Etiket: Geçirdiği

  • 3 yaşında geçirdiği havale hayatını karattı

    Diyarbakırlı 15 yaşındaki Ferhat Gezginci, henüz 3 yaşındayken havale geçirdi. Günden güne kötüleşen Ferhat, ikinci şoku 5 yıl önce annesini kaybederek yaşadı. Kendi başına ihtiyaçlarını gideremeyen Ferhat, yaşıtları gibi gezip oynayabileceği günlerin hayaliyle yaşıyor.

    Celal Gezginci, 20 yıl önce evlendiği ilk eşinden 3 çocuğu oldu. İlk çocukları olan Ferhat, henüz 3 yaşındayken havale geçirdi. Çocuklarının rahatsızlandığını gören baba Celal Gezginci, hiç vakit kaybetmeden hastanenin yolunu tuttu. Doktorların ‘bir şeyi yok’ demesinin ardından evinin yolunu tutan baba Gezginci, bir süre sonra çocuklarının el ve ayaklarını kullanamadığını gördü. Tekrar doktorun yolunu tutan Celal Gezginci, çocuğuna serebral palsi alt ekstremite bozukluğu tanısı konulmasıyla hayatının şokunu yaşadı. Çocuğunun tedavisi ile ilgilenmeye başlayan Celal Gezginci, ikinci şoku 5 yıl önce eşini kaybederek yaşadı. Çocuğuna hem annelik hem babalık yapan baba Celal Gezginci, hiç kimseden maddi yardım beklemediklerini, sadece çocuğunun tedavi edilmesini istedi.

    “Maddi yardım istemiyoruz, çocuğumun iyileşmesini istiyoruz”

    Çocuğunun durumu ile ilgili İHA muhabirine açıklamalarda bulunan baba Gezginci, 20 yıl önce ilk evliliğini yaptığını bu evlilikten 3 çocuğunun olduğunu söyledi. İlk eşini 5 yıl önce kaybettiğini belirten baba Gezginci, “Çocuklarıma bakabilmek için ikinci evliliğimi yaptım ve bu evliliğimden de 2 çocuğum oldu. İlk eşimden olan en büyük oğlum Ferhat 3 yaşında havale geçirdi. Biz köyde yaşıyorduk, eşime aşı yapmak için gelirlerse çocuğumu aşılama diye tembih etmiştim. Bir gün doktor ve hemşireler köye geldi. Çocuğuma aşı yapıldı. aşı yapıldıktan sonra çocuğum havale geçirdi. Daha sonra hastaneye götürdük bizi Ferhat’ın bir şeyinin olmadığını söylediler, teşhis koymadılar. Daha sonra çocuğum gittikçe kötüleşti. Şimdi Ferhat hiçbir ihtiyacını karşılayamıyor, tuvalet ihtiyacını bile benim yardımımla gideriyor, bazı zamanlar üvey annesi yardım ediyor kendisine. İki yıl önce hastaneye gittik, bize çocuğun tedavi edilebileceğini söylediler. Maddi durumum olsa neresi olursa olsun tedavi için Ferhat’ı götürürdüm. Ben çalışmıyorum, çocuğuma bakıyorum onun bakıcısı da benim. Üvey annesi var ama o da çocukların ihtiyacını gideriyor. Sanki bir bebeğe süt veriyorsun, Ferhat geceleri bile benim kucağımda yatıyor. Mümkünse b ize yardım edilsin istiyoruz. Kendim için bir şey istemiyorum, maddi bir yardımda istemiyoruz, sadece çocuğumun tedavi ettirilmesini istiyoruz, kimse bizi yanlış anlamasın” dedi.

    Gezginci ailesinin sadece çocuklarının engelli maaşı aldığı öğrenildi.

  • Eşinin geçirdiği kazadaki soru işaretlerini arıyor

    Gelibolu’ya bağlı Evreşe Beldesi yakınlarında geçtiğimiz yıl mart ayında motosikletiyle geçirdiği trafik kazasında yaşamını yitiren Levent Yanar’in eşi Ekin Gülşen Yanar, kazadaki soru işaretlerini arıyor. Kocasının düşme sonucu değil, düştükten sonra üzerinden başka bir aracın geçmesi sonucu hayatını kaybettiğini öne süren Yanar, savcılığın soruşturmasına rağmen yeterli delil bulunamadığını öne sürerek, başka görgü tanıklarının olması halinde, kendilerine, polise veya jandarmaya başvurmalarını istedi.

    Olay, 6 Mart 2016 tarihinde Keşan-Gelibolu kara yolu üzerindeki Evreşe Beldesi yakınlarında meydana geldi. Gelibolu’dan Keşan yönüne giden 49 yaşındaki Levent Yanar yönetimindeki 06 GTJ 79 plakalı motosiklet, Evreşe Beldesi yol ayrımında sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu devrildi. Devrilen motosikletten düşen diş hekimi Yanar, koruyucu kıyafetleri ve kaskı olmasına rağmen olay yerinde hayatını kaybetti.

    Levent Yanar’ın Edirne’nin Keşan ilçesinde yaşayan eşi 38 yaşındaki Ekin Gülşen Yanar, kazanın tedbirsizlik sonucu yaşanmadığını, kazaya başka araç veya araçların da karışmış olabileceğini iddia etti.

    “Başka bir araç olduğuna inanıyorum”

    Gelibolu Cumhuriyet Savcılığınca olayın soruşturma aşamasının devam ettiğini belirten Ekin Gülşen Yanar, “Ben bunun bir kaza olmadığı düşüncesindeyim. Bu nereye varır bilmiyorum. Olay yerinde motosikletle 90 metre kesintisiz fren yapılmış. Lastikler birkaç santim incelmiş. Ancak motorda bir hasar yok. Bazı yayın organlarında düşüp başını asfalta çarptığı, önünden geçen hayvanın kazaya neden olduğu şeklinde bilgiler paylaşıldı. Ama bununla ilgili hiçbir delil yok. Ben eşimle motora bindiğim için iyi kullandığını ve manevralarının iyi olduğunu biliyorum. Eşimin babası da aynı zamanda motor tamircisidir. Kendisi 90 metre fren yapmasına rağmen düşmemiş. Son 3 metrede düşüyor. Hayvan çıksaydı da geniş bir yol, manevra yapması zor olmayacaktı. Ayrıca 90 metre frenin ardından hızı 30’lara düşecektir. Bu kadar fren yapıp düşmemesine rağmen son 3 metrede düşerek hayatını kaybedecek kadar başına hasar alıyor. Bu hızla da hiç kimse bu denli bedenen hasar görmez. Kask firmasıyla da konuştum. Önce kaskın parçalanması daha sonra kafatasının parçalanması gerektiğini söylediler. Eşimin kaide kemiği bile kırılmış. Şu demek oluyor ki, bir aracın altında sıkışmış olabilir” dedi.

    “En önemli delil olan kask çöpe atılmış”

    Kocasına ait kaskın çöpe atıldığını öne süren Gülşen Yanar, “Ben kaskı 4 saatlik arama sonucu Evreşe çöplüğünde buldum. Bunu incelemeye götürdüğümde, bana bununla ne bulabileceğimiz soruldu. Ben de bunun bir delil olduğu konusunda ısrar ettim. Ayrıca kaskın klipsinden açılmadığı yanından koptuğunu gördüm. Çünkü eşimin çenesinde bir kesik oluşmuştu. Kask kafasında takılıyken uygulanan basınçla dönmeye çalışmış. Bu da bana bir aracın altında bunun olabileceği düşüncesini çağrıştırıyor” iddiasında bulundu.

    “Olay anında kuvvetli ışık patlamaları oluyor”

    Ekin Gülşen Yanar, olay yerine yakın bir dinlenme tesisinde güvenlik kamerası görüntülerinin de incelendiğini dile getirerek, “Görüntüler uzaktan çekilmiş. Uzak da olsa savcı tarafından da söylenen 4 dakika boyunca bir aracın durduğu yönünde. Olay anında kuvvetli ışık patlamaları oluyor. Savcıya bununla ilgili yorum yapmasını söylediğimde, motosikletin ışıkları olabileceği söyledi. Ama benim düşüncem buna başka bir aracın sebep olduğu ve o ışık patlamalarının da kaskın üzerinden geçmeye çalışırken hareketten kaynaklandığıdır” şeklinde konuştu.

    Toplantıya katılan Levent Yanar’ın arkadaşı Cüneyt Özdişli ise, slayt sunumu eşliğinde kazayla ilgili görsellere dayanarak bilgi verdi. Ekin Gülşen Yanar, kazayla ilgili yürütülen soruşturmanın yanı sıra kendilerinin de bilgi toplamaya çalıştıklarını, bu konuda kendilerine yardımcı olmak isteyenlerin veya başka görgü tanıklarının polis ya da jandarmaya başvurabileceğini söyledi.

  • Gökçek’ten, ’kalp krizi geçirdiği’ iddiasına yanıt

    Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, ’hastaneye kaldırıldığı’ iddialarıyla ilgili “Elhamdülillah hiçbir sorunum yok (şeker hariç)” diyerek hastaneye kardeşinin eşini ziyarete gittiğini belirtti.

    Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, hastaneye kaldırıldığı yönündeki iddialarla ilgili açıklama yaptı. Twitter üzerinden yaptığı açıklamada sağlık durumunun iyi olduğunu belirten Gökçek, “Cumhuriyet Gazetesi benim kalp krizi geçirdiğimi yazmış… Onlar arzu ettiklerini yazmışlar…Onları üzecek bir haber vereceğim..Elhamdülillah hiçbir sorunum yok (şeker hariç)” ifadelerini kaydetti.

    Gökçek, hastaneye ağır grip geçiren kardeşinin eşini ziyarete gittiğini kaydetti.

  • Geçirdiği kaza sonrası 10 günlük yaşam mücadelesini kaybetti

    Kocaeli’nin Kartepe ilçesine geçtiğimiz günlerde meydana gelen trafik kazasında ağır yaralanan Muharrem Durmuş, 10 günlük yaşam savaşını kaybetti.

    Kocaeli’nin Kartepe ilçesinde geçtiğimiz günlerde meydana gelen trafik kazasında Muharrem Durmuş (57), kullandığı kamyon ile tali yoldan ani bir şekilde çıkan TIR’ın çarpışması sonucu ağır yaralanmış, Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırılmıştı. Durmuş, 10 gündür vermiş olduğu yaşam mücadelesini bu sabah kaybetti.

    Hayatını kaybeden Mustafa Durmuş’un Zonguldak’ın Karadeniz Ereğli ilçesinde ikamet ettiği ve 2 çocuk babası olduğu öğrenilirken, şahsın cenazesi yapılan otopsinin ardından yakınlarına teslim edilerek, toprağa verilmek üzere memleketi Karadeniz Ereğli’ye götürüldü.

    Kaza ile ilgili soruşturmanın ise devam ettiği öğrenildi.

  • Geçirdiği Kaza İle Gözlerini Kaybetti, Yaşam Sevincini Kaybetmedi

    Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde yaşayan ve iki gözü de görmeyen İbrahim Sezer, ahırındaki hayvanlarına kendisi bakıyor.

    Marangoz olarak çalıştığı atölyede geçirdiği iş kazası sonucu iki gözünü de kaybeden İbrahim Sezer (62) hayata küsmeyerek daha önce de yaptığı hayvancılıkla hayata tutundu. Hayvancılığa devam eden İbrahim Sezer, her gün ahıra giderek hayvanlarının yemini, suyunu verip, temizliğini yapıyor. Evde sıkıldığını ve ahırdaki her şeyin yerini avucunun içi gibi bildiğini kaydeden Sezer, ilk başlarda zorlandığını ancak daha sonra alıştığını kaydetti. Sezer, “Benim asıl mesleğim marangozluktu. Doğramacıydım. Kaza geçirdim. İş kazası geçirdim. Makineden parça çarptı. 23 senedir körüm. Bir tanesi hiç görmüyor. Bir tanesi de çok az buğulu görüyor. Ben de merak var zaten. Marangozluk yaparken de alıp büyütüyordum. Gözüm de kör olunca bu işe ağırlık verdim. Kör olalı bu sene 23. senem. Ben bu işi seviyorum. Buraları avucumun içi gibi biliyorum. İlk zamanlar biraz zor geldi ama, artık elime aldım dayağı dolaşıyorum. Vaktim böyle geçiyor. Evde duramıyorum. Canım sıkılıyor. Sıkışırsam torunum Tunahan var, oğlum var. Onları çağırıyorum. Ama genelde her şeyi tek başıma yapıyorum. Saman alacağım zaman yardım ediyorlar. Sonra işe gidiyorlar. Ben de vakit geçiriyorum. Burada 6 tane dana var. Geri kalan bir inek var. Yavru var. Tavuklarım var” dedi.