Etiket: Gebelikte

  • Gebelikte su kaybının önemi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Seher Sarı, gebelerin bebek sağlığı için su tüketimine özen göstermeleri gerektiğini söyledi.

    Suyun gebelik sırasında bebeğin besin kaynağı olan plasenta gelişimine önemli ölçü de destek olduğunu belirten Liv Hospital Samsun Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Seher Sarı, “İlerleyen dönemler de amniotik kese (bebeğin su kesesi) için çok önemli bir destek oluyor. Bu yüzden gebelik sırasında dehidratasyondan kaçınmaya dikkat edilmesi gerekir. En yaygın bulgu vücut sıcaklığındaki artış. İhtiyacımız olan yeterli su tüketimi vücut sıcaklığını düzenlemeye yardımcı olur. Gebelik sırasında yeterli sıvı alımı olmazsa vücut ısısı artmaya eğilimlidir. Yeterli sıvı tüketiminin en iyi göstergesi berrak idrar rengidir. Eğer idrar rengi koyu sarı ise bu durumda daha fazla su tüketilmesi gerekir. Gebelik sırasında dehidratasyon noral tup defektleri, amnion sıvısında azalma, yetersiz emzirme hatta erken doğum gibi ciddi komplikasyonlara neden olabilmektedir. Bu riskler bebekte yetersiz sıvı tüketimine bağlı doğumsal sakatlıklara da yol açabilir” diye konuştu.

    “Gebelikte dehidratasyonu nasıl önleyebiliriz”

    Gebelikte sıvı tüketiminin önemine değinen Sarı, “Anahtar nokta, günde en azından 8-12 bardak su tüketimi olmakla birlikte sizin ve bebeğinizin yeterli sıvı almanızı sağlayacak diğer basamaklar da vardır. Kafein içeren gıdalardan uzak durmak iyi bir seçenek olabilir; çünkü kafein idrar çıkış miktarını artırıp dehidratasyonu ağırlaştırabilir. Dehidratasyondan kaçınmanın başka bir yolu da vücut sıcaklığını, terlemeyi artıran aşırı yorucu egzersizlerden uzak durmak veya sıcak havada dışarıda fazla vakit geçirmemek, güneş ışınlarının dik geldiği öğlen vakitlerin de sıcak maruziyetini azaltmak olabildiğini hafif egzersizler yapılabilirse de yeterli su tüketimine dikkat edilmesi gerekir” dedi.

  • Gebelikte egzersiz hafif şiddetle yapılmalı

    Fizyoterapist Yasin Aykut Yıldırım, gebelik döneminde egzersizin hafif şiddetle yapılması gerektiğini belirtti.

    Diyarbakır Özel Genesis Hastanesinde görevli Fizyoterapist Yasin Aykut Yıldırım, anne adaylarına egzersizle ilgili bilgi verdi. Egzersizin kalp, solunum veya kassal uygunluğu geliştirmek amacıyla yapılan tekrarlı ve kişiye özel düzeyi belirlenen planlı fiziksel aktivite çeşidi olduğunu anlatan Yıldırım, “Egzersizler hafif şiddette yapılmalıdır. Yani hafif şiddette egzersiz yaparken, şarkı söyleye bilmelisiniz. Eğer egzersiz sırasında rahatlıkla bir sohbeti sürdüre biliyorsanız bu egzersiz orta şiddette; eğer egzersiz sırasında, bir sohbeti nefesiniz kesilecek seviyede sürdürüyorsanız ise bu egzersiz de şiddetli (ağır) egzersizdir” dedi.

    Daha önceden aktif spor hayatı ve egzersiz geçmişi yoksa gebeliğin yaklaşık olarak 15. haftasında egzersizlere başlanabileceğini anlatan Yıldırım, “1. ve 3. trimester, yeni bir egzersiz programına başlamak için uygun değildir. Fakat daha önceden aktif olarak egzersiz yapıyorsa 1. ve 3. trimesterde egzersize devam edebilir. Egzersiz, dolaşım ve sindirim işlevlerini düzenler, annenin kilo kontrolünü sağlar, dayanıklılık ve kuvvetin artırılmasına yardımcı olur, doğum için gereken kas aktivitesini destekler. Ayrıca, sosyal ve psikolojik açıdan iyilik hissinin artırılmasına katkıda bulunur, doğum sırasında olası sorunların azaltılmasını sağlar, doğumun daha kolay gerçekleşmesini sağlar ve doğum sonrası iyileşmeyi hızlandırır” diye konuştu.

    “Egzersizler sırasında nefes tutulmamalı”

    Gebelikte egzersiz sırasında dikkat edilmesi gerekenler konusunda anne adaylarına uyarılarda bulunan Yıldırım, şunları kaydetti:

    “Düşük şiddetli egzersizler tercih edilmeli. Egzersiz sırasında vücut ısısı 38 dereceyi aşmamalıdır. Egzersiz süresi ortalama 20-30 dakika olmalıdır. Günlük sıvı alımı 10-15 bardak olmalı. Düşme riski olan egzersizler tercih edilmemelidir. Fazla çömelme olmamalıdır. Egzersizler sırasında nefes tutulmamalıdır. Ani tansiyon düşmesinden kaçınmak için yatış pozisyonundan yavaşça kalkılmadır. Egzersiz öncesi mesanenin boşaltılması sağlanarak pelvik tabana ilave stres binmesi engellenmeli. Yüzme, yürüme, su içi egzersizler, gebeliğe uyarlanmış pilates ve yoga da gebelikte güvenilir egzersizler.”

    Yıldırım, vajinal kanama, aktivite öncesi veya sırasında nefes darlığı, baş ağrısı ve dönmesi, göğüs ağrısı, Bacakta aşırı ağrı ya da şişlik, erken doğum eylemi ve amniyon sıvısının gelmesi gibi durumlarda ise egzersizlerin durdurulması gerektiğine dikkat çekti.

  • Gebelikte yapılan tetkikleri aksatmayın

    Özel Ümit Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Mesut Taşkeli, gebelik döneminde yapılan testlerin büyük önem taşıdığını belirtti.

    Gebelikte yapılan tetkikler hakkında bilgi veren Dr.Taşkeli, “Gebelik başlangıcından itibaren çeşitli tetkikler yapılmaktadır. Bunlar bize bebeğin durumu hakkında bilgi vermektedir ve büyük önem taşımaktadır. Gebeliğin 11-14. haftalarında ikili tarama testi, 16-18. haftada alfa protein testi yapılmaktadır. Gebeliğin 19-23. haftaları arasında ise ayrıntılı ultrason yapılmaktadır. Bu tetkikte bebeğin organları sağlıklı mı ayrıntılı olarak bakılıyor. Bu ultrasonun özellikle bu haftalarda yapılması ve geciktirilmemesi gerekmektedir” dedi.

    “Şeker tarama testini mutlaka yaptırın”

    Şeker tarama testinin önemine dikkat çeken Dr.Taşkeli, bu konuda hastalarımızın medyada yer alan bazı bilgilerden etkilendiklerini söyleyerek, bu testin yapılmasının anne ve bebek sağlığı için büyük önem taşıdığını belirtti.

    Dr.Taşkeli şeker tarama testinin gebeliğin 24-28. haftaları arasında yapıldığını söyledi.

    Gebeliğin 30-34. haftasından itibaren NST işleminin yapılmaya başlandığını söyleyen Dr.Taşkeli, “Anne karnındaki gerginlik, bebeğin hareketleri kalp atışları NST işleminde ortaya çıkar. Burada bebeğin sağlığı test edilir. Ayrıca bu ölçüm annenin ağrılarını da gösterir. Bazen anne ağrı hissetmez ama NST ölçümlerinde düzenli ağrı ve kasılmalar çıkabilir. Bu doğumun yaklaştığını gösterir. Bunların yanında son haftalarda bebeğin suyuna, solunumuna, hareketlerine, göbek kordonunda kan akımına bakarız. Bu tetkikleri gebeliğin son haftasında haftalık periyotlar halinde gerçekleştiririz” diye konuştu.

  • Gebelikte yaşanan değişiklikler sizi paniğe sokmasın

    Özel Ümit Vişnelik Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Talat Remzi Demirkol, gebelikte annelerde meydana gelen fizyolojik değişiklikler hakkında bilgi verdi.

    Gebelikte yaşanan değişiklikler hakkında konuşan Op. Dr. Talat Remzi Demirkol, anne adaylarına yaşanan değişikleri normal karşılamaları gerektiğini söyledi.

    Gebelerin yaşayacağı fizyolojik değişiklikleri ve problemleri bilmelerini önemsediklerini ifade eden Demirkol, “Bu sorunları bilen gebelerin bunları normal karşılayacağını ve bu dönemi daha sorunsuz geçireceğini söyledi. Gebelikte annelerde meydana gelen fizyolojik değişiklikleri tek tek anlatan Demirkol, bunların solunum, dolaşım, sindirim, iskelet sistemi gibi pek çok alanda olduğunu kaydetti.

    Demirkol, “Vücudun artan oksijen ihtiyacını karşılamak için profesyonel hormonu sayesinde solunum sayısı artar. Gebelikte sık sık soluk alıp verme ve bazen de solunum sıkıntısı görülebilir. Bunun yanı sıra hormonların etkisi ile eklem ve kaslar gevşer. Bu duruma rahimin ve bebeğin ağırlığı nedeniyle vücut ağırlık merkezinin değişmesi de eklenince bel ve sırt ağrıları yaşanabilir. Gebelik döneminde anne adayının cilt renginde koyulaşmalar görülebilir. Vücutta çatlaklar oluşur” dedi.

    “Her gebede yaşanabilir”

    Yaşanan diğer fizyolojik değişiklikler hakkında da bilgi veren Demirkol, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Gebelikte vücuttaki kan miktarı ve atılacak madde miktarı arttığı için böbrekler fazla çalışır. Ayrıca büyüyen rahim idrar torbasına baskı yapması sonucunda sık sık idrara çıkma ihtiyacı duyulur. Özellikle gebeliğin ilk üç ayı ve son üç ayında idrara gitme sıklığı artar. Eğer sık idrar çıkma ile birlikte idrar yaparken yanma olursa mutlaka hekime başvurulmalıdır. Östrojen ve progesteron hormonlarının etkisi ile dişlerde şişme, kanama, dış çürükleri, mide kasları gevşer, hareketleri yavaşlar. Bağırsak ve kabızlık problemi sık meydana geliyor. Bunlar son derece normal ve her gebede yaşanabilecek sorunlardır.”

    Demirkol, gebelikte yaşanan tüm bu fizyolojik değişikliklerinin yaşanmasının normal olduğunu söyleyerek, bunların yaşanmıyor olmasının da gayet normal olduğunu kaydetti. Anne adaylarının “Ben neden bu sorunları yaşamıyorum” gibi sorularıyla da karşılaştıklarını belirten Demirkol, “Her gebenin özellikleri kendine özgüdür” dedi.

  • Gebelikte 6’ncı aya dikkat

    Diyetisyen Laleş Güzel, gebeliğin 6’ncı ayında ortaya çıkan gestasyonel diyabet ile ilgili anne adaylarına uyarılarda bulundu. Güzel, anne ve bebekte kalıcı hasar oluşmaması için diyetisyenin beslenme programına sadık kalınması gerektiğini vurguladı.

    Diyetisyen Laleş Güzel, ailesinde diyabet geçmişi olan, şişman ve daha önceden problemli gebelik geçirmiş kadınlarda gebeliğin 6’ncı ayından sonra hormonlara da bağlı olarak kan şekeri seviyelerinde yükselmeler meydana geldiğini belirtti. Güzel, gestasyonel diyabet de denilen ve gebelik sırasında ortaya çıkan bu şeker hastalığı ilgili olarak anne ve baba adaylarının sakin kalmalarını ve bu durum karşısında bir diyetisyene başvurmalarını önerdi.

    “Anne ve bebekte kalıcı hasarlar oluşabilir”

    Gebelikte ortaya çıkan diyabette, anne adaylarının diyetisyen tarafından hazırlanan beslenme programı ile sorunsuz bir gebelik geçirebileceğini kaydeden Güzel, programa uyulmadığı takdirde gestasyonel diyabetin anne ve bebekte kalıcı hasarlara sebep olabileceğinin altını çizdi. Güzel, “Gestasyonel diyabet, diyetinizi uygulamanız halinde korkulacak bir şey değildir. Hatta bunu bir şans olarak görebilirsiniz. Gestasyonel diyabet sırasında nasıl beslenmeniz gerektiğini öğrendikten sonra bunu hayatınızın geri kalanında da uygulayabilir ve daha sağlıklı bir hayat sürdürebilirsiniz. Son olarak anne adaylarına söyleyeceğim şey, normal gebelerden farkınız glisemik indeksi yüksek olan yiyeceklerden uzak durmanız olacaktır. Sağlıklı bir çocuk dünyaya getirmeniz ve iyi bir gebelik geçirmeniz için yeterli ve dengeli beslenmek gerekiyor. Karnınızda bir çocuk taşıdığınız ve daha çok sorumluluk sahibi olduğunuz için kendinize daha çok dikkat etmek zorundasınız” dedi.