Etiket: Gelişiminde

  • Çocukların gelişiminde ilk bin gün önemli

    Çocukların gelişiminde ilk bin gün önemli

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Yeşim Çınar Yakar, çocukların gelişiminde ilk bin günün önemli olduğunu belirterek, “9 ay 10 gün + ilk 2 yaşı kapsayan sürede bağışık sistemini güçlendiren beslenme bebeğin sağlıklı gelişimini güçlendirir” dedi.

    Samsun Büyük Anadolu Merkez Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Yeşim Çınar Yakar, çocukların gelişiminde ilk bin günün önemine değindi. Çocukların sağlıklı beslenmesi hem zihinsel hem de bedensel gelişimleri açısından çok önemli olduğunu ifade eden Yakar, “Çocuğun doğumuyla başlayan bu süreç bağışıklık güçlendirme hem de beyin ve vücut gelişimi içindir. İlk bin gün bizim için anne karnında geçen 9 ay 10 gün + ilk 2 yaşı kapsayan süredir. İlk bin gün yaşamın en hızlı büyüme ve gelişme dönemini oluşturmakta. bu dönem bebeğin gelişimi ve sağlığı için çok önemlidir. Sağlıklı beslenme ileride sağlıklı gelişimi getirir. İlk 2 yılda yanlış beslenme nedeniyle boy büyümesi geride kalmış çocuğun 2 yıldan sonra ne kadar doğru beslense de hiçbir zaman potansiyel olarak erişebileceği boya erişemez. Beyin gelişiminin yüzde 90 ı ilk 2 yılda tamamlanmaktadır ilk 2 yılda doğru beslenmeme çocuklarda akademik performansta da geriliğe sebep olmaktadır” diye konuştu.

    “Anne sütünün önemi”

    Bağışıklık sistemi için çok önemli olan barsak mikrobiyatasının oluşumu yine ilk 2 yılda gerçekleştiğini söyleyen Dr. Yeşim Çınar Yakar, “İlk 6 ay sadece anne sütü güçlü bir barsak mikrobiyatasının oluşunu sağlar. Anne sütü doğal, fizyolojik, fonksiyonel ve dinamik özelliği ile eşsizdir. Hiçbir endüstriyel mamanın bu özellikleri taşıması mümkün değildir. Anne sütü doğaldır ve her bebeğin ihtiyacına göre özel olarak yapılır. Annenin beslenmesi ve depoları bu durumda önem kazanır. Bu da ileri ki yaşlarda gelişebilecek kalp hastalıkları, diyabet, kanser gibi kronik hastalıkların gelişimini önler”şeklinde konuştu.

  • Çocuk gelişiminde oyunun rolü

    Çocuk gelişimi ve psikolojisine yönelik çalışmaların, oyun oynamanın çocuğun gelişiminde ve karakterinin şekillenmesinde önemli rol oynadığını ortaya koyduğu belirtildi.

    Çocukların zihinsel, sosyal ve kişisel gelişimleri açısından en önemli ihtiyaçlardan biri olan oyunun, çocuğun kendine güvenini geliştirme, duygusal ve sosyal ihtiyaçlarını karşılama, kendi kendine yeterli olabilme gibi nitelikler kazandırdığı belirtiliyor. Çocuk oyun oynarken bedeninde biriken enerjiyi boşaltma fırsatı buluyor.

    Dört Mevsim Psikoloji ve Danışmanlık Merkezi uzmanları oyunun çocuklar için önemi ve ünlü düşünürlerin oyun hakkındaki görüşleri konusunda bilgi verdi.

    Ünlü düşünürler oyun hakkında ne diyor?

    Merkezden yapılan açıklamada, “Piaget’e göre ’Oyun bir uyumdur.’ Montaigne göre ’Çocukların en gerçek uğraşılarıdır.’ Montessori’ye göre ’Oyun çocuğun işidir.’ Grass’a göre ’Oyun bir pratiktir.’

    İngiliz Filozof ve Psikolog Spencer’a göre çocuklar hayatta kalmak için çabalamıyor. Çünkü onlara anne babalarının bakacağını biliyorlar. Bu nedenle enerji fazlasına sahipler ve bunu oyun yoluyla atıyorlar. Çocuk Psikolojisi akımı öncülerinden olan Hall’a göre, çocukluk dönemi oyunları insan gelişimi ve ilerlemesinin bir ’özeti’dir. Oyun aktiviteleri içinde yer alan koşma, fırlatma, vurma gibi davranışların eski çağlardaki avlanma aktivitelerinin modern uzantıları olduğunu söylüyor. Filozof Groos’a göre, oyun sayesinde çocuklar içgüdüsel davranışlara alıştırılıyor. Anne-babalarından gördükleri davranışları yaparak deneme yanılma yoluyla öğrenme şansı buluyor. Groos’a göre, insana ait iki tür oyun var: Birincisi, dövüşmek, kovalamak gibi deneysel ve genel fonksiyon oyunlar. İkincisi, aile oyunları ve hayali oyunları içeren sosyal oyunlar.

    Vygotsky’e göre, oyunun en önemli fonksiyonu, kişinin daha az riskli ortamlarda öğrenmesini sağlamak. Freud’a göre oyun, endişe verici olaylar karşısında, çocuklar da daha önce var olan güvenli/tanıdık durumu yeniden yaratma çabası var. Bu çaba onları olayları tekrar ederek, biriken psişik enerjilerini azaltmaya yönlendirecek. Plato’ya göre bir insanla bir saat oyun oynayarak, onun hakkında onunla bir yıl konuşarak keşfedebilecek daha çok şeyi öğrenmek mümkün. Jean Chateau ise oynamasını bilmeyen bir çocuğun hiçbir zaman düşünmesini öğrenemeyecek olan bir büyük olarak kalacağına dikkat çekiyor” denildi

    Çocuklar için her oyuncağın anlamı farklı

    Carol ve Byron Norton’un, her oyuncağın çocuklar için farklı anlamlar taşıdığını vurguladığı belirtilen açıklamada, “Çocukların oyuncak seçimi ve bu oyuncaklar ile oynama şekilleri yaşadıkları sorunun ortaya çıkmasında ve çözülmesinde büyük rol oynayabilir. Örneğin; tabancayla oynayan bir çocuk öfkesini ifade etmeye çalıyor olabilir. Kale, şato yapan bir çocuk kendini güvende hissetmiyor ve güvenli bir alana ihtiyaç duyuyor olabilir. Arabalarla oynayan bir çocuk tehlikeli bir yerden uzaklaşmaya çalışıyor ya da maceracı ruhunu ortaya koyuyor olabilir. Evcil hayvan oyuncakları ile oynayan bir çocuk genellikle aile, ilişki, korunma gibi durumlara ihtiyaç duyuyor olabilir” ifadelerine yer verildi.

    Çocuklar için oyun neden önemli?

    Oyun çocuğun bilişsel, duygusal ve sosyal gelişimine yardımcı olduğu bildirilen açıklamada, oyunun, çocukların duygu ve düşüncelerini kolaylıkla ifade edebildiği en uygun dil aracı olduğu ve çocuğun toplum içindeki sosyal rolünün farkına varmasını sağladığı bildirildi.

    Çocuğun oyun ile dış dünyayı tanıdığı, hayata dair denemeler yaptığı ve hayatla mücadele etmeyi deneyimlediğe dikkat çekilen açıklamada, “Hayal ile gerçeği ayırt edebilmeyi öğreniyor. Oyun çocukları fiziksel ve duygusal olarak rahatlattığı için zihinsel olarak öğrenmeye elverişli bir ortam sağlıyor. Oyun, gerçek yaşamın olumsuzluklarından geçici de olsa uzaklaşmayı sağladığından, çocuk kendisini daha güçlü hissediyor.

    Çocuk oyun sırasında kendisi ve çevresiyle ilgili bilgileri ifade etme olanağı buluyor. Oyun, çocuğa kurallara uymayı, sorumluluk almayı, işbirliğini ve diğer insanlara saygılı olmayı öğretiyor. Girişimci olma, karar verme, problem çözme yeteneğinin gelişmesine yardımcı oluyor.

    Çocuk, günlük hayatta yaşadığı kaygılarını, korkularını ve sıkıntılarını yetişkinler gibi kelimelerle anlatamıyor. Oyun yoluyla onu gerçekten korkutan, kaygılandıran, üzen konuları dışa vuruyor ve bu konularla baş etme yolları geliştiriyor. Grup halinde oynanan oyunlar ile kurallara saygı, çabuk karar verme, arkadaşına yardım etme gibi birçok olumlu davranışı kazanıyorlar.

    Çocuklarına kendi etnik köken ve kültürlerinden oyuncak bebek alan anne babalar, onlarla kendilerine bakış açısı yönünden daha olumlu duygular paylaşıyor. Sürekli beyaz bebeklerle büyütülen siyahi çocuklar büyüdükleri zaman kendi görünümlerini kabullenmekte zorlanabilir. Oyuncaklar psikolojik gelişim kadar etnik köken ve kültürel gelişimde de önemli rol oynuyor.

    En iyi oyuncak, çocuğun tekrar tekrar oynamak isteyeceği ve daha fazla haz veren oyuncak. Oyuncak çocukta merak uyandırmalı, kasları çalıştırmalı, girişimciliği ve düş gücünü arttırmalı, çocuğu problem çözmeye yönlendirmeli. Düzenli bir biçimde dizilmiş ve çocuğun ilgisini çekecek şekilde düzenlenmiş bir oyun odası, onun algı sistemini hep canlı tutacağı gibi duyularını sistemli ve sürekli bir biçimde uyaracak. Bu düzenin çocuğun odasındaki özgürlüğünü engellememesi ve kendi dünyasını oluşturmasına sınır koymaması gerekiyor. Çocukları ile beraber oyun oynayan anne-babalar çocuklarını daha iyi tanıyarak onları daha iyi eğitme imkanı buluyor” denildi.

  • Çocuk gelişiminde dikkat edilecek hususlar

    Çocuk Gelişim Uzmanı Ayşenur Bekaroğlu, geç yürümek, geç konuşmak, geç okumak, geç öğrenmek gibi çok temel gelişim basamaklarının ’normal’ sınırlarının çocuğa göre değiştiğini söyledi.

    Medical Park Samsun Hastanesi, Çocuk Gelişim Uzmanı Ayşenur Bekaroğlu, ’çocuk gelişimi’ hakkında açıklamalarda bulundu. Bekaroğlu “Bebeklerin doğumundan sonra onların büyümelerini ve gelişmelerini bekleriz. Bu büyüme ve gelişimin nasıl ilerlediği veya gerilediği; bebeğin/çocuğun sağlıklı gelişip gelişmediğinin, sağlıklı büyüyüp büyümediğinin belirleyicisidir. Sağlıklı büyüme ve gelişme için önce normal büyüme ve gelişimi bilmeliyiz ki bebeğin/çocuğun normale olan uzaklığı veya yakınlığı hakkında konuşabilelim. Normal gelişim ve büyüme süreci de çocuğa göre farklılaşan ’her çocuk özeldir, kendine özgüdür, biriciktir’ durumunu doğru uygulamak ve yorumlamak gerekir” dedi.

    Uzman desteğinin önemine vurgu yapan Bekaroğlu, “Geç yürümek, geç konuşmak, geç okumak, geç öğrenmek gibi çok temel gelişim basamaklarının ’normal’ sınırları çocuğa göre değişir. Bebek/çocuk ’normal’ sınırların dışında geç kalmışsa; destekleyelim ve geliştirelim. Bebeğin/çocuğun ihtiyacı olan alanlarda, multidisipliner olarak gerekli uzmanlarla birlikte çalışalım, destekleyelim, geliştirelim. Bebek/çocuk ’normal’ sınırlar içerisinde geç kalmışsa; yetişkinin aşırı kaygılanmasını önleyelim. Yapbozun parçaları gibi parçaları birleştirip, bütünü kazanalım, takip edelim, kontrol edelim. Sevgili ebeveynler, çocuk yetiştiren yetişkinler, profesyoneller; aldığınız sorumlulukla birlikte çocuk gelişimi uzmanları olarak gelin bu sorumluluğu birlikte paylaşalım. Çocukların gelişimine destek olalım. Yetişkinlere destek olalım. Amacımız sağlıklı büyüyen ve gelişen bebekler, çocuklar, gençler, sağlıklı nesiller… Erken müdahale hayat kurtarır, kendi kendinize stres olmaktansa, yanılıp hata yapmaktansa, doğruyu uygulayıp emin olamamaktansa, uzman desteği almak hem riski azaltır hem de içinizi rahatlatır” diye konuştu.

  • Çocuk Gelişiminde Söz Dr. Obengül Ejder’in, ‘’Anne Büyüyorum Bana Yardım ET’’

    İlk kitabı ‘’Anne Büyüyorum Bana Yardım Et’’i okuyucularla buluşturan Dr. Obengül Ejder, kitabında çocukların psikolojik ve cinsel gelişimlerine dair edindiği tecrübelere yer verdi.

    Aile ve evlilik terapistliği, çocuk ve ergen danışmanlığı, madde bağımlılığı danışmanlığı gibi alanlarda hizmet veren Dr. Obengül Ejder20 yıllık meslek yaşamında edindiği deneyimlerden çocukların cinsel ve psikolojik gelişimleri ile ilgili bölümleri kitaplaştırdı. Zorlu Center’da gerçekleştirdiği imza gününde ilk kitabı olan ‘’Anne Büyüyorum Bana Yardım Et’’in çıkış tarihinin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’na denk gelmesinden dolayı çok mutlu olduğunu söyleyen Dr. Obengül Ejder, bu kitabı çocuklara ithaf ettiğini dile getirdi.

    ‘’ÇOCUKLARIN PSİKOLOJİK VE CİNSEL GELİŞİMLERİYLE İLGİLİ SORUNLARA DEĞİNDİM’’

    Çocukların kişilik yapılanmasının daha çok 0-7 yaş arasında oluştuğunu dile getiren Dr. Obengül Ejder, ‘’Bu dönemde aile içinde, toplum içinde yaşanan her türlü travma çocukları etkiler. Ben de bu sebeple çocukların gelişim döneminde karşılaşabilecekleri psikolojik ve cinsel gelişim sorunlarına çözüm yollarını anlattım. Çocukların ergenlik döneminin sonuna kadar yaşabilecekleri sorunlara da kitabımda yer verdim. Çocuklarda parmak emme, tırnak yeme, üzerine tuvaletini kaçırma gibi gelişim problemleri olduğu gibi özellikle ergenlik itibariyle cinsel gelişimle alakalı sorunlar da ortaya çıkıyor. Ben, çocuklara 3 yaşından itibaren cinsel eğitim konusunda bilgi verilmesinin altını özellikle çizmek istedim. Anne babanın çocuğun cinsellikle ilgili sorduğu sorulara nasıl yanıt vermesi gerektiğine de değindim’’ diye konuştu.

    ‘’KİTABIMDA YAŞANMIŞ OLAYLARA DA YER VERDİM’’

    Son zamanlarda çocuk istismarı ile ilgili haberlerin medyada fazlaca yer aldığını belirten Dr. Obengül Ejder, ‘’20 yıllık hekimim ve meslek hayatım boyunca çocukların maruz kaldığı istismar, tecavüz, taciz gibi durumlarla sürekli karşılaştım. Çocukların karşılaştığı her türlü ihmal ve istismarı, anne ve babaların bu konuda neler yapabileceğini kitabımda anlatmaya çalıştım. Bununla birlikte çocukların özellikle ergenlik dönemlerindeki cinsel gelişimlerinde nasıl davranılması gerektiğine de değindim. Sıkıcı olmaması adına kitapta resimler kullandık. Ayrıca 20 yıl boyuca karşılaştığım vaka örneklerine elbette etik ilkeler çerçevesinde, isimleri kullanmadan ve olayları biraz değiştirerek yer verdim. Çünkü insanlar yaşanmış olaylardan daha fazla ders çıkarabiliyorlar. Ben elimden geldiğince bunları bir araya getirdim, bundan sonrası okuyucuya kalmış’’ diyerek sözlerini noktaladı.

    NİŞANTAŞI ÜNİVERSİTESİ’NDEN DESTEK

    ’’Anne Büyüyorum Bana Yardım Et’’ kitabına Nişantaşı Üniversitesi’nden de destek geldi. Düzenlenen imza günü etkinliğine katılan Nişantaşı Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Levent Uysal ve öğrenciler kitaplarını Dr. Obengül Ejder’e imzalattı. Özellikle bu tür konularda çalışan doktorlara ve yazarlara destek verilmesi gerektiğini vurgulayan Levent Uysal, ‘’Biz Nişantaşı Üniversitesi olarak bu konuda gereken desteği vermeye çalışıyoruz. Bu etkinlik çocuk gelişimi bölümümüzü kapsıyordu. Bu tür çalışmaları üniversitedeki arkadaşlarımıza aktarmak üniversitemiz için çok değerli’’ dedi.

  • Beyin Gelişiminde Oyuncak Seçimi Önemli Rol Oynuyor

    Acıbadem Ankara Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Reyhan Erol, beyin gelişiminde oyuncak seçiminin önemli rol oynadığını söyledi.

    Dr. Erol, oyuncakların çocuk gelişimde önemli bir noktada yer aldığını vurgulayarak, “Oyuncaklar çocukların iletişim kurma becerilerini desteklemenin yanında kendilerini ifade edebilme yeteneklerini de tamamlamalarına yardımcı olur. Çocuk gelişiminde oyuncaktan çok daha önemli olan anne babaların karşılıklı iletişim kurma becerileridir. Çocukların beyin gelişimi temel donanımını ilk beş yılda tamamlar. Bu süre zarfında çocukların edineceği kazanımlara dikkat edilmelidir. Çocuklar kendileri için zararlı olabilecek şeyleri isteyebilirler. Anne ve babaların bu noktada kısa ve anlaşılır ifadeler ile düzgün bir şekilde istediklerinin mümkün olamayacağını sebepleri ile anlatmaları gerekmektedir. Bebekler ilk üç aydan sonra renkli, sallanan ve sesli objelere tepki vermeye başlarlar. Ayna gibi iletişim kurabileceği objeler gelişimine katkıda bulunur. Yapılan araştırmalar da göstermektedir ki sevgi ve insan sesi ile uyaran her türlü tepki beyin gelişiminin yüzde seksenini oluşturmaktadır. Altıncı ayda sallanan ve sert oyuncaklar dişlerin mineralizasyonunu bozduğu için tercih edilmemelidir. 1 yaş taklit dönemi olduğu için karşılıklı okuma yöntemi en çok tercih edilmesi gereken etkinliklerin başında yer almalıdır. Tercih edilecek renkli ve sesli kitaplar ile dil gelişimi sağlanan çocukların, farklı dillere olan yetenekleri bu yaşlarda geliştirilebilir. 1-3 yaş grubu çocuklarda kullanılan materyaller ile dil öğretilebilmektedir. Aynı zamanda sosyal anlamda harekete hazır olduklarından ve zihinsel gelişimlerini tamamladıklarından kontrollü bir şekilde oyun oynamaları sağlanmalıdır. Özellikle teknolojik araçlara ilgisi bulunan çocuklara kota koyulması gerekmektedir” dedi.

    “ÇOCUKLARINIZA 2 YAŞ ÖNCESİ TV KARŞISINDA YEMEK YEDİRMEYİN”

    En çok dikkat edilmesi gereken noktalardan birinin TV karşısında yemek yedirmek olduğunu belirten Erol şunları kaydetti: “2 yaş öncesi televizyon izlemek ya da karşısında yemek yedirmek önerilmemektedir. Bunun en büyük sebebi televizyonun hem beyin gelişimini hem de fiziksel faaliyetlerini engellemesidir”.

    Dr. Erol, oyuncakları ya da sevdikleri objeler ile bağ kurma eğilimi sıkça rastlanan eğilimler arasında olduğuna dikkat çekerek şunlara dikkat çekti:

    ” 1 yaş grubu ile başlayan bu eğilimlerde birçok psikolojik etki de gözlemlenmektedir. Patolojik sonuçlar doğurmaması açısından ailelere çok önemli görevler düşmektedir. Yıkanmasına deforme olmasına tahammül edilemeyen ayıcıklar, battaniyeler ve birçok problemi beraberinde getirmektedir. Bunun için ailelerin gerçekçi yaklaşımlar ile çocuklarını kısa ve anlaşılır bir dille telkin etmeleri gerekmektedir.

    “ÇOCUKLARDA İLK BEŞ YILDA GERÇEKLİK ALGISI ZAYIFTIR”

    İlk beş yılda gerçeklik algısı gelişmediği için çizgi film karakterleri gerçek sanılabilir, bu yanılgılar tehlikeli boyutlara ulaşabilir. Bu sebepten 5 yaş altı çocuklar sevdikleri kahramanların gerçek olabileceklerini düşündüklerinden onlara ait kostümlerin, oyuncakların alınmaması gerekmektedir. Çizgi filmler içerilerinde farklı mesajlar veren türler barındırmaktadır. Özellikle bu tür çizgi filmlerden çocuklar olabildiğince uzak tutulmalıdır.”