Etiket: Geçmeyen

  • Geçmeyen Ağrılar Küçük Cerrahi Müdahalelerle Gideriliyor

    Modern çağın en önemli sorunu olan ağrıyı gidermede, ilaçların yetmediği yerde küçük cerrahi girişimleriyle hastaya en fazla faydayı sağlamayı amaçlayan ’Fonksiyonel ve Stereotaksik Nöroşirurji’ devreye giriyor.

    Adana Başkent Üniversitesi Adana Uygulama ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği Fonksiyonel ve Stereotaksik Nöroşirurji Uzmanı Dr. Emre Durdağ, “Fonksiyonel ve Stereotaksik Nöroşirurji”nin, hastaların işlevselliğini arttırmak için yapılan ameliyatları içeren bir beyin cerrahi alt grubu olduğunu söyledi. Dr. Durdağ, bu bilim dalının temel olarak, beyin pili takma uygulamasını yapan hareket bozuklukları cerrahisi, kaslardaki aşırı kasılmayı düzelten ameliyatları gerçekleştiren spastisite cerrahisi, epilepsi (sara) cerrahisi, psikiyatrik hastalıklara yönelik cerrahi ve diğer tedavilerle kontrol altına alınamayan ağrı girişimlerinin cerrahisini içerdiğini kaydetti.

    HER AĞRIYA FARKLI GİRİŞİM

    İlaçla kontrol altına alınamayan, uzun süreli olarak hastaların yaşamını kısıtlayan yüz, omurga ve vücut ağrılarını gidermek için bu girişime başvurulduğunu kaydeden Uzm. Dr. Emre Durdağ, “Günlük pratikte en sık uğraştığımız ağrı tipleri yüz ağrıları, baş-ense ağrıları, kanser ağrıları ve omurga ağrılarıdır. Her ağrı tipine uygun girişimler farklıdır. Ağrılı yere veya omurgaya bazı iğne tedavileri ya da lazer tedavilerini uygulamaktayız. Bunları hastanemizde yaparken algoloji (ağrı tedavisi) hekimleri ile birlikte çalışıyoruz” dedi.

    SARA NÖBETLERİNDE DE ETKİLİ

    Bu alanda, epilepsi tanısı olup, birden fazla ilaç kullanmasına rağmen ciddi nöbetleri olan hastalara da ameliyat yapılabildiğini bildiren Uzm. Dr. Emre Durdağ, “Genel olarak, -varsa- sara krizine neden olan beynin ilgili bölümü ameliyat ile çıkarılabilir. Sara krizinde oluşan aşırı elektriksel aktivitenin yayılmasının engellenmesi için beynin bazı elektrik iletim yollarının kesilmesi ya da krizin baskılanması için bazı epilepsi pillerinin yerleştirilmesi uygulaması yapılabilir” diye konuştu.

    Durdağ, hangi hastalara, hangi tip ameliyatın uygulanacağının ise titizlikle yapılan bir inceleme sonrasında nöroloji, beyin cerrahisi, fizik tedavi hekimlerince birlikte belirlendiğini söyledi.

    TAKINTI HASTALIĞI DA TEDAVİ EDİLEBİLİYOR

    Adana Başkent Üniversitesi Adana Uygulama ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği Fonksiyonel ve Stereotaksik Nöroşirurji Uzmanı Dr. Emre Durdağ, cerrahinin, bazı psikiyatrik vakalarda da uygulanabildiğini bildirdi. Büyük bölümü ilaçla tedavi edilen psikiyatrik hastalıklarda, ilaca dirençli bazı yakınmaların da cerrahi ile iyileştirilebildiğini belirten Uzm. Dr. Emre Durdağ, “Bu hastalıklar içinde en önemlisi halk arasında ‘takıntı’ olarak da bilinen obsesif-kompulsif bozukluk hastalığıdır. Hastalıktan aşırı ve döngüsel bir elektriksel aktivite sorumludur. Cerrahi veya gamma knife yöntemi ile bu elektriksel aktivitenin yolakları kesilebilmekte ve hasta büyük oranda normal hayatına geri döndürülebilmektedir” ifadelerini kullandı.

  • Para Geçmeyen Sosyal Market Açılıyor

    Mersin’de, Büyükşehir Belediyesi tarafından açılacak olan sosyal markette, ihtiyaç sahibi vatandaşlara gıda, temizlik malzemesi ve giyim ihtiyaçları sağlanacağı bildirildi.

    Mersin Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nın yapmış olduğu ’Sosyal Doku ve Yoksulluk Haritası’ çalışmaları sonucu tespit edilecek olan ihtiyaç sahibi vatandaşlar, kişiye özel olarak verilecek kartlarla bu hizmetten yararlanabilecek. Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz, yakında hizmete girecek olan sosyal markette incelemelerde bulundu. Belediye olarak sosyal sorumluluk projelerinde her zaman yer alacaklarını vurgulayan Kocamaz, hizmete girecek olan sosyal markette dar gelirli ve ihtiyaç sahibi vatandaşların ihtiyaçlarına göre kartlarına yüklenecek olan puanlarla parasız alışveriş yapabileceklerini belirtti.

    Mersin’in her köşesine bu marketleri ulaştırmayı hedeflediklerinin altını çizen Kocamaz, “Türkiye’nin bazı bölgelerinde kurulmuş ve başarıyla uygulanan sosyal market sistemini biz de Mersin’de hayata geçiriyoruz. Belediyemiz tarafından kurulacak sosyal market ile ilimizdeki ihtiyaç sahibi vatandaşlarımız adil bir şekilde belirlenerek kendilerine vereceğimiz kartlarla ihtiyaçlarını karşılayabilecek” dedi.

  • Diz Kapağında Geçmeyen Ağrı: “Sinema Belirtisi”

    Memorial Kayseri Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü doktorlarından Prof. Dr. Sinan Karaoğlu, “Merdiven inip çıkarken zorlanma, çömelme ağrısı, geçmeyen ağrı, uzun süre hareketsiz oturma sonrası yürüme sırasında tutukluk hissedilmesi, toplumda sık görülen ancak bazen teşhiste zorlanılan diz önü ağrısının belirtileri arasında yer alıyor. Ortopedik rahatsızlıklar arasında sık görülen bu sorun, toplumu yüzde 40 oranında etkiliyor” dedi.

    Memorial Kayseri Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Sinan Karaoğlu, diz önü ağrısının nedenleri ve tedavisi hakkında bilgi verdi. Karaoğlu, “Diz önü ağrısı tıp dilinde ‘Patella-Femoral Ağrı Sendromu’ olarak tanımlanmaktadır. Diz kapağı anlamına gelen ‘Patella’, halk arasında ‘ayna kemiği’ olarak da bilinir ve dizin önünde yer alır. Bu kemik üst adalenin kuvveti dizin altına iletmesini sağlayan bir aracı olarak görev yapar. Rahatlıkla merdiven çıkmak, futbolcuların şut atması gibi hareketler diz kapağı sayesinde yapılabildiği için bu kemik önem taşımaktadır. Bacağı hareket ettiren diz kapağı kemiği ve çevresindeki yapılar, günlük yaşamı sürdürmede büyük kolaylık sağlamaktadır. Bu bölgede oluşan ve devam eden ağrılar, kişinin yaşam kalitesini olumsuz etkilemektedir. Diz önü ağrısının ortaya çıkmasında; arka grup adalelerin gergin olması, elastikiyetlerini yitirmesi, ön grup adalelerin zayıf kalması yani arkanın fazla gergin, önün zayıf olması önemli rol oynamaktadır. Bunun yanı sıra düztabanlık ve başparmak eğrilikleri de hastalığın görülmesindeki risk faktörleri arasında yer alır. Arka grup adalelerinde spazm ve buna bağlı olarak oluşan kısalma, en çok bel problemlerinden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle de diz ağrısı şikayetiyle gelen bir hastanın ilk olarak belinde bir problem olup olmadığı sorgulanır. Yani diz önü ağrısının varlığı halinde bel kemiği, kuyruk sokumu kemiği, ön ve arka grup adaleleri, bacaktaki hatta ayak başparmağına kadar giden bölümleri iyi incelemek, mekanik bir bozukluk olup olmadığının kontrol edilmesi gerekir” dedi.

    Karaoğlu, “Hastalık kendini yürürken değil ancak çömelme, merdiven inip çıkma gibi aktiviteler sırasında daha çok göstermektedir. Bir başka belirti de belli bir süre hareketsiz oturduktan sonra ağrının ortaya çıkmasıdır. İnsanlar sinemada uzun süre hareketsiz oturmak zorunda oldukları için de bu belirti “sinema belirtisi” olarak adlandırılmıştır. Aynı belirtiler uzun süre hareketsiz kalarak yolculuk yapan kişilerde de görülmektedir. Hastalar yerinden kalkarken ağrı duymakta ve ilk adımlarda bu tutukluk ve ağrı hissedilip, sonra yavaş yavaş düzelmektedir.Diz önü ağrısı, belirtileri nedeniyle özellikle menisküs yırtıklarıyla karıştırılması halinde hastaların ameliyata rağmen iyileşemediği görülmektedir. Bu nedenle doğru teşhis tedavi başarısı için çok önemlidir. Hastanın menisküsüne bastırıldığında ağrı yaşamaması, bağlarda bir hassasiyet görülmemesine rağmen diz kapağının üstüne bası yapıldığında ve bazı hareketleri yaparken ağrısı oluşuyorsa diz önü ağrısından şüphelenilmelidir. Sık görülen bu hastalık genellikle egzersiz, bandaj ve ilaç gibi tedavilere olumlu yanıt vermektedir. Hastaların büyük çoğunluğunda uygulanan bu yöntemde dizlik ve ilacın yanı sıra bazı tavsiyeler ve özel hazırlanmış egzersizler de önerilir. Bunlar arasında en etkili tedavi yöntemiegzersizdir. Egzersizler; arka grup adalelerini uzatmaya, üst adaleyi de kuvvetlendirmeye yönelik yapılmalıdır. Hastaların yüzde 80’i egzersizle rahatlamaktadır. Egzersiz bu hasta gruplarında bir yaşam şekli olmalı ve hasta hiç şikayeti kalmasa da günde 10 dakikasını diz adalelerini kuvvetlendirmek için ayırmalıdır. Eğer buna rağmen hastanın şikayetlerinde azalma ya da düzelme yoksa, tedavide cerrahi gündeme gelebilmektedir. Ameliyatla patella üzerindeki yükü biraz daha azaltmak, dengeyi sağlamak amaçlanır. Ancak diz önü ağrısında cerrahi son çare olarak düşünülmekte ve sınırlı bir hasta grubunu ilgilendirmektedir.