Etiket: Fonu

  • Türkiye Rusya ortak yatırım fonu kuruluyor

    Türkiye Varlık Fonu ve Rusya Doğrudan Yatırım Fonu, Türkiye-Rusya Yatırım Fonu kurmak için Mutabakat Anlaşmasını imzaladı

    Türkiye Varlık Fonu (TVF) ve Rusya Doğrudan Yatırım Fonu (RDIF), Türkiye-Rusya Yatırım Fonu’nu kuran mutabakat anlaşmasını imzaladı. Anlaşma kapsamında Türkiye ve Rusya, ikili ekonomik bağları güçlendirebilecek ve iki ülke arasındaki yatırım akışını artırabilecek cazip yatırım projelerini belirlemek için birlikte çalışacaklar. Mutabakat anlaşması, Rusya Federasyonu’na yapılan ziyaret kapsamında bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in huzurunda imzalandı. Anlaşmaya göre her iki ülke Türkiye-Rusya Yatırım Fonu’na 500’er milyon dolara kadar çıkabilecek bir yatırım yaparak toplamda 1 milyar dolara kadar ulaşabilecek bir fon oluşturacak.

    Türkiye Varlık Fonu (TVF) Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Mehmet Bostan yapılan anlaşmanın iki kurum arasındaki uzun soluklu bir işbirliğinin başlangıcı olmasını dileyerek şunları söyledi: “Türkiye-Rusya Yatırım Fonu’nun iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin gelişmesini hızlandıracağına inanıyoruz. Türkiye Varlık Fonu ve Rusya Doğrudan Yatırım Fonu, hem Türkiye’de hem Rusya’da, ülkelerinin ekonomik büyümesine ve refah düzeylerinin gelişmesine katkıda bulunacak kârlı yatırım fırsatları üzerinde çalışacak. Bu anlaşmanın Türkiye Varlık Fonu’nun ilk uluslararası girişimlerinden biri olmasından da ayrıca heyecan duyuyoruz.”

    Rusya Doğrudan Yatırım Fonu (RDIF) CEO’su Kirill Dmitriev, bu anlaşmanın Türkiye ve Rusya arasındaki ilişkilerin gelişmesine ivme kazandıracağını belirterek, “RDIF, Türkiye Varlık Fonu’yla kuruluşundan bu yana yakın temas halinde. Yatırım süreçlerindeki ortak yaklaşım sayesinde, ekonomik işbirliğinin gelişmesini teşvik edilecek ve daha etkili olmasını sağlanacaktır. RDIF ve TVF, potansiyel ortak yatırım projeleri hakkında görüşmelere başlamış bulunmaktadır “dedi.

  • AK Parti’li Şahin Tin’den ahilik fonu açıklaması

    AK Parti Denizli Milletvekili Şahin Tin, sanayi bölgesini ziyaret ederek; esnaf, sanayici ve çalışanlarla sohbet edip gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

    Sanayi bölgesindeki esnaflarla bir araya gelen AK Parti Denizli Milletvekili Şahin Tin, Anayasa değişikliği ve ekonomide yaşanan gelişmelere dönük değerlendirmelerde bulundu. Burada esnaflarla sohbet eden Tin, Türkiye’nin özellikle son dönemde ağır ve zorlu bir kavşaktan geçtiğini kaydetti. Türkiye’ye sadece terör örgütleri üzerinden saldırı yapılmadığına dikkat çeken Tin, Türkiye’nin son zamanlarda ekonomik bunalımın içine çekilmek istendiğini de ifade etti.

    Dünya genelinde ekonomik bir durgunluğun yaşandığını ifade eden Tin, ekonomik gelişmelere yönelik tüm tedbirlerin hükümet olarak uygulandığını kaydetti. Esnaflara yönelik verilecek ahilik fonunda belli bir aşamaya gelindiğini belirten Tin, “Türkiye kalıpların arasına sıkışmış bir ülke olmaktan çıkmıştır. Esnaf ve sanayicilerimizin sıkıntılarını ortadan kaldırmak için kalıcı tedbirler alıyoruz. KOBİ’lere 30 ile 50 bin lira arasında bir yıl ödemesiz, faizsiz 3 yıl vadeli kredi verilmesine dönük karar alındı. Müracaat eden ve şartları taşıyan küçük esnaf ve sanatkar bu imkandan faydalanabilecekler. Bilindiği gibi 2017 yılının ilk 3 ayının sigorta primlerinin, yılın son 3 ayına ertelenmesi ile belediyelerden yapılan kesintilerin yapılmaması yürürlüğe girdi. Esnaflarımız için yeni bir güç sağlayacak adım olan ahilik fonu uygulamasının çalışmalarında belli bir noktaya ulaşıldı. Kısa sürede mecliste yapılacak olan görüşmelerin ardından yasalaşarak uygulamaya konulacak. Ar-Ge desteklerinin önü yasal düzenlemeyle açılmış oldu” diye konuştu.

  • Metin Feyzioğlu’ndan “Varlık Fonu” değerlendirmesi

    Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, bazı şirketlerin Varlık Fonuna devredilmesini eleştirdi.

    Aydın Barosu tarafından düzenlenen Anayasa Değişikliği Ve Başkanlık Sistemini Tartışıyoruz” konulu panele katılmak üzere kente gelen TBB Başkanı Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, gündemle ilgili olarak değerlendirmelerde bulundu. Aydın Baro Başkanı Av. Gökhan Bozkurt ve konuk baro başkanlarının eşlik ettiği Feyzioğlu, Varlık Fonuna devir işlemlerini eleştirerek, “Varlık Fonuna devir tam da bu anayasa değişikliğiyle ne olacağının habercisi değil aslında ta kendisidir. Milletin alın terinin ürünü olan o servet biz özel hukuk tüzel kişisine teslim ediliyor. Devri yapılan tüm değerler milletindir” dedi.

    Feyzioğlu, Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini de eleştirdi ve değişikliğin Türkiye’nin hayrına olmayacağını iddia etti. Feyzioğlu, belirledikleri “Hayırda umut var” sloganını tekrar ettikten sonra katılımcılarla birlikte üzerinde ‘Hayır’ yazılı bardaktan su içerken poz verdi.

  • Prof. Dr. Güneri Akalın: “Varlık Fonu’ manipülasyonlara karşı koruma olabilir”

    Birçok devlet kuruluşunun devredildiği Varlık Fonu’nu değerlendiren İstanbul Aydın Üniversitesi (İAÜ) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Güneri Akalın, Varlık Fonu’nun yabancı kaynaklı ekonomik manipülasyonlara karşı koruma fonksiyonu olarak görebileceğini belirtti.

    Son günlerde ekonomi gündemini meşgul eden Varlık Fonu’nun amacı, kapsamı, yapacağı olası icraatlar halen tartışılıyor. Son olarak PTT, THY, BİST, ÇAYKUR ve BOTAŞ gibi birçok önemli kamu iktisadi teşebbüsünün (KİT) de devredildiği Varlık Fonu’na akademik bir bakış açısı getiren İstanbul Aydın Üniversitesi (İAÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Güneri Akalın, Varlık Fonu’nun özellikle yabancı kaynaklı ekonomik manipülasyonlara karşı koruma fonksiyonu görebileceğini belirtti.

    Mega projeler Fon’dan finanse edilecek

    Varlık Fonu’nun devlet tarafından, başta 3’üncü Havalimanı, Gelibolu 1915 Köprüsü, Yüksek Hızlı Tren (YHT) hatları gibi büyük ölçekli projeleri finanse etmek için kurulduğunu anımsatan Prof. Dr. Akalın, “Bugün bakıldığında Türkiye’de bir tasarruf açığı sorunu var. Varlık Fonu’nun kurulması bu sorunun üstesinden gelmeyi de amaçlıyor. Fon’a devredilen KİT’ler bütçe dışına alınarak bu kuruluşların getirdiği kârla mega projelerin tek elden finanse edilebilmesi ve KİT’lerin tek bir çatı altında toplanması da düşünülüyor olabilir” dedi.

    “Senet ihracıyla gelir üretebilir”

    Fon’un çalışma sisteminin ve yapacaklarının henüz netleşmediğine dikkat çeken Prof. Dr. Akalın, “Bu fon vasıtasıyla gelir ve kâr ortaklığı senetleri veya hisse senetleri çıkarılarak halka, özel sektöre ve yurt dışına satılarak gelir kalemleri yaratılmaya çalışılıyor da olabilir. Bundan başka, faiz geliri elde etmek istemeyen muhafazakâr kesimin yastık altında tuttuğu mevduat ve altın gibi enstrümanlarının yine bu tip senet satışıyla veya sukuk gibi enstrümanlarla ekonomiye kazandırılarak kaynak yaratma çabası da olabilir. Zira başarısız olan katılım bankalarından sonra bu kesime hitap edebilecek bir yatırım aracı pek yok. Ayrıca, fona aktarılan bazı KİT’lerin zarar ettiğini göz önünde bulundurursak, bu KİT’lerin, özelleştirilmeden önce tekrar kâr elde eden şirketler haline getirilmesi, ardından da bunların özelleştirilmesinden elde edilecek gelirle yine büyük projelerin finanse edilmesi hedefleniyor olabilir” ifadelerini kullandı.

    “Petrol zengini ülkelerde sık görülüyor”

    Varlık Fonu’ benzeri kuruluşların daha çok bütçe fazlası veren ülkelerde olduğuna, Türkiye gibi bütçe açığı sorunu yaşayan bir ülkede bu gibi bir oluşumun anlamsız olduğuna dair yaklaşımlara da kısmen katıldığını ifade eden Prof. Dr. Akalın, “Bir ülkede bütçe açığı sorunu varsa orada tasarruf açığı sorunu var demektir. Nitekim tasarruf açığının bir ayağı bütçe açığı ise bir ayağı da özel sektör yatırım ve tasarruf açığıdır. Varlık Fonu’na benzer oluşumlar, özellikle petrol zengini diyebileceğimiz ülkelerde görülüyor. Bundaki amaç da petrolün getirdiği kaynağın daha sonraki nesiller tarafından da kullanılabilmesidir. Yani petrol gelirleriyle fonda biriken meblağ, petrol bittikten sonra gelecek nesillerin yine belli bir refah düzeyinde yaşaması amacıyla kullanılır” açıklamalarında bulundu.

    “Erbakan’ın ‘kamu bankaları havuzu’ sistemine benziyor”

    Prof. Dr. Akalın, Türkiye’de geçmişte Varlık Fonu’na benzer uygulamaların olup olmadığı konusunda ise şunları söyledi: “Varlık Fonu’nu geçmiş dönemlerde eski Başbakanlardan Necmettin Erbakan’ın düşündüğü ‘kamu bankaları havuzu’ sistemine benzetebiliriz. Ancak 80’li yıllarda ANAP hükümetlerinin kurduğu fonlarla ilişkisi ise sadece isminin fon olmasından kaynaklanıyor. ANAP döneminde geliştirilen fonlar, özel konularla ilgiliydi. Savunma Sanayii Fonu, Konut Fonu gibi Şimdiyse devletin bütün büyük yatırımları Varlık Fonu’ndan karşılanacak. Tabii bu fona alınan KİT’lerin kârlılıkları ne düzeyde olacak, ne kadar yatırımlar yapacaklar, kâr ortaklığı senedi ihraç edecek mi, sukuk veya başka değerli kâğıtlar çıkaracak mı, bunları şimdiden öngörmek biraz zor. Dolayısıyla zaman içinde Varlık Fonu’nun işleyişini gördükçe her şeyi daha net gözlemleyeceğiz”

    Manipülasyonları engellemek için mi?

    Borsa İstanbul’un da Varlık Fonu’na devredilmesinin dikkat çekici olduğunu kaydeden Prof. Dr. Akalın, “Bilindiği üzere Türkiye’de gerçekleştirilen ekonomik manipülasyonların en önemli kaynaklarından biri borsa idi. Yabancı kaynaklar belli dönemlerde hızla borsaya girip, belli dönemlerde hızla çıkarak ekonomide dalgalanmalara sebep olmaktalardı. BİST’in Varlık Fonu’na devredilmesiyle bu gibi art niyetli hamle ve manipülatif hareketlere engel olunmasının amaçlanması da kuvvetle muhtemeldir. Varlık Fonu’nun bu gibi alanlarda bir çeşit koruma mekanizması olarak işlev görmesinin amaçlanıyor olması da ihtimal dâhilinde” şeklinde konuştu.

  • CHP’li Öztrak’dan Varlık Fonu eleştirisi

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak, Varlık Fonu’nu eleştirerek, “Bunun sonu Düyun-u Umumiye’dir” dedi.

    TBMM’de basın toplantısı düzenleyen Öztrak, Varlık Fonu’nu eleştirdi. Öztrak, Bakanlar Kurulu kararı ile milyarlarca doları bulan kamu varlığının Varlık Fonu’na devredilmesini eleştirerek, “Evde dededen kalma son gümüşler de hükümetin bütçe disiplini ve Sayıştay denetimi dışında tutularak ve Hazine ilkesine açıkça aykırı olarak kurulan, Hazine’ye, hassaya yani özel Hazine’ye, diğer adıyla Varlık Fonu’na devredildi. 2001 krizinden sonra en kritik noktalardan birisi de Hazine birliğini sağlamaktı, çünkü krizin nedenlerinden bir tanesi Hazine’nin dışında birçok fonun borçlanma ve harcamayı aşma yetkisine sahip olmasıydı. Yeniden Hazine birliği ihlal edilerek, hem de diğerlerine oranla çok büyük bir fon getiriliyor” dedi.

    Yeni dış borçlar alınmaya çalışılacağını söyleyen Öztrak, “Bir sabah uyandığınızda ilk Osmanlı anayasası Kanuni Esasiye’yi hazırlayan Mithat Paşa’nın kurduğu Ziraat Bankasının, milli petrol arama şirketi Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığının ve diğer kuruluşlarının sahip olduğu imtiyazlarla birlikte yabancılara kaptırıldığını göreceğiz. Osmanlı’yı çökerten zihniyet buydu. Bunun sonu Düyun-u Umumiye’dir. Başka ülkeler varlık fonlarını sahip oldukları doğal zenginliklerden elde edilen gelir fazlasını değerlendirip, gelecek kuşaklara aktarmak için kuruyor” ifadelerini kullandı.

    Hükümetin FETÖ ile mücadeleyi bıraktığını da iddia eden Öztrak, “Kamu varlıklarını, kaynaklarını Varlık Fonu’na devretmenin önünü açan Kanun Hükmünde Kararnameler, OHAL’in nasıl bir gereğidir? Anayasayı ihlal ederek yapılan bu düzenlemeler yok hükmündedir. Bu KHK’lara dayanarak yapılacak tasarrufların mali sonuçları, o tasarrufların altında imzaları olanları bağlar” şeklinde konuştu.