Etiket: “Geleceği

  • Edirne’de ‘Minik Parmaklar Geleceği Programlıyor’

    Trakya Roman Engelliler Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (TROYDEM) ve Habitat Derneği işbirliğiyle ‘Minik Parmaklar Geleceği Programlıyor’ projesi Edirne’de hayata geçirildi.

    Cumhuriyet İlkokulu’nda yürütülen ‘Minik parmaklar geleceği programlıyor’ eğitim projesi Edirne’de hayata geçirildi. Öğrenciler 16 saatlik eğitimi başarıyla tamamladıktan sonra mezun oluyor. Habitat Derneği Bilişim Projeleri Master Eğitmeni Ezgi Güler, “Yerel de Cumhuriyet İlkokulu ile beraber ‘Minik Parmaklar Geleceği Programlıyor’ projesi kapsamında çalışıyoruz. 7-14 yaş arası çocukların kodlama bilincini kazanmalarını amaçlayan bir proje. Çünkü artık kodlama bilmek, okuma yazma bilmek kadar önemli bir hale geldi. Bizlerde çocukların kodlama bilmesi için bir şeyler yapabiliyorsak ne mutlu bize. Yaklaşık burada 18 tane öğrencimiz var, 10 tanesini geçen hafta mezun ettik. 16 saatlik bir eğitim programımız var ve bu eğitimi gören öğrenciler mezun oluyor diyebiliriz” dedi.

    “Tüketici konumundan, üretici konumuna geçiyorlar”

    Öğrencilerin hayal ettiği oyunları yapabildiklerini belirten Güler, “Microsoft’un kodu Game programı ile buradaki çocuklar hayal güçleri ile hayal ettikleri oyunları yapıyorlar. Tüketici konumundan, üretici konumuna geçiyorlar aslında böyle tanımlayabiliriz. Kodu dediğimiz bir nesnemiz var. Onu kodlamayla başlıyorlar aslında bu oyuna. Onu hareket ettirmeyi, komut vermeyi, algoritma mantığını kavrıyorlar ve daha sonra hayal ettikleri oyunları yapıyorlar. Yıl içinde düzenlenen kod yarışmalarına katılacağız ve önümüzdeki ay yarışmaya gireceğiz. Finalde görmek istiyoruz bu çocukları” dedi.

    “Çevre dostu bir program”

    Güler, kod programının çevre dostu bir program olduğunu belirterek, “Kod programının içerisinde ki konular da çevre ve ben, savaştan uzak, çevre bilinci yaymayı amaçlayan oyunlar yapıyorlar. Kodular ateş ediyor, böyle özellikleri var ama yine de insan veya hayvan öldürmüyorlar. Sadece robotlar birbirine ateş edebiliyorlar ya da deniz altında balık yosunları yediği zaman deniz temizleniyor. Çocuklar bunu öğreniyorlar” ifadelerini kullandı.

    “Edirne’de herkes eğitimi alacak”

    TROYDEM Genel Sekreteri Gizem Arı, TROYDEM olarak habitat derneğinin ‘Minik parmaklar geleceği programlıyor’ projesine yerelde ki işbirlikçi olduğunu söyleyerek, “Tüm Edirne’deki okullar da devam edecek bir proje bu. Başlangıçta Cumhuriyet İlkokulu’nu tercih ettik. Sonra tüm Edirne genelinde bu programın eğitimini almamış kimseyi bırakmak istemiyoruz. Milli Eğitim Bakanlığından da onay aldık. 1 yıl boyunca bu proje devam edecek. Her 10 kişilik ekip mezun oldukça yeni 10 kişilik ekip yerini alacak. Edirne Belediyesi, öğrencilerimize minik armağanlar hediye etti. Proje tüm Türkiye’de yapılıyor” diye konuştu.

    Eğitim alan öğrenciler programda kodlamayı, nesneleri hareket ettirmeyi, nesneyi büyültmeyi ve küçültmeyi, renklerini değiştirmeyi öğrendiklerini belirterek hayal güçlerini kullanarak bir şeyler yapmaktan çok mutlu olduklarını söyledi.

  • DeFacto ’Finansın Geleceği Zirvesi’ne ikinci kez davet edildi

    DeFacto, “finansal dönüşümden global dönüşüme” uzanan yolculuğundaki başarılı uygulamalarıyla Finansın Geleceği Zirvesi’ne ikinci kez davet edildi. Dünyanın önde gelen şirketlerinin finans liderlerini buluşturan zirveye, Türkiye’den DeFacto’nun CFO’su Önder Şenol katıldı.

    Her yıl Londra’da düzenlenen ve global markaların finans liderlerinin bir araya gelerek finans alanındaki akımlara yön verdikleri ’Finansın Geleceği Zirvesi’, 14-16 Şubat 2017 tarihlerinde gerçekleşti. DeFacto, zirveye ikinci kez davet edildi. Nokia, Nestlé, Philips, Primark ve Pfizer gibi dünyanın önde gelen şirketlerinin de yer aldığı oturumlara katılan DeFacto CFO’su Önder Şenol, DeFacto’nun finansal dönüşümden global dönüşümüne uzanan yolculuğunu paylaştı.

    Önder Şenol zirvede moderatör ve ana konuşmacı olarak yer aldı

    Global ekonomiye yön veren şirketlerin finans tepe yöneticilerinin bir araya gelerek, dikkat çeken ve yaratıcı uygulamalarını paylaştığı zirvede, Önder Şenol iki ayrı oturumda DeFacto’nun dönüşüm hikayesini anlattı. İlk olarak, 14 Şubat 2017 Salı günü, Avrupa’nın önde gelen firmalarından 12 finans liderinin katıldığı kapalı oturumda DeFacto’nun finansal dönüşümden global dönüşüme uzanan yolculuğunu, hayata geçirdikleri projeleri anlatan Önder Şenol, 16 Şubat 2017 Perşembe günü ise dönüşüm yolculuğundaki kritik başarı faktörlerinin tartışıldığı oturumda, Global Dönüşüm Kıdemli Müdürü Yeliz Büyükaktaş ile birlikte moderatörlük yaptı.

    “DeFacto kabuk değiştiriyor”

    İki yıldır üst üste davet edilerek dünya devi şirketler arasında ülkemizi temsil etme fırsatı yakaladıklarının altını çizen Önder Şenol, DeFacto’nun dönüşüm yolculuğundaki cesareti ve uygulamalarının büyük beğeni topladığını söyledi. Şenol, “Geçen sene Şubat ayında, ilk Türk şirketi olarak davet edildiğimizde finanstaki dönüşümümüzü aktarmış ve büyük ilgi görmüştük. O dönemde altını çizdiğimiz bir konu da Finanstaki dönüşümün gerekli ancak yeterli olmadığıydı. Bunun global bir dönüşümle tüm şirkete yaygınlaştırılması vizyonumuzu paylaşmıştık. Geçen bir sene içinde, finans dönüşümdeki başarımızdan aldığımız güç ve cesaret ile DeFacto’da biz bu hayalimizi hayata geçirmeye başladık. Dönüşümü Strateji, İnsan Kaynakları ve Ürün Yönetimi bölümlerine yaydık. Bu topyekün, global dönüşümün sürdürülebilir ve başarılı olması için kaçınılmaz olan kültür değişimini desteklemek çok kritikti. Bunu sağlamak için Aralık ayında tanıtımı yaptığımız DeFacto Academy’yi kurduk.Global moda markası olma yolculuğumuzda, bu kabuk değişiminin kattığı hız ve esneklik sayesinde güçlü adımlarla ilerlemeye devam ediyoruz. DeFacto kabuk değiştiriyor” dedi.

  • Karaer; “Türkiye’nin geleceği için ötekileştirmeden ‘Evet’ diyeceğiz”

    Sağlık-Sen Aydın Şube Başkanı A. Baki Karaer, Türkiye’nin geleceği için anayasa değişikliği referandumunun önemine işaret ederek; “Ötekileştirmeden ‘Evet’ diyeceğiz” dedi.

    Anayasa değişikliği sürecinde kutuplaşmalara yol açmadan ve ötekileştirmeden haklı gerekçelerin anlatılması gerektiğine vurgu yapan Baki Karaer, Türkiye ve milletin geleceği için referandumda ‘Evet’ diyeceklerini belirterek; “Memur-Sen ve Sağlık-Sen ailesi 18 Şubat tarihi itibariyle sahaya çıkarak ve kendi ’Evet’ gerekçemizi ortaya koymaya başlayacak. Bizler bu ülkenin en zor dönemlerinden hep inisiyatif aldık, elimizi değil gövdemizi taşın altına koyduk. Kutuplaşma ve kamplaşmaya sebep olmadan, kimseyi ötekileştirmeden kişisel görüş, ideolojilerimizi bir kenara bırakarak sadece ülkemiz için çalışacağız. Bu ülkenin geleceği için hep kapı kapı, ev ev dolaşıp, farklı düşüncedeki arkadaşlarımızı ikna ederek millet iradesinin sandığa yansımasını sağlayacağız. Ülkemizin geleceğinin inşa edilmesinde Sağlık-Sen ailesi olarak üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmek zorundayız” diye konuştu.

    Sağlık-Sen’in sürece katkı sunmak için çalışacağını kaydeden Karaer, “Amacımız millet iradesinin sandıklara yansıması, ekonomik ve siyasi belirsizlikleri sona erdirecek yeni bir dönemin başlaması. Kişilere göre değil anayasa ve yasalarla teminat altına alınan bir yönetim sisteminin hayata geçmesi için çalışacağız. Halkın tercihleriyle sandıktan çıkacak sonuç, demokrasinin gereği, hepimizin tartışmasız kabul etmesi gereken bir sonuçtur. Referandum süreci ülkenin geleceği için önemli ancak kamu görevlilerinin haklı talep ve beklentilerinin de ötelenmemesi gerekiyor. Özellikle yıpranma payının bütün sağlık çalışanlarını kapsayacak şekilde hayata geçmesi, ek ödemelerin emekliliğe yansıması, kadro beklentilerinin karşılanması, performans sisteminin değiştirilmesi gibi konuların da takipçisi olmayı sürdüreceğiz” şeklinde konuştu.

  • Tuncay Şanlı: “Sakaryaspor, geleceği inşa edenler tarafından yönetilmeli”

    Teknik Direktör Tuncay Şanlı, Sakaryaspor’un günü kurtaran kişilerce değil, geleceği inşa eden kişilerce yönetmesi gerektiğini söyledi.

    Sakaryaspor’un yollarını ayırdığı Teknik Direktör Tuncay Şanlı, konuyla ilgili olarak sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

    “Doğduğum ve tribünde desteklediğim, formasını terlettiğim Sakaryaspor’uma Teknik Direktör olarak hizmet verme imkanı doğduğunda, uzun vadeli ve programla çalışmak koşuluyla, bu görevi onur ve büyük bir heyecanla kabul ettim. Sakaryaspor’umuzun hak ettiği başarılara ulaşması için yapılması gereken planları ekibimizle oluşturduk ve bize izin verilen süre zarfında yapmaya çalıştık. Planladığımdan çok daha kısa bir sürede kesilen bu süreçte görev sürem boyunca bana ve ekibime desteğini eksik etmeyen herkese çok teşekkür ederim.

    Sakaryaspor’un yanında, kişiler ve koltuk sevdası geçicidir… Akılda kalan ve kalıcı olan Sakaryaspor’dur. Sevdalısı olduğumuz Sakaryaspor’umuzun saha içi ve dışında günü kurtaran ve şahsi egolarını ön planda tutulan kişilerce değil, geleceği inşa eden kişilerce yönetmesi dileğiyle.

    Görevden ayrılma sürecimizin camiamıza, değerlerimize aykırı şekli ve süreci hakkında belirtecek çok şey var olsa da konu Sakaryaspor’um olunca uygun olan sadece susmak olacaktır. Sakaryaspor’umun bu sezonun geri kalan maçlarında başarılı olmasını ve gelecekte kazanacağı şampiyonluk ve kupalarla bizleri sevindirmesini temenni ederim.”

  • Bakan Özhaseki: “Başkanlık sistemini ülkemizin geleceği için istiyoruz”

    Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, “Başkanlık sistemini ülkemizin geleceği için istiyoruz” dedi.

    Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, Bünyan ilçesinde incelemelerde bulundu. İlk olarak 15 Temmuz’da Gölbaşı Özel Harekat Dairesi’nde şehit olan özel harekat polisi Cennet Yiğit’in ailesini ziyaret eden Bakan Özhaseki, daha sonra AK Parti Bünyan İlçe Başkanlığını ziyaret etti. Burada partililere seslenen Özhaseki, başkanlık sistemiyle ilgili şunları söyledi:

    “Bize güçlü iktidarlar lazım. Bulunduğumuz coğrafyada ayakta kalmamızın tek bir şartı vardır, o da güçlü olmaktır. Güçlü olmazsak bu coğrafyada yaşatmazlar. Biz gücümüzle ayakta kaldık. Bu ülkede 10 tane ihtilal denemesi atlattık. Şu anda da harpteyiz. Güçlü olmazsak nasıl ayakta duracağız. Güç, güçlü iktidarlar ile olur, başka olmaz. Zayıf iktidarlar ile olmaz. Partiler arasındaki çekişmeler ile olmaz. Eğer güçlü iktidar varsa güçlü ve büyük işler yapılır. Bu ülke ayağa kalkar. Eğer yoksa kavgalar ile gün geçer ve boşa kürek sallamış oluruz. İşte bunu giderebilmek adına anayasada bir değişiklik öneriyoruz. Bizim oradaki teklifimiz, bundan sonra koalisyonlara kapının kapanması ve güçlü iktidarların olmasıdır. Meclisin ayrı, yürütmenin ayrı olmasıdır ve bu işin başında da başkanlık sisteminin gelmesidir. Bize, ‘siz ne istiyorsunuz da yapamıyorsunuz. Bu sistemi niçin getiriyorsunuz’ diyorlar. Doğrudur. 316 kişiyiz ve istediğimizi getiriyoruz. Bizim bir derdimiz yok. Biz bunu kendimiz için istemiyoruz. Biz zaten kendimiz için istediğimiz yerdeyiz. Biz bunu gelecek için istiyoruz. Bu ülke için istiyoruz. Biz zaten iktidarız ve kendi hesabımız yok. Bundan sonra istiyoruz ki, zayıf iktidarlar gelmesin, koalisyonlar gelip orada kavgalar ile gün geçirmesin. Güçlü iktidarlar gelip, bu memlekete hizmet etsin. Başka bir şey yok. Ben bugün varım, yarın yokum.”

    Bir vatandaşın ’idamla alakalı görüşleriniz nedir’ sorusuna Bakan Özhaseki, “İdam nasıl olsa yasaya ek olarak gelir. Biz de destekleriz. Bundan hiç kimsenin endişesi olmasın” dedi.

    Özhaseki daha sonra Bünyan Belediyesini ziyaret ederek, Başkan Şinasi Gülcüoğlu’ndan çalışmalar hakkında bilgiler aldı.