Etiket: Geliştiriliyor

  • Varroa’ya Karşı Islah Kolonileri Geliştiriliyor

    Muğla arı Irkı Islah projesi ile dikkat çeken Muğla Arı Yetiştiricileri Birliği (MAYBİR), şimdi de Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi ortaklığında yürütülecek “Muğla Bal Arısında Varroa’ya Karşı Islah Kolonilerinin Geliştirilmesi ve Yetiştirilmesi” projesini başlatıyor. Bal arılarında çeşitli hastalıklara neden olan, yetişkin arılarda verim düşüklüğü, hatta kovanın tamamen sönmesine kadar gider ‘Varroa’ hastalığına karşı dayanıklı hattın oluşturulması sağlanacak.

    Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi B salonunda düzenlenen proje tanıtım toplantısına ÜNiversie Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bayram Akça, Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Bahri Yılmaz, Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği İkinci Başkanı ve Muğla arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Ziya Şahin, Proje yürütücüsü Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Ula Ali Koçman Meslek Yüksekokulu Arıcılık Programı öğretim üyesi Yrd. Doç Dr. Rahşan İvgin Tunca, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü yetkilileri katıldı.

    Muğla’da 30 yıl önceki bal üretiminin olmadığını belirten Muğla Arı Yetiştiricileri Birliği (MAYBİR) Başkanı Ziya Şahin, ana ırkların da birbirine karıştığını açıkladı. Şahin, “Biz artık 30 yıl önceki balımızı arıyoruz. 30 yıl önce ürettiğimiz balımız her geçen yıl azalıyor. Türkiye’de son yıllarda hazır ana kullanımı da artıyor. Hangi anadan, hangi ırktan hangi erkek arı çiftleşti bilmiyoruz. Hazır ana kullanımı nedeniyle ırklarımızı birbirine karıştı. Tüm bu etkenleri göz önüne alarak artık Muğla arısının sahiplenmenin zamanını geldiğini düşünüyoruz ve bu nedenle yoğun bir çalışma yürütüyoruz. Türkiye’nin bütün arı ırklarının Muğla’da bir araya gelmesi kirlenmeyi de beraberinde getiriyor. Bölgede biyolojik ve genetik bir kirlenme var. Biz bu nedenle bu kirlenmeden Muğla arıcısını nasıl arındırabiliriz onun peşindeyiz” diye konuştu.

    Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Ula Ali Koçman Meslek Yüksekokulu Arıcılık Programı öğretim üyesi Yrd. Doç Dr. Rahşan İvgin Tunca projenin Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü Tarafından “Tarımsal Ar-Ge Proje Destekleri” Programı kapsamında ve MAYBİR tarafından desteklendiğini söyledi. Proje ile Türkiye’deki Anadolu bal arısı ırkının ekotipleri içinde yer alan Muğla bal arısı populasyonlarında varroa’lara karşı dayanıklı hattın oluşturulmasının sağlanacağını belirten Tunca, amaçlarının dayanıklı kolonilerin geliştirilmesi olduğunu kaydetti.

    Tunca, proje ile dayanıklı kolonilerin geliştirilmesi ile arıcıların Varroa ile mücadelede kullanılan kimyasal maddelerin bal ve petekte kalıntı sorununun da ortadan kalkacağını belirtti. Tunca, “Muğla’da 334 köyde 5 bin 618 aile 1 milyon 144 bin 421 kovan ile arcılıkla geçimini sağlıyor. Muğla arısının ıslahı ve hastalıklara direnç geliştirilmesine yönelik yapılan çalışmalar büyük önem arz ediyor. Koloni kayıplarına neden olan en önemli hastalıklardan birisi de varroa’dır. Varroa bal arılarının hem yavru, hem de ergin bireylerinin vücut sıvılarını emerek beslenen bir dış parazittir. Arı ölümlerine neden olduğu gibi kolonilerde de önemli zararlara sebep olmaktadır. Proje sayesinde parazitle mücadelede kullanılan ilaçlardan ve diğer kimyasal maddelerden uzak kalınarak bal ve diğer arı ürünlerindeki kalıntı problemin önü geçilecek” dedi.

  • (Özel Haber) NATO’da Yürütülen Canlı Bomba Teşhis Sistemi “Standex” Türkiye’de De Geliştiriliyor

    NATO’da 2002 yılında projesi başlatılan Canlı Bomba Teşhis Sistemi “STANDEX” projesinin benzeri Türkiye’de geliştiriliyor.

    Projenin Türkiye yürütücüsü NATO STANDEX Projesi (Science for Security and Peace-SPS) Barış ve Güvenlik İçin Bilim Programı Bağımsız Hakemi Karabük Üniversitesi Elektrik-Elektronik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bahattin Türetken NATO’daki sistem ve Türkiye’deki benzer projeyle ilgili açıklamalarda bulundu.

    NATO STANDEX Projesi, (Science for Security and Peace – SPS) Barış ve Güvenlik İçin Bilim Programı’nda Bağımsız Hakemi Karabük Üniversitesi Elektrik-Elektronik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bahattin Türetken projeyle ilgili İHA’ya özel değerlendirmelerde bulundu. Son zamanlarda artan terör olaylarına değinen Türetken, “Terör olayları oldukça yoğun bir şekilde devam ediyor. Bunun temel sebebi güçlü Türkiye. İç ve dış düşmanlar güçlü Türkiye’yi istemiyor. Zaten terör faaliyetlerinin sonrasındaki “Katil devlet” şeklindeki açıklamalarda temel prensipte devlet hedef alınmaktadır. Güçlü Türkiye’nin geleceğini gören mihraklar bununla ilgili önlemler almak adına ellerindeki bütün birikimi yapmaktadırlar” dedi.

    Terör saldırılarındaki en etkili eylemin canlı bombalar yoluyla yapıldığını ifade eden Bahattin Türetken, “Canlı bomba malumunuz elbise altına gizlenmiş, psikolojik ve sosyolojik olarak bazı şeylere inandırılmış kişilerin, kalabalık ortamlardaki bölgelere gelerek kendilerini patlatması üzerine vuku buluyor. Bunun önlenmesi için önceden tespit etmek gerekiyor. Emniyetin bununla ilgili bir takım yöntemleri mevcuttur” diyerek canlı bombalara karşı NATO’da geliştirilen STANDEX sistemiyle ilgili bilgi verdi.

    PROJE 2002 YILINDA BAŞLATILDI

    STANDEX projesinde değerlendirme hakemi olan Türetken “Bu konuya teknolojik boyuttan bakarsak dünyada bu tür çalışmalar başlamış durumdadır. Bunun başı 2002 yılına dayanmaktadır. Bu konuyla ilgili NATO’da bir çalışma mevcuttur. NATO’da, Fransa, Hollanda, İtalya, Rusya ve Almanya’nın ortaklaşa daha sonrasında da Türkiye, Amerika ve İngiltere’nin de sonradan katıldığı STANDEX isimli bir proje başlatılmıştır. Bu proje genellikle kalabalık ortamlarda özellikle canlı bombaların kontrol noktasına gelebileceği yerlerdeki X-Ray ve metal dedektörlerden önce örneğin metro ve alışveriş merkezinin girişinde daha önceden tespit amaçlı yapılan bir çalışmadır. Bu projedeki esas bunun güvenli mesafede tespit edilmesidir” diye konuştu.

    PROTOTİP PARİS METROSUNDAN DENENDİ, BAŞARILI OLDU

    Sistemde güvenli mesafe için “STANDEX” projesinin prototibinde menzillin 10 metrede tayin edildiğini belirten Türetken, “2002 yılında konsept olarak gündeme gelen proje 2010 yılında başladı. NATO’daki konsept canlı bombanın üzerindeki bombanın türüne de bakıyor. Burada elbisenin altına gizlenmiş bir objeyi buluyorsunuz. Teknolojinin elverdiği ölçüde ve kalabalık bir ortamda bunu yapıyorsunuz. Prototibi biz Paris metrosunda 3 bin kişi üzerinde denedik. Orada çok ciddi ve güzel sonuçlar elde edildi. Bunun akabinde projenin ikinci etabıyla ilgili çalışmalarda başlatıldı” dedi.

    2011 YILINDA BENZER PROJE TÜRKİYE’DE BAŞLATILDI

    Projenin NATO haricinde Türkiye’de de geliştildiğini vurgulayan Türetken, benzer projenin 2011 yılında kendi yürütücülüğünde başladığını söyledi. Türkiye’deki sistemle ilgili Türetken, “Türkiye’de kendi bünyesinde benzer bir proje geliştirmekte. Tabiki bu teknoloji yeni bir teknoloji. Yani hemen bir cihaz yapmak çok da olası değil. Ama TUBİTAK’da buna benzer bir proje 2011 yılında benim yürütücülüğümde başlamıştı. Ve 2015 yılında da bu projenin ilk prototibi teslim edilme aşamasında. Buradaki konsept NATO’daki STANDEX’den biraz daha farklı. İnsanları sürekli gözlemlemeniz lazım. Çünkü o bölgeden binlerce insan geçecek ve bomba şüphelisi de onlardan bir tanesi. Bu bombacıyı bulmak için iyi gözlemlerde bulunmanız gerekiyor” açıklamasında bulundu.

    “İNSAN ÜZERİNDE OLUMSUZ ETKİSİ SÖZ KONUSU DEĞİL”

    Sistemin insan üzerinde olumsuz bir etkiye yol açmayacağını söyleyen Türetken, “NATO’daki sistem aktif bir sistem. İnsanlar üzerinde belli bir elektromanyetik dalga gönderiyor. Fakat bu elektromanyetik dalga uluslararası standartların izin verdiği ölçüde aşağı bir sistem. Bunların dışında pasif olan sistemler de var. Bunların hiçbir şekilde zararı bunlar zaten güvenlik geçişlerinde faal olarak kullanılıyor. Mesela hamile kadınlar ve çocukların üzerinde kullanılabilecek sistemler” dedi.