Etiket: Futbolunun

  • Ümit Özat: “VAR olmasa Türk futbolunun vay haline”

    Ümit Özat: “VAR olmasa Türk futbolunun vay haline”

    TFF 1. Lig ekiplerinden Adana Demirspor’da Teknik Direktör Ümit Özat, berabere kaldıkları Samsunspor maçı sonrası, “VAR olmasa Türk futbolunun vay haline. Bu lige işte değer verilmiyor, ‘VAR’ verilmiyor. İnşallah bir gün bir yetkiliyle görüşürüz o zaman Türk futbolunun içindeki sıkıntıları anlatırız” dedi.

    Adana Demirspor, ligin 8. haftasında evinde Samsunspor ile 1-1 berabere kaldı. Maç sonu basın toplantısında gazetecilere açıklamalarda bulunan Adana Demirspor Teknik Direktörü Ümit Özat, “Maçın değerlendirilecek çok tarafı var. Hakemin yönetiminden sonra ama çok da bir tarafı yok. Bugün fena bir oyun olmadı. Geri düştükten sonra oyuncuların performansı çok önemliydi. Böyle 6 puanlık maçlarda geriye düşüp beraberliği yakalamak da 4 puan değerindedir. 8’inci haftayı 15-16 puanla geçersek iyi diyordum. Şu an 15 puanımız var. Bazı oyuncuları ekonomik kullanmak durumundayız. Öndeki oyuncularımız yaş olarak ileri oldukları için değiştirerek kullanmalıyız. İlk yarının bazı bölümlerinde cılız kaldık. Kazanmaktan başka bir şansımız yok. Samsunspor’a da başarılar diliyorum. Hakem 2 sene önce yine Altay maçında canımızı yakmıştı. Konuşuyoruz hep ama birilerinin kulağından girip çıkıyor. ‘VAR’ olmasa Türk futbolunun vay haline. Bu lige işte değer verilmiyor, ‘VAR’ verilmiyor. İnşallah bir gün bir yetkiliyle görüşürüz o zaman Türk futbolunun içindeki sıkıntıları anlatırız” diye konuştu.

  • Ahmet Ağaoğlu: “İnşallah Türk futbolunun kaderini değiştiren kulüp oluruz”

    Trabzonspor Başkanı Ahmet Ağaoğlu, eskiden olduğu gibi altyapıya verdikleri önemle Türk futbolunun kaderini değiştiren kulüp olmayı arzuladıklarını söyledi.

    Trabzonspor Olağan Genel Kurulu’nun başlamasının ardından salona gelerek 4 numaralı sandıkta oy kullanan Trabzonspor Kulüp Başkanı Ahmet Ağaoğlu, basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

    “Takımda bir şeyler değişti”

    Trabzonspor gibi bir takımın üst üste iki maç kazanmasının abartılmaması gerektiğini kaydeden Ağaoğlu, “Trabzonspor’dan bahsediyoruz. Burada kazanılan maçtan ziyade takımdaki arkadaşlık, takımı sahiplenmesi ve ortaya koyulan mücadeleye bakılması lazım. 90+6’da oyuna giren bir oyuncu 90+8’de gol atıp hocasına sarılıyorsa olaya o yönüyle bakmalıyız. Salı günü annesi vefat eden, cuma günü ısrarla geleceğim diyerek kadroya dahil olan genç bir oyuncumuzun 75’te oyuna girip 82’de gol atması ve bunu arkadaşlarıyla paylaşması bana kalırsa en fazla üzerinde durmamız gereken konu. Takımda bir şeyler değişti. O değişiklikleri iyi analiz etmemiz lazım. Sonucu, skoru bırakın. Tamir edilmesi gereken şeyler vardı. Onlar yoluna girmeye başladı. Kaptanın takımı, arkadaşlarını, kulübü sahiplenmesi ve çok ciddi bir sorumluluğu üzerine alması aslında üzerinde durmamız gereken şeyler“ dedi.

    “Camia olarak bir aileyiz”

    Camia olarak bir aile olduklarını belirten Ağaoğlu, “Ekuban annesini kaybettiği zaman salı günü kendisiyle görüşmüştüm. Kendisi aniden İtalya’ya gittiği için görüşme şansım olmamıştı. Maçtan sonra soyunma odasına gitmedim. Dışarıda otobüsün yanında bekledim ve tekrar başsağlığı diledim. Üzgün olduğumuzu ifade ettim ama üzülmemesi gerektiğini belirttim. Kayseri’ye yönetim kurulu üyeleri arkadaşlarımızla birlikte özellikle onu da düşünerek gittik. Tabi çok genç bir arkadaşımız. Annesini kaybetti. O da çok duygu yüklü bir durumdaydı. O durumda golü atması, bunlar çok duygusal konular. Biz bir aileyiz. Sadece futbolcusuyla, başkanıyla, yöneticisiyle değil, camia olarak bir aileyiz. Bunları oyuncularımıza hissettirmemiz lazım ki hissettirdiğimize de inanıyorum. Takımda güzel bir hava vardı” diye konuştu.

    “Trabzonspor’un üst üste 5-6-10 maç kazanması lazım”

    Genel kurulun ilk gününe katıldıktan sonra akşam da Kayseri’ye maça giden Ağaoğlu ve yönetim kurulu, yoğun tempoyla ilgili soruya ise, “Ünal hoca bizi iyi çalıştırıyor, eksik olmasın. Dayanıklılık antrenmanlarını iyi yaptırıyor. Kondisyonumuz hala fena değil. Gidiyoruz, geliyoruz. Kayseri’de oyuncunuzu yalnız bırakamazsınız. Ganalı 20 yaşındaki profesyonel bir oyuncunuz ’Ben cuma günü geleceğim. Lütfen beni kadroya alın’ diyorsa, bizim orada olmamamız herhalde yapılabilecek ayıpların, yanlışların en büyüğüdür. Bu havayı herkesin hissetmesi lazım. Burada kongre vardı, yorgunduk. Şartlarımızı zorlarız. Gidemeyebilirdik de. Hava muhalefeti de vardı. Uçak inemedi. 2-3’üncü denemede indi. Olamayabilirdi ama şartları zorlarsınız, eğer gidemezsiniz sıkıntı yok. Ama gidip orada olmanız lazım. Seremonide oyuncu kafasını kaldırdığında sizi görmesi lazım. Biz buradayız, biz bir aileyiz. Bu maçlar ancak bu şekilde kazanılır. Trabzonspor üst üste iki maç kazandı iş mi? Trabzonspor’un üst üste 5-6-10 maç kazanması lazım. Oraya doğru gidiyoruz” ifadelerini kullandı.

    “Devre arasında alt yapıdan ve 1461 Trabzon’dan kadroya dahil olacak oyuncular var”

    Devre arasında altyapıdan ve 1461 Trabzon’dan kadroya dahil olacak oyuncuların olacağını belirten Ağaoğlu, şöyle devam etti:

    “Önümüzdeki döneme ilişkin, önümüzdeki 3 yıl bugün başlamış olduğumuz ve uygulamadığımız bir program, çizdiğimiz bir rota var. Aldığımızda 35 milyon maliyeti olan bir kadro vardı. Biz kadro maliyetinin 25 milyonlara çektik. Bunun Trabzonspor gibi geliri belirli ölçüde sınırlı olan bir kulüp için taş çatlasın 17 milyon Euro civarında olması lazım. Bunun sadece transfer harcaması olarak düşünülmemesi lazım. Biz burada futbolcu madeninin üzerinde oturuyoruz. Dün de maçta altyapıdan gelen 4 oyuncumuz oynadı, daha sonra Batuhan oyuna girdi. Devre arasında da altyapıdan veya 1461’den bu kadroya dahil olacak oyuncularımız var. Bunları biz efektif olarak kullanmaya başladığımız zaman Trabzonspor futbolcu satışında para kazanan bir kulüp haline gelecek. Yani futbolcu alarak para harcayan, har vurup harman savuran bir kulüp görüntüsünden çıkıp, kendi yetiştirdiği futbolcuları veya Ekuban, Amiri gibi, biz Afrika’dan da genç yaşta futbolcu toplayabiliriz, Türkiye’nin farklı şehirlerinden de oyuncu alabiliriz. Bunları yetiştirip, parlatıp, pazarlayan satan ve parayı oradan kazanan bir kulüp haline gelmemiz lazım. Bu şekilde de borçların 5-8 yıllık süreçte de sıfıra indirilmesi gerekir. Veya biz rahmetli olup gidersek, görev süremiz bittiğinde bizden sonra bu bayrağı alacak olan kardeşlerimizin de devam ettirmesi gereken bir politika. Camianın da bunu çok ciddi olarak takip etmesi lazım. Trabzonspor bu rotadan çıkmaya başladığı zaman camianın buna tepki koyması lazım. Bizim yapacağımız bu. Bakıyorsunuz bugün 15-20 yaş grubundaki taraftarlarımız bir oyuncuyu veya birkaç futbolcuyu yıldız oyuncu yapıp onların arkasından gitmeye başlıyor. Burada tek yıldız var o da Trabzonspor. Hiçbir futbolcu, hiçbir başkan, yönetici ve bu camianın hiçbir bireyi Trabzonspor Kulübü’nün üzerinde olamaz. Trabzonspor Kulübü’nün omuzların üzerinde olması bizim de onun altında olmamız lazım. Yöneticiler olarak bizlerin de toplumu bu şekilde yönlendirmesi lazım. Artık o yıldız, pahalı futbolcu transfer dönemi bitmiştir. Zaten alıyorsunuz, bir de aldığınızı da kullanamıyorsunuz. Çünkü o oyuncuyu kulüpte, bu takımda veya bu kentte oynatabileceğiniz ortam yok. 5 milyon Euro verip, bir oyuncu alıp da 2 yıldız bile yapmayacak tesislerde eski halinden bahsediyorum, yatırmaya kalkıyorsanız, ya siz bu işi bilmiyorsunuz ya da çok büyük yanlış yapıyorsunuz.”

    “İnşallah Türk futbolunun kaderini değiştiren kulüp oluruz”

    Tüm kulüplerin önümüzdeki birkaç yıl içinde sıkıntı yaşayacağını belirten Ağaoğlu, “Bu bir gerçek, yaşamaya da başladılar zaten. Dolayısıyla yabancı futbolcu transferini biz biraz da yanlış anladık. Yabancı futbolcu pahalı futbolcu anlamına gelmiyor. Ekuban’ın bize maliyeti ortada. O kalibredeki, o kalıptaki oyuncuları transfer ettiğiniz zaman sıkıntı yaşamazsınız. Ancak bütçenize göre bir oranlama yapıp da bütçenizin 5-6 katı maliyet olarak size yansıyacak olan oyuncuları transfer ettiğinizde bir de bunun yanında başarıyı yakalayamadığınızda işte sizi iflasa götüren noktadır. Bugün bu gerçekle hemen hemen bütün kulüpler yüz yüzedir. Dolayısıyla çok ciddi bir geri dönüş olacaktır. Dediğim gibi altyapı gösterişsiz, popülariteden uzak, ileriye dönük bir yatırımdır ama bir gerçektir. Onun için böyle bir geriye dönüş olduğu zaman Trabzonspor diğer kulüplerin 1 veya 2 adım doğal olarak önüne çıkacak. Belki de diğer kulüplere yetiştirdiğimiz futbolcularla yardımcı olarak da Türk futbolunda belirli bir noktaya gelmesinde, aynı nasıl 1970’li yıllarda biz bunu yaptık. Türk futbolunun kaderini değiştirdik. Türk futbolunun kaderini değiştiren kulüp oluruz inşallah” diyerek açıklamalarını tamamladı.

    Trabzonspor Kulüp Başkanı Ahmet Ağaoğlu, yeni dönemde ise kulüp asbaşkanlık görevini Mehmet Yiğit Alp’in üstleneceğini ifade etti.

  • Türk Futbolunun Eksiği: Scout Ekipleri

    Türk futbolunun önemli sorunlarından olan altyapı ve transfer konularını değerlendiren Haliç Üniversitesi Beden Eğitimi Spor Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Kıvanç Egeaka, “Kulüplerimiz sporun içinden gelen başkanlara emanet edilirse kurumsal yapıda ve transferlerde yanlışlık yapılmaz” dedi.

    Türkiye’de futbol kulüplerine baktığımızda yeterli oyuncu yetişmediğini ve transfer yanlışları sorununun olduğunu görüyoruz. Bu noktada karşımıza keşfetmek ve yetenek avcılığı anlamlarında kullanılan ’scouting’ kavramı çıkıyor. Altyapılardan yeterli sayıda oyuncu çıkmadığı gibi iyi oyuncuları keşfetmekte de sıkıntı yaşanıyor. Bu noktada önemli bir kavram olarak görülen ’scouting’i ve Türk futbolunun geleceğini Haliç Üniversitesi Beden Eğitimi Spor Yüksekokulu’ndan Öğr. Gör. Kıvanç Egeaka ve Öğr. Gör. İlhami Tek’e sorduk.

    Scouting kavramının geniş bir konu olduğunu belirten Haliç Üniversitesi BESYO Öğr. Gör. Kıvanç Egeaka, “Scouting, keşfetmek, gözlemlemek, incelemek, araştırmak, bulmak olarak tanımlanabilir. Scout ekipleri sadece oyuncuları izlemez. Bunun yanında antrenörlere yardımcı olma, takımların maçlarını ve takım oyuncularını izleyip onların analizini çıkarma gibi görevleri de vardır” dedi.

    Scouting kavramının Türkiye’de yeni yeni gelişmeye başladığını vurgulayan Egeaka, “Scout ekiplerinin görevleri, kulübün mali yapısına ve antrenörlerin düşüncelerine göre sporcuları bulmaktır. Ülkemizde olmazsa olmazlardan bir tanesi de menajerlik sistemi. Bu sistem de işin içine girdiği zaman kulüpler, başkanlar ve antrenörler çok kolay yanılabiliyor. Menajerler scout ekiplerine oyuncu tavsiye edebiliyorlar. Bu yüzden iş, başlangıç noktasından itibaren yanlış ilerliyor. Doğru olan ise scout ekibinin oyuncu bulup kulüplere ve antrenörlere tavsiye etmesi” ifadelerini kullandı.

    “TRANSFERLER KULÜP BAŞKANLARININ NEZDİNDE GERÇEKLEŞİYOR”

    Transferlerin başkanların isteği doğrultusunda gerçekleşmesinin Türk futbolunu olumsuz yönde etkilediğinin altını çizen Egeaka, “Transferlerin kulüp başkanlarının isteği ile gerçekleştirilmesi Türk futbolunu olumsuz etkiliyor. Genel olarak kulüplerde başkanlık yapan kişiler sporun içinden değil de ticaretten geldiği için bu tip hatalar yapılabiliyor. Kulüplerimiz sporun içinden gelen başkanlara emanet edilirse ne kurumsal yapıda ne de transferlerde yanlışlık yapılır” diyerek konunun önemine dikkat çekti.

    ÖRNEK: ALMANYA MODELİ

    “Türk sporunun ilerlemesi için uzun vadeli spor politikalarının olması lazım. Daha sonra altyapı konusunda geliştirmeler yapılmalı” diyen Egeaka, “Dünya futboluna baktığımızda karşımıza bir Almanya modeli çıkıyor. 2000 Dünya Kupası’nda dibe vuran ama 2014 Dünya Kupası’nda şampiyon olan bir takım var. Yapılan araştırmalar doğrultusunda Almanya’nın gençleri geliştirmeye yönelik birçok çalışma yaptığını, kulüp bütçelerinin yüzde 10’unu altyapılara harcadığını görüyoruz. Bu da başarılarını sırrı olarak gösterilebilir. Bununla ilgili rakamları da söylemek gerekirse 12 yıllık toplam maliyet 140 milyon Euro’ya denk gelmiş. Bu yatırımlar karşılığında da 5 bin 601 sporcuya 36 Bundesliga takımında lisans çıkartmışlar. Bizim kulüplerimize baktığımızda ise Galatasaray ve Fenerbahçe 1,2 milyon, Beşiktaş da 500 bin Euro harcamış. Bir başka örnek ise Ajax. Kulüp gelirlerinin yüzde 10’unu altyapısına yatırmış ve her sene 3 oyuncuyu A takıma çıkarma zorunluluğu getirmiş” değerlendirmesini yaptı.

    Türk futbolundaki sorunların herkes tarafından bilindiğini söyleyen Egeaka, “Gittiğimiz panellerde, seminerlerde sürekli sorunun ne olduğu konuşuluyor. Asıl konuşmamız gereken, bunların çözümlerini nasıl hayata geçireceğimiz olmalı. Bunlar devlet gözetiminde spor politikalarıyla zorunluluk haline getirilebilirse, bence kısa zamanda uzun bir yol kat edeceğiz” dedi.

    İLHAMİ TEK: “SPOR KULÜBÜ YÖNETMEK HOLDİNG YÖNETMEKTEN DAHA ZOR”

    Haliç Üniversitesi BESYO Öğr. Gör. İlhami Tek ise, “Türkiye’de yöneticilerin çoğu iş adamı. Bu kişiler sporun içinden gelmiyor ve kulübü de kendi şirketleri gibi yönetmiyor. Bir spor kulübünü yönetmek 10 holdingi yönetmekten daha zordur. Dolayısıyla yapılan transferlerde etkin rol oynayan yöneticilerimiz, ’Nasıl olsa 2-3 sene sonra gidiyorum.’ diyerek bu işe kalkışıyor. Bu da kulübün üzerine büyük bir yük oluşturuyor. Günümüzden örnek vermek gerekirse, Süper Lig’de oynarken 2 yılda 3. Lig’e düşen takımlarımız var. İşte bunlar yönetimlerin hatalarından ve yapılan yanlış transferlerden kaynaklanıyor. O yüzden bana göre asıl büyük sorun, Türkiye’de nitelikli insan bulunmayışı. Buna nitelikli yöneticiler de dahil” diye konuştu.

  • Hatayoğlu: “Federasyon, Türk Futbolunun Yüz Karası”

    1967 Trabzonsporlular Derneği Başkanı Alaattin Hatayoğlu, “Yıldırım Demirören ve yönetiminin zerre kadar bir duruşları varsa istifa etsinler. O koltuğa yakışmıyorlar. Türk futbolunun yüz karası olarak görüyorum federasyonu” dedi.

    Hakem kararları ile gündeme oturan Galatasaray – Trabzonspor karşılaşmasının yankıları sürüyor. 1967 Trabzonsporlular Derneği Başkanı Alaattin Hatayoğlu, olaylı maç sonrası karşılaşmanın hakemi Deniz Ateş Bitnel’in kararları hakkında açıklamalarda bulundu. Hatayoğlu, “Galatasaray maçında tüm dünyanın da gördüğü bir hakem katliamına tanık olduk. Herhalde böyle bir maç dünya futbol tarihinde yoktur. Hakemin kasıtlı verdiği kararlar, kartlık olmayan pozisyonlarda takımı 7 kişi bırakması bence Türk futbolunu yönetenler için çok acı bir tablo. Trabzonspor’un 30 senedir şampiyonlukları gasp ediliyor. Trabzonspor her türlü haksızlığa uğruyor. Dünkü maç gibi bir katliamda görülmemiştir. Geçmişte olan olumsuzluklara bir sünger çekilip artık aylarca bu maç konuşulacak. Hakem yanlış kararlar verebilir ama art niyet ortaya koyulduğu zaman milyonlarca takım taraftarının buna tepki gösterdiği ortadadır” dedi.

    “TRABZONSPOR’A KARŞI BİR SAVAŞ AÇILMIŞ DURUMDA”

    Trabzonspor’a karşı bir savaş açıldığını belirten Hatayoğlu, “Trabzonspor 3 Temmuz’dan beri olağanüstü bir şekilde federasyon destekli Trabzonspor’a karşı bir savaş açmış durumda. Tüm olumsuzlukları Trabzonspor üzerinden gidermeye çalışıyorlar. Sanki tüm sorumluluk Trabzonspor’da gibi. Hakemler de bu psikoloji ile sahaya çıkıyor. Bir hakem hata yapabilir ama bu şekilde karar veremez. Yıldırım Demirören ve yönetiminin zerre kadar bir duruşları varsa istifa etsinler. O koltuğa yakışmıyorlar. 3 Temmuz sürecini bertaraf etmek için başa gelmiş bir yönetimden de Anadolu takımlarına adalet beklemek yersizdir. Ben Türk futbolunun yüz karası olarak görüyorum federasyonu” diye konuştu.

    “TÜRK FUTBOLUNUN MARKA DEĞERİ KALMADI”

    Bir önceki MHK başkanının istifa ettiğini hatırlatan Hatayoğlu, mevcut MHK’yi de istifaya çağırarak, “Artık belli insanların dahi bu haksızlığa tahammül edemediklerini görüyoruz. MHK de kesinlikle istifa etmeli. Bunun sorumluluğu sadece hakemde değil. Türk futbolunun önü açılmalıdır. Tüm kulüpler ortak hareket ederek bir federasyon başkanı seçmelidir. Bu anlayışlarla Türk futbolu çok çok kötüye gidecektir. Türk futbolunun marka değeri kalmadı” şeklinde konuştu.

    “MUSTAFA DENİZLİ’NİN AÇIKLAMALARI YALAN”

    Trabzonspor maçı sonrası sarı-kırmızılı teknik patron Mustafa Denizli’nin açıklamaları hakkında da yorumda bulunan Hatayoğlu, “Mustafa Denizli 30 yıla aşkındır bu ülkede çalışmış birisi. Dünkü maçtan sonra kendisine yakışmayacak ifadeler kullandı. Pozisyonları görmedim demesi bence yalan. Nasıl görmezsiniz ya siz bir teknik direktörsünüz. Saha içinde olanlara görüp de müdahale ediyorsunuz, kenardan ya da hakemler kendi aleyhinize bir pozisyon verdiğinde itiraz etmiyor musunuz? ’Ben pozisyonları görmedim’ sözü yalandır. Sonra da ’Ben futbolcularla konuştum, hakemlerin verdiği kararlar doğrudur’ diye söylemesi gerçekten pervasızca açıklamalardır” dedi.

    “EN SERT ŞEKİLDE HER YERDE TEPKİMİZİ KOYACAĞIZ”

    “Trabzonspor bundan sonra nasıl bir yol izlemeli” sorusuna ise Hatayoğlu, “Başkanımız gerekli açıklamaları yaptı. Büyük bir haksızlığa tabi tutulduğumuz ve bu işin sonuna kadar bir bütün olarak devam etmemiz gerekliği konusunda. Trabzonspor taraftarı çok metanetli davranıyor. Geçmişten bugüne Trabzonspor’a yapılan bu saldırıları ufak defek olaylar hariç yıkmadan dökmeden tepkileri ortaya koyuyorlar. Biz demokratik olarak tepkimizi en sert şekilde her yerde koyacağız” açıklamalarında bulundu.

    SALİH YORUMU

    Galatasaray maçında hakeme kırmızı kart göstererek dünya gündemine oturan bordo-mavili oyuncu Salih Dursun hakkında da değerlendirmede bulunan Başkan Hatayoğlu, “Salih’in pozisyonu maç içerisinde olmayan bir pozisyon. O dakikaya kadar 3 kırmızı kart gösterilmiş. Salih o pozisyonda artık hakemin yaptığı haksızlıklara bir isyan bir tepki olarak hakeme kırmızı kart gösterip eliyle siz dışarı çıkın diye bir tavırda bulundu. Bence futbol literatürüne geçecek bir tavırdı. Tek geçerli kart Salih Dursun’un hakeme gösterdiği kırmızı kart” diye konuştu.

  • Uşak Futbolunun Geleceğini Emin Ellerde

    Uşak Belediye Başkanı Nurullah Cahan futbolda gelecek yıllarda başarı sağlamak için alt yapıyı kurduklarını ifade etti.

    Uşak Belediye Başkanı Nurullah Cahan UTAŞ Uşakspor Futbol Takımı ve yeni kurulan UTAŞ Uşakspor U 15 futbol takımlarını ziyaret etti. Ziyarete Başkan Cahan’ın yanı sıra Belediye Başkan Yardımcıları Hakan Uludağ, Ergün Kırdinli ve Erol Korkmaz, UTAŞ Uşakspor Başkanı Ali Rıza Çümen ve teknik heyette eşlik etti. Antrenman esnasında futbolcular ile teker teker sohbet eden Başkan Cahan profesyonel lig yolunda başarı için söz aldı.

    “Kentimizin güçlü bir alt yapıyla futbolda geleceğini emin ellere teslim edeceğiz” diye konuşan Belediye Başkanı Nurullah Cahan, “İlimiz günden güne futbolda söz sahibi olma adına başarıyla yolunda devam etmektedir. Takımımızın profesyonel liglerde yol alması için belediye olarak ne gerekiyorsa yapıyoruz. Futbola aç olan kentimiz son zamanlarda aldığımız başarılı sonuçlar ile profesyonel liglerde eskisi gibi yer alacağımıza inandı. Biz bu başarının kısa vadeli olmaması ve sürekli olması adına yerli futbolcularımızın da gelecekte yer almasını istedik. Bu nedenle alt yapımızı kurduk. İlk etapta 15 ve 17 yaş grubuna hitap eden U 15 takımımız çalışmalarına başladı. Yakın zamanda daha küçük yaş gruplarının da alt yapılarını kurarak futbol kenti olmak adına somut adımlar atacağız” dedi.

    Cahan, spora her yönüyle destek vererek amatör branşların da önünü açacaklarını ve kentte profesyonel ve amatör futbolu birbirine entegre edeceklerini sözlerine ekledi.

    Uşak’ın futbolcu alan değil ithal eden bir şehir olacağına dikkat çeken UTAŞ Uşakspor Başkanı Ali Rıza Çümen ise, “İlimizin en büyük beklentilerinin arasında yer alan futbolda başarı hedefine yönetim olarak sonuna kadar inandık. Fakat ilimiz her zaman başarı yolunda futbolcu ihraç eden bir kent olmuş. Bu duruma gönlümüz razı olması. Kentimizin yeteneklerinin kentimize kazandırılması ve futbolcu ithal eden değil ihraç eden bir şehir olma düşüncesiyle alt yapı çalışmalarımıza başladık. Bu hedefimizi başaracağız” diye konuştu.