Etiket: geçirilmesi

  • Başkan Şahin: “Samsun’un potansiyelinin harekete geçirilmesi adına elimizden gelen her şeyi yapacağız”

    Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Zihni Şahin, Samsun’un potansiyelinin harekete geçirilmesi adına ellerinden gelen her şeyi yapacaklarını söyledi.

    Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından, basın mensuplarına yönelik iftar programı düzenlendi. Büyükşehir Belediyesi Anakent Sosyal Tesislerinde düzenlenen iftar programına, Samsun’da görev yapan yerel ve ulusal medya temsilcileri, köşe yazarları ve muhabirler katıldı.

    İftar sonrası açıklama yapan Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Zihni Şahin, “Ramazan ayı nedeniyle siz değerli basın mensubu arkadaşlarımızı burada ağırlamak ve birlikte olmak istedik. Sizlerin de bildiği gibi göreve başlayalı çok olmadı. Ben bunu samimi olarak ifade etmek istiyorum ki, basın mensupları bir toplumun vizyonudur. Sizlerin önerileri bizler için çok değerlidir. Basın demek, sorumsuzca yazı yazmak demek değildir. Biz bunu biliyoruz. Önemli olan bir şehirde birlik ve beraberlik yaşanacaksa tüm kesimin sorumluluk alması gerekir diye düşünüyorum. Bundan sonraki dönemlerde de Samsun’a ne yapabilirizi birlikte tartışacağız. Samsun’un problemlerini biliyoruz tabii ki. Ancak bugün burada bu detaylara girmek istemiyorum. İlerleyen dönemlerde zaman zaman bir araya gelerek çalışmalar yapacağız ve bunları paylaşacağız. Biz belediye olarak üzerimize ne düşüyorsa bunu hakkıyla yapma kararındayız. Tabii ki istihdam ve üretimle ilgili birçok adımlar bugüne kadar atıldı. Samsun’un potansiyelinin harekete geçirilmesi adına elimizden gelen her şeyi yapacağız” dedi.

    “Samsunspor, Samsunumuzun en önemli markasıdır”

    Konuşmasında Samsunspor konusuna değinen Şahin, “Son olarak gündeme gelen en önemli konulardan biri de Samsunspor’un sahiplenilmiş olmasıdır. Ben bütün Samsunlular adına Samsunspor Kulübü yönetimine başarılar diliyorum. Onlara teşekkür ediyorum. Samsunspor, Samsunumuzun en önemli markasıdır. Tabii ki ne olacak diye çalışmalar yapıyorduk. Fakat üst düzeyde bu kulübün sahiplenilmiş olması bizi mutlu etti. İnşallah Samsunsporumuz da geçmişte yaşadığı başarılı dönemlerine en kısa sürede geri döner. Bir de amatör kulüplere ve alt yapılara önem verilmelidir. Çünkü spor ile uğraşan gençlerimiz, uyuşturucu batağına bulaşmış olmuyor. Ama bunun dışında şer odakları akla gelmeyen usullerle gençlerimizi zehirlemek istiyorlar. Bu nedenle sporun yaygınlaşması için elimizden gelen desteği vereceğiz” ifadelerini kullandı.

    Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Coşkun Öncel’in de katıldığı program iftar ve konuşmanın ardından son buldu.

  • Sağlık sektöründe 60 bin kurumun e-Fatura’ya geçirilmesi planlanıyor

    e-Dönüşüm uygulamaları gelişmeye tüm hızıyla devam ederken, şimdi de sıra sağlık sektörüne geldi. Sosyal Güvenlik Kurumu’na fatura düzenleyen tüm özel hastaneler, eczaneler, optikçiler ve medikalciler için kâğıt fatura gönderme devri sona eriyor. Plan kapsamında 60 binin üzerinde mükellefin 31 Aralık 2017’ye kadar başvurularını tamamlaması ve 1 Ocak 2018’den itibaren e-Fatura’ya geçmesi zorunlu hâle getiriliyor.

    Dijital dönüşümde şirketlere çağ atlatan e-Dönüşüm uygulamalarına, şimdi de sağlık sektörü dahil oluyor. Sektörden 35 bin eczane, 25 bin optikçi ve medikalci için e-Fatura dönemi başlıyor. Fatura basma ve arşivleme derdine karşı e-Fatura ile sağlık sektörüne kolaylık, çevreye ise katkı sağlanması planlanıyor.

    Başvuru için son gün 31 Aralık 2017

    2014 yılından itibaren zorunlu olan e-Fatura’dan sonra atılan bütün adımlar, dijitalleşme adına önemli bir yer tutuyor. Şimdi de SGK ile fatura süreci yürüten kurumlar için zorunlu bir uygulama geliyor. Sosyal Güvenlik Kurumu ile faturalama süreci olan ve sağlık sektöründe hizmet veren tüm kurumlar artık faturalarını dijital ortamda hazırlayacak. Zorunluluk kapsamında olan bu uygulama için 31 Aralık 2017’ye kadar bütün başvuruların tamamlanması ve 1 Ocak 2018 itibariyle de kâğıt fatura devrinin sonlanması planlanıyor.

    İşler kolaylaşacak ve ağaçlar kurtarılacak

    e-Fatura sistemine dahil olacak olan eczaneler, optikçiler ve medikalciler için bu dönüşümün büyük artıları olacak. Her yıl milyonlarca fatura kesen sağlık sektörü, e-Fatura’ya geçişle birlikte işlerinde büyük kolaylık yaşayacak. Basım, zarflama, arşivleme, kargo ve noter onay gibi maliyetler e-Fatura sayesinde azalırken, firmalar ve işletmeler zamandan büyük tasarruf sağlayacak. Tüm faturalar dijital ortamda hazırlanıp arşivlendiği için faturaların kaybolması gibi sorunlar ortadan kalkacak. Ayrıca kâğıt kullanımı ortadan kalktığı için ağaçların korunmasına da katkı sağlanacak.

    Hızlı, sorunsuz, altyapı gerektirmeyen bir sistem

    e-Fatura’ya geçmek için hiçbir altyapı gerekmiyor. Eğer kurumda bir muhasebe programı kullanılıyorsa e-Fatura sistemi bu programa entegre edilebiliyor, kullanılmıyorsa da sektör çalışanları faturalarını mail gönderir gibi online bir ortamda kendilerine verilecek kullanıcı adı ve şifrelerle sisteme girip gönderebiliyor. Hatta e-İmza veya mali mühür kullanılıyorsa 30 dakika içerisinde sisteme dahil olunabiliyor. Gönderilen faturaların başka birileriyle paylaşılması gerektiğinde, mobil üzerinden WhatsApp gibi uygulamalar kullanılabiliyor. Elektronikleşen faturalar sayesinde, kâğıt faturalardaki tahsilat sıkıntısı ortadan kalkıyor ve onaylanan faturalarda tahsilatlar hızlanıyor.

    Bu dönüşümü yaşarken hizmet alınacak entegratör ve yazılımların doğru seçilmesi büyük önem taşıyor. e-Fatura’ya geçiş sürecinde hızlı ve doğru ilerleyebilmek için Gelir İdaresi Başkanlığı onaylı entegratörlerle çalışmak gerekiyor.

    FIT Solutions’ın CEO’su Koray Gültekin Bahar, süreç ile ilgili “2017 yılı sonunda e-Fatura kullanan kullanıcı sayısının 120 bine yaklaşması bekleniyor. Sağlık kuruluşlarının dijitalleşmesi ile birlikte yıllık olarak düzenlenen e-Fatura ve e-Arşiv sayılarında da yüzde 20’lik bir artış olması ve toplamda 100 milyon adet kâğıt faturanın elektronikleştirilmesi hedefleniyor. e-Fatura sayesinde fatura basma ve arşivleme derdi son buluyor. Dijital ortama taşınan faturalara istendiği zaman ulaşılabiliyor. Sağlık kurumları, e-Fatura kullanmayan diğer şirketlere de elektronik ortamda fatura kesebilmek için e-Arşiv’e gönüllü geçebilecek. Böylece kurtarılan ağaç sayısı 4 bin 100’den fazla olacaktır” dedi.

  • Çanakkale’de gemide 293 kilo kokain ele geçirilmesi kameraya yansıdı

    Çanakkale Boğazı’nda bir gemiye yapılan operasyonda ele geçirilen 293 kilogram kokainin bulunma anı polis kamerasınca kaydedildi.

    Edinilen bilgiye göre, Çanakkale Boğazı’na giriş yapacak Singapur bandıralı bir gemide yüklü miktarda uyuşturucu madde taşındığı ihbarını alan KOM Daire Başkanlığı, durumu Çanakkale Emniyet Müdürlüğüne bildirdi. Cumhuriyet Başsavcılığınca uluslararası uyuşturucu ticaretine yönelik başlatılan soruşturmada, bahse konu gemi Çanakkale Boğazı’nda Narkotik Şube Müdürlüğü ekiplerince durduruldu. Gemi, bin 900 adet konteyner olması ve Çanakkale’de gerekli teçhizat ve uygun liman bulunmaması sebebi ile Başsavcılığın talimatı ile gerekli güvenlik tedbirleri alınarak İzmit Derince Limanı’na götürüldü. Burada yapılan aramada muz yüklü bir konteynırın içerisinde 293 kilo 524 gram kokain ele geçirildi. Olayla ilgili 3 kişi gözaltına alınırken, soruşturmanın devam ettiği belirtildi. Polisin uyuşturucuyu bulma anı ise polis kamerasınca kaydedildi.

  • TBMM Başkanı Kahraman: “Darbe üreten bir sistemin elden geçirilmesi doğru bir karardır”

    Kocaeli Valiliğini ziyaret eden Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı İsmail Kahraman, “Darbe üreten bir sistemin elden geçirilmesi doğru bir karardır” dedi.

    Kocaeli’ye bir takım ziyaretlerde bulunmak üzere gelen Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı İsmail Kahraman, ilk olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi Milli Saraylar Hereke Halı ve İpekli Dokuma Fabrikasını ziyaret etti. Fabrika ziyaretinin ardından Kocaeli Valiliğini ziyaret eden Kahraman’ı Vali Hasan Basri Güzeloğlu karşıladı. Valilik binasının ön kısmında yapılan karşılamanın ardından Başkan Kahraman, Valilik Özel Defterini imzaladı.

    Ziyarette konuşan Kocaeli Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, “15 Temmuz hain darbe girişimi gecesinde iradesine sahip çıkan milletimiz ve onun değerli başkanı olarak, o gece ortaya koyduğu büyük liderlikle ve hepimize karşı göstermiş olduğu önderlikle bizlere rehber olmuştur. TBMM’nin göstermiş olduğu o duruş, Türk milletinin duruşunun bir temsili olmuştur” dedi.

    “15 Temmuz gecesi Türkiye’mizin önü kesilmek istendi”

    15 Temmuz gecesi Türkiye’nin önünün kesilmek istendiğini belirten Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı İsmail Kahraman, “15 Temmuz gecesi Türkiye’mizin önü kesilmek istendi. 15 Temmuz gecesi millet bir bütün halinde tek vücut oldu. Bu özlenen bir tablodur. Bu tablo giderek yükselecektir, buna inanıyorum. Türkiye’nin demokrasiyi özümsediğini ortaya koydu. Meydanlarda her partiden insan vardı. Ay yıldızın gölgesinde olduklarının ve farklı rozetlerini bir tarafa bıraktıklarını ortaya koydular” ifadelerini kaydetti.

    “Darbe üreten bir sistemin elden geçirilmesi doğru bir karardır”

    Darbe üreten bir anayasanın değiştirilmesi gerektiğini ifade eden Kahraman, “Darbe üreten bir sistemin elden geçirilmesi doğru bir karardır. Siyasi partiler bu noktada yeni anayasa olması için irade beyan etmiştir. Biz de mecliste bununla ilgili çalışma yaptık fakat neticeye gitme durumu olmadı. Görüşmeler Görüş Birliği içerisinde yürümedi. Ama kendi ayağını branda gibi bağlayan bu mevzuattan bir an önce kurtulmalıdır, sistem demokratik olmalıdır” diye konuştu.

    Konuşmalarının ardından Vali Güzeloğlu, TBMM Başkan Kahraman’a hediye takdim etti. TBMM Başkanı Kahraman da Yıldız Çini Fabrika-i Hümayununda üretilen porselen takımını Vali Güzeloğlu’na takdim etti.

    “Yıldız porselenin çeşitliliği artacak”

    Takdim sırasında Yıldız porseleninin Cumhurbaşkanın vermiş olduğu talimatla geliştirilmesinin istendiğini söyleyen Kahraman, “Yıldız porseleni Sultan Abdülhamid kurmuş. Fabrika için ‘niye kendi fabrikamızı yapıyoruz’ diye soru sormuşlar. O dönem gelen yabancı misafirler için kurulduğunu dile getirmişler. Bu fabrikayla ilgili bir diğer niyetimizde ürün geliştirme olacak. Ürünü çoğaltacağız. Cumhurbaşkanımız ‘bunları görüyorum, fakat başka ürünler niye yapmıyorsunuz? Belki Paşabahçe’yi kızdıracağız ama yarış hep beraber olmalı ki daha ilerilere gidebilelim” diye konuştu.

    Daha sonra Kocaeli Büyükşehir Belediyesini ziyaret eden Kahraman, Sakarya’ya gitmek üzere kentten ayrıldı.

  • Darbeci Binbaşı Şükrü Seymen: “Bize verilen emir Cumhurbaşkanı’nın sağ olarak ele geçirilmesi idi”

    MUĞLA (İHA) – Muğla’da Cumhurbaşkanı’na suikast timinin yargılandığı davanın ilk gününde ifadesi alınan sanıklardan timin başındaki darbeci Binbaşı Şükrü Seymen, hedeflerinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sağ ele geçirilmesi olduğunu söyledi.

    Cumhurbaşkanı’na suikast timinin Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinde başlayan duruşmasında birinci gün sona erdi. Duruşmanın birinci gününde timin başındaki darbeci Binbaşı Şükrü Seymen ve otele baskını yöneten Tuğgeneral

    Gökhan Şahin Sönmezateş’in ifadeleri alındı. Sanık Şükrü Seymen, verilen emirleri yerine getirdiğini belirterek, “Emir komuta zinciri içinde darbe yapılacağını biliyordum. Ben verilen emirleri yerine getirdim. Ben bu planlamanın bile neresindeyim bilmiyorum. Evet, ben darbe yaptım. Komutanlarımın verdiği emri yerine getirdim. Bunu kabul ediyorum. Semih Terzi komutanımızı teğmenliğinden bu yana tanırım. Kendisi kahraman bir komutanımızdı. Emir Semih Terzi’den geldi. 14 Temmuz’da kendisi beni telefonla aradı. ‘12 kişilik bir tim seç, Gökhan Paşa ile ilgili irtibata geç’ dedi” dedi.

    “Bize verilen emir Cumhurbaşkanı’nı sağ ele geçirmekti”

    15 Temmuz gecesi helikopter ile Tuğgeneral Gökhan Şahin Sönmezateş’ten aldığı emir ile İzmir Çiğli’ye geldiğini belirten Seymen, “Burada depoya gittim. Personellere talimat vererek silah kuşanmalarını söyledim. Burada uzun bir süre bekledik. Daha sonra Osman Kılıç Albayımdan görev iptal diye bir mesaj geldi. Ben de bu durumu Gökhan Paşa’ya söyledim. Ankara’ya gidip gitmeme konusunda fikrimi sordu. Havalandık, daha sonra Gökhan komutanım görevin devam ettiğini söyledi. Ardından Marmaris’e havalandık ve iniş yaptık. Bize verilen emir Cumhurbaşkanı’nın sağ olarak ele geçirilmesi idi” dedi.

    “Hedef göstererek ateş etmedik”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kaldığı otel bölgesine geldiklerini anlatan Seymen, korumaların bir iki defa havaya ateş açtığını belirterek, “Korumalar havaya ateş açmasaydı biz inanın yerlerini tespit etmedik. Daha sonra bize doğru bir ateş gelince biz de karşı ateş açtık. Hedef göstererek ateş etmedik. Polislerin darp edilmesi olayını görmedim. Daha sonra da otel içerisine girdiğimizde Cumhurbaşkanı’nın olmadığını Gökhan Paşa’ya söyledim. Geri çekildik. Ama otel içerisinde kesinlikle ateş etmedik. Kendimizi korumak için atıl bir villaya girdik. Evet darbe yaptım. Bir emir aldım ve bu sözümün arkasında duruyordum” diye konuştu.

    “Zekeriya Başçavuşa para konusunda çok kızdım”

    Mahkeme başkanının, “Şehitlerden birinde senin tüfeğinden çıkan mermi var” sözleri üzerine ise Seymen, “Ben ateş etmedim. Kriminal raporların yeniden düzenlenmesini talep ediyorum. Bir helikopter geldi, bizi alamadı. Araziye doğru gittik” dedi.

    Mahkeme başkanının “Hizmet hareketinden olan var mı sorusu size soruldu mu?” sorusu üzerine Seymen, “Böyle bir cümle duymadım” dedi. Mahkeme başkanının “Polis memurlarının paralarının bölüşüldüğü iddiası var” demesi üzerine de Seymen, “Kendi paramızı bölüştük. Zekeriya Başçavuşun üç ayrı polisten para almasına çok kızdım. Böyle bir emri kesinlikle vermedim. Duyduğumda ‘Kimden aldığınızı bilmiyorsunuz, o parayı hayır yapın’ diye talimat verdim. Şahsi paralarımızı üçe böldük. Haram parayı, bu parayı kendi paralarımızın içine karıştırmadık. Yakalandıktan sonra Özel Harekat polislerinden işkence gördük. Bunun kayıtlarını göreceksiniz. Bu olayın takipçisi olacağım. Bu konuştuklarım kayda geçsin” diyerek basın yayın organlarına da yayınlarından dolayı tepki gösterdi. Seymen, kesinlikle FETÖ’cü olmadığını savunarak, “Annem faizden kaçmak maksadıyla babam hasta iken Bank Asya’ya para yatırmış. Bunu öğrenince hemen ikaz ettim, parayı çekti” dedi.

    “İsteseydik 120 kişiyi öldürürdük”

    Olay günü Marmaris’te şehit olan iki kişiye üzüldüğünü ve Allah’tan rahmet dilediğini belirten Seymen, “Biz Cumhurbaşkanı’nı sağ olarak almaya gittik. Hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diliyoruz, hatta dualarla anıyoruz. Ama isteseydik orada 120 kişiyi öldürürdük” diye konuştu.

    Suikast girişimine katılanların isteği ile katıldığını ileri süren Seymen, “Mesela iki pilot katılmadı. İsteyen katılmayabilirdi. Ben isteseydim gitmezdim. Darbe yaptım. Cezası idam bile olsa canım acımaz. Darbe yaptım. Çocuk gibi ağlayacak değilim” dedi.