Etiket: Fuat

  • Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Orduluların yüreğine su serpti

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, sel felaketi yaşayan Ordu’yu ziyaret ederek, “Selden, afetten zarar gören bütün vatandaşlarımız rahat olsunlar. Devlet olarak ne gerekiyorsa gereğini yapacağız” dedi.

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Ankara’dan Ordu-Giresun Havaalanına gelerek, Ordu’da selden etkilenen yerleri gezerek yetkililerden bilgi aldı. Ünye’de Samsun-Ordu, yolunda yıkılan köprüyü de ziyaret eden Fuat Oktay, Orduluların içlerini rahat tutması gerektiğini ifade ederek devlet olarak ne gerekiyorsa yapılacağını söyledi.

    “Vatandaşlarımız rahat olsun, ne gerekiyorsa gereğini yapacağız”

    Vatandaşların içlerini rahat tutması gerektiğini dile getiren Fuat Oktay, “Vatandaşlarımız Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın geçmiş olsun dileklerini iletiyorum. Sel anı başladığından beri cumhurbaşkanımız da konuyu yakinen takip ediyor. İlgili bakanlarımız da konuyla ilgileniyor. Olmasını arzu etmediğimiz bir olay oldu. Yoğun bir yağış meydana geldi. Ünye başta olmak üzere Fatsa, Perşembe, Çaybaşı ve İkizce ilçelerinde yoğun yağış etkili oldu. Bu gece başlayan yeni yağışların yarın öğlene kadar devam edeceğini öğrendik. Gerekli tüm tedbirler alındı ama kapasitenin çok üstünde olan yağış nedeniyle bazı yerlerde mahsur kalan vatandaşlar vardı, vatandaşlarımızın tamamı heyelan dolayısıyla kurtarılmış durumda. Tekstil fabrikasında da 165 tüm ekiplerimizin seferberliğiyle kurtarıldı. Fatsa ve Perşembe ilçelerinde bulunan mevsimlik fındık işçilerinin de her türlü tahliye işlemleri gerçekleştirildi. Tüm bu olayların içerisinde herhangi bir can kaybının olmaması bizi sevindirmiştir. Şu anda 2 vatandaşımız ameliyata alınmış durumda onlara da acil şifalar diliyorum. Ön hasar çalışmaları devam ediyor. Ev ve iş yerleri ve fındık üreticilerinde hasarlar mevcut. Hasar çalışmalarının tamamlanmasını bekliyoruz. Selden, afetten zarar gören bütün vatandaşlarımız rahat olsunlar. Devlet olarak ne gerekiyorsa gereğini yapacağız” diye konuştu.

    “Bütün mevsimlik tarım işçilerinin tamamına ulaşıldı”

    Mevsimlik tarım işçilerinin tamamına ulaşıldığının altını çizen Oktay, şunları söyledi:

    “İlk andan itibaren de konuyu yakinen takip ediyoruz. Cumhurbaşkanımız da bizleri talimatlandırmış durumda. Hiçbir vatandaşımız açta, açıkta herhangi bir şeye ihtiyacı olacak şekilde ortada kalmayacak. Ufak tefek heyelan olan köylerde de çalışmalarımız devam ediyor. Bütün köylerle de iletişim halindeyiz. Herhangi bir yerde ne sebeple olursa olsun ulaşılamayan birileri varsa güvenlik güçleriyle ya da valilikle irtibat kurarsa her türlü yardımı anında ulaştıracak durumdayız. Yıkılan köprülerimiz var. Sahil yolundaki köprüde tek yön açık. Diğer yönde çalışmalar devam ediyor. Derenin içerisine dönük 3 hasarlı köprümüz daha var. Orada da çalışmalarımız devam ediyor. Ne gerekiyorsa yapıyor olacağız. Yağmur, şiddetli olarak devam ediyor. Herkesin tedbirli olmasını istiyoruz. İlgili tüm birimlerimiz hareket halinde. Herhangi bir şey olursa hemen müdahale edeceğiz. Mevsimlik işçilerin tamamına ulaşılmış durumda. Bizdeki bilgiler bu noktada. Farklı bir şey olursa da tüm birimlerimiz açık. Anında ulaşabilecek durumdayız. Ama şu anda herkese ulaşılmış durumda. Mevcut bilgilerimiz bu durumda. Herkese geçmiş olsun diyorum.”

    Oktay, Ünye’deki incelemelerin ardından diğer ilçeleri ziyaret ederek hasarları yerinde gözlemledi.

  • Prof.Dr. Fuat Sezgin son yolculuğuna uğurlandı

    Dünyaca ünlü İslam bilim tarihi araştırmacısı Prof. Dr. Fuat Sezgin, son yolculuğuna uğurlandı.

    Prof. Dr. Sezgin için Fatih Camii’nde öğle vakti cenaze töreni düzenlendi. Törene, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş da katıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cenaze töreninde yaptığı konuşmada, Prof. Dr. Sezgin’i tanıdığı andan itibaren ilim noktasında nasıl kararlı bir insan ve nasıl bir vatan sevdalısı olduğunu gördüğünü söyledi. Fuat Sezgin’in, Türkiye’ye sevdalı olmasının yanında tüm eserlerini Türkiye’ye nasıl getireceğinin de hep hesabı içinde olduğunu anlatan Erdoğan, “Bunları kendisiyle konuştuk. ‘Hocam sen nereyi beğeniyorsan, nereyi istiyorsan söyle, biz inşallah orada bu merkezi oluşturalım’ dedik. Hocamız da Gülhane Parkı’nın içinde şu an müze olan yeri beğendiğini söyledi. Bizler belediyemizle birlikte orada bu çalışmayı yoğunlaştırdık. Şu anki yere kavuştuk” şeklinde konuştu.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu anda Sezgin’in yurt dışında kalan eserlerinin Türkiye’ye getirilmesi noktasında çalışmaların sürdüğünü ifade ederek, “Buradaki vakıf yönetimi bu konuyu sıkı bir takipte. Onların gelişiyle birlikte de gerek buradaki müze gerek kütüphane çok daha güçlü bir hale gelecek. İnşallah müzenin yanına da bugün defnini yapacağız. Öyle bir arzusu, talebi daha önce de olmuştu ve bu vesileyle attığımız bu adımda da buna bir ilave yapalım istedik. 2019 yılını inşallah Prof. Dr. Fuat Sezgin İslam Bilim Tarihi Yılı olarak ilan edeceğiz. Bunun da talimatını verdik. İnşallah bu da hem bilim tarihimiz için hem ilim irfan tarihimiz için hayırlara vesile olur” dedi.

    Prof. Dr. Fuat Sezgin’in cenazesi Fatih Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından Gülhane Parkı’na defnedildi. Cenaze sonrasında açıklamalarda bulunan Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş ise, “Fuat Sezgin, eşi bulunmaz yeri doldurulamaz büyük bir insandı, büyük bir bilim insanıydı” dedi ve şöyle devam etti:

    “Fuat Sezgin, bilim tarihi üzerine özellikle İslam bilim tarihi üzerine dünya çapında çalışmaları olan büyük bir yıldızlı hem Avrupa’da hem İslam dünyasının dört bir tarafında kendisinin izini takip eden sayısız bilim adamı yetiştirdi. Almanya’da hayatı boyunca biriktirmiş olduğu yaklaşık 72 bin ciltlik büyük kütüphanesinin bir bölümünü, önemli bir kısmını Türkiye’ye getirdik. Ama maalesef Türkiye ile Almanya arasındaki ilişkilerin gergin olduğu geçtiğimiz dönemde bunu da fırsat bilen bazı çevreler tarafından kitaplarının bir kısmına el konuldu şimdi bunların da Türkiye’ye getirilmesi için başlatılan mücadeleyi biz sürdüreceğiz.”

    Cenaze töreninin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş ile birlikte Gülhane Parkı içerisinde oluşturulan Fuat Sezgin Kütüphanesi’nde incelemelerde bulundu.

  • Prof. Dr. Fuat Sezgin Gülhane Parkı’na defnedilecek

    Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, dünyanın önde gelen tarihçilerinden İslam bilim tarihi araştırmacısı Prof. Dr. Fuat Sezgin’in Gülhane Parkı’na defnedileceğini söyledi.

    Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, ünlü İslam bilim tarihi araştırmacısı Prof. Dr. Fuat Sezgin’in vefatına ilişkin açıklamalarda bulundu. Fuat Sezgin’in Türkiye yakın tarihinde yetişen en büyük ilim adamlarından biri olduğunu söyleyen Bakan Kurtulmuş, “Fuat Sezgin Hoca bilim tarihi ve İslam bilim tarihi alanlarında bir yıldızdı. Son derece verimli bir bilimsel hayatı geride bıraktı. Önce Arap İslam bilimleri alanında bir müze oluşturdu. Bu müzenin bir benzerini, oradaki bilimsel aletlerin birebir aynısını Türkiye’de İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi adı altında bunları Türkiye’ye de kazandırmış oldu. 1960 darbesinden sonra meşhur 147’likler içerisinde yer alarak darbeciler tarafından üniversiteden atıldı. Dünyanın birçok yerinden bilim ve bilim tarihine ilişkin çok sayıda seçme eseri bizzat kendisi topladı. Muazzam bir kütüphane oluşturdu” dedi.

    2008 yılında İstanbul’da Fuat Sezgin Kütüphanesi oluşturulması için çalışma başlatıldığını hatırlatan Bakan Kurtulmuş, “Cumhurbaşkanımızın 2008’den itibaren yakın temasıyla Fuat Sezgin Hoca, eşi Ursula Hanım ile beraber İstanbul’da bir büyük kütüphanenin kurulması için çalışmalar yapıldı. Bizler de Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak öncülük yaptık ve Gülhane Parkı’nın içinde Fuat Sezgin Kütüphanesi oluşturuldu. Almanya’daki kitaplarının önemli bir kısmını buraya getirmek mümkün oldu. Almanya’daki politik Türkiye karşıtı çalışmaların ve hareketlenmelerin sonucu olarak Fuat Sezgin Hoca’nın bazı kitaplarına el konuldu. Şimdi bundan sonra geri kalan kitaplarının Türkiye’ye getirilmesi için hukuk mücadelesini biz sürdüreceğiz” şeklinde konuştu.

    Fuat Sezgin’in Gülhane Parkı’nda kendisi için hazırlanan yere defnedileceğini belirten Bakan Numan Kurtulmuş, “Geçtiğimiz hafta Fuat Sezgin Hoca’nın hastalanmasıyla birlikte bir Bakanlar Kurulu kararı çıkartarak Fuat Sezgin Hoca’nın Gülhane Parkı içerisinde kütüphanenin yakınında bir yere gömülmesiyle ilgili karar çıkardık. Yarın inşallah öğle namazında Fatih Camii’’nde Fuat Sezgin Hoca’ya son vazifemizi yapacağız, ondan sonra da Gülhane’de kendisi için hazırlanmış olan özel mekanda defnedilecektir” dedi.

  • Gri listedeki terörist Fuat Akkaya öldürüldü

    Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), 18 Mayıs’ta Tunceli’de gerçekleştirilen hava harekatında etkisiz hale getirilen teröristlerden birinin gri listede yer alan Fuat Fikri kod adlı Fuat Akkaya olduğunun tespit edildiğini açıkladı.

    TSK’nın sosyal paylaşım sitesi Twitter üzerinden yapılan paylaşımda, “18 Mayıs 2018 tarihinde Tunceli/Ovacık kırsalında gerçekleştirilen hava harekatı neticesinde etkisiz hale getirilen teröristlerden birinin daha İçişleri Bakanlığınca yayımlanan gri listede yer aldığı ve anılan teröristin Fuat Fikri kod adlı Fuat Akkaya olduğu tespit edilmiştir” denildi.

    TSK, dün de aynı operasyonda etkisiz hale getirilen teröristlerden birinin gri listede yer alan Şevger kod adlı Zeynal Küçük olduğunun tespit edildiğini bildirmişti.

  • Cem Küçük ve Fuat Uğur Sözcü davasında ifade verdi

    Sözcü Gazetesi sahibi Burak Akbay ve 3 çalışanın yargılandığı FETÖ davasında ‘tanık’ sıfatıyla dinlenen gazeteci Cem Küçük, “Bu iddianameye bakarak, Sözcü FETÖ ile iş birliği yaptı denemez” dedi. Tanık sıfatıyla dinlenen gazeteci Fuat Uğur ise ifadesinde “İddianamede somut bir kanıt görmedim. Gökmen’in tutukluğu ızdıraba döndürüldü. Sözcü Gazetesi’nin FETÖ ile irtibatlı olduğuna dair bir şey bilmiyorum” diye konuştu.

    Hakkında yakalama kararı bulunan Sözcü Gazetesi sahibi firari sanık Burak Akbay, gazetenin Mali İşler Müdürü Yonca Yücekaleli, internet sitesinin sorumlu müdürü Mediha Olgun ve davanın tek tutuklu sanığı muhabir Gökmen Ulu’nun yargılandığı davanın görülmesine devam ediliyor.

    Dün başlayan yargılamanın bugün yapılan oturumunda, tutuklu sanık Gökmen Ulu cezaevinden getirilirken, Yonca Yücekaleli, Mediha Olgun duruşma salonunda hazır bulundu. Firari sanık Burak Akbay ve ile diğer sanıkların avukatı da duruşmaya katıldı. Sözcü Gazetesi yazarları Uğur Dündar ve Yılmaz Özdil de duruşmayı izleyenler arasında yer aldı.

    Sanık yoklamasının yapılmasının ardından, tanık dinlemesine geçildi. Türkiye Gazetesi yazarı ve TGRT Haber Televizyonu Medya Kritik Programı sunucusu Cem Küçük tanık ifadesinde gazeteci olduğunu ve işi gereği her gün bütün medya kuruluşlarındaki haberleri didik didik incelediğini söyledi. Sanıklar hakkındaki suçlamalara değinen Küçük, “Sanıkların FETÖ’ye yardım yataklık ettikleri, Gökmen Ulu’nun Cumhurbaşkanının kaldığı otelin bilgisini örgüt üyelerine verdiği gibi iddialar çok komik. Bu iddianameden böyle bir şey çıkmıyor. Mali işlere ilişkin 2010 verileriyle ilgili yerlere değinilmiş. Bana göre bu mali bilgilerin iddianameye yazılmaması gerekir. FETÖ Nisan 2014’de terör örgütü olarak kabul edilmiştir” dedi.

    “Sözcü yazarları, Saygı Öztürk’ü eleştirmeyi bize bırakmamalıydı”

    “Eğer bu iddianamenin konusu Kozmik Oda, MİT tırları gibi konularla ilgili olsaydı, o zaman Sözcü’nün FETÖ’cülerin işine gelen manşetler attığını söyleyebilirdim” diyen tanık Küçük, “İddianameye bakarak, namusumla söylüyorum, Sözcü Gazetesi FETÖ ile işbirliği yaptı denemez. Altını çizerek söylüyorum. Sözcü Gazetesi yazarı Saygı Öztürk ve diğer bütün yazar çizerleri 2009’dan beri FETÖ’cülere terörist derlerdi. FETÖ’nün gerçek yüzü ortaya çıktıktan sonra Saygı Öztürk’ün Gültekin Avcı gibi kişilerle program yapmasını bence en çok Sözcü yazarları eleştirmeliydi. Bunu bize bırakmamalıydılar” diye konuştu.

    Küçük’ün ifadesini tamamlamasıyla birlikte Mahkeme Başkanı, “Savcılık ifadenizde Burak Akbay FETÖ’ye ait evlerde yetişmiş dediniz mi?” diye sordu. Küçük bu soruya, “Ben öyle bir şey demedim. Olsa ben zaten yazarım. Hiç çekinmem. Bilmiyorum, bu gazete haberleri üzerine yaptığım yorumdur, bilgim yoktur” şeklinde yanıt verdi.

    Cem Küçük’ün ardından, Türkiye gazetesi yazarı ve TGRT Haber Televizyonu Medya Kritik Programı sunucularından Fuat Uğur, tanık olarak duruşma salonuna çağrıldı.

    “Gökmen Ulu’nun tutukluluğu ızdıraba döndürüldü”

    Tanık Uğur, Sözcü Gazetesinin yaptığı haberleri eleştirdiğini belirttiği ifadesinde, “Bu iddianamede tanık olmamı anlamıyorum. Bunlar Sözcü’nün FETÖ’ye hizmet ettiğini göstermez. Gökmen Ulu ve Mediha Olgun haksız yere tutuklu kaldı ve tutuklu yargılandı. Gökmen Ulu’nun gazetecilik refleksi ile yaptığı haber nedeniyle tutuklu olmaması gerektiğini de yazmıştım. İddianamede bir somut kanıt da görmedim. Gökmen’in tutukluğu ızdıraba döndürüldü. Ben, Sözcü Gazetesi’nin FETÖ ile irtibatlı olduğuna dair hiçbir şey bilmiyorum. Bu dava bence bir hukuk devletine zarar vermeden bitirilmeli diye düşünüyorum” dedi. Sanık avukatları, ifadesini tamamlayan Uğur’a, nasıl davanın tanığı olduğunu sordu. Uğur, soruşturma aşamasında savcılık tarafından telefonla ifadeye çağrıldığını söyledi. Duruşma diğer tanık ifadeleriyle devam ediyor.

    Cem Küçük ve Fuat Uğur ifade verdikten sonra, İstanbul Adalet Sarayı’nın karşısındaki meydanda basın mensuplarına demeç verdi.

    “Olgun tahliye olunca en çok bize teşekkür etti”

    Cem Küçük, duruşma salonunda verdiği ifadeye hatırlatmada bulunarak, “İddianameye bakarak, Sözcü Gazetesi FETÖ’ye yardım ve yataklık etmiş denemez. Çünkü ortaya konan delillerle, iddiaların boş olduğu görünüyor. Zaten Mediha Olgun da tahliye olduktan sonra en çok bana ve Fuat Uğur’a teşekkür etti. Onun çıkması için en çok biz mücadele etmiştik. Neye inanıyorsak, namusumuzla şerefimizle, iddianamede neyi okuduysak onu söyledik. Sözcü Gazetesiyle bizim dünya görüşümüz yüzde yüz zıttır. Ama iddianameyle yola çıkmak lazım. Başka şeylere baksaydık tabii ki 17-25 Aralık gibi olaylarda FETÖ’nün işine gelen çok yayın yaptılar, ama iddianamede bunlar yok. Biz burada neye inandıysak neyi gördüysek onu söyledik. Belki onlar bize bunu yapmazdı açık söyleyeyim ” dedi.

    “Gökmen Ulu tahliye edilmeli”

    Fuat Uğur ise, “Bu iddianamede neden tanık olduğumu bile anlamış değilim. Biz gazeteciler, çeşitli gazeteler ve yazarlarıyla polemiğe gireriz. Bu tartışmalardan yola çıkarak Sözcü Gazetesi’nin FETÖ ile bağlantısına yönelik bir iddianamede tanık olarak yer almamız gerçekten tuhaf. İddianamenin çok temelsiz olduğunu gördüm. Duruşmada bunu ifade ettim. Bu iddianameyle açılan davanın bir an önce bitirilmesini, Gökmen Ulu’nun tahliye edilmesi gerektiğini söyledim. Delil olarak iddianameye konulan deliller hiçbir şey ifade etmiyor. Gökmen Ulu, 15 Temmuz günü bir haber yapmış, bu nedenle tutuklu yargılanıyor. İnsan olarak, vicdanımızla hareket ettik” ifadelerini kullandı.