Etiket: gazeteci

  • Aziziye Belediyesi Basın Müdürlüğü’ne Gazeteci Samet Özünal atandı

    Aziziye Belediyesi Basın Müdürlüğü’ne Gazeteci Samet Özünal atandı

    Aziziye Belediyesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü görevine Gazeteci Samet Özünal atandı. Erzurum’da uzun yıllardır aktif gazetecilik yapan Özünal, yeni görevine bugün başladı.

    Aziziye Belediyesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nün, kurumun dışa açılan önemli bir penceresi olduğunu belirten Özünal, “Birbirinden kıymetli meslektaşlarımın da desteği ile başta Aziziye ilçemiz olmak üzere Erzurum adına önemli çalışmalar yapacağımıza inanıyorum” dedi.

    Samet Özünal kimdir?

    Samet Özünal, 1978 yılında Erzurum’da doğdu. İlk, orta ve lise tahsilini Erzurum’da tamamlayan Özünal, gazetecilik hayatına 1994 yılında yerel bir radyoda muhabirlik ve haber spikerliği yaparak başladı. Özünal, sırasıyla Erzurum Gazetesi, Ufuk2000 Gazetesi, Sıla Gazetesi ve Güneş Gazetesi’nde muhabirlik, haber müdürlüğü ve yayın yönetmenliği görevlerinde bulundu. Türkiye’nin ilk yerel haber ajansı olan Güneş Haber Ajansı’nı Erzurum’da kuran Özünal, 5 yıl boyunca bu ajansın yayın yönetmenliğini yaptı. Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nde bir dönem Basın Müşavirliği yapan Özünal, daha sonra Yenigün Gazetesi Yayın Yönetmeni olarak meslek yaşamına geri döndü. Haber, yorum ve fotoğraf dallarında yerel ve ulusal ödüllü birçok eserin sahibi olan Samet Özünal, 2017 yılında da, Başbakanlık Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü (BYEGM) tarafından mizanpaj dalında Türkiye ikinciliği ödülüne layık görüldü.

    2015 yılından bu yana internet ve ekonomi gazeteciliği alanında yoğunlaşan Özünal, çeşitli meslek örgütü yöneticiliklerinde de bulundu. Halen Erzurum Gazeteciler Cemiyeti Başkan Yardımcısı olan Samet Özünal, İşletme Fakültesi mezunu olup, evli ve 3 çocuk babasıdır.

  • “Covid-19 Pandemisinde Çalışan Gazeteci Olmak” söyleşisi

    “Covid-19 Pandemisinde Çalışan Gazeteci Olmak” söyleşisi

    Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) İletişim Fakültesinin ulusal basında çalışan mezunları, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü için öğrencilerle buluştu.

    İletişim Fakültesi Genç İfade Uygulama Gazetesi ekibinin düzenlediği “Pandemide Çalışan Gazeteci Olmak” başlıklı söyleşide, İhlas Haber Ajansı (İHA) Eğitim ve Sağlık Muhabiri Utku Şimşek, spor muhabiri Uğur Çem ve video editörü Sedat Elbasan, öğrencilerle pandemi sürecinde sahadan deneyimlerini paylaştı. Akademisyenlerin, öğrencilerin ve mezunların katıldığı söyleşi, OMÜ İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü Araştırma Görevlisi ve Genç İfade Uygulama Gazetesi Editörü A. Ceren Başal Yıldız’ın moderatörlüğünde çevrimiçi olarak gerçekleştirildi.

    Pandemi döneminde basın çalışanları da riskli ve zorlu şartlar altında kamuoyunu bilgilendirmek için ara vermeden çalışan meslek gruplarından biri. Bu dönemde muhabir olarak çalışmanın yorucu olduğunu belirten İhlas Haber Ajansı Eğitim ve Sağlık Muhabiri Utku Şimşek, “Pandemi döneminde çalışan gazeteciler olarak, özellikle sağlık muhabiri olarak bu dönem bizim için çok yoğun ve yorucu geçti. Gerektiğinde yoğun bakım ünitelerine ve kovidli hastaların olduğu bölümlere girdik. Bu dönemde özellikle sağlık muhabiri olmak ayrıca çok riskli. Lakin sektörde kendinizi göstermeniz için de iyi bir fırsat” dedi. Doğru bilginin üretilmesi ve dolaşıma girmesinin önemli olduğu pandemi günlerinde, basın çalışanlarının bu konuda hem etik açıdan hem de kamuoyunu doğru bilgilendirmek açısından son derece titiz olması gerek. Pandemi döneminde haber üretim sürecinde tüm muhabirlerin özen göstermesi gerekir. Bazen farklı kurumlardaki haberleri görüyorsunuz, buruna gargara yapmak koronaya iyi gelir veya kolonya sürmek oradaki virüsleri öldürür gibi. Bu tür kullanılan ifadeler tamamen yanlış olduğu gibi aynı zamanda sizi koronaya yakalanmaya daha açık bir hale getiriyor. Böyle bir dönemde bu tür haberleri yapan muhabirler nedeniyle yetkililer sizinle konuşmaya çekiniyorlar, tabii bunda genç gözükmenizin de etkisi var. Kısaca doğru bilgiye, doğru kişilerden, doğru zamanda ulaşma noktasında zorluk yaşadığımız dönemler oldu” dedi.

    Video Editörü Sedat Elbasan da sağlık çalışanlarının bir tam gününü ve yoğun bakım ünitesinde yaşananları aktardıkları “Yaşam ve ölüm arasında: Haseki’de bir gün” başlıklı haber için, “Biz bu haberi yapabilmek için bakanlığa haberin yayınlandığı tarihten tam 3 ay önce başvurmuştuk. Aslında filmlerde gördüğümüz ve bize ütopya gibi gelen bir ortamdı. Sizin o görüntülerde yarısını gördüğünüz hastalar, gerçekte birer anne, baba veya çocuk. Her gün yayınlanan tablolardaki rakamların her biri birer can, her biri birer insan. Onları birebir, aranızda temas olmadan da olsa görmek sizi ruhsal olarak çok fazla etkiliyor. Aynı şey sağlık çalışanları için de geçerli. Orada yaşadıkları zorlukları görüyorsunuz, üstlerinden tulumları çıkardıklarında kıyafetlerinden akan suları görüyorsunuz ve aynı zamanda sokakta bazı insanların duyarsızlıklarını da gördükçe çok etkileniyor ve üzülüyorsunuz. Sonrasında haberin kurgusunu yapmak için görüntüleri tekrardan izlediğimizde gözlerimiz doldu. Lakin böyle bir tecrübeyi kişisel olarak deneyimlediğim için de çok memnunum. Bizim üniversitedeki staj dönemimiz 15 temmuza denk gelmişti. O zamanki mesleki heyecanımız, hevesimiz bambaşkaydı ve bir daha belki tekrarı olmayacak bir olaya tanıklık ettik. Pandemide Haseki’ye girerken de yine aynı heyecan vardı. 200-300 yılda bir denk gelen bir salgınla karşı karşıyaydık. Bu anı çekmiş olmak, birebir yaşamış olmak inanılmaz bir tecrübeydi. Çünkü geleceği büyük ölçüde yönlendirecek olan tarihe tanıklık ediyoruz. Bu nedenle bu olayların tanığı olduğum için mutluyum” diye konuştu.

    İHA muhabiri Utku Şimşek ise 2021 yılının ilk nakil haberini yapmak için gittiği hastanede yaşadıklarını şu şekilde anlattı:

    “8 yaşında yaklaşık iki yıldır diyaliz alan bir kız çocuğu vardı. 2020 yılının son saatlerinde Kahramanmaraş’ta 17 yaşında bir genç vefat edince bağışçı oluyorlar ve onun böbreği 8 yaşındaki kıza naklediliyor. Ben oraya gittiğimde bilmiyordum ama çocuk diyaliz hastalarına çok sıkı diyetler uygulanıyormuş. Çeşitli meyve sebzeleri yiyemiyorlarmış. Ameliyatı yapan doktor kız çocuğuna ‘Buse, Artık istediğin şeyi yiyip, içebilirsin, özgürsün. Ne yemek istiyorsun?’ diye sorunca Buse kuru fasulye yemek istediğini söyledi. 8 yaşındaki bir kız çocuğunun dünyadaki tek isteğinin kuru fasulye olması bizi bitirdi. Birçok kişi için çok sıradan olan bir yemeğin bir çocuk için bu kadar ulaşılmaz ve arzulanır olması sizi çok etkiliyor. Bu nedenle duygusallık bu meslekte bence önemli bir düzeyde var ama pandemi döneminde çok çok daha yoğun bir şekilde artıyor.”

    “Spor camiasının da eski tadı yok”

    Pandemide çalışan bir gazeteci olmanın yanı sıra Kovid-19’a yakalanan bir gazeteci olarak yaşadıklarını dile getiren spor muhabiri Uğur Çem, “Nisan ayının başında yan dalda çalışan bir muhabir arkadaşımız Almanya’ya gidip geldi. Bu nedenle virüs taşıdı. Lakin onun da hasta olduğundan haberi yoktu ama istemsizce bizlere bulaştırmış bulundu. Ben de tedavime başlamama rağmen aileme de bulaştırdım. 20 günlük bir tedavi sürecim oldu. 50 günün sonunda ofise dönebildim. Hastalık sizi hem fiziksel olarak hem de mental olarak çok fazla yıpratıyor. Önünüzü, yarınınızı göremiyorsunuz. Bu dönemde haberleri ve televizyonu özellikle izlemedim ama bir süre sonra dayanamayıp istemsizce bakma gereği duyuyorsunuz. Yakalanmamak için elimden geleni yaptım ama yine de yakalanmaktan kurtulamadım. Pandemi öncesinde bütün ulusal basın mensupları maçlara ve federasyon toplantılarına çok rahat katılabilirken pandemiyle beraber federasyonun aldığı karar doğrultusunda toplantılara sadece ajans muhabirleri katılabilir oldu. Biz dışarıdan ajans muhabirleri aracılığıyla sorularımızı ileterek cevaplarımızı alabildik. Bir kalabalık oluşmaması ve bulaş riskinin önlenmesi için bu tedbirler alındı. Bu dönemde futbolcular hakkında kovide yakalandı haberlerini yaparken özellikle dikkat ediyorsunuz. Çünkü kimse yalan haberinin gazetelerde dolaşılmasını istemez. Biz de mesleki etik açısından bu noktalara ayrıca hassas yaklaşıyoruz. Kısaca özetleyecek olursam maçlar da dahil olmak üzere spor camiasının eski tadı yok şu anda. Ama el mahkûm bu dönemi bu şekilde atlatmak zorundayız” ifadelerini kullandı.

  • Gazeteci Bekir Coşkun’a vefa

    Gazeteci Bekir Coşkun’a vefa

    Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde, gazeteci-yazar Bekir Coşkun adına çok sevdiği Alibey Adası’nda (Cunda) kütüphane kurulması kararlaştırıldı. Karar belediye meclisinde oy çokluğuyla onaylandı.

    18 Ekim 2020 günü vefat eden Bekir Coşkun’un adı bundan böyle Ayvalık’ta yaşayacak. Bekir Coşkun bir Ayvalık sevdalısıydı. Eşi Andree Coşkun ve sevgili köpekleriyle birlikte yaz aylarını Cunda’daki evinde geçirirdi. Ömrünün son yıllarındaysa oradan ayrılmadı. Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin projeyi ocak ayı olağan meclis toplantısına getirdi. 13 CHP’li, 8 DP’li, 3 MHP’li üye kabul oyu verirken, sadece 1 AK Partilili üye ret oyu kullandı. Buna göre, Bekir Coşkun Kütüphanesi Cunda Adası’nda oluşturulacak. Bunun için bir çalışma ekibi kurulacak, uzman desteği alınacak, yazarın eşi Andree Coşkun da katkı sağlayacak.

    Cunda’da, eski belediye başkanı Ahmet Tüfekçi döneminde restore edilen, Rumlar’dan kalma tarihi yapı yeniden düzenlenecek. Dışı olduğu gibi korunan, içi uzmanlar tarafından modernize edilen belediyeye ait yapının alt katı kültür salonu, üst katı ise kütüphane olarak kullanılacak. Cunda Kültür Merkezi ve Bekir Coşkun Kütüphanesi’nin bulunduğu yapı 110 metrekarelik zemine oturuyor. Yapının yaklaşık 200 metrekarelik bahçesi de bulunuyor.

  • Adam kaçırmadan 1’i eski polis, 1’i gazeteci 4 kişi tutuklandı

    Adam kaçırmadan 1’i eski polis, 1’i gazeteci 4 kişi tutuklandı

    İstanbul’dan Samsun’a gelerek bir kişiyi nişanlısının evinden kaçırdıkları iddiasıyla gözaltına alınan 1’i eski polis, 1’i gazeteci 4 kişi çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.

    Olay, Canik ilçesi Belediyeevleri Mahallesi’nde dün meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, İstanbul Sefaköy’de esnaf olduğu öğrenilen Diyarbakırlı M.A., Samsun’da bulunan nişanlısı N.N.C.’nin evine geldi. M.A.’nın Samsun’daki nişanlısının evinin adresini tespit ederek İstanbul’dan Samsun’a gelen 4 kişi, iddiaya göre kendilerini polis olarak tanıtıp M.A.’yı zorla bir araca bindirerek kaçırdı. Olay genç kız ve ailesi tarafından polise ihbar edildi. M.A.’nın bulunduğu otomobil Canik İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Soruşturma Bürosu ekiplerinin takibi sonucu Uludağ Mahallesi Cengiz Topel Caddesi üzerinde ele geçirildi. Polis zorla kaçırıldığını söyleyen M.A.’yı kurtarırken, olayla ilgili Erzurumlu oldukları öğrenilen S.A., F.A., S.A. ve F.A. gözaltına alınarak Irmak Polis Merkezi’ne teslim edildi. 4 kişi daha sonra Samsun Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp ve Cinayet Bürosu ekiplerine teslim edildi.

    S.A.’nın FETÖ’den meslekten ihraç edilen polis memuru, F.A.’nın da gazeteci olduğu öğrenildi. Polisteki sorguları tamamlanan S.A., F.A., S.A. ve F.A. bugün Samsun Adliyesi’ne sevk edildi. Gün boyu savcıya ifade veren 4 kişi, akşam saatlerinde sevk edildikleri nöbetçi mahkemece tutuklanarak Samsun T Tipi Kapalı Cezaevine gönderildi.

  • Gazeteci Aydın’ın baba acısı

    Gazeteci Aydın’ın baba acısı

    Gazeteci Sinan Aydın’ın babası Hikmet Aydın vefat etti.

    Önceki gün tedavi gördüğü hastanede kalp yetmezliği sonucu vefat eden Hikmet Aydın için Asri Mezarlık’ta ikindi vakti cenaze namazı kılındı. Helallik alınmasının ardından pandemi kuralları çerçevesinde kılınan cenaze namazına gazeteciler, Aydın ailesi ve yakınları ile vatandaşlar katıldı.

    Cenaze namazının ardından Hikmet Aydın’ın cenazesi , Abdurrahman Gazi Mezarlığı’nda aile kabristanında toprağa verildi.