Etiket: Gelişmeler

  • Karaismailoğlu: “5B uydusuyla hem iletişimde hem hızda hem de haberleşmede gelişmeler olacak”

    Karaismailoğlu: “5B uydusuyla hem iletişimde hem hızda hem de haberleşmede gelişmeler olacak”

    Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Aralık ayı ortalarında fırlatılacak olan 5B uydusuyla hem iletişimde hem hızda hem de haberleşmede gelişmeler olacağını söyledi. Bakan Karaismailoğlu, ayrıca Formula 1 yarışlarının da her yıl Türkiye’de yapılması noktasında çalışmalar yapacaklarını kaydetti.

    Bakanlığına bağlı çalışmaları yerinde incelemek üzere Kastamonu’ya gelen Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, ilçe ziyaretlerinden bulunarak yürütülen çalışmaları yerinde gördü. Çalışmalar hakkında yetkililerden bilgiler alan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, 5G ile ilgili çalışmaların devam ettiğini belirterek, “Dünyada da 5G ile ilgili çalışmalar son aşamaya gelmiş durumda değil. Dünya da bir araştırma içerisinde. Burada bizde daha özellikle yerli ve milli teknolojilerle hazırlanarak yapmaya çalışıyoruz. O yüzden bizde yerli 5G altyapımızı şu anda güçlendirmeye çalışıyoruz. Bununla ilgili yerli ve milli 5G’yi Dünya ile birlikte bizlerde geçeceğiz. Bununla ilgili çalışmalarımızda hızlı bir şekilde devam ediyor. Biz normalde de 4.5G’de Dünya’da önde gelen ülkelerden bir tanesiyiz. İnşallah 5G içinde Dünya ile birlikte bizlerde zamanı geldiğinde yerli ve milli teknolojileri kullanarak geçeceğiz” dedi.

    “5B’yi fırlattığımızda iletişim, hız ve haberleşmede gelişmeler olacak”

    5B uydusunun imalatlarının tamamlandığını anlatan Bakan Karaismailoğlu, “Tam fırlatma aşamasında şu anda onun hazırlıkları devam ediyor. Aralık ortaları gibi 5B uyduğumuz fırlatılacak. 5B uyduğumuz daha çok yayıncılık açısından dünyada kapsamı alana baya büyük bir uydumuz olacak. Aslında 5B’yi gönderdiğimizde bizlerin iletişim altyapısı ve iletişim hızıyla ilgili yenilikle ve gelişmeler olacak. İnşallah 5B uydusundan sonar hem hızda büyük bir artış olacak iletişim alt yapısı da bir hayli güçlenecek. O yüzden 5B’den sonra haberleşme ve iletişimde daha güzel gelişmeler olacak” ifadelerini kullandı.

    “İzmir depreminde güçlendirdiğimiz altyapımızla iletişim ve haberleşmede sorun yaşamadık”

    En son İzmir depreminde de görüldüğü üzere özellikle afet zamanlarından iletişim operatörlerinde sorunların olduğuna dair yöneltilen soruyu da cevaplayan Bakan Karaismailoğlu, “Haberleşme ve iletişim, genel işlerimizden bir tanesi oluyor. Ama dikkat ederseniz son İzmir depreminde iletişim konusunda herhangi bir sorun yaşamadık. Zaten güçlü bir altyapımız vardı. Zaten en kaz altındaki vatandaşlarımızın tamamına bizim iletişim altyapısıyla birlikte ulaşıldı. Tabii ki böyle bir afet durumlarında vatandaşlarımız sırf GSM hatlarıyla değil de internet altyapısıyla da haberleşme imkanları var. Biraz daha yoğunluğu böyle durumlarda dağıtmak lazım. Ama biz yine de tedbirlerimizi bu yönde alıyoruz. Afet durumunda çok kolay koordine olup bütün baz istasyonlarımız, mobil baz istasyonlarımızı bölgeye sevk ediyoruz. O yüzden İzmir’de depremde bu afet çalışmasında başarılı bir çalışma çıkardı arkadaşlarımız. İnşallah temennimiz böyle afetlerin yaşanmaması ama yaşadığı durumlarda çok kolay müdahale ediyoruz. Hem iletiyim altyapısı olarak hem müdahil olarak inşallah böyle afetleri bir daha yaşamayız” şeklinde konuştu.

    “Formula 1 yarışlarının hır yıl ülkemizde yapılmasını amaçlıyoruz”

    Formula 1 yarışlarının 9 yıl aradan sonra Türkiye’ye geldiğini söyleyen Bakan Karaismailoğlu, “İnşallah bundan sonra yarışlara ara vermek istemiyoruz. Artık her yıl Formula yarışlarını bekliyoruz. O yüzden bizlerde bunun sorumluluğundayız, bizlerde çok destek oluyoruz Formula yarışlarına. Pisti en iyi şekilde hazırladık. Dünyanın en iyi pistlerinden bir tanesi İstanbul Park’taki pist. Özellikle bizim pist Formula tarihinde efsane olarak gözüküyor. İnşallah Pazar günü başarılı bir yarışlara, etkinliğe ev sahipliği yapacağız. Şu an onun sorumluluğunu taşıyoruz. Formula 1 yarışları 250 ülkede 250 yayıncı kuruluş tarafından yaklaşık 2 milyar kişiye bu yarışlar yayın yapılarak izlettirilecek. Bu yarışlar hem İstanbul hem de ülkemizin tanıtımı için çok önemli buluyoruz. İnşallah bunun da başarılı bir şekilde üstesinden geldikten sonra önümüzdeki yıl Formula’yı tekrar burada ağırlamak için çalışmalarımıza başlayacağız hemen peşinden” diye konuştu.

    “İnebolu yolu kısa sürede bitirilerek hizmete alınacak”

    İnebolu yolunda da incelemelerde bulunan Bakan Karaismailoğlu, şöyle konuştu:

    “Şu anda İnebolu yolunun tünelle geçilecek alanın girişindeyiz. Burası aslında çok önemli bir yol. 38.8 kilometrelik bir yol ağından bahsediyoruz. Bunun 18 kilometresi tünel olarak yapılıyor. 18 kilometrelik bir tünelden bahsediyoruz. Çünkü 2002 yılına kadar Türkiye’de olan tünel uzunluğu toplam 50 kilometre iken bizler ise, sadece Kastamonu-İnebolu arasındaki tünelin uzunluğu 18 kilometre. Bunlar önemli yatırımlar. Bunlar artık biraz daha teknolojik işler olmaya başladı. Özellikle yol ve ulaşımda bütün teknolojik işlerde yerli, milli imalatlar kullanıyoruz. Yıllar önce bunları bizler başkalarına muhtaç bir şekilde yapıyorduk. Şimdi ise artık ihtiyacımız yokken dünyaya da ihracat eder hale geldik. Bu tür teknolojileri hem üretiyoruz hem geliştiriyoruz hem de ihracat ediyoruz. Bu da Kastamonu-İnebolu yolunda yaptığımız en önemli yatırımlardan bir tanesi oluyor. Ham fayda açısından hem de maliyet açısından burası yapıldığında Karadeniz’i Kastamonu üzerinden Ankara’ya bağlayacağız. Yani Ankara’nın denize en kolay ulaşım noktası olacak İnebolu yolu. O yüzden önemli bir yol. Öncelikle iki T1 ve T2 tünellerini yapıyoruz, Küre-Kastamonu arası bağlantısı kısa sürede bitecek inşallah. Peşinden de İnebolu’ya bağlayacağız. Burası bittiğinde Kastamonu’ya ve ülkemize hizmet edecek. Buradaki istihdamı, üretimi, turizmi önemli ölçüde etkileyecek bir yol. Ülkemizin büyük projeleri her yerde var, bunlara hepimiz şahitlik yapıyoruz. İnşallah bunlarında açılışlarına hep birlikte şahitlik yapacağız.”

    Bakan Karaismailoğlu, açıklamalarının ardından İnebolu yolu üzerinde yapımı devam eden 18 kilometresi tünelle geçilecek olan 38,8 kilometre uzunluğundaki yol çalışlarında da incelemelerde bulundu.

  • MHP Genel Başkan Yardımcısı Aydın, “Azerbaycan ile yaptığımız anlaşmalar ve gelişmeler Minsk grubunda bulunan ülkeleri korkuttu”

    MHP Genel Başkan Yardımcısı Aydın, “Azerbaycan ile yaptığımız anlaşmalar ve gelişmeler Minsk grubunda bulunan ülkeleri korkuttu”

    MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Erzurum Milletvekili Prof. Dr. Kamil Aydın, Savunma sanayinde Azerbaycan ile önemli işbirliği yapıldığını belirterek “Savunma sanayi ve daha çeşitli ortamlarda Azerbaycan ile yaptığımız anlaşmalar ve gelişmeler Minsk grubunda bulunan ülkeleri korkuttu” dedi.

    “1992 yılında Dağlık Karabağ Ermenistan tarafından işgale uğradı”

    Minsk grubunda bulunan 3 ülkenin Ermenistan işgaline zaman kazandırdığını söyleyen MHP Genel Başkan Yardımcısı Kamil Aydın, “Aslında bugünde bir Azerbaycan toprağı olan Karabağ bölgesinde vuku bulan bu saldırgan tavra karşı Erzurum’dan Azerbaycan’ın yanında olduğumuzu iletmek istiyorum. Yıllardır ısıtarak karşımıza getirdikleri sözde soykırımın ne kadar yalan olduğunu çok açık ve net Ermenilerin bu saldırgan tavrında görüyoruz. Karabağ’ın maalesef tarihsel geçmişine baktığımızda 1992 yılında Ermenistan tarafından işgale uğradığını görüyoruz. Bu olayda azmettirenlerin olduğunu hepimiz biliyoruz. Bunun ardından bir Minsk grubu oluşturuldu. Bu grubun içinde ABD, Rusya ve Fransa yer aldı. Bu grup yaklaşık 30 yıldır güya bölgedeki bu işgali sonlandırmaya yönelik girişimlerde bulunacaktı. Bu grupta eş başkanlık yapan üç ülke birbirleriyle burada alışveriş yaptılar. Ermenistan’ın işgaline zaman kazandırarak sürekli zaman geçirmeye çalıştılar” diye konuştu.

    “Minsk gurubunda bulunan ülkeler iki devletin gelişmesinden çekiniyor”

    Bölgede gittikçe güçlenen Türkiye ve Azerbaycan’ın gelişmelerinin durdurulmaya çalışıldığını kaydeden Aydın, “Türkiye’nin bölgedeki en büyük düşmanı olan PKK terör örgütünün mensuplarını Karadağ bölgesine yerleştirmeye çalıştılar. Bölgede büyüyen gelişen bir Türkiye ve onun can Azerbaycan’ını yani tek millet iki devlet dediğimiz bu iki güçlü devletin gelişmesini durdurmaya çalışıyorlar. Doğu Akdeniz de Avrupa’ya muhtaç Yunanistan’ı, Güney Kafkasya’da da ekmeğe suya muhtaç Ermenistan’ı kullanarak Türkiye ve Azerbaycan üzerine oyunlar oynuyorlar. Biz uluslararası tüm toplantılarda Minsk grubunun bu işgali durdurması gerektiğini ve Ermenistan’ı kendi topraklarına geri çekmesini söylüyoruz. Azerbaycan ile iki ilişkilerimiz geliştikçe özellikle savunma sanayisi bakımından çok sıkı iş birliği içindeyiz. Minsk gurubunda bulunan bu ülkeler iki ülke arasındaki ilişkilerin profesyonel devlet anlayışla gelişmesi sonucu çekinmeye başladı. Savunma sanayi ve daha çeşitli ortamlarda Azerbaycan ile yaptığımız anlaşmalar ve gelişmeler diğer ülkeleri korkuttu. Yakın zamanda bulduğumuz bazı kaynaklar ABD, Rusya ve Fransa’yı Türkiye ve Azerbaycan işbirliğini iyice bozmaya yöneltti” açıklamalarında bulundu.

  • TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: “Ekonomimizde olumlu gelişmeler var”

    Tekirdağ’da düzenlenen Reel Sektör-Finans Sektörü Diyalog Güçlendirme Toplantısına katılan TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, “Bugün aslında devrim niteliğinde 5 yıldır takip ettiğimiz ticari alacak sigortası önümüzdeki dönemde hayata geçirilmesiyle ilgili mevzuat çıktı” dedi.

    TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu ve Türkiye Bankalar Birliği Başkanı Hüseyin Aydın Ve Yönetim Kurulu üyelerinin katılımıyla Reel Sektör-Finans Sektörü Diyalog Güçlendirme Toplantısı düzenlendi. Toplantıya Tekirdağ, Edirne, Kırklareli Ve Çanakkale illeri oda/borsa başkanları, üyeleri, organize sanayi bölgeleri yöneticileri ile iş insanları katıldı.

    “Son dönemde ekonomimizde olumlu gelişmeler var”

    Toplantı öncesi bir basın açıklaması yapan TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, “Bugün Tekirdağ’da Türkiye Bankalar Birliği ve Türkiye Odalar ve Borsa Birliği birlikte bir ilki gerçekleştiriyoruz. Bankalar birliğinin yönetim kurulu katılımıyla Anadolu’da diyalog toplantılarını başlattık. 9’uncu toplantıyı da Tekirdağ’da yapıyoruz. Tüm Trakya il ve ilçeleri bir araya geldik. Bankalarımızın da genel müdürleri ve genel müdür yardımcıları aramızdalar. İlk defa reel sektör ve bankacılar aynı masada buluşmuş oldu. Birazdan iş dünyası olarak sorunlarımızı ve sıkıntılarımızı doğrudan bankalarımızın üst yönetimlerine paylaşacağız. Önerilerimizi paylaşacağız. Bankalarımızın reel sektör dertlerini dinlemek için sahaya inmesi bizler açısından çok önemli. Bizlerin dertlerini, sıkıntılarını dinlemek için hep birlikte buraya gelmeleri inşallah Trakya’mız için hayırlara vesile olacaktır. Bu toplantılarla reel sektör ve finans sektör beraber bir arada daha iyi anlayacak ortak çözümler geliştireceğiz. Yani bu sıkıntılı süreci birlikte çalışarak atlatacağız. Her iki sektöründe güçlendirilmesine ihtiyaç var. Bu kapsamdaki önerilerimizi hükümetimize illettik. İletmeye de devam ediyoruz. Reel sektörünü ve özelliklede KOBİ’lerin finansmana ulaşma imkanlarının açık tutulması bizler için hayati önemli. Son dönemde ekonomimizde olumlu gelişmeler var. Ancak ekonomideki canlanma istediğimiz noktada değil. Bu konuda oda ve borsamızdan gelen bizimde Türkiye Odalar ve Borsa Birliği olarak hükümetimize ilettiğimiz 4 sektördeki vergi indirimleri hayata geçti. Hükümetimiz piyasaları canlandırmak için ilk adımı atmış oldu. Sonrasında da kısa çalışma ödeneği aktif hale geldi. Ödeme sıkıntısına düşen düzgün mükelleflerin SGK borçlarına atmış ay vadelendirme sağlandı. Ziraat ve Halk Bankası öncülüğünde İş Bankasıyla beraber, Vakıflar Bankasıyla beraber konut kredisi faizleri düşürüldü” dedi.

    “Tüm bu önlemler piyasalarımıza moral vermektedir”

    Hisarcıkoğlu konuşmasının devamında, “Bir önemli süreçte bugün aslında devrim niteliğinde 5 yıldır takip ettiğimiz ticari alacak sigortası önümüzdeki dönemde hayata geçirilmesiyle ilgili mevzuat çıktı ki bu özellikle küçük ve orta boy işletmeler için alacaklarının sigorta edildiği bir sistem bugün itibarı ile mevzuatı çıktı. Tüm bu önlemler piyasalarımıza moral vermektedir. Ticareti de desteklemektedir. Biz bu çalkantılı süreci geride bırakacağımıza inanıyoruz. Zira Türkiye’nin temelleri sağlamdır. Son 25 yılda çeşitli sıkıntılı dönemleri hepsini beraber atlattık” şeklinde konuştu.

    “Ülkenin kalkınması, büyümesi için ne yapmamız gerekiyorsa bugün onu konuşacağız”

    Türkiye Bankalar Birliği Başkanı Hüseyin Aydın ise, “Reel sektör ile bankacılık sektörü ülkenin ileriye gitmesi kalkınması, istihdamı ve büyümesi için ne yapmamız gerekiyorsa bugün onu konuşacağız ve tartışacağız. Her iki tarafın eksiği fazlası noksanı daha iyisi nasıl olur onu konuşacağız. Açık yüreklilikle tartışacağız. Toplantının sonunda gerekirse firmalarımız ile birebir görüşeceğiz” diye konuştu.

    Basına açıklamasının ardından toplantı basına kapalı devam etti.

  • Elazığ’da”Ekonomik Gelişmeler ve Risk Yönetimi Stratejileri” Paneli

    Elazığ TSO tarafından “Son Ekonomik Gelişmeler ve Risk Yönetimi Stratejileri” paneli düzenlendi.

    Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası (Elazığ TSO) Konferans salonunda ekonomistler Ateşan Aybars, Arzu Tokay, Prof Dr. Burak Arzova ve Mert Yılmaz’ın anlatımlarıyla “Son Ekonomik Gelişmeler ve Risk Yönetimi Stratejileri” paneli gerçekleştirildi. Panele TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve Malatya TSO Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, Elazığ TSO Meclis Başkanı Ahmet Yaşar, Elazığ TSO Başkanı Asilhan Arslan , yönetim kurulu,meclis Üyeleri, STK’lar, kamu kurumu , finans sektörü temsilcileri, sanayiciler ve çok sayıda davetli katıldı.

    Dünya’da ciddi ekonomik gelişme ve dengeler savaşı yaşandığını vurgulayan Elazığ TSO Meclis Başkanı Ahmet Yaşar “Dünyada çok hızlı bir şekilde ekonomik gelişmeler ve dengeler savaşı yaşanıyor. AB ülkeleri içerisinde kendi para birimine geçen İngiltere, Avrupa’nın ekonomik anlamda kaptan köşkünü idare eden Almanya ve ABD arasında üstü kapalı şekilde yaşanan bir ekonomik savaş var. Bu savaşa zaman zaman Çin, Japonya ve Rusya’nın da direk veya dolaylı katıldığını ya da katılmak zorunda kaldığını görüyoruz. ABD başta olmak üzere bir çok ülkede son 10 yıl içerisinde ekonomik dalgalanmalar ve krizler yaşandı. Dünya ticaretinin ve ekonomisinin bir parçası olan Türkiye’nin de bu gelişme ve yaşananlardan uzak kalması elbette mümkün değil. Bu dalgalanmalar, ekonomik büyüklüğümüz ve gücümüz oranında ülkemizi ve iş dünyamızı etkilemiş olup, döviz kurlarındaki son gelişmeler ekonomide yeni tedbirler alınması ve buna göre hareket edilmesini gerekli kılmıştır. Devletimiz, Merkez Bankası üzerinden döviz baskısını azaltma ve piyasaları rahatlatma adına tedbirler geliştirirken bir yandan da reel sektöre yönelik bir takım teşvikler ve süreli destekler getirmiştir”dedi.

    “Sürecin çok iyi planlanması, tedbir alınarak atlatılması gerekmektedir”

    TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve Malatya TSO Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu da,” Ülkemiz gibi gelişmekte olan ülkelerde, borçlanmanın ve faiz artışları yaşanmasının kaçınılmaz olduğunu görüyoruz. Bu nedenle içinden geçmekte olduğumuz sürecin hem kamu hem özel sektör olarak çok iyi planlanması ve tedbir alınarak atlatılması gerekmektedir. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği olarak Başkanımız öncülüğünde iş dünyasının bu beklenti ve taleplerini ilgili tüm kurum ve en üst düzey makamlara iletiyoruz. Kısa bir süre önce yine Elazığ TSO tarafından organize edilen Bölge İstişare Toplantısı’na da katılarak bu önemli çalışmanın da sonuçlarını TOBB’ye taşıdık”diye konuştu.

    Elazığ TSO Asilhan Arslan ise,” Elazığ ve iş dünyası için çok büyük bir şanstır. Ben onunla birlikte bu süreçte görev yapmanın mutluluğunu yaşıyorum. TOBB çatısı altında çok önemli görevleri ve kendisinden beklentiler var. İnşallah elbirliği ile Elazığ, Malatya ve tüm bölgemiz için çok değerli çalışmaları birlikte yapacağız” ifadelerini kullandı.

    “Sakin olmak ve akılcıl düşünmek gerekli”

    Avrupa’yla ilişkilerin iyi olması gerektiğini vurgulayan Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Burak Arzova ise Amerika’da ekonomik açıdan 2018 yılında büyük bir sorun gözükmediğini belirtti.

    Belirli enflasyon hedefleri olduğuna değinen Prof.Dr. Arzova,” Bu hedeflerine yaklaşıyorlar. Amerika ve Avrupa’yı konuşuyoruz çünkü biz bunlardan bağımsız değiliz. Dünya birbiriyle ilişki ve iletişim halinde. Dünyanın en uç noktasındaki gelişim hepimizi etkiliyor. Avrupa Birliği ile olan ilişkiler çok önemli. AB’nin sağlamış olduğu ekonomik ve siyasi üstünlüğe kavuşabilmek o yola kendini adamaktan geçiyor. Avrupa’yla ilişkilerin yakın olması Türkiye’nin gelecek vizyonunu sağlayabilmesi açısından çok önemli. Biz ülke ve bireyler olarak fevri hareket ediyoruz ve tepkilerimizi bir sonraki adımı düşünmeden atıyoruz. Bu yüzden kazanabileceğimiz kazanımları kaybediyoruz. Sakin olmak ve akılcıl düşünmek gerekli”şeklinde konuştu.

    Diğer panalistlerde ihracata dayalı büyüme modelinin gelişmesi ve risk yönetim stratejilerini aktardı.

  • 2019 yılında sektörel bazlı beklenen gelişmeler

    TÜSAYDER Uluslararası İlişkiler Eğitim Komitesi Başkanı Sevgi Yılmaz, 2019 yılında en büyük sıkıntıyı yurt dışından ham madde tedariki yapan firmaların göreceğini söyledi. Yılmaz, gelecek yıl turizm ve demir çelik sektörlerinin ise sıçrama yapacağını kaydetti.

    Türkiye Satınalma Yöneticileri ve Profesyonelleri Derneği (TÜSAYDER) Uluslararası İlişkiler Eğitim Komitesi Başkanı Sevgi Yılmaz, 2019 yılı beklentilerini paylaştı. Yılmaz, 2019 yılında en büyük sıkıntıyı yurt dışından ham madde tedariki yapan firmaların göreceğini söyledi. Yavaşlayan ekonomik büyüme, artan döviz fiyatları, maliyetlerdeki artışın fiyatlara yansıtılamaması ve sektörel bazda yaşanan bazı sıkıntılar nedeniyle 2018’in birçok şirketin belinin büküldüğünü aktaran Yılmaz, “Uluslararası piyasalarda 7 lirayı geçen dolar ve 8 liranın üzerine çıkan euro, ham maddesini yurt dışından alan ya da döviz borcu olan şirketleri finansal açıdan zorluyor. Tekstil ve inşaat finansal açıdan en çok zorlanan sektörlerde başı çekiyor. Tekstilin bazı kollarında iflaslar yaşanması beklenirken, inşaattaki toparlanmanın ise 5 yılı bulabileceği belirtiliyor. Bu olumsuz genel çerçevenin aksine turizm ve demir çelik sektörlerinin 2019’da deyim yerindeyse yıldızı parlayacak” dedi.

    Kimler sıkıntı yaşayacak?

    Türkiye’nin önde gelen şirketlerinin satınalma birimi yönetecilerinin üyesi olduğu Türkiye Satınalma Yöneticileri ve Profesyonelleri Derneği (TÜSAYDER) Uluslararası İlişkiler Eğitim Komitesi Başkanı Sevgi Yılmaz, birçok ayakkabı firmasının finansal açıdan dar boğaza girerek iflas ettiğine dikkat çekerek, “Bu firmalar döviz bazlı ham madde alıyorlar ama içeride satışlarını TL ile yapmak zorundalar. Artan maliyetleri fiyatlara yansıtamayınca da dayanabilen dayanıyor dayanamayan da iflas ediyor. Önümüzdeki dönemde iflas ettiğini duyacağımız ayakkabı firmaları maalesef olacak” dedi.

    Yılmaz, bu firmaların yapmaları gereken tek şeyin satış vadelerini azaltarak, yerli ham madde kullanımına yönelmek olduğunu söyledi.

    Kimlerin yıldızı parlayacak?

    2019 yılında finansal açıdan en az demir-çelik sektörünün zorlanacağını belirten Yılmaz, ihracat yapan şirketlerin 2019’de ciddi karlılıklar yaşayacağını belirtti.

    “2019 yılında da hemen hemen tüm sektörlerin maliyetleri artacak” diye konuşan Yılmaz, “Karlılığını sürdürebilecek şirketler de olacak. Mesela ihracat yapan şirketler, demir-çelik ve turizm sektörleri kârlılıklarını 2019’da da sürdürecek” dedi. Döviz fiyatları nedeniyle Türkiye’nin şu anda yabancı turistler için ’en düşük maliyetli turizm cenneti’ olduğuna dikkat çeken Yılmaz, “Mesela yerli turist için 100 euroluk bir otel pahalı ama yabancı turist için bu fiyat uygun. Dolayısıyla 2019 turizm sektörünü için parlak bir yıl olacak” diye konuştu.

    “İnşaat sektörü 5 yıldan önce toparlanamaz”

    İnşaat sektörü için de uyarılarda bulunan Yılmaz, bu sektördeki dar boğazın süreceğini belirterek şöyle devam etti: “Bir zamanlar büyümenin lokomotifi olan inşaat sektörü şu anda ciddi sıkıntı yaşıyor. İnşaat firmalarının ellerinde ciddi bir konut stoğu oluşmuş durumda. Önümüzdeki dönemde konut fiyatlarının değeri düşecek. İnşaat sektöründe gözle görünür bir iyileşmenin yaşanması 5 yılı bulur.”

    Otomotivi ne bekliyor?

    Otomotiv sektöründe 2019 yılının ikinci ya da üçüncü çeyreğinde hareketlilik beklediğini belirten Yılmaz, “Türkiye’de yaşanan döviz artışı nedeniyle otomotiv fiyatları yükseldi dolayısıyla satışlar durgun. Bu sektördeki hareketlenme 2019 yılının ortasını bulacaktır” dedi.

    STZ18’de yerli ürün kullanımına dikkat çekilecek

    Ham madde kullanımını yurt dışından yapmak yerine yurt içinden yapan şirketlerin finansal geleceklerini olumlu yönde etkileyeceğinin de altını çizen Yılmaz, “TÜSAYDER olarak 1 Aralık’ta İstanbul’da Satınalma Zirvesi 2018’de (STZ18) yüzlerce satınalmacı bir araya geleceğiz. Bu yıl 8.’sini düzenleyeceğimiz zirvede yerli ürün kullanımına özellikle dikkat çekeceğiz. STZ18’in ana temasını da bu doğrultuda ’Yerli ve Milli Dönüşüm=Yerelden Globale’ olarak belirledik. STZ her yıl olduğu bu yıl da hem yurt dışından hem de yurt içinde önemli konuşmacıları ağırlayacak. IFPSM CEO’su Malcolm Youngson, Uluslararası Satınalma ve Pazarlık Danışmanı ve Eğitmeni Omid Ghamami ve Ekonomist ve yazar Mahfi Eğilmez bu yılki STZ18’de bizimle birlikte olacak isimlerden bazıları”