Etiket: Gazisi

  • (özel haber) Kayseri patlaması gazisi evine döndü

    Geçtiğimiz aralık ayında Kayseri’de meydana gelen bombalı saldırıda gazi olan ve tedavisinin ardından memleketine dönen er Kayahan Uluhan, saldırıda yaşadığı dehşeti anlatarak, “Otobüsün içerisinde cam kenarında sol tarafta oturuyordum. Patlama anında basınçla beraber aracın içerisinde savrulduk ve o an da gözlerimin ikisi de görmez oldu, patlamanın etkisiyle, geçici körlük yaşadım” dedi.

    Gazi Uluhan, Kayseri ve Ankara’da gördüğü tedavinin ardından dün taburcu olarak memleketi olan Afyonkarahisar’ın Sandıklı ilçesine bağlı Ürküt köyüne geldi. Afyonkarahisar Valisi Aziz Yıldırım tarafından karşılandığı belirtilen gazi Uluhan, köyündeki evinde istirahat ederek ziyaretleri kabul etmeye başladı. Yüzünde patlamadan kaynaklı cam kesiklerinin izleri ve sol kürek kemiğinde kırık olduğu belirtilen Uluhan’ın ayrıca sol gözünde ise ciddi anlamda görme kaybı olduğu öğrenildi. Gazi Uluhan taburcu olarak geldiği evinde, patlama anında ve sonrasında yaşananları İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine anlattı. Olay anında çarşıya gittiklerini ve her şeyden habersiz olduklarını ifade eden Uluhan, “Olay anında hiç bir şeyden haberimiz yoktu çarşıya çıkacaktık. Araç yanıma kadar geldi ama öyle bir şey olacağı aklımın ucundan bile geçmedi, araç beni geçtikten sonra patladı. Otobüsün içerisinde cam kenarında sol tarafta oturuyordum. Patlama anında basınçla beraber aracın içerisinde savrulduk ve o an da gözlerimin ikisi de görmez oldu patlamanın etkisiyle, geçici körlük yaşadım. Şehit olanların da hepsini tanıyordum. Patlama sonrasında bilincim yerindeydi ayağı kalktım, aracın camından elini uzattım o sırada bir vatandaş beni aracın içerisinden çıkarıp dışarı yere yatırdı. Daha sonra ambulansa aldılar ve götürdüler o sırada da gözlerim görmüyordu. Herkese yardım etmeyi düşündüm ama gözlerim geçici görmediği için oturduğum yerden kalkamadım” diye konuştu.

    “Tedavim bitince de tekrar birliğime dönmek isterim”

    Şehit olan askerlerin hepsinin arkadaşını olduğunu dile getiren Uluhan şunları söyledi:

    “Şehit olanlar arasında çok yakın arkadaşlarım vardı. Ben 3-4 ay Hakkari’de kaldım, Çukurca’dan yan yana yattığım arkadaşım arkamda oturuyordu ve şehit oldu. Sohbet, muhabbet ederek gidiyorduk, ama ne yazık ki böyle bir şey geldi başımıza. Bugünümüze şükürler olsun.”

    Son olarak teröre mesaj vermeyi de ihmal etmeyen Uluhan, “Hepsinin Allah belasını versin, bu yaptıkları yanlarına kalmayacak elbet bir gün hepsi cezasını alacak. Bizim canımız yandı, onların canı bizimkinden daha çok yanacak. Tedavim bitince de tekrar birliğime dönmek isterim” dedi.

    “Kayseri’ye gittiğimde oğlumu tanıyamadım”

    Gurur ve hüznü bir arada yaşayan gazinin baba Bahattin Uluhan ise, oğlunu ilk ziyarete gittiklerinde tanıyamadığını kaydederek, “Acı bir olay yaşadık. Allah kimseye yaşatmasın, göstermesin. Ne yapacağımızı şaşırdık bir an da, yıkıldık. Biz olayı kendimiz televizyondan öğrendik. Bölüğünü aradık, bölükten hiç kimse cevap vermedi. Saat 11.00 gibi bölük komutanı cevap verdi, ‘oğlunuz bombalı kaza geçirdi’ dedi. Onu duyduk ve hemen buradan Kayseri’ye gittik. Kayseri’ye gittiğimde oğlumu tanıyamadım. Kendi oğlumu kendim tanıyamadım hastanede. Çok dua ettim, sadece kendi oğlum için değil, orada yatan bütün yaralılara dua ettim, Allah kimseye acı çektirmesin. Teröre lanet olsun, Türkiye’yi bölmeye çalışıyorlar ama bölemezler” dedi.

    Öte yandan, gazinin evine asılan Türk bayrağı dikkatlerden kaçmazken, evin ise sürekli geçmiş olsun dileklerinde bulunmaya gelenlerden dolup taştığı öğrenildi.

    Gazi Uluhan’ın terhisine ise yaklaşık 6 ay kaldığı bildirildi.

  • (Özel Haber) Kore Gazisi 87’lik Hüseyin dededen ‘hainleri’ titretecek sözler

    Kore Cumhuriyeti tarafından 67 yıl sonra “Barış büyükelçisi” ilan edilen 87 yaşındaki Hüseyin Karakaya, vatanı için tekrar hainlerle seve seve çarpışmaya gideceğini söyledi. Karakaya, “İsterim şehit kalayım. Hainler için tekrardan çarpışmaya giderim. Şimdi alsınlar, bastonla tekrar giderim. Çünkü geri dönmek yok bizde. Biz ölüme kadar gideriz” dedi.

    1950 yılında Güney Kore’ye giden 5 bin kişilik Türk tugayında yer alan Edirneli 87 yaşındaki Hüseyin Karakaya, 67 yıl sonra Kore Cumhuriyeti tarafından “Barış büyükelçisi” ilan edilerek, madalya ve beraatına kavuştu.

    “Şimdi çağırsınlar, bastonla giderim”

    Bu yaşında hiç çekinmeden seve seve tekrar bastonuyla cepheye gidebileceğini dile getiren Karakaya, “Seve seve giderim. İsterim şehit kalayım. Hainler için tekrardan çarpışmaya giderim. Şimdi alsınlar, bastonla tekrar giderim. Çünkü geri dönmek yok bizde. Biz ölüme kadar gideriz” dedi.

    Karakaya, 15 Temmuz gecesi yaşanan askeri kalkışma gecesi sonrası ülke içinde bu kadar çok hain olmasını gördüğünde çok üzüldüğünü belirterek, “Çok hain varmış. Askeriyenin içinde de hain varmış. Yazık yani. Devletin parasını alıyorsun, yiyorsun. Bu olur mu? Bunları idam edeceksin, idam kararı çıkarsınlar idam etsinler. Allah Cumhurbaşkanımıza büyük ömürler versin” ifadelerini kullandı.

    Kore devleti tarafından şeref madalyası verildi

    Türkiye Muharip Gaziler Derneği Edirne Şubesi 2. Başkanı Ahmet İsmailoğlu, Tuğgeneral Tahsin Yazıcı komutasında 17 Ekim 1950 tarihinde Güney Kore’ye giden 5 bin kişilik Türk Tugayı’nın içerisin de yer alan Hüseyin Karakaya’nın Kore savaşının 3’üncü devre olarak katılması ve üstün başarısı neticesinde Kore devleti tarafından şeref madalyası verildiğini söyledi. İsmailoğlu, “Bu anı tekrardan yaşamaktan derneğimiz olarak mutluluk içerisindeyiz. Gazimizi uzun zamandır araştırdık ve kendisine beratını ve madalyasını ulaştırdık” ifadelerini kullandı.

    “Kahraman gazilerimiz sayesinde dimdik ayaktayız”

    Aile, Sosyal Politikalar İl Müdürü Bilgin Özbaş, bölücü terör örgütleri vatan üzerindeki emellerine asla ulaşamayacaklarını belirterek, “Geçmişte, Kurtuluş Savaşı’ndan, Çanakkale’de emellerine nail olamayan dış güçler bugün günümüzde IŞİD, FETÖ, DHKP-C bölücü terör örgütleri vatanımız üzerindeki emellerini hala gerçekleştirmeye çalışmaktadırlar. Böyle büyük kahramanlarımız Hüseyin amcamız gibi kahraman gazilerimiz sayesinde dimdik ayaktayız. Biz geçte olsa Hüseyin amcamızın madalyasını takdim etmiş olmanın mutluluğunu ve huzurluğunu yaşıyoruz” dedi.

    Güney Kore’den gelen resmi tebligatta, “Kore Savaşı sırasında sizin ve ülkenizin, Kore Cumhuriyeti’nin hürriyeti ve demokrasisinin korunmasında göstermiş olduğu yardımlardan dolayı, Kore halkı adına sonsuz teşekkürlerimi sunmaktan onur duyuyorum. Minnet dolu takdirlerimizle, değerli katkılarınızdan dolayı, sizi, Kore Cumhuriyeti halkının bütün iyi dilekleriyle “Barış Büyükelçisi” ilan etmekten onur duyuyoruz” ifadeleri yer aldı.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gündeme getirdiği 15 Temmuz Gazisi yaşadıklarını anlattı

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Muhtarlar Toplantısı’nda gündeme getirdiği 15 Temmuz Gazisi Kadir Bolattürk, “Cumhurbaşkanıma telefon üzerinden ulaştım. 6 aydan bu yana mağdur olduğumu bütün evraklarımın tam olduğunu ilettim. Bu işlemin bir an önce sonuçlanacağına inanıyorum” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bugün 35. kez muhtarlarla buluştuğu toplantıda yaptığı konuşmada ’15 Temmuz gazisinin evraklarıyla ilgilenmediği’ iddia edilen bir kaymakama tepki göstermişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Buradan sesleniyorum, ey kaymakam sen kendini ne sanıyorsun, sen orada kalıcı mısın? O gazi kendini bu vatan için feda etti. Sen bu makamda varsan gazi sayesinde varsın, haddini bileceksin. Haddini bilmediğin zaman haddini bildirirler. İçişleri Bakanımızı aradım öyle sanıyorum ki gereğini yapacaklar” diyerek tepki gösterdiği kaymakamın Bahçelievler Kaymakamı Mehmet Ali Özyiğit olduğu ortaya çıkarken, evraklarıyla ilgilenilmeyen darbe girişiminde yaralanan Kadir Bolattürk, yaşadıklarını İHA muhabirine anlattı.

    “Bu işlemin bir an önce sonuçlanacağına inanıyorum”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın muhtarla olan oturumunda Kaymakam Bey’e kızdığını ve gereğinin yapılacağını duyurduğunu aktaran Bolattürk,“Cumhurbaşkanıma telefon üzerinden ulaştım. Daha sonra İçişleri Bakanımızı Süleyman Soylu beni arayarak durum hakkında bilgi vermemi istedi. Bende Sayın Bakanımıza gerekli bilgileri verdim. 6 aydan bu yana mağdur olduğumu bütün evraklarımın tam olduğunu ilettim. Gereğinin yapılacağını Sayın Cumhurbaşkanımızın da konuyu takip ettiğini iletti. Bu hususta Sayın reisi Cumhurum Recep Tayyip Erdoğan, İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu’ya canı gönülden teşekkür ediyorum. Bu işlemin bir an önce sonuçlanacağına inanıyorum” dedi.

    “Cumhurbaşkanımızın seslenmesiyle canımızı vermeye çıktık”

    Cumhurbaşkanı’ndan böyle bir çıkış bekleyip beklenmediği sorulan 15 Temmuz Gazisi, “Sayın Cumhurbaşkanım gazilere önem veriyor. Cumhurbaşkanımızın seslenmesiyle biz ölüme çıktık. Düşünmeden canımızı vermeye çıktık. Şuan yine dese yine canımızı vermeye çıkarız. Allah razı olsun devletimizden” dedi.

    Bolattürk, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kendilerine Cumhurbaşkanlığı Külliyesindeki kabulünde verdiği kalemi de bir nişan gibi yanından ayırmadığını sözlerine ekledi.

  • Kıbrıs gazisi son yolculuğuna uğurlandı

    Antalya’nın Manavgat ilçesinde kalp krizi sonucu hayatını kaybeden 64 yaşındaki Kıbrıs gazisi Murat Dolay, son yolculuğuna uğurlandı.

    Manavgat Çakış Mahallesi’nde yaşayan Kıbrıs gazisi Murat Dolay, sabaha karşı evinde geçirdiği kalp krizi sonucu 64 yaşında hayatını kaybetti. Dolay’ın cenazesi Çakış Mezarlığı’nda toprağa verildi.

    15 yıl önce kalp rahatsızlığı nedeniyle by-pass olduğu belirtilen Dolay’ın cenaze törenine; Manavgat İlçe Jandarma Komutanlığı Asayiş Kısım Amiri Jandarma Üsteğmen Onur Altınsay, Kıd. Bşçvş. Ayhan Turacak, Uz. Jan. Çvş. Gökhan Hamiş, gazi arkadaşları, yakınları ve vatandaşlar katıldı.

  • 15 Temmuz’un kahraman gazisi Mardin’de

    15 Temmuz darbe girişimi gecesinde darbeci askerler tarafından vurularak gazi olan Safiye Bayat, 15 Temmuz’un imanlı kalplerin zafer kazandığı çok güzel ve tarihe yazılacak özel bir gece olduğunu kaydetti.

    Yaşama Dokunanlar Platformunca, 15 Temmuz konulu program düzenlendi. Mardin Müftülüğünde düzenlenen programa, Vali Mustafa Yaman, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve 15 Temmuz gecesinde Boğaziçi Köprüsüne gelerek, darbecilere karşı direniş gösterdiği sırada vurularak gazi olan Safiye Bayat ile vatandaşlar katıldı.

    Programda konuşan ve baston yardımıyla kürsüye çıkan Bayat, 15 Temmuz gecesinin asra bedel olduğunu belirterek, tankın, topun ve uçaksavarların karşısında imanlı kalplerin zafer kazandığı çok güzel ve tarihe yazılacak özel bir gece olduğunu kaydetti. Bayat, “Allah, eğer ona inanan varsa çok sever ve onu her halükarda korur. O geceyi, hayatımda dökmediğim kadar gözyaşı dökerek ve hayatımda vurulmadığım kadar vurularak yaşadım. Ben o gece büyütüldüm. Yaralandığımda büyütüldüm mesela, yaralı taşıdığımda büyütüldüm. Tanklardan açılan ateş sonucu yer titrerken korkmadım. İman varsa korkmuyorsunuz, yılmıyorsunuz, yorulmuyorsunuz. Aksine onlar korkuyor, onlar yılıyor ve yoruluyor” dedi.

    “Kanlı gömlek benimle konuştu!”

    Darbe gecesinden anekdotlar paylaşan Bayat, şunları anlattı:

    “Ateş hattından bir yaralı çıkardık. 45-50 yaşlarındaydı. İki göğüsün ortasına kurşun isabet etmişti. Oluk oluk kan akıyordu. Hiç bağırması yoktu, gülümsüyordu. Dilinden Allah ve kelamı dökülüyordu. Ben kolundan tutuyordum ve yarasına basınç yapmak için elimi gömleğinin üstüne koyduğumda gömlek benimle konuştu. Gömlek, ‘Bana dokunma!’ diyordu. O gömlek, vücudunu sarıyordu, adeta bedeni oluyordu. Şehitlerin neden yıkanmadıklarını orada öğrendim, çünkü kanla zaten yıkanıyorlardı. Yine kitaplardan okumuşuzdur, kanlarının kokusu miske benzermiş. Ama ben o kokuyu tarif edemeyeceğim. O koku, gerçekten cennetin kokusuydu, ama inananlar bunu alabilir.”

    Program konuşmaların ardından sona erdi.