Etiket: Galası

  • Yeditepe Bienali’nin Galası gerçekleşti

    Dünyanın ilk Klasik Sanatlar Bienali olan Yeditepe Bienali’nin gala programı gerçekleşti.

    Cumhurbaşkanlığı himayesinde Fatih Belediyesi ve Klasik Türk Sanatları Vakfı işbirliğinde düzenlenen “Yeditepe Bienali”nin galası yapıldı. Binbirdirek Sarnıcı’nda gerçekleşen programa Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir’in yanı sıra, İbn Haldun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Şentürk, Klasik Türk Sanatları Vakfı yönetim kurulu üyeleri ve Yeditepe Bienali Küratörü Serhat Kula katıldı. Bienal kapsamında “Ehl-i Hiref” temasının içinde “Çiçeğin Her Hali”, “Kuş Misali”, “İstanbul’a Dair”, “Kusursuz Tekrar” ve “Mekandan Taşanlar” olmak üzere beş farklı alt tema yer alıyor.

    “Kendi sanatçılarımızın eserleri yer alıyor”

    Dünya’nın ilk Klasik Sanatlar Bienali olduğunu belirten Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir, “İlk kez gerçekleştirdiğimiz bu bienale başından beri destek veren, himayesine alan ve bizi her zaman yüreklendiren Cumhurbaşkanımıza saygılarımızı arz ediyoruz. Onun destekleri ile yaklaşık bir yıl önce fikri olarak başlayan, sonrasında Klasik Türk Sanatları Vakfı ile birlikte yaptığımız uzun çalışmalar neticesinde bir araya geldik. Fatih Belediyesi ve Klasik Türk Sanatları Vakfının gayreti ile Türkiye’nin ilk geleneksel sanatı dayalı bienalini gerçekleştiriyoruz. Bunun ne kadar zor bir şey olduğunu yaşayarak ve yaşayan arkadaşlarından gözlemleyerek öğrendim. Her şeyden önce bir ilk. Şu zamana kadar ülkemizi temsil eden İstanbul Bienali çok başarılı bir iş yapıyor. Kutlarız ama geleneksel sanatımızı güncel çağdaş sorunlarıyla birlikte bianel için oluşturulmuş eserlerin olması şüphesiz çok önemlidir. Ve diğer yerlerle karşılaştırıldığında bizim Yeditepe Bienalimiz şehrin değişik yerlerine serpilmiş. Şehrin içinde şüphesiz birbirinden kıymetli eserlerin bulunduğu bir mekan. Diğer bir taraftan İstanbul’u bütün dünya şehirleri arasında ön plana çıkaran bu tarihi birikimini ortaya çıkaracak. Öte taraftan da kendi sanatçılarımızın yaptığı eserleri görmek çok güzel. İki mutlulukla birden buluşacağımız bir çalışma oldu” diye konuştu.

    “Çok uğraştık, çok heyecanlandık”

    Yaşamış oluğu zorluklardan bahseden Yeditepe Bienali Küratörü Serhat Kula ise, “Çok uğraştık, çok heyecanlandık motivasyonunuzu yüksek tutmaya çalıştık. Bugün bu sürecin karşılığını görmenin zamanı, ilk açılışlarımıza başladık. Her gördüğüm ortam bizi daha da motive etti” dedi.

  • ‘Karımı Gördünüz mü?’ filminin galası Karabük’te yapılacak

    6 Nisan’da vizyona girecek olan ‘Karımı Gördünüz mü?’ sinema filminin basın toplantısı Karabük’ün Safranbolu ilçesinde düzenlendi.

    Basın toplantısına Yönetmen Bülent Pelit, oyuncular Esra Sönmezer, Erdi Ünver (Survivor Erdi), İrfan Aslanhan, Uygulayıcı Yapımcı Suat Yücelen , İletişim Danışmanı Çağlar Tuncer, Organizatör Engin Taşkıran ve ekibin diğer üyeleri katıldı.

    ‘Karımı Gördünüz mü?’ sinema filminin yönetmeni Bülent Pelit, filmin bir yaz filmi olduğunu Antalya’nın Manavgat ilçesinde 3 haftalık, İstanbul’da da 1 haftalık çekim yapıldığını ifade ederek, “Hemen hemen 25 kişilik bir ekip. Absürt komedi kategorisinde çok keyifli bir çalışma oldu. Ekol olarak Yeşilçam ekolünden gelmekteyim. Yeşilçam olayını mümkün oldukça yansıtmaya çalıştık. Yeşilçam ekolünün son jenerasyonlarından biriyim. Amacımız bu ekolü tekrardan canlandırmak. Bunu tekrar yaşatabilir miyiz, sektöre tekrardan döndürebilir miyiz bunun çabasındayız. Bizim ekibimiz komple Yeşilçam kökenli. Yaş ortalaması 60’lı yaşlarda olan bir ekibimiz var. Filmimizde küfür kullanmamaya çalıştık” dedi.

    En büyük sorunun kapital sermaye olduğunu dile getiren Yönetmen Bülent Pelit, “Çok pahalı bir iş yapıyoruz . Hayalimizi kurguluyoruz. Yaratıcılık bir yere kadar gelebiliyor. Bizimde hayalimize inanan yapımcımız oldu. Onlara da çok teşekkür ediyorum. Sektörümüz çok maliyetli ve riskli bir iş. Bu işe gönül verdikleri için teşekkür ediyorum” dedi.

    “Güzel bir gişe yapmayı planlıyoruz.”

    Filminde ‘Hülya’ karakterini canlandıran Esra Sönmezer, film projesi üzerinde çalıştıklarını teklif geldiğinde de balıklama atladığını ifade ederek, “Bu film başarılı oldu. Güzel bir gişe yapmayı planlıyoruz” dedi.

    Oyuncu İrfan Aslanhan ise konservatuara girdiğinde oyunculuk yapmayı hedeflediğini ifade ederek, “Bülent Hocanın backrounduna baktım. Bülent Hocanın, babasının, kardeşinin bir çok Yeşilçam filminde parmağı var. Ivana Sert, Peker Açıkalın başrol gibiler birde gizli gençlerden oluşan başrolü var. Safranbolu’da galamıza gelen genç kardeşlerimiz tatil beldesinde geçen bir gençlik filmi izleyecekler. Çok zor bir dönemi atlattık. 2 nesil bir araya geliyor” dedi.

    “Kuzenimle aynı filmde oynadım”

    Survivor Erdi olarak tanınan Erdi Ünver, gelen mesajlardan Safranbolu’da olan fan kitlesinden haberdar olduğunu ve fan kitlesiyle görüşeceğini dile getirerek, “Oyunculuk eğitimlerimi tamamladım. 3 sinema filmi çektim. Bu ilk yayınlanacak filmim. Bülent Hoca, usta oyuncularla çalışma imkanı sundu. Kuzenimle aynı filmde oynadım. Berna Öztürk’le kuzeniz. Sıkıntılı dönemden geçiyoruz. İnsanları en azından 1.5 saat güldürebilmeyi hedefliyoruz” dedi.

    Ayrıca Yönetmen Bülent Pelit, 6 Nisan 2018 cuma günü vizyona girecek olan ‘Karımı Gördünüz mü?’ sinema filmi ana vizyon galası Safranbolu ve Karabük’te tüm oyuncuların katılımıyla olacağını ve oyuncuların halkla birlikte Karabük’teki sinemalarda filmi izleyeceklerini belirtti.

  • Zat-ı Mahfuz filminin galası yapıldı

    Bitlis’li Genç Yönetmen Sedat Yetkin’in yönetmenliğini yaptığı belgesel tarzındaki Zat-ı Mahfuz isimli sinema filminin Bitlis’in Tatvan ilçesinde galası yapıldı.

    Bitlis’in yetiştirdiği Bediüzzaman Sait Nursi, İdrisi Bitlis’i, Şems-i Bitlis’i, Muştakbaba ve Şükr-i Bitlis’i gibi önemli şahsiyetlerin hayatlarını konu alan Zat-ı Mahfuz filmi için çok sayıda davetlinin katılımıyla Tatvan ilçesindeki Yaşam AVM’de bulunan Cinemed Sinemasında filmin galası yapıldı.

    Galanın açılışında basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Yönetmen Sedat Yetkin, filmin Bitlis’te yetişmiş 5 büyük filozofun hayatını konu aldığını söyledi.

    Projede bölgenin insanlarını oyuncu olarak kullandıklarını, bunun bölgenin tanıtımına katkı sunacak bir proje olduğunu belirten Yönetmen Sedat Yetkin, büyük emek ve özveri ile hazırladıkları filmin galasını yapmanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade ederek, “İdrisi Bitlis’i, Şems-i Bitlis’i, Muştakbaba, Şükr-i Bitlis’i ve Saidi Nursi’yi konu alıyor. Filmi yaparken Türkiye’nin 3 farklı üniversitesi ile çalıştık. Bitlis Eren üniversitesi, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi ve Araştırma olarak da İstanbul Üniversitesi ile birlikte çalıştık. Yıllık bir çalışmanın ardından sizlerle birlikteyiz. Bu bizim için bir gururdur. Bir şevktir. İnşallah insanlarımızın yaralarına derman oluruz. Bu filmle onların yaralarını sararız. Artık Bitlis’te bir yerlerde görünür. Aslında en büyük derdimiz budur. Bu filmle Bitlis’e olan vefa borcumuzu inşallah yerine getirmiş olurum.” dedi.

    Yapılan konuşmalar ve kokteyl programının ardından davetliler hep birlikte sinema salonuna geçerek, filmi izledi.

    Büyük bir beğeni toplayan filmin ardından kısa bir teşekkür konuşması yapan Yönetmen Sedat Yetkin, filmi izlemeye gelenler arasında bulunan Bitlis Valisi İsmail Ustaoğlu, Tatvan Belediye Başkanı Fettah Aksoy, Tatvan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Bilal Adabağ ve diğer katkı sunanlara teşekkür plaketi ve çiçek takdim etti.

    Plaket takdiminin ardından kısa bir konuşma gerçekleştiren Bitlis Valisi İsmail Ustaoğlu, filmi büyük bir beğeni ile izlediğini belirterek emeklerinden dolayı Yönetmen Sedat Yetkin’e teşekkürlerini iletti.

    Bitlis’te birçok önemli şahsiyetin bulunduğuna dikkat çeken Vali Ustaoğlu, filmde de bu önemli şahsiyetlerinden bazılarının hayatının anlatılmış olmasının ise ayrıca önemli iş olduğunu ifade ederek, Yönetmen Sedat Yetkin’e başarılarının devamını diledi.

    Tatvan Belediye Başkanı Fettah Aksoy ise, galası yapılan film ile önemli bir proje imza atıldığına dikkat çekti.

    Tatvan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Bilal Adabağ da, Bitlisli genç bir yönetmenin böyle anlamlı ve bir o kadar önemli bir projeye imza atmış olmasının son derece önemli bir başarı olduğuna dikkat çekerek, genç yönetmene başarılarının devamını diledi.

    Düzenlenen Galaya Bitlis Valisi İsmail Ustaoğlu, Tatvan Kaymakamı M. Ali Özkan, Tatvan Belediye Başkanı Fettah Aksoy, Bitlis Eren Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erdal Necip Yardım, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Demirtaş, Tatvan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Bilal Adabağ, kurum amirleri, oyuncular ve çok sayıda davetli katıldı.

    Tatvan Belediyesi’nin sponsorluğunu yaptığı, galası yapılan Zat-ı Mahfuz isimli sinema filmi 23 Mart’ta ise sinemada vizyona girecek.

  • “Locman”ın galası Samsun’da yapıldı

    Samsunlu yönetmen Şükrü Alaçam’ın filmi “Locman”ın galası Samsun’da yapıldı.

    “Locman”ın galası Samsun Valisi Osman Kaymak’ın da katılımı ile Yeşilyurt Alışveriş ve Yaşam Merkezi’nde (AVM) gerçekleştirildi. Şükrü Alaçam’ın senaryosunu yazıp yönettiği filmin Samsun galasında başrol oyuncuları sinemaseverlerle buluştu. Baş rollerini Alican Yücesoy, Yeliz Kuvancı, Cem Cücenoğlu, Nisa Aksongor ve İlker Kabaoğlu’nun paylaştığı “Locman” filminin galası izleyicilerden yoğun ilgi gördü. Film ekibinin hayranları, filmin yazarı ve yönetmeni Şükrü Alaçam, başrol oyuncuları Alican Yücesoy, Yeliz Kuvancı ve “Locman” film ekibi ile film gösterimi öncesinde hatıra fotoğrafı çektirerek sohbet ettiler. Gala öncesi Vali Osman Kaymak, film ekibi ile sohbet etti. Daha sonra Samsunlularla birlikte filmin galası izlendi.

    Filmin konusu

    “Locman”: Makinistlikten depo şefliğine terfisi sonrası tayin olan Uğur ve ailesinin yeri geldiğinde eğlenceli, yeri geldiğinde ise hüzünlü hayatlarını, 12 Eylül gölgesinde anlatıyor. Yönetmenliğini ve senaristliğini Şükrü Alaçam’ın üstlendiği, senaryoda kendisine Mine Ölçe Çakan’ın eşlik ettiği Locman, Şükrü Alaçam’ın ailesinin başından geçen hikayeleri, yaşanmışlıkları beyaz perdeye aktarıyor. Uğur karakterini Alican Yücesoy’un, eşi Handan’ı Yeliz Kuvancı’nın, çocuklarını ise Nisa Sofia Aksongur ve İlker Kaboğlu’nun canlandırdığı film yeni evlerine, mahallelerine ve hayatlarına alışmaya çalışan ailenin öyküsünü anlatıyor. Demir yolu yolcularının renkli ve canlı kesitlerinin Yeşilçam’dan kesitlerle harmanlandığı film izleyiciye eski filmlerin o masalsı dokusunu yeniden yaşatmayı vaat ediyor.

  • ‘Büyük Diyarbakır’ belgeseli galası yapıldı

    Diyarbakır’ın manevi yönünün ele alındığı ‘Büyük Diyarbakır’ belgeselinin galası yapıldı.

    Kültür ve Kongre Merkezi’nde yapılan gala gösterimine Vali Hasan Basri Güzeloğlu, eski İçişleri Bakanı Abdulkadir Aksu, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu, Büyükşehir Belediye Başkanı Cumali Atilla, Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Talip Gül, Cumhuriyet Başsavcısı Kamil Erkut Güre, Kayapınar Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Ozan Balcı, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Ali Demir, Diyarbekir Tanıtma ve Kalkındırma Derneği Başkanı Abdulkadir Aslanoğlu, kurum müdürleri ve vatandaşlar katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından program başladı. Programda konuşan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu, bu kadim şehrin layıkıyla anlatılması gerektiğini söyledi. Topçu, şöyle konuştu:

    “Bu kadim şehrin, bu medeniyetler beşiği, medeniyetlerin buluştuğu bu kadim şehrimizin layıkıyla tanışması lazım. Layıkıyla anlatılması lazım. Bu adımı gerçekten kıymetli buluyorum. Çok değerli bir belgeseli hep beraber seyredeceğiz. Gençlere, hanım efendilere ayrı bir teşekkür ediyorum bir Pazar günü vakit ayırıp burada olmanız sizin bütün dünyaya bir mesaj olacak. Görecekler ki Diyarbakır en az Yozgat kadar Türk, Yozgat kadar güvenli, Paris kadar medeni Paris kadar güvenli. Ve Paris yokken de Diyarbakır vardı bunu da herkes bilmeli.”

    Eski İçişleri Bakanı Abdulkadir Aksu da Diyarbakır’ın son zamanlarda farklı bir şekilde anıldığını ve olumsuz algının yıkılması gerektiğinin altını çizdi. Aksu, “Son zamanlarda bu kadim şehir, bu medeniyet ve kültür birikimini taşıyan aziz şehir, bu mukaddes şehir hep yanlış anılmaya başlandı. Diyarbakır denince akla terör gelmeye başlamıştı, böyle algılatıldı. İşte bunu kırmamız lazımdı. Bu mübarek şehrin gerçek yüzünün gösterilmesi lazımdı. Tanıtılması lazımdı. Önce bizim tanımamız, bilmemiz lazımdı. Biz burada bu topraklarda yaşayan Diyarbekirliler olarak Eğil’de iki peygamber mezarı olduğunu çoğumuz bilmezdik. Bir Hz. Süleyman Cami var onu bilirdik. Eğil’de Cami Nebi Tepesi var onu bilirdik. İşte bunları önce biz sonra bütün Türkiye ve bütün dünyaya tanıtmamız lazımdı. Onun için Diyarbekir Tanıtım ve Kalkınma Derneği Başkanı Abdulkadir kardeşime her fırsatta böyle bir şey yapmamız gerekliliğini vurguladım. Onlar da böyle güzel bir belgeselin hazırlanmasına ön ayak oldular. Ben kendilerini tebrik ediyorum, kutluyorum” diye konuştu.

    “Diyarbakır’ı doğru aktarmak herkesin, hepimizin görevi”

    Vali Hasan Basri Güzeloğlu ise Diyarbakır’ı doğru aktarmanın herkesin görevi olduğunu söyledi. Vali Güzeloğlu, “Bazı şehirler öğretir, bazı şehirler yaşarken insana geçmişten bugüne taşıdığı zenginlikleri hissettirir. O şehirler yaşayan herkese bir değer verir. O değeri idrak edene gelecek tasavvufu için güç verir. Diyarbakır tarihin her döneminde böylesi bir büyüklüğün, zenginliğin ve derinliğin adı olmuştur. Medeniyetlerin yerleştiği, ilimin, irfanın ve kültürün bir nevi yeşerdiği bunu taşıyan çok önemli bilim, ilim ve irfan insanlarının yetiştiği, 639’dan bu yana da fethi mümin ile İslam’ı taşıyan, yaşayan, İslam ile buluşan ve o tarihten bugüne imanın bir şehri olarak herkese imani ve İslam’i şuuru hissettiren bir şehir olmuştur. Diyarbakır bu derece ve bu manayla baktığınız zaman bizim kültürümüzün, dinimizin ve tüm insanlığın bilmesi gereken çok önemli bir merkez ve zenginliktir. Bizler Diyarbakır’da yaşayan, Diyarbakır’ın havasını soluyan, ona hizmet eden, Diyarbakırlı olmaktan büyük bir haz duyan herkes ve hepimiz olarak bir büyük manevi mesuliyeti de bu anlamda taşımaktayız. Diyarbakır’ı doğru aktarmak, Diyarbakır’ın gerçeğini herkese taşımak ve sahip olduğumuz güzellikleri paylaşarak çoğaltmak. İnanıyorum ki bugünkü çalışma da buna katkı sağlayacak, bu büyük kente, bu kadim kente ne yapılırsa azdır ama şüphesiz ki yapmamız gerekenlerde fazladır” dedi.

    Diyarbekir Tanıtma ve Kalkındırma Derneği Başkanı Abdulkadir Aslanoğlu ise daha önce Diyarbakır’a dair birçok belgeselin çekildiğini ancak belgesellerde Diyarbakır’ın manevi yönüne atıf yapılmadığı ve bundan dolayı belgeseli çekme ihtiyacı duyduklarını belirterek, belgeselin hazırlanmasında desteği olan, emeği geçen herkese teşekkür ettiğini ifade etti.

    Konuşmaların ardından belgeselin çekiminde emeği ve desteği olanlara plaket verildi.