Etiket: Formülü

  • Kentsel dönüşüme ’kamu arazisi’ formülü

    Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, kentsel dönüşümle ilgili ilk çalışmaların 2012’de çıkarılan yasayla başladığını belirterek, “4 yıl içerisinde ulaşabildiğimiz sayı belli, biz bunu yeterli görmüyoruz. Çok daha hızlandırmak gerekir” dedi.

    Bakan Özhaseki, kentsel dönüşümde çizilecek yeni yol haritası ve kamudaki arazilerin de bu çalışmalara aktarılmasına yönelik açıklamalarda bulundu. Geçen 4 yıllık süreçte dönüşüm çalışmalarında aksayan noktaları belirlediklerini ifade eden Bakan Özhaseki, “Belediyeler bir yerde insanlara ev verirken, hiç para almadan bunu yapmayı tercih ediyorlar. İnsanlar da zaten aynı semtten ve para vermeden ev sahibi olmak istiyorlar. Yani ’60 yıllık evimi vereyim, yerine bir lira benden almadan tertemiz yeni ev ver’ isteğinde bulunuyorlar. Böyle bir mantıkla gidilince haliyle belediyeler yoğunlukları arttırıyorlar. İnşaat alanı bir semtte bin metreyse, belediye bunu 2 bin metreye, 10 bin metreyse 20 bin metreye çıkarıyor. Yarısını müteahhide, yarısını da vatandaşa vermek için. Müteahhit bedelini karşılama cihetiyle böyle düşünüyor” dedi.

    Özhaseki, bunun birçok il ve ilçede geçerli olabileceğini ama İstanbul özelinde bakıldığında ciddi sorunlar oluşturabileceğine dikkati çekerek, “İstanbul’un zaten trafiği, yeşil alanları, sosyal donatı denilen okul, hastane gibi insanların topluca kullanabileceği alanları biraz sıkıntılı olarak gözükürken, şimdi siz evleri, konutları iki misline çıkarıyorsunuz ama zaten sıkıntılı olan sosyal donatı olduğu yerde sayıyor. Bu hayatı çekilmez hale getirir. Şu anda bir sorun varsa üç beş sorun daha ortaya çıkarır. Perişan eder” diye konuştu.

    Kamu Arazilerinin Kentsel Dönüşüm İçin Tahsis Edilmesi

    Bakan Özhaseki, “O zaman kentsel dönüşümde yapılması gerekenler, kamu arazilerinin bu işlere tahsis edilmesi. Rezerv alan olarak kullanılması. Bu konuda elimizde bulunan kamuya ait rezerv alanları, belediyelere, kamuya tahsis etme noktasında biraz cömert davranmamız lazım. Nihayetinde onlar da kamu kuruluşları ve kentsel dönüşümde bu tür kamu arazilerini kullandıklarında rahatlayacağını düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.

    Kentsel dönüşümde yaşanan sıkıntıları çözmek üzere bu formülün yanı sıra farklı çalışmalar da geliştirdiklerini belirten Özhaseki, Şehircilik Kurultayı’nda tüm bunların ele alınacağını kaydetti. Özhaseki, kurultayın dört ana başlığından birinin kentsel dönüşüm olduğunu aktararak, “Belki Anadolu’nun birçok ilinde kentsel dönüşüm noktasında çok acele etmeye gerek olmayabilir ama İstanbul için çok acele etmemiz lazım. Çok hızlı davranmamız lazım. Orada doğru işler yaparak insanları rahatlatmamız lazım” şeklinde konuştu.

    Özhaseki, Şehircilik Kurultayı’nda belediyeler, üniversiteler, bilim insanları, sivil toplum kuruluşları, müteahhitlik, inşaat sektörlerinin temsilcileri gibi çok farklı kesimlerin görüşünün alınacağını dile getirdi.

    Kurultayın Sonuçları Yasal Düzenlemeye Dönüşecek

    Şehircilik Kurultayı’nda ortaya çıkacak sonuçları tek tek inceleyeceklerini belirten Bakan Özhaseki, “Aslında biz dersimize çalıştık, ne yapacağımızı az çok biliyoruz ama akıl akıldan üstündür. Belki o kadar güzel bir fikir ortaya çıkar ki, düşünememiş olabiliriz. Bunları atlamak istemiyoruz. Önümüzdeki ay yapılması planlanan Şehircilik Kurultayı’nda çıkacak sonuçlara göre de kentsel dönüşüme yeni bir yön vereceğiz” değerlendirmesinde bulundu.

    Özhaseki, kurultay sürecine yönelik de, “Zannedersem üç ay kadar sürecek ve oradan çıkan sonuçları da yasa haline getirip sonra yıl ortasından itibaren kentsel dönüşüm çok daha başka bir formatta hızlanarak devam edecek” dedi.

    Kurultayın yalnızca bir kez yapılacak bir toplantı olmadığının altını çizen Özhaseki, değişik bölümler açılacağını, her bir bölümde çalışma ekiplerinin, raportörlerin bulunacağını aktardı. Bakan Özhaseki, Ankara’da yapılması planlanan toplantılarda yasa tekliflerinin de verilebileceğini, çok ciddi bir kapalı çalışma yapılacağını, soru işareti yaratan tüm sorulara cevap bulunacağını dile getirdi.

    “Gücü Yeten Herkes Binasını Sağlamlaştırmaya Baksın”

    Türkiye’de kentsel dönüşümün bir nevi “varlık-yokluk” meselesi olduğunu ifade eden Özhaseki, depreme karşı hazırlıklı olunması gerektiğini vurguladı. Özhaseki, deprem uzmanlarının İstanbul özelinde 2030’a kadar şiddeti 7’den fazla bir deprem beklediğini anımsatarak, 1999’dan sonra yapılan binaların kısmen daha sağlam olduğunu söyledi. 1999 öncesindeki yapılanların ise risk taşıdığını dile getiren Özhaseki, “Yığma, rastgele yapılmış, biraz da bizim bildiğimiz kötü müteahhitlik örneği olarak sunulabilecek olan çimentosundan, harcından, demirinden çalınmış olduğu 3 katlı, 4 katlı yapılar çok sağlam gözükmüyor. Gücü yeten herkes, binasını lütfen ölçtürsün, sağlamlaştırmak için adım atsın. Çünkü içinde en kıymetli eşyasını, en kıymetli yakınlarını ve canını taşıyor. Allah korusun deprem geldiğinde hiç bir şeyi gözü görmüyor, en kıymetli varlıklarını, en sevdiklerini, en değer verdiği eşyalarını alıp götürüyor. Eğer belediyelerimiz bir çalışma başlatmışlarsa da bir alan ilan edip, ’Sizin de eviniz oranın içinde, dönüştürmek istiyoruz’ diyorlarsa lütfen kolaylık göstersinler” ifadelerini kullandı.

    Kentsel dönüşüm alanı ilan edilen yerlerde bazen ufak hesaplarla vatandaşların önünü tıkayanların ve bazen de dava açanların bulunduğuna dikkati çeken Bakan Özhaseki, “Bunlara da kanmasınlar. Bu işi kolaylaştırsınlar, bu topluca bir sorumluluğumuz bizim. Bu arada da kendilerini tahrik eden insanlara kanmasınlar, belediye başkanlarına güvenip, evlerini bir an önce dönüştürmeye baksınlar. Benim de tavsiyem budur” dedi.

  • Cari açığa “çatı” formülü

    Zahit Alüminyum Yönetim Kurulu Başkanı Zahit Balbay, “8 milyon konutumuzun çatısı güneş panelleriyle kaplansa Türkiye enerjiden cari açığa birçok sorununu çözmüş olur” dedi.

    Girişimcilik Ekosistemi Derneği (GED) yöneticilerini Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi’ndeki üretim tesisinde ağırlayan Zahit Alüminyum Yönetim Kurulu Başkanı Zahit Balbay, sektörle ilgili bilgi paylaşımında bulundu. Türkiye’nin güneş enerjisi santrali yatırımlarıyla birlikte mevcut konutları birer santral niteliğine kavuşturacak sistemi faaliyete geçirmesi gerektiğini anlatan Balbay, “Enerji arz güvenliğine küçük küçük ama toplamda en büyük katkıyı sağlayacak çözüm, çatıları güneş enerjisi panelleriyle donatmaktan geçiyor. 8 milyon çatı boş ve kullanılmıyor. Güneş alma gün sayısı bakımından Türkiye’den daha az potansiyeli bulunan Avrupa ülkelerinde konut çatılarının yüzde 50’den fazlasında yıllardır elektrik üretiliyor. Enerji girdilerine büyük bedeller ödeyen, bu nedenle ekonomisi yüksek cari açıkla sorun yaşayan Türkiye’de konut çatılarını daha fazla zaman kaybetmeden enerji üretim merkezleri haline getirmemiz gerekiyor. Bunun için bir strateji belirleyip yol almamız gerek” dedi.

    Yerli üretim 200 megavata ulaştı

    Güneş enerjisi panel üretiminde şu ana kadar Türkiye’nin bin megavatın üzerinde üretime ulaştığını, bunun 65 megavatının kendi markaları Zahit Solarfield tesislerinde gerçekleştirildiğini ifade eden Balbay, “Güneş enerjisi yatırımlarında önemli bir pazarız. GES’te ülke olarak henüz 745 megavatlık kurulu güce ulaştık. Bunun sadece yüzde 5’lik bölümü yerli üretim. Türkiye’ye yurt dışından, özellikle Uzakdoğu ülkelerinden düşük kaliteli paneller giriyor. İleride panel mezarlığına dönmesini istemediğimiz ülkemizde bu alanda yatırım yapan yerli sanayicinin teşvik edilmesini, pazar payının artırılması çerçevesinde öncelikle konutunda kendi enerjisini üretmek isteyenlerin teknik altyapısına destek verilmesini ve prosedürlerin hızlandırılmasını talep ediyoruz. En temiz enerji üretim kaynağı güneşi iyi değerlendiren Türkiye daha hızlı büyür” diye konuştu.

    Sektör yeni girişimciler bekliyor

    GED Başkanı Esra Özden, bu alana yatırım yapan Zahit Alüminyum yöneticilerine teşekkür etti. Özden, yeni dönemde kurulacak güneş enerjisi santrallerinin ve çatı enerji sistemlerinin üretilmesinden kurulmasına, teknik personele, bu alana girecek yeni girişimcilere ihtiyaç duyulacağına vurgu yaparak, “Üniversite ve meslek okullarında bu alanla ilgili girişimlerin hızlandırılması gerekiyor. Yeni inşa edilecek konut ve sanayi alanlarının, alışveriş merkezlerinin kendi enerjisini üretir yeşil binalar olmasını teşvik etmemiz gerekiyor. Bir taraftan güneş enerji panel sektörümüzü geliştirirken, diğer taraftan bu sektörde inovatif üretim üzerine çalışacak genç girişimcileri yetiştireceğiz. GED olarak hedefimiz, kurumsal üyemiz olan Zahit Alüminyum’un mentorlüğünde bu alanda katma değeri yüksek üretim ortaya koyabilecek girişimci yetişmesine katkı sağlamak olacak” ifadelerini kullandı.

    GED’in kurumsal üyelerini ziyaret programında GED Başkan Yardımcısı Barış Avcı, Yönetim Kurulu Üyeleri Aysel Eyüpoğlu, Yrd. Doç. Dr. Burak Nakıboğlu ve Kazım Aktaş hazır bulundu.

  • 8 Gizli Zayıflama Formülü

    Uzman Diyetisyen Pınar Kural Enç, kilo vermek ve zayıflamanın çağımızın en yaygın sorunlarından bir tanesi olan obezite nedeniyle gündemdeki konular arasında ilk sıralarda yer aldığını belirterek, zayıflamak isteyen kişilerin de sağlıklı zayıflamak için bir takım hususlara dikkat etmeleri gerektiğini söyledi.

    Uzman Diyetisyen Pınar Kural Enç, zayıflamanın 8 gizli formülü ile ilgili olarak şu tüyoları verdi:

    “TARÇIN: Tarçın bilinen en eski baharatların başında gelir.Bu baharat genelde tatlandırıcı olarak kullanılır. Yurt dışında yapılan araştırmalarda gösteriyor ki 6 hafta boyunca bir çay kaşığının çeyreği kadar tarçın tüketmek,kandaki glikoz miktarını ve kötü kolestrolü azaltıyor.Ayrıca şekeri metabolize etme yeteneğinizi de artırıyor.Şeker hastaları için faydalı olan tarçın,metabolizmayı hızlandırır ve kilo verilmesine yardımcı olur. Yağ dokularını kolayca eritir.Karın bölgesindeki yağlardan kurtulmak için Tarçın oldukça etkilidir.Tarçının içerisindeki enzimler, karın bölgesindeki kan damarlarını uyararak özellikle karın zayıflaması ve göbek eritme sürecini hızlandırmaktadır.Kilo Verdiren Tarçın Çayı; 3-4 çubuk tarçını ve 2 tatlı kaşığı balı, bir bardak su ile kaynatın.Ardından içerisine 2 adet karanfil ekleyerek kahvaltıdan yarım saat önce ve yatmadan bir saat önce tüketin.

    FASULYE: Tam bir protein deposu olan fasulye A, B9 ve Cvitamini ile demir ve magnezyum mineralleri açısından zengindir. Aynı zamanda B5vitamini ve kalsiyum içerir. Vücuda güç ve enerji vererek, bedensel ve zihinsel yorgunluğu giderir.Fasulye,kandaki kötü kolesterol düzeyini önemli ölçüde düşürür. Potasyum oranı yüksek olan fasulye düzenli olarak tüketilirse,yüksek tansiyonu da düşürür.Demir içeriği oldukça fazla olan fasulye kansızlığı da iyi gelir.Antioksidan içeriği de sayesinde bedenin kansere yakalanma riskini azaltır. Bu bağlı olarak, özellikle kadınlarda meme kanserleri ve genellikle kalınbağırsak kanserleri sayılabilir.İnsülin ve kan şekeri düzeyin kontrol altında tutar bbu nedenle şeker hastaları için faydalıdır.Bunun gibi bir çok yararı bulunan fasulyeler,kilo verme konusunda da yardımcıdır.Lif yönünden oldukça zengin olan fasulye, midenizin boşalma hızını yavaşlatarak doğal bir iştah düzenleyici olarak çalışan kolesistokinin hormonu seviyelerinizi artırdığı için kendinizi tok hissetmenizi sağlar.Yine lifler sayesinde kabızlık çeken kişilere iyi gelir bu durumda da kilo verme şansınız artar.

    HİNDİSTAN CEVİZİ SÜTÜ: Hindistan cevizi sütü ile Hindistan cevizi suyunu birbirinden farklıdır. Hindistan cevizi suyu taze Hindistan cevizinden elde edilirken , Hindistan cevizi sütü rendelenmiş hindistan cevizi etinden elde edilir.Hindistan cevizi sütü,Omega 3 yağ asitlerinin toplanmasını sağlar.Anti bakteriyel olan bu besin aynı zamanda mikrobiyal koruma sağlar. Antioksidandır ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Hindistan cevizi sütü yağlı olsa da,içerdiği yağlar metabolizmanız için gereklidir.Sadece bir öğünlük tüketiminin sonrasında bu iyi yağlar metabolizma hızını daha da arttırabilir.Bu da kilo vermenize yardımcı etkendir.Ayrıca sindirim sisteminin ve besin emiliminin yardımcısıdır.

    ISPANAK: Kış sebzelerinin vazgeçilmezleri arasında yer alan ıspanak, A, B1, B2, C, E vitaminleri, fosfor, kalsiyum, demir, folik asit ve çeşitli minareller içerir. Ispanağın kalorisi düşüktür ama vitamin ve mineral yönünden besleyici bir sebzedir. Ispanak bilindiği gibi kansızlığa iyi gelir.Zayıflamak isteyenlerin de ilk tercih edeceği sebzelerden biri olmalıdır.Ispanak sindirimi kolaylaştırır ve idrar söktürür.Her iki durumun da kilo vermede etkisi vardır.Çiğ olarak salatalarda tüketilen ıspanak zengin lif kaynağıdır. Bu yeşilliğin bir gizemi de,iştahı bastıran proteinleri vücudunuza gizlice sokarak kalorilere veda etmenizi sağlar.Ispanaktaki bu proteinler öğünler sonrasında vücudumuzdaki açlık hormonlarını azaltmaya yardımcı olur.Sağlıklı zayıflamak için ana öğünlerde bir kase yoğurtlu ıspanak tüketmek iyi bir seçim olacaktır.

    ZERDEÇAL: Zerdeçal’ın etken maddesi curcumin’dir.Curcumin vücudu kansere karşı korur ve tümör hücrelerinin çoğalmasını engelleyici özelliğe sahiptir.Araştırmalarda Curcuminin antioksidan etkisinin E ve C vitaminlerinden daha güçlü olduğu görülmüştür. Zerdeçalın kullanılan kısmı toz haline getirilmiş köküdür. Faydaları Antioksidan etkilidir.Hint baharatlarından biri olan zerdeçaldaki etken madde yağları yakılmasını sağlıyor.Ayrıca yüksek proteinli gıdaların çözülmesini sağlayarak sindirime yardımcı oluyor.Yağ dokusunun büyümesini de bastırıyor.Ayrıca Zerdeçal, hazmı kolaylaştırır ve ödem attırır. Mideyi kuvvetlendirir, hazmı kolaylaştırır ve bu sayede kilo vermenize de yardımcı olur. Yemeklerde kullanılan Zerdeçal,suda kaynatılarak çay yapılarak da içilebilir. Zerdeçal’ı çay yapılmasının dışında bal ile birliktede tüketilebilirsiniz.

    DOMATES: Domates, demir, potasyum, kalsiyum ve fosfor mineralleri ile A, B ve C vitaminleri açısından oldukça zengin bir besindir. Özellikle içeriğinde bulunan fazlaca lif kabuklarıyla tüketildiğinde sindirimi kolaylaştırır. Domates,mide ve bağırsakların düzenli çalışmasına yardımcı olur ve kabızlığı giderir. İyi bir idrar söktürücüdür ve vücuttaki zararlı maddelerin uzaklaştırılmasına katkıda bulunur.Cilt sağlığı için de faydalı olan domates,yaşlanmayı geciktirir ve cildi canlandırıp tazelik verir.Domates,C vitamini ve içeriğindeki asitler sayesinde metabolizma sürecini hızlandırmayı sağlar.Bu durumda da kilo vermeniz kolaylaşır.Aynı zamanda karaciğerin yüksek miktarda yağ tortusunu süzmesini de yardımcı olur.Kalori kontrolü yaparken vücudumuzun vitamin ve mineral eksikliği çekmemesi için domates suyu içebilirsiniz.Düşük kalorili olan taze domates suyu hem vücudun ihtiyaç duyduğu suyu sağlar hem de daha uzun süre tok hissedilmesine yardımcı olur.Domatesin A vitamini bakımından zengin olması da saç sağlığı için faydalıdır.A vitamini saç köklerini güçlendirir ve saça doğal bir parlaklık verir. Domates,C vitamini ve içeriğindeki asitler sayesinde metabolizma sürecini hızlandırmayı sağlar.Bu durumda da kilo vermeniz kolaylaşır.A vitamini ve potasyum yönünden zengin olan domatesin içindeki asitler ayrıca cildi sıkılaştırır.

    KARABİBER: Dünyada en çok kullanılan baharatlardan birisidir.Bu baharatın faydaları saymakla bitmez. Anormal kalp hızı, akne, anemi, astım, şişkinlik, damar sertliği, tansiyon hastalıkları, çıban, kanser, kalp ve damar hastalıkları, kolik, soğuk algınlığı, öksürük, kabızlık gibi bir çok probleme karşı oldukça etkilidir.Karabiber,sindirim sisteminin sağlıklı ve düzenli çalışmasına katkıda bulunarak hazmı kolaylaştırır. İdrar ve gaz söktürücü etkisi ile kabızlığa birebirdir.Bunlardan ayrı Karabiber,mide ekşimesi ve sindirim sorunlarına çaredir ve vücuttaki yağları da yakar.Karabiberin içerdiği etken piperin maddesi,sinir sisteminizi alarma geçirir ve metabolizma sürecinizi ateşler.Böylece daha fazla kalori yakılmış olur.Ayrıca metabolik süreci etkileyerek, yeni yağ hücresi oluşumunu da engellemektedir.

    ANANAS: Ananas insan vücudu için adeta bir hazinedir.Çünkü içerisinde beden için gerekli olan vitaminlerin tamamı vardır. Ayrıca mineral bakımından da oldukça zengindir ve 16 minerali içerisinde barındırır.Bu nedenle de oldukça faydalı bir besindir.İçerdiği su miktarı fazla olan bu besin zayıflamak isteyenler için de tüketilmesi gereken bir besindir.İçerisinde bulunan Protein mayası yiyeceklerin proteinini çözer.Özellikle et ve et ürünlerinin sindirilmesinde etkilidir.Bu etkilerine bağlı olarak sindirim sistemine doğrudan etki yapar ve mide çalışmasını hızlandırır. Bağırsakların da temizlenmesini sağlar.Stresin önüne geçer. İçerdiği B vitamininin etkisiyle saçın parlamasına yardımcı olur ve cilde nem verir.Ananas, bağışıklık sistemini kansere karşı harekete geçirir ve güçlendirir. Bu içerdiği özlerle yağ yakıcı sulu meyve,proteini parçalayan ve vücudun metabolizma hızını artıran bromelain enzimi kaynağıdır. Selülit tedavisine de yardımcıdır.”

  • Prof. Dr. Karatay’dan Çocuklara Sağlıklı Yaşam Formülü

    Beslenme üzerine kitapları ve adıyla anılan diyeti ile tanınan Prof. Dr. Canan Karatay, Malatya’da öğrencilere sağlıklı beslenmenin yollarını anlattı.

    Malatya’da Özal Final Okulları’nda öğrencilerle bir araya gelen Prof. Dr. Canan Karatay, özellikle gelişim çağındaki çocuklarda beslenmeye dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.

    Şeker ve doğal olmayan yağlara dikkat çeken Karatay, bu kapsamda ’çocuğuna şeker verme’, ’bebeğine şeker yükleme’ gibi kampanyalar başlattıklarını ifade etti. Dünyada ve Türkiye’de en sağlık sorunlarının başında aşırı kilolara bağlı hastalıklar geldiği belirten Karatay, bunun da başlıca nedenlerinden birisinin yanlış beslenmeden kaynaklandığını söyledi.

    Günümüzde yanlış ve hakiki besin olmayan yiyeceklerin tüketicilere arz edildiğini belirten Karatay, “Siz bunlarla büyümeyi normal bir hayatmış gibi algıladınız. İşte buna dur dememiz lazım. Sizler büyüme çağındasınız, bütün vücut gelişiyor, beyin, kalp gelişiyor. Bu nedenle her şeyin sağlıklı gelişmesi için sağlıklı beslenmeye ihtiyacımız var” diye konuştu.

    Bağışıklık sisteminin çökmemesi için sağlıklı beslenmenin önemine değinen Karatay, sağlıklı beslenmenin yolunun da doğal yiyeceklerden geçtiğini ifade etti. Vücudun yapı taşları için sağlıklı doğal yağların gerekli olduğunu dile getiren Karatay, bunların da doğal tereyağı, doğal bozulmamış zeytin yağı ve balık yağı olduğunu söyledi. Doğal yağların mutlaka vücuda girmesi gerektiğini ancak bunun yanında doğal protein de olması gerektiğini ifade eden Karatay, “Bütün organlarımızın yapısı protein ve yağdan oluşur. Bir insan vücudundaki bütün hücrelerimizin yapısının yürütme akışı sudur. O halde sağlıklı su içeceğiz, sağlıklı yağ yiyeceksiniz” İfadelerini kullandı.

    İnsan vücudundaki doğal karbonhidrat oranının sadece yüzde 1 olduğunu belirten Prof. Dr. Karatay, “Ama size belki çocukluktan beri karbonhidrat verildi. Şekerli içecekler hepsi tehlikeli yağ ve şekerlerle yapılmış. Sağlığımızı bozan pakete girmiş her yiyecekten, pakete girmiş her içecekten uzak duracağız. Siz bunları yaparsanız gazlı şekerli içeceklerden uzak durursanız bağışıklık sisteminiz de düzelir” dedi.

    Konferansın sonunda öğrenciler merak ettikleri soruları Karatay’a sorarken, etkinlik sonunda Final Okulları tarafından hediye takdimi yapıldı.

  • Turizmde Kurtuluş Formülü Vtv

    Türk turizminde sektör çıkış formülünü Vergi, Tatil ve Vize (VTV) muafiyeti olarak belirledi.

    Kuşadası-Efes Kongre Merkezi’nde Platform Fuarcılık tarafından düzenlenen Ege Bölgesi Ağırlama Konaklama Teknolojileri ve Ev Dışı Tüketim Fuarı (Aegean Hosttech) kapsamında düzenlenen Turizm Konferansı’nda “Küresel Turizm Pazarlarında Son Durum” değerlendirildi.

    Avrupa Türkiye Turizm İş Konseyi Başkanı Hüseyin Baraner, Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) Kuşadası Bölgesel Yürütme Kurulu Başkanı Fahrettin Çiçek, 156 milyar dolarlık Almanya turizm sektörünün belirleyicisi olan Alman Seyahat Acenteleri Birliği Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Hikmet Atilla ve Easypax Genel Müdürü Dr. Ali Naci Asan’ın konuşmacı olarak katıldığı konferansta, Rusya krizi ile başlayan turizmde çıkışın formülü VTV (Vergi-Tatil-Vize) olarak açıklandı.

    Oturum Başkanı Baraner, son 2,3 yıllık süreçte dünya turizminde bir karamsarlığın baş gösterdiğini bundan Türkiye’nin etkilendiğini belirterek, “Para kazanmayan sektör çok çabuk cazibesini kaybeder. Bunun için en önemli görev turizm merkezlerindeki belediye başkanlarına düşüyor. Avrupa’da milyonlarca aile tatil için nereye gidecekleri konusunda şu an karar aşamasında. Bunun için belediye başkanları yurtdışına çıkıp orada sektör temsilcileriyle bir araya gelip, turları ülkemize davet etmeli. Çünkü turist yurtdışında ve burada oturup onlar gelecek diye beklemek büyük hata olur” dedi.

    – “TANITIM ŞART”

    Alman Seyahat Acenteleri Birliği Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Hikmet Atilla ise ortada kötü bir tablo olduğunu ve bu gerçeğin kabul edilmesi gerektiğini söyledi, turizmcilerin barış ve kültürel birliktelikten güç aldığına dikkat çekerek sektörün acilen desteğe ihtiyacı olduğunu belirtti. Sektörde online pazarlamada önemli bir hacme sahip olan Dr. Ali Naci Aslan da Avrupa’nın gözünde Türkiye’nin bir Akdeniz ülkesi olarak algılanmadığını bu konuda yeni tanıtımların gerekli olduğunu ifade etti.

    – “TURİZMİCİNİN ELİNİ GÜÇLENDİR ELMAS YILI OLSUN”

    TÜRSAB Kuşadası Bölgesel Yürütme Kurulu Başkanı Fahrettin Çiçek, istedikleri desteğin yapısal değişikliklerde sağlanabileceğini söyledi. “Yapılması gereken 3 şey var. Bunlardan ilki Avrupa’da rekabet edebilmemiz için Türkiye’nin vizeyi kaldırması gerekiyor. Avrupa’dan bize kimse çalışmak için gelmiyor, tatil için turist geliyor. Vize kaldırılsın. Bu noktada Almanya örneğini vermek gerekiyor. Almanya vatandaşları ülkemize kimlik kartıyla gelebiliyor. Ama bunun farkında olmayan ne kadar çok Alman var biliyor musunuz? Milyonlarca, yani vizesiz seyahati kesinlikle tanıtmalıyız. İkinci yapısal değişiklik iç turizme yönelik olmalı. Yıllarca çocuklarımız okulda okuyor diye ağustos ayında yüksek fiyatlarda tatil yapmaya mahkum olduk. Neden okul tatillerimizi bölgesel farklılıklar arz edecek şekilde düzenlemiyoruz? Okulların aynı anda başlayıp aynı anda tatil edilmesi doğru bir yaklaşım değil. Kendi insanımızı tatile teşvik etmek zorundayız” dedi. Bir diğer yapısal değişikliğin ise sektöre yönelik olması gerektiğini söyleyen Çiçek, rekabet açısından vergi indirimine gidilmesi gerektiğini belirterek, “Konaklama sektörü KDV’si yüzde 8, ama transfer hizmeti KDV’si yüzde 18. Bunun yüzde 5’e çekilmesi, Avrupa ile rekabette elimizi güçlendirir. Vize, tatil ve vergide gelin elimizi güçlendirin, bizde turizmde Türkiye’ye elmas yılını yaşatalım” dedi.

    Konferansın sonunda Kuşadası Kaymakamı Muammer Aksoy, Aydın Kültür Turizm İl Müdürü Nuri Aktakka ve Türkiye Aşçılar Federasyonu Başkanı Zeki Açıköz’ün de yer aldığı konferansta katılımcılara plaket verildi.