Etiket: Gençlere

  • Girişimci Adayı Gençlere Başarının 10 Altın Kuralı

    TÜGİAD Ankara Şubesi Genel Sekreteri Murat Özcan, üniversite öğrencilerine “10 altın kural” ile girişimcilik alanında başarının sırlarını anlattı.

    Türkiye Genç İş adamları Derneği (TÜGİAD) üyeleri, üniversite-iş dünyası işbirliği kapsamında TOBB-ETÜ’de Girişimcilik ve Liderlik dersine katılımcı olmaya devam ediyor. Her hafta TÜGİAD üyesi bir iş adamı, öğrencilere kendi girişimcilik serüvenini anlatıyor. TOBB-ETÜ Uluslararası Girişimcilik Bölümü tarafından sürdürülen dersin bu haftaki konuğu, yalıtım sektörünün önde gelen firmalarından CANPA’nın Yönetim Kurulu Üyesi ve TÜGİAD Ankara Şubesi Genel Sekreteri Murat Özcan oldu. Özcan, dünyadan Apple, Google gibi kısa sürede zirveye çıkan firmaların başarı öyküleri ve kendi girişimcilik tecrübesinden örnekler vererek, gençlere girişimcilikte başarıyı yakalamanın yollarını anlattı. Özcan, bilgi, idealizm, inovasyon, dönüşüm, doğru personel seçimi ve azimli olmayı başarı için temel şartlar olarak sıraladı.

    Türkiye’de “marka projelerin yalıtımcısı” olarak bilinen CANPA’nın Yönetim Kurulu Üyesi Murat Özcan’ın girişimcilikte başarı için saydığı 10 temel kural şöyle:

    “- Devrim yaratın; gerçekten dünyayı daha iyi bir yer yapmanın peşinde koşun. Girdiğiniz sektörün alışılagelmiş statükolarını altüst edin.

    – Müşteri deneyimi birinci önceliğiniz olsun. Bunun dışında her şey ikinci planda.

    – Dönüşümü yakalayın; işinizi yüzde 10 daha iyi değil 10 kat daha iyi yapmanın peşine düşün.

    – Çalışan mutluluğu her şeydir. Siz ilişkilere yatırım yapın, para başının çaresine bakar.

    – Müşterinizi özel hissettirecek farklı, yenilikçi ve fayda sağlayan ürünler geliştirin. Hatta biraz muzur olsun.

    – Yarattığınız yeniliğin sürekli bir üst versiyonunu güncellemeye hazır olun. Koşmayı bıraktığınız gün geçilirsiniz.

    – Teknoloji kurdu olun; günümüzde ne en zengini ne de en güçlüsü hayatta kalıyor, hayatta kalan teknolojiye en hızlı adapte olan firmalar oluyor.

    – Herkesi alanında patron ilan edin; çalışanlarınızın kalbini hedefe çevirin ve hata yapmalarına izin verin. İnovasyon ancak hataya izin veren kültürlerde mümkündür.

    – Kendinizden daha iyileri işe alın, firmanızda sizden sonra işe girenler sizden zeki insanlar olsun.

    – Cesur ve azimli olun; hayatta en yeteneklisi değil en cesuru kazanıyor. Cesur olun, asla vazgeçmeyin.”

    TOBB-ETÜ ve TÜGİAD Ankara Şubesi işbirliğiyle yürütülen Girişimcilik ve Liderlik dersinin bir sonraki konuğu TÜGİAD Ankara Şubesi Başkanı ve Naslı Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Türker Naslı olacak.

  • Topçuoğlu’ndan Gençlere Girişimcilik Tavsiyeleri

    ‘Türkiye’de Gençlerin Rolü ve Girişimcilik’ konferansına katılan Haliç Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Av. Mansur Topçuoğlu, girişimcilik tecrübelerini öğrencilerle paylaştı. Türkiye’nin asıl sahibinin ‘gençler’ olduğunu söyleyen Topçuoğlu, girişimleri olan öğrencilere harekete geçmeleri tavsiyesinde bulundu.

    ‘Türkiye’de Gençlerin Rolü ve Girişimcilik’ konferansı, Haliç Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Avukat Mansur Topçuoğlu ile Adil Hareket ve İhya Derneği (AHİD) Genel Başkanı Mustafa Gözel’in katılımıyla Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nde (ESOGÜ) gerçekleşti. Necla Özdemir Salonu’ndaki konferansa çok sayıda öğrenci ve akademisyen de yoğun ilgi gösterdi. Türkiye’de gençlerin rolü ve girişimcilikle ilgili konuların konuşulduğu konferansta konuşan Haliç Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Topçuoğlu, gençlere önemli tavsiyelerde bulundu. Gençlerin enerjilerinin doğru yerlerde kullanılması gerektiğine dikkat çeken Topçuoğlu, girişimleri olan öğrencilere bir an önce harekete geçmeleri tavsiyesinde bulundu. “Bir hayaliniz varsa bununla ilgili mutlaka harekete geçin” diyen Topçuoğlu, “Harekete geçmek çok önemli. Risk alın ve cesur olun. Kaybetmeyi göze almaz ve mevcudu korumaya çalışırsanız; bir şey üretemezsiniz. Bunları yapmazsak şimdi Türkiye’de olduğu gibi hangi meslekte olursa olsun memur olma peşinde koşarız. Özellikle gençken risk almanızı öneririm” diye konuştu.

    “CEBİNİZDEN ÇIKARABİLECEĞİNİ BİR DONANIMINIZ OLSUN”

    Gençlerin donanımlı olmaları gerektiğine vurgu yapan Topçuoğlu, “Türkiye’de en eksik olduğumuz konu donanımlı olmaktır. Şu anda üniversite okuduğunuz bölüm ne olursa olsun, mezun olduğunuzda bir diplomanız olacak. Ancak diploma, tek başına bir anlam ifade etmez. Bunun yanında dil, farklı bir eğitim ve staj gibi ekstra donanımlar gerekiyor. Kaybetmeyi göze alarak risk almanız, yabancı dilinizin olması, bilgisayarı iyi kullanmanız, yazılım bilmeniz ve iyi bir eğitim almanız sizi ön plana çıkaracaktır” ifadelerini kullandı.

    POPÇU YA DA TOPÇU İKİLEMİ

    Türkiye’de gençlerin rolünün olmadığını belirten Topçuoğlu, “Türkiye’de gençlerin rolü yok. Başıma ne geldiyse, gençliğimde geldi. Bu ülkede başarılı olmam hep gençlik zamanımda engellenmeye çalışıldı. Türkiye’de 38 milyon genç var. Bu ülkenin sahibi aslında gençler. Neden rolümüz yok. Bunun iki nedeni var. Biri gençlere ‘Yapamazsınız’ diyorlar. Buna psikolojide ‘Öğrenilmiş Çaresizlik’ diyoruz. İkincisi ise Türkiye’de gençleri popçu ya da topçu ikilemine hapsediyoruz. Gençken ‘Ya Tarkan olabilirsin ya da Arda olabilirsin’ deniyor. Böyle olmamalı. Ben bunu kırmaya çalışıyorum” diye konuştu.

    “GENÇLERİN YATIRIM YAPILABİLİR OLMALARI GEREKİYOR”

    Öğrencilerin ‘yatırım yapılabilir’ olmaları gerektiğini söyleyen Mansur Topçuoğlu, “Bir insanın başkaları için yatırım yapılabilir durumda olması mümkün mü? Evet mümkün. ‘Bizim sınıftaki Ebru geleceğin başbakanı’ gibi yakıştırmaların yöneltildiği insanlar, kalıplarını kırarak kendilerini doğru şekilde anlatabilirse gerçekten bir yerlere gelirler. Dünyadaki başarılı insan profillerinin hepsi çocukken olmak istedikleri yeri hayal etmiş ve gerçekten de oraya gelmiş. O yüzden kendinizi yatırım yapılabilir hale getirin. Değişimin gücünü ve hızını arkanıza almanız çok önemli. Eğer dünyadaki değişimleri her yönden iyi okursanız o zaman kazanırsınız” diye konuştu.

    Topçuoğlu’nun ardından AHİD Genel Başkanı Mustafa Gözel, konuştu. Konuşmaların ardından Haliç Üniversitesi’nde burs kazanan öğrenciler için çekiliş gerçekleşti. Öğrenciler Haliç Üniversitesi’nde okumak için çekiliş sırasında heyecanlarını gizleyemedi. Çekilişle 5 asil 5 de yedek öğrenci belirlendi.

  • Ergenlik Çağındaki Gençlere Akne Uyarısı

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanı Prof. Dr. Berna Şanlı, aknelerin çoğunlukla ergenlik çağında görülen bir deri hastalığı olduğunu belirterek, zamanında ve doğru tedavi ile ileride yaşanabilecek bir çok problemin önüne geçilebileceğini söyledi.

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanı Prof. Dr. Berna Şanlı, bazı ebeveynlerin akne sorunun her gencin belirli bir dönem yaşadığını, bir süre sonra kendiliğinden geçeceğini, çocuklarının ilaç kullanmadan bu dönemi atlatacağını düşündüklerini kaydetti.

    Günümüzde ergenlik döneminin özellikle görselliğin ön planda olduğuna dikkat çeken Şanlı, “Çağımızda görsellik bir çok psikolojik soruna yol açabilir. Ergenlik dönemi bireyin sosyal ve fiziksel değişikliklerinin çok hızlı ilerlediği, kimlik gelişiminin yaşandığı bir çağdır. Dolayısıyla özellikle görselliğin son derece ön planda olduğu bu dönemde yaşanan akne problemi gençlerde depresif belirtiler, anksiyete, sosyal ortamlardan kaçma, özgüven eksikliği gibi bir takım psikolojik sorunlara neden olabilir. Diğer yandan orta düzey-şiddetli akneler zamanında tedavi edilmezse bunların bıraktığı izlerin daha sonra tedavisi çok daha güç olmaktadır” dedi.

    AKNE İLAÇSIZ TEDAVİ EDİLEBİLİR Mİ?

    Prof. Dr. Berna Şanlı, cildin ergenlik döneminde yağlı bir hal aldığını, gözeneklerin belirginleşerek, siyah noktaların daha çok dikkat çekmeye başladığını ifade etti.

    Bazı gençlerde kırmızı veya beyaz, iltihaplı sivilcelerin değişen yoğunluk ve sıklıkta görüldüğünü vurgulayan Şanlı, “Bazı ergenlerde ise daha iri, daha ciddi iz bırakıcı sivilceler ve abseler görülür. Kozmetik kremler ve bakımlar genellikle yağlılık problemini çözebilir. Ancak siyah noktalar, gözenekler, sivilceler ve abseler çok daha profesyonel bir yaklaşım, yani bir dermatolog değerlendirmesi gerektirir. Hafif durumlarda çoğu zaman sürülecek kremlerle, orta şiddetli durumlarda antibiyotik haplarla, daha şiddetli durumlarda ise A vitamini (isotretinoin) tedavisiyle müdahale edilir. Kozmetik yıkama jelleri, sabunlar, kremler, cilt bakımı, peeling, lazer gibi uygulamalar genellikle tek başlarına kullanılmazlar, tedaviyi destekleyicidirler” diye konuştu.

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanı Prof. Dr. Berna Şanlı, uzman doktor kontrolünde sivilce tedavisinde uzun süreli antibiyotik kullanılabileceğini bildirirken, akne tedavisinde antibiyotiğin mikrop öldürücü etkisinden çok antiinflamatuar, yani yangı giderici etkisinden yararlanıldığı bilgisini verdi. Tedavinin genellikle 2 ila 4 ay sürdüğünü kaydeden Prof. Dr. Şanlı, bu süreçte doktorun uyguladığı tedavinin, sürülecek ilaçlarla ve gerekirse kozmetikler, cilt bakımı ve peelingle desteklenebileceğini belirtti.

    A VİTAMİNİ TEDAVİSİ TEHLİKELİ MİDİR?

    Akne tedavisinde dikkat edilmesi gerekenlere ilişkin bilgiler de paylaşan Prof. Dr. Berna Şanlı, her ilaç gibi A vitamini tedavisinde de yan etki riskleri bulunduğunu açıklayarak, “Dermatolog kontrolünde ve doktorun yaptığı uyarılar, önlemlere dikkat edilerek, düzenli kontrole gidilerek kullanılmalıdır. Nitekim ilacı kullanmaya başlamadan önce doktor ilaç hakkında ayrıntılı bir şekilde sizi bilgilendirecektir. Ayda bir düzenli kontrollerinizi yaptırırsanız, nadir de olsa herhangi bir önemli yan etki ortaya çıktığında doktorunuz tarafından tedavinin dozu azaltılarak ya da tedavi kesilerek gerekli önlemler alınır. A vitamini yıllardır orta-şiddetli akne tedavisinde kullanılan bir ilaçtır. Yaklaşık altı aylık kullanımda etkinliğinin yüksek olması, kalıcı izleri en aza indirmesi açısından akne tedavisinde oldukça önemli bir ilaçtır” dedi.

    AKNE İZLERİ İÇİN DİĞER TEDAVİ YÖNTEMLERİ

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanı Prof. Dr. Berna Şanlı, akne izlerinde en güzel çözümün fraksiyonel lazer veya mikroiğneleme tedavisi olduğunu söyleyerek, fraksiyonel lazer yönteminde derinin lazerle çok küçük noktacıklar şeklinde, oldukça hassas bir derinlikte soyulduğunu belirtti. Bu soyulma bölgelerinin vücut tarafından iyileştirilirken, cildin bu bölgedeki çukurluğu her seans biraz daha fazla olacak şekilde doldurduğu bilgisini paylaşan Prof. Dr. Şanlı açıklamasına şöyle devam etti:

    “Ayda bir uygulanan 4-6 seansta izlerde belirgin azalma sağlanır. Dermaterapi, dermapen veya roller olarak da bilinen mikroiğneleme tekniğinde ise çok ince iğnelerle sivilce izleri üzerinde çok küçük yaralar oluşturulur. Amaç fraksiyonel lazer soyma tekniğinde olduğu gibi deride minik yaralar oluşturmak ve bu yaralar iyileşirken cildin kendini yenilemesini, çukur izlerini doldurmasını sağlamaktır. Sonuç olarak her iki yöntemde de aslında çukur izleri doğal bir şekilde doldurulması ve cildin kendini yenilemesi sağlanmaktadır.”

  • Körfez İtfaiyesinden Gençlere Zorlu Eğitim

    Körfez İtfaiye Grup Amirliği’nde ekipler, boş saatlerinde stajyer öğrencilerle eğitim ve tatbikatlar yapıyor.

    İtfaiye alanında bulunan kulede Meslek Lisesi İtfaiyecilik ve Yangın Güvenliği bölümü son sınıf öğrencilerininde katılımıyla vardiya amiri ve eğitim görevlileri eşliğinde sedye ile kuyudan yaralı kurtarma ve merdivenli araçla ilk müdahale çalışmaları tatbik edildi.Ekipler her an çıkabilecek görev için en başarılı ve hızlı şekilde görevlerini yapabilmek için eğitim ve tatbikatlarına önem verdiklerini belirtiler.

  • Son Gazinin Oğlu, Gençlere Çanakkale Destanı’nı Anlatıyor

    Çanakkale Savaşı gazilerinden Hüseyin Kaçmaz’ın oğlu Turgut Kaçmaz, Mersin’de gençlere Çanakkale Destanı’nı anlatacak.

    Dünyanın en yaşlı gazisi unvanını taşıdığı 1994 yılında 110 yaşında iken yaşamını yitiren Çanakkale Savaşı gazisi Hüseyin Kaçmaz’ın oğlu emekli öğretmen Turgut Kaçmaz, öğrencilerle buluşmak üzere Mersin’e geldi. Turgut Kaçmza, Anadolu Gençlik Derneği üyeleri eşliğinde Mersin İl Milli Eğitim Müdürü Adem Koca’yı ziyaret etti. Ziyarette, Türkiye’nin dört bir tarafını dolaşarak Çanakkale Destanı’nı genç kuşaklara anlattığını belirten 75 yaşındaki Kaçmaz, Çanakkale Destanı’nı ve o günleri anlatmak amacıyla Mersin’de bulunduğunu belirtti.

    Çanakkale Savaşı’nda olağanüstü bir mücadele örneği sergileyen Türk ordusunun her ne pahasına olursa olsun düşmana geçit vermediğini belirten Koca da böylesine önemli bir şahsiyetin oğlunu makamında misafir etmekten büyük onur duyduğunu söyledi. Kaçmaz’ın yaptığı çalışmaların takdire şayan olduğunu ifade eden Koca, 100 yıl önce ‘Çanakkale’yi geçilmez’ yapan ruhun ne olduğunun yeni nesle aktarılması ve hatırlatılmasında yaptığı katkı dolayısı ile Kaçmaz’a teşekkür etti.