Etiket: Geleceğine

  • Büyükşehir 2020 yılında gencin geleceğine yatırım yaptı

    Büyükşehir 2020 yılında gencin geleceğine yatırım yaptı

    Kocaeli’de yaşayan çocuk ve gençlerin gelişimine katkı sağlamak amacıyla, Ödüllü Gençlik Modeli Kılavuz Gençlik Projesi çerçevesinde 2020 yılında eğitimden kültüre, bilişim ve teknolojiden spora kadar farklı alanlarda hizmetler sürdürüldü.

    Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kentte yaşayan çocuk ve gençlerin gelişimine katkı sağlamak amacıyla ödüllü Gençlik Modeli Kılavuz Gençlik Projesi çerçevesinde eğitimden kültüre, bilişim ve teknolojiden spora kadar farklı alanlarda hizmetlerini 2020 yılında da sürdürdü. Covid-19 pandemisine rağmen daha çok online olmak üzere çeşitli konferans ve seminerler, kariyer günleri, teknoloji eğitimleri, ücretsiz spor ve kamp gibi onlarca hizmeti çocuk ve gençlere ulaştıran Büyükşehir Belediyesi binlerce gencin geleceğine yatırım yaptı. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin gençlik projesi ‘Kılavuz Gençlik’ her geçen yıl çalışmalarını arttırarak yoluna devam ediyor. ‘Kılavuz Gençlik’, ilköğretim, lise ve üniversite gençliğine yönelik salon programları, kamplar, akademik çalışmalar, sosyal aktiviteler, sportif etkinlikler ve kulüp faaliyetleri olmak üzere birçok alanda hizmet vermeye devam etti. ‘Kılavuz Gençlik’ projesi kapsamında Bilgievi, Akademi Lise, Akademi Üniversite, Spor Okulları ve Kamplar başta olmak üzere tüm alanlarda aktif çalışmalar yapıldı.

    Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, pandemi sürecinde eğitime desteğini hız kesmeden sürdürdü. Çevrimiçi eğitimin en sağlıklı koşullarda gerçekleşmesi için ilgili kurumların teknik altyapısını kuran ve hizmete açan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, öğrencilere verilecek takviye ders kitaplarıyla sınava hazırlanmalarına destek oldu. Pandeminin ilk zamanlarında ise evde kal sporsuz kalma, evde deneyin, masal saati, online deneme sınavları, çeşitli gençlik buluşmaları ve rehberlik desteği gibi gençleri doğrudan ilgilendiren çalışmalar yürütüldü.

  • GÜBRETAŞ-GTÜ işbirliğiyle tarımın geleceğine yönelik Ar-Ge serası açıldı

    GÜBRETAŞ-GTÜ işbirliğiyle tarımın geleceğine yönelik Ar-Ge serası açıldı

    GÜBRETAŞ Ar-Ge Merkezi ve GTÜ Biyoteknoloji Enstiütüsü’nün koordinasyonuyla 2019 yılında iki kurum arasında imzalanan işbirliği protokolü kapsamında kurulan Ar-Ge Serası, tarım sektörünün geleceğine katma değer sağlayacak önemli araştırma geliştirme faaliyetlerinin merkezi olmayı hedefliyor.

    Tarım sektörünün öncü şirketlerinden biri olan GÜBRETAŞ, özellikle 2017’den itibaren hızlandırdığı Ar-Ge çalışmalarıyla ilgili önemli adımları gerçekleştirmeye devam ediyor. Özel sektör – üniversite iş birliği kapsamında çeşitli eğitim kurumlarıyla ortak çalışmalar yürüten şirket, ülkemizin en hızlı gelişen araştırma üniversitelerinden biri olan Gebze Teknik Üniversite (GTÜ) ile 2019’da 10 yıllık bir işbirliği protokol anlaşması imzalamıştı. Üniversite ile şirket tarafından imzalanan bu anlaşmanın ilk adımlarından biri, venlo tipi cam Ar-Ge Serası ile ortaya konuldu. İmzalanan protokol kapsamında, Biyoteknoloji Enstitüsü ile geliştirilecek olan projeler ve prototip ürünlerin, üniversite kampüsü bünyesinde kurulan Ar-Ge Serası’nda ve ayrıca tahsis edilecek açık arazide denemeler yapılması planlanıyor. Bu çerçevede inşa edilen toplam 500 metrekarelik seranın kurulumu ortaklaşa karşılandı.

    İşbirliğiyle üniversitenin Gebze yerleşkesinde kurulan Biyoteknoloji Enstitüsü Ar-Ge Serası, düzenlenen törenle açıldı. Törene GÜBRETAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Fahrettin Poyraz ve Genel Müdür İbrahim Yumaklı’nın yanı sıra GTÜ Rektörü Prof. Dr. Muhammed Hasan Aslan ve akademisyenler ile TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, Kocaeli Milletvekili İlyas Şeker, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Yaşar Çakmak, Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz ile misafirler katıldı.

    “İşbirliği için güzel bir örnek”

    Etkinliğin açılış konuşmasında Biyoteknoloji Enstitüsü hakkında bilgi veren Rektör Prof. Dr. M. Hasan Aslan, “Bugün açılışını yapıyor olacağımız Cam Ar-Ge Seramız, bu Sanayi işbirliklerine çok güzel bir örnek teşkil etmekte olup, ülkemizin gözde kuruluşlarından GÜBRETAŞ’ın çok değerli katkıları ile hayata geçmiştir. Tarım şirketi ve Üniversitemiz arasında geçen sene imzalanmış olan iş birliği protokolünün ürünü olan bu Ar-Ge Serası’nın ülkedeki nadir örneklerden olması bizleri gururlandırmaktadır. Gerek Ar-Ge Serası gerekse inşası yakın zamanda bitecek olan Biyoteknoloji Enstitüsü Binası’nda kurgulanmakta olan Sanayi Ar-Ge Laboratuvarları ile üniversitemiz ve enstitümüzün bilgi ve tecrübelerini bölgemiz ve ülkemiz sanayisinin hizmetine sunmak ve birlikte dünya çapında rekabet edebilir ürünler geliştirmek için emek birliği yapmak en büyük hedefimizdir” diye konuştu.

    “Misyonumuz, tarımla ilgili her alanda öncü olmak”

    Şirketin misyonuna değinerek sözlerine başlayan GÜBRETAŞ Genel Müdürü İbrahim Yumaklı, “1952’de Adnan Menderes döneminde Bakanlar Kurulu kararıyla sektörün ilk şirketi olarak kurulan şirketimiz, hep öncü olmak misyonuyla hareket etmiştir. Motivasyonumuz öncelikle yüksek tarımsal verimlilik için kaliteli ürünler üretip çiftçiye ulaştırmanın yanı sıra öncüsü olduğumuz bilinçli tarımı yaygınlaştırma etkinlikleri ve ar-ge faaliyetleriyle tarımdaki sorunlara çözümler üretmektir. Bu amaçla birçok saha çalışması yapmaktayız ama Ar-Ge çalışmalarının akademik ayağının olmazsa olmaz olduğunu kabul ediyoruz” dedi.

    2017’den itibaren hız kazanan akademik işbirlikleri ve Ar-Ge faaliyetleri hakkında da bilgi veren Genel Müdür Yumaklı,“Yenilikçi yöntem arayışlarımız 2018’de bizi bu üniversiteyle buluşturdu. Uzun görüşmeler neticesinde 2019’da protokol imzaladık. Ar-Ge Serası, bu protokolün sadece bir parçası. Çok önemli bir konu olarak en büyük problemimiz uluslararası literatürü tarayacak insan kaynağımız yok maalesef. Dolayısıyla açılışını yapacağımız Ar-Ge serasının içeriği sadece sera olmak değil; Gebze Teknik Üniversitesi işbirliğiyle yürüttüğümüz diğer projelerle birlikte uluslararası literatürü araştırmaları takip edecek insan kaynağını ortaya çıkarabilmeyi amaçlıyoruz. Protokolü dosyalara mahkum etmeden tüm çalışmalarımızı hayata geçiriyoruz. Bu amaçla iş birlikleri oluşturmaya devam ediyoruz” diye konuştu.

    “Asıl güç, yeni bir değer üretmekte”

    Konuşmasına üretmek için tüketmenin gerekli olmasına vurgu yaparak başlayan GÜBRETAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Fahrettin Poyraz ise bilgi çağında teorik bilginin pratik uygulamalarla desteklenmesi gerektiğini ifade ederek, “Bilginin tüketilmesi noktasında kanalların açık olması gerekir. Türkiye’nin en büyük çiftçi ailesi olan Tarım Kredi Kooperatifleri’nin en önemli şirketi GÜBRETAŞ’ın GTÜ ile gerçekleştirdiği bu proje, tam da bu amaca hizmet ediyor. Yeni dönemde bitki besleme ürünleri alanında yeni çalışmalar yapmamız gerekiyor. Bu da üniversitelerle işbirliğini gerektiriyor. Sadece bitki besleme ve koruma ürünlerini çeşitlilik anlamında artırmak yetmez, aynı zamanda bu sera gibi ortamlarda ve deneme arazilerinde uygulamayı en iyi sonuç alana kadar gerçekleştirmek gerek. Asıl güç, yeni bir fikir ve değer üretmekte. Ürettiğimizi aynı zamanda kanallar açık tutarak noktasındaki kabiliyetimizi de ortaya koymalıyız. Üniversitelerimiz, hocalarımız projelerimizle büyük bir heyecanla ilgileniyor. Bu da bizi umutlandırıyor” şeklinde konuştu.

    Ar-Ge bütçesinde pandemiye rağmen artış

    Açılış konuşmalarının ardından programın ikinci bölümünde TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, “Ar-Ge ve Yenilik Ekosisteminde Birlikte Geliştirme ve Birlikte Başarma” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Prof. Dr. Mandal, sunumuna Türkiye’de Ar-Ge harcamalarına ayrılan bütçe payında tüm dünyayı sarsan pandemi koşullarına rağmen artış yaşandığına dikkat çekerek başladı. Ar-Ge ve yenilik süreçlerine değinen Mandal, “Dönüşüm; geri beslemeli, açık, sistemik güçlük içeren, iş birliği ve disiplinler arası, sistematik, birlikte geliştirme ve ortak yeniliğe yönelik olmalıdır. Yeni TÜBİTAK stratejik yaklaşımı nitelikli bilgi ve nitelikli insan olarak iki anahtar kavramı öne çıkarmaktadır. Birlikte geliştirme ve etki odaklı yeni iş birliği modelleriyle daha güçlü, hedef odaklı, yüksek katma değerli, toplumsal ve ekonomik fayda sağlayan birlikte başarma yaklaşımını öne almaktadır. Ar-Ge ve yenilik çıktılarına, etkilerine odaklanarak ulusal hedefler doğrultusunda çıktıların toplumsal ve ekonomik faydaya dönüşümünü esas alıyoruz” açıklamasında bulundu.

    Avrupa Yeşil Mutabakat çağrılarında “Tarladan Sofraya” alt alanıyla sürdürülebilir gıda sisteminin hedeflendiğini de değinen Prof. Dr. Mandal, son olarak Türkiye’de tarım, tarım ekonomisi ve tarım makineleri Ar-Ge projelerine vurgu yaptı. Araştırma destek programları kapsamında son 10 yılda toplam 994 proje için 2020 sabit fiyatlarla 573,4 milyon TL destek sağlandığını ifade etti.

    Ar-Ge serasının açılışı yapıldı

    Konuşmaların ardından Ar-Ge Serası önünde GÜBRETAŞ ve GTÜ idarecilerinin yanı sıra protokol misafirlerinin katılımıyla açılış kurdelesi kesildi. Ardından serada incelemelerde bulunan katılımcılara, burada yapılacak çalışmalar hakkında Biyoteknoloji Enstitüsü Müdür Yardımcısı Kutman tarafından bilgiler verildi. Günün anısına plaketlerin verilmesi ve hatıra fotoğrafının çekilmesiyle etkinlik sona erdi.

    Verilen bilgiye göre, gerek tarımın gerekse biyoteknolojinin Türkiye’nin kalkınma hedefleri doğrultusundaki stratejik önemlerine dair farkındalığın giderek arttığı bugünlerde tarım şirketi ile üniversite işbirliğiyle kurulan ve Biyoteknoloji Enstitüsü bünyesinde hizmet verecek olan Ar-Ge serasında; başta yeni nesil, çevre dostu ve yüksek etkili gübreler, mikrobiyal gübreler ve biyostimülantlar olmak üzere yenilikçi bitki besleme ürünlerine ve bitki koruma ürünleri de dahil olmak üzere agro kimyasallara yönelik çalışmaların, biyofortifikasyon ve fonksiyonel ürün araştırmalarının, bitki biyoteknolojisi, bitki fizyolojisi ve tohum teknolojileri ile ilgili çalışmaların ve topraksız tarım ve tıbbi ve aromatik bitki araştırmalarının yürütülmesi planlanıyor.

    Seranın özellikle üniversite- özel sektör iş birlikleri ile geliştirilecek ve uygulanacak, çıktı odaklı Ar-Ge projeleri için bir çekim merkezi haline gelmesi, yenilikçi, yerli ve milli ürünler ile Türkiye’de sürdürülebilir ve rekabetçi tarım araştırmalarına yön vermesi ve ulusal gıda ve beslenme güvencemize önemli katkılar sağlayabilecek araştırmalara ev sahipliği yapması amaçlanıyor. Bu doğrultuda sanayi ortaklı Ar-Ge faaliyetlerinin yürütülmesinin yanı sıra, yine sanayici ve girişimcilere ürün etkinlik ve güvenlikleri ile ilgili test ve analiz hizmetleri verilecek. GTÜ Biyoteknoloji Enstitüsü, ayrıca ilgili sektörlerin doktoralı Ar-Ge personeli ihtiyacına cevap verebilecek nitelikli insan kaynağını yetiştirmeyi de amaç edinerek ve GÜBRETAŞ işbirliği dahilinde bu yıl kabul edilen TÜBİTAK 2244 Sanayi Doktora Programı projesi ile bu konuda da önemli bir adım atmış oldu.

    Türkiye’deki sayılı seralar arasına girecek

    Verilen bilgiye göre, kurulumu tamamlanan Venlo tipi cam sera, modern iklimlendirme otomasyonu, LED aydınlatmaları ve hem topraklı hem de topraksız tarım çalışmaları yapılabilmesine olanak tanıyan tasarımı ile dikkat çekiyor. Hassas iklim kontrolü, sulamanın bulaşmaları engelleyecek saf su ile yapılabilmesi, aydınlatma sistemi sayesinde gün uzunluğunun kontrol edilebilecek ve böylece 4 mevsim deneysel bitkilerin uluslararası literatürde kabul gören üst düzey standartlarda yetiştirilebilecek olması gibi özellikleri ile ticari seralardan farklılaşan Biyoteknoloji Enstitüsü Ar-Ge serası, Türkiye’deki sayılı cam Ar-Ge Serası arasında yerini aldı.

  • Alim: “Erzurumun geleceğine birlikte yön verelim”

    “Erzurum Ekonomisi “ temalı Geleneksel 1. Kahvaltı Toplantısı” STK Yöneticileri ve basın mensupları ile İPEKYOLU Sanayici ve İş Dünyası Federasyonu (İPEKYOLUSİFED) Mehmet Nuri Alim Başkanlığında Yönetim Kurulu Üyelerinin katılımı ile gerçekleştirildi.

    ERZURUMDA GÖÇÜ DURDURALIM

    Amaçlarının özellikle Erzurum ekonomisi temasıyla ekonomi ile ilgili konularda karşılıklı fikir alışverişi yapmak olduğunu belirten İPEKYOLUSİFED Başkan Alim, tamamen bağımsız bir kuruluş olduklarının altını özenle çizdiği konuşmasında, şunları söyledi:

    Aylık toplantılarda ki amacımız Tarım ve Hayvancılıkta, özellikle kış Turizminin başkenti olan kentimizde Sizlerin de bildiği üzere sürekli İnsan göçü, beyin göçü ve Ekonomik göç ile sürekli kan kaybediyoruz diyen Alim, her ay Siyasiler, Yerel Yönetimler ve STK lar ile bir araya gelerek yapacağımız toplantılarda Projelerimiz ile birlikte kentimizin sorunlarını gündeme getirerek çözüm yollarını sunmaktır.

    ORTAK İSTİŞARE YAPALIM

    Amacımız öncelikli olarak göçü önlemek adına neler yapabiliriz, nasıl istihdam üretebiliriz, iş dünyasını etkili kılabilmek için kentimizin siyasileri, Üniversiteleri ve STK ları ile sorunlarımızı gündeme getirerek önerilerimizi sunarak çözüm yollarını hep birlikte bulmaktır.”

    Alim, kentimizin ekonomisini canlandırmak, istihdam alanları üretmek, KOBİ yi desteklemek ve kentimize yeni bir heyecan katabilmek için her türlü donanıma sahip olduklarını belirterek, “El ele verirsek sadece çözüm önerileri ile değil çözümünde odağı olacağımızdan hiç kimsenin en ufak bir şüphesi olmasın” dedi.

    İPEKYOLUSİFED’in Erzurum için çok ciddi bir potansiyel olduğunu altını çizen Alim, “Orta ve uzun Vadeli olarak stratejilerimizi belirleyerek, Erzurum’un kalkınması ve KOBİ eksenli politika önerilerimizi paylaşmak ve tartışmak adına istişare kanallarının açık tutulması, ‘ortak akıl’ la Erzurum ekonomisinin mevcut sorunlarını aşabilmesinin şartlarının oluşturulması için, kamu kurum ve kuruluşlar ile birlikte Erzurum’daki iş dünyasıyla işbirliği içinde çalıştaylar yaparak geleceğimize birlikte yön verelim. 2019 yılı için ilk hedefimiz kentimizi vitrine çıkartmak olacaktır, bunun içinde Ülkemizin ileri gelen iş insanlarını yatırım için kentimize davet edeceğiz” dedi.

  • Eskişehir’in geleceğine ESO’dan önemli yatırım

    Eskişehir Sanayi Odası (ESO) tarafından Eskişehir’in kent kimliğine benzeri olmayan bir değer kazandırmak için çalışmalara başladı.

    Mülkiyeti ESO’da olan ve Adalar’da bulunan süpermarket yerine iş ve yaşamın bir arada olduğu ama teknoloji ile yenilik üretenlerin de çalışmalar yapacağı bir merkez inşa edilecek. Merkezin en önemli özelliği ise hizmet ve üretim sektörleri bu sayede kaynaştıracak. Dünyadaki benzer örneklerden yola çıkarak proje hazırlayan ESO, inşa edilecek merkezle bölgedeki ticaretin yoğunluk ile niteliğinin gelişmesine de katkı sunacak. Diğer yandan duvarlarla çevrili içe dönük bir yapı olarak değil kullanıcısına açık bir kent mekânı olarak hizmet verecek olan bina bünyesinde önemli unsurları da bulunduracak.

    Tüm gelir inovasyon,tasarım ve eğitime gidecek

    Eskişehir’de sanayi ve kenti yakınlaştırmak düşüncesi ile şekillendirilen merkezin dikkat çeken bir diğer unsuru ise teknoloji üretenlere hizmet edecek bir altyapıda kurgulanıyor. İçerisinde bulunan ofisler, öğrencilerin ve kuluçka, startup firmalarının kullanabileceği, başka şehirlerden tasarımcıların gelip çalışabileceği alt yapısıyla Eskişehir sanayisine destek sunabilecek. Şu anki kira geliri aylık 65 bin lira olan binanın yeniden inşası ile merkez bugünkü değerlerle aylık 400 ile 500 bin arası kira geliri sağlayacak ve bu gelir bahsi geçen çalışmalara ama özellikle ESO’nun mesleki eğitim projelerine harcanacak.

    Çok katmanlı bir yapı

    Zeminin altındaki iki katı 150-170 araçlık otopark olarak planlanan binanın girişinde süpermarket, üzerinde ise zincir ve yerel işletmelerin olduğu yeme-içme bölümleri düşünülüyor. Bunların üzerinde ise 2 kat teknoloji üretenler için ofisler haline getirilecek. Binanın son katlarında otel, restoran, spa, spor salonu, kuaför gibi unsurlar bulunacak. Buradaki imkanlardan sanayiciler ve iş insanları indirimli olarak faydalanabilecek. Binanın son katı ise botanik bahçesi olarak değerlendirilecek.

    “Daha çok genç girişimci olacak”

    Projenin Eskişehir’e bir dinamizm kazandıracağını ondan da öte gençleri girişimciliğe teşvik edeceğini açıklayan ESO Başkanı Celalettin Kesikbaş, “İnteraktif bir alan planladık. Sıradan 4 duvarla çevrili bir yer olamayacak burası. Gençlerle, tasarımcılarla, yenilik üretenlerle, iş insanlarımızla ve Eskişehirlilerle nefes alan bir kültür bilincinin güçlenmesine katkı sağlayacak. Gençler organize sanayi bölgesine veya uzak yerlere gitmek istemiyor. Onlar şehir merkezinde, her türlü imkâna sahip alanlarda esnek çalışma saatleri içerisinde çalışmak istiyor. Bu yüzden yenilik ve tasarım üreten gençlerimizi kazanmak istiyoruz. Çünkü bu yatırımlar geleceğimiz olan teknolojik üretimin en önemli katkıları olacak” ifadelerini kullandı.

    Merkezin geçici isminin ESO Plaza olarak düşünüldüğünü dile getiren Kesikbaş, önemli endüstriyel tasarım firmalarının Eskişehir’e davet edeceklerini vurgulayarak, “Eskişehir’de yetirince kullanamadığımız insan kaynağı var. Şehrimizde zeki bir insan alt yapımızda mevcut. Neredeyse 100 bine yakın öğrencimiz var. İstanbul, Ankara, Bursa gibi büyük şehirlere yakınız. İşte tüm bu bileşenleri bu yeni merkez ile sağlayacağız. Projeyi de 4 yıl içerisinde bitireceğiz” şeklinde konuştu.

  • Traktörü yanan çiftçi: “Cana geleceğine mala gelsin”

    Tekirdağ’ın Malkara ilçesinde bir traktör park halindeyken alev aldı. Traktör sahibi, “Cana geleceğine mala gelsin” diyerek kendisini teselli etti.

    Edinilen bilgiye göre, çarşıda tur atan 70 yaşındaki çiftçi Selahattin Özcan, daha sonra traktörünü Yeni Mahalle Bayram Caddesi’ndeki evinin önüne park etti. Bir süre sonra traktörün motor kısmından bilinmeyen bir nedenle alevler yükseldi. Komşuların fark etmesi ile olay yerine çağrılan itfaiye ekipleri, yangını büyümeden söndürdü. Yanan traktörde hasar meydana geldi.

    Zararının yaklaşık 4 bin lira olduğunu ifade eden Selahattin Özcan, “Yemeğimi yedikten sonra çarşı gezintisine çıktım. Eve geldim, traktörü park ettim. Ardından traktör alev almış ve sonrasında itfaiye ekipleri söndürdü. Yapacak bir şey yok, tamirini yaptıracağız. Cana geleceğine mala gelsin” dedi.