Etiket: Geçici

  • Reyhanlı’da Ecyel Alhadis Geçici Eğitim Merkezi törenle açıldı

    Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde Suriyeli öğrenciler için inşa edilen 24 derslikli Geçici Eğitim Merkezi hizmete girdi.

    Almanya’nın Aalen Belediyesi, Baden-Württemberg Eyalet Meclisi ile Hatay Büyükşehir Belediyesi tarafından Suriyeli öğrenciler için yaptırılan Ecyel Alhadis Geçici Eğitim Merkezi düzenlenen törenle eğitim öğretime açıldı.

    Törene, Hatay Valisi Erdal Ata, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, Vali Yardımcısı Orhan Mardinli, Mehmet Eriş, Kaymakam Tuncay Dursun, Reyhanlı Belediye Başkanı Hüseyin Şanverdi, Hatay İl Milli Eğitim Müdürü Kemal Karahan, Alman Aalen Belediye Başkanı Thilo Rentçler, Alman Sosyal Demokrat Parti Grup Başkanı Claus Schmide, diğer yetkililer ve Suriyeli öğrenciler katıldı.

    Törende konuşan Almanya’nın Aalen belediyesi ile kardeş belediye olan Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, bir eğitim meşalesini daha yakmak için bir arada bulunduklarını söyleyerek, “Bununla birlikte coğrafyamızda ve dünyadaki kötülükleri azaltmak amacındayız. Okumuş bilgili bilinçli insan çevresine ışık verir. Burada okuyan çocuklarımız orta doğuya ışık saçacaktır. Belki de Orta Doğu’daki kardeş kavgasını bitirecek şahsiyetler buradan çıkacaktır. Bu meşalenin yapımında emeği geçen Alman heyetine teşekkür ediyorum” dedi.

    Almanya’nın Aalen Belediye Başkanı Belediye Başkanı Thilo Rentçler ise okul yapım projesini hep birlikte hayata geçirdiklerini belirterek, Avrupa ve Türkiye’nin işbirliği yaptıkları zaman hangi imkanlara sahip olunduğunu gösterdiklerini söyledi.

    Hatay Valisi Erdal Ata da konuşmasında, 2011 yılında Suriye’de başlayan iç karışıklık sonucunda yüz binlerce insanın hayatını kaybettiğini, yaralandığını, milyonlarca insanında yerini yurdunu terk etmek zorunda kaldığını söyledi. İç savaş nedeniyle Suriyelilerin yaklaşık 3 milyonunun Türkiye’de barınmakta olduğunu ifade eden Vali Ata, “3 milyon kişinin yaklaşık 450 bini Hatay’da bulunmaktadır. Suriyelilerin büyük bölümü de eğitim çağındaki öğrencilerden oluşmaktadır. Resmi kayıtlara göre Hatay’da görünen 129 bin civarında Suriyeli çocuğumuz eğitim çağındadır. Milli eğitim müdürlüğümüzün saha çalışması sonucu 72 bin olduğu tespit edildi. Geri kalanlarının kayıtları Hatay’da olmasına rağmen başka illere göç etiklerini düşünüyoruz. Çocuklardan 53 bini eğitim almaktadır” dedi.

    Suriyeli çocukların eğitimi için tüm imkanların seferber edildiğini sözlerine ekleyen Vali Ata, “Almanya’daki kardeş belediyelerimizin yaptığı yardımlar gibi çeşitli organizasyonlar yaparak eğitim imkanlarına kavuşması için azami gayreti göstereceğiz. Ülkelerin kalkınması refah düzeyinin yükselmesi eğitimle doğru orantılıdır. Dünyada gelişmiş kalkınmış ülkelere baktığımız zaman hepsinin eğitim seviyesinin çok yüksek olduğunu, eğitime önem verdiklerini görüyoruz. Biz de ülkemizin kalkınması refah düzeyinin yükselmesi, çağdaş ülkelerin seviyesine çıkması için eğitime azami gayreti desteği vermek zorundayız. Biz bir taraftan kendi çocuklarımızın eğitimi için gerekli önemi verirken Türkiye’nin şefkatli kollarına sığınmış olan kardeş ülke Suriye’den gelen çocukların da eğitimi için her türlü fedakarlığı yapıyoruz ve yapmaya devam edeceğiz. Dünyanın hiçbir ülkesinin Türk Devletinin, Türk Milletinin yaptığı fedakarlığı yapması mümkün değildir. Birkaç yıllık süreçte 3 milyona yakın misafire kapılarını açıp onların her türlü ihtiyaçlarını karşılamak için devletten çok büyük imkanlar ve kaynaklar ayrılmaktadır. Suriye’de yaşanan bir insanlık dramıdır. Ve bu sadece Türkiye’nin veya komşu ülkelerin tek başına altından kalkacağı bir sorun değildir. Bu sorunun uluslararası tüm örgütlerin başta Birleşmiş Milletler (BM), Avrupa Birliği (AB) ve diğer devletlerin desteği ile kısa sürede çözüleceğini düşünüyorum. Temennimiz Suriye’de yaşanan iç savaşın bir an önce sonuçlanması, orada da hayatın normale dönmesidir. Ancak bu süreç içinde gerek Türkiye, Mısır, Ürdün gibi ülkelere milyonlarca Suriyeli kardeşimiz göç etmiştir. Bunların yaşadığı ülkelerde ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletlerin daha fazla sorumluluk alıp destek olması gerekir. Bu okulun yapımında emeği geçen Alman dostlarımıza teşekkür ediyoruz.”

    Törende Reyhanlı Kavalcık Mahallesi ilköğretim okulu öğrencileri folklor gösterisi sundu, daha sonra törene katılanlar geçici eğitim merkezinin açılışını yaptı. Vali Ata ve beraberindekiler okulu gezerek sınıflardaki öğrencilerle de sohbet etti.

    6 ayda tamamlanan okulda bin 450 öğrencinin eğitim göreceği belirtildi.

  • Yüksekova’da geçici işlerde çalıştırılmak üzere 2 bin kişi işe alındı

    Hakkari’nin Yüksekova Kaymakamlığı, Köylere Hizmet Götürme Birliği’nin Hakkari Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü aracılığıyla çeşitli hizmetlerde çalıştırmak üzere 2 bin kişiyi geçici olarak işe aldı.

    Yüksekova Köylere Hizmet Götürme Birliği bünyesinde 9 ay süresince çeşitli kurumlarda çalıştırılacak olan 2 bin kişilik iş alımı için 12 bin kişi başvuruda bulunmuştu. Yapılan başvuruyu değerlendiren Yüksekova Kaymakamlığı yetkilileri, başvuruda bulunan 12 bin kişilik listeden uygun gördüğü 2 bin kişinin isim listesini önceki gün açıkladı. Asılan listelerde ismi olan vatandaşlar iş sahibi oldukları için sevinirken, ismi olmayanlar ise üzüldü. Bazı vatandaşlar alımların adil bir şekilde yapılmadığını savunarak savcılığa başvurdu. Mağdur edildiklerini savunan bir grup vatandaş ise Selahaddin Eyyubi Kültür Merkezi’nin bahçesinde imza kampanyası başlattı. Konuyla ilgili bilgi veren yetkililer ise alımlar sırasında gerçek ihtiyaç sahiplerini yararlandırmaya özen gösterdiklerini, gelen şikayetleri değerlendireceklerini söylediler.

  • Karpuzlu Meriçler göleti ve sulamasının geçici kabulü yapıldı

    Aydın’ın Karpuzlu ilçesi sınırları içerisinde yer alan Meriçler Göleti ve Sulaması inşaatı tamamlandı.

    DSİ’nin 1000 günde 1000 gölet projesi kapsamında 2013 yılının Kasım ayında Karpuzlu’da yapımına başlanan Meriçler Göleti ve Sulaması’nın inşaatı tamamlandı. Aydın’da modern sulama tesislerinden biri olan Meriç Göleti ve Sulama projesi inşaatı tamamlanarak, Barajlar ve HES Şube Müdürü Eyüp Taytan başkanlığındaki heyet marifetiyle geçici kabulü yapıldı.

    DSİ 21. Bölge Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada,”Koca Deresi üzerinde bulunan 52 bin 200 metreküp dolgu hacmi olan ön yüzü membran kaya dolgu gövde tipindeki gölet 1 bin 610 dekar alan sulayacak olup gövde yüksekliği 23,4 metredir. Meriçler Göleti ve Sulaması 6,5 milyon TL’ye mal oldu” denildi.

  • Emekli Geçici Köy Korucusu Helikopterle Hastaneye Tahliye Edildi

    Siirt’in Pervari ilçesi Dolukasım köyünde ikamet eden emekli geçici köy korucusu, sağlık durumunun acil müdahale gerektirmesi ve köye bağlı yolun heyelan nedeniyle ulaşıma kapalı olması nedeniyle, Siirt Komando Tugay Komutanlığı tarafından helikopterle hastaneye tahliye edildi.

    Edinilen bilgiye göre; Siirt Valiliği, Pervari ilçesi Dolukasın köyü Nurs mezrasında ikamet eden emekli geçici köy korucusunun sağlık durumunun acil müdahale gerektirmesi ve Dolusalkım köyü ile Nurs mezrası arasındaki yolun heyelan nedeniyle ulaşıma kapalı olması nedeniyle, hastanın havadan sıhhi tahliyesini talep etti. Bu kapsamda, 3’üncü Komando Tugay Komutanlığı tarafından 28 Nisan 2016 tarihinde söz konusu emekli geçici köy korucusunun sıhhi tahliyesi, ileri tetkik ve tedavisinin yapılması maksadıyla Dolusalkım köyünden Siirt Devlet Hastanesi’ne genel maksat helikopteriyle gerçekleştirildi.

  • Bakan Naci Ağbal: “Geçici Vergiyi Kaldırmamız Söz Konusu Değil”

    Maliye Bakanı Naci Ağbal, geçici verginin sadece Türkiye’de uygulanmadığını belirterek, “Geçici vergiyi kaldırmamız söz konusu değil. Fakat 4. dönem geçici verginin kaldırılması konusunda bizim gelir vergisi kanun tasarısında bir düzenlememiz var” dedi.

    Maliye Bakanı Naci Ağbal, İSO Odakule Binası’nda düzenlenen Meslek Komiteleri Ortak Toplantısı’na katıldı. Toplantıya, Bakan Ağbal’ın yanı sıra İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, meclis üyeleri, sanayiciler ve meslek komiteleri katıldı. Toplantının İSO Başkanı Bahçıvan açılış konuşmasını yapmasının ardından meslek komiteleri sunum yaptı. Sunumları ardından bir konuşma yapan Bakan Naci Ağbal, ihracat verilerinde özellikle Avrupa Birliği’nden kaynaklanan piyasalarda olumlu gelişmeler olduğunu belirtti. Bakan Ağbal, “Haftaya alt komisyonda sizlerden gelen görüş ve öneriler çerçevesinde gelir vergisi tasarısıyla ilgili gerekli değişiklikleri de yapak suretiyle hakikaten hepimizin kabulleneceği, ekonomimizin önünü açacak bir gelir vergisi tasarısını hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Vergi kanunlarında değişiklik yapan bir meşhur tabiriyle ‘Torba Kanunu’ çalışmamız var. Çok değişik alanlarda hem finans sektörünün hem de reel sektör ilgilendiren yasal bir düzenleme bizim hep birlikte çalışıp özel sektörün üzerinde veya iktisadi faaliyetler üzerinde maliyet oluşturan, işveren üzerine yük oluşturan farklı vergi uygulamaları var. Hepimiz ifade ediyoruz, damla vergisi, banka sigorta muamele vergisi bunların hepsi inşallah gelir torbamızda düzenlemeler olacak. İstiyorum ki bugün bu toplantıda çıkacak bir çok konuyla bu torba yasaya koyalım, oradan düzenleyelim ve toplantıdan verim alalım” dedi.

    “FİNANS SEKTÖRÜ REEL SEKTÖR OLMADAN YAŞAYAMAZ”

    Bakan Ağbal, “Bugün eğer ekonomi ayakta kalacaksa bunu 3 tane sayaç ayağı var. Bunun birincisi reel sektör, reel sektör ayakta kalacak. Rasyonel bir ortamda önünü görecek, gerek içeride gerekse dışarıda fırsatları koşturacak ve hem firma hem sektör düzeyinde hem de ulusal düzeyde daha da fazla gelişmenin yollarını arayacak. Ama reel sektörün bunu yapabilmesi için ikinci saya ayağı olan finans sektörünün buna destek olması lazım. Finans sektörü reel sektör olmadan yaşayamaz. Kredi verecek finansman yapacak bir reel sektör yoksa o zaman finans sektörü olarak da ayakta kalmanız mümkün değilsin. Aynı şey reel sektör içinde geçerlidir. Bir reel sektör eğer sürdürülebilir bir ekonomik ortam istiyorsa, mutlaka finans sektörü güçlü olmalıdır. Ayakları yere basmalı, sürdürülebilir bir mali yapıya sahip olmalıdır. Ben hep söylüyorum, bir şey istikrar içerisinde ise iyidir. Döviz kuru istikrar içindeyse iyidir, faiz istikrar içindeyse iyidir. Öngörülebiliyorsa, sürdürülebiliyorsa iyidir. Enflasyon kalıcı bir düşüşe işarete ediyorsa iyidir. Konjektüel enflasyondaki aşağıya gelme bu meselenin çözüldüğünü anlamına gelmez. Bir başka farklı konjetüel faktör tekrar enflasyonu yukarıya çekebilir. Onun içinde burada meseleleri çözerken her zaman için meselenin yüzeysel tarafıyla değil yapısal tarafıyla ilgili mutlaka tedbir almamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

    “Reformları kararlılıkla uyguluyoruz ve uygulayacağız” diyen Bakan Ağbal, “Burada yapılan reformların yapılmış olması ve reformun kalitesi de önemlidir. Yani gelir vergisi düzenlemesi yapmaktan bahsediyoruz. Ama kalitesini de sorgulamak zorundayız. Bu gelir vergisi kanunu her gün çıkan bir kanun değil. Bu kanun 40-50 yılda bir çıkar. Ama çıktığı zaman gerçekten o 40 yıldaki değişimi ve dönüşümü ortaya çıkaran bir vizyonla ortaya çıkmalı. O yüzden ben gelir vergisi kanununda bir miktar bu yönümüzün eksik olduğunu düşünüyorum” dedi.

    “GELİR VE KURUMLAR VERGİSİ OLARAK 2 KANUNU BİRLEŞTİRİYORUZ”

    Bakan Naci Ağbal, “Gelir ve Kurumlar Vergisi olarak 2 kanunu birleştiriyoruz. Belirsizlik oluşturan alanları azaltıyoruz. Mali disiplin konusu bakanlık olarak da baktığımız zaman bizim için olmazsa olmazlardan 1 tanesidir. Mali disiplin ne demektir? Birincisi bu gömleğinizin düğmesinin düğmeleyebilmeniz demektir. Yani bütçenin 2 yakası 1 arada mı? O demektir. Allah’a şükürler olsun ki şu an bütçemizin 2 yakası bir arada. Bugün Türkiye’deki bütçe açıkları yüzde 1,3’ler seviyesindedir. Bu herkesin gıpta ile baktığı bir şeydir. Sizlerden gelen öneriler çerçevesinde geliştireceğiz. Biz de inanıyoruz. Mutlaka vergisin tam ve zamanında ödeyen ve tüm sorumluluklarının yerine getiren mükelleflere devlet bunun karşılığında takdir vermesi gerekir. Bu takdir belgesinden ibaret olmamalıdır. Bunu farklı yollarla ifade etmemiz lazım” şeklinde konuştu.

    Bakan Ağbal, “Gerçekten iyi gününde vergisini ödeyen bir mükellefimize, zor durumda ve gününde verginin kendisinde, faizinde, ödeme süresinde birtakım kolaylıklar getirmeyi düşünüyoruz. Açık söyleyeyim ki, bunun sonu yok. Yeni bir indirim bir başka indirimi getiriyor. Ancak Gelir İdaresi Başkanlığı bir süredir farklı oranlarla ilgili aksıysan yönler nelerdir. Çünkü farklı oran yapısı getirdiğiniz zaman girdilerde ödediğiniz KVD’lerle dışta ödediğiniz KDV arasında fark oluyor. O zaman bu girdik KDV’de esaslı unsuru oluşturan girdilerdeki KDV yükünü nasıl aşağıya çekebiliriz. Bu konuyla ilgili arkadaşların bir çalışması var” ifadelerini kullandı.

    “GEÇİCİ VERGİYİ KALDIRMAMIZ SÖZ KONUSU DEĞİL”

    Maliye Bakanı Naci Ağbal konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Yani bu geçici vergi sadece enflasyon nedeniyle gelen bir vergi değil. Bir de sadece Türkiye’de uygulanan bir vergi değil, böyle bir süredir haklı bir beklenti var. İşte enflasyon düştü, neden geçici vergi ödüyoruz. Ama arkadaşlara araştırma yaptırdım. Enflasyon hiç olmayan ülkelerde bu geçici vergi var neden? Geçici vergi uygulaması kamu finansmanı bakımından yıl içerisinde kamu finansmanına süreklilik sağlayan kamu kaynağıdır. Dolayısıyla burada geçici verginin kaldırılması söz konusu olamaz. Fakat 4. dönem geçici verginin kaldırılması konusunda bizim gelir vergisi kanun tasarısında bir düzenlememiz var. Özel sektörün bunu desteklediğini biliyorum ama biz burada kurumlar vergisi beyannamesinin de bir miktar öne gelmesini arzu ediyoruz. Burada özellikle muhasebeci arkadaşlarımız biz yetiştiremeyiz diyorlar. Bu konuda hep beraber konuşalım, bizde 4. dönem geçici vergi beyannamesini kaldıralım. 3 dönem geçici vergi beyannamesinden sonra kurumlar vergisi beyannamesini versin ama orada teknik bir mesele var. O konuda da inşallah hep beraber çalışarak bunu üretiriz”