Etiket: Geleceğine

  • Gaziantep’te “Gençler Geleceğine Karar Veriyor” paneli

    GAZİANTEP (İHA) – Eski Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış, “Allah korusun 16 Nisan’da evet oyu 49.5’te kalırsa, Türkiye 10 yıl belini doğrultamaz” dedi.

    Egemen Bağış, Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) ile Akil Gençler Platformu tarafından düzenlenen “Gençler Geleceğine Karar Veriyor” konulu panele katıldı. 15 Temmuz gecesi yaşananların darbe girişimi olmadığını söyleyen Bağış, amacın kargaşa hatta mümkünse iç savaş çıkartmak olduğunu belirterek, “Ben 15 Temmuz’da yaşadığımıza darbe girişimi demeyi doğru bulmuyorum. Çünkü 15 Temmuz’da, darbe yaptırma konusunda dünyanın en tecrübeli istihbarat örgütü, darbe yapma konusundaki en tecrübeli orduya bu kadar acemice bir iş yaptırmazdı. 15 Temmuz’da asıl hedef, Türkiye’de bir kargaşa, mümkünse bir iç savaş çıkartmak. O kargaşa ortamında bu milleti birbirine kırdırmaktı. Güneydoğu’da ki haritaları değiştirmekti. İsrail’i yerelde koruyacak büyük bir Kürt devleti oluşturmak. Bir Nusayri Devleti oluşturmak, Suriye ve Irak’ı parçalayarak, Türkiye’yi de istikrarsızlaştırarak, buna seyirci kalmaya zorlamaktı. Allah’ın hesabı, bunların tuzaklarının üzerine galip geldi yine” diye konuştu.

    CHP’yi eleştiren Bağış, “Milletin kendi değerlerinden kopuk, milletin vicdanında yargılanıp müebbet muhalefete mahkum olmuş CHP zihniyeti, bugün o vesayet rejiminin sözcülüğünü üstlenmiş durumda. Bir yanında FETÖ, bir yanında PKK. Diğer yanında da Türkiye’de milletin güçlenmesinden rahatsız olan çevreler. Allah korusun ama 16 Nisan’da evet oyu 49.5’te kalırsa, Türkiye 10 yıl belini doğrultamaz” ifadelerini kullandı.

    Referandum sonucu tahmini

    Bağış, evet oyu oranı ile alakalı tahminde de bulunarak, “Ben, bu paket mecliste görüşülürken, aslen Siirtli olduğum için 56,56 ile geçer diyordum. Ama gördüğüm tablo Van’a doğru gidiyoruz. 65,65’e doğru gidiyoruz” dedi.

    “Yatırım ve sermaye güvercin gibidir”

    Panele katılan bir öğrencinin referandum sonrası işsizliğin sona erip ermeyeceği şeklindeki sorusunu cevaplandıran Bağış, yatırım ve sermayenin, güvercin gibi tedirgin olduğunu ifade ederek, “İş bulabilmek, ekonominin büyümesine bağlıdır. Ekonominin büyüyebilmesi için ise istikrar gereklidir. Çünkü yatırım, sermaye, güvercin gibidir. Tedirgin olduğu yerde durmaz. Kendini emniyette hissettiği yere konar” şeklinde konuştu.

    Erdoğan’ın doğum gününü kutladı

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeni yaşını kutlayan Bağış sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Cumhurbaşkanımız, bugün 63. doğum gününü kutluyor. Allah uzun ömürler versin. Gaziantep’ten doğum günün kutluyoruz. Cumhurbaşkanımız 15 yaşından beri kendini, bu millete, bu ülkeye, bu bayrağa, bu vatana ve bu devlete adamış bir lider.”

    Türkiye’nin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın cesaret ve kararlığı sayesinde bugünlere geldiğini kaydeden Bağış, “Eğer Recep Tayyip Erdoğan’ı anlamak isterseniz, inandığınız konularda pes etmemek gerektiğini çok iyi anlarsınız. 40’a yakın suikast girişimini atlatmış bir önder, bir siyasetçi, bir lider olarak, ‘Allah’tan başka kimseden korkmayız’, ‘Rüku ve secdeden başka hiçbir şekilde başımızı eğmeyiz’ diyen bir yönetici olarak, o inanmışlığın neticesinde bu noktaya gelinmiştir” ifadelerini kullandı.

    “Ülkemize verilen misyon, ’çantada keklik’ bir müttefik olmamızdı”

    Türkiye’ye, Osmanlı Devleti’nin son dönemindeki gibi hasta adam misyonu yüklemek istediğini ifade eden Bağış, “1923’ten sonra kurulan Türkiye Cumhuriyeti’ne dış güçlerin verdiği misyon, özellikle NATO’ya katılmamızdan sonra yani 1950 yıllardan sonra çantada keklik bir müttefik olmamızdı. Ama 2002’den itibaren Batı’nın bize biçtiği, ’Ne olsun, ne de ölsün’ anlayışından rahatsız olan AK Parti iktidarı, önce Türkiye’nin içerisinde hamlelerle bu ülkeyi güçlendirmeye kalktı. Yabancılar, o aşağılık aklın mensupları, Türkiye’yi büyüdükçe budanan, kurudukça sulanan ağaca benzetirken, biz kendi içerimizde ekonomik büyümeyi sağladık. Dünya tarihinde çok azdır, bir ülkenin 10 yıl gibi kısa süre içerisinde kişi başına düşen gelirini 3 kat arttırması. Türkiye özetle ’one minute’ demeye başladı. Onların gözünde artık öngörülemeyen bir Türkiye, öngörülemeyen bir lider vardı. Sadece kendi ülkesinde değil, kendi bölgesinde de değil, çok büyük bir coğrafyada insanların umudu haline gelen Recep Tayyip Erdoğan fenomeni birilerini rahatsız etti” dedi.

    Avrupa’da arıza çıkaranlara baklava önerisi

    Bağış, AB Bakanlığı yaptığı dönemde arıza çıkaran Avrupa ülkelerine, Antep baklavasını önerdiğini söyledi. Yunanistan’ın markajına rağmen AB’ye Antep baklavasını tescil etmeyi başardığını da anlatan Bağış, “Avrupa’da Türkiye’ye karşı arıza çıkarmaya kalkanlara, ‘Baklavamızın tadına bakın sizin de moraliniz yerine gelir’ dedim. Ve Allah nasip etti. Bakanlığı bırakmadan 3 gün evvel, AB Komisyonu’na Antep baklavasını tescil ettirdim. Yunanların kendilerine kapmaya çalıştığı baklava ismini, Gaziantep baklavası, coğrafi tanım olarak AB kayıtlarına geçtik. Yok öyle yağma, bizden öğrendiği baklavayı kötü yapan Yunanlı, onu sahiplenmeye kalkacak. Yedirmezler, biz de yedirmedik Elhamdülillah” diye konuştu.

    “Ahmet Necdet Sezer, hacca gitti diye arkadaşı ile dostluğunu bitirdi”

    Bağış, güvenoyu ile alakalı bir soru üzerine eski Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in 40 yıllık bir arkadaşı ile sadece hacca gidip, geldi diye dostluğunu bitirdiğini ileri sürdü. Güvenoyunun kaldırılması ile birlikte rant fırsatçılarının da oyununun bozulacağını anlatan Bağış, sözlerine şöyle devam etti:

    “Sizin adınıza bir takım vesayet kurumları, sizi bahane ederek, kendilerine bir rant oluşturabilme fırsatını kaybetmiş olacaklar. Gensoru olmayacak. Soru önergeleri, araştırma komisyonları olacak. TBMM’de muhalefetin kanun çıkarmayı engelleyici çalışmaların önüne geçilecek. Necdet Sezer’in partisi yoktu, ama ideolojisi vardı. İdeolojisinden asla taviz vermezdi. 40 yıllık, can ciğer, kuzu sarması dostu olan bir arkadaşı ile hacca gidip geldi diye dostluğunu bitirdi. Yakışan da odur. Bu yüzünden bu paket Türkiye’nin bir çok konuda sorunlarını çözecek.”

    “Askere farklı sivile farklı yargı dönemi bitiyor”

    Bağış, yeni anayasa paketi ile yargıda eşitsizliğin de biteceğini anlatarak, “En önemli maddelerden bir tanesi. Yargıdaki eşitsizlik bitiyor. Yargı hem tarafsız hem bağımsız oluyor. Askere farklı, sivile yargı dönemi bitiyor” ifadelerini kullandı.

    Egemen Bağış, “Askeri anayasa ile asgari demokrasi olur. Askeri anayasalarla, darbe anayasalarıyla demokrasiyi yaşatmaya kalkarsanız, 1960 darbesini ve yaşadığımız o acıların tekrar ettiğini görürsünüz” şeklinde konuştu.

    “Gençler, vatan mevzu bahis olduğunda alanları bizden önce doldurdu”

    GAÜN Rektörü Prof. Dr. Ali Gür ise Türkiye’de Apolitik nesiller yetiştirilmek istendiğini belirterek, “Sevgili gençler, fikrimiz yok mu, yaşamıyor muyuz? Aklımız var. O zaman bir fikrimiz var. Fikirsiz insan olmaz. Apolitik dediğiniz affınıza sığınarak söylüyorum. Suya sabuna dokunmayan ot gibi yaşam. Bunu istiyor musunuz? Hayır. İstemiyoruz. Niye böyle bir öngörü sunuldu bize. Apolitiklikten kasıt onların beyni boş olsun ki, ’Biz istediğimiz gibi, istediğimiz yere evirip, çevirelim. Fast fooda alışmış olan sevgili gençlerimiz internet hızıyla, haz ve hız arasında gidip gelen, hep bu hayatı yaşayan gençlik olsun’ istediler. Kısmen de başarmıştılar. Ne zaman ki, vatan mevzu bahis oldu, hiç tereddüt etmeden bizlerin de acaba, ’Bu nesil mi bizleri kurtaracak? Geleceğimizi bu nesle mi atfedeceğiz?’ dediğimiz o günlerde, 15 Temmuz gecesi siz meydanları bizden önce doldurarak, vatan mevzu bahis olduğu zaman tereddüt etmeyeceğinizi net olarak ortaya koydunuz” diye konuştu.

    Program sonunda ise gençler Bağış ve Rektör Gür’e plaket vererek teşekkür etti.

  • İlkadım geleceğine sahip çıktı

    İlkadım Belediyesi tarafından başlatılan “Geleceğimize Sahip Çıkalım” projesi kapsamında bugüne kadar toplam 15 ton atık yağ toplandı.

    İlkadım’da “Geleceğimize Sahip Çıkalım” projesinin bilgilendirme toplantısı Ihlamur Kafede yapıldı. 31 okuldan 29 bin 809 öğrencinin katıldığı ve bu zamana kadar 15 ton atık yağın toplandığı projenin bilgilendirme toplantısında bugüne kadar yapılan faaliyetler ve bundan sonra yapılabilecek değişiklikler için fikir alışverişinde bulunuldu. Halk Sağlığı İl Müdürlüğü Çevre ve Çalışan Sağlığı Şube Müdürü Uzm. Dr. Duygu Erol Suvacı atık yağların zararları hakkında sunum yaptı.

    Projeyi tüm şehre yayabileceklerini belirten Samsun Valisi İbrahim Şahin, “İlkadım Belediyesi çok güzel bir projeye imza attı. Burada Türkiye’de ilk kez ortaya koyulan projeler ele alınıyor. Daha önce başlatılan geri dönüşüm projeleri de başarıyla sonuçlandı. Bu tarz projelere gönül verirseniz başarılı oluyor yoksa başarılı olunmuyor. Proje 31 ilkokul ve ortaokulda başlatıldı. Çok ciddi anlamda atık yağ toplandı. 1 litre yağ 1 milyon litre temiz suyu kirletiyor. Atık yağların ne kadar zarar verdiğini çocuklarımıza öğretirsek bunlar geri dönüşüme katılacak. 2050 yılında enerji duyulan ihtiyaç daha da artacak. Onun için atık yağların toprağa, kanalizasyona boşaltılmasını engelleyip biyodizele dönüştürmememiz ve enerji elde etmemiz lazım. Bu projede Halk Sağlığı Müdürlüğü ve Milli Eğitim Müdürlüğünün de çok büyük katkıları var. Bu tarz projeler şu anda İlkadım sınırları içerisinde devam ediyor ama tüm Samsun’a bunu yaymayı düşünüyoruz. Nisan ayında bu proje sonlandığında yeni bir proje ile bütün ilçe belediye başkanlarını bir araya getirerek bu projeyi seferberlik ruhuyla Samsun genelinde uygularız. Bu güzel ortamı oluşturan İlkadım Belediyesine, projede katkıları olan herkese teşekkür ediyorum” dedi.

    Toplantıya ayrıca Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Rektörü Prof. Dr. Sait Bilgiç, İlkadım Belediye Başkanı Erdoğan Tok, Halk Sağlığı İl Müdürü Dr. Mustafa Kasapoğlu ve Milli Eğitim İl Müdürü Coşkun Esen katıldı.

  • Yıldırım geleceğine sahip çıkıyor

    Çevre alanında önemli projelere imza atan Yıldırım Belediyesi, geri dönüşüm ve atık yönetimi çalışmaları ile ilçenin çehresini değiştiriyor.

    Türkiye’de geri dönüşümde Avrupa standartlarını sağlayan öncü kurumlardan olan Yıldırım Belediyesi, 2016 Ocak ayından itibaren 18 bin 318 ton ambalaj atığı, 778 ton cam atığı, 2 bin 560 kilogram atık pil topladı. Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü ekipleri ayrıca 16 bin 43 kilogram bitkisel yağ atığının yanı sıra bin 772 adet elektrik ve elektronik atık ve 8 bin 215 adet ömrünü tamamlamış lastik topladı.

    İlçede çevrenin korunması ve atıkların geri dönüştürülerek ekonomiye yeniden kazandırılmasının hizmet politikalarında önemli bir yer tuttuğunu söyleyen Belediye Başkanı İsmail Hakkı Edebali, “Su ve toprağa karışan pil ve nebati yağlar doğaya telafisi zor zararlar veriyor. İnsan sağlığını riske sokan durumların önüne geçmeye devam ediyoruz. Ülkemizde her sene sadece yaklaşık 2 milyon ton bitkisel yağ tüketiliyor. Bir litre atık yağ 5 milyon metreküp suyu kullanılmaz hale getirirken, bir adet küçük kalem pil yaklaşık 4 metrekare toprağı kirletiyor. Ayrıca başta plastik ve metal atıklar doğada yok olma süreleri binlerce yılı bulabiliyor. Bütün bu olumsuzlukların önüne geçebilmek için atıkları toplayarak geri dönüşüm sayesinde hem çevremizi koruyor hem de ekonomimize artı değer katıyoruz” diye konuştu.

  • Bakan Yılmaz; “Bu millet evlatlarının geleceğine ve aydınlık Türkiye’ye sahip çıktı”

    Milli Eğitim Bakanı Dr. İsmet Yılmaz, Türkiye ekonomisinin 90’lı yıllardan bugüne çok büyük bir mesafe kat ettiğini belirterek, “Türkiye’deki bugün yaşanan birçok rahatsızlığın sebebi faiz giderini azaltaraktan millete hizmet olarak döndürülmesidir” dedi.

    Milli Eğitim Bakanı Dr. İsmet Yılmaz, Adnan Menderes Üniversitesi’nin 25. Akademik Yılı açılışına katıldı. Atatürk Kongre Merkezi’nde gerçekleşen açılışa Vali Ömer Faruk Koçak, AK Parti Aydın Milletvekili Mehmet Erdem, Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, ADÜ Rektörü Prof. Dr. Cavit Bircan, akademik ve idari kadro ile öğrencilerin yanı sıra çık sayıda davetli katıldı.

    ADÜ 25. Yıl tanıtım filmi ve müzik dinletisiyle başlayan törende konuşan ADÜ Rektörü Prof. Dr. Cavit Bircan, Bakan Yılmaz’ın özel kaleminin yaptığı bir yanlışlık nedeniyle ADÜ’nün akademik yılı açılışına katılmasına “Özel kaleminizi çok seviyoruz” sözleriyle teşekkür etti. ADÜ’nün farklı bir üniversite olmayı hedeflediğini belirten Bircan, “Bütün bilimsel aktivitelerimizi rutinden çıkartıp, artık dünyanın egemen olduğu bu değiştiği dönemde, paradikmalar ve yönetim tarzlarının değiştiği, insanlara bakış açılarının değiştiği dönemde biz de üniversite olarak buna öncü olmak zorundayız. Burada ön büyük tıkanıklık nedir diye sorsanız; bence mevzuatlardır. Her yerde söylediğim gibi; Türkiye bir mevzuat cehennemidir. Bu mevzuat cehenneminden kurtulmanın tek yolu da sistem değişikliğidir. Sistem değişikliği bizi rahatlatacak, önümüzü açacak, işlerimizi kolaylaştıracaktır. Sayın Cumhurbaşkanımız buraya geldiği zaman bana; ‘Hocam, bu üniversiteyi Adnan Menderes’e yakışır bir hale getir’ dedi. Biz de o gün bugündür görevde bulunduğumuz 2 sene boyunca FETÖ’sü, 1128 akademisyeni gibi karşılaştığımız tüm olumsuzluklara rağmen kendi üzerimize düşen sorumlulukları en iyi şekilde yapmaya çalışıyoruz” dedi.

    ADÜ’nün Türkiye’nin en köklü üniversitelerinden birisi olduğuna işaret eden Vali Ömer Koçak da, “Eğer bilim dünyası nitelikli bilgi üretip, bu nitelikli bilgiyi nitelikli kararlar alabilmek için idarecilere ulaştırabilirse ve iş dünyasına bunu ulaştırabilirse orada kalkınma gerçekleşebilir. Bizim üniversitelerden beklentimiz hem ülkemizin hem de şehirlerimizin kalkınması için bu katkıyı vermesidir. En köklü üniversitelerimizden birisi olan Adnan Menderes Üniversitesi de kurulduğu günden bu yana şehrimize bu katkıyı vermeye devam ediyor” diye konuştu.

    Özel kaleminin neden olduğu yanlış anlaşılma ve bu nedenle ADÜ açılışının bir hafta ertelenmesine değinerek konuşmasına başlayan Bakan Yılmaz, “Özel kalemime ‘Aydın Üniversitesi’nin açılışına katılalım’ deyince, ilk olarak Aydın’daki üniversite akla gelmiş. İstanbul Aydın Üniversitesi denildiği halde bile akla Aydın’daki üniversite geliyorsa; bu Aydın Adnan Menderes Üniversitesi’nin kat kat daha öne çıktığının bir göstergesidir” şeklinde konuştu.

    “Tek parça halinde kalmamız imkansız olurdu”

    Alman Dışişleri Bakanının “Türkiye uçurumun kenarından döndü” şeklindeki sözlerini anımsatan Bakan Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Allah göstermesin uçurumdan düşseydik; ülkeyi tek parça halinde tutabilmek imkansız olurdu. Kahraman bir milletin kanıyla canıyla tanka, topa, tüfeğe, uçağa ve helikoptere karşı yazdığı bu şanlı destanın mutlaka gelecek nesillere aktarılması lazım. Bu bizi, bu topraklarda ilelebet bağımsız ve hür yaşatacak iradedir. Bunun için durmadan gece gündüz çalışacağız. Bu ülkeyi daha güçlük yapmak için durmadan çalışacağız. İstiyoruz ki ülkemiz güçlü, insanımız zengin ve mutlu olsun. Yoksul olan evde kavga bitmez. Yoksulluğu mutlaka bitirmemiz lazım. Yine cehaletin olduğu yerde de kavga bitmez. Cehaleti de azaltmamız gerekiyor”

    Bakan Yılmaz, ilk derste Türkiye ekonomisinin geldiği noktayı anlattı

    ADÜ’nün 25. Akademik Yılı açılışında ilk dersi veren Bakan Yılmaz, gençlere Türkiye ekonomisinin 1990’lı yıllardan bugüne geldiği noktayı anlattı. Geçen 26 yıllık süreçteki ekonomik verilerin tüm üniversiteler tarafından araştırılıp irdelenmesi gerektiğine dikkat çeken Yılmaz, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

    “Her fakülte, 90’dan bu yana ki bütçeyle ilgili bir çalışma yapsın. Hangi dönemde hizmetler arttı, hangi dönemde azaldı özü burada yatıyor. Hangi dönemde Türkiye’deki mevcut iktidarlar aleyhine yurt içi ve dışından propagandalar yapıldı ve yapılmaya devam ediyor; bütün rakamlar bunu açıkça gösteriyor. Gerçek mücadele, ekonomik mücadeledir. Eğer ekonomide güçlü olursanız, dış politikada da bağımsız olursunuz. Ama ekonomide zayıf olursanız, ‘Borç alan talimat alır’ derler ya o zaman dış politikayı bağımsız yürütebilmek mümkün değildir. Türkiye’deki bugün yaşanan birçok rahatsızlığın sebebi işte bu faiz giderini azaltaraktan millete hizmet olarak döndürülmesidir. IMF ile sözleşme yapılmayarak ekonomik anlamda bağımsızlığın sağlanması ve buna bağlı olarak dış politikada bağımsız bir politika izlenmesidir. Türkiye’nin Suriye ve Irak gibi kendi içinde uğraşmasını istediler. Ama bu millet feraseti ve basiretiyle kendi iradesine, evlatlarının geleceğine ve aydınlık Türkiye’ye sahip çıktı”

    Törenin sonunda ADÜ 25. Yıl Sergisi’nin açılışını gerçekleştiren Bakan Yılmaz, sergide yer alan eserler hakkında Rektör Cavit Bircan’dan bilgiler aldı.

  • Davutoğlu: “15 Temmuz’da bize saldıranlar, bu ülkenin geleceğine saldırdı”

    Çeşitli temaslarda bulunmak üzere Konya’nın Akşehir ilçesine gelen Eski Başbakan ve AK Parti Konya Milletvekili Ahmet Davutoğlu, “15 Temmuz’da bize saldıranlar, bu ülkenin geleceğine saldırdı” dedi.

    Eski Başbakan ve AK Parti Konya Milletvekili Ahmet Davutoğlu’na Akşehir’deki ziyaretinde Milletvekilleri Mustafa Baloğlu, M.Uğur Kaleli, Mehmet Babaoğlu ve Hüsniye Erdoğan da eşlik etti. Cuma namazını tarihi İplikçi Camisi’nde kılan Davutoğlu, camiye girerken ve çıkarken vatandaşların yoğun ilgisi ile karşılaştı. Ahmet Davutoğlu ve beraberindeki heyet, cami çıkışında restorasyon çalışmaları devam eden tarihi arasta çarşısında esnaf ziyaretinde bulundu. Davutoğlu ziyarette babasının Akşehir’de ticaret yaptığı bir esnafla karşılaşınca bir süre sohbet etti. Arasta da Akşehir Belediye Başkanı Salih Akkaya’dan restorasyon çalışmaları hakkında bilgi alan Davutoğlu, buradaki helvacıların ikramda bulunduğu helvadan da yedi. Arasta ziyaretinin ardından yürüyerek restorasyon çalışmaları devam eden Değirmen Sokağa geçen Davutoğlu ve beraberindekiler, buradaki incelemelerin ardından Seyyid Mahmud Hayrani Türbesi’ni ziyaret ederek, dua etti. Son olarak Akşehir Belediyesi tarafından restorasyonu yapılarak hizmete açılan tarihi Takkasızlar Konağı’nda incelemelerde bulunan Davutoğlu, buradan Selçuk Üniversitesi Akşehir İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesine geçerek burada öğrencilere bir konferans verdi.

    “Hepimizin geleceğini karartmak istediler”

    Fakültenin konferans salonunda bir konuşma yapan Ahmet Davutoğlu, hayata yüz kere de gelse öğrencilerle bir arada olup, hoca olmaya devam etmek istediğini söyledi. Davutoğlu, “Öncelikle sizleri her gördüğümde, öğrencilerle hep bir araya geldiğimde emin olun dünyadaki bütün sıkıntılar bitiyor. Çünkü her öğrencinin gözünde bir gelecek, her bir öğrencinin yüreğinde gelecekle ile ilgili bir umut doğuyor. Siz gerçekleştirdiğiniz faaliyetlerle, eğitimlerle, inşa edeceğiniz her güzel planlama ile ülkemizin kaderini de şekillendireceksiniz” dedi.

    15 Temmuz’daki darbe girişimi hakkında da konuşan Davutoğlu, “15 Temmuz’da, sokaklara çıkıp bu masum halkın, bu mazlum halkın üzerine mermilerle, tanklarla, uçaklarla, saldıranlar aslında Türkiye’nin gücüne darbe vurmak istedi. Hepimizin geleceğini karatmak istediler. 15 Temmuz gecesi, o karanlık gecede bize saldıranlar var ya, şu veya bu siyasi görüşe saldırmadılar. Bu ülkenin geleceğine, bu ülkenin çocuklarının geleceğine saldırdıl. Ama yanıldıkları şuydu. Artık Türkiye 27 Mayıs Türkiye’si değil, 15 Eylül Türkiye’si değil, 28 Şubat Türkiye’si değil. Bu ülkenin çocukları artık bu ülkenin sokakları da, şehirleri de, kaderi de bizim elimizde diyecek özgüvene sahiptir” diye konuştu.

    Konferansın ardından belediye binasına geçen Davutoğlu ve beraberindekilere Akşehir Belediye Başkanı Salih Akkaya tarafından ilçedeki hizmet ve projeler hakkında bilgilendirme yapıldı. Belediye binasında Polonya’da düzenlenen Avrupa Para Tekvando Şampiyonasında Avrupa Şampiyonu olan Mehmet Sami Saraç ile çeşitli şampiyonalarda dereceleri bulunan tekvandocular Mahmut Can Karaman ve Yusuf Uzun ile de görüşen Davutoğlu, sporcuları cumhuriyet altını ile ödüllendirdi. Davutoğlu’na Akşehir Belediye Başkanı Salih Akkaya ve AK Parti İlçe Başkanı Abdullah Bahadır Örs tarafından çeşitli hediyeler takdim edilmesinin ardından Ahmet Davutoğlu ve beraberindekiler Değirmenköy Mahallesi’ndeki şehit Uzman Çavuş Nebi Arslan’ın ailesini ziyaret etti.