Etiket: gaziantep

  • 10 PKK’lı tamire gelen örgüt telefonu sayesinde ölü ele geçti

    DİYARBAKIR’ın Lice ve Hani ilçeleri kırsalında 31 Aralık günü 10 PKK’lının ölü ele geçirildiği ‘nokta operasyonu’, teröristlerin kullandığı cep telefonuna tamir sırasında istihbarat birimlerince yerleştirilen dinleme cihazı sayesinde gerçekleştirildi. Bu telefonla yapılan konuşmalardan bulundukları mağara saptanan teröristler, jandarma ve polisin müşterek ‘yıldırım baskını’ ile etkisiz hale getirildi.

     

    Güvenlik güçlerinin yılın son günü aralarında PKK’nın sözde Diyarbakır sorumlusu ‘Numan’ kod adlı Ertem Karabulut ve örgütün bölgede ileri gelenlerinin de bulunduğu 10 PKK’lıyı ölü ele geçirdikleri operasyonun ayrıntıları belli oldu. Diyarbakır’da istihbarat ve güvenlik birimleri yaptığı çalışmada örgütün sözde Diyarbakır sorumlusu Ethem Karabulut’ın Lice ve Hani ilçeleri kırsalında bulunduğunu belirledi. Yapılan çalışmada, 10-15 kişi ile dolaşan grubun ihtiyaçlarını karşılamak üzere kentte irtibatlı olduğu kişi belirlendi. Takibe alınan bu kişinin, sürekli kırsal kesime giderek Ethem Karabulut ve yanındakilerle görüşüp, onların ihtiyaç duyduğu malzemeleri temin ettiği izlendi.

     

     

    TAMİRE GETİRİLEN CEP TELEFONU

    İstihbarat birimlerinin sürekli izlediği bu kişi, PKK’lılardan birinin bozulan telefonunu Diyarbakır’agetirip tamire verdi. Bu sırada istihbarat birimleri devreye girerek, bir fırsatını bulup, tamire gelen telefona takip ve dinleme cihazı yerleştirdi. Tamir edilen telefonu alan kişi, götürüp PKK’lılara teslim etti ve güvenlik güçleri bu telefonla yapılan tüm görüşmeleri dinlemeye, PKK’lı grubu kolayca takip etmeye başladı.

     
    MAĞARA BELİRLENDİ NOKTA OPERASYONU YAPILDI

    İstihbarat birimlerinin 31 Aralık günü de PKK’lıların kırsal kesimde bir mağarada bulunduğunun belirlenmesi üzerine operasyon içi düğmeye basıldı. Hava destekli polis ve jandarma özel harekattimlerinin katıldığı nokta operasyonunda, mağarada sıkıştırılan PKK’lıları ‘teslim ol’ çağrısı yapıldı. PKK’lıları sağ yalamak için güvenlik güçleri sabırlı davranırken, önce mağaradan çıkan bir PKK’lı güvenlik güçlerine el bombası atmak isterken, vuruldu. Ardından çıkan başka PKK’lı da ateş açmaya başlayınca, o da çatışmada öldürüldü.

     
    Daha sonra diğer PKK’lılar çıkan çatışmada öldürülürken, örgütün sözde Diyarbakır sorumlusu Ethem Karabulut, mağaranın diğer çıkışından çıkıp kaçmak istedi. Ancak güvenlik güçleri aldığı önlem sayesinde Karabulut’u da çıkan çatışmada öldürdü. Yetkililer öldürülen PKK’lılar arasında Karabulut’un yanı sıra üst düzey sorumlularının da bulunduğunu belirtti. Öldürülenlerden birinin de bölgenin lojistiğini sağlayan PKK’lı olduğu ve kimlik belirleme çalışmalarının sürdüğü kaydedildi.

     

    PKK’lı Ethem Karabulut’un Diyarbakır’da 3 Ocak 2008 günü 6’sı öğrenci 7 kişinin öldüğü bombalı araçla yapılan saldırı, Lice İlçe Jandarma Komutanı Kurmay Binbaşı Ercan Kurt, Jandarma Uzman Çavuş Abdullah Acıcı’nın şehit olduğu mayınlı saldırı, Gaziantep’te 9 kişinin yaşamını yitirdiği bombalı saldırının da aralarında bulunduğu birçok eylemin talimatını veren kişi olduğu belirtildi.

     

     

  • Şansınız 10 milyonda 1

    Milli Piyango’nun yılbaşı özel çekilişinde 45 milyon liralık büyük ikramiye ile diğer ikramiyeler yarın sahiplerini buluyor. Bu arada Milli Piyango da büyük ikramiyeyi kazanma ihtimali normal çekilişlerde 600 binde bir olurken, bu oran yılbaşı çekilişlerinde 10 milyonda bir olarak hesaplanıyor.

     

    Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü’nden alınan bilgiye göre, yılbaşı özel çekilişi yarın saat13.00’de önce küçük ikramiyeler için dönmeye başlayacak. İdare’nin Kızılay’daki Genel Müdürlük Binası ile Milli Eğitim Bakanlığı Şura Salonu’nda yapılacak bu çekilişler saat 19.00’a kadar sürecek.

     

    Saat 22.00’den itibaren çekilişler Milli Eğitim Bakanlığı Şura Salonu’ndan devam edecek. 1 milyonlira, 2 milyon lira ve 5 milyon liralık ikramiyeler saat 22.00-22.30 sularında amortiler ile 45 milyon lira tutarındaki büyük ikramiyenin çekilişleri ise saat 23.30-24.00 arasında yapılacak.

     

     

    Özel çekilişte, 45 milyon liralık büyük ikramiye, satılan bilete çıkana kadar çekilişe devam edilecek.

     

    İsteyen televizyon canlı olarak verebilecek

     

    Milli Piyango İdaresi çekilişlerin canlı olarak yayınlanması için bu sene TRT ile anlaşma yapmadı. Bu nedenle isteyen basın-yayın organı çekilişlerin yapıldığı salonlardan ses ve görüntü alabilecek, canlı yayın yapabilecek.

     

    milyon 50 bin 182 adet ikramiye dağıtılacak

    Milli Piyango İdaresi, yılbaşı özel çekilişinde 5 adet 500 bin lira, 10 adet 200 bin lira, 20 adet 100 bin lira, 30 adet 50 bin lira, 50 adet 10 bin lira, 100 adet 5 bin lira, 200 adet 2 bin lira ve 300 adet de bin lira verecek.

     

    Öte yandan İdare, 400 adet 500 lira, bin adet 350 lira, 8 bin adet 250 lira, 40 bin adet 150 lira, 200 bin adet 120 lira, 800 bin adet 80 lira verecek. Umudunu piyangoya bağlayanların 2 milyonu, yılbaşı gecesi amorti ile yetinecek. 45 milyon liralık büyük ikramiyeyi kıl payı kaçıran 63 kişiye deteselli ikramiyesi olarak 45 bin lira ödenecek.

     

    Böylece yılbaşı özel çekilişinde 3 milyon 50 bin 182 adet ikramiye dağıtılacak. Toplam ikramiye tutarı da 242 milyon 85 bin lira olacak.

    Yılbaşı özel çekilişinde biletlerin tümünün satılmaması durumunda, büyük ikramiye satılan bilete çıkana kadar çekilişe devam edilecek. Yılbaşı özel çekilişinin büyük ikramiyesinin tam bilete çıkması halinde bu, Milli Piyango tarihinin en yüksek ikramiyesi olacak.

     
    Talih kuşu esas devlete konacak

    Yılbaşı özel çekilişinde vatandaş 242 milyon 85 bin lira, devlet ise 102,4 milyon lira kazanacak. 400 milyon liralık biletin tümünün satılması halinde ise Hazine’nin kasasına 102 milyon 422 bin 666 lira girecek. Bunun 60 milyon 592 bin 820 liralık bölümünü KDV geliri meydana getirecek. KDV çıktıktan sonra brüt satış tutarına uygulanan Şans Oyunları vergisinden de Hazine’ye 33 milyon 940 bin 718 lira verilecek.

     

    Savunma Sanayi Destekleme Fonu, Tanıtma Fonu, SHÇEKOlimpiyat Oyunları Düzenleme Kurumu gibi kuruluşlara da kamu payı adı altında 7 milyon 889 bin 128 lira verilecek. Böylece vergilerle birlikte 400 milyon liralık hasılatın 102 milyon 422 bin 666 lirasını devlete aktarılan kaynaklar oluşturacak.

     

    Bayiler 51 milyon liralık hasılat elde edecek

    Piyangonun yılbaşı çekilişi, bayileri de zengin edecek. Piyango satışı karşılığında yüzde 15’lik satış komisyonu alan bayiler, tüm biletlerin satılması durumunda İdareden 46 milyon 139 bin 715 lira satış komisyonu alacak. İdare adına ikramiye ödemesi karşılığında da bayilere 3 milyon 520 bin lira dolayında ikramiye ödeme primi ödenecek. Başbayi aracılık komisyonları da yaklaşık 1 milyon 732 bin 619 lira tutacak. Bu durumda yılbaşı biletleri bayilere ve başbayilere de 51 milyon 392 bin 334 lira dolayında hasılat sağlamış olacak.

     

    Bu arada Milli Piyango da büyük ikramiyeyi kazanma ihtimali normal çekilişlerde 600 binde bir olurken, bu oran yılbaşı çekilişlerinde 10 milyonda bir olarak hesaplanıyor.

     

    En şanslı il

    İstanbul Son 20 yılda yılbaşı özel çekilişlerinde en şanslı ili, en fazla biletin de satıldığı İstanbul oldu.

     

    Şanslı il sıralamasında İstanbul’u AnkaraAdanaMersin ve İzmir izliyor. AntalyaEskişehir veTarsusBurdur, Hayrabolu, Kadirli, BursaTrabzonManisa, Turhal, Batman, Aydın, Van,SakaryaÇorlu, Denizli, GaziantepIsparta ve Lefkoşa de şanslı iller arasında sıralanıyor.

    Son 20 yıllık dönemdeki yılbaşı çekilişlerinde büyük ikramiye, en fazla çeyrek bilete isabet etti.

     

     

  • Eşiyle ilgili ilginç çıkış

    Başbakan Erdoğan, NTV-Star yayınında önemli açıklamalarda bulundu. Derin devletin hala temizlenmediğini açıklayan Başbakan, yardımcısı Arınç’la farklı düşündüğünü de söyledi

     

    Başbakan Erdoğan, Ergenekon davasıyla ilgili düşüncelerinin sorulması üzerine şunları söyledi: “Ben Sayın Kılıçdaroğlu kadar cesur değilim, Anayasa’nın ilgili maddesini göz göre göre çiğneyemem. Yargıya müdahale yetkim yok. Silivri Cezaevi en uygun şartlarda yapılmıştır. Silivri bir açık hava hapishanesi değildir. Konuyla ilgili yargı ne karar verirse ona saygı duyarız. Benim Silahlı Kuvvetler mensupları için tutuksuz yargılanma isteğimi söylemişimdir. Ama bunun ötesine geçmem. (…) Biz tutuklu vekillerin tahliyesi yönünde bir söz vermedik. CHP Genel Başkanı verilmemiş bir sözü verilmiş gibi yaparak bizi zan altında bırakıyor. Bu insanlar seçildiklerinde tutuklu muydu, değil miydi? Siz dışarda hiç mi aday bulamadınız da bunları aday gösterdiniz? Bu CHP ve MHP’nin mantığını ters çalıştığını gösterir. Eğer bunu kullanırsanız yarın başkaları da bu yoldan girer. Devletteki derin yapı tamamen temizlendi iddiasında olmadık. O kadar büyük iddiada bulunamam. Derin yapının sıfırlandığı bir ülke yoktur. Her ülkede bu tür yapılanmalar vardır. Önemli olan bu tür yapılanmaların darbelere neden olup olmadığıdır. Biz bu yapıların zararını en aza indirdik.”

    Başbakan, Hozat’daki fişlemeler konusunda ise şu açıklamalarda bulundu: “Devletin bazı kurumlarında ’derin devlet’ten kalma kötü alışkanlıklar var. Ben dahil bu dinlemeler bitmemiştir. Derin devlet denen olay boş durmuyor. Evimin altındaki ofisimde dinleme cihazı bulundu. Önemli olan bunu kimin koyduğunu bulmak. Deniz Baykal’la ilgili kaseti de kimin yaptığı bulunamadı.”

    Lafım sağa sola çekilmesin

    Başbakan kuvvetler ayrılığı tartışmalarının hatırlatılması üzerine şunları söyledi:

    Bu gerçeği 75 milyonun benden dinlemesini istiyorum. Türkiye’de kuvvetler ayrılığını en güçlü savunan partinin lideriyim. Kimse bunu eğip büküp sağa sola çekmesin. Yargı öle zamanlar oldu ki yasamanında alnına müdahale etti, yürütmenin alanına da müdahale etti. 411 olayı yaşadık. Tarihi bir olaydır. Anayasa mahkemesi yargı buna müdahale etti. Yargı hukuka uygun mudur değil midir diye bakar. Kendisinin yasama organın yerine koyamaz. Glataport’un satışını biz yapıyoruz ama bunu yargı engelliyor. Eksik olanı söyler ben o eksiği gidermek sureti ile yine yaparım. Erkler arası yetki ihlaline karşıyız. Biz kuvvetler ayrılığını en güçlü savunan ülkeyiz. Çünkü bunun bedelini ağır ödedik. Bu engellemelerde kaybeden millet oluyor.”

    Sadece yargı ile alakalı değil

    Erdoğan, “Yargı hükümetin beklentilerine uygun mu hareket etemeli? Başbakan bunu mu söylüyor?” sorusunu şöyle yanıtladı:

    “Yargının yürütmenin yasalara aykırı aldığı bir karar varsa bunları denetleme hakkı vardır. Buna söyleyecek herhangi bir şeyimiz yok. Benim bakanım bir müdürü tayin edecek. Ama siz bunu durduruyorsunuz. 11-12 kez bir şube müdürünü ataymazsa, bu kişi orada 14 yıl aynı yerde kalabiliyorsa burada ne ararsınız? Demek ki, bunların içeride dayıları var, bir şeyler var ki, onları orada tutuyor. Veyahut orada bir hukuk oluşturuyor ve birileri koruyor. Böyle asla idare güç kazanamaz. Bir mekanizmayı başarılı bir şekilde yürütecekseniz, işletecekseniz, burada verimliliği esas almak zorundasınız. Bu sadece yargı için değil. Konya’daki konuşmaya bürokratik oligarşiden geldim. Bu sadece yargı ile alakalı değil. Kent hastaneleri projemiz var. Bunu 5 yıldır hayata geçiremiyorum.

    Eşimden önce öleyim

     

    Başbakan Erdoğan, ”Sizin yemek yönteminiz nedir? Bir tadımcınız var mı?” sorusu üzerine de Osmanlı dönemindeki çeşnici başını hatırlatarak, kendisinin yemekhanesiyle ilgilenenlere çeşnici başı denildiğini ancak bir alakası olmadığını söyledi. ”Eski bir Genelkurmay Başkanı, zehirleneceği ihbarını alması üzerine yemeğini aylarca evinden getirmiş. Size ya da Sayın Abdullah Gül’e buna yönelik bir şey var mı?” sorusuna karşılık Erdoğan, Cumhurbaşkanı Gül’ün de bu konuda hassasiyetleri olduğunu anlattı. Erdoğan, ”Eşi mi kontrol eder acaba yemekleri? Sizde kim kontrol eder? Önce kime tattırıyorsunuz, Emine Hanım’a mı?” sorusuna cevaben de ”O kadar da değil. Eşim zehirlenecekse ben zehirleneyim. Olur mu öyle şey? Benim Rabb’imden temennim, eşim benden önce ölmesin. Ben eşimden önce öleyim. Çünkü eşim benden önce ölürse bana kim bakacak?” dedi.

    Gündemi ben oluştururum

    ERDOĞAN, bazı açıklamalarının günlerce tartışıldığı, söylediklerinin anlaşıldığı şekilde olmadığının ortaya çıktığı hatırlatılarak, bunu bilinçli yapıp yapmadığının sorulması üzerine, bu tartışmaların olmaması durumunda başbakan olamayacağını söyledi. Erdoğan, ”Gündem birilerinin elinde kalırsa, o zaman siz başbakan olarak onun peşine takılırsınız. Ben peşine takılmamalıyım. Bir şeyi yaparken, bunun enine boyuna tartışmasını yapmışsam, en yakın çevremdeki bazı arkadaşlarımla bunun görüşmesini yapmışsam, onlar bile bunun zamanlamasını bilmeyebilir, bir zamanı gelir ki onu gündeme oturturum, oturtmam lazım. Bu kabiliyeti sergileyemezsem o zaman böyle bir neticeyi de elde edemezsiniz” dedi.

    Uludere olayı kullanılıyor

    “BİZ AK Parti olarak yaşatmanın gayretindeyiz. Uludere’nin soykırım olduğunu söyleyen kişi Başbağları konuşmuyor, Yeditepe’yi, Bingöl’ü konuşmuyor. Buralarda askerlerimiz topluca şehit edildi. Bu ülkede TSK bazı imtihanlardan geçti. Yeditepe’yi yaşayan komutanla dalga geçtiler. Uludere’ye ilişkin görüntülerde sadece hareketler görünüyor. Burada 2 gerçek var: Bir kaçakçılığı meşrulaştıralım, iki terör adına yapılıyorsa buna göz yumalım. Uludere’yi bu kadar basite indirgemeyelim. Sonuçta terörist de sivildir. Biraz sabredelim ölen 34 kişiyle ilgili yargı kararını bekleyelim. Sürekli sivil denmesini bir beyin yıkama hamlesi olarak görüyorum.”

    Fotoğraf değil 1 milyon ilmekli halı

    Vanlı işadamı Mustafa Acar, Başbakan Erdoğan’ın annesi Tenzile Erdoğan’nla çekilen bir fotoğrafını internetten indirip, ipek duvar halısı yaptı. Acar, Başbakan Erdoğan’ın anneler gününü kutlamak için annesini ziyaret ettiği sırada annesinin elini öptükten sonra, “Kaldır ayaklarının altını öpeyim” demesinin kendisini çok duygulandırdığını; ülkenin 10 yılına damgasını vurmuş güçlü bir kişiliğin, bu anlamda tevazu gösterip bu sözü söylemesinin de kendisini etkilediğini, bu nedenle böyle bir halı yapmaya karar verdiğini ifade etti.

    Acar, ebatları 1 metreye 70 santimetre olan ipek halının yapımının da oldukça zorlu geçtiğini belirtti. 6 kişilik ekiple 13 ayda tamamlanan ipek duvar halısında 200 farklı ton kullanıldığını, yüzleri ipekte düzgün görünmediği için Yeni Zelanda’dan getirilen yünleri kullandıklarını söyledi. Acar, fotoğrafı kare kare motiflendirdiklerini, milyona varan dokuma düzeneğine getirdiklerdikten sonra halının dokunmaya başlandığını ve her santimetrekarede 140 ilmek bulunduğunu da anlattı.

    “Cumhurbaşkanı ile aynı düşünüyoruz”

    “Meclisi fesih yetkisi kuvvetler ayrılığına aykırı” denmesinin üzerine Erdoğan, “Başkanlık sisteminde kuvvetler ayrılığı kalkmıyor. ABD’ye baktığınızda inceleme sistemi çok güçlü. Gazi Mustafa Kemal Atatürk döneminde yetkiyi Meclis’e bağlanmıştı. Gazi o zaman kuvvetler ayrılığından bahsetmiyor. Gazi kuvvetler birliğinden bahsediyordu. Burası çok minidardır. Belki bunu savaş şartları nedeniyle yaptı ama uzun süre kullanıldı” şeklinde konuştu. Benim arzum parlamentonun gücünü daha da artırmak. Referanduma daha da açık yapıyı güçlendirmemiz lazım” şeklinde konuştu.

    Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün kuvvetler ayrılığı konusunad yaptığı açıklama hakkında ise Başbakan Erdoğan, “Cumhurbaşkanı ile aynı düşünüyoruz” dedi.

    “Adalet sistemi hız kazandı”

    ’Tutuklama sayısı artmaya başladığının hatırlatılması üzerine Erdoğan, “Şu anda cezaevlerine giriş tutuklama sayısı artmaya başladı. Bunun nedeni, adalet sisteminin hız kazanmasıdır” dedi.

    Arınç’ın anlayışı yanlış

    Bülent Arınç ve İdris Naim Şahin’in açıklamalarının hatırlatılması üzerine Başbakan Erdoğan, “Ben herkesin yerli yerinde bazı kanaatlerini sergilerken, eğip bükmeden bunları konuşmamız lazım. Yani terör konusunda, terörle mücadelede ittifak sağlayamıyorsak bu bizim için büyük bir açıktır. Burada bir kan varsa kanla temizleyemezsiniz” dedi ve sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz terörle mücadeleye devam edeceğiz, ama meclis içerisindeki uzantılarıyla müzakere de ederiz. Bizim değerlerimizde anlatmak, konuşmak ikna etmek var. Ama Meclis’te etkinliği olmayan uzantılarla görüşmeyiz, teröristleri kucaklayanlarla görüşmeyiz. Yani bizim yolumuz ’bana da işkence yapılsaydı dağa çıkarım’ değil. Dağa çıkışı engelleyebilirsek ne mutlu bize. Dokunulmazlık nasıl kalkar? Bu yasalarla belirlenmiştir. Bununla ilgili yargının attığı adımlar var. Bu fezleke olarak Meclis’e geldiğinde bu konularla ilgili olarak biz grup olarak çalışırız. Terörle mücadelede ittifak sağlayamıyorsak bu bizim için büyük bir açıktır. İçerikle ilgili çok çalışma yaptık. Bir yere geldik. Ancak bakın bir yanlış başka bir yanlışla temizlenemez. Burada bir kan varsa kanla temizleyemezsiniz. Bu adımı iyi atmamız lazım. Diyarbakır cezaevi hakkında görüşlerimiz çok önceden açıklanmıştır. O işkenceleri ben de gördüm. Biz bunu meydanlara taşımadık oralarda söylemedik.”

  • Başlıksız yazı 15737

    Pervari yakınlarında önceki gün düşen Sikorsky S-70 tipi helikopterde şehit olan 17 asker dün Diyarbakır’da Başbakan Erdoğan, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Özel, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, bakanlar ve kuvvet komutanlarının da katıldığı törenle memleketlerine uğurlandı. Törende Erdoğan’ın da gözleri doldu.

     

    Siirt 3. Komando Tugay Komutanlığı’ndan operasyona giden Jandarma Özel Harekât Timi’ni taşıyan Sikorsky S-70 tipi helikopterler sabah Pervari ilçesinin Doğanca beldesi Hasantepe mevkiinde düştü. Helikopterde bulunan 14’ü “Dadaşlar” adlı jandarma Özel Harekât timi ile 3’ü mürettabat olmak üzere 17 asker şehit oldu.

     

    Şehitlere uğurlama töreni
    Şehitler Jandarma Üsteğmen Ersan Yenici (Kırklareli), Jandarma Kıdemli Çavuş Hakan Gemici (Giresun), Jandarma Kıdemli Çavuş Erkan Yalçın (Bartın), Jandarma Uzman Çavuş İbrahim Çelik (Kayseri), Jandarma Uzman Çavuş Murat Yıldızhan (Diyarbakır), Jandarma Uzman Çavuş Eren Kızılgedik (Kars), Jandarma Uzman Çavuş Kürşat Güneş (Erzurum), Jandarma Uzman Çavuş Erdal Tekin (Adana), Jandarma Uzman Onbaşı Dinçer Ersoy (Tokat), Jandarma Uzman Çavuş Ömer Büyükköse (Kahramanmaraş), Jandarma Uzman Çavuş Onur Karasungur (Kayseri), Jandarma Uzman Çavuş Serkan Perişan (Gaziantep), Jandarma Uzman Onbaşı Yusuf Tüfekçi (Gümüşhane), Pilot Yüzbaşı Anıl Barış Çetin (Manisa), Pilot Üsteğmen Yakup Çınar (Kars), Uzman Hava Teknisyen Vedat Avcı (Afyonkarahisar) ve Jandarma Uzman Onbaşı Mesut Şeker (Konya) için dün Diyarbakır’daki 2. Hava Kuvvet Komutanlığı’nda uğurlama töreni düzenlendi.

     

    ‘Çözün artık bu işi’
    Törene Başbakan Recep Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal KılıçdaroğluGenelkurmayBaşkanı Orgeneral Necdet Özel, Başbakan Yardımcısı Beşir AtalayMilli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, Gıda Tarım veHayvancılık Bakanı Mehdi Eker, milletvekilleri, kuvvet komutanları ile şehitlerin yakınları katıldı.
    Şehitlerin özgeçmişlerinin okunduğu törende cenazelerin taşınması sırasında şehit yakınları gözyaşı döktü, bu sırada Başbakan Erdoğan’ın da gözleri doldu. Törenin ve okunan duaların ardından Jandarma Uzman Çavuş Murat Yıldızhan ambulansla Diyarbakır’ın Çermik ilçesine diğer şehitlerin cenazeleri de Türk Hava Kuvvetleri’ne ait ait 5 ayrı Casa tipi uçakla yakınlarının refakatinde memleketlerine gönderildi. Törende aralarında şehit yakınlarının bulunduğu bir grup, “Şehitler ölmez, vatan bölünmez” sloganı attı. Slogan atan grup içinden bazıları “Çözün artık bu işleri” diye bağırdı.

     

     

    ‘Çok canın yandı mı?’
    Şehit Jandarma Uzman Çavuş Ömer Büyükköse, memleketi Kahramanmaraş’ta son yolculuğuna uğurlandı. Şehidin yakınları, cenazenin Ulu Cami’ye getirilişi sırasında gözyaşı döktü. Cenaze namazının kılınmasının ardından camiye gelen şehidin nişanlısı Kübra Baysal’ın, güçlükle ayakta durduğu görüldü. İl Müftüsü Muhammet Gevher, Şehit Jandarma Uzman Çavuş Ömer Büyükköse’nin nişanlısını bir süre sakinleştirmeye çalıştı.
    Nişanlısının naaşına sarılan Kübra Baysal, ”Çok canın yandı mı Ömer’im. O gün beni niye uyandırmadan gittin” diyerek ağladı. Cenazenin mezarlığa götürülüşü sırasında bazı vatandaşlarterör örgütü aleyhine slogan attı. Cenaze namazının ardından şehidin naaşı Şeyhadil Mezarlığı’ndaki şehitlikte toprağa verildi. Üç yıl önce göreve başlayan ve ailesinin 4 çocuğundan biri olan şehit Büyükköse’nin düğün hazırlıkları yaptığı ve 3 hafta sonra evleneceği öğrenildi. Büyükköse’nin ailesi ve nişanlısı, acı haberi düğün hazırlıkları için gittikleri Siirt’te almıştı.

     

    Çocuğunu göremedi
    Şehit Jandarma Uzman Çavuş Murat Yıldızhan, memleketi Diyarbakır’ın Çermik ilçesine bağlı köyünde toprağa verildi.  Köy meydanında toplanan yakınları Kürtçe ağıtlar yaktı. Köydekii evlereTürk bayrağı asıldı. Köy meydanında düzenlenen törene; Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Vali Mustafa Toprak, İl Emniyet Müdürü Recep Güven de katıldı. Yağmur altında yapılan törende cenaze namazı kılındı, daha sonra şehidin naaşı köy mezarlığında dualarla defnedildi. Köyde düzenlenen törende 1 yıl önce evlendiği hamile eşi eşi Rabia Yıldızhan ile annesi Remziye, babası Remzi ve 3 kardeşi büyük üzüntü yaşadı. Gözyaşları döken aileyi yakınları teselli etmeye çalıştı. Sıkı güvenlik önlemlerinin alındığı köyde şehit Uzman Çavuş Yıldızhan, kılınan cenaze namazının ardından köy mezarlığında gözyaşları arasında toprağa verildi.

     

    MUTLULUK FOTOĞRAFTA KALDI
    Şehit Jandarma Üsteğmen Ersan Yenici’nin eşi Simge Yenici, kızları 3 yaşındaki Zeynep Dora ve 5 aylık Cemre Hüme ile birlikte acı haberi almadan önce çektirdiği mutluluk fotoğraflarını internetteki bir sosyal paylaşım sitesinde böyle paylaşmıştı.

     

    Alkışlarla defnedildi
    Jandarma Uzman Çavuş Serkan Perişan’ın cenazesi memleketi Gaziantep’te gözyaşları arasında toprağa verildi. Perişan için kent merkezindeki Bahattin Nakıboğlu Camii’nde düzenlenen cenaze törenine, Gaziantep Valisi Erdal Ata, Büyükşehir Belediye Başkanı AK Partili Asım Güzelbey, 5. Zırhlı Tugay Komutanı Tuğgeneral Kahraman Güneş ve yaklaşık 2 bin kişi katıldı. Şehidin cenazesi tören alanına getirilirken, alkışlandı. Şehidin 15 gün önce nişanlandığı Çiğdem Çullu güçlükle ayakta durabildi. Çiğdem Çullu, tören sırasında nişanlısının fotoğrafını göğsüne bastırarak sımsıkı sarıldı. Çiğdem Çullu, nişanlısının fotoğrafıyla tören alanından ayrıldı. Şehit Perişan’ın naaşı Yeşilkent Mezarlığı Şehitliği’nde toprağa verildi.

  • Kalbinin sağ tarafta olduğunu 57 yaşında öğrendi

    Kalbinin sağ tarafta olduğunu 57 yaşında öğrendi

    Gaziantep’in İslahiye ilçesinde iş kazası geçiren 57 şaşındaki bir vatandaş ameliyat olunca kalbinin sağ tarafta olduğunu öğrendi. İslahiye ilçesinde yaşayan 4 çocuk babası çiftçi olan 57 yaşındaki Ali Sezer evde geçirdiği bir kaza sonucu hastaneye kaldırıldı.

     

    Tedavisi sırasında Ali Sezer’in doktorları ameliyatın ardından iç organlarının tamamının terste olduğunu söyledi. Bunun üzerine büyük bir şoka girdiğini söyleyen Ali Sezer bugüne kadar tam fark edemediği bu durumun doktorlar tarafından tespit edildiğini söyledi. Hastalarını konuyla ilgili bilgilendiren doktorlar bu durumun çok nadir oluğunu hastalara ciddi bir rahatsızlık vermediğini söyledi.