Etiket: Gayri

  • Aydemir: ‘Bizde ayrı gayrı yok’

    AK Parti Erzurum Milletvekili İbrahim Aydemir, ‘Ben Kürt değilim ama kendimi Kürtçülük yapanlardan, Kürt’ü ad edip, arka planda başka hesap yapanlardan çok daha fazla Kürt hissediyorum. Bu ak kadronun tamamı da böyle, bizde ayrı gayri yok.’ dedi.

    AK PARTİ’NİN ŞEHİRCİLİK YAKLAŞIMI

    Plan ve Bütçe Komisyonu Çevre ve Şehircilik Bakanlığı 2019 yılı bütçe görüşmelerinde söz alan Milletvekili Aydemir, AK Parti’nin çevre ve şehircilik yaklaşımını paylaştı, AK Parti’nin insanı eşrefi mahlukat olarak gördüğü ve herkese kardeşlik imanıyla baktığını kaydetti. Aydemir, ‘Kurtla yiyip kuşla şivan edenler’ tabirini kullanarak bölücü zihniyetin kardeşliğe düşman olduğunu vurguladı.

    AK PARTİ’NİN ÇEVRE DUYARLILIĞI

    AK Parti’nin çevre yaklaşımını tarif eden Milletvekili Aydemir, ‘‘Bizim çevreye bakışımızı ilahi bir tespit şekillendiriyor, belirliyor. O tespitin açılımı şu: “Hangi yana baksan benim vechimi görürsün.” Cenab-ı Hak Efendimiz’e aynen böyle buyuruyor. Kendini tarif ederken bu şekilde bir tanım getiriyor. Öyleyse biz sadece insana değil insan elbette eşrefi mahlûkat ama- yaratılmış her şeye, çevrede bulunan, kâinatta bulunan her ne varsa Onun veçhinin yansıması olarak görür, saygıyla yaklaşırız ve AK anlayış da bugüne kadar on altı yıllık iktidar serencamında hep bunu hayata geçirdi, bütün politikalarında bunu şamil kıldı. ‘dedi.

    KURDUN KUŞUN HAKKINI VERMEK

    Konuşmasında iki deyimle çevre hassasiyetine açıklık getiren Milletvekili Aydemir, ‘İki tane kavram, “Kurtla yiyip kuşla şivan etmek.” biri bu. Bir başkası da: “Kurdun, kuşun hakkını vermek.” Bizi tarif edeni ikincisi. “Kurdun, kuşun hakkını vermek.” Biz çevreye böyle bakıyoruz. Erzurum’da akil insanlar, ehli hâl olanlar kışın kar yağdığında mutlaka ama mutlaka dağa taşa onların yiyebilecekleri yiyecekleri serperler, gönderirler; sebep budur.’ izahında bulundu.

    GÜVENLİK GÜÇLERİMİZ GEREKENİ YAPTI

    “Kurtla yiyip kuşla şivan etmek.” Tabirinin açılımını kaydeden Milletvekili Aydemir, Afrin’den İdlib’e güvenlik güçlerinin bölücü hainlere karşı verdiği destansı mücadeleye işaret ederek, “Kurtla yiyip kuşla şivan etmek.” şu: PKK imansızları oraları berhava ederken ses çıkmıyordu. Oraya ordumuz gitti ya da güvenlik güçlerimiz gitti, gerekeni yaptı, bu kadar, bu kadar basit. Fiilî bir hâl vardı, biz de o hâli yok ettik, yok etmek durumundaydık. Orada şehitlerimiz var bizim. Orada bigünah 20 yaşında bu vatanın evlatları var. Öyle, şu oldu, bu oldu, sanki her şey tozpembe; yok böyle bir şey kardeşim, bunların hepsini beraber yaşadık.’ ifadesini kullandı.

    KURTLA YİYİP, KUŞLA ŞİVAN EDENLER

    Bölücü hainlerin birlik ve beraberliği yok etmek adına her türlü ihaneti sergilediğine kayıt düşen Milletvekili Aydemir, ‘İşin bu kısmında, kurtla yemek, o imansızlar, o bölücü vatan hainleriyle yemeyi ifade ediyor; onlardan yana durmak, en azından sükût etmek. Sonra, yaşanan birtakım gelişmelerde de şivan etmek, bağırmak, konuşmak; yok böyle. Bu vatanda 80 milyonu aşkın insan yaşıyor. Her eve o imansız yapı ateş düşürdü yıllardır. Herkes o işe itiraz edecek. Böyle bir şey olur mu? ‘ diye sordu.

    AYDEMİR’DEN BÖLÜCÜLERE TEPKİ ÇAĞRISI

    Siyasetçilerin bölücülerle mücadelede hakkı teslim etmesi, bölücülere tepki vermesi gerektiğini belirten Milletvekili Aydemir, ‘Siyaset zemini, bakın, açık ama oradaki imansızlara destek olmak yanlış, en azından yani hiç olmazsa bir itirazımızın olması lazım; en azından, hiç olmazsa sükût edelim ya. ‘ dedi.

    KAYYUMLA GELENÜSTÜN HİZMETLER

    Diyarbakır’ın da yer aldığı bazı illerde kayyum atanmasıyla birlikte bölge halkının hizmete kavuştuğu, kayyum atanan il ve ilçelerin yaşanılır hale geldiğine dikkat çeken Milletvekili Aydemir, ‘ Bakın, Diyarbakır dört başı mamur bir hâle gelmiş, elhamdülillah, bu Hükûmet yapmış, bizim insanlarımız yapmış. Neyle yapmış? İnsanlarımızın kaynağıyla, parasıyla yapmış elbette ki ve helal olsun, helal ü hoş olsun, bu hizmet her yere gidiyor. Bizim insanlarımız çünkü’ diye konuştu.

    BİZİM TEFRİKİMİZ, AYRIMIZ, AYRIMIMIZ YOK

    ‘Ben geçen de burada gene söyledim: Arkadaş, ben Kürt değilim ama kendimi Kürtçülük yapanlardan, Kürt’ü ad edip, arka planda başka hesap yapanlardan çok daha fazla Kürt hissediyorum. Bu ak kadronun tamamı da böyle, ayrı gayri yok. ‘ sözleriyle konuşmasını sürdüren Milletvekili Aydemir, ‘Bizim o bölgede -ben Erzurum’da yaşıyorum- arkadaş, Kürt, Türk iç içeyiz biz, bizim tefrikimiz, ayrımız, ayrımımız falan yok, Eskiden beri, hacca gittiğimizde ne derdik biz kendimize kardeşim? Eğer bir gayrimüslimle karşılaşırsak kendimizi Müslim diye tarif ederdik, öyle değil mi? Orada Türk kimliğini bir milleti tarif için kullanırdık ama Anadolu’ya geldiğimizde tanım başka türlü olurdu; Türkmen olurdu, Kürt olurdu, Laz olurdu, Çerkez olurdu. Ama hepsini kuşatan bir kimlik, tarif: Türk milleti; bu kadar ‘ dedi.

    BÖLÜCÜLERİ LANETLİYORUZ

    Milleti bölmeye kalkışanları, kardeşliğe halel getirmeye uğraşanları lanetleyen Milletvekili Aydemir, insana Kur’ani manada baktıklarını vurgulayarak, ‘Irk bağlamında sohbet yapmayı ilkellik olarak görüyorum. Biz Kur’ani bakıyoruz bu işe ve “kavim” diye bir kavram gelişmiş Kur’an’da, oradan bakarız biz. Irk -beni bağışlayın- hayvanı tarif eder. Böyle bakıyoruz biz. Irkçılık yapanları lanetliyoruz, kim olursa olsun ve Kürt’ü öteki gibi görene de lanet yağdırıyoruz, Kürt’ü ötekiymiş gibi bir

    pozisyona itip bu milleti bölme gayretinde olanlara da lanet ediyoruz. ‘ kaydını düştü.

    AYDEMİR’DEN ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK HASSASİYETİ VURGUSU

    Çevre ve şehircilik meselesinin çok ciddi bir mesele olduğunu, ancak muhalefet konuşmacılarının çoğunun bu meseleyi ele alırken nutuk olsun diye konuşarak hassasiyetten kaçındığını ima eden Milletvekili Aydemir, Erzurum’da yaygın olan ‘Bu bir nutuktur’ hikayesini anlatarak, çevre ve şehircilik konusunda hassasiyet çağrısında bulundu.

    KİMİLERİ NUTUK OLSUN DİYE KONUŞTU

    Milletvekili Aydemir, ‘Çevreyi konuşuyoruz, ne güzel. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bütçesi konuşmaları şimdiye kadarki en uzun konuşmalar oldu herhâlde. Niye? Bir hassasiyet var, ondan dolayı. Çevreye dönük sohbetlerin yapılması, fikirlerin serdedilmesi, anlatılması, bu bizi mutlu ediyor. Çok da istifade

    ettiğimiz düşünceler oldu burada. Elbette şunu biliyoruz: Kimileri nutuk olsun diye de konuştu, muhalefetin kahir ekseriyeti. ‘göndermesini yaptı.

    AYDEMİR ERZURUM’A AİK BİR ANEKDOTU PAYLAŞTI

    Milletvekili Aydemir, Erzurum’da geçen bir olayı paylaşarak, ‘“Nutuk olsun” diye demişken müsaade ederseniz bir de renk olsun diye Erzurum’da yaşanmış -darbımesel değil, hikâye değil- bir hâli aktarayım, bir renk olsun. Erzurum’da bir belediye başkanı, böyle, konuşmayı, sohbeti biraz geri planda tutmuş, o noktada noksanı olan birisi. Hemen hemen her bayram konuşmasını, önceden hazırlanmış ve yıllara sâri, çok uzun yıllardan beri hep aynısını yaparak götürüyormuş. Naile diye de yarı meczup bir kadın, bunun akranı. Gene nutuk irat ediyor, o arada kendinden çok çok önceki yaşanmışlığın sanki birinci derecede aktörüymüş gibi olayı anlatıyor ama Naile dayanamıyor “Başkan, sen o vakit doğmamıştın bile.” diyor. Başkan birincisinde sükût ediyor, bir daha aynı ikaz, bir daha gelince başkan artık dayanamıyor “Naile, kızım, bu bir nutuktur, dinle sen.” diyor. Şimdi, burada da muhalefetin söylediklerini hakikat dozu, payı, katsayısı düşük nutuklar olarak gördüm ben. ‘ nitelemesini yaptı.

  • Fatih Terim: “Kayrılmaktan gayrı, bir de sokak kabadayısı lafı var. Hani yeniden centilmenlikten bahsediyordu suyun öte yanı?” (2)

    UEFA Şampiyonlar Ligi D Grubu’nda temsilcimiz Galatasaray bugün Schalke 04 ile oynadığı maçtan 2-0 mağlup ayrıldı. Karşılaşma sonrası düzenlenen basın toplantısında konuşan Teknik Direktör Fatih Terim önemli açıklamalarda bulundu.

    Basın toplantısına Schalke 04 ile oynadıkları maçı değerlendirerek başlayan Fatih Terim ’’Oyuna böyle başlamak büyük bir talihsizlik tabi ki. Bir sıfır mağlup başladık hiç alakası yokken bir gol yedik. Birkaç dakika bunun şokundan sonra oyunda dengeyi sağladık. Açıkcası ilk yarıda da 5-6 gol girişimimiz var. Bunların bir iki tanesi de pozisyon. Beraberliği yakalayamadık.’’ dedi.

    Maçta istekli ve arzulu oynadıklarını söyleyen Terim, buna rağmen skoru değiştiremediklerini belirtti. Fatih Terim ’’Yediğimiz basitlikteki golü yiyoruz ama gole çeviremiyoruz. Porto’da 10-12 pozisyon var bunlardan daha kolay onları da atamadık maalesef. Golden sonra Schalke oyunun hakimi oldu, biz de oyunu bıraktık. Schalke’yi tebrik ediyorum, bizden daha iyi oynadılar ve kazandılar.’’ şeklinde konuştu.

    Fenerbahçe maçı sonrası çıkan olaylara değinen Fatih Terim ’’Belki sportif olarak birçok şeyle boğuşuyoruz, çözüm bulmaya çalışıyoruz. Ancak derbiden sonra iğneyi kendimize batırırken, çuvaldızı batıracağımız dış meseleler var. Cuma günü derbide tek bir pozisyon veya kişi üzerinden sorun çıkarmaya çalışmak çok doğru bir şey değil. İkinci yarı 2-0 önde devam ederken, bir takımın temposunu düşüren, aldığı veya almadığı veya yanlış aldığı kararlarla önce oyunu sabote edip, sonra tribünleri ve bizleri çileden çıkaran bir saha yönetimi vardı. Yetmedi, maçın başından beri, susmayan ve durmayan rakip takım yedek kulübesi de var. Bazen tribünden seyretmekle, televizyon başından seyretmek insanları yanıltabilir. Çok büyük farklılıklar olduğunu görebilirsiniz.’’ şeklinde konuştu.

    Çıkan olayları tasvip etmediğini söyleyen Terim’’ Ancak olayların o boyuta gelmesine sebep olanların da değerlendirme sürecine tabii olması gerektiğini düşünüyorum. Elinizi vicdanınıza koyun. Bu olaylar kimin işine yaradı, bir bakın isterseniz. Kimin gündemini değiştirdi? Bugün mesele Fatih Terim, takım veya kişiler değil. Meseleye Galatasaray’a sahip çıkmak olarak bakılmalı. Görüş ayrılıklarını bırakmalı, birlikte hareket etmeli Galatasaray. Galatasaray ile Fatih Terim’in yan yana olmasından rahatsız olanlar var. Büyük resme baktığımızda, kenetlendikçe, emeğini, haklılığını aramaktan çekinmeyen bir kitle ortaya çıkıyor. Dünya üzerinde çok az böyle oluşum vardır.” dedi.

    Eksik oyuncularının olmasına rağmen rakiplerinin önünde olduklarını söyleyen Fatih Terim ”Şampiyonlar Ligi’ndeyiz, olmazsa UEFA’dayız. İyi gitmeyen şeye de bir bakalım. Hedef saptırma gibi bir niyetim hiçbir zaman olmadı. Melo’ya küfreden bu hakem değil mi? Böyle düşünenlerin lütfen niyetini sorgulayan, amacını sorgulayın, beni değil ayıptır. Bu maçın bu hale gelmesinde sen sebepsin. Olayı çok yadırgadım.” şeklinde konuştu.

    Hakem Fırat Aydınus ile ilgili ”Kendisinin doğru maç yönettiğine inansa, çağırır iki oyuncuyu sarı kartı gösterir, ondan sonra maçı bitirir. Ayrıca ben kimseyi tehdit etmedim ’bütün provokeyi sen yaptın’ dedim. Eğer yüksek sesle ve biraz abarttıysam bundan da rahatsızlık duyarım ama söyledim mi ’evet’ ben saklamıyorum.” dedi.

    Hasan Şaş’ın davranışını onaylamadığını söyleyen Terim ’’Kesinlikle davranışını onaylamayalım. Ancak Hasan, kimsenin cezalandırmasını beklemeden, kendisini cezalandıran bir teknik adam ve karaktere sahip. Özeleştirisini de yapar. Yaptığının yakışmadığını ve zarar verdiğini de biliyor. Ancak bana göre Galatasaray’a verdiği yarar, zarardan daha fazladır. Eğer onunla ilgili bir konu varsa, ona da biz karar veririz. Onun için yararının daha fazla olduğunu da ısrarla belirtmeliyim. Tükürme falan diyorlar, ben kimseye tükürmedim, insan beddua ederken ne yaparsa onu yaptım.” ifade etti.

    Önemli açıklamalarda bulunan Terim ’’Ceza ne olur ne olmaz henüz bilmiyoruz ancak sahaya 11 kişi çıkacağız. Sadece işlerini yapmak için çıkmayacak bu 11, ceza alan belli değil ama alması muhtemel herkes için oynaması gerekiyor. Vefat eden taraftar, maç esnasında, devre arasında ve genellikle maç sonunda olanlar bana aktarılır. Flash’da haberim yoktu, sonra söylediler. Basın toplantısında da ilk söylediğim söz, bu evladımız için çok üzüldüğümü, vefatından duyduğum üzüntüyü ve rahmet diledim. Ancak ben bu konudan malzeme çıkarıp kin ve nefretle bana veya taraftarlarımıza kelam edilmesini, bu vefatı ahlaksızca gündem değiştirmeye yönelik kullananları kınıyorum.’’ dedi.

    Fatih Terim ’’Bakın arkadaşlar her şeyi çabuk unutuyoruz. Bir gecede Play-Off çıktı ortaya. Hatırlarsınız çok uzak değil. Son maçta iki tane Galatasaraylı öldü. Play-Off olmasaydı ölmeyecekti. Kimseyi suçladık mı biz ya? Kim ister bu ülkede daha 1990’lı yıllarda hiç bir canın yerini, hiç bir başarı, hiç bir galibiyet, hiç bir zafer tutamaz diyen ilk insanlardan biriyim ben. Nasıl üzülmem? Nasıl başka bir şey onun yerine koyarım da bunlardan medet umanlar olur mu öyle şey.’’ dedi.

    Bir konu daha var söylemem gereken. Taraftarlarımız ne zaman bir koreografi yapsa veya ben ne zaman Galatasaray için sesimi yükseltsem, bu ve benzeri şeyler söyleniyor maalesef bana.

    Bu camianın hakkının yenmemesi için elimden geleni yaptığını söyleyen Terim ’’Benim tek söyleyeceğim ortak hayallerimiz için yapacağımız daha çok iş olduğu yönünde.’’ dedi.

    Terim, “Kayrılmaktan gayrı, bir de sokak kabadayısı lafı var. Hani yeniden centilmenlikten bahsediyordu suyun öte yanı? Üste çıkmak için, had aşmak ve sokak kabadayısı gibi ifadeler kullanmak, bizim sandığımız Ali Koç vizyonuna yakışmıyor. Umarım yanılmıyorumdur. “dedi.

  • İşadamı Samut dolara karşı gayrı menkulü adres gösterdi

    Samut İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Samut, dolar ve Euro’daki yükselişlerin inşaat sektörüne henüz olumsuz bir etkisinin yansımadığını belirterek, vatandaşı gayrı menkule yatırım yapmaya çağırdı. Seçimden önce ve seçimden sora ülkenin sıkıntılar yaşadığını kaydeden Samut, “Bizi çekemeyen güçler, bizimle uğraşacak bir şeyleri kalmayınca dolarla ilgili ellerinden geleni yapıyorlar. Ülkemizin gelişmesini, kalkınmasını hazmedemedikleri için, ekonominin dengesini bozmaya çalışıyorlar. Biz ülke olarak çok zorlu, kaoslu dönemlerden geçtik. Ama hepsinin de üstesinden Allah’a şükür ki geldik. Bu durumu da atlatacağız” dedi.

    “Kumar gibi”

    İnsanların şu dönemde dolara yaklaştığını ifade eden Samut, “Dolar alıp, bozduruyorlar bu kumar gibi. Bir süre sonra alışıyorlar. Dolar yükseldikçe çok para kazanıyorlar. Düştüğü zaman ise psikolojileri bozuluyor. Ama bir daire aldıklarında hep üstüne koyarlar. Daire almak onları kazandırır. Ama dövizin durumunu kestiremeden alıp-bozdurmak yanlış olur” diye konuştu. Dövizin inşaat sektörüne henüz olumsuz bir etkisinin yansımadığını ancak dövizle borcu olanların zarar görebileciğini söyleyen ve dövizin çıkışlarına göre insanlarında tereddütte kaldığını dile getiren Samut, “Vatandaşlar, ‘Alsak mı? Almasak mı?’ hep ‘Acaba’ diyerek düşünüyorlar. Bu şekilde kendilerini geri çekiyorlar” dedi.

    “Vatandaşa uygun fiyata kredi kullandırdım”

    Konut kredilerinin şu dönemde yükselmesinin normal olduğunu vurgulayan Hüseyin Samut, konut kredilerini iyi hale getirtmenin müteahhitlerin elinde olduğunu kaydetti. Büyük firmaların dairelerini satmak için ya da ülke ekonomisine katkı sağlamak için ellerini taşın altında koymaları gerekiyor. Büyük firmalar hiç durmasınlar kendi paralarını bloke ederek, konut kredisini düşürebilirler” ifadelerini kullandı.

    “İsterse dağ başı olsun, yapar geçeriz”

    Antalya’nın Kepez ilçesi Yeni Emek Mahallesi’nde başlattıkları kentsel dönüşüm projesinin 4-5 ay içinde hızla ilerlediğinin altını çizen Samut, 36 ayda bitmesi gereken projeyi 1 senede bitirmeyi hedeflediklerine dikkat çekti. Proje kapsamında 319 daire olduğunu belirten Samut sözlerine şöyle devam etti:

    “Biz işlerimizi önceden garanti altına alarak yaptığımız için, önümüze periyot koyuyoruz. 5 ay içinde yüzde 70’lere ulaştık. Dairelerin yüzde 85’i hep satıldı. Biz bir şeye odaklanıyoruz, hedefimizi planlıyoruz ayarlayıp işe ona göre devam ediyoruz. Biz 24 yılı doldurduk, 56 projeye imza attık. Binalarımıza ve kalitemize güveniyoruz. Kendimize güveniyorsak isterse dağ başı olsun, yapar geçeriz. Biz satamayacakmış, elimizde kalacakmış gibi düşünüyoruz. Kendimizi garanti altına alıyoruz, herkes güzel ev almak ister. Güzel evi olsa, daha başka güzel ev var mı? diye düşünür. Okul, yiyecek-içecek sektörü her zaman var. Kaliteli yaparsan var. İnşaat sektörü de öyledir. Biz iş yaparken hep daha büyüğünü, daha iyisini yapacağız deriz. Hiçbir zaman ‘Bugün burayı bitirip, parayı kazanayım’ mantığıyla düşünülmemeli. İnsanların memnuniyeti her zaman ve her daim önde gelir”

    “Müteahhitler derecelendirmeli”

    Devletin müteahhitleri derecelendirmesi gerektiğini öngören Samut İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Samut, “Hem bu sayede insanların kafalarında şüphe kalmaz ve güzel daire alırlar. Askerlerde, polislerde nasıl rütbe varsa, müteahhitlerde de olmalı. Müteahhitlerin başarıları da bu sayede ortaya çıkar. Resmiyete dökülür, vatandaşlarında ev alırken akıllarında soru işareti kalmaz”

  • Bakan Özlü: “Türkiye’nin gayri safi milli hasılası 851 milyar dolara çıktı”

    Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, 15 yıl önce Türkiye’nin bir büyük felaketin eşiğinde olduğuna dikkat çekerek, “Kriz vardı öyle bir dönemde Türkiye’yi devir aldık. Türkiye’yi bir iken dört yaptık. 236 milyar dolar Türkiye’nin bir gayri safi milli hasılası vardı, 851 milyar dolara çıktı. Çalışmaya devam edeceğiz, ülkemiz, geleceğimiz için güzel işler yapacağız” dedi.

    Bakan Özlü, AK Parti Balıkesir İl Başkanı Hasan Demirarslan’ı makamında ziyaret etti. İl teşkilatıyla bir araya gelen Bakan Özlü, gittiği her yerde teşkilatları ziyaret ettiğini belirterek, “Siyasetin bel kemiği teşkilatlardır. Teşkilat olmadan siyaset olmaz. Sizler her biriniz son derece önemli ve değerlidir. Gittiğim her yerde teşkilatlara uğruyorum ve kendimi iyi hissediyorum. Bir seçim süreci tekrar geldi. Biz zaten AK Parti olarak her zaman seçime hazır bir partiyiz. Bütün faaliyetlerimiz her zaman seçim varmış gibi yürütürüz. Bu Türkiye’nin her tarafından böyle inşallah bu Balıkesir’de de seçimlerde güzel sonuçlar alacağız. 15 yılda Türkiye nereden nereye geldi. 15 yıl önce Türkiye bir büyük felaketin eşiğindeydi kriz vardı öyle bir dönemde Türkiye’yi devir aldık. Türkiye’yi birken dört yaptık. 236 milyar dolar Türkiye’nin bir gayrisafi milli hasılası vardı, 851 milyar dolara çıktı. Çalışmaya devam edeceğiz, ülkemiz, geleceğimiz için güzel işler yapacağız. Tek başına AK Parti iktidarlarının Türkiye’de sağladığı istikrar ve güven sadece bizim için değil çevremizde ki ülkeler içinde bir teminat niteliği taşıyor” dedi.

    “Bunlara biz asla pabuç bırakmayacağız”

    2015 Haziran ayından sonraki süreçte Türkiye’de yuvalanan terör odaklarına Güneydoğu Anadolu bölgesi başta olmak üzere tek tek temizlendiğine dikkat çeken Bakan Özlü, “İnlerine girerek temizledik. Hendek kurup tuzaklar kazdılar hepsini temizledik ve bakın bu yıl içinde de Türkiye’nin dışında Suriye bölgesinde Afrin’de diğer bölgelerde terör odaklarını temizledik. Bu önce ülkemizin güvenliği için yapıyoruz sonrada çevremizdeki ülkelerde ki mazlum gariban insanların geleceği için yapıyoruz. AK Parti Türkiye’nin birliğinin bütünlüğünün teminatı olan bir partidir. AK Parti sadece Türkiye’nin değil dünyadaki bütün mazlum insanların geleceğinin güvenliğinin teminatı olan bir siyasi kadrodur. 24 Hazirana 60 gün var bir şey kalmadı yoğun bir çalışma yürüteceğiz Türkiye’nin her bir tarafında. Başarılı olacağımızdan emin olun dün ve bu gün haberlerde bir takım oyunlar, girişimler ve tertipler var. Bu tertiplerin planların hiç birisi gerçekleşmeyecek. Hepsi can havliyle AK Parti’nin iktidara gelmemesi için Recep Tayyip Erdoğan’ın cumhurbaşkanı olmaması için içlerindeki kini nefreti yurt dışı odaklarla iş birliği içerisinde adeta kusuyorlar. Bunlara biz asla pabuç bırakmayacağız. AK Parti çok güçlü bir siyasi kadrodur, bütün teşkilatları kenetlenmiştir. Bu bakımdan 24 Haziran seçimlerinin yine galibi olarak ortaya çıkacağız hiç endişeniz olmasın rahat olun. Sadece biz ne yaptığımızı bundan sonra ne yapacağımızı milletimize anlatırsak milletimizin desteği bizden yana son derece rahat olun ve kendinize güvenin. Türkiye için gerçekten çalışıp uğraşıyoruz. Balıkesir’in geleceği çok parlak hem tarımda hem de sanayide, bilimde ve teknolojide geleceği çok parlak. Balıkesir çok güzel bir şehir, şehrinizi çok sevin” şeklinde konuştu.

  • NATO Genel Sekreteri Stoltenberg: ”Rusya’nın yasadışı ve gayri meşru Kırım ilhakını tanımıyoruz”

    NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Ukrayna Cumhurbaşkanı Petro Poroshenko ile düzenlediği basın toplantısında, “Rusya’nın yasadışı ve gayri meşru Kırım ilhakını tanımıyoruz” dedi.

    NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg Ukrayna ziyareti kapsamında Ukrayna Cumhurbaşkanı Petro Poroshenko ile bir araya gelerek basın toplantısı düzenledi. Stoltenberg, “NATO, Ukrayna’ya güçlü, pratik ve politik destek sağlamaktadır. Aynı zamanda Ukrayna’da NATO’ya destek sağlamaktadır. Afganistan, Kosova, Akdeniz’den bütün NATO misyonlarına ve operasyonlarına katkı sağladığı ve Afrika’nın kuzeydoğusundaki korsanlarla mücadelede yardımlarından dolayı Ukrayna’ya minnettarız. Bu nedenle NATO ile Ukrayna arasındaki ortaklık, birbirimizi güçlendirmeye yardım ettiğimiz güçlü bir karşılıklı ortaklıktır. Bunun için ve ayrıca bu ortaklığı geliştirme konusundaki kişisel bağlılığınız ve kişisel liderliğiniz için minnettarım” dedi.

    “Minsk Anlaşmaları, barışa giden tek yol”

    “Sadece Doğu Ukrayna’daki durumu tartıştık. Çatışma can almaya devam ediyor. Çatışmalarda 3 bini sivil olmak üzere 10 binden fazla kişi öldürüldü. Minsk Anlaşmaları, barışa giden tek yol olmaya devam ediyor ifadelerini kullanan Stoltenberg, “Rusya binlerce askerini Ukrayna’dan çekmeli ve askeri ekipmanla militanları desteklemeyi durdurmalı” şeklinde konuştu.

    “Rusya’nın yasadışı ve gayri meşru Kırım ilhakını tanımıyoruz”

    Stoltenberg, NATO, Ukrayna’nın egemenliği ve toprak bütünlüğüne olan desteğine taviz vermeden devam ediyor. Rusya’nın yasadışı ve gayri meşru Kırım ilhakını tanımıyoruz ve tanımayacağız. NATO Müttefikleri ayrıca Ukrayna silahlı kuvvetlerine askeri eğitim veriyor ve NATO danışmanları her gün Ukrayna’nın güvenlik ve savunma reformlarını destekliyor” ifadelerini kullandı.

    Ukrayna hükümetinin reformları uygulamak ve yolsuzlukla mücadele etmek için attığı adımları memnuniyetle karşıladıklarını ifade eden Stoltenberg, “Bu ilerlemeyi geliştirmenizi öneririz. Bu reformlar, tüm Ukraynalılar için güvenlik ve refahı sağlamak ve Ukrayna’yı NATO’ya yakınlaştırmak için gereklidir” şeklinde konuştu.

    “Ukrayna, siyasi geleceğini ve güvenlik alanındaki geleceğini açıkça belirledi” ifadelerini kullanan Ukrayna Cumhurbaşkanı Poroshenko, “Bugün, üyelik planı hakkında tartışmaya başlayacağımızı açıkça belirtmiştik ve bu tartışma için bizim önerilerimiz memnuniyetle kabul edildi” dedi.