Etiket: Gayri

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Gayri safi yurt içi hasılamızı 720 milyar dolar seviyesine yükselttik”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye-Belarus iş Forumu’nda “Gayri safi yurt içi hasılamızı 230 milyar dolardan 720 milyar dolar seviyesine yükselttik” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye-Belarus iş Forumu’nda iş adamlarına seslendi. Belarus’a geçtiğimiz aylarda gerçekleştirmek ziyareti darbe girişimi nedeniyle ertelediğini ifade ederek, “Ordumuzun içine sızmış bir grup terörist tarafından darbe 15 Temmuz gecesi başlatılan girişimi milletimizin gösterdiği büyük cesaret ve fedakarlıkla sayesinde akamete uğradı. Darbe girişimine karşı milletimizin gösterdiği şanlı direnişin altın harflerle yazıldığına inanıyorum. Belarus halkına ve Lukaşenko’ya zor günlerimizde yanımızda oldukları için verdikleri dayanışma sebebiyle milletim ve şahsım adına teşekkür ederim. Türkiye’nin sağlam temellere dayanan güçlü ekonomisi 15 Temmuz’da bir kez daha büyük testten, sınamadan daha geçti. Pek çok ekonomi bu ölçekte bir terör saldırısı karşısında uzun sürecek krize girerdi. Ama Türk ekonomisi küçük dalgalanmalarla bu süreci geride bıraktı” dedi.

    Milletin darbe girişiminin hemen ardından 2 buçuk milyar dolar dövizi kendi parasına çevirerek sadece silahlı darbelere değil ekonomik darbe teşebbüslerine karşı da ülkenin devletin yanında olduğunu gösterdiğini kaydeden Erdoğan, “10 gün içinde bu rakam 12 buçuk milyar dolara çıktı. Bu çok önemli bir tavırdı. Ekonomimiz istikrarlı bir şekilde yoluna devam ediyor. Uluslararası yatırımcılar ülkemize güvenmeye devam ettiklerini söylüyor ve gösteriyorlar. Halen yürürlükte olan olağanüstü hal uygulaması vatandaşların günlük hayatı ve iş dünyası üzerinde en küçük etki göstermemiştir. Bu sadece terör örgütleriyle mücadele amacına yönelik uygulamadır. Mali disiplinden taviz vermeden ekonomik reform gündemimizi takip ediyoruz büyük Büyük çaplı yatırımlar ve projeler tüm hızıyla devam ediyor” diye konuştu.

    Osmangazi köprüsünün ve Yavuz Sultan Selim köprüsünün ardından 20 Aralık’ta iki katlı lastikli sistem Avrasya tünelinin hizmete alınacağını bildiren Erdoğan, Mart ayında dünyanın en uzun köprüsü olacak 1915 Çanakkale Köprüsünün temelini atmayı planladıklarını kaydetti. Erdoğan, “2018’de de İstanbul’da dünyanın en büyük havalimanının ilk etabını hizmete alıyoruz” dedi.

    “Dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri haline gelmeyi hedefliyoruz”

    Türkiye’nin 2002 yılından itibaren hayata geçirdiği atılımların pek çok ülkeye ilham verdiğini ifade eden Erdoğan, “Gayri safi yurt içi hasılamızı 230 milyar dolardan 720 milyar dolar seviyesine yükselttik. Kiişi başına milli geliri 3 kat arttırdık. İhracatımızı 5’e katladık. 2015 yılında Çin ve Hindistan hariç tutulduğunda yükselen ekonomiler ortalama olarak ele aldığımızda yüzde 2 civarında büyürken Türkiye yüzde 4 büyüyerek pozitif bir ayrışma gösterdi. İlk altı ayda da benzer bir büyüme oranını yakaladık. Cumhuriyetimizin 100.yılı olan 2023 yılında gayrisafi yurt içi hasılamızı 2 trilyon dolara, ihracatımızı 500 milyar dolara ulaştırmayı, dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri haline gelmeyi hedeflemiş bulunuyoruz” diye konuştu.

    2003 yılında 49 milyon dolar düzeyinde bulunan dış ticaret hacminin 2013 yılında 545 milyon dolara kadar çıktığını bildiren Erdoğan, geçtiğimiz yıl 400 milyona dolarda kaldığını söyledi. Hedefin iki ülke arasındaki 1 milyar dolara çıkarmak olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun iş adamları tarafından gerçekleştirileceğini bildirdi. Belarus’ta 50’nin üzerinde Türk firmasının gerçekleştirdiği doğrudan yatırımların toplam değerinin 1.2 milyar dolara ulaştığını kaydeden Erdoğan, bu tablonun Belarus’a olan güvenin göstergesi olduğunu sözlerine ekledi.

  • Gayri meşru bebeği çöpte ölüme attılar, 25 yıl hapisleri isteniyor

    Bursa’da gayri meşru olarak dünyaya getirdiği bebeğini çöp konteynerine atıp ölüme terk ettiği öne sürülen genç kadın ile tornacı sevgilisi hakkında 25 yıla kadar hapis cezası isteniyor. Bebeğin adli tıpta yapılan otopsi işlemlerinde doğduğunda yaşadığı da belirlendi.

    Yeni doğan bebeğin ölümüne sebep oldukları öne sürülen tornacı Sezai D. ile birlikte yaşadığı kız arkadaşı Çiğdem Ş.’’nin yargılanmasına başlandı. Tutuklu sanıklardan Çiğdem Ş., Yenişehir Cezaevi’nden SEGBİS görüntülü sistemle duruşmaya katılırken, Sezai D. ise hazır bulundu. Sezai D., hakkındaki iddiaları kabul etmedi.

    Tuna Mahallesi’nde 20 Ocak’ta erkek arkadaşı Sezai D. (39) ile yaşayan Çiğdem Ş. (20), evde kendi kendine doğum yapmıştı. Tuvalette gerçekleşen doğumun ardından kordon bağını kesen Sezai D.’nin, erkek bebeği öldüğü için bir çöp poşetinin içine koyarak evin çatı katına çıkardığı ileri sürüldü. Sezai D.’nin, 12 saat çatı katında bekleyen bebeği, gece saatlerinde, Veysel Karani Mahallesi’ndeki bir çöp kutusuna atarak olay yerinden uzaklaştığı öne sürülmüştü

    Kanaması devam ettiği için Çekirge Devlet Hastanesi’ne giden Çiğdem Ş.’nin şüpheli hareketleri üzerine polis soruşturma başlatmış ve iki sevgili tutuklanmıştı.

    Bursa 5.’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde “İhmali davranışla kasten adam öldürme” suçundan 20 ile 25 yıl arasında hapis cezası talebiyle dava açılan Çiğdem Ş. ile Sezai D. hakim karşısına çıktı.

    Olay günü Çiğtem Ş’nin kendisini uyandırdığını hasta olduğunu doktora gitmesi gerektiğini söylediğini kaydeden Sezai D., “Hamile olduğundan haberim yoktu. Tuvalete gitti. Bir süre sonra çıktı. Tuvalet taşının üzerine düşen bebek ölüydü. Çöp poşetine koydum. Koridora bıraktığım çöp poşetini üst kata çıkardım. Çiğdem akrabalarına gittiğinden dolayı bende evde alkol aldım. Gece saat 01.00 sıralarında Çiğdem’in eve gelmeyeceğini anlayınca poşeti eski Yalova yolunda bir çöp konteynerine attım. Eve geri döndüm. Çiğdem hastaneye gidince olay ortaya çıktı. Çiğdem doğum yaparken görmedim. Bebeğin canlı mı, cansız mı olduğunu bilmiyorum. Beraatimi ve tahliyemi istiyorum” dedi.

    Yenişehir Cezaevinden SEGBİS kamera sistemiyle duruşmaya katılan Çiğdem Ş. ise, “Sezai ile birlikte yaşıyordum. Uyuşturucu ve sigara kullanmaz iken, Sezai’nin sayesinde başladım. Birlikte yaşarken cinsel ilişkilerimiz oldu. İlk zamanlar hamile olduğumu anlamadım. Son zamanlarda hamile olduğumu bildiğim için alkol ve sigara almıyordum. Hamile olduğu Sezai’ye söyledim. Sezai, alkolün etkisiyle karnımın üzerine oturdu. Evden çıkmıyordum. Çocuğu dünyaya getireceğimi söyledim. O da arkadaşına telefon ederek çağırdı. Ben tuvalete girince, yeniden arkadaşını arayıp gerek kalmadığını söyledi. Ayakta çocuğu dünyaya getirdim. Aşırı kan kaybım vardı. O da makasla çocuğun kordunu kesti. Ben kendimi daha sonra banyoya attım. Baygınlık geçirdim. Kendime geldiğimde gece eve çağırdığım yakınlarımla astane gittim. Amaliyata aldılar. Bebek dünyaya getirdiğimi söyledim. Sezai bana; (Beni bu olaya karıştırma. Çocuğun başkasından olduğunu söyle. Ben sana yardım ederim) dedi.” şeklinde konuştu.

    Mahkeme heyeti, iki sanığın tutukluluk halinin devamına, bebeğin ölümüyle ilgili İstanbul Adli Tıp Kurumu’ndan yeniden ek rapor alınmasına karar vererek, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

  • Gayri Meşru Doğan Bebek Çöpe Atıldı

    Bursa’da gayri meşru doğan bebek çöpe atıldı. Polis ve savcılık soruşturma başlattı. Bebeğin babası olduğu öne sürülen 39 yaşındaki kişi tutuklandı.

    Alınan bilgiye göre, merkez Osmangazi İlçesi Tuna Mahallesinde oturan 8 aylık hamile 19 yaşındaki Ç.Ş önceki gün sancılanınca tuvalete gitti. İddaya göre genç kadın karnındaki bebeği ölü olarak dünyaya getirdi. Birlikte yaşadığı S.D. (39) ile gayri meşru ilişki sonucu dünyaya gelen bebeğin ardından Ç.Ş.,kanaması dinmeyince Çekirge Devlet Hastanesi’ne gitti. Doktorlar, genç kadının evde doğum yaptığını öğrenince durumu polise bildirdi. Ekipler, kadının birlikte yaşadığı S.D.’yi gözaltına aldı. Cinayet Büro Amirliği ekipleri, tornacı S.D.’ye bebeği sorduklarında ise büyük şok yaşadı. S.D. poşeti koyduğu bebeği karanlık çökünce Eski Gemlik Yolundaki Veysel Karani Mahallesi’ne götürüp burada çöp konteynere attığını söyledi. Çöpten alınan bebek Adli Tıp Kurumu’na götürüldü.

    “Bebeğin ölü olarak mı dünyaya geldiği, yoksa canlı canlı mı çöpe atıldığı” sorusuna Adli Tıp’taki uzmanlar tarafından cevap bulunacak. Gözaltındaki S.D. hakkında, “Kasten öldürmenin ihmali davranış neticesi gerçekleşmesi’ suçlamasıyla yasal işlem yapıldı.

    Adliyeye sevk edilen S.D. mahkemece tutuklandı. Hastanedeki tedavisi süren Ç.Ş. hakkında da aynı suçlamayla işlem yapılacak. Genç kadının doktorlara “105 kilo olduğum için hamileliğimi anlayamadım. Karnımda bebek olduğunun farkına ölü doğumla vardım” dediği öğrenildi.

  • Frenzel: “Turizm, Ulusal Gayri Safi Hasılaya 7,5 Trilyonluk Katkı Sağlıyor”

    Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi Başkanı Dr. Michael Frenzel, dünyada turizmin hafif bir endüstri olarak düşünüldüğünü, ancak rakamların bunun tam tersini gösterdiğini belirterek, “Turizm, dünya çapında ulusal gayri safi hasılaya 7,5 trilyonluk bir katkı sağlıyor ve aynı zamanda yüzde 8 ile yüzde 10 arası bir büyüme kaydediyor. Turizm, 277 milyondan fazla kişiye istihdam sağlıyor” dedi.

    Dünya turizminin önde gelen isimlerinden, 140’tan fazla küresel şirket, havayolu şirketleri, seyahat birliği ve seyahat endüstrisini temsil eden Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi Başkanı Dr. Michael Frenzel, ilki Mersin’de Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen 1. Uluslararası Kardeş Şehirler Turizm Zirvesi’ne katıldı. Wonasis Aqua Resort Otel’de gerçekleştirilen zirvede, bir konferas veren Frezel, dünya turizminin gelişimini, kentlerin cazibe merkezi haline gelebilmesi için yapılması gerekenleri ve kardeş şehirlerin bu noktadaki paylaşım ve desteklerinin neler olması gerektiğini anlattı.

    “TURİZM 277 MİLYONDAN FAZLA KİŞİYE İSTİHDAM SAĞLIYOR”

    Temel amacın, turizmin nasıl geliştirilebileceği ve daha iyi noktaya getirilebileceği olduğunu belirten Frenzel, turizmin değerinin her zaman olduğundan az gözüken bir endüstri olduğunu söyledi. Turizmin, hafif bir endüstri olarak düşünüldüğünü dile getiren Frenzel, oysa rakamların tam tersini gösterdiğine işaret etti. Turizmin son yıllardaki büyümesine, kaydettiği ilerleme ve gelişimine bakılması gerektiğini vurgulayan Frenzel, dünyada turizmin en büyük sektörlerden biri olduğunu dile getirerek, “Turizm, dünya çapında ulusal gayri safi hasılaya 7,5 trilyonluk bir katkı sağlıyor ve aynı zamanda yüzde 8 ile yüzde 10 arası bir büyüme kaydediyor. Daha da önemlisi, diğer endüstrilerden daha hızlı gelişiyor. Yılda yüzde 4 civarı bir büyüme söz konusu. Aynı zamanda iş imkanı açısından 277 milyondan fazla kişiye istihdam sağlıyoruz. 10 kişiden en az birinin turizmle bağlantısı var. Ekonomik yönden güçlü bir endüstri. Gelişmekte olan devletlerde turizm hem istihdam hem zenginlik hem altyapı oluşturma açısından itici güç” diye konuştu.

    “TURİZMİN, TÜRKİYE’NİN GAYRİ SAFİ HASILASINA KATKISI YÜZDE 12”

    Dünyada 1950’li yıllarda 25 milyon insan uluslararası seyahat ederken, bu sayının 2014’te 1,3 milyar kişiye ulaştığına dikkat çeken Frenzel, bunun çok önemli olduğunu, ancak vize sıkıntılarının 100 yıl öncesi gibi aynen devam ettiğini ifade ederek, artık sınır ötesi seyahatin farklı şekilde ele alınması gerektiğinin altını çizdi. Madalyonun diğer yüzünün de giderek kalabalıklaşan destinasyonlar olduğuna işaret eden Frenzel, Venedik, Roma, İtalya’yı örnek vererek, yaz aylarında artık insanların buralarda adım atamadığını belirterek, destinasyonların aşırı kalabalıklaşmasından kaçınması gerektiğini kaydetti.

    Turizmin, ulusal pazar ve Türkiye’nin gayri safi hasılasına katkısının yüzde 12 olduğunu aktaran Frenzel, “Türkiye’de 2 milyondan fazla kişi turizm endüstrisinde çalışıyor. Bu da toplam iş imkanının yüzde 8-9’una denk geliyor. Turizm odaklı bölgelerde bu oranlar daha da yüksek. Bu da bizim sektörümüzün Türkiye açısından önemini gösteriyor” ifadelerini kullandı.

    Dünyada, küresel değişim, dijital değişim ve tecrübeye dayalı ekonomi olmak üzere üç mega trend olduğuna değinen Frenzel, artık insanların Amerika kıtası ve Avrupa dışında Çin ve Rusya gibi yeni pazarlara yöneldiğini, akıllı telefonların ise insanların hayatını yönettiğini ve müşterilerin de seyahat edenlerin de turistlerin de davranışını değiştirdiğini vurguladı. Öte yandan, insanların artık bireysel deneyimlere daha fazla odaklanarak seyahat ettiklerini dile getiren Frenzel, turizmin de tüm bu değişim ve gelişmelere ayak uydurması gerektiğinin altını çizdi.

    Turizmde insanların ve ürünlerin artık daha çeşitli hale geldiğini söyleyen Frenzel, ülkelerin ve şehirlerin de ürünlerini ve hedef kitlelerini bilerek, buna uygun çeşitlilik ortaya koymaları gerektiğini belirtti. Şehirlerin profillerini korumaları ve diğer destinasyonlarla aynı hale gelmemeleri gerektiğini ifade eden Frenzel, “Otantik bir deneyim istiyor turistler. İnsanlar farklı deneyim arıyor, yeni şeyleri görmek, tatmak istiyorlar. O ülkenin ne olduğunu anlamak istiyorlar” şeklinde konuştu.

    “TURİZMİN GELİŞMESİ İÇİN KAMU VE ÖZEL SEKTÖR ARASINDA GÜÇLÜ İŞBİRLİĞİ YAPILMASI GEREKİYOR”

    Turizmin geliştirilebilmesi için büyük fırsatlardan birinin, kamu ve özel sektör arasında bölgesel ve küresel düzeyde güçlü işbirliği yapılması gerektiğine vurgu yapan Frenzel, turizmi teşvik için vizelerin kolaylaştırılmasının en kilit noktalardan biri olduğunu söyledi.

    Turizm endüstrisiyle güvenlik arasında yakın bağlantı olduğunu da belirten Frenzel, şunları söyledi: “Tunus’ta sahilde terör saldırısı oldu. Kimse bunu kontrol edemezdi. Etkisi kesinlikle silinemez, hemen reaksiyonlara sebep oldu. Gelecekte kumsallarımız aynen böyle korunacak. Turistler açısından kabul edilebilir değil. Güvenlikle bizim endüstrimizin yakın bağlantısı var. Bu konuda devlet kurumlarıyla, hükümet yetkilileriyle işbirliği elzem. Müşterilere belli teminatların sağlanması için turizm temsilcileriyle birlikte çalışılması gerekiyor. Ayrıca, güvenlik ve korumayı seyahat özgürlüğü ile dengelemek lazım. Bir taraf çok kuvvetli olamaz. Bunu da ancak devletle endüstri ve destinasyonlar arasında, insanların geldiği yerler arasında net diyalogla aşabiliriz. Doğru denge işbirliğiyle sağlanabilir. Turizm, barış ve diyalog açısından önemli bir araçtır.”

    Dünyada binden fazla kardeş şehir bulunduğunu ve önemli bir potansiyele sahip olduğunu da kaydeden Frenzel, “Araştırmalar gösteriyor ki, kardeş şehirler birçok sektörde işbirliği yapıyor. Turizme bakınca çok yeterli işbirliği gerçekleşmiyor. Bunun değişmesi gerekiyor. Daha fazla işbirliği temel amacımız” dedi.

    BAŞKAN KOCAMAZ, DÜNYA KARDEŞ ŞEHİRLER BİRLİĞİ’NİN DÖNEM BAŞKANLIĞI’NA SEÇİLDİ

    Zirvede, Frenzel’in konferansının ardından, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz, iki yıllığına Dünya Kardeş Şehirler Birliği’nin Dönem Başkanlığı’na seçildi.

    Kocamaz, başkan seçilmesinin ardından yaptığı konuşmada, “Hepimiz bu dünyada hapis durumdayız. Dünyayı, birbirimizin eksiğini tamamlayarak, her zamankinden fazla birbirimizle yakınlaşıp, dertlerimizi dinleyip, ortak çözümler üretme konusunda kendimizi geliştirip daha huzurlu hale getirebiliriz. İnsanların en kolay yoldan birbiriyle iletişim kurması turizmle gerçekleşebilir. Bunu bir fırsat olarak görmeliyiz. Bugün burada oluşan halkayı genişletip büyütmemiz gerekir. Bu konuda herkesi göreve çağırıyorum” ifadelerini kullandı.