Etiket: gazze

  • Gazze Emniyet Müdürüne suikast girişimi

    Gazze Emniyet Genel Müdürü Tevfik Ebu Naim’e karşı bir suikast girişiminde bulunuldu. Cuma namazından sonra arabasına yapılan saldırıda Ebu Naim’in yaralandığı belirtildi.

    Gazze Emniyet Genel Müdürü Tevfik Ebu Naim’e cuma namazından sonra suikast girişiminde bulunuldu. Patlamanın, Ebu Naim’in cuma namazından sonra İhsan Camisi’nden çıkıp binmek için arabasının kapısını açmasıyla meydana geldiği belirtildi. Patlamada aracın hasar gördüğü, hafif yaralanan Ebu Naim’in de tedavi için hastaneye kaldırıldığı bildirildi.

    Öte yandan, olay yerine gelen güvenlik güçleri geniş çaplı inceleme başlattı. Hamas Siyasi Birim Üyesi ve Sözcüsü Husam Bedran, Ebu Naim’in başarısız bir suikaste uğradığını ve hafif yaralandığını duyurdu.

  • Gazze Şeridi’nde 11 Filistinli yaralandı

    Gazze Şeridi’nin İsrail sınırında gösteri yapan Filistinlilerle, İsrail askerleri arasında arbede yaşandı. İsrail askerlerinin gerçek mermi kullanması sonucunda 11 Filistinli yaralandı.

    İsrail cezaevlerindeki kötü koşulları protesto etmek için açlık grevine başlayan Filistinli tutuklulara destek vermek amacıyla sokağa dökülen yüzlerce Filistinli gençlerle, İsrail askerleri arasında arbede yaşandı. Arbede sırasında İsrail askerleri gerçek mermi kullandı.

    Konuyla ilgili açıklama yapan Gazze Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Eşref el-Kudra, ateş açılması sonucu 11 Filistinlinin yaralandığını, yaralılardan 3’ünün durumunun kritik olduğunu söyledi.

  • TİKA’nın Gazze Koordinatörü Murteca’nın davası ertelendi

    İsrail mahkemesi, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığının (TİKA) Gazze Koordinatörü Muhammed Murtaca’nın tutukluluk halinin devamına karar verdi.

    İsrail mahkemesi, 12 Şubat’tan beri gözaltında tutulan TİKA Gazze Koordinatörü Muhammed Murteca’nın tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı 8 Mayıs’a erteledi. İşgal kuvvetleri, Murtaca’yı El-Kassam Tugayları lehine çalışmak, gelen Türk mallarını Hamas ve askeri kanadının çıkarına olacak şekilde dağıtmakla suçluyor. Murtaca ise bu suçlamaların yalan ve iftira olduğunu belirtti.

  • Gazze yardım gemisi Mersin’den uğurlandı (2)

    Türkiye’den Gazze’ye 11 bin ton gıda ve giyecek götüren ’Lady Leyla’ isimli yardım gemisi, Mersin Limanı’ndan İsrail’in Aşdod Limanı’na uğurlandı. Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, Gazze’ye giden gemiyle Türk milletinin Filistinli kardeşlerine sevgilerini gönderdiklerini belirterek, “Bu gemi bizim gönüllerimizi oraya taşıyor” dedi.

    Türkiye ile İsrail arasında varılan anlaşmanın ardından Gazze’ye yardım götürmek için 2 gün önce Mersin Limanı’na gelen Panama bandıralı ’Lady Leyla’ isimli yardım gemisi, bugün Mersin Limanı’nda demirlediği 17. Rıhtım önünde düzenlenen törenle uğurlandı. Törene; Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, Kalkınma Bakanı ve Mersin Milletvekili Lütfi Elvan, Mersin Valisi Özdemir Çakacak, Filistin’in Ankara Büyükelçisi Faed Mustafa, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz, Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanı Fuat Oktay, Türk Kızılayı Genel Başkanı Kerem Kınık ve protokol üyeleri katıldı.

    “Türkiye, her zaman Filistinli kardeşlerimizin yanında olmuştur”

    Gazze’ye 11 tondan oluşan gıda ve giyecek ile gönüllülerin sağladığı yardım kolilerinin gönderildiği törende konuşan Başbakan Yardımcısı Kaynak, “Bugün Filistinli kardeşlerimiz için bir aradayız” diyerek, bugün idrak edilecek Kadir Gecesi’nde İslam aleminin yapacağı dualarla Yüce Rabbin, bütün insanlığın ihtiyaç duyduğu barışın, huzurun, refahın tesisine yardımcı olmasını diledi. Türkiye’nin her zaman Filistinlilerin yanında olduğunu vurgulayan Kaynak, “Ama Türkiye aynı zamanda bu bölgede barışın adil, kalıcı ve kapsamlı olması için de gayret etmiştir. Türkiye, bu süreçte Filistin’in, Gazze’nin yeniden imarı noktasında gerçekten büyük gayretler sarf etmiştir. Filistinli kardeşlerimizin kendi kaderlerine terk edilmemesi için diplomasinin de bütün imkanları Türkiye Cumhuriyeti Hükümetleri tarafından yerine getirilmiştir” diye konuştu.

    “Bizi eleştirilenler Hudeybiye sürecine ve Hudeybiye anlaşmalarına baksınlar”

    İsrail ile 6 yıldır yaşanan sorun ve varılan anlaşmaya değinen Kaynak, son gelinen süreçte Filistin halkına yardım götüren Mavi Marmara gemisinin İsrail tarafından saldırıya uğramasından sonra tıkanan ilişkilerin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti Hükümetlerinin kararlı tutumları sayesinde bu hafta belli bir noktaya geldiğini söyledi. Bu görüşmeler sırasında Türkiye’nin, her zaman Filistinlilerin hak ve hukukunun gözetilmesi ve Türkiye-İsrail ile ilişkilerinin normalleşmesini göz önünde tuttuğunu belirten Kaynak, yapılan anlaşmaya ilişkin eleştirilere de Mersin’den yanıt verdi. Kaynak, şunları söyledi: “Bu anlaşmayla ilgili aynı düşünce dünyasında olduğumuz, aynı inanca sahip olduğumuz, aynı istikamette olduğumuz bir dostlarımızın, hükümetimizi şiddetle eleştirdiklerini görüyoruz. Benim tavsiyem, o gönül dostlarımızın Hudeybiye sürecine ve Hudeybiye anlaşmalarına bir bakmalarını tavsiye etmektir. Orada görecekler ki, İslam’ın Peygamberi bütün insanlığın kurtuluşunun müjdecisi Peygamberimiz Hz. Muhammet (s.a.v.), insanlığa savaştan, mücadeleden çok barış yapmayı tavsiye ediyor. Yine Allah’a şükür al bayrağımızın altında, 786 bin kilometrede mutlu, huzurlu, kalkınmış bir ülkede yaşıyoruz. Bu Cumhuriyet kurulurken devletimizin bir anlaşmayla doğduğunu da unutmamamız lazım. Burada önemli olan anlaşmanın kendisi değil. Anlaşmanın muhtevası bizi, Filistinli kardeşlerimizi, milletimizi, insanımızı rencide ediyor mu, etmiyor mu, ona bakmamız lazım.”

    “Nihai hedef; Filistin’in, Filistinlilerin, kendi vatanlarında mutlu, özgür yaşamalarını, ortak haklara sahip olmalarını sağlamaktır”

    Türkiye’nin 6 yıldan bu yana İsrail ile ilişkilerin normalleşmesi için hep aynı şeyi söylediğini dile getiren Kaynak, “El konulan Mavi Marmara gemisi İsrail tarafından iade edilecek, sonra Türkiye’den özür dilenecek, tazminat ödenecek ve Gazze’ye, Filistin’e yönelik insani olmayan bu ambargo kaldırılacak. Türkiye Cumhuriyeti Hükümetleri, o ambargolara rağmen de o günden bugüne Filistinli kardeşlerinin hep yanında oldu. O günden bugüne aslında birçok kalkınma faaliyetinde, birçok bu yaptığımız gibi gıda ve sağlık yardımlarında bulundu. Ama geldiğimiz nokta itibariyle hem özür hem tazminat hem de Gazze’ye uygulanan ambargoların hafifletilmesi ve buraya yapılacak insani yardımların mevcut olan limandan gerçekleştirilmesi kabul edilmiştir. Nihai hedef; Filistin’in, Filistinlilerin, bütün insanlığın kendi vatanlarında mutlu, özgür yaşamalarını, herkesin sahip olduğu ortak haklara sahip olmalarını sağlamaktır. Bizim Filistin ile olan ilişkimiz o tarihten bu yana hep devam etti. Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı tarafından şu anda orada inşa edilen hastanenin bu anlaşmadan sonra iç donanımları daha hızlı yapılacak ve Filistin’in en büyük hastanesi çok kısa sürede hizmete girecek. Yine Gazze’de yarısını tamamladığımız 320 konut hızlıca tamamlanacak. Gazze’de sanayi bölgesinin yapımını hızlandıracağız. Bugün bunların hepsinin ilk adımı” ifadelerini kullandı.

    “Bu gemi, milletimizin sevgisini Filistin’e taşıyor”

    Filistin’in hayati önem taşıyan bütün konularında Türkiye’nin elinden gelen desteği artırarak devam ettireceğinin altını çizen Kaynak, önümüzdeki dönemde eğitim, sağlık, girişim ve kalkınma projelerini de çok kısa sürede anlaşmanın verdiği rahatlıkla yapacaklarını kaydetti. Gazze’de yaşanan insani dramın ardından evsiz kalan on binlerce insanın gıda, giyim, tedavi ve barınma gibi acil ihtiyaçlarının giderilmesi için onlarca projeyi hayata geçireceklerini bildiren Kaynak, şöyle devam etti: “Bugün bu gemide çok önemli gıda maddeleri ve çocuklarımıza hediyeler var. Ama bütün bunların dışında bu geminin alacağından çok daha fazlası, milletimizin Filistinli kardeşlerine sevgisi var. Bu gemi bizim gönüllerimizi oraya taşıyor.”

    Gemide bulunan malzemelere ilişkin de bilgi veren Kaynak, “Gemide 9 bin 200 ton un, şeker ve pirinç, 500 ton yağ, 383 ton gıda kolisi olmak üzere 10 bin 83 ton yiyecek malzemesi var. Ayrıca oyuncak, ilaç ve giyecek var. Kızılay ve Toprak Mahsulleri Ofisi bu işin bir kısmını üstlendi. Çocuklarımızı bayramda sevindirmek amacıyla İstanbul Milletvekilimiz Nureddin Nebati Bey’in organize ettiği 150 bin civarında çocuk kıyafeti ile 50 bin çocuk ayakkabısı var” şeklinde konuştu.

    Dünyanın neresinde bir mazlum ve mağdur varsa Türkiye’nin orada olacağını söyleyen Kaynak, Türkiye’nin şu anda 3 milyon mülteciyi misafir ettiğini, hükümetin harcadığı paranın ise 11 milyar dolara ulaştığını belirterek, ülke gönüllülerinin de bunun daha fazlasını fert fert yaptıklarını sözlerine ekledi.

    Filistin Büyükelçisi Faed Mustafa ise İstanbul’daki patlamadan duyduğu üzüntüyü dile getirdi. Bu saldırıları her zaman kınadıklarını vurgulayan Mustafa, “Her daim ülke olarak, kardeş olarak sizin yanınızdayız, bundan sonrada bulunacağız. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, yaralılarımıza da acil şifalar diliyorum. Bu hain saldırı bile tekrardan bu iki ülkenin kardeş olduğunu göstermiştir. Filistinli vatandaşlarımız bu hain saldırıda vefat etmiştir. 2 bayanı dün ülkemize gönderdik. 5 kişi de hastanelerde yatıyor. Hepsine şifalar diliyorum” diye konuştu.

    “Türk halkı her zaman Filistin halkının yanındaydı, yanında kalmaya da devam edecektir”

    Ülke olarak her zaman Türk halkını sevdiklerini, bundan sonra da seveceklerini ifade eden Mustafa, “Tarihte de böyledir böyle de devam edecektir. Bu nedenle Türk halkı her zaman Filistin halkının hep yanındaydı, hep de yanında kalmaya devam edecektir. Bizim acılarımızı kendileri her daim hissediyor ve bizlere de yanımızda olduklarını her zaman hissettiriyorlar. Çünkü bizim halkımız çok zor günler geçirdi ve halen geçirmektedir. Filistin Devleti’nin kurulmasından Türkiye’nin çok büyük desteği vardır. Her zaman minnettarız. Gazze konusunda da çok desteğini göstermiştir Türkiye’ye çok teşekkür ediyoruz. Kudüs’ün bizde kalmasında çok büyük destek verilmiştir. Çünkü orası Yahudileştirilmeye çalışıldı ama umarım başaramayacaklardır. Ülkemize de en çok yardım eden yine Türkiye’dir, olmaya da devam ediyor. Filistin dediğimiz zaman Batı Şeria, Kudüs ve Gazze diyoruz. Türkiye her zaman birinci derecede yardımcımızdır. Bugün buradan bu geminin kalkıp gitmesi, yine aynı şekilde her daim yanınızda olduğunuzun göstergesidir. Bu Ramazan ayında ve bayramda bunu yapmanız bizi çok mutlu etti. Hükümet olarak, halk olarak tüm yardım kuruluşlarına teşekkür ediyoruz” şeklinde konuştu.

    “Bu Türk halkının Gazze’deki kardeşlerine bir nevi bayram hediyesidir”

    Kalkınma Bakan Lütfi Elvan ise bugün Filistin halkıyla, Gazzelilerle dayanışmanın, yardımlaşmanın güzel bir örneğini yaşadıklarını söyledi. Bugün Mersin’den Lady Leyla gemisinin yola çıkacağını vurgulayan Elvan, “İçinde 10 bin ton giysi ve gıda var. İsrail’in Aşdod Limanı’na oradan da Gazze’ye bu yardımlar en kısa sürede ulaşacak. Türk Kızılay’ı tarafından teslim alınan bu insani yardım malzemeleri Dışişleri Bakanlığımızın eş güdümünde yerine ulaşacak. Bu gemideki malzemeler Türk halkının Gazze’deki kardeşlerine bir nevi bayram hediyedir. Çocuklarımızın Gazzeli çocuklara bayram hediyesidir. Bu yardımları koordine eden, bu geminin yola çıkmasında gerekli hazırlıkları yapan AFAD Başkanlığına, Türk Kızılay’ına, Dışişleri Bakanlığımıza teşekkür ediyorum” diye konuştu.

    “79 milyon tek yürek olarak dik durdu, hakkı ve hakikati savundu”

    Bu yardım sürecine gelinmesinden de bahseden Elvan, “Bizim şartlarımız vardı. Yapılan görüşmelerde uzun müzakerelerde Türkiye’nin ileri sürdüğü bütün şartlar kabul edildi. Türkiye seçilmiş Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde 79 milyon tek yürek olarak dik durdu, hakkı savundu, hakikati savundu. Bu sayede yeniden insani yardım kanalları açıldı. Bugün bir daha görüyoruz ki Akdeniz’de kurulacak her gönül köprüsü Mersin’den başlıyor. Bu gemide sizin sadece insani yardım malzemelerimiz bulunmuyor. Sizin gönülleriniz, sizin insani duygularınız, sizin sevinçleriniz, sizin bayramları, bayram yapan anlayışınız var. Gemiye uğurlamaya gelen tüm kardeşlerimi, hemşehrilerime teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

    “Bu yardım milletin uzattığı bir gönül elidir, bir şefkat elidir”

    İkili ilişkilerde sorun olmasının hiç kimseye fayda sağlamayacağının altını çizen Elvan, “İnsanlar arasında buz dağları varsa, milletler arasında buz dağları varsa yine coğrafyalar arasında buz dağları varsa yine gönüller arasında buz dağları varsa bundan kimse kazanmaz. Bundan kimseye yarar gelmez. Soğukluktan, gerginlikten kimse kazanmaz. O açıdan buzları eriteceğiz. Konuşacağız, anlaşacağız, insani olanın yapılması için hep birlikte hareket edeceğiz. Bunu her türlü oyunla, her türlü terör saldırısıyla engellemeye çalışanlara karşı inadına yapacağız. Lady Leyla sadece bir insani yardım gemisi değildir. Milletimizin uzattığı bir gönül elidir, bir şefkat elidir” ifadelerini kullandı.

    İstanbul’da yaşanan terör saldırısıyla ilgili de konuşan Elvan, “İstanbul Atatürk Havaalanı’ndaki saldırı hiç kimseye değil sadece Türk milletine değil 6,5 milyar insanlığa yapılan saldırıdır. Terörün her türlüsü sadece maruz kalan ülkelerin değil bütün insanlık için ortak mücadele edilmesi gereken günümüzün en büyük belasıdır. Bu bela ile birliğimizden taviz vermeden, huzurumuzdan taviz vermeden devlet ve millet olarak sonuna kadar mücadele etmeye kararlıyız” dedi.

    Konuşmaların ardından protokol üyeleri tarafından gemi uğurlandı.

  • Gazze Anlaşmasının Türkiye Ve İsrail Açısından Sonuçları

    Türkiye ve İsrail arasında uzun yıllardır devam eden sorunlar26 Haziran günü ‘normalleşme’ sürecine girecek. İlk adım atılıp, iki taraf da anlaştıklarını açıklayacak. İki ülke dışişleri bakanlıklarının müsteşarları tarafından Temmuz ayında imzalanması planlanan anlaşmayla da süreç başlayacak. İstanbul Gelişim Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. R. Kutay Karaca, İsrail ve Türkiye’nin birbirine ihtiyacı olduğunu söyledi.

    “İsrail Türkiye ilişkilerinde yalnızca bir tarafına İsrail’i diğer tarafına Türkiye’yi koyarak algılayamayız. Ortadoğu’daki bölgesel konjonktüre de bakmak lazım” diyen İstanbul Gelişim Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. R. Kutay Karaca, “Ortadoğu, bugün güç mücadelesi içerisinde, sınırların nasıl şekilleneceği, halkların, ekonominin ne olacağı belirgin değil. Bütün bu belirsizlikler içerisinde bölgede iki temel güç İsrail ve Türkiye’nin birbirine ihtiyacı olduğu kesin” dedi.

    “GAZZE ANLAŞMASI ÜÇÜNCÜ ŞARTIN NASIL OLACAĞIYLA İLGİLİ”

    Gazze anlaşmasını Türk dış politikası açısından değerlendirmek gerektiğini ifade eden Doç. Dr. Karaca, “ Stratejik derinlik içerisinde boğulan Türk dış politikasında stratejik olgunluğu tekrar kazanma ihtiyacı ortaya çıktı. 2010 yılında meydana gelen Mavi Marmara olayına geldiğimiz zaman Türkiye’nin üç şartı vardı. İlki İsrail’in özür dilemesiydi. Amerika Başkanı Barak Obama aracılığıyla Netanyahu özür diledi, ikincisi İsrail’in tazminat ödemesiydi, İsrail, Mavi Marmara mağdurlarına 20 milyon dolar tazminatı ödemeyi kabul etti. Üçüncü şart Gazzeambargosunun iptal edilmesiydi.Bugün konuştuğumuz Gazze anlaşması bu üçüncü şartın ne şekilde yerine getirileceği üzerine yapılan bir anlaşma” diye konuştu.

    “ABLUKANIN YUMUŞATILMASI İSRAİL TARAFINDAN KABUL EDİLMİŞ”

    “Ben Gazze’den ablukanın tamamen çekileceğini düşünmüyorum” diyen Karaca, “Ama ablukanın yumuşatılması da İsrail tarafından kabul edilmiş görülüyor. Anlaşmanın önemli maddelerinden birisi Gazze’deki Filistin halkının temel ihtiyaçlarının karşılanması. Hastanenin inşa edilmesi, ilaç ve personel gönderilmesine İsrail’in sorun çıkarmayacak olması. Almanya ile Türkiye ortak bir enerji santrali inşa edecek. Gazze’nin en önemli sorunların biri içme suyu sorunu, deniz suyu arıtma tesisinin yapılacağından bahsediliyor” dedi.

    “ÇEKİNCELERDE ORTADAN KALKACAK”

    6 yıldır büyük sorunlar yaşanan İsrail-Türkiye ilişkilerinde büyükelçiler tekrar atanıp, diplomatların görevlendirileceğini belirten Karaca, bu sayede ilişkilerin normale döneceğini ayrıca iki devletin uluslararası kuruluşlarda birbirlerine koydukları karşılıklı çekincelerinde ortadan kalkacağını söyledi.

    “TÜRKİYE’NİN, İSRAİL İLİŞKİLERİNDEKİ YAPICI DİPLOMASİSİ”

    “Türkiye bu anlaşmayla beraber Filistin devletinin kurulmasında önemli aktörlerden biri haline gelecektir” diyen Karaca,“Bu süreçte Türkiye, Mısır veuçak krizi yaşanmasının ardındanRusya ile diplomasi sorunu yaşıyor. İsrail ile oluşan bu yapıcı diplomasi Türkiye’nin, Rusya ve Mısırla olan ilişkilerinde de bir yumuşama ve daha fazla diplomasiyi ön plana çıkartacaktır. Gazze’ye yardımlar için Kuzey Kıbrıs TürkCumhuriyetinin (KKTC) limanlarının kullanılması Gazze’ye gidecek gıda yardımlarında Kıbrıs’ta üretilen mallarında kullanabileceği anlamını taşıyabilirki buda Kuzey Kıbrıs’ta ekonomik anlamda olumlu bir ortam yaratabilecektir” dedi.

    “GAZZE ANLAŞMASI İSLAMAFOBİYİ DURDURACAK”

    Türkiye’nin,Ortadoğu’da bölgesel dengeler konusunda İran’a karşı kaybeden ülke konumuna geldiğine dikkat çeken Karaca, sözlerine şöyle devam etti;

    “İsrail anlaşmasından sonra Ortadoğu’da, İran’ı dengeleyebilecek bir Türkiye göreceğiz. Dünyada son dönemde artan İslamafobi, bunun yanında Müslümanların uzlaşmaz olarak gösterilmesi sürecini de bu anlaşma durdurabilecektir. Bu anlaşma Arap dünyası ile Türkiye arasındaki yakınlaşmayı negatif etkileyebilir. Ama Gazze’ye yıllardır uygulanan ablukanın Türkiye vasıtasıyla kırılması belki Arapdünyasıyöneticilerinde,Türkiye’ye karşı negatif bir bakış yaratabilecekolsa da Arap halklarında kesinlikle bir pozitif etki yaratacaktır. Gazze anlaşmasının ekonomik anlamda büyük etkilerini göreceğiz. İsrail artık doğalgaz ihraç edecek konuma geldi. Fakat İsrail’in doğalgazı ihraç edebilmesi için en güvenilir yol Türkiye üzerinden geçiyor. Çünkü İsrail, Türkiye kadar demokratik, laik, sosyal devleti Ortadoğu da bulamıyor. Avrupa’ya gidecek doğalgazın en kısa ve ucuz gidebileceği tek hat Türkiye üzeridir. Bu gaz anlaşması Türkiye’nin,İran ve Rusya’ya olan bağımlılığını azaltabilecek bir anlaşma olacaktır. Dolayısıyla Türkiye’ye, enerji açısından önemli avantajlar yaratılabileceğini söyleyebiliriz.”

    Türkiye-İsrail anlaşmasının İsrail iç politikasının yumuşamasına daneden olacağını belirten Karaca,“İsrail tarihinin en sağcı koalisyonu karşımızda… Bu anlaşma İsrail kamuoyunun daha fazla radikalleşmesinin de önüne geçebilecektir.”

    “HAMASI GÖZARDI EDEREK FİLİSTİN SORUNU ÇÖZÜLMEZ”

    İsrail’in Haması terör örgütü gibi gördüğünü söyleyen Karaca, “Bizim Suriye’de Amerika-PYD ilişkisi üzerindendüştüğümüz durum, İsrail açısından baktığımız zaman Türkiye-Hamas ilişkisi üzerinden yaşanıyor. Hamasın farkı var. Hamas aynı zamanda seçilmiş bir organ. Haması bir kenara koyarak Filistin sorununu çözemezsiniz. İsrail, Türkiye’ye Hamas ile ilişkinizi kesin dayatması da yapamaz. Şu net Suriye’nin bu noktaya gelmesinde Türkiye, Esad’ın kaybetmesini istemedi. Türkiye Filistin birlik hükümetiyle İsrail arasında bir arabuluculukta görevi de ortaya çıkartabilir. Bu süreçte iki ülkenin birbirine olan güvensizliği Hamas sorununu ortaya koyuyor diye düşünüyorum eğer güvensizlik olmasa Hamas bu kadar sorun olarak ortaya gelmeyecek diye düşünüyorum” açıklamalarında bulundu.