Etiket: Gelişim

  • Kuşadası’nda Yapılan 10. Basketbol Antröner Gelişim Semineri Tamamlandı

    Kuşadası’nda düzenlenen 10.Uluslararası Antrenör Gelişim Semineri, üçüncü gün eğitimlerinin ardından tamamlandı.

    Kuşadası Uğur İnan Spor Salonu’nda gerçekleştirilen eğitimleri TBF Asbaşkanı Efe Aydan ve TBF Yönetim Kurulu Üyesi ve Eğitim Kurulu Başkanı Yrd.Doç.Dr Seyfi Savaş da takip etti.

    Seminerin kapanış konuşmasını yapan Türkiye Basketbol Federasyonu Asbaşkanı Efe Aydan, “Bu hafta sonu yapılan seminer çok verimli geçti. Katkılarından dolayı tüm antrenörlere ve eğitimcilere, sizlere bilgi ve birikimlerini aktardığı için çok teşekkür ederim. Değerli ve çok verimli bir seminerin geçtiğini düşünüyorum. Benzerlerinin de yapıldığı; hatta en kaliteli seminere şahit olduğunuzu düşünüyorum. Özellikle Dusko Savanovic’in eğitimini çok beğendim. Katılımcıların ufkunu açacağını düşünüyorum. Çünkü bir çok antrenörümüz, ellerinde taktik tahtasıyla bir çok set çiziyor. Fakat Savanovic’in verdiği bilgiler, sizin sporcularınızı nasıl eğiteceği yönünde önemli ayrıntılar. Altyapıdaki antrenörler, teknik dışında bu eğitimleri de oyunculara uygulatmalı. Tüm katılımcılara çok teşekkür ederim” dedi.

    – Seyfi Savaş: “Geri Dönüşlerden Çok Olumlu Tepkiler Aldık”

    Seminerin ardından değerlendirmede bulunan TBF Yönetim Kurulu Üyesi ve Eğitim Kurulu BaşkanıYrd.Doç.Dr Seyfi Savaş, “Üç gün süren seminerimiz bugün Kuşadası’nda yaklaşık 1.300 antrenörün katılımcısıyla tamamlandı. Üst düzey eğitimlerin yapıldığı bu seminerde değişik kategorilerde eğitimler verildi. Geri dönüşlerden çok olumlu tepkiler aldık. Eğitimlerimizin kalitesinin daha da artması için anket çalışmalarımız bundan sonra da devam edecektir. Özellikle seminerin işleyişi sırasında bizlere destek olan TBF Medya ekibi TBF Web TV’ye teşekkür ederim. Ayrıca, buraya teşriflerinden dolayı Türkiye Basketbol Federasyonu 2.Başkan Vekili Av.Akın Süel, TBF Asbaşkanı Efe Aydan, TBF Yönetim Kurulu Üyeleri Yusuf İzzettin Güven, Ali Türkmen, Tamer Dişbudak, TBF Genel Sekreteri Celal Arısan ve TBF Disiplin Kurulu Başkanı Av.Feridun Öztop’a çok teşekkür ederim. Ayrıca seminerin işleyişi esnasında yoğun görev yapan Eğitim Kurulu Üyelerimize ve Antrenör Eğitim Bölümü Ankara Ofisi’ndeki çalışanlarımıza çok teşekkür ederim. Ev sahipliğinden dolayı Kuşadası Belediyesine de teşekkürlerimi sunarım. Eğitim genellikle üst düzey seminerlerde talebe göre şekillenir ve biz de Eğitim Kurulu olarak alınmak istemem eğitimi kategori konu ve konuşmacı bazında geliştirme yapıyoruz… Anketlerden gelen geri dönüşlere göre de çalışmalarımızı şekillendiriyoruz” dedi.

    10.Uluslararası Antrenör Gelişim Semineri’nde üçüncü günün ilk eğitiminde Fenerbahçe Kadın Takım Başantrenörü George Dikeoulakos, ‘Takım Savunması Oluşumu’ üzerine bir çalışma yaptı. Tecrübeli antrenörün eğitimde yaptığı konuşmada, “Amacım iyi hücum oyuncularını kadroma katıp bu oyunculara savunma yaptırmak. Tecrübeli tecrübesiz, ne kadar para aldığı önemsiz… Ben o oyunculara mutlaka bir şekilde savunma yaptırırım. Bu savunmanın organize bir şekilde yapılması gerekiyor. Ayrıca oyuncuların kendisini savunmaya adaması gerekiyor. Hatta o kadar adanmış ki kendilerini ‘Karanlık Oda’da hissetmeleri gerekiyor. Tüm takımı 5-6 kişi karanlık odaya koyun ve düğmeyi bulmasını sağlayın. O kadar organize davranırlar ki o zaman düğmeyi bulabilirler. Maçlarda da insanların korkuları olur ve takım halinde kalırsanız asla cesaretinizi kaybetmezsiniz. Ben ne kadar iyi anlatırsam anlatayım, eğer aralarında iletişim yoksa her şey bir ’tık’ geride kalacaktır ki bu da bir işe yaramayacaktır. Ben asla savunma yapmayan oyuncuyu kabul etmem. Basketbol öyle bir spor ki bir birey takımla ilgili her şeyi etkileyebilir. Hücumda bir oyuncu size maç kazandırırken, savunmada da bir oyuncu maç kaybettirebilir. Olay 1’e 1‘den başlayarak 5’e 5’e gidiyor. ” dedi.

    Seminerin son eğitiminde Andrea Trinchieri, ‘Alan Savunmasına Karşı Hücum ve Savunmada Uyum’ konusunun devamında tecrübelerini aktardı. Trinchieri eğitiminden şu konulara değindi:

    “Her antrenörün kendisine ait bir savunma sistemi olmalıdır. Peki bu sistem nedir? Kısaca açıklarsak; ‘Oyuncuların her pozisyonda ne yapacağını bilmesi’ anlamıdır. Oyuncuların özel durumda ne yapacağını bilmesi de önemlidir… Burada dikkat edeceğimiz nokta, bir sistem diğerinden daha iyidir diye bir şey yoktur. Ortayı açarak da baseline’ı açarak da takımınıza iyi savunma yaptırabilirsiniz. Benim kastettiğim; oyuncuların kafalarında tertemiz bu sistemi uygulanmasıdır. Her maç savunma sistemi değiştirilmez. Zaten iyi sisteminiz varsa bu size %80 tüm maçlarda yeterlidir. Bazı oyuncular göreceksiniz, bu oyuncular sizin sisteminizde tehlike yaratacaktır. Bu oyunculara rağmen sisteminizi koruyabilirsiniz. Benim felsefemde ‘akıllı ve güçlü’ her zaman vardır. Bu nedenle de takımımın akıllı ve güçlü oynamasını tercih ederim. Bahsettiği tehlikeli bir durumla karşılaştığımda ‘Benim akıllı sistemim bunu durdurabilir mi?’ bunu düşünürüm. Çoğunlukla da ‘evet’ diye yanıt veririm. Geçen sene bazı oyuncularla karşılaştığımda bu isimler beni çok yaraladı. Peki ne yapacağız… ‘İnşallah kaçırır’ diye dua mı edeceğiz… Ya da ‘Rakip antrenör bu seti daha az oynasın’ diye bekleyecek miyiz… Peki sistemimizi bu oyuncu için değiştirecek miyiz? Biz buna uyum sağlayacağız ve sistemimizi değiştireceğiz… Rakip takımı analiz ederken oyunculara adapte oluruz, antrenör sistemine değil. İlk odaklandığımız şey, rakip takımın bireysel becerileridir. Bobby Knight’ın bir sözü vardı; ‘10 günüm olsa kiminle oynarsam oynayayım, hazırlanmak için asla o maçı kaybetmem’ diye… Ama benim 10 günüm yok! En iyi ihtimal 2 antrenmanım var. Böyle sıkıştırılmış bir takvimde tabii ki hazırlanmak için çok az zamanım var. Bu nedenle de öyle bir sisteminiz var ki %80 size yardımcı olsun. İşte bu bahsettiğim durumda bir-iki değişiklik uyum için gerekli. Belki rakip takımda öyle bir oluşuyor ki bu bizim kimyamızı bozuyor. Buna adapte olmak lazım. Bir yıldız oyuncu düşünün; 4-5 kez üzerine set yapılsa bu oyunu en az 20 defa bu sette oynayacak. Ve bu adam bizim savunmamıza en az 20 defa bize saldıracak. Dolayısıyla bir şey yapıp saldırıyı durdurmak istiyorum. Şunu da düşünmek lazım; 20 defa oynayacak oyuncu benim oyuncularımı da faul problemine sokacaktır. Ben bu durumun olmasını da istemiyorum. Burada bazı çok basit örneklerim de var… Sağ tarafa çok iyi giden oyuncunun o tarafını iyi kapatmak mesela kolay bir çözümdür. Printezis hücumda Avrupa’nın en iyi dört numaralı oyuncusu. Oyuna çok hakim, bir çok hücum özelliği olan bir oyuncu. Olympiacos’un Printezis için 5 seti var. Eğer ben oturup da Printezis için kaderime razı olursam o bana çok büyük sıkıntılar çıkartacaktır.”

    Bu arada, Andrea Trinchieri’nin eğitiminin ardından katılımcılara sertifikaları dağıtıldı.

  • Çocuklarda Gelişim Geriliğinde Erken Müdahale Önemli

    Uzman Psikolog Didem Çakmakcı, ülkemizde binlerce çocuğun kendilerini yeterince destekleyen koşulların sağlanamaması nedeniyle gelişimsel potansiyellerine ulaşamadığını belirtti.

    Duyu Evi Fizyoterapi Hizmetleri Uzman Psikoloğu Didem Çakmakcı, erken müdahalenin sorunların önüne geçmek, gelişimi engelleyen olumsuzlukların yaygınlığını azaltmak ve olası tekrarı azaltmayı amaçladığını ifade ederek, “Her bebeğin kendine özgü bir gelişme hızı vardır. Bebeklik ve erken çocukluk dönemi ile ilgili çeşitli verilere dayalı belirlenen istatistiklerle bu gelişim için bir ortalama belirlenmiş olsa da bebekten bebeğe farklılıklar gösterir. Gelişimde ağır gittiği düşünülen çoğu bebek, zaman içinde yaşıtlarını yakalar. Önemli olan eğer gelişimsel bir gerilik gözlemlendiyse durumunun mümkün olduğunca erken tespit edilerek, çocuğun ihtiyacı olan eğitim ve tedavinin planlanması ve kendi potansiyelleri çerçevesinde sağlıklı bir sürece yönelmesinin sağlanmasıdır. Erken müdahale çocukların gelişimleri için destekleyici faktörleri arttırmak ve yaşamlarındaki risk faktörlerini azaltmakla mümkün olur” diye konuştu.

    Çocukların dil gelişimi, motor, sosyal, duyusal ve bilişsel gelişim başta olmak üzere farklı gelişim evrelerinde yaş düzeylerinden beklenen performansı tespit etmek için uygulanan çeşitli değerlendirme araçları bulunduğunu dile getiren Çakmakcı, “Erken müdahale programları, gelişimsel geriliklere veya sosyal-duygusal-psikolojik sorunlu davranışlar gözlemlenen altı yaş altındaki çocuklara yönelik bir dizi hizmettir. Erken müdahale, motor gelişim, dil gelişimi problemleri gibi öğrenmeyi etkileyebilecek sorunları önlemeye yardımcı olur. Özellikle gelişimsel açıdan risk altındaki çocuklara yönelik gelişimsel takip programlarının yapılmasında ve ebeveynlerin bu konuda bilinçlendirilmesi ve yönlendirilmesinde fayda vardır. Gelişim takibi herhangi bir farklılığın tespiti, erken tanı ve rehabilite edilmesi için çok önem taşır” şeklinde konuştu.

  • Gıda Sektöründe, Tüketici Tercihleri Odaklı Gelişim

    Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Birol Celep, “Tüketici bilincinin gelişimi, gıda sektöründe tüketici tercihleri odaklı üretimi de beraberinde getiriyor. Gıda sanayindeki üretim, tüketicilerin talep ve beklentilerine göre şekilleniyor. Tüketici tercihlerini dikkate alan firmalar başarılı olurken, tüketicinin beklentilerine cevap vermeyen firmalar ya küçülüyor ya da yok oluyor” dedi.

    Uluslararası Kabuklu Meyveler ve Kuru Meyveler Konseyi’nin (World Nut and Dried Fruit Congress INC) Amerika Birleşik Devletleri’nin San Diego şehrinde düzenlediği 35. Kuru ve Kabuklu Meyveler Konferansı’nda özelde kuru meyve sektöründe, genelde ise gıda sektöründe tüketici tercihlerine göre yaşanan değişim masaya yatırıldı. Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Birol Celep, tüketicilerin sağlıklı gıdalara olan talebinin her geçen yıl daha da arttığı bir sürecin yaşandığını, artık arzı tüketicilerin talep ve beklentilerinin şekillendirdiğini, 35. Dünya Kuru ve Kabuklu Meyveler Konferansı’nın da ana fikrinin bu olduğunu kaydetti. Celep, “Tüketici bilincinin gelişimi, gıda sektöründe tüketici tercihleri odaklı üretimi de beraberinde getiriyor. Gıda sanayindeki üretim, tüketicilerin talep ve beklentilerine göre şekilleniyor. Tüketici tercihlerini dikkate alan firmalar başarılı olurken, tüketicinin beklentilerine cevap vermeyen firmalar ya küçülüyor ya da yok oluyor” diye konuştu.

    “GÜVENLİ GIDA ÜRETİMİ ÇOK ÖNEMLİ”

    “Gıda sektörü tüketici odaklı bir gelişim sergiliyor” diyen Celep, şunları söyledi: “Amerika Birleşik Devletleri’nde de tüketicilerin beklentileri çerçevesinde gelişen ve değişen süpermarket sektörü bugün tüketicileri tek bir grup olarak değil artık farklı tüketicileri birey olarak görüp her birinin farklı ihtiyaç ve beklentilerine cevap vermeye çalışıyor. ABD’de yürürlüğe girecek olan Gıda Güvenliği Modernizasyon Kanunu (FSMA) bu dev pazara ihracatı daha da zorlaştırıcı hükümler içeriyor. FSMA ile gıda güvenliğinde ortaya çıkan sorunlara müdahale etmek yerine, en başta sorunların oluşmasını engellemek hedefleniyor. Tehlikelerin belirlenmesi ve önleyici denetimlerin uygulanması için riski baz alan bir yaklaşım öngörülüyor. ABD’de 2017 yılında yürürlüğe girecek olan Gıda Güvenliği Kanunu ile Amerikan pazarında yer alacak ithal gıda ürünlerinde yeni bir denetim mekanizması işleyecek. Yeni dönemde, sağlıklı gıda kadar ambalajdan etikete hatta ürünlerin günlük tüketim miktarına dek çok incelikli şartlar aranacak.”

    “GÜVENİLİR VE KALİTELİ ÜRÜN”

    Türkiye’nin kuru incir ve kuru kayısıda dünyanın en büyük üreticisi, çekirdeksiz kuru üzümde ise ikinci büyük üreticisi olduğuna işaret eden Birol Celep sözlerini şöyle tamamladı: “Bu çerçevede bizler de alıcı pazarlardaki gelişmeleri takip etmek, gelişen ve değişen tüketici beklentilerine cevap verecek şekilde güvenilir ve kaliteli ürün üretmek zorundayız.”

    BİN 400’ÜN ÜZERİNDE KATILIM

    Kuru ve kabuklu meyveler için farklı oturumların düzenlendiği etkinlikte sektöre ilişkin son gelişmeler hakkında bilgi edinildi. Inter Global Board Cooperation Summit toplantısında Ece Tırkaz tarafından Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği adına bir sunum gerçekleştirildi. Konferansa bu yıl bin 400’ün üzerinde kişinin katılımı oldu. Türkiye’den de 83 temsilci etkinliğe katılırken Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’ni Yönetim Kurulu Başkanı Birol Celep, yönetim kurulu başkan yardımcıları Osman Öz ve Gürcan Şen, yönetim kurulu üyesi Ahmet Bilge Göksan ve Ege İhracatçı Birlikleri Tarım Şubesi Şefi Ece Tırkaz’dan oluşan heyet temsil etti.

  • Tüsiad’da Gelişim Üniversitesi Başarısı

    Girişimcilik Kültürünün genç beyinler arasında yaygınlaşması gerektiğinin önemine dikkat çeken “TÜSİAD Bu Gençlikte İş Var” yarışmasında Gelişim Üniversitesi üstün başarı gösterdi.

    TÜSİAD “Bu Gençlikte İş Var” yarışmasında ödüller, sahipleriyle buluşturdu. 7 ay süren zorlu yolculuğun büyük finali 5 Mayıs Perşembe günü Sabancı Senter’da gerçekleştirildi. 70 ilden 114 üniversitenin katılımıyla gerçekleşen yarışmada, lisans ve lisansüstü öğrenciler projelerini jüri üyelerine sundu. TÜSİAD Yönetim Kurulu Üyeleri ve Girişimcilik sektörünün önde gelen isimlerinin bulunduğu organizasyona, İstanbul Gelişim Üniversitesi’nden Mütevelli Heyet Başkanı Sayın Abdulkadir Gayretli, Rektör Prof. Dr. Burhan Aykaç, Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Ragıp Kutay Karaca, Meslek Yüksek Okulu (M.Y.O.) Müdürü Yrd. Doç. Dr. Erdal Şen, proje sahibi akademisyen ve öğrenciler katılım gösterdi.

    Açılış konuşmasını TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Cansen Başaran-Symes’in yaptığı yarışmanın final jüri üyeleri; Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı, MEF Üniversitesi Rektör Yardımcısı Erhan Erkut, Finansbank Yönetim Kurulu Başkanı ve Grup CEO’su Ömer Aras ve Boyner Grup Yönetim Kurulu Üyesi Ümit Nazlı Boyner oldu.

    “GELİŞİM ÜNİVERSİTESİ 1292 PROJE ARASINDAN İLK 14’ E GİRDİ”

    Yarışmada 1292 proje arasından 14 proje belirlendi. İstanbul Gelişim Üniversitesi, Gelişimciler Ekibinin üstün başarısı ile “Düğü Dünyası” adlı projesi ile İlk 14 proje arasında yerini aldı. Ardından büyük finalde yarışmak üzere seçilen 5 proje, Türkiye’nin en büyük firma ve yöneticilerinin rehberliğinde 2 aylık bir hazırlık süreci geçirdi. Yarışmada dereceye giren 5 finalist sahnede sunumlarının gerçekleştirdi. Aralarından belirlenen 3 finalist ise sırasıyla 75.000 TL, 50.000 TL ve 25.000 TL’lik ödüllerine kavuşturuldu.

    “EN FAZLA KATILIM GÖSTEREN ÜNİVERSİTELER ARASINDA 3.’LÜK ÖDÜLÜ GELİŞİM ÜNİVERSİTESİNE VERİLDİ”

    İstanbul Gelişim Üniversitesi, ilk 30 proje içerisine 2, ilk 14 proje içerisine ise 1 projenin sahibi olarak, 146 iş fikri ile başvuru yapan Gelişim Üniversitesi en çok katılım gösteren üniversite dalında 3.’lük ödülünü aldı. TÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi Bedii Can YÜCAOĞLU tarafından, başarılarından dolayı Gelişim Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Sayın Abdulkadir Gayretli’ye plaketi takdim edildi. Program sonuna doğru Mütevelli Heyet Başkanı Sayın Abdulkadir Gayretli, TÜSİAD Başkanı Cansen Başaran Symes, iş adamları Ali Koç ve Murat Özyeğin ile görüşmeler yapıldı. Yapılan görüşmelerde Gelişim Üniversitesi öğrencilerine ve çalışmalarına destek sözü alındı.

    Gençler arasında Girişimcilik ruhunu canlandırmayı hedefleyen TÜSİAD tarafından 2011, 2012 ve 2013 yıllarında da düzenlenen TÜSİAD “Bu Gençlikte İş Var” yarışmasında 2015-2016 döneminde ise toplam 3.195 kişi, 1.292 iş fikri başvurusu gerçekleşti.

  • Orta Kulak İltihabı Çocuklarda Gelişim Geriliği Nedeni

    Okul öncesi dönemdeki çocuklarda oldukça sık görülen orta kulak iltihabı, işitme ve konuşma becerisini etkileyerek yaşam kalitesini düşürüyor. Bu durum çocuklarda öğrenme becerisini etkiliyor ve gelişim geriliğine neden olabiliyor. Memorial Kayseri Hastanesi Kulak Burun Boğaz Bölümü’nden Op. Dr. Murat Koç, çocuklar için sosyal bir sorun haline de gelebilen orta kulak iltihabı ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.

    Bağışıklık sistemi düşük olan çocuklar daha çabuk etkileniyor

    Akut solunum yolu enfeksiyonları (ASYE), insan vücudunda burun ile akciğer arasındaki solunum sistemi organlarında aniden ortaya çıkarak, geçici iltihaba neden olmaktadır. ASYE, alt ve üst solunum yolu enfeksiyonları olarak ikiye ayrılmaktadır. Alt solunum yolları olarak kabul edilen gırtlağın altındaki bölgede; krup sendromları, akut bronşiyolit, akut bronşit ve zatürreye bağlı enfeksiyonlar görülmektedir. Üst solunum yolu enfeksiyonlarına (ÜSYE) ise % 80 oranında virüsler neden olmaktadır. Soğuk algınlığı, nezle, bademcik iltihabı, orta kulak iltihabı, bronşit ve zatürreye yol açan olan bu enfeksiyonlar, en çok bağışıklık sistemi düşük olan çocukları etkilemektedir. Yapılan araştırmalarda okul öncesi dönemdeki her çocuğun yılda 5-8 kez bu enfeksiyonlar nedeniyle doktora götürüldüğü belirlenmiştir.

    Çocuğunuzun ateşi 3 günden fazla sürüyorsa…

    Çocuklarda üst solunum yolu enfeksiyonları söz konusu olduğunda akla ilk olarak soğuk algınlığı gelmektedir. Çocukların topluca uzun süre bulunduğu kreş ve okullarda hastalığa neden olan bu virüslerin bulaşma riski yüksektir. Eylül ve Nisan ayları arasında görülen soğuk algınlığına 200’den fazla virüsün neden olduğu belirlenmiştir. Bu virüsler, üst solunum yoluna genellikle ikincil olarak yerleşirler ve sinüzit, orta kulak iltihabı, lenf bezi iltihabı ve zatürreye neden olabilir. Bu virüslerin neden olduğu hastalığın en önemli belirtileri; yüksek ateş, boğaz ağrısı, burun akıntısı ve öksürüktür. Ağır seyreden hastalık nedeniyle küçük çocuklarda solunum sıkıntısı ortaya çıkabilir. Yüksek ateş bazen 3 gün sürer ve ilk günün ardında burun akıntısı koyu bir hale gelir. 3 günden fazla devam eden ateş ise orta kulak iltihabının habercisi olabilir.

    Yüz felci ve menenjite de zemin hazırlayabiliyor

    Orta kulak iltihabı, çocukluk çağında en sık geçirilen hastalıklardandır. Okul öncesi çocukların % 85’i bir kez, % 50’sinin ise iki ya da daha fazla orta kulak iltihabı geçirdiği tespit edilmiştir. Çocuklarda östaki tüpünün kısa olması nedeniyle burun ve boğaz akıntılarının ve bakterilerin orta kulağa kolayca geçmesi sonucunda ortaya çıkan orta kulak iltihabı, 6-36 aylık arasındaki çocuklarda daha sık görülür. Geniz etinin östaki ağzını kapatması ve sık geçirilen viral enfeksiyonlar orta kulak iltihabına neden olur. Çocuklarda görülen üst solunum yolu enfeksiyonunun başlamasının ardından ateş ve ani işitme kaybıyla kendini belli eden orta kulak iltihabında, antibiyotik tedavisinin vakit geçirilmeden başlanması gerekir. Çocuklarda tedavi edilmeyen orta kulak iltihabı nedeniyle; yüz felci, menenjit ve beyin apsesi sorunları ortaya çıkabilir.

    Antibiyotik tedavisi sonuç vermiyorsa cerrahi yöntem ile başarı sağlanabilir

    Orta kulakta sıvı toplanması yani efüzyonlu otit söz konusu olduğunda, antibiyotik tedavisinden sonuç alınamazsa cerrahi müdahale yoluna başvurulur. Yapılan operasyonda kulak zarına atılan çizikten sonra takılan ventilasyon tüpü, orta kulağın havalanmasını sağlar. Aynı operasyonda orta kulak iltihabına neden olan geniz eti de alınır. Bu tüpler, 6-9 ay arasında işlevini yerine getirdikten sonra vücut tarafından atılır. Dış kulak yoluna atılan tüp, muayene sırasında doktor tarafından alınır. Vücut tarafından atılmayan tüpler ise lokal anestezi yardımıyla yapılacak işlemle vücut dışına çıkartılır. Tekrar eden tüp uygulamalarında ise T-tüpler kullanılır.