Etiket: gelişme

  • Mersin’deki Çifte Cinayette Kan Donduran Gelişme

    Mersin’de yalnız yaşadıkları evlerinde cansız bedenleri bulunan yaşlı çiftin, hemşire olan kızları tarafından öldürüldüğü ortaya çıktı.

    Edinilen bilgiye göre, geçtiğimiz pazar sabahı merkez Toroslar ilçesi Arpaçsakarlar Mahallesi 11045 Sokak 11 numaralı tek katlı müstakil evde meydana gelen olayda, Fethi (56) ve Ayla Korkmaz (55) çiftinden haber alamayan yakınları, çiftin evine gelerek kapı zilini çaldı. Ancak yine cevap alamayınca polise haber verildi. Olay yerine gelen polis ekipleri, çilingir marifetiyle girdiği evin salonunda Fethi Korkmaz’ın, yatak odasında da eşi Ayla Korkmaz’ın cesediyle karşılaştı.

    Cinayet Büro ekiplerinin sağlık görevlileriyle birlikte yaptığı ilk incelemede çiftin, boğularak öldürüldükleri belirlendi. Evdeki eşyaların dağıtıldığı ve çekmecelerinin de karıştırıldığı belirlenirken, çifte ait ziynet eşyaları da bulunamadı.

    ANNE-BABASINI ALTINLARI İÇİN ÖLDÜRMÜŞ

    3 çocuğu da il dışında görev yapan Korkmaz çiftinin ölümüyle ilgili soruşturmayı sürdüren Cinayet Büro Amirliği ekipleri, elde edilen bilgiler ışığında çiftin Muğla’nın Milas ilçesinde hemşire olan kızı Seher D.’yi (30) cenaze için geldiği Mersin’de gözaltına aldı. Evli ve 2 çocuk annesi olan kadın emniyet müdürlüğündeki sorgusunda cinayeti itiraf etti. İfadesinde, olaydan 5 gün önce Mersin’e anne-babasının yanına geldiğini anlatan zanlı, çocuklarından birinin engelli olduğunu, bu yüzden bankalara yüklü miktarda borçları bulunduğunu, anne-babasından bu konuda maddi yardım istediğini söyledi. Polisteki ifadesinde, para meselesi yüzünden çıkan tartışma sonrası kendisini kaybettiğini belirten Seher D., eline geçirdiği tokmak ile önce babasını kafasına vurarak öldürdüğünü, ardından mutfakta bulunan annesini yatak odasına götürüp eşarpla boğduğunu anlattı. Zanlı, cumartesi günü meydana gelen cinayet sonrası evde bulunan ziynet eşyalarını da alarak Muğla’ya döndüğünü, Mersin’den ayrılmadan önce de çeyrek altınlardan birini kuyumcuda bozdurduğunu söyledi.

    ALTINLAR, MİLAS’TAKİ EVİNDE BULUNDU

    Seher D.’nin ifadesi doğrultusunda Muğla’nın Milas ilçesindeki evinde yapılan aramada ise öldürülen Fethi ve Ayla Korkmaz çiftine ait 7 bilezik, 1 altın zincir, 2 yüzük ve 1 çeyrek altın bulunarak Mersin’e getirildi.

    Seher D., emniyet müdürlüğündeki işlemlerinin tamamlanmasının ardından bugün adliyeye sevk edildi. Emniyet müdürlüğünden polislerin arasında çıkarılan zanlı, gazetecileri görünce eliyle yüzünü kapatarak ağlarken, basın mensuplarının sorularını yanıtsız bıraktı.

  • Bursa’da Çifte Kadın Cinayetinde Yeni Gelişme

    Bursa’da otoban kenarında birbirine 3 kilometre mesafedeki meyve bahçelerinde bulunan iki kadın cesedinin anne ve kızına ait olduğu tespit edildi.

    Osmangazi ilçesi İsmetiye ile Samanlı mahalleleri arasında kalan alanda 3 kilometre aralıkla 2 kadın cesedinin bulunmasının ardından polis ve jandarma ekipleri geniş çaplı araştırma başlattı. Yapılan ilk incelemede feci şekilde öldürülen kadınların 44 yaşındaki anne ve 22 yaşındaki kızı olduğu tespit edildi. Bursa’nın Kestel ilçesinde oturan anne ve kızı için yakınlarının kayıp müracaatında bulundukları ve annenin bir süre önce kocasından ayrıldığı öğrenildi.

    Yetkililer, katil zanlısının bir an önce yakalanması için kimlik bilgilerinin açıklanmayacağını belirtti. Olayla ilgili soruşturma sürerken, polis ve jandarma ekipleri katil zanlısının peşine düştü.

  • Coşkun Esen: Öğretmenlik, Maddi Yönden Gelişme Gayesiyle Yapılan Bir Meslek Değildir

    Kütahya İl Milli Eğitim Müdürü Coşkun Esen, öğretmenliğin kesinlikle maddi yönden gelişme gayesiyle yapılan bir meslek olmadığını dile getirdi.

    Öğretmenler günü sebebiyle bir açıklama yapan Esen, öğretmenlerin, sermayesi olan bilgiye yeni projelerle donatıp geliştirmek zorunda olduklarını kaydetti.

    Esen, “Millet olma vasfını kazanmış tüm medeniyetler, bu özelliğini ortak kültür ve ahlaka sahip olmaya, yani milli birlik şuuruna borçludurlar. Maddi ve manevi olarak ilerlemeyi şiar edinmiş ülkemiz de bu şuuru asırladır korumuş ve korumaya da devam etmektedir. Bu topraklara vatan kimliği kazandıran ecdadımızın bizlere bıraktığı bu milli birlik şuuruna, asırlardır gerçek anlamını kazandıran, kuşkusuz öğretmenlerimizdir. Onlar, ülkemizin bağımsızlığının ve bütünlüğünün gizli kahramanları ve teminatıdırlar. Bu anlayışa evrensel bir hüviyet kazandıran Atatürk şöyle demiştir. ’Ulusları kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir.’ Böyle bir davanın mihenk taşı olmak, onurlu olduğu kadar aynı zamanda meşakkatli de bir iştir. Siz değerli meslektaşlarım, ülkemiz adına bu onurlu ve ağır görevin bugünün dünyasındaki temsilcileri ve fedailerisiniz. Bu kutlu yolculukta sizlerin en büyük rehberi, bilginiz, tecrübeniz ve erdeminiz olacaktır.Bizler; ister genel olsun ister özel olsun, karşılaştığımız tüm sorunlar karşısında çelik gibi bir iradeye sahip olmalı ve haktan ayrılmamalıyız. Çünkü öğretmenler bugün de yarın da insanların en güvenilir ve en müşfik kollarıdır. Bu bağlamda şefkat peygamberinin ’Ben ancak muallim olarak gönderildim.’ Hadis-i şerifleri, doğru rehber olma ölçüsünün en güzel kanıtı olsa gerek. Dolayısıyla, hayatımızda hiçbir zaman ümitsizlik ve çaresizlik olmamalı. Bu yüzden hayatımızın merkezinde olan eğitim işleri, sıradan bir görev ifade etmez. Biz vicdanen kendinden emin olarak çalışabiliyorsak, toplum huzurlu, mamur ve vizyon sahibi olur. Şunu da unutmamak gerekir ki, öğretmen, doğru bilginin varisidir; birikimi ise nitelikli ve ahlaklı nesillerdir. Mevlana’yı, Yunus Emre’yi, Akşemsettin’i maddi varlıkları değil, gönül zenginlikleri ve öğretmenlikleri baş tacı yapmıştır. Asırlara uzanan bu sevgi iklimi kalıcılığını öğretilen güzel ahlak ve faydalı ilme borçludur. O nedenle, her öğretmen kendisinden alınan ilham ölçüsünde görevine bağlıdır diyebiliriz.Bir hususu özellikle belirtmekte yarar görüyorum: Bugünün dünyasıyla yarının 2023 Türkiye’sine, hedeflenen yeniliklerle ulaşmak bizlerin uhdesindedir. Bu yüzden en büyük sermayemiz olan bilgiyi, yeni projelerle donatıp geliştirmeliyiz. Bu da eğitimin en önemli dönütlerinden olan üreten bireyler yetiştirmemizi zorunlu kılar. Evet, esasen ahlaklı ve nitelikli bireyler, ürettikleriyle kendilerini gerçekleştirmiş olurlar. Artık son 7 yılına girdiğimiz, Cumhuriyetimizin 100. yılında, ülkenin her ferdi, kendisiyle ve toplumla barışık yenilikçi ve üreten olmalıdır. Bunu sağlamak şüphesiz sizlerin fedakarlıklarıyla mümkün olacaktır.Aklın ve gönlün birleştiği bu yolda sizlere başarılar diliyor, heyecanınızı her daim diri tutmanızı temenni ediyorum. Sizler de, milli menfaatlerimiz adına elinizi taşın altına koymaya karar verdiniz. Bundan sonra tüm enerjinizi nitelikli, çağdaş bireyler yetiştirmeye harcayacaksınız. Unutmayınız, öğretmenlik kesinlikle maddi yönden gelişme gayesiyle yapılan bir meslek değildir. Sizlerin en büyük sermayesi yetiştireceğiniz beyinler olacaktır. Ayrıca bu yolda, meslekte tecrübe kazanmış olan öğretmenlerimizden yardım almayı da ihmal etmeyiniz.Gözünüz arkada kalmasın. Emin olunuz ki, sizlerin biz eğitimcilere bıraktığı miras, güçlenerek büyüyecektir. Ne yapmamız gerektiğini biliyor ve yarınlarımıza güvenle bakıyoruz” ifadelerini kullandı. (EFE)

  • Hrant Dink cinayetinde flaş gelişme

    Eski İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek, Hrant Dink cinayeti kapsamında gözaltına alındı.

     

    Eski Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi Başkanı Ramazan Akyürek, Hrant Dink soruşturması kapsamında gözaltına alındı.
    Akyürek, Hrant Dink soruşturmasını yürüten Savcı Gökalp Kökçü’nün talimatı üzerine Ankara’da gözaltına alındı. Akyürek’in İstanbul’a gönderileceği öğrenildi.

  • Balyoz Davası’nda sıcak gelişme

    Anayasa Mahkemesi’nin hak ihlali kararının ardından yeniden görülen Balyoz davasında bilirkişi raporu mahkemeye ulaştı.

     

    Anayasa Mahkemesi’nin hak ihlali kararının ardından yeniden görülen Balyoz davasında bilirkişi raporu mahkemeye ulaştı. Raporda 11 ve 17 nolu CD’ler üzerinde yapılan incelemelerde Microsoft Office yazılımlarda ilk kullanılma tarihleri arasında çelişkiler bulunduğu belirtilirken, 5 Nolu hardiske ilişkin ise “Suça konu bütün dosyaların farklı tarihlerde görünecek biçimde başka bir kaynak ortamdan kopyalandığı belirlenmiştir” denildi.

    Anadolu 4.Ağır Ceza Mahkemesi’nde aralarında emekli Orgeneral Çetin Doğan, MHP Milletvekili emekli Korgeneral Engin Alan, emekli Oramiral Özden Örnek, emekli Orgeneral Bilgin Balanlı’nın da aralarında bulunduğu 236 tutuksuz sanığın yargılandığı davada mahkeme dosyadaki dijital veriler için bilirkişi raporu alınmansa karar vermişti.

    Mahkemenin kararının arıdan İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından görevlendirilen 3 kişilik bilirkişi heyeti hazırladığı 132 sayfalık rapor mahkemeye ulaştı.

    “DOSYALARIN OLUŞTURULMA VE DEĞİŞTİRİLME İLE İLK KULLANILMA TARİHLERİ ARASINDA ÇELİŞKİLER VAR”

    Mahkemeye sunulan raporun özet kısmında, 11 ve 17 nolu CD’ler üzerinde yapılan incelemelerde Microsoft Office yazılımlarda ilk kullanılma tarihleri arasında çelişkiler bulunduğu belirtildi.

    Raporun özet kısmında “11 ve 17 nolu CD’ler üzerindeki incelemelerimizde, CD’ler ve içlerindeki dosyaların oluşturulma ve değiştirilme tarihi üst verileri ile dosyaların içlerinde yapılan arama neticesinde tespit edilen Calibri ve Cambria yazı tiplerinin ve Office open XML referanslarının Microsoft Office yazılımlarda ilk kullanılma tarihleri arasında çelişkiler bulunduğu ve dolayısıyla CD’ler ve içlerindeki dosyaların oluşturulma ve değiştirilme tarih ve saat üst verilerinin gerçek oluşturulma ve değiştirilme tarih ve saat bilgilerini yansıtmadığı görülmüştür” ifadelerine yer verildi.

    “SUÇA KONU BÜTÜN DOSYALARIN BAŞKA BİR KAYNAK ORTAMDAN KOPYALANDIĞI BELİRLENMİŞTİR”

    Raporda Gölcük Donanma Komutanlığı’nda ele geçirilen 5 nolu sabit harddiske ilişkin ise “Suça konu bütün dosyaların farklı tarihlerde görünecek biçimde başka bir kaynak ortamdan kopyalandığı belirlenmiştir” denildi.

    Bilirkişi raporunda 5 nolu harddiske ilişkin şu ifadeler yer aldı; “Harddiskin sistem bölümündeki işletim sistemi 28 Temmuz 2009 günü devre dışı kaldıktan sonra harddisk işletim sistemi tarihi güncel olmayan bir ya da birden fazla bilgisayara takılıyken, harddiskin data bölümüne suça konu bütün dosyaların farklı tarihlerde görünecek biçimde başka bir kaynak ortamdan (Disk,cd, dvd, flaş bellek) kopyalandığı belirlenmiştir. Kopyalanan dosyaların oluşturulma tarih ve saat bilgileri gerçek oluşturulma tarih ve saat bilgilerini yansıtmamaktadır. İKK klasöründeki bazı word belgelerinde de calibri yazı tipi belirlenmiştir. Bu belgelerin son değiştirilme tarihleri Calibri yazı tipinin Office 2007 Beta sürümü içinde kullanıma çıktığı 16 Kasım 2005 tarihinden öncesidir.”