Etiket: Gelecek”

  • Sağlıklı Gelecek İçin Yürüyüş

    Kırklareli iline bağlı Lüleburgaz ilçesinde 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında ‘Sağlıklı Gelecek İçin Yürüyüş ve Söyleşi’ programı düzenlendi.

    Lüleburgaz Belediyesi ve Lüleburgaz Tıp Merkezi tarafından organize edilen söyleşi programı Gençlik Parkı’ndaki yürüyüşle başladı. Yürüyüşün ardından Diyetisyen Seda Bayram vatandaşlara sağlıklı yaşam ve dengeli beslenme hakkında önemli bilgiler verdi. İnsülin direncinin önemine dikkat çeken Seda Bayram, insülin direnciyle ilgili şu bilgileri verdi:

    “Az yiyor ama kilo veremiyor musunuz? Yeterli yerseniz de çabuk mu acıkıyorsunuz ya da doygunluk hissetmiyor musunuz? Sık sık tatlı yeme isteği de duyabilirsiniz? Tüm bunların sebebi insülin direnci olabilir. İnsülin direnci, pankreas tarafından üretilen normal miktarda insülinin yağ, kas ve karaciğer hücrelerinde gerekli veya yeterli tepkiyi oluşturamaması durumudur.”

    Çağımızın önemli hastalıklarından biri olan obezite hakkında da konuşan Seda Bayram, “Vücutta fazla miktarda yağ dokusu birikmesi sonucu ortaya çıkan ve mutlaka tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Yağ dokularının oranı, diğer dokulara göre artmıştır. Bireyin boy ve ağırlık ölçüleri alınıp bununla ilgili standartlarla kıyaslanabilir. Fazla kilolu olmak sizi, şu an için rahatsız etmiyor olabilir, ancak unutmayın ki, vücudunuzda birikmiş olan yağlar size sinsice tuzaklar hazırlıyor olabilir. Beslenmenizi bir kez daha gözden geçiriniz. ‘Ben halimden memnunum’ demeyin. Çünkü siz de sorunlarınızın farkında olmayabilirsiniz. Hekim ve diyetisyen desteği işinizi çok kolaylaştıracaktır” dedi.

    Diyetisyen Seda Bayram, kilo verme yöntemlerini de açıklayarak, “Yediğiniz besin miktarını azaltın, Aralarda atıştırmaktan kaçının. Düzenli yemek yiyin, öğün atlamayın, şekerli ve yağlı besinlerden kaçının. Yiyecekleri yavaş yiyin, iyi çiğneyin. Yemek tabağınızı küçültün, salata tabağınızı büyütün. Su tüketin. Alkollü içki, hazır meyve suyu yerine su, ayran, maden suyu tercih edin, aktivitenizi arttırın” diye konuştu.

  • Dünyanın Gelecek Moda Yüzünü Türk Doktor Seçiyor

    Antalya’da 19 Mart 2016 tarihinde gerçekleşecek olan “Future Fashion Face World” güzellik yarışmasına jüri üyesi olarak katılacak olan Estetik Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Mert Demirel, güzelleri altın orana göre seçeceğini açıkladı.

    Dr. Demirel, altın oran hakkında yaptığı açıklamada, “Altın oran, hayatın ta kendisidir. Ağacın gövdesinin dalına oranı, salyangozun spiralinin birbirine oranı doğa ana tarafından net olarak sınırları belirtilmiştir. Doğa müthiş bir düzen içerisinde kendi güzelliğini gösterir. Güzellik, gösteriş değil ahenktir, uyumdur. Hayatını güzelliğe adamış bir hekim olarak, benden bunu rica etmelerini isabetli buldum. Bana düşen, bu görevi bilimsel olarak gerçekleştirmek. Altın orana en yakın yüzü seçebilmek için titizlikle çalışacağım. Proporsiyon dediğimiz şey, kol, bacak, gövde uzunluklarının genişliklerinin birbirine olan oranlarıdır. İşte benim görevim, hem yüz hem de gövde proporsiyonlarını inceleyerek, en uygunu belirlemek olacaktır. Oyumu bu kurala göre belirleyeceğim” dedi.

    Gerçekleştirdiği estetik ameliyatlarında da de bu altın orandan faydalandığını belirten Op. Dr. Mert Demirel, “İdeale ulaşmak için Da Vinci’nin altın oranı bize çok yardımcı oluyor” diye konuştu.

    Seçilecek güzeller, tüm dünya ülkeleri dahil olmak üzere bizim ülkemizde de çeşitli mecralarda çalışma fırsatı bulacak.

  • Suriyeli Çocukların Gelecek Umudu AB Başkenti Brüksel’den Duyuldu

    Maya Vakfı’nın travma geçirmiş Suriyeli mülteci çocuklara yönelik olarak 2014 yılında başlattığı “Project Lift-Tut Elimi” adlı program, Avrupa’nın kalbi Brüksel’e taşındı. Suriyeli çocukların sanat terapisi yoluyla rehabilitasyonuna odaklanan program, Avrupa Parlamentosu’nda düzenlenen oturumda, örnek uygulama olarak anlatıldı.

    Suriyeli çocukların proje kapsamında yaptığı resimler ve sanatçı Kaan Çuhacı’nın fotoğraflarında oluşan “Bir Çocuğun Gözünden: Suriyeli Mülteci Hikayesi ve Empati” sergisi, Turkcell’in desteğiyle Brüksel’de izleyicilerle buluştu. 03-23 Mart tarihleri arasında açık kalacak sergi, uluslararası kamuoyundaki farkındalığın artırılması amacıyla, Türkiye’de farklı şehirlere ve dünyanın farklı ülkelerine taşınacak.

    Avrupa Birliği evlerini terk etmek ve ülkelerinden ayrılmak zorunda kalan Suriyelilere kapıları ne kadar açacaklarını tartışırken, Türkiye’de devletten sonra sivil toplum ve özel sektör de, Suriyeli göçmenlerin yaralarını sarmak ve hayatlarına sağlıklı biçimde devam edebilmelerini sağlamak için üzerlerine düşeni yapmaya devam ediyor. Suriyeli çocukların yaşadığı travmaları iyileştirmek amacıyla yola çıkan Maya Vakfı’nın, “Project Lift – Tut Elimi” projesi, Avrupa Parlamentosu Türkiye Dostluk Grubu’nun davetiyle Brüksel’de Avrupa Parlamentosu çatısı altında tartışıldı.

    Projeye desteğini açıklayan Turkcell, bu destekteki ilk adımını, travma terapisi gören çocukların resimlerinden ve sanatçı Kaan Çuhacı’nın fotoğraflarından oluşan “Bir Çocuğun Gözünden: Suriyeli Mülteci Hikâyesi ve Empati” sergisini Brüksel’de izleyicilerle buluşturarak attı.

    Zorlu yolculuğun ayak izleri Brüksel Güzel Sanatlar Merkezi Bozar’da fotoğraf sanatçısı Kaan Çuhacı’nın çocuklarla yaptığı fotoğraf çalışması durumun ciddiyetini tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor. Fotoğrafları Suriyeli çocukların ayak izlerinden oluşuyor, kat ettikleri mesafelere, evlerinden ne kadar uzak olduklarına dikkat çekiyor. Geri dönmelerinin mümkün olup olmadığını sorguluyor. Bu fotoğraflar, çocukların travma rehabilitasyonu sırasında çizdikleri resimlerle bir araya gelerek “Bir Çocuğun Gözünden: Suriyeli Mülteci Hikayesi ve Empati” adlı sergiyi meydana getiriyor.

    Sergi, Turkcell’in desteğiyle 3-23 Mart tarihleri arasında Brüksel’de açık kalacak. Daha sonra Suriyelilerin sadece hayatta kalmalarının değil rehabilitasyonla hayata yeniden başlamalarına imkan verilmesinin önemini vurgulamak ve bu konuda farkındalık oluşturmak amacıyla, Türkiye ve dünyanın farklı ülkelerine taşınacak.

    KALPTEN GELEN BİR FİKİRDEN BİR VAKFIN KURULUŞUNA

    2014 yılında Emir Özsüer’in henüz 16 yaşındayken girişimiyle başlayan Project Lift travma rehabilitasyon programı ve programın Suriyeli mülteciler için geliştirilen “Tut Elimi Projesi” zaman içinde gelişerek Maya Vakfı’nın kurulmasına yol açtı. Çocukluk ve gençliklerini özgür, güvenli ve üretken bir ortamda yaşamış, sağlıklı bireylerden oluşan bir toplum yaratmak hayaliyle kurulan vakıf, hayata geçireceği projeleri önümüzdeki günlerde çeşitlendirecek ve farklı kurumlarla işbirliği içinde sürdürecek.

    Kuruluş aşamasıyla ilgili Maya Vakfı Kurucu Başkanı Esra Özsüer, “İki sene önce mülteci konusunda fazla bilgi sahibi olunmayan, konudan uzak durulan bir dönemde projeyi başlatarak çocukların geleceklerini değiştirmek adına bir seçim yaptık. Uzman travma terapistleri ile geliştirilen programla mülteci çocukların kendilerine ve geleceğe güvenmeleri, hayata bağlanmaları ve yeniden hayaller kurabilmelerini sağlayabilmeleri için destek oluyoruz. Bu projenin başta mülteci çocuklar olmak üzere travmaya maruz kalmış tüm çocuklar için yaygınlaştırılması için çalışıyoruz” dedi.

    Project Lift programının travmaya maruz kalmış çocuklara yönelik yenilikçi bakış açısı yerel ve uluslararası kuruluşlar tarafından dikkat çekerek vakfın hem Türkiye’de çeşitli ortaklıklar kurması hem de Vakfın Avrupa Parlamentosu’nda mülteci konusuyla ilgili bir konferans düzenlemesini sağladı. Project Lift – Tut Elimi projesi kapsamında haziran ayından bu yana Birleşmiş Milletler Mülteci Yüksek Komiserliği (UNCHR) ile işbirliği içinde olan vakıf, Project Lift – Kalp Kalbe projesiyle yine travma alanında farklı popülasyonlarla çalışmaya devam edecek.

    Ayrı ayrı girişimlerle işin ucundan tutmak yerine devlet kuruluşları, yerel ve uluslararası sivil toplum kuruluşlarının hep beraber çalışması gerektiğine inandığının altını çizen Esra Özsüer, hem mülteci konusunda hem de böyle uluslararası bir sorunda bir arada çalışmanın önemini anlatmak için Turkcell ile ortak hareket etmeye başladıklarını ve Avrupa’da bulunduklarını belirtti.

    Avrupalı parlamenterlerin ve üst düzey uluslararası davetlilerin katıldığı konferansta ve sergi açılışında, özellikle mülteci çocukların, etkisi yıllarca sürecek ağır travmalara maruz kaldığı ve dünyanın bu konuya daha fazla eğilmesi gerektiği vurgulandı.

    “İNSANLIK GÖÇLE GELİŞTİ, DUVARLARA DEĞİL ENTEGRASYONA İHTİYACIMIZ VAR”

    Brüksel’de basın ile bir araya gelen Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu, kurulduğu günden bu yana toplumsal fayda oluşturma odağına öncelik veren Turkcell’in Suriyeli mülteciler konusunda da aynı hassasiyeti gösterdiğini söyledi. Terzioğlu, “İnsanlık olarak varlığımızı göçe borçluyuz, insanlık böyle gelişti. Biz Türkiye’de hem göçün yarattığı travmayı, hem de yeni bir başlangıçtan doğacak imkanları çok iyi biliyoruz; çünkü hemen hepimizin ailesinde bir göç hikayesi var. Bugün Suriye’nin karşı karşıya olduğu trajedide, zaman insanlara ’gelmeyin’ deme zamanı değil, onları kucaklayarak toplumdaki varlıklarını değerli kılma zamanı. Maya Vakfı’nın projesi tam da buna odaklanıyor ve bu özelliğiyle başta Avrupa Birliği olmak üzere tüm dünyaya örnek oluyor. Maya Vakfı’na, bize de projeye destek olma ve bu değeri paylaşma fırsatı verdikleri için teşekkür ediyorum. Umarız bu proje örnek olur ve dünyanın her yerinden başka emirler de çıkar” dedi.

    Terzioğlu, Turkcell’in Suriye’den kaçışın başladığı günlerden bu yana sınır bölgesindeki altyapı hizmetlerini artırdığını vurguladı. Türkiye’deki 2,7 milyona yakın Suriyelinin 1,2 milyonuna Turkcell’in hizmet verdiğini söyleyen Terzioğlu, mobil iletişimin Suriyeli göçmenleri hayata, sevdiklerine, yeni iş imkanlarına ve hayata yeniden başlama fırsatlarına bağladığının altını çizdi.

    Turkcell’in Türkiye’de Arapça çağrı merkezi hizmeti veren tek şirket olduğunu belirten Terzioğlu, Siirt’teki bu merkezin ve bayilerdeki Arapça konuşan çalışanların, Suriyeli mültecilerin sorunlarını çözmek için seferber olduğunu anlattı.

    ‘CEP’TEN TÜRKÇE ÖĞRENECEKLER

    Turkcell önümüzdeki dönemde Suriyeli mülteciler için yeni bir eğitim programına imza atmaya hazırlanıyor. Turkcell tarafından çalışmalarına başlanan uygulama tamamlandığında, mülteciler hem cep telefonlarından Türkçe öğrenecek, hem Türk kültürüne adaptasyona yardımcı olacak içeriklere ulaşabilecek. Terzioğlu, “Bu süreçte nasıl hareket ettiğimiz, ortak geleceğimizin nasıl olacağının bir göstergesi olacak. Bugünkü Suriyeli göçmenlerin aralarından gelecekte bir astronotun veya bir girişimcinin çıkması bizim elimizde. Umuda, desteğe ihtiyacı olan bu insanların duvarlara değil entegrasyona ihtiyacı var. Biz bu konuda üzerimize düşeni yapmaya ve iletişim dünyasının imkanlarını en iyi biçimde kullanmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

    KUTU 1

    Hayat Kurtaran Çağrı Merkezi

    Turkcell Arapça Çağrı Merkezi faaliyete geçtiği 2014 yılından bu yana çağrı merkezinden çok bir adaptasyon merkezi gibi çalışmaya devam ediyor. Gün içinde pek çok farklı talep alan çağrı merkezi çalışanları, ihtiyaçların karşılanması için her alanda çalışıyor. Merkez çalışanları bazen hayat kurtarırken, bazen de sağlık ocağında doktor ile hasta arasında tercümanlık yapıyor.

    Geçtiğimiz yıl çağrı merkezini arayan bir Suriyelinin, Çanakkale’den bota binmek üzere olduğu anlaşıldı. Turkcell çağrı merkezi çalışanının bu yolculuğun tehlikeleri üzerine yaptığı uyarılara teşekkür ederek telefonu kapatan Suriyeli, 2 gün sonra aynı Turkcell görevlisini arayarak tehlikeli yolculuktan vazgeçtiğini söyledi ve çağrı merkezi çalışanına, kendisini uyardığı ve hayatını kurtardığı için minnettar olduğunu iletti.

    Sağlık ocağına giden bir diğer Suriyeli, Türkçe konuşamadığı için kendisini ifade etmekte zorlandı ve Turkcell çağrı merkezini aradı. Hastanın durumunu ve bilgilerini öğrenen çağrı merkezi çalışanı aldığı bilgileri doktora aktararak tüm iletişimin kurulmasını sağladı.

    KUTU 2

    Suriyeli Çocukların İç Dünyaları ve Hayalleri, Dünyaya Taşınacak

    Maya Vakfı bünyesinde oluşturulan “Project Lift – Tut Elimi” travma rehabilitasyon programında, Suriyeli çocukların yaşadıkları travmaların etkilerini azaltmak için uzman klinik psikologlar aracılığıyla sanat terapileri metodu kullanılarak çocuklara psikolojik iyileştirme becerileri öğretiliyor.

    Çocuklar resim, müzik ve dans aracılığıyla kendilerini ifade etme ve yaşadıkları travmalarla başa çıkma yöntemlerini öğreniyorlar. Dışa vurmayı başardıkları duygular seanslar sırasında terapistler tarafından gözlemlenerek, iyileştirici müdahaleler yapılıyor. Project Lift programı klinik direktörü, uzman travma ve sanat terapisti Leyla Akca kullandıkları yöntemin sadece eğlendirme amaçlı bir sanat aktivitesi olmadığının altını çizerek, “Travma geçirmiş çocukların günlük hayatlarına sağlıklı bir şekilde devam edebilmeleri, beslenme, barınma ve eğitim gibi diğer kurumlar tarafından karşılanan temel ihtiyaçlardan etkin bir şekilde faydalanabilmeleri için, algılarının ve zihinsel fonksiyonlarının düzgün çalışması gerekmektedir. Project Lift kurgusunda travma rehabilitasyonu için sanatı bir araç olarak kullanıyoruz. Resim ile görsel, müzik ile işitsel, dans terapisi ile de beden-zihin bağlantısını kurmalarını sağlamaya çalışıyoruz. Kısa zamanda aynı temayı üç sanat dalı üzerinden işlememiz çocukların içselleştirmelerini kolaylaştırıyor böylece onların travmayla baş edebilme gücü kazanmaları ve dayanıklılıklarının gelişmelerini sağlıyoruz” dedi.

  • 3g Gelecek Gençlerle Gelecek Projesi Tanıtıldı

    Adıyaman Altınbaşak Eğitim ve Kültür Derneği tarafından yürütülen Gençlik ve Spor Bankalığı ile Gençlik Projeleri Destek Programı tarafından desteklenen 3G Gelecek Gençlerle Gelecek Projesi tanıtıldı.

    Adıyaman Altınbaşak Eğitim ve Kültür Derneği Binasında yapılan proje tanıtım açılışına, Adıyaman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Talha Gönüllü, Adıyaman Belediye Başkan Yardımcısı Sait Kutlu, Halk Eğitim Merkezi Müdürü Aziz Özbilgiç, Adıyaman Altınbaşak Eğitim ve Kültür Derneği Başkanı İlyas Buçakçı, Adıyaman Spor Şube Müdürü Yaşar Sarıkaya ve dernek üyeleri katıldı.

    12 ay boyunca faaliyet gösteren proje, okunan dualar eşliğinde açılışa katılan protokol üyeleri tarafından açıldı. Proje sonrası proje için hazırlanan dernek binası protokol üyeleri tarafından gezilerek incelendi. Yapılan incelemelerin ardından proje hakkında protokol üyelerine bilgiler verildi. Dernek görevlileri tarafından proje hakkında verilen bilgilerde, “3G Gelecek Gençlerle Gelecek projesiyle, alanında uzman eğitimcilerin rehberliğinde geleceğin teminatı olan gençlere, ülkemizin dinamik yapısında ne kadar önemli bir yere sahip olduklarını göstermek ve değerler eğitimi öncülüğünde insani değerlere sahip, özgüveni yüksek, cesaretli, bilgili, sosyal çevreye uyumlu, ailesi ile barışık, tarihini bilen ve ecdadını tanıyan fertler yetiştirmektir. Adıyaman Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, Adıyaman İl Sağlık Müdürlüğü, Adıyaman Halk Eğitim Merkezi, Adıyaman Müftülüğü ve Türkiye Petrolleri gibi kamu kuruluşlarının katkısı ile gençlerde sigara, alkol ve madde bağımlılığı gibi kötü alışkanlıklara karşı sanatsal, kültürel ve sportif faaliyetlerle farkındalık oluşturmaktır. Tarihi bilinci eksik, geçmişini bilmeyen gençlerin, Osmanlı Türkçesi kurslarıyla tarihini asıl kaynağından okuyabilen milli ve manevi değerlere bağlı bireyler olarak yetişmesine katkıda bulunmaktır. Sosyal medya ve internetin getirmiş olduğu teknoloji bağımlılığından kurtulamayan gençlere ideal bir eğitim ortamı oluşturmakla onların doğru teknoloji kullanımına sahip bireyler olarak yetişmesine katkıda bulunmaktır. Adıyaman Belediyesi’nin katkılarıyla bölgemizin tarihini, doğal güzelliklerini, milli ve manevi büyüklerimizi ve bize kazandırdıklarını geziler düzenleyerek tanıttırmaktır. Sportif faaliyetler düzenleyerek sorumluluk duygusu, öfkeyi kontrol edebilme gibi kendisinin toplum tarafından kabulünü sağlayacak olumlu davranışlar geliştirmesini sağlamak ve toplumsal faaliyetlerde grup sorumluluğu kazanarak kurallara uymanın önemini kavratmaktır” denildi.

  • Burdur’da ÇOGEP’le Güvenli Gelecek Projesi

    Burdur Emniyet Müdürlüğü tarafından çocuk ve gençlerin suça sürüklenmesinin önlenmesi amacıyla Güvenli Hayat ve Güvenli Gelecek için Çocuk ve Gençler Sosyal Koruma ve Destek Programı (ÇOGEP) projesi hazırlandı.

    Burdur İl Emniyet Müdürlüğü tarafından, çocuk ve gençlerin suça sürüklenmesinin önlenmesi amacıyla hazırlanan ÇOGEP projesi Belediye Konferans ve Sergi Salonu’nda tanıtıldı. Tanıtım ve protokol törenine Vali Hasan Kürklü, Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, Cumhuriyet Başsavcısı Sadi Doğan, Baro Başkanı Ramazan Gedik, İl Jandarma Komutanı J. Albay Tayfun Dündar, İl Emniyet Müdürü Eyüp Özüdoğru, İl Genel Meclisi Osman Karakaya ve öğrenciler katıldı. Emniyet Müdürlüğü Personeli tarafından yapılan tanıtımın ardından İl Emniyet Müdürü Eyüp Özüdoğru, huzur ve güven ortamı olmadan iş hayatı, sosyal hayat, eğitim gibi hiç bir faaliyetin istenilen düzeyde olmadığını işaret ederek, bunun bilincinde olunduğunu ve emniyet teşkilatı olarak güvenlik hizmetlerini yürütürken, toplumun desteğinin gerektiğini dile getirdi. Emniyet Müdürü Özüdoğru, ” suç işlemeden, suç işlemeye niyetli kişilere karşı caydırıcı çalışmaların yapılması, toplumun bu konuda bilgilendirilmesi önleyici polislik hizmetleri kapsamında yürütülen faaliyetleri ihtiva etmektedir. Yapılan bu çalışmalar; olası mağduriyetlerin önüne geçilmesi, vatandaşın geleceğe dönük güvenlik kaygılarını ve her an bir suçla yüz yüze gelme beklentisini ortadan kaldırılması bakımından büyük önem taşımaktadır” dedi.

    ÇOGEP Projesinin, Burdur için çok önemli olduğunu kaydeden Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz ise, “Burdur güvenli ve yaşanabilir anlamda yaşamı kolaylaştırılmış ama bir o kadarda kirliliğe çabuk ulaşabilir durumda olan bir şehir. Çünkü kendimizi güvende hissediyoruz. Güvende hissettiğimiz içinde bir takım önlemleri, birilerin almasını bekliyoruz. Ailelerden başlamak üzere, ilgili yetkili kurumlar burada üzerine düşen sorumlulukları yerine getirecek olursa gençlerimizi hem el becerilerini, hem eğitim yönünden istediğimiz seviyeye ulaştıracağımıza inanıyorum.”

    Burdur Valisi Hasan Kürklü de sağlam bir toplum düzenin en temel ve en önemli yapı taşını ailenin oluşturduğuna vurgu yaptı. Vali Kürklü, “Bu çaba, hem ailelerin hem de ilgili kurumların sorumluluk alanlarına giren ve hassasiyetle üzerinde durulması gereken meşakkatli bir süreci karşımıza çıkarmaktadır. Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın ve gençlerimizin modern teknoloji ve imkanlar kullanılarak yetiştirilmesi, çağın ihtiyaçlarına cevap verebilecek donanımlı bireyler haline getirilmelere en büyük arzumuzdur. Bunun yanında çocuklarımızı suça sürükleyebilecek olumsuzlukların ortadan kaldırılması, zararlı alışkanlıklar kazanmalarının önüne geçilmesi de ayrıca hassasiyet gösterilmesi gereken bir husustur” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından Vali Hasan Kürklü, Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, İl Emniyet Müdürü Eyüp Özüdoğru, İl Milli Eğitim Müdürü Mahmut Bayram ve Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Nurdan Kamal tarafından protokol taraflarca imzalandı.