Etiket: Gayrimenkul

  • Ağaoğlu Yönetim Kurulu Başkanı Ağaoğlu: “Getirilen teşviklerin gayrimenkul sektörüne olumlu katkısı olacak”

    Ağaoğlu Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ağaoğlu, grubun geleneksel Uludağ buluşmasında, “Getirilen teşviklerin ve vatandaşlık hakkı gibi düzenlemelerin gayrimenkul sektörüne ve ekonomimize çok olumlu katkısı olacak ”dedi.

    Ağaoğlu Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ağaoğlu, hafta sonu

    Uludağ’da My Mountain Otel’de ’Geleneksel Basın Buluşması’nda gazetecilerle bir araya geldi. Turizm merkezi olarak Uludağ’ın sorunları ve grubun turizm, gayrimenkul, sanayi ve enerji alanlarındaki yatırımları hakkında bilgi veren Ağaoğlu, “Gayrimenkul sektörüne yönelik düzenlemelerde Türkiye için geç kalındı. Batıdaki ülkelerin çoğu yabancıya mülk satarak kaynak sağlıyor ve ülkeyi kalkındırıyor ”dedi.

    Londra’nın yüzde 16’sının yabancıların olduğunu söyleyen Ağaoğlu, “Buradaki malı yabancılara satarak ülkede yüzde 100 kalan bir kaynak yaratıyorsunuz. Ülkenin en büyük sorunu cari açık. Dövizin de en kalıcı olduğu alan yabancıya konut satışı. Getirilen teşviklerin ve vatandaşlık hakkı gibi düzenlemelerin gayrimenkul sektörüne ve ekonomimize çok olumlu katkısı olacak. Yabancıya KDV istisnası getirildi. Bunlar dünyada uygulanan modellerdi. Türkiye’ye gelmesi geçte olsa da son derece isabetli oldu. Önümüzdeki günlerde de daha olumlu dönüşler alacağımıza inanıyorum. Yurt dışı ziyaretlerimizde bunların yansımalarını görüyoruz. Yabancılar yatırım yapmak için istekliler ancak istikrar yatırımcılar için önemli“ diye konuştu.

    Ağaoğlu sözlerine şöyle devam etti:

    “Orta Doğu ve Körfez ülkelerine yaptıkları ziyarette 400’ün üzerinde iş adamı ile konuştuk. Türkiye’ye yatırım yapma konusunda istekli olduklarını gördük. Ben ileriki yıllarda Türkiye’ye Orta Doğu’dan gelecek sermayenin çok daha artacağına inanıyorum.”

    “Orman kanunu ile turizm yönetilemez”

    Ağaoğlu, “Türkiye’nin en iyi kayak merkezlerinden Uludağ’da sorunlar yaşanıyor. Uludağ için kayak merkezi deniliyor ancak birinci bölge Orman ve Su İşleri Bakanlığına, ikinci bölge Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı. Burası kayak merkezi ise kayak merkezi için ne gerekiyorsa o yapılmalı. Palandöken ve Erciyes’e devletin çok güzel yatırımları oldu. Biz Ağaoğlu olarak bugüne kadar Uludağ’a 100 milyon dolar yatırım yaptık. Birinci bölgede oteller boş, şimdi köpekler cirit atıyor. Uludağ’ın durumu ortada. Bu işin bir de sosyal boyutu var. Bugün gerçekten Uludağ’ın eteklerinde bir sürü köy var. Gidin o köylere doğudaki köylerden çok daha geri durumda. Otelimizde çalışan insanların yüzde 60’ı, yüzde 70’i civardaki köylerdendi. Burası civar köylerde çalışan insanlara iş ve aş kapısı. Uludağ’ı Orman ve Su İşleri Bakanlığının kanunu ile idare edersen olmaz” diye konuştu.

    “Gayrimenkul sertifikası tasarruf için önemli”

    Ağaoğlu, “Konut finansmanında ürün çeşitliliği maalesef bulunmuyor. Türkiye’nin tasarruf oranı düşük. Bu sertifika insanları tasarrufa yönlendiren, belli bir miktara gelince de yatırıma dönüşecek bir ürün. Sadece konut sektörü açısından değil, genel ekonomi açısından da son derece önemli. Tasarruf miktarını da artıracak” dedi.

    “Finans Merkezinde teşvikleri bekliyoruz”

    İstanbul Uluslararası Finans Merkezinin (İFM) son durumu hakkında bilgi veren Ağaoğlu, “Bu sene belediyedeki engelleri aşabilirsek 4 yeni projeye başlayacağız. Arazi stokumuz fazla. Aynı zamanda İstanbul Uluslararası Finans Merkezinin (İFM) yapımı devam ediyor. Şu anda Türkiye dünyanın en büyük 17’inci ekonomisi. Ancak küresel finans merkezleri endeksine göre 45’inci sıradayız. İFM bence çok stratejik ve iyi bir karar. Ancak biraz gecikti. İlk olarak hedef 2017’ydi fakat şu anda 2021. Orada alt yapıyı biz yaptık. Binalarımızın kabaları bitti. Oraya yatırımımız çok fazla. Kamu bankalarının yapımı biraz gecikti ancak son dönemde ciddi bir atağa geçildi. Kamu bankalarının yapımı hızlandı. Şimdi yasal düzenlemelerin de yapılması lazım. Bu konuda hükümette ciddi bir gayret ve istek var. Ancak araya giren referandum gibi konular nedeniyle yasal düzenlemeler gecikti ama ben yakında yapılacağını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

    “Yurt dışında ve Anadolu’da yatırım düşünüyoruz”

    Ağaoğlu, “Ağaoğlu markasını yurt dışına taşıma düşüncemiz var. Orta Doğu’dan ve Asya’dan gelen talepleri değerlendiriyoruz. Bu konuda ciddi araştırma yapıyoruz. Bu durumun sene sonunda netleşeceğini düşünüyorum” dedi.

    Aynı zamanda Anadolu’da yatırım yapacaklarını belirten Ağaoğlu, “Bu konuda da çalışmalarımız sürüyor. Oflu olduğum için ilk projeyi memleketim olan Trabzon’da yapmayı istiyorum” dedi.

    Üniversite projesine ilişkin arazilerinin hazır olduğunu belirten Ali Ağaoğlu, “2018’e yetiştirmeyi hedefliyoruz. Yerleşkelerin birisi Ataşehir’de, diğeri de Maslak’ta olacak” diye konuştu.

  • En çekici İstanbul gayrimenkul projeleri 4 gün MIPIM fuarında

    İTO Cannes’da yarın açılacak gayrimenkul fuarı MIPIM’de önce dijital sunumlarla 90 ülkeden creme de la creme (en iyinin iyisi) yatırımcıyı İstanbul’a ’aşık’ edecek, ardından ’akşam çayını Türkiye pasaportunuzla İstanbul boğazı manzaralı evinizde yudumlayın’ diyerek Türkiye’de yatırım yoluyla vatandaş olma fırsatını anlatacak.

    İstanbul Ticaret Odası (İTO), dünya zengin ve ünlülerinin müdavimi olduğu Fransa’nın Cannes kentinde 14-17 Mart tarihleri arasında gerçekleştirilecek dünyanın en büyük gayrimenkul fuarı MIPIM’e yeni bir soluk getirmeye hazırlanıyor. İTO’nun kurduğu çadır bu yıl da sadece Paris ile Londra gibi önemli finans başkentlerinin yer alabildiği en prestijli yeri olan sahil şeridinde bulunuyor. “İstanbul: Two Continents One City (İki Kıta Tek Şehir)” sloganı ile ziyaretçilerini çekmeyi hedefleyen gayrimenkul çadırı, global yatırımcılarla İstanbullu gayrimenkul şirketlerinin buluşma noktası olacak.

    İTO, MIPIM’in ’creme de la creme’, yani ’en zenginin zengini’ ziyaretçilerine Türkiye’nin yatırımcı yoluyla vatandaşlık imkanlarını anlatacak. İstanbul Ticaret Odası Başkanı İbrahim Çağlar, son iki yıldır Yaşayan İstanbul Maketi ile fuarda önemli bir imaj kampanyası yürüttüklerini söyledi. Çağlar, bu yıl ise İstanbul gayrimenkul çadırında kent maketinin yanı sıra B2B (ikili görüşme) görüşmelere ağırlık vereceklerini söyledi.

    ’Çayınızı Türkiye pasaportunuzla boğazda yudumlayın’

    İTO Başkanı İbrahim Çağlar, “İstanbul çadırına gelecek fuar ziyaretçileri, önce İstanbul’a aşık olacak ardından da İstanbul’daki projeleri tanıma imkanı bulacaklar. Yatırımcıya ’akşam çayını Türkiye pasaportunuzla İstanbul boğazı manzaralı evinizde yudumlayın’ diyerek Türkiye’de yatırım yoluyla vatandaş olma fırsatını anlatacağız. Bilhassa varlıklı yatırımcılar için bir İstanbul rüyası oluşturmak istiyoruz. Yabancı yatırımcıya İstanbul’da yaşamanın en cazibeli ve kazançlı yolunun İstanbul’da bir ev almak olduğunu anlatacağız. Dünyanın iki kıta üzerinde kurulu tek şehrinde prestijli bir projeden ev aldıklarını anlatacağız. Böylece hem evlerinin değerinin her geçen gün arttığına hem de 1 milyon dolar veya üzerinde bir fiyata aldıkları ev sayesinde Türkiye pasaportuna sahip olma hakkı kazanarak artık İstanbullu olduklarına vurgu yapacağız” dedi.

    ’İmajımızı bu yıl daha çok yatırıma çevirmek istiyoruz’

    685 metrekarelik büyüklüğe ulaşan İstanbul çadırının her noktasını, uluslararası yatırımcılar ile yerli girişimcilerin buluşma yeri olarak planlandıklarını belirten Çağlar, “İki yıldır, İstanbul gayrimenkul çadırı ile İstanbul’un imajını daha üst noktalara taşıdık. 90 ülkeden gelen MIPIM ziyaretçilerinin zihinlerine kazıdığımız bu güzel imajımızı bu yıl daha çok yatırıma, paraya çevirmek istiyoruz” dedi.

    İTO Başkanı Çağlar, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından İstanbul ve Türkiye üzerinde oluşturulmak istenen algının bertaraf edilmesi için de çadırın her noktasını bu yılki ’İstanbul: Two Continents, One City’ sloganına uygun olarak dizayn ettiklerini söyledi.

    Vatandaşlık için davet edilecek

    Bu arada İstanbul çadırının en önemli işlevlerinden biri, zengin yabancı yatırımcıyı Türk vatandaşı yapmak için hayata geçirilen yasanın doğru anlatılmasına sunacağı katkı olacak. Hükümet tarafından Ocak ayının ilk günlerinde çıkartılan ve konut satışlarını en az yüzde 10 artırması beklenen kanunla 1 milyon dolar ve üzerinde bir fiyatla konut alan yabancılara vatandaşlık hakkı verilmeye başlandı. Yatırım yoluyla vatandaşlık programının 23 binin üzerinde gayrimenkul profesyonelinin ziyaret ettiği MIPIM’de ilgi görmesi bekleniyor.

  • (Özel Haber) “Gayrimenkul alacaklar elini çabuk tutmalı”

    İnşaat malzemeleri ve konutlardaki KDV oranının indirilmesinin Türkiye’nin ekonomisine artı olarak yansıyacağını ifade eden Realty World Elfi Gayrimenkul brokerı Özkan Aydemir, gayrimenkul almak isteyenlerin ellerini çabuk tutmaları gerektiğini söyledi.

    Ekonomik olarak gün geçtikçe güçlenen Türkiye’nin gayrimenkul sektöründe de yıldızının parladığını belirten Özkan Aydemir, “Bu kadar sıkıntı ve darbe girişimine karşı bu seviyelere gelmesi sevindirici. 2017 yılı için hükumetin aldığı bazı kararlar ile GYODER ve Emlak Konut’un yaptığı kampanyaların konut satışına çok büyük bir etki sağlayacağını düşünüyorum. Bu kampanyaların Türkiye’deki diğer projelere de yansıması konut satışlarını tetikleyecek” dedi.

    Son 3 yıl zarfında Bursa’da gayrimenkul satışının 40 binlerden 50 binlere ulaştığını ifade eden Aydemir, “Şu anda İstanbul-İzmir otobanının Nisan sonu itibariyle Bursa etabı açılmış olacak. Bu da Bursa’yı gerçekten de farklı noktaya getirecek. Artık Bursa’daki gayrimenkul satışları 50 binin altına düşmeyecektir. Bu otoyola ilaveten yeni kurulacak sanayi bölgeleri, Oto Test Merkezi ve kentsel dönüşüm ile birlikte Bursa’yı daha parlak bir gelecek beklemektedir” diye konuştu.

    “Bursa’nın tarihi zenginliği Arap yatırımcıyı cezbediyor”

    Bursa’nın tarihi zenginliği ve İstanbul’a yakınlığı ile yabancı yatırımcının gözdesi olduğu belirten Aydemir, “Buna Uludağ ve denizi de eklendiğinde doğa ile iç içe olmak isteyen yabancı yatırımcı Bursa’yı tercih ediyor. Satış rakamlarına baktığımız zaman Bursa’nın yabancı yatırımcı sayısı her geçen gün artmaktadır. Eskiden beri Bursa turizmine katkısı bulunan Arapların yaptığı yatırımların yukarı doğru seyredeceğini düşünüyoruz. Yeni çıkarılan yasada onlar için kaçırılmayacak bir fırsat oldu. Tabii ki Bursa’nın yarı sıra Antalya, Yalova ve Trabzon’da tercih edilenlerin arasında yer almaktadır” şeklinde konuştu.

    “Çanakkale ve Balıkesir Marmara bölgesinin parlayan yıldızı”

    Marmara bölgesinde ise yerli yatırımcının Çanakkale ve Balıkesir’e yöneldiğini ifade eden Aydemir, “Çevre ve Şehircilik Bakanlığının resmi verilerine de baktığımız zaman 100 binlik bir plan var. Bu da önümüzdeki günlerde Marmara bölgesinde Çanakkale ve Balıkesir’in çok fazla değer kazanacağını gösteriyor. Mart aylında temeli atılacak Çanakkale köprüsü ile birlikte bu bölge bir adım daha öne çıkacak. İstanbul-İzmir otobanının da bitmesiyle Çanakkale ve Balıkesir Marmara bölgesinin parlayan yıldızları olacak” dedi.

    “Gayrimenkul yatırımı yapacaklar elini çabuk tutmalı”

    İnşaat sektörünün Türkiye ekonomisinin lokomotifi olduğunu belirten Aydemir, “İnşaat ne kadar çok desteklenirse ülke ekonomisine katkısı da o kadar büyük olur. O yüzden geçen sene başlatılan KVD indirimi malzeme fiyatlarına olumlu yansıyacak. Bu da gayrimenkul fiyatlarında indirim olacağı anlamına gelmektedir. Fiyatların düşmesiyle daire alacaklarının biraz daha elini çabuk tutması gerekiyor. Bu fırsatı kimsenin kaçırmaması gerekiyor. Teşviklerle birlikte konut satışlarındaki rakamlar yukarı doğru çıkacaktır” şeklinde konuştu.

  • Gurbetçiler 15 Temmuz’dan sonra kapış kapış gayrimenkul aldı

    Türk gurbetçiler 15 Temmuz darbe girişimi sonrası ülkelerine sahip çıkarak Türkiye’den gayrimenkul almaya başladı. Gayrimenkul uzmanı Fatih Elibol, “Birçok ülke, 15 Temmuz’dan sonra Türkiye’yi kötü göstermek için uğraştı ancak yabancılar ve Türk gurbetçiler Türkiye’de daha fazla yatırım yapmaya başladı” dedi.

    Yaşanan darbe girişiminin ardından geçen 7 aylık süre zarfında yurt dışında yaşayan gurbetçilerin kendi ülkelerinde gayrimenkul satın alma oranları da iki katına çıktı. Realty-TR Dünya Başkanı Fatih Elibol, dış kaynaklı basının darbe girişiminin ardından Türkiye’yi kötüleme çabalarının sonuçsuz kaldığını belirterek gurbetçilerin ve hatta yabancıların Türkiye’de daha fazla yatırım yaptığına dikkat çekti.

    “Ülkelerine sahip çıktılar”

    Türk gurbetçilerin 15 Temmuz’dan sonra ülkelerine sahip çıktığını kaydeden Elibol, “Kendi bütçelerine göre, yaşadıkları ülkelerde yatırım yapmak yerine doğdukları topraklara yatırım yapmayı tercih ettiler. Dolar ve euronun 4 liranın üzerinde seyretmeye de başlamasıyla, önceden 300 bin liraya bir gayrimenkul edinebilirken, şimdi 400 bin liraya daha kaliteli gayrimenkuller edinmeye de başladılar. Bugün Türkiye’de Elazığ’dan tutun İstanbul’a kadar birçok yerde franchise ofisimiz var. Almanya’da yaşayan Elazığlı, Fransa’da yaşayan Kayserili kendi bölgelerinde ofislerimiz ile bağlantıya geçerek gayrimenkul alımlarını sağladılar” diye konuştu.

    Talep ve satış iki katına çıktı

    Türkiye’den gayrimenkul almak isteyen 600 gurbetçi olduğunu ifade eden Elibol, bu oranın 15 Temmuz öncesine göre yüzde 50 arttığını, Türkiye’den gayrimenkul alan gurbetçi sayısının da iki katına çıktığını söyledi. Gurbetçilerin daha önce de Türkiye’de gayrimenkul satın aldığını ancak bu rakamın stabil düzeyde olduğunu dile getiren Elibol, gurbetçilerin 15 Temmuz’dan sonra milliyetçi duygularla gayrimenkul alımına daha fazla yöneldiğini ifade etti.

    Yabancılar da yatırım yapıyor

    Hain darbe girişiminin ardından birçok ülkenin Türkiye’yi kötü göstermek için uğraştığını belirten Elibol, şunları söyledi:

    “Türk insanının duygusallığı, ülkesine bağlılığı ve ülkelerinin istikrarlı olduğunu bilmesinden dolayı ülkede daha fazla yatırım olmaya başladı. Sadece gurbetçiler değil, yabancılar da Türkiye’de yatırım yapmaya başladı. Dış kaynaklı basın, yapmak istediğini başaramadı. Onların istediği şey, Türkiye’yi kötülemekti. Ülkeye yabancı gelişini bitirmekti ancak bunu yüzde 20 oranında bile sağlayamadı. Yabancılar hala ülkemizde yatırım yapmaya devam ediyor. Ruslar hala ülkemizde gayrimenkul alımı yapmaya devam ediyor.

    En çok Avrupa’dan arıyorlar

    En çok Avrupa ülkelerinde yaşayan Türklerin Türkiye’de gayrimenkul alımında bulunduğu bilgisini veren Elibol, Avustralya ve Amerika’dan da Türk müşterilerinin Türkiye’den gayrimenkul almak istediklerini söyledi. Gayrimenkul alımlarının 15 Temmuz için olduğunu söyleyen Elibol, şöyle devam etti:

    “Yurt dışında yaşayıp Türkiye’den gayrimenkul alanların yüzde 80’i, ülkelerine sahip çıkmak için gayrimenkule yatırım yaptıklarını söylüyor. ‘Biz ülke ekonomisine kendimizce katkıda bulunmak istiyoruz’ diyorlar. Devletimizin 20 yıl vadelendirme, faiz oranlarında düşüş gibi kampanyalarıyla franchise ofislerimiz çok daha etkin olarak müşterilere ulaşmaya başladı.”

  • Gayrimenkul Yatırım Uzmanı Ufuk: “Toprak, altından değerli”

    Gayrimenkul Yatırım Uzmanı Cem Ufuk, Ankara’da toprağa yatırım yapmanın, altına yatırımdan daha fazla gelir sağladığını söyleyerek, “Toprak, bir yılda yüzde 100’den fazla kar sağlıyor” dedi.

    Ankara merkezli gayrimenkul yatırım firması Ufuk Mülk A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Cem Ufuk, Türk halkının tasarruf alışkanlığının zayıf, yatırım alışkanlığının ise ağırlıklı olarak ’güvenli liman’ gördükleri gayrimenkule yönelik olduğunu ifade etti. İnsanların tasarrufa genellikle 40’lı yaşlarda başladığına dikkat çeken Ufuk, “40’lı yaşlar birikim yapmak için geç sayılabilecek yaşlar. Elbette ülke koşulları, ekonomik sıkıntılar, ailelerin standart yaşamlarını idame ettirecek kadar gelire sahip olmaları tasarrufun önündeki engeller. Buna rağmen küçük de olsa tasarruf yapmak mümkün. Kişilerin iş hayatına atılır atılmaz yapacakları küçük tasarruflar, bir süre sonra kazançlı bir yatırımın kapısını aralayabiliyor. Bilhassa gayrimenkul alanında her bütçeye uygun yatırım yapmak mümkün” diye konuştu.

    “En mantıklı yatırım toprak”

    Türk halkının her dönem en fazla yatırım yaptıkları alanların gayrimenkul ve altın olduğunu anımsatan Cem Ufuk, “Yatırım uzmanlarının en fazla karşılaştığı sorulardan biri de ‘altın mı, toprak mı?’ sorusudur. Biz özellikle Ankara, İstanbul gibi anakentlerde arsa yatırımının en mantıklı yatırım olduğunu söylüyoruz. Toprak yatırımı altından daha değerli. Yatırımcıların, doğru yatırım uzmanlarıyla hareket ettiklerinde, yerinde ve zamanında yapılan toprak yatırımlarıyla bir yıl içerisinde yüzde 100’ü aşan oranlarda ciddi kar elde ettikleri görülmektedir” dedi.

    “Altın aslında riskli yatırım”

    Yatırımcıların doğru bölgelere yatırım yaptıklarında çalışarak kazanamayacakları paraları, arsa yatırımlarıyla kazandıklarını vurgulayan Cem Ufuk, şunları söyledi:

    “İnşaatın ham maddesi topraktır. İmara açılacak bölgeleri takip edip arsa yatırımı yapan yatırımcılar, yüksek oranda ciddi meblağlar elde etmektedirler. Buna karşın altının, hisse senedi kadar riskli bir yatırım aracı olduğunu söyleyebiliriz. Altının dalgalı seyri, yatırımcısı için her an korku ve endişe içinde yaşamak anlamına gelmektedir. Halbuki arsa ve arazi yatırımında böyle bir dalgalanma söz konusu değildir, aksine istikrarlı bir değerlenme söz konusudur. Dolayısıyla yatırımcıların bilhassa Ankara gibi her bölgesi gelişen illerde toprağa yatırım yapmaları kazançlarına olacaktır.”