Etiket: Fransadaki

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan Fransa’daki Saldırının Ardından Basın Açıklaması Yaptı

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Fransa’nın başkenti Paris’te meydana gelen bir dizi terör olayının ardından basın açıklaması yaptı. Erdoğan Fransız halkına başsağlığı diledi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan Fransa’daki terör saldırılarıyla ilgili olarak yaptığı basın açıklamasında; “Ülkem ve milletim adına mevkidaşım sayın Hollande’ye ve Fransız halkına kayıpları için taziyelerimi sunuyor ve yaralılara acil şifalar diliyorum. Bildiğiniz gibi Fransa- Almanya dostluk maçının yapıldığı futbol stadı yanında meydana gelen patlamaların her iki halkın da huzurunu ve güvenliğini hedef aldığı açıktır. Bir konser salonunda yaşanan rehin alma hadisesinin de hiçbir insanı ve ahlaki değerle izahı mümkün değildir. Bu elim hadise terörizm konusunda uzun süredir dile getirdiğimiz hassasiyetlerin ne kadar isabetli olduğunu acı bir şekilde göstermiştir. Uluslararası toplum olarak terörizme karşı bir mutabakatın olması gerektiğini hep ifade ettik ve terörizme karşı mücadelemizi, hassasiyetle sürdürdük, sürdürüyoruz. Ancak artık terörizmle mücadele konusunda sözün bittiği yerde olduğumuzu hatırlatmak istiyorum. Ve artık bunun ön plana çıkmasa gereken bir dönemde olduğunu özellikle hatırlatmak istiyorum. Terör konusunda yaklaşık 30 yılı aşkın bunların mücadelesini veren bir ülkenin cumhurbaşkanı olarak bunları ifade ediyorum. Her zaman ifade ettiğimiz gibi terörün dili, dini, ırkı, vatanı yoktur. Terörizmin hepsi kötüdür. Teröristin hepsi kötüdür. Benim teröristim iyi seninki kötü mantığını artık bir kenara bırakıp ayaklar altına almamız gerekiyor. Terörü kendi iddialarının ve söylemlerinin ötesinde bizatihi varlık sebebiyle değerlendiremedikçe bu meselenin üstesinden gelemeyeceğimiz aşikardır. Türkiye olarak terörizm konsunda ilkeli tavrımızı bundan sonraki tavrımızı aynı şekilde devam ettireceğiz. Ankara’daki, Suruç’taki, Gaziantep’teki, Diyarbakır’daki, Şırnak’taki aklınıza geldiği kadarıyla ülkemin insanları bunları çok iyi bilir. Ne düşünüyorsak ne düşündüysek sunu bilmenizi istiyorum ki Paris’teki eylemler için de aynısını düşünüyor aynısını hissediyoruz. Terörün anlamını ve yol açtığı sonuçları çok iyi bilen bir ülke olarak şu anda Fransa’da yaşanan acıyı gayet iyi anlıyoruz. Ve gerek mevkidaşım Hollande’ye ve gerekse Fransız halkı ile aynı acıyı paylaştığımızı tekrar hatırlatmak istiyorum ve bir kez daha Fransız dostlarımıza başsağlığı diliyorum.” ifadelerini kullandı.

  • Fransadaki Göçmen Meselesi Bursafotofestte Konuşuldu

    Magnum Photos’dan dünyaca ünlü fotoğraf sanatçısı Patrick Zachmann, 5. Bursa Uluslararası Fotoğraf Festivali’nde (BursaFotoFest) Fransa’daki mülteci sıkıntısını ve insanların farklı kültürler arasında yaşadığı süreci çarpıcı fotoğraf kareleriyle anlattı.

    Bu sene 5.’si yapılan ‘Bursa Uluslararası Fotoğraf Festivali’, Merinos AKKM’de devam ediyor. Büyükşehir Belediyesi, Bursa Kent Konseyi (BKK) ve Bursa Fotoğraf Sanatı Derneği (BUFSAD) işbirliğiyle düzenlenen festival, sanatçı söyleşileri, portfolyo değerlendirmeleri, seminerler ve panellerle sürüyor. Magnum Photos’dan dünyaca ünlü Fransız fotoğraf sanatçısı Patrick Zachmann, fotoğraf tutkunlarıyla bir araya geldi. Fransa’da göçmenlere yönelik yaptığı çalışmalarından bahseden Patrick Zachmann, sosyal grupların ve toplulukların karmaşık kimlik ve kültürlerini, senelerce içerisinde insanların kültürler arasında gidip gelen hayatlarını en özel fotoğraf kareleriyle anlattı.

    1980’li dönemlerde Fransa’da göçmenlerin yaşadığı bölgelerde çalışmalar yapan, sosyal hayatları hakkında bilgiler sunan Zachmann, Malili mültecilerin yaşadığı kültür çatışmasını, adaptasyon sürecini, aile yaşantılarını, kendi kültürlerinden kopmamak için verdikleri mücadeleyi fotoğraf kareleriyle aktardı. 1982-1985 seneleri arasında Marsilya’daki göçmen gençlerin yaşamları üzerine yaptığı çalışmalarını da paylaşan Zachmann, büyük bir kısmını Müslümanların oluşturduğu bölgedeki zor şartları fotoğraflarla gözler önüne serdi. Seneler sonra aynı yere giderek aynı insanlarla tekrar görüştüğünü anlatan Zachmann, iki dönem arasındaki farkları da fotoğraf kareleriyle anlattı. Fotoğraflarıyla insanların kafasındaki olumsuz göçmen algısını değiştirmeye çalıştığını anlatan Zachmann, “Mültecilerin, Avrupa’ya geldiklerinde yaşadıkları şoku anlayabiliyordum. Fransa’da yaşayan Malili göçmenler ile Mali’de yaşayanların fotoğraflarını karşılaştırma imkanı sundum. Malili göçmenler kendilerini entegre etmişlerdi. Ancak giyim ve yaşam tarzları hala kendi ülkelerine hastı. Bütün göçmenlerin yaşadığı sıkıntıyı onlarda yaşıyordu. Bulundukları ülke onlara yabancı gözüyle bakıyordu. Geriye döndükleri kendi topraklarında ise Fransız olarak görülüyorlardı. Bu yüzden kendilerini çift kimlikli olarak tanımlıyorlardı. Aileler kendi ülkelerinden uzaktayken çocuklarının kültürlerinden kopmasından korkuyor. Bu yüzden bazen kültür yaşantılarını abartıyorlar. Bu elbette geleneklerini yaşatmayı da sağlıyor” dedi.

    Fotoğrafçılığın çok güçlü bir araç olduğunu, ancak onun da bir sınırı bulunduğunu anlatan Zachmann, fotoğrafın sunabileceği pek çok şeyden faydalandığını, bir noktada sıkıştığını, farklı formatlar denedikten sonra sınırı aşmak için filmler çektiğini dile getirdi. Zachmann, “Fotoğraf çekenler olarak insanların hayatından çok şeyler alıyor. Ancak bir şey vermiyoruz. İnsanlarda bizlerden karşılık bekliyor. Eskiden internet olmadığı için çektiğim fotoğrafları çıktı alıp onlara gönderiyordum. Çok mutlu oluyorlardı. Seneler sonra gittiğimde gönderdiğim fotoğrafları duvarlarından asılı görüyordum. Böylece insanlar arasında güven oluşuyordu” diye konuştu.

    Zachmann, söyleşi sonunda hazırladığı kısa filmi gösterdi.