Etiket: Gastronomi

  • Gaziantep’te gastronomi sektörü istişare toplantısı düzenlendi

    Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, restoran ve lokantaların çok pahalı olduğu yönündeki şikayetlerin arttığını belirterek, Adana ve Mersin gibi çevre illerde araştırmanın yapılıp konunu üzerine düşeceklerini söyledi.

    Gaziantep Ticaret Odası Meclis salonunda, Başkan Şahin başkanlığında sektör temsilcilerinin katıldığı ‘Gastronomi sektörü istişare toplantısı’nda önemli kararlar alındı. Restoran ve lokantaların çok pahalı olduğu yönündeki şikayetlerin ele alındığın toplantıda, Gaziantep’in pahalı şehir algısını yıkmak için gerekli tedbirlerin alınmasına karar verildi. Şehrin çevre illere göre pahalı olup olmadığı araştırılacak.

    Şahin, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Öncelikle Adana, Mersin gibi çevre iller araştırılmalı. Biz gerçekten pahalı bir kent miyiz, yoksa algı mı oluştuğunu tespit etmeliyiz. Eğer pahalı bir şehir isek sebepleri araştırılmalı. Ortada bir sorun varsa, bunu ortak çözmeliyiz. Kendi insanımız sıkıntı yaşamamalı. Elimizde çok önemli bir kültürel miras var. Ben gastronomi kenti olayım demekle olunmuyor. Bizim Gaziantep’te bu sektörde hizmet eden esnafımıza meslekleri dedelerinin dedesinden miras kaldı. Çok önemli bir miras olan mutfağımızı nasıl daha iyi değerlendirip kent yararına kullanabileceğimizin mücadelesini yapıyoruz. Kültürel mirasımız ve mutfağımız çok önemli hazinemizdir. Dünyadaki en iyi 8 mutfaktan birisiyiz. Buralara kolay gelinmedi. Bu işle uğraşanların dedeleri, hatta dedelerinin dedeleri büyük emekler verdi” şeklinde konuştu.

    Şahin, Türkiye’nin yanı başında askeri operasyon varken, zorlu bir süreç yaşanırken dahi Gaziantep’in turizmde önemli hamleler yaptığını aktardı. Şahin, “Bugün zorlu bir döneme rağmen Gaziantep’e gelen turist sayısı 1 milyona ulaştı. Bu büyük bir başarıdır. Müzelerimize gelen turist sayısı da yüzde 40 arttı. Hayvanat bahçesine gelenlerin sayısı yanı başımızdaki savaşa rağmen 3.5 milyona ulaşmış ise burada bir başarı vardır. Gastronomi kenti unvanını da aldık. Bu başarılar doğal olarak bazı riskleri de beraberinde getiriyor. Gaziantep pahalı şehir şikayetlerini iyi araştırmalıyız. Varsa bir sorun çözüm bulmalıyız” diye konuştu.

  • Prof. Dr. Karamustafa: “Turizm işletmecileri gastronomi turizmine yönelmeli”

    Erciyes Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kurtuluş Karamustafa, turizm işletmecilerinin, nitelikli ve harcama kapasitesi yüksek olan gastronomi turizmine yönelmesi gerektiğini söyledi.

    Gastronomi turizminin kültür turizminin önemli bir parçası olduğunu belirten Prof. Dr. Karamustafa, dünyada bu tür turizmin pazar payının giderek arttığını ve Türkiye’nin zengin potansiyeli ile gastronomi turizmine daha çok ağırlık vermesi gerektiğini ifade etti.

    “Türkiye’nin potansiyeli zengin”

    Kültür ve Turizm Bakanlığının 3. Turizm Şurası’nda, gastronomi turizmi ile ilgili bir komisyon kurulduğunu hatırlatan Prof. Dr. Karamustafa, “Türkiye, aslında gastronomi turizmi açısından oldukça zengin. Büyük bir potansiyelimiz var ama bundan yeterli düzeyde faydalanamadığımızı düşünüyorum. O nedenle, devletimizin de bu konuya verdiği önem çerçevesinde bu konuya eğilmelidir. Diğer yandan üniversitelerin gastronomi ve mutfak sanatları bölümlerine de ciddi görevler düşüyor. Artık bu alanda akademik çalışma yapanlar zengin ve kadim Anadolu kültürünün, ki yemek de bunun önemli bir parçasıdır, dışarıya tanıtılması için ciddi çalışmalar yapmalıdır” diye konuştu.

    “Gastronomi ve aşçılık farklı”

    Gastronomi ve aşçılığın birbirine karıştırılmaması gerektiğinin de altını çizen Prof. Dr. Karamustafa, “Aşçılık mesleği teknik bilgi isteyen bir meslek. Ama gastronomiyi aşçılık kadar sınırlı görmemeliyiz. Turizm liselerinde ve önlisans programlarında iyi aşçılar yetişiyor. Gastronomi ve mutfak sanatları dediğimizde ise işin akademik boyutu akla geliyor. Bunun için öğrenci yetiştirilmeli, öğrenci yetiştirmek için de bilgi üretilmeli” dedi.

    “Akademik ve yazılı çalışmalara ağırlık verilmeli”

    Bu alana dair yapılan akademik çalışmaların artık daha değerli hale geldiğini vurgulayan Prof. Dr. Karamustafa, Erciyes Üniversitesi Turizm Fakültesinde de, Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümünün bulunduğuna işaret etti. Prof. Dr. Karamustafa, “Anadolu’nun çok köklü bir kültürel zenginliği var, bu manada yemeğimiz de, mutfağımız da çok zengin. Bunları kalıcı ve yazılı bir kültüre dönüştürmek üniversitenin görevi. Üniversitelerin gastronomi ve mutfak sanatları bölümlerindeki lisans ve lisans üstü çalışmalarda bu bilgiler bir araya getirilecek, derlenecek, toplanacak, tasnif edilecek ki, sektör bunu kullanabilsin. Son yıllarda üniversitelerde bu bölümlerin açılmasıyla Türk turizmi nitelikli ürün anlamında da evriliyor. Klasik deniz, kum, güneş tatilinden kültür odaklı turizme yöneliyoruz. O kültür odaklı turizminin içinde de gastronomi merkezli faaliyetler ciddi öneme sahip” ifadelerini kullandı.

    “Deniz, kum, güneş turizmi anlayışı değişiyor”

    Deniz, kum, güneş turizminin yerini başka alanlara bıraktığının da altını çizen Prof. Dr. Karamustafa, “Artık farklılığı üretebilen, pazarda harcama kapasitesi yüksek olan kitlelere hitap eden turistik destinasyonlar ve işletmeler kazanıyorlar. Gastronomi turizmi nitelikli ve harcama kabiliyeti yüksek bir Pazar. Türkiye’deki yiyecek-içecek, konaklama işletmecilerinin bu alana yönelmesi lazım. Bu alan özelde kendilerinin, genelde de ülkemizin daha fazla kazanmasına fırsat sağlayacak” diyerek sözlerini tamamladı.

  • Antakya Gastronomi Projesi

    Antakya Gastronomi Projesi kapsamında 10 Türk, 10 Suriyeli öğrenci olmak üzere toplam 20 öğrenciye sertifikaları verildi.

    Antakya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hikmet Çinçin açılış programında Türkiye’de bulunan ve kayıtlı olan Suriyelilerin en dikkat çekici özelliğinin yüzde 54,2 sinin 18 yaş altı çocuk ve genç olduğunu söyledi. Çinçin, Suriyelilerin yaklaşık yüzde 40’ının iş piyasasında çalışabilir durumda oldukların değerlendirildiğini söyleyerek, “Türkiye ortalamasının üzerinde bir işsizlik oranına sahip olan Hatay ilinde özellikle Antakya ve Reyhanlı gibi bölgelerde yerel halkın Arapça biliyor olması bu yüzdeyi biraz daha artırmaktadır. Ancak şu anda bilindiği üzere çalışma yasalarına 1/10 kuralı uygulanmaktadır. Buna göre, işletmeler resmi olarak her 10 Türk sigortalı çalışan için 1 tane Suriyeli istihdam edebilmektedir. Durum hem işveren hem de Suriyeli çalışan açısından değerlendirildiğinde ise çok sayıda kayıt dışı çalışma durumu gerçekleştiği tahmin edilmektedir. Alman Segua vakfı ve Hatay’a Suriyeli mültecileri hem de Türk dezavantajlı grupları hedef alan ortaklaşa mesleki eğitimler düzenlemeye başlanmış ve halan devam etmektedir. Eğitimler Milli Eğitim ile işbirliği içinde düzenlenmekte ve sertifikalandırmaktadır. Mesleki eğitimlerinin tümünde dünyadaki en iyi örnek olan Alman sistemi uygulanmaktadır. Öte yandan Danimarka Mülteci Konseyi ve Doğu ABİGEM ile iş birliği içinde gem Suriyeli hem de Türk girişimcilerin yer alacağı bir İş Geliştirme Merkezi (İŞGEM) Projesi hayata geçirilmiştir” dedi.

    Antakya Ticaret ve Sanayi Odası’nın yapmış olduğu kursların Hatay için çok önemli olduğunu dikkat çeken Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, diğer odaların da kurslar yaparak Hatay’ın kalkınması ve tanıtımı için katkı yapabileceğini söyledi. Başkan Savaş, “Hatay’daki diğer odalar ve derneklerimiz Antakya Ticaret ve Sanayi Odası’nın yapmış olduğu gibi kurslar vererek bizlere destek olabilirler. Hatay’da beş tane ticaret odası var biz gastronomiyi hızlı bir şekilde yürüteceğiz onlarında bize destek olmasını bekliyoruz” dedi.

    Hatay Vali Yardımcısı Bilal Ölmez ise, birçok kurum ve sivil toplum kuruluşunun insanlara beceri kazandırma eğitimlerini sık sık yaptığını ancak projeden sonra diploma alan öğrencilerin iş bulamadığını belirterek, “Diplomalı aşçı oluyor ama iş sahibi olamıyor. Bu projelerin neticeye ulaşabilmesi için diplomayı verip bırakmayarak iş bulacak durumda olabilmesi için belediyeler, kurumlar ve sivil toplum kuruluşları gerekirse birleşerek bu öğrencilerin ilk başlangıç sermayeleri zayıf olan kişilerin iş yerlerini bulup işletmeleri için gerekli alt yapıları hazırlamalı ve destek verilmesi gerekiyor. Bunları vermediğimiz zaman diplomalı ama sermayesi olmadığı için hiçbir iş yeri olmayan kişiler oluyorlar. Bir projeye başlandığı zaman sonuna kadar götürülerek projeyi amacına ulaştırılmalılar” dedi.

    Daha sonra Antakya Gastronomi Projesi öğrencilerine sertifikaları verildi.

  • Başkan Uyar, Kastamonu’da gastronomi turizmini anlattı

    Urla Belediyesi Başkanı Sibel Uyar, Kastamonu Üniversitesindeki uluslararası kongrede gastronomi turizmini anlatarak, İzmir’in Urla ilçesindeki son festivalde, üç gün içinde kente 300 bin araç girişinin yaşandığını, gelen konuk sayısının ise 1 milyon kişiyi bulduğunu söyledi.

    Urla Belediye Başkanı Sibel Uyar, Kastamonu Üniversitesi Turizm Fakültesinde düzenlenen uluslararası kongrede Urla’yı ve gastronomi turizm çalışmalarını anlattı. Kastamonu Valisi Yaşar Karadeniz, Kastamonu Belediye Başkanı Tahsin Babaş, Kastamonu Ünivesitesi Rektörü Prof. Dr. Seyit Aydın, Dekan Prof. Dr. Saim Ateş’in izlediği toplantıya, Türkiye’nin yanı sıra Azerbeycan, Kazakistan, Kırgızistan, Filipinler, Malezya, Madagaskar, Pakistan ve Moritanya’dan katılım sağlandı. Urla Belediye Başkanı Sibel Uyar, turizm eğitimi alan öğrencilere ve yabancı konuklara Urla’yı anlatarak gastronomi turizmine değindi.

    Burada konuşma yapan Sibel Uyar, kırsal kalkınmanın bir program dahilinde gerçekleştirildiğini belirtirken, “Sürdürülebilir gastronomi turizmi için tarımsal faaliyetlerimizi bir plan çerçevesinde yapıyoruz ve çeşitli destekleri üreticilerimize sunuyoruz. Bu sayede turizmimizi uzun süreye yaymaya başladık” dedi.

    Dünyadaki tescilli üç karantina adasından birinin Urla’da halen Karantina Adasındaki Tahaffuzhane olduğunu belirten Belediye Başkanı Sibel Uyar, 8 bin yıllık tarihe sahip kentin dünyadaki ilk zeytinyağı işliğinin ise Klozemenai Antik Kentinde bulunduğuna işaret etti.

    “Turizm için tarımsal faaliyetlerimizin sürdürülebilir hale getiriyoruz”

    Urla’nın çok renkli bir kültürel mozaiğe sahip olduğunu, bunun da mutfak kültürünü zenginleştirdiğini anlatan Başkan Uyar, “Gıdanın ham halinden dönüştürülüp tüketim için hazır hale getirilen ve hatta tüketimden sonraki süreci de kapsayan gastronomi tarım, ziraat, ekonomi, sanayi, aşçılık, duygusal analiz kapsamında gıda bilimi, tüketim şekilleri, tarih ve antropoloji gibi birçok pozitif ve sosyal bilimden beslenen bir disiplindir. Sürdürülebilir gastronomi turizmi için tarımsal faaliyetlerimizin sürdürülebilir hale getiriyoruz. Bunun için İzmir Büyükşehir Belediyemiz ile birlikte sürdürülebilir desteklerde bulunuyoruz. Kırsal kalkınmayı önemsiyoruz. Bu kapsamda; toprak analizleri ve uygun ürünlerin desteklenmesi, fidan ve hayvan dağıtımı, üretici pazarları, tohum takas etkinlikleri, üretici kooperatiflerinin desteklenmesi, iyi tarım uygulamaları eğitimleri, çiftçilere ve muhtarlara yapılan rutin paydaş toplantıları, kadınların üretimde desteklenmesi başlıca çalışmalarımız arasında yer alıyor. Yaşadığımız zengin coğrafya bize sunduğu çok çeşitli flora Urla’da, Yarımada’ya özgü çok özel bir ürün olan enginarın da baş tacı olmasına sebep oldu” dedi.

    “1 milyon konuk ağırladık”

    Urla ilçesindeki 3. Uluslararası Enginar Festivalinin; İzmir Büyükşehir Belediyesi, Urla Belediyesi ve İzmir Ekonomi Üniversitesi Dünya Gurme Şehirler Ağı işbirliğiyle gerçekleştiğini belirten Urla Belediye Başkanı Sibel Uyar, son festivalde üç gün içinde kente 300 bin araç girişinin yaşandığını, gelen konuk sayısının ise 1 milyon kişiyi bulduğunu söyledi. Enginar üretim alanlarının yüzde 42 arttığını da anlatan Uyar, şöyle devam etti:

    “Bizim festivalimizde en önemli aktör enginar ve bunu üreten çiftçimiz oluyor. Yerel üreticimiz ve konukları ağırlayan ilçe halkı bu festivalin ciddi ekonomik sonuçlarından yararlanıyor. Böylece yaz mevsimine dayalı bir turizmden daha uzayan bir turizm anlayışına geçiyoruz. Yeni gelir kaynakları yaratıldı. Urla’nın çekiciliği ve farkındalığı arttırıldı. Yeni alt yapı ve hizmetleri yada mevcut hizmetlerin alt yapıları geliştirildi. Medyanın ilgisini çekti. Güçlü ve aktif imajlar oluşturdu ve kültürel temalar yaratıldı. Tek bir seyahatin yeterli olduğunu düşünen insanlar tekrar ziyaret için teşvik edildi.”

  • Gastronomi turizmi Antalya’dan dünyaya açılacak

    ANFAŞ’ın turizm ve gıda sektörünün marka fuarları 29.HotelEquipment ve 25.FoodProduct için sektörün önde gelen isimleri İstanbul’da bir araya geldi. ANFAŞ Genel Müdürü Murat Özer’in fuarlar hakkında bilgi verdiği toplantıda, TİM, TAFED, TUSİD ve TÜROFED’den tam destek geldi.

    Antalya Fuarcılık İşletme ve Yatırım A.Ş. (ANFAŞ) tarafından 24 hedef ilde gerçekleştirilen Basın ve Sektör Buluşmaları’nın İstanbul toplantısı gerçekleştirildi.

    İstanbul’da gerçekleştirilen toplantıya ANFAŞ Genel Müdürü Murat Özer, Türkiye İhracatçılar Meclisi Yönetim Kurulu Başkan Vekili Tahsin Öztiryaki, Türkiye Aşçılar Federasyonu (TAFED) Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Açıköz, Endüstriyel Mutfak, Çamaşırhane Servis ve İkram Ekipmanları Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TUSİD) Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Gürkaynak, Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Genel Koordinatörü Necip Boz ve çok sayıda sektör temsilcisi katıldı.

    Ülke ve bölge ekonomisinde sıçrama

    ANFAŞ fuarları hakkında sunumunu gerçekleştiren ANFAŞ Genel Müdürü Murat Özer, ANFAŞ’ın, Türkiye ve bölgeyi beraber kalkındıracak projelere imza attığını söyledi. Murat Özer, “ANFAŞ olarak; Bizim önceliğimiz; fuarlarımız aracılığıyla uluslararası ticari iş birliklerini arttırarak, katılımcı ve ziyaretçimizi aynı çatı altında buluşturarak ekonomiye katkı sağlamaktır dedi. Doğru enstrümanları en etkili şekilde kullanarak hayata geçireceğimiz yeni fuarlar, gerçekleştiği dönemlerde hem bölgenin hem de ülkenin ihracat rakamlarını harekete geçirecektir” diye konuştu.

    ANFAŞ olarak yurt dışı ziyaretçi ve alım heyetlerinin getirilmesi için özel bütçe ayrıldığını söyleyen Murat Özer, “Fuarlarımızda katılımcılarımızı doğru hedef kitle ile buluşturabilmek için yurt dışı ziyaretçi için ayrılan payı arttırdık. Bugün burada katılan her ülke için 20’şer kişilik konaklama yapacak şekilde bütçe ayrıldı. Yenilenen yapısı ile ANFAŞ’ta; İngilizce, Almanca, Fransızca, Rusça, Farsça, Arapça, ve İtalyanca olmak üzere 7 dilin konuşulduğu Yurt Dışı Ziyaretçi ve Katılımcı Bölümü oluşturuldu” dedi.

    Yort dışından 25 ülke hedeleniyor

    Yenilene yapısı ve kabuk değişimiyle birlikte fuarların bu sene uluslararası iş birliktelikleri odaklı olacağını söyleyen Murat Özer, “Bu yıl itibari ile ANFAŞ’ta ve fuarlarında bir kabuk değişimi yaşanıyor. ANFAŞ’ın iki markası, HotelEquipment – Uluslararası Konaklama ve Ağırlama Ekipmanları İhtisas Fuarı ve FoodProduct – Uluslararası Gıda ve İçecek İhtisas Fuarı için 2017 yılı itibariyle özellikle yurt dışında tanıtımım atağı gerçekleştirdik. BAKA (Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı), BAİB (Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği), DEİK (Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu) ve ANFAŞ’ın çalışma yürüttüğü acenteler aracılığıyla; Almanya, Arnavutluk, Bosna Hersek, Bulgaristan, C¸in, Hırvatistan, Hindistan, I·ngiltere, I·ran, Karadagˆ , Katar, Kazakistan, Kırgızistan, Kosova, Letonya, Libya, Makedonya, Mısır, O¨zbekistan, Rusya, Sırbistan, Suudi Arabistan, Tunus, Umman, ve Yunanistan’dan alım heyetleri ve profesyonel ziyaretc¸iler, katılımcılarla bir araya gelecek” şeklinde konuştu.

    Sözlerine ANFAŞ fuarları 29.HotelEquipment – Uluslararası Konaklama ve Ağırlama Ekipmanları İhtisas Fuarı ve 25.FoodProduct-Uluslararası Gıda ve İçecek İhtisas Fuarı ile ilgili çalışmalar hakkında bilgi vererek devam eden Murat Özer, ziyaretçi ve katılımcı profillerinin paralellik gösterdiği fuarların Antalya Expo Center’ın büyümesiyle birlikte tek çatı altında yapma fırsatı bulduklarını ifade etti. Özer, “Sektör temsilcilerinin ortak talebi doğrultusunda iki fuarımızı 17- 20 Ocak 2018 tarihleri arasında eş zamanlı olarak gerçekleştireceğiz. Fuarda yerini alan sektör profesyonelleri; konaklama, ağırlama ve gıda sektörüne dair yurt içi ve yurt dışından gelen ziyaretçilere aynı anda ulaşabilecek. Katılımcılar; fuar kapsamında düzenlenecek etkinlikler, ikili iş görüşmeleri ve konferanslara doğru hedef kitleye ulaşabilecek” diye konuştu.

    Yurt dışı çalışmalarının yanı sıra yurt içinde de tanıtım çalışmalarına paydaşlarıyla hız katan ANFAŞ, 2018’de Ekonomi Bakanlığı, TOBB – Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Antalya Ticaret Borsası aracılığıyla hedef illerdeki ticaret ve sanayi odaları, TÜROFED – Türkiye Otelciler Federasyonu, TUSİD – Endüstriyel Mutfak, Çamaşırhane Servis ve İkram Ekipmanları Sanayicileri ve İşadamları Derneği, AKTOB – Akdeniz Turistik Otelciler Ve İşletmeciler Birliği, TESK – Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu, Türkiye Lokantacılar ve Pastacılar Federasyonu, GİMAT – Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Ankara Toptancılar Derneği, TAFED – Türkiye Aşçılar Federasyonu,

    ANFAŞ’ın yapmış olduğu anlaşmalar ile 24 hedef ilde yaptığı gerçekleştirdiği basın ve sektör toplantıları aracılığıyla; 81 ilden gıda toptancıları, kurumsal satın almacılar, otel ve restoran zincirleri, şef ve aşçılar, sektörel ziyaretçi heyetleri getirilecek.

    Sektörün kilometre taşı

    Murat Özer’in ardından konuşmasını gerçekleştiren TUSİD Başkanı Ahmet Gürkaynak, sözlerine sektörün Türkiye ticaretindeki payını aktararak başladı. Antalya’da düzenlenen HotelEquipment fuarı, bizler için iki önemli etkinlikten biridir. HotelEquipment, katılımcı ve ziyaretçi profili ile sektörümüzün gelişimi için çok önemli bir kilometre taşıdır. Biz TUSİD olarak bu yıl da büyük bir mutlulukla bu fuarı destekliyoruz” diye konuştu.

    İhracat rakamlarına katkı

    Gürkaynak’ın ardından konuşmasını gerçekleştiren Türkiye İhracatçılar Meclisi Yönetim Kurulu Başkan Vekili Tahsin Öztiryaki; sektördeki tablo ile ilgi bilgi verirken , yıl sonuna kadar 3.9 milyar dolar mutfak sektöründe bir ihracat beklediklerini ifade etti. Sektörün Antalya’dan dünyaya açıldığını ifade eden Öztiryaki, “Turizmin gelişmesi beraberinde ihracatımıza da katkı koymaktadır. Türkiye olarak Avrupa’da çok ciddi bir payımız var. Bu ihracatımızın gerçekleşmesinde HotelEquipment fuarının önemli bir payı var. Biz Türkiye İhracatçılar Meclisi olarak fuara alım heyetlerinin getirilmesinde desteğimizi vermeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

    TÜROFED adına söz alan Genel Koordinatör Necip Boz, Türkiye’de ilerlemenin olmasında turizmin etkisinden söz etti. ANFAŞ fuarlarına tam destek veren Boz, “Bizler fuarları çok önemsiyoruz. En iyi iş birlikleri, en iyi iş bağlantıları fuarlarda kurulmaktadır. Biz fuarların hem katılımcısı hem de ziyaretçisiyiz” dedi.

    Gastronomi turizmi Antalya’dan dünyaya açılacak

    ANFAŞ fuarlarına desteğin tüm hızıyla devam edeceğini ifade eden TAFED Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Açıköz, “Gastronomi sektörünün Türk turizminin içine yeni yeni girmeye başladı. Biz hep turizmi 12 aya nasıl çıkartırız diye tartışırdık. Türkiye’de çok ciddi bir yemek kültürü var. Biz bu kültürü fuarlar aracılığıyla dünya ile buluşturmak istiyoruz. TAFED olarak bu sene de FoodProduct ve HotelEquipment fuarlarımızda Türkiye’nin 4 bir yanından gelecek aşçılarımız, şeflerimizle yerimizi alacağız. Fuar kapsamında 8 ülkeden Michelin yıldızlı şeflerimiz yarışmalar düzenleyecek. 7 bölgemizin en güzel yemeklerini sergileyeceğiz” şeklinde konuştu.