olduğunu belirten Şengül Durucu, “Hal böyle olunca yeni nesil seyahatseverler de yalnızca fotoğraf çekip hayran hayran etrafına bakan ’pasif turist’lerden olmak istemiyor. Hepsi yeni kültürler keşfetmenin, farklı insanlarla tanışıp konuşmanın, ara sokaklara girip sıradışı çarpışmalar ve karşılaşmalar yaşamanın, dünyayı dolaşırken öğrenmenin, kısacası ’gezgin’leşmenin peşinde” dedi.

    Özellikle sosyologların X ve Y olarak tanımladığı genç, kariyer sahibi ve ekonomik özgürlüğe sahip yeni kuşağın, aklının çelinmesi zor olduğunu söyleyen Durucu, “Yetinmeyi sevmeyen, aklına estiğini yapan bir karakter sergiliyorlar. Bu da onları yeni yerler aramaya, denemeye, akla hayale gelmeyen şeyler yapmaya itiyor. Yeni nesil seyahatseverler dünyanın en ücra köşelerinde bilmedikleri hikayeleri keşfetmek, yeni hikayelerin kahramanı olmak istiyor. Zenginliğin cepteki para değil, yeni şeyler deneyimlemek olduğunun farkındalar. Onları Sierra Leone’de maden işçileriyle sohbet ederken veya Guatemala’da tarım işçilerini fotoğraflarken görebilirsiniz” ifadelerini kullandı.

    “SAĞLIKLI SEYAHAT REVAÇTA”

    Tüm gün havuzbaşında yatmak ve snack bar’ın önünde turlamak çok gerilerde kaldığının altını çizen Seyahat Analisti Şengül Durucu, bugünün mottosunun ’beden, ruh ve zihin sağlığı’ olduğunu açıkladı. İnsanların artık bunun bir lüks olmadığının, tam tersi sağlıklarını korumak için seyahat etmeleri gerektiğinin farkında olduklarını belirten Durucu, şöyle devam etti: “Öyle ki Avrupa ve Amerika’da kimi şirketler, bütçesi uygun olmadığı için seyahate çıkamayan çalışanlarını, masraflarını karşılayıp tatile gönderiyor. Bazı şirketler işe alacağı çalışanın önceki şirketinden ayrıldığı zamana bakıyor ve eğer arada tatil yapmamışsa ’dinlen ve öyle başla’ diyor. Ayrıca zamanın çok kıymetli olduğu günümüzde insanlar seyahat dönemlerini; sigarayı bırakmak, forma girmek ve detoks (özellikle teknoloji detoksu), yoga-meditasyon gibi ruhu ve bedeni sağaltan yöntemlerle şifa bulmak için kullanıyorlar. Yoğun iş ve şehir yaşamında kaybettikleri sağlıklarını; güzellik/bakım kürleri, masaj, aromaterapi, fitness, yoga ve pilates içeren, doğaya ve kendine dönüş kamplarında tekrar kazanmayı amaçlıyorlar. Son yıllarda sağlık turizmi oldukça revaçta. ’Hem seyahat hem sağlık’ trendi ise önümüzdeki yıllarda daha da çok önem kazanacağa benziyor.

    Yaşadığımız dünyanın gitgide yok olduğununun ve artık üretimden tatile, yaptığımız her şeye özen göstermemiz gerektiğinin hemen hepimiz farkındayız. Dünyanın dört bir yanını dolaşan, doğal hayata tanıklık edip yeryüzünü nasıl bir yer haline getirdiğimize şahitlik eden gezginler, bu konuda daha duyarlı ve bilinçli. Bu da tüm dünyada seyahat de dahil, yavaş ve ekolojik olan her şeye büyük bir ilgi duyulmasını sağlıyor. ’Slow travel’, ’slow city’, ’slow food’ ve ’eco travel’ tutkunları dünyanın dört bir yanında çığ gibi büyüyor”.

    “INTO THE WILD”

    Seyahat Analisti Şengül Durucu, tıpkı Sean Penn’in yönetmenliğini, Eddie Vedder’ın müziklerini yaptığı modern dünya eleştirisi ’Into the Wild’ filminde olduğu gibi yeni nesil seyahatseverler doğaya ve giderek de daha el değmemiş, keşfedilmemiş destinasyonlara gitmeyi tercih ettiğini belirterek, “Modern dünyanın ve şehrin yapay, kurgu yüklü dünyasından uzaklaşıp doğal yaşamı yeniden hatırlamak, hayvanların ve bitkilerin vahşi dünyasını keşfetmek isteyen gençler aradıklarını, Afrika kabile yaşamında veya fil, zürafa, aslan, su aygırı ve timsah gibi bölgeye özgü canlıları gözlemleyebilecekleri safarilerde buluyor. Bu doğrultuda Kenya, Botswana ve Tanzanya’nın yükselişi bu yıl da devam edecek gibi gözüküyor. Namibya muhteşem doğasıyla, Darwin’in adası olarak bilinen Madagaskar, dünyanın başka bir yerinde görülemeyecek endemik fauna ve florasıyla ön plana çıkıyor. Etiyopya ve Papua Yeni Gine’de ise seyyahların gözdesi, kabile ziyaretleri.

    Bu da nasıl oluyor dediğinizi duyar gibiyiz ama özellikle son yıllarda gezginler bu mantıkla hareket ediyor. Görmek, deneyimlemek istedikleri bir yer, ruh-beden sağlıklarına iyi geleceğini düşündükleri bir program için gerçekten iyi rakamlar ödüyor ama en asgarisi de olur dedikleri standart yemek-konaklama-ulaşım üçlüsünde pazarlık gurusu haline gelebiliyorlar. Cebinde parası olsa dahi akıllı harcama yapan, artırdığı rakamlarla yeni yerler görebileceğinin farkında olan, bu nedenle ince eleyip sık dokuyan bu gezgin tipi daha fazla harcamaya hazır. Yeter ki gerçekten daha sağlıklı ve mutlu olacağına inansın” ifadelerini kullandı.

    Bir yere seyahat kararı verirken mimarisi, doğası, yemekleri, eğlence hayatı ve elbette 21’inci yüzyılın anahtar kriteri ’hesaplı oluşu’ çok önemli olduğunu bildiren Durucu, “Ancak araştırmalar bunun dışında bir şeyi daha çok önemsediğimizi ortaya koyuyor. Dünyadaki gezginlerin yarıya yakını gideceği yeri belirlerken halkının nasıl olduğuna da bakıyor. Yerel halkın yaşantısı, bugüne taşıdığı yaşam kültürü, dünyaya bakış açısı, seyahat kararında oldukça etkili. Eğer o bölgenin insanı ve kültürü ilgilerini çekiyorsa gidiyorlar. Ayrıca seyahat edilen yerdeki küçük topluluklara, niş kültürlere, farklı etnik ve inanç gruplarına duyulan ilgi gün geçtikçe artıyor. Örneğin New York’a üç saat uzaklıktakı Amish Köyü veya Avustralya yerlileri Aborjinlerin köyleri her yıl yüzlerce gezginin rotasında yer alıyor. Beş yıldızlı konaklama devrinin çoktan kapandığını hepimiz biliyoruz. Her adımda özel yaklaşımlar arayan bilinçli gezginler, konaklama konusunda da farklı alternatifler geliştirmiş durumda. Özellikle globalizmin kucağına doğmuş X ve Y kuşağı tüm dünyayı evi gibi görme eğiliminde. Pansiyon, otel, hostel; kendilerini evlerinde gibi hissettikleri her yerde konaklıyorlar. Hatta son dönemde Airbnb, FlipKey, HomeAway, Roomorama gibi ev veya oda kiralama gibi uygulamalar ve Couchsurfing gibi paraya değil referansa/puanlamaya dayalı sistemler sayesinde gittikleri noktalarda yerli halkın evinde kalıyorlar. Bu yaklaşım gezginlere, tasarrufun yanı sıra gittiği yerin kültürüne daha yakından tanıklık etme, yabancılık çekmeme gibi artılar da sağlıyor” diye konuştu.

    İNTERNETTEN VAZGEÇEMİYORUZ

    Tüm gezginlerin konaklamalarda belki de ilk baktığı şey internet olduğunu belirten Seyahat Analisti Şengül Durucu, dünya çapında yapılan araştırmalara göre, gezginlerin yüzde 46’sının bu hizmeti sunmayan bir yerde konaklamak istemediğini açıklayarak sözlerini şöyle tamamladı: “Kablosuz bağlantı ve klima seyahatseverlerin olmazsa olmaz listesinin başında geliyor. Konaklama türünde ise eğilim genelde oda+kahvaltı yönünde. Pek çok kişi, sabah kalkıp uykulu uykulu bilmediği bir destinasyonda kahvaltı mekanı aramaktansa otelinde kahvaltı yapmayı tercih ediyor. 2016 başından bu yana arama motorlarından en çok New York ve Bangkok şehirlerini arattık. Bu şehirleri sırasıyla Amsterdam, Paris ve Roma ve Berlin izliyor. Uzak destinasyonlar bu yıl oldukça popüler. Küba ve Japonya bu listenin başında geliyor. Geçen yılın 1’incisi Moskova ise bu yıl 9’uncu sırada. Yurtiçinde ise en çok İstanbul, Antalya, İzmir, Ankara ve Adana’ya uçak bileti aradık”.

    Seyahat Analisti Şengül Durucu, 2016 seyahat trendlerini şöyle sıraladı:

    Turist değil gezgin olmak

    Sıradışı rotalar ve deneyimler

    Sağlık odaklı seyahatler

    Yavaş ve çevreci rotalar

    Vahşi yaşam tanıklıkları

    Bilinçli ve akıllıca harcama

    Yerel kültür ve inanışları izleme

    Konaklamada ev konsepti

    Uzak destinasyonlara yolculuk

  • Gençlerin Çevre Duyarlılığı

    Tavşanlı Belediyesi Milli Eğitim Müdürlüğü ile iş birliği yaparak eğitim faaliyetlerine destek veriyor. Bu kapsamda lise öğrencilerinin çevre bilincini arttırmak adına okul yönetimlerinden gelen talepleri karşılayan Tavşanlı Belediyesi “Daha Temiz bir Tavşanlı” sloganıyla çalışmalarını sürdürüyor.

    Tavşanlı Arslanbey Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Çevre Kulübü’nden 23 öğrenci ile Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü’ne bağlı ekipler okul etrafındaki yeşil alanlara atılan çöpleri toplayarak Tavşanlı halkına çevreyi kirletmeme adına mesajlar verdi.

    Belediye Başkanı Mustafa Güler, eğitimin her aşamasına geçmişte olduğu gibi bugünde destek vereceklerini söyledi. Başkan Güler, “Gençlik bu ülkenin geleceğidir. Onların donanımlı ve ahlaklı yetişmelerinde bizlerinde sorumluluğu var. Okullarımızın fiziki ihtiyaçlarına karşılık verirken, sosyal faaliyetlerde de yanlarında oluyoruz” dedi.

    Tavşanlı Ticaret Meslek Lisesi Müdürü Halil Muslu ise her ay temizlik etkinliğini park ve bahçelerde sürdüreceklerini kaydederek, Belediye Başkanı Mustafa Güler’e desteklerinden dolayı öğrencileri adına teşekkür etti. (EFE)

  • Korsanla Mücadele’ye İKÜ’lü Gençlerin İmzası

    Radyo Televizyon Yayıncıları Meslek Birliği (RATEM) tarafından Kültür ve Turizm Bakanlığı desteğiyle düzenlenen, “Aklıma Bir Fikir Geldi” Üniversiteliler Arası Korsanla Mücadele konulu İletişim Fikirleri Yarışması Ödülleri İstanbul Movenpick Otel’de düzenlenen törenle sahiplerini buldu.

    Yarışmaya toplam 100 devlet ve vakıf üniversitesinden katılan 600 çalışma arasında İstanbul Kültür Üniversitesi (İKÜ), Sanat ve Tasarım Fakültesi, Sinema ve Televizyon Bölümü öğrencilerinden Emine Sulu, Olcay Doğan, Umut Kaya, Selimcan Değer ve Ömür İlkan Atalay’dan oluşan ekip, Televizyon Kategorisi’nde “Denge” isimli eserleri ile ikincilik ödülüne, İletişim Sanatları Bölümü ve İletişim Tasarımı Bölümü öğrencilerinden Beşir İzgördü, İbrahim Esmer ve Sezer Ağgez’den oluşan ekip de, Televizyon Kategorisi’nde “Sen Durursan Onlar da Durur” isimli eserleri ile üçüncülük ödülüne layık görüldüler.

    RATEM’in bu yıl yedincisini düzenlediği ve Korsan Eserler ile mücadele konusunda, hem genç iletişimcilerde farkındalık oluşturmak, hem de onların fikirlerinden faydalanmayı amaçladığı yarışmada, İstanbul Kültür Üniversitesi, en çok ödül alan üniversite olma özelliği ile dikkatleri çekiyor. Öğrencilerinin Sinema, Televizyon ve Reklam ile Halkla İlişkiler alanlarında sergiledikleri başarılarıyla Sanat ve Tasarım Fakültesi, iletişim eğitiminde önemli bir noktada bulunuyor.

  • Burhaniye’de Zihinsel Engelli Gençlerin Yılbaşı Coşkusu

    Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde, 8 yıl önce dernek çatısı altında bir araya gelen zihinsel engelli gençler, çeşitli kurslarda becerilerini artırırken, yılbaşınıda dernek binasında kutladı. Zihinsel Engelliler Derneği Başkanı Sevda Padem’in öncülüğünde bir araya gelen engelli gençler, müziğin ritmine uyarak çeşitli oyunlar oynarlarken, annelerinin hazırladığı pasta ve börekleri de yediler.

    Burhaniye’de, Barış Manço parkı içindeki Dernek binasında bir araya gelen zihinsel engelli gençler yılbaşını kutlarken, gönüllerince eğlenme fırsatı buldu. Dernek başkanı Sevda Padem, yeni bir yıla girmenin mutluluğunu birlikte yaşadıklarını anlatırken, zihinsel engelli gençler de mutluluklarını dile getirdi. Zihinsel engelli gençler için açılan kursların devam ettiğini anlatan Burhaniye Zihinsel Engelliler Derneği Başkanı Sevda Padem,” Burhaniye de Zihinsel Engelliler Derneği olarak kurslarımız devam etmektedir. Bu gün de burada, yeni bir yıla girmenin mutluluğunu hep birlikte yaşıyoruz. Hep birlikte mutlu günler geçiriyoruz. Coşkuluyuz. Mutluyuz” dedi. Yılbaşı kutlamasına katılan gençlerden Selçuk Pirim,” Çok mutluyuz. Yılbaşı kutluyoruz. Çok teşekkür ederim” derken, İzzet Karabıyık da,” Bu gün yılbaşını kutladık. Çok mutluyum. Eğlendik” dedi. Serkan Ekinci ise,” Yılbaşı çok mutluyuz. Arkadaşlarla birlikte oldum. Şarkılar söyledim. Oyun oynadım. Mutlu oldum” dedi. Selin Yüksel’de,” Bende çok mutlu oldum. Arkadaşlarımla birlikte oldum. Eğlenceyi kutladık” dedi. Yağmur Özavcı da,” Bu gün yılbaşı eğlencesi yaptık. Çok mutluyum. Dernek başkanımız Sevda Ablada da geldi. Öğretmenimizle çok güzel işler yaptık bu sene. Seneye gene aynı şekilde aynı işleri yapmak istiyoruz.” dedi.