Etiket: Gelme

  • Ünye’deki selin gelme anı kamerada

    Ordu’nun Ünye ilçesinde yaşanan selin dere yatağından gelme anı bir vatandaş tarafından cep telefonu ile görüntülendi.

    Ordu’da dün geceden itibaren yağan aşırı yağışlar, Perşembe, Fatsa, Ünye, İkizce ve Çaybaşı ilçeleri ile yüksek kesimlerde etkili oldu. Metrekareye yer yer yaklaşık 100 kg yağışın düştüğü Perşembe, Fatsa ve Ünye ilçelerinde çok sayıda heyelan, toprak kayması, su baskını ve dere-ırmak taşması meydana geldi. Ünye ilçesi Cevizdere mevkisinde bulunan Karadeniz Sahil Yolundaki ulaşımı sağlayan Cevizdere Köprüsü’nde sel nedeniyle çökme meydana geldi. Bunun üzerine Samsun-Ordu devlet karayolu sabah saatlerinde çift taraflı olarak trafiğe kapatıldı. Öğleden sonra Karayolları Samsun Bölge Müdürlüğü ekiplerince yapılan teknik inceleme sonucu ulaşım, karayolu üzerinde bulunan diğer köprü üzerinden tek şeritten ve kontrollü olarak sağlandı.

    Bazı derelerde taşkına neden olan selin gelme anı bir vatandaş tarafından anbean kaydedildi. Selin kopup geldiği dehşet anlarını kaydeden vatandaşlar büyük korku yaşadı ve çevredekileri uyardı.

  • Travmayı Görmezden Gelme

    Günümüzde travma her yaştan bireyin deneyimleyebileceği bir olgu haline geldi. Bu kapsamda İstanbul Kültür Üniversitesi de bu yıl üçüncüsünü gerçekleştirdiği ‘Psikoloji Çalıştayı: Travma Gözden Kaçmasın” konulu bir seminer düzenledi.

    Travmanın her yaştan bireyler tarafından yaşanabilinecek bir olgu haline geldi. Bu konuda farkındalık oluşturmak isteyen İstanbul Kültür Üniversitesi Fen ve Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü, bu yıl üçüncüsünü gerçekleşen ‘Psikoloji Çalıştayı’ kapsamında “Travma Gözden Kaçmasın” isimli bir seminer düzenledi.

    İstanbul Kültür Üniversitesi Ataköy Yerleşkesi’nde düzenlenen seminerin moderatörlüğünü Prof. Dr. Ümran Korkmazlar üstlenirken, açılış konuşmasını ise İstanbul Kültür Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sıddıka Semahat Demir yaptı. Panele, mesleği icra eden birçok psikolog ve rehber öğretmen de katıldı.

    Travma yaşanmadan önce uygulanabilecek koruyucu ve önleyici faktörler ile sonrasında etkilerini azaltabilmek açısından yapılabileceklerin çok yönlü ele alındığı seminerde; yaşam boyu gelişim perspektifi açısından özellikle çocuklar ve gençler açısından sonradan ortaya çıkabilecek etkilerin gözden kaçırılmamasının gerekliliği de anlatıldı. Ayrıca günümüz koşullarında, çocuk ve ergenlerin travmatik bir yaşantıyla karşı karşıya kaldıklarında onu algılayış, yorumlayış ve tepki biçimlerinin ilk gözlenebileceği en önemli yerler aile ve okul yaşantılarının olduğu vurgulanan seminerde, travmanın doğru olarak tanımlanabilmesi ve sonrasında yaratacağı güçlüklerin aşılmasında destek sağlayacak yaklaşımları ve uygulamaları tartışmak üzere psikologlar ve rehberlik öğretmenleri bilgilendirildi.

    UFAK OLAYLAR DA TRAVMA OLUŞTURABİLİR

    Travmanın ne olduğundan bahseden Fide Danışmanlık Merkezi Psikoloğu Billur Kurt, “Travma, normal bir anı ağına dönüşmesi mümkün olmayan yaşanmış zor anılar demektir. Travma denilince insanın aklına çok büyük olaylar yaşamış kişiler geliyor. Söz konusu çocuklar olduğunda ise büyüklerin travma olarak adlandıramadığı olaylar onların dünyasında büyük etki yaratabiliyor” dedi.

    Yapılan semineri ve önemini anlatan Psikolog Billur Kurt, “Bugünkü seminer okullarda çalışan rehber öğretmenlere ve psikologlara yönelik. Travmaya genel perspektif üzerinden bütün bir bakış açısıyla konuyu anlatacağım. Çünkü bazı durumlarda travma gözden kaçabiliyor. Kişilerin travmayı gözden kaçırmamaları için onları ipuçlarıyla nörolojik, ebeveyn ve okul tarafını bütünlük içerisinde konuklarımızla paylaşacağım” ifadelerini kullandı.

    Ebeveyn ve çocukların arasında güvenli bağ oluşmasının travmadan korunmada en önemli faktörlerden olduğunun altını çizen Psikolog Kurt, “Travmatik bir durum olduğunda rutinin korunması çok önemli. Özellikle toplu travmalarda rutinin devamı travmanın etkilerinden koruyucu faktörler arasında yer alıyor” açıklamalarında bulundu.

    “HAYATIN İÇİNDEN KÜÇÜK DETAYLAR ATLANILIYOR”

    Kongreyi düzenleme amaçlarını anlatan İstanbul Kültür Üniversitesi Psikoloji Bölümü Başkan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Melis Seray Özden, “2007 yılından beri her sene, alanda çalışan uzmanlarımız, rehber öğretmenler, okul psikologları, klinik alanda çalışan psikologlar, gelişim alanında çalışan uzmanların faydalanması için bu semineri düzenledik. Her sene belirli bir konu seçip, o konuya yönelik uzman kişileri çağırıyoruz” dedi.

    Travma denildiğinde insanların aklına yaşanılan büyük, sarsıcı olayların akla geldiğini ifade eden Yrd. Doç. Dr. Özden, “Günlük hayatımızda karşılaştığımız küçük olaylar, çocuklara karşı söylediğimiz şeyler ya da onların televizyonda izledikleri herhangi bir film bile travma oluşturabiliyor. Büyük travmalar da önemli ama günlük hayattın içindeki küçük detaylar atlanabiliniyor. O yüzden bu konferansın ismini “Travma Gözden Kaçmasın” koyduk. Travmanın aslında ne kadar hayatımızın içinde olduğunu, ufak şeylerin birikerek bizde nasıl travmatik yaşantılara sebep olabileceğini ve sonrasında bunun başka problemlere yol açabileceğini ele aldık” şeklinde konuştu.

  • Akşar: “UEFA’dan Türk Takımlarına Yaptırım Gelme Olasılığı Yüksek”

    Futbol Ekonomisi panelinde konuşan futbol ekonomisti Tuğrul Akşar, “Verilen ek süreleri iyi kullanamazlarsa Türk takımlarına, UEFA’dan yaptırım gelme ihtimali çok yüksek” dedi.

    Futbolda paradigma değişimi ile yeni futbol endüstrisinin konu alındığı ve Nişantaşı Üniversitesi tarafından düzenlenen ’Futbol Ekonomisi’ paneli gerçekleşti. Futbol ekonomisti Tuğrul Akşar ile spor yazarı Doç. Dr. Sebahattin Devecioğlu’nun konuşmacı olarak yer aldığı panele, Nişantaşı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Murat Barkan ile çok sayıda öğrenci katıldı. Nişantaşı Üniversitesi’nin Sadabad Kampüsü’nde düzenlenen etkinlikte konuşan Doç. Dr. Sebahattin Devecioğlu, yeni ekonomi çerçevesinde futbola ilişkin aktivite ve aktörlerin, hizmet ve ürün geliştirme adı altında yeniden örgütlenebilir olmasının, spor endüstrisi adına bir avantaj olarak değerlendirilebileceğini belirtti.

    “FİNANSAL FAIR-PLAY KRİTERLERİNİ UYGULAYABİLECEK BİR KULÜBÜMÜZ YOK”

    Türk takımlarının finansal Fair-play kriterlerini uygulama noktasındaki durumları konusunda açıklamalarda bulunan Tuğrul Akşar, “Türkiye’de finansal Fair-play kriterlerine uyum sağlayabilecek bir kulüp olduğunu düşünmüyorum” dedi.

    Türk kulüplerinin ciddi ölçüde finansal problemleri ve öz kaynak açıkları olduğunu ifade eden Akşar, “En önemlisi ise kulüplerimiz finansal Fair-play’ın önlerine koyduğu baş başa noktası ve katlanabilir zararın çok üzerindeler” şeklinde konuştu.

    “UEFA, GİDERLERİNİ AZALT DERKEN TRANSFER YAPAMAZSINIZ”

    3 büyük takımın da UEFA tarafından uyarıldığını dikkat çeken Tuğrul Akşar, “Bir kulüp eğer finansal Fair-play kriterlerine uymak zorundaysa 3 yıllık zararının toplamı 45 milyon Euro’yu geçemez. Şu anda Galatasaray’ın zararları bunu aştığı için UEFA bu zararın giderilmesini istiyor. Fenerbahçe ve Trabzonspor’un da baş başa kuralını aştığını yani toplam gelirin üzerinde gider yaptığı için UEFA’ya gittiler” diye konuştu.

    UEFA kriterlerine uymak durumunda kalan takımların transfer durumlarını da değerlendiren Akşar, “Bugün sizin zararlarınız kabul edilebilir tutarların çok üzerine çıkmışsa ve UEFA bunu azalt derken siz transfer yapmaya başlarsanız o zaman UEFA’nın kriterlerine aykırı hareket etmiş olduğunuz için UEFA organizasyonlarına katılamazsınız” açıklamasında bulundu.

    “YAPTIRIMLARI UYGULAMA NOKTASINDA UEFA TAVİZ VERMİYOR”

    UEFA’nın finansal Fair-play konusundaki yaptırımlarında taviz vermediğini dile getiren Akşar, “Özellikle Türkiye gibi çevre lig kategorisinde yer alan ülkelerin takımlarına daha fazla dikkat ediliyor. Bu yüzden verilen ek süreleri iyi kullanamazlarsa Türk takımlarına yaptırım uygulanma olasılığı çok yüksek” dedi.