Etiket: Gebeliğin

  • Gebeliğin önündeki 10 engel

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Murat Gök, gebeliği engelleyen 10 önemli sebebi açıkladı.

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Murat Gök, çocuk sahibi olmak isteyen çiftler için gebeliğin önündeki 10 engeli açıkladı. Bu unsurlara dikkat edilmesi gerektiğini açıklayan Dr. Gök, “Gebeliğin önünde genetik, çevresel veya diğer faktörlerden kaynaklanan çeşitli engeller vardır. Bu engelleri bilip de ona göre hareket etmek gebe kalmayı kolaylaştırır” dedi.

    Dr. Murat Gök, gebeliğin önündeki başlıca 10 engeli şöyle sıraladı: “Doğuştan gelen rahimde veya yumurtalık tüplerindeki engeller, erkek faktörü, eşe ait sperm yetersizliği, çevresel koşullar ve stres, geçirilmiş ameliyatlara bağlı karın içi yapışıklıklar, yumurtalıkların yetersiz çalışması, döllenme kusurları, enfeksiyonlar ve rahim ağzındaki yaralar, rahim içerisindeki miyomlar ve polipler, sigara ve alkol alışkanlığı, aşırı kilo ve obezite, şeker hastalığı, troid gibi hormonal bozukluklar.”

  • Gebeliğin Son Dönemlerinde Bunlara Dikkat !

    .Kadın Hastalıkları Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Ali Öner Erdoğdu, gebeliğin son dönemlerinde dikkat edilmesi gereken hususlar hakkında bilgiler verdi.

    “Gebelik anne her adayı için heyecan ve keyif verici bir dönem. Bebeğin hareket ettiğinin hissedilmesi, bebek için hayaller kurmak, alışveriş yapmak anne adayını mutlu kılıyor. Ancak gebeliğin son dönemlerinde anne adaylarını neler bekliyor bunu bilemiyorlar” diyen Kadın Hastalıkları Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Ali Öner Erdoğdu, “Gebeliğin son dönemi dendiğinde anlaşılan son 3 aydır, hafta olarak tanımlayacak olursak, gebeliğin 28. Haftasından doğuma kadar olan son virajdır. Artık doğum öncesi hazırlıkların nihai son zamanlarıdır ve Fiziksel olarak bir takım zorlukların daha da arttığı dönemdir.” diye konuştu.

    Gebeliğin son dönemlerinde tüm iç organların etkileneceğini ifade eden Dr. Ali Öner Erdoğdu, şöyle konuştu:

    “Bu dönemde mide, bağırsak, mesane etkilenmektedir. Mide ekşime ve yanmalarınız artabilir bu yüzden sık sık ve az yemek yemelisiniz. Yemeklerde aşırı yağlı ve baharatlı yiyeceklerden sakınmalısınız. Bağırsaklarınız rahat hareket edemediğinden gaz sancıları, kramplar ve barsak alışkanlıklarınızda değişiklikler ( kabızlık, ishal) olabilir. Yürüyüş iyi gelecektir. Bebeğinizin iyice artan ihtiyaçlarından dolayı fazla çalışan böbreğiniz ve kendine yer bulmakta zorlanan mesane (idrar torbası) sizin de etkisiyle sık sık idrara çıkmalar ve zaman zaman idrar kaçırmalarınız olabilir, panik yapmayın. Artık akciğerlerinizin içinde yeterli alan sıkıntısı baş gösterecektir, bundan dolayı nefes almakta zorlanabilir, sanki nefesiniz yetmiyor gibi bir hisolabilir. Öncesinde bildiğiniz Alerjik Astımus gibi solunum hastalıklarınız yoksa nefesiniz size ve bebeğinize rahatlıkla yetecektir. Sakın sigara kullanmayın. Bebeğin ve vücutta oluşan ödemin de etkisiyle farklı bölgelerde vücut sinirleriniz etkilenebilir, bunlardan en sık görüneni siyatik sinir basısıdır bu baskıdan dolayı bacak ağrıları ve yürüme problemleri(halk arasında penguen yürüyüşü) yaşanabilir. Kaygılanmayın, lohusalık döneminin son bulmasıyla bu şikayetleriniz son bulacaktır. Bedeniniz kalbinizi korumaya programlıdır. Rahminiz büyüdükçe sağa doğru dönmeye başlayacaktır, bu da özellikle sağ böbreğiniz için ağrı verici olabilir, bol bol su için. Şikayetleriniz bazen dayanılmayacak kadar şiddetli olabilir bu durumu mutlaka doktorunuza bildiriniz. 7. ay ile birlikte fazladan 4-5 kiloluk vücudunuzda ağırlık olacaktır. Bu da bel, boyun, bacak ve sırt ağrılarına sebebiyet verebilir. Hazırlıksız yakalanmayın, kaslarınızın güçlü ve dayanıklı olması için egzersiz yapın. Kısa yürüyüşler, gebeler için plates, yoga ve nefes egzersizleri, yüzme sizi daha güçlü kılacaktır. Artık sonlara yaklaşıyoruz, dolaşımınız bir miktar bozulmaya başlayacaktır. Bu dönemde el ayakta ödem (şişme) fazlalaşabilir. Bu durumda çeşitli vücut bölgelerinizde varislerde oluşabilir… Bunların çoğu masumdur fakat gebeliğinizi takip eden doktorunuzu, mutlaka haberdar etmelisiniz. Son dönemde takipleriniz sıklaşacak, sakın kaçırmayın. Mutlaka sağlıklı beslenin ve kilo alımınıza dikkat edin. Artık bedeniniz, rahminiz ve tabi ki bebeğiniz de doğuma hazırlanmaya başlayacaktır. Hazırlık yapmanın en iyi yolu antremandan geçer, son dönemlerde antreman sancıları ( Braxton Highs Kont.) başlayacaktır. Bunun gerçek sancıdan ayrımı sandığınız kadar zor değildir. Takip eden doktorunuz bunlarla ilgili ayrıntılı bilgi verecektir. Ve tabi son olarak bebek hareketleri, doğum yaklaştıkça azalacaktır. Ama yine de 2 saatte birin altına düşmeyecektir. Bunun takibi anne adayına düşmektedir ve dikkatle yapılmalıdır. Sonuç olarak üreme bir içgüdüdür ve ilk insanoğlundan bu yana aynı şekilde devam etmektedir. İçgüdülerinize ve kendinize güvenin. Ve bebeğinizi sağlıkla kucağınıza almak için dua edin.”

  • Sağlıklı Gebeliğin Sağlıklı Yolu

    Tüp bebek uygulamalarında, santrifüj (genellikle elektrikli bir motor yardımıyla sabit eksenli, dairesel dönme hareketi gerçekleştiren bir laboratuvar aleti) ve pipetle karıştırma gibi geleneksel yöntemlere karşı yeni bir teknoloji olan mikro akışkanlı çip, bebek özlemi çekenler için umut oldu.

    Türkiye’de 27 yıl önce ilk tüp bebek işleminin yapılarak, canlı doğumun sağlandığı Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi ve Tüp Bebek Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ege Tavmergen Göker, “Kurulduğu günden bu yana Tüp Bebek Merkezi’nde görev yapıyorum. İlk tüp bebek bizim ellerimize doğdu. Her zaman yenilikler peşinde koşan bir merkez olduk. Mikro akışkan çipi Türkiye’de ilk kullanan merkezlerden biriyiz. Yurt dışıyla bağlantılı bir çalışma başlattık. Burada üzerinde çalıştığımız vakaları, yurt dışında yapılanlarla karşılaştırıyoruz” dedi.

    ERKEK KISIRLIĞINA BÜYÜK ORANDA ÇÖZÜM

    Eski sperm seçme yöntemlerinde, kaliteli spermlerin doğal olmayan sarsılma ve stres artırıcı ortamlar sebebiyle bozulduğuna dikkati çeken Prof.Dr.Ege Tavmergen Göker, “Eski yöntemlerle spermlerdeki DNA hasarı sebebiyle döllenme sonrasında embriyo kalitesi üzerinde negatif etkiler tespit ettik. Akışkan mikro çiplerde, sperme dışarıdan herhangi bir müdahalede bulunulmuyor. Spermler doğal seleksiyonları ile ayıklanıyorlar” ifadelerini kullandı.

    BAŞARI ARTIYOR

    Sperm hücrelerinde, çıplak gözle görülemeyen DNA hasarlarına da bu yöntemle müdahale edildiğini ve en iyi embriyoların oluşturulduğunu belirten Göker, “Bizim beklentimiz, çiftlerin evlerine bebekle dönmelerdir, gebe kalıp düşürmeleri değil. Şu an yüzde 40’larda kalan tüp bebek başarısını bu yöntemle ciddi oranda artıracağımıza inanıyoruz. Bu zamana kadar elde ettiğimiz veriler bu yönde” diye konuştu.

    Prof. Dr. Göker, Türkiye’de İstanbul, İzmir, Ankara, Adana , Bursa, Muğla, Konya, Eskişehir, Kayseri, Manisa, Samsun, Antalya, Kırklareli, Van, Mersin ve KKTC’deki merkezler ile birçok gelişmiş ülkede başarıyla uygulanan bu yeni yöntemi akışkan mikro çiplerin, ek maliyet getirdiğini vurguladı. Göker, bu sebeple; öncelikle, daha önce farklı merkezlerde tedavi görmüş, ancak başarıya ulaşamamış vakalarda kullanıldığını dile getirdi.

    “TÜP BEBEK TEDAVİSİNDE, MERKEZ İYİ SEÇİLMELİ”

    Tüp bebek tedavisi denemiş veya denemek isteyen çiftler için çeşitli uyarılarda bulunan Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi ve Tüp Bebek Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ege Tavmergen Göker, şunları kaydetti:

    “Doğal yollarla çocuk sahibi olamayan çiftler, bütün uygulamaların yapıldığı kapsamlı merkezleri tercih etmelidirler. Aksi takdirde, başarılı sonuçlar elde edemedikleri merkezlerle yollarını ayıran çiftler, her defasında aynı işlemleri tekrarlayarak sadece zaman kaybetmiş, süreci uzatmış olurlar. Bebek sahibi olmak isteyenler iyi araştırıp, kendilerine en uygun merkezi seçmeliler.”