Etiket: Fotoğrafçı

  • Sapık fotoğrafçı stüdyoya gizli kamera koyup çalışanları ve müşterileri kaydetti

    Sapık fotoğrafçı stüdyoya gizli kamera koyup çalışanları ve müşterileri kaydetti

    Yalova’da bir fotoğraf stüdyosu sahibi, kadın çalışanları ve müşterilerini iş yerine yerleştirdiği gizli kamerayla soyunurlarken videoya çekti. Görüntüleri arşivleyen sapık adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

    İl Emniyet Müdürlüğü, Fatih Caddesi’nde faaliyet gösteren fotoğraf stüdyosunun sahibi İ.K.’nin çalışanları ile bazı müşterilerinin giyinip soyundukları alana “Gopro” adlı aksiyon kamerasını gizlice yerleştirerek görüntülerini çektiğinin ihbar edilmesi üzerine çalışma başlattı. Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri zanlı İ.K.’yi dün gece yarısı evine düzenledikleri operasyonda yakaladı. Ekipler iş yerinde de yaptığı aramada dijital materyallere el koyarak inceleme yaptı. İnceleme kapsamında şuana kadar 6 kadının görüntülerinin gizlice çekildiği tespit edildi. Zanlının emniyetteki ilk sorgusunda görüntüleri gizlice çektiğini itiraf ettiği öğrenildi. İ.K., emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Zanlı, polis aracına bindirildiği esnada gazetecilerin sorularını cevapsız bıraktı.

    Fotoğraf stüdyosu çalışanı Cem Ö., olayın meydana geldiği iş yeri önünde gazetecilere yaptığı açıklamada, öğrenci oldukları için zanlıya ait stüdyoda ekstra çekimler için çalıştıklarını söyledi. Bir başka arkadaşının düğün görüntülerine bakarken sevgilisinin görüntülerini gördüğünü belirten Cem Ö., “Bunu görünce hemen ekran görüntüsünü alıp bize söylüyor. Polise gidip görüntüleri gösterdik. Gece 00.30’da yatağından, evinden aldılar. Adam suçunu itiraf etti. Adamın yaptığı düpedüz kansızlık. Hiç böyle bir şey beklemiyorduk. 16-17 yaşındaki kızların görüntülerini de çekmiş. Bizim buradaki esnafın bildiği güvendiği bir insan. Böyle bir şey beklemiyorduk, ama bunu yapmış. Bizim elimizde şu anda 4 tane görüntü var. Siber suçlar da ilgileniyor. 4’ten fazla görüntüler olduğunu söylüyorlar. Herkesin bunu söylemesini, şikayet etmesini istiyoruz” ifadesini kullandı.

    Zanlının en ağır cezayı almasını istediklerini ifade eden Cem Ö. şöyle devam etti:

    “2 parçalı bir dükkan. Arkada vesikalık çekimi yapılıyor. Normalde biz işe gideceğimiz zaman üstümüze firmanın tişörtünü giyiyoruz, çoğu iş yerinde olduğu gibi. Önce kızlar giriyor içeriye, üstlerini çıkarıyorlar. Sonra da biz giriyoruz, çıkıyoruz. Aklımızın ucundan geçmez oraya kamera kuracağı. Kızlar geleceği zaman kamerasını açıyor. Başlatıyor, yüzü de gözüküyor kamerada. Kızlar çıktığı zaman geliyor kapatıyor kamerayı. Bunu birgün öylesine değil, defalarca yapmış adam. Sistematik olarak kızların görüntülerini çekmiş. Bu adam evli, bir kız çocuğu var. Bu bir sapıklık, bunun anlatılacak bir yanı yok.”

    Gizli çekilen görüntüleri çalışırken fark eden Şafak B.Y. ise, İ.K.’nin çekim için iş yerinden ayrılmasının ardından çalışırken görüntü ve fotoğrafları bulduğunu söyleyerek, “Beni dükkana bıraktığı an ben de kendi fotoğraflarımı düzenlemek için bilgisayara baktım. O ara kendi fotoğraflarımı bulamadığım için başka klasörlere bakarken o videolara denk geldim. O videoları çok saklamış. Klasör klasör içine kaydetmiş. Ben bu videoları gördüğüm anda çok şaşırdım. Başımdan kaynar su döküldü sanki” dedi.

    Mağdur kızlardan A.T. de yaklaşık 3 aydır arkadaşlarıyla söz konusu fotoğraf stüdyosunda çalıştığını kaydederek, “Şans eseri arkadaşımız fotoğraflarını bulmak isterken bu görüntülere rastlıyor. Bu tarz görüntüler özel hayatın gizliliği. Ben 17 yaşındayım böyle bir şeye maruz kalıyorum. Kesinlikle bir suç, sapıklık, ne derseniz deyin. Ben buraya iş için geliyorum. Ona güveniyorum, ailem beni emanet ediyor. Ben arkada üstümü değiştirirken, bu şekilde benim hayatıma karışması hoş değil ve suç” diye konuştu.

  • Ünlü Fotoğrafçı Ara Güler’le ilgili hastane önünde açıklama

    İstanbul’da kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden ünlü fotoğrafçı Ara Güler’le ilgili Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, hastanenin başhekimi ve ünlü fotoğrafçı Coşkun Aral hastane önünde açıklama yaptı. Ahmet Misbah Demircan, “Beyoğlu’nun kozmopolit kültürünü ifade edin deseniz, başa Ara Güler’i yazacağımız bir şahsiyetti” dedi.

    İstanbul’da hastaneye kaldırılan ünlü fotoğrafçı Ara Güler’in duran kalbi doktorların müdahalesiyle iki kez yeniden çalıştırıldı. Tekrar hayata dönen Ünlü fotoğrafçı Güler, yoğun bakımda yapılan bütün müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Alınan üzücü haberin ardından Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, hastanenin başhekimi Dr. Okan Özçeker, ünlü fotoğrafçı Coşkun Aral ve yakınları hastanenin önünde açıklama yaptı.

    “Beyoğlu’nun kozmopolit kültürünü ifade edin deseniz, başa Ara Güler’i yazacağımız bir şahsiyetti”

    Hastane önünde açıklama yapan Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, “Ara Güler, Türkiye’nin Dünyanın çok iyi yetiştirmiş olduğu çok önemli sanatçılardan biriydi. Bir foto muhabiri, bir basın mensubu, bir fotoğraf sanatçısı olarak çok büyük bir kıymetti. Beyoğlu’yla özleşmiş, Beyoğlu’nun kozmopolit kültürün ifade edin deseniz, başa Ara Güler’i yazacağımız bir şahsiyetti. Kendisini şahsen Beyoğlu Belediye Başkanı olarak çok severdim ve hukukumuzda çok derindi. Ben basın camiasının, sanat camiasının Türkiye’nin başı sağ olsun diyorum” dedi.

    “Müdahalelere yanıt vermeyen Güler saat 23.05’te hayatını kaybetti”

    Ara Güler’in vefatına ilişkin açıklama yapan Şişli Florance Nightingale Hastanesinin Başhekimi Dr. Okan Özçeker, “Değerli fotoğraf sanatçımız sayın Ara Güler, Konjestif kalp yetmezliği, kronik Böbrek yetmezliği ve periferik arter hastalığı nedeniyle tedavileri Şişli Florance Nightingale Hastanesinde devam ederken 17.10.2018 tarihinde saat 22.10 sularında kalp ve solunum durması sebebiyle müdahale edilerek yoğun bakım ünitemize alınmıştır. Yoğun bakım ünitesinde tedavisi devam ederken saat 23.05’te kalp atımı ve solunumu tekrar duran sayın Güler, yapılan tüm müdahaleler yanıt vermemiş ve saat 23.20’de vefat etmiştir. Ülkemizin, yakınlarının ve bütün sevenlerinin başı sağ olsun” diye konuştu.

    “Ara Güler sadece Türkiye’nin değil dünyanın kaybettiği bir değerdir”

    Ünlü fotoğraf sanatçısı Coşkun Aral ise, “Ben açıkça söylemek gerekirse bir ustamı, bir babamı kaybettim diyebilirim. 17 yaşından itibaren onu tanıdım ama onun yaşında onun fotoğraflarıyla dünyayı ve Türkiye’yi keşfetmeye başlamıştım. Bende çok emeği geçti Allah Rahmet Eylesin. Gariptir, dün bana mesaj verir gibi beni aramasını söylemiş. Londra’daydım. Uçak bugün akşam piste değdiğinde haberler geldi bende doğru olmadığını öğrendim. Ama hastaneye geldiğimde acı haberi aldım. Ara Güler sadece Türkiye’nin bu coğrafyanın değil, dünyanın kaybettiği bir değerdir. O evrensel bir değerdi” şeklinde konuştu.

  • Usta fotoğrafçı Ara Güler yoğun bakımda

    İstanbul’da hastaneye kaldırılan ünlü fotoğrafçı Ara Güler’in duran kalbi doktorların müdahalesiyle yeniden çalıştırıldı.

    İstanbul’da hastaneye kaldırılan ünlü fotoğrafçı Ara Güler’in iki kez duran kalbi doktorların müdahalesiyle yeniden çalıştırıldı. Ünlü fotoğrafçının yoğun bakım ünitesinde tedavisinin devam ettiği öğrenildi.

  • Bursa Fotoğraf Festivali’ne 836 fotoğrafçı katıldı

    Bursa’da düzenlenen Fotoğraf Festivaline Çin Halk Cumhuriyeti, Meksika, Bulgaristan, İtalya, İngiltere, Belçika, Almanya, ABD’den 836 fotoğrafçı 2 bin 772 fotoğrafla katıldı.

    Bursa’nın Osmangazi ilçesi Cumhuriyet Caddesi’nde buluşan fotoğrafçılar Zafer Plaza’ya yürüdü. Yarışmaya birçok ülkeden katılan 836 fotoğrafçının 2 bin 772 fotoğrafı Kongre Kültür Merkezinde sergilendi.

    Bursa Büyükşehir Kent Konseyi Başkanı Hasan Çepni,”Bursa Fotoğraf Festivalinin 7.’sinde hep birlikteyiz. Fotofest Dünyanın ilk 5 fotoğraf festivalinin arasına girmeyi başardı. Bursa’mızın Türkiye’mizin gururu tüm Bursalılarla paylaşmak istiyorum. Fotoğraf sanatına değer veren tüm fotoğraf dostlarına teşekkür ediyorum. Dünyanın dört bir tarafında misafirlerimiz var burada 58 ülkeden fotoğraf yarışmamıza katılım var. 2 bin üzerinde fotoğraf bu yarışmada değerlendirildi. Onlara ödüller vereceğiz” dedi.

  • Türk fotoğrafçı Londra’da finalist

    Fotoğrafçı Sebahat Ersoy, İngiltere’nin başkenti Londra’da düzenlenen ’London International Creative Competition’ yarışmasında finale yükseldiği için LICC Kupası almaya layık görüldü.

    Fotoğrafçı Sebahat Ersoy, 2011-2016 yılları arasında çektiği fotoğraflardan oluşan Anadolu’nun Kadınları adlı fotoğraf serisi ile İngiltere’nin başkenti Londra’da düzenlenen ’London International Creative Competition’ yarışmasında finalist oldu ve LICC Kupası almaya layık görüldü. Resim, fotoğraf, sanat tezi, ürün tasarımı, müzik, film, performans, yerleştirme, grafik tasarım, reklam, moda, tekstil, mimari tasarım, heykel gibi pek çok alanda üretimde bulunan sanatçıların başvurduğu yarışmasının jürisinde küratörler, galeri yöneticileri, sanat eleştirmenleri, mimarlar, fotoğraf editörleri yer alırken, yarışmada finalist olmanın ilk 15’e girip LICC kupası almaya hak kazanmak anlamına geldiği bildirildi. Binlerce başvuru alan yarışmada kısa listeye giren ve mansiyon alan çalışmaların sayısının ise 270 civarında olduğu açıklandı.

    ’Anadolu’nun Kadınları’ adlı fotoğraf serisi ile yarışmada finalist olan Sebahat Ersoy’un sanat görüşüne dair detaylar içeren ’Fotoğraf Sanat mıdır?’ adındaki sanat tezi de aynı yarışmada mansiyona layık görüldü. Çalışmalarının ödüle layık görülmesinden dolayı mutlu olduğunu dile getiren Sebahat Ersoy, “2011-2016 yılları arasında çektiğim fotoğraflardan oluşan ’Anadolu’nun Kadınları’ adlı fotoğraf serisi ile yarışmada finalist olmak ve LICC Kupası’nı almak onur verici. İlham kaynaklarımdan biri olan Anadolu’nun kadınlarını bilindik anlatıların ötesinde kayda alma çabam sürecek” dedi.

    Fotoğrafın sanat olup olmadığına dair bir sanat tezi yazan Sebahat Ersoy, Fotoğraf sanat mıdır? sorusu için ’’Fotoğraf tabii ki sanattır eğer özgün bir boyutu varsa. Orada bulunan herhangi birinin çekebileceği, özgün bir yönü olmayan bir fotoğraf sadece belgedir ve sanat değildir. Özgün bir boyutu olan, üretici bir bakışa sahip bir fotoğraf ise bambaşkadır ve sanattır. Sanatçı, manzarası zaten bilinen, herkesin baktığı bir pencereden bakmaz. Sanatçı o ana kadar görülmemiş bir manzaraya açılan yeni bir pencere oluşturur. Sanatı çok değerli yapan da budur bence. Hiçbir özgün boyutu olmayan, sadece belge niteliği taşıyan fotoğrafların sanat olduğunu iddia etmek ise düşük bir bilincin tavrıdır ve başlıktaki sorunun çok sık sorulmasının en önemli nedenlerinden biridir” diyerek fotoğrafın özgün ve üretici bir bakışa sahip olduğu zaman sanat değeri kazandığını vurguladı.