Etiket: Fransadaki

  • Fransa’daki yangında hayatını kaybeden 3 çocuğa cenaze töreni

    Fransa’nın Mulhouse kentindeki yangında hayatını kaybeden 3 Türk çocuğu için bugün cenaze töreni düzenlendi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cenaze töreni sırasında her iki aileyi arayarak başsağlığı diledi.

    Fransa’nın Mulhouse kentinde bir binada çıkan yangında hayatını kaybeden 6 yaşındaki Damla Aksu, 9 yaşındaki Emirhan Aksu ve 9 yaşındaki Senem Ertuç için Diyanet İşlerine bağlı camide ikindi namazının ardından cenaze töreni düzenlendi. Törene Türkiye’nin Strasbourg Başkonsolosu Özgür Çınar da katıldı.

    Damla ve Emirhan’ın babası Oğuzhan Aksu’nun durumunun hala kritik olduğu Senem’in annesi Nihal Ertuç’un da hastanede tedavisinin sürdüğü belirtildi.

    Öte yandan, olay gecesi tutuklanan Cezayir kökenli zanlı, bodrum katına sigara izmariti atarak yangına neden olduğunu itiraf etmişti. Fransa’da çıkan yangında 4’ü Türk 5 kişi hayatını kaybetmişti.

  • Türkiye’nin Paris Büyükelçisi Musa, Fransa’daki Türk işadamlarıyla buluştu

    Türkiye’nin Paris Büyükelçisi İsmail Hakkı Musa, Fransa’da yaşayan Türk işadamlarıyla Büyükelçilik rezidansında buluştu.

    Fransa’da çeşitli alanlarda çalışan Türk girişimcilere ithafen bir konuşma yapan Büyükelçi Musa, “Sizlerle sık sık bir araya gelirsek, ülkemiz ve Fransa-Türk dostluğu için çok faydalı olacak“ dedi. Büyükelçilik rezidansında düzenlenen resepsiyona birçok iş adamı ve girişimci katıldı.

    Gecede, Lyon Fransız Türk Ticaret Odası heyeti ve ile Marsilya gibi Fransa’nın büyük kentlerinde faaliyet gösteren iş adamlarıyla, hukukçular, Fransa’da ki Türk Siyasiler, resepsiyona katılanlar arasındaydı. Musa, Fransa-Türkiye ilişkilerinde ticaretin önemli bir unsur olduğunu belirtti.

    Türk-Fransız dostluğunun önemine dikkat çeken Büyükelçi Musa, bu dostluğun yıllara dayanan bir birikimden meydana geldiğini belirterek “ Her türlü siyasi mülahazanın dışında, ondan soyutlayarak herhangi bir angajmanı ihsas dahi etmeden, önceliğimiz hep beraber Türk -Fransız dostluğunun daha da gelişmesi için atılabilecek adımları, olası yanlış anlamalardan soyutlayarak, iş odaklı bakarak yürütmek ve onun çabası içerisinde olmak amacımızdır” dedi.

    Büyükelçi Musa, söz konusu hükmün iptalini hukukun tecellisi olarak değerlendirdi.

    Büyükelçi Musa, Fransa’daki Türk sivil toplum örgütleri ve sizler gibi girişimcilerin gayretleriyle, Geçtiğimiz hafta Anayasa Mahkemesi tarafından, Türk derneklerinin başvurusu üzerine iptal edilen 1915 olaylarını “soykırım” olarak nitelememeyi suç olarak gören ’bazı suçların reddinin suç sayılmasına’ ilişkin yasanın ilgili hükmüne dair de konuşan Musa, örgütlü yapıların birlikte hareket etmesinin ne kadar önemli olduğuna vurgu yaptı.

    Büyükelçi Musa, “Sizlerinde rahatsız olduğunu bildiğimiz sözde soykırım tasarısı ile ilgili gelişimler oldu. Netice itibariyle yasama süreci tamamlandıktan sonra anayasa konseyine taşınan böyle bir hadise gerçekleşmemiştir diyen herkesin hapis cezasına ve para cezasına çarptırılmasını öngören talihsiz bir yasanın kabul edilmek suretiyle mecliste, Anayasa Mahkemesine götürüldüğüne bizde tanık olduk. Oradan çıkacak kararın hem ülkemiz hem vatandaşlarımız hem de Türk- Fransız ilişkilerinin içinde bulunduğu bu konjonktürde arz ettiği önemi hep beraber irdeliyor ve tartışıyorduk ve kabul edilmesi halinde bunun yaratacağı tahribatın üstesinden nasıl geleceğimizi arkadaşlarımızla beraber düşünüyorduk. Bunun önlenmesi için devlet olarak pek çok girişimlerimiz oldu. Duyarlılıklarımızı, her zaman her düzeyde dile getirdik. Bunu yaparken gördük ki bu konuda gerçekten çok duyarlı olan sivil toplum kuruluşlarımız, buradaki Türk kökenli Fransız vatandaşlarının da büyük ölçüde seferber olduğuna tanık olduk. Bahsi konu yasanın Anayasa konseyi tarafından reddedilmesinde belli bir yeri olduğunu düşünüyorum. Tabi ki nihai tahlilde burası bir hukuk devletidir. Adalet tecelli etmiştir. Bu süreçte duyarlılıklarını dile getiren, ilgili mercilere taşıyan vatandaşlarımızın, Fransız yetkililerinin, bürokrasinin, senatörlerin, milletvekillerinin, iş çevrelerinin hepsine sizlerin huzurunda teşekkür ediyorum “dedi.

    Söz konusu kararın ikinci kez böyle alınmasını da hukukun tecellisi olarak değerlendirdi ve hem Türk vatandaşlarının ve ilgili sivil toplum kuruluşlarının ulusal ve uluslararası konulardaki ağırlığını bir kere daha böylelikle görmüş olduk” dedi.

  • Fransa’daki Azerbaycanlılar referandum için sandığa gitti

    Azerbaycan’da Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in yetkilerinin arttırılmasını öngören anayasa değişiklikleri için Fransa’da yaşayan Azerbaycan halkı da sandık başına gitti.

    Azerbaycan’ın dış temsilciliklerinde kurulan sandıklarda oyunu kullanan Azerbaycanlı vatandaşlar Cumhurbaşkanının görev süresinin 5 yıldan 7 yıla çıkarılması ve güçlü bir başkan yardımcılığı makamı oluşturulması için sandığa gitti. Fransa’da yaşayan Azerbaycan vatandaşları, başkent Paris’teki Azerbaycan Kültür Evi’nde kurulan sandıkta bu sabah saat 09.00 ile 19.00 saatleri arasında oylarını kullanıyorlar.

    Azerbaycan’da yapılacak olan anayasa değişikliğine yönelik olarak yapılan referandum oylaması için Azerbaycan’ın Paris Büyükelçisi Elçin Amirbeyov, oyunu kullandıktan sonra yaptığı açıklamada “Cumhurbaşkanı’nın yetkilerinin arttırılması ve görev süresinin 5 yıldan 7 yıla çıkarılmasını öngördüğünü ve gerekirse Cumhurbaşkanı meclisi feshedip ülkeyi seçime götürebilme yetkisini almış olacak. Referandum için kullanılan oyların sonucu 21 Ekim 2016 günü açıklanacak” dedi.

  • Malatya’da Fransa’daki Teröre ’Ortak’ Tepki

    Ortak Değerler Platformu ve Milli Türk Talebe Birliği(MTTB) Malatya Şubeleri Paris’te yaşanan ve 130’a yakın insanın hayatını kaybettiği terör saldırısına tepki gösterdi.

    İki Sivil toplum kuruluşu adına ortak açıklama yapan Ortak Değerler Platformu Malatya Şubesi Basın Sözcüsü Yardımcı Doç. Dr. Hüseyin Polat, Paris’te yapılan saldırıya tepki gösterdi. MTTB Malatya Şubesi’nde yapılan ortak açıklamaya MTTB Malatya Şube Başkanı Mehmet Sağdıç, Ortak Değerler Platformu Malatya Şubesi basın Sözcüsü Yardımcı Doç. Dr. Hüseyin Polat ve Ortak Değerler yönetim kurulu üyeleri de katıldı.Polat, “Yaşananlar son derece acı ve üzüntü verici. Biz Fransa halkının hissettiği acıyı hissediyoruz ve biliyoruz, çünkü biz aynı acıyı her gün yaşıyoruz. Acaba Fransa’da bizim yaşadıklarımızı hissediyor mu? Ayrıca İslam’ın ve Müslümanların bu terör eylemlerinden yegane sorumlu tutulması en hafif ifadesiyle büyük bir haksızlık ve gerçeklere karşı körlüktür. Dünyada yaşanan kötülüklerden İslam dini ve Müslümanlar sorumlu tutulamaz” diye konuştu. Saldırıyı kınayan Polat, “Geçen Cuma uzun yıllardır, Bağdat, Basra, Hama, Humus, Halep, İdlip, Beyrut ve Şam gibi, Müslümanların şehirlerinde hemen hemen her gün yaşanan olaylara benzer, bir dizi terör eylemi Paris’te yaşandı. Hiçbir ölçü tanınmadan gerçekleştirilen bu olaylarda 130’dan fazla insan hayatını kaybetti, yüzlerce insan yaralandı. Bu olaylarda hayatını kaybedenlerin yakınlarına ve Fransa Halkına taziye, yaralılara şifa dileklerimizi iletiyoruz” diye konuştu. Aynı acıların İslam Coğrafyası’nda uzun yıllardır yaşandığını ifade eden Polat, “İslam Dünyası ve Müslümanlar çok uzun yıllardır Emperyalist Batının gözü önünde ve bazen açık, bazen de onların zimmi onayıyla kendi topraklarında bundan daha büyük ve acı olaylar yaşamaktadır. Sadece son bir kaç yıl içinde özellikle birinci Körfez Savaşından sonra Müslümanların kayıpları yüz binleri aşmış milyonlara ulaşmıştır. Milyonlarca Müslüman terör örgütleri tarafından katledilmiş, yurtlarından sürgün edilmiştir” dedi. Yaşananların son derece acı ve üzüntü verici olduğunu kaydeden Polat, “Platform olarak, biz Fransa halkının hissettiği acıyı hissediyor ve biliyoruz. Çünkü biz aynı acıyı her gün yaşıyoruz. Acaba Fransa’da bizim yaşadıklarımızı hissediyor mu? Eğer hissediyorsa neden bize bu acıları yaşatan terör devletlerine ve örgütlerine destek veren liderlere tepki göstermiyorlar. Paris’teki eylemden bir gün önce Lübnan’da aynı şekilde iki patlama oldu ve 60’tan fazla insan hayatını kaybetti. Neden kimse ondan bahsetmedi. Bu soruların dürüstçe cevaplandırılmasını istiyoruz. Ayrıca İslam’ın ve Müslümanların bu terör eylemlerinden yegane sorumlu tutulması en hafif ifadesiyle büyük bir haksızlık ve gerçeklere karşı körlüktür. Böyle bir düşünce dünya barışına hizmet etmez. Dünyada yaşanan kötülüklerden İslam dini ve Müslümanlar sorumlu tutulamaz” ifadelerine yer verdi.

  • İş Kadını Uçar’dan, Fransa’daki, Saldırıya Kınama

    Adıyaman’ın Gölbaşı ilçesinde Müteahhitlik yapan İş Kadını Aysel Uçar, 129 kişinin hayatını kaybettiği Fransa’nın başkenti Paris’te ki terör saldırıları ile ilgili kınama açıklaması yaptı.

    Fransa’nın Başkenti Paris’te 129 kişinin hayatını kaybetmesine neden olan terör saldırılarını kınayan İş Kadını Uçar, Paris’te ki saldırılar küresel terörizmin varmış olduğu boyut açısından dikkat çekici olduğunu belirterek, Terörün, Dini, ırkı, mezhebi, olmadığını vurguladı.

    İş Kadını Uçar; “Bu tür terör olaylarında İslam dinini öne çıkararak yapılan terör olaylarında direk İslam dinini terörle anmak yâda bağdaştırmak ve Avrupa ülkelerinde Terör olaylarında Müslümanların ve Mültecilerin Düşman olarak algılanması yanlış bir algıdır. Temennimiz odur ki bu ve benzeri terör olayları dünyanın hiçbir yerinde yaşanmamasıdır. Terörün Pan zehiri Diyalog Sevgi, birlik ve bütünlüktür bütün dünya ülkeleri teröre karşı etkin mücadele verirken sevgiyi, birliği ve kardeşliği esas almalıdır. Teröre karşı tüm dünya Ülkeleri uluslar arası bir konferans düzenlenmelidir, biz terörden çok acı çekmiş bir ülke olarak bu uluslar arası konferansa ev sahipliğini yapmaya hazırız, Büyük bir üzüntüyle karşıladığımız, Paris’te gerçekleşen terör saldırısını lanetliyor, bu acıların tekrar yaşanmaması temennisiyle Fransa halkına başsağlığı diliyorum” şeklinde konuştu.