Etiket: Fiyatlarında

  • “Yurt fiyatlarında geçen yılın tarifesini uygulayacağız”

    Üniversitelere yerleşme dönemine kısa bir süre kala öğrenci yurtları da fiyat uygulamalarını düzenliyor. Yücel Tüfekçioğlu, “Öğrencilerimiz için Tüfekçioğlu Kız Öğrenci Yurdu olarak 2018-2019 dönemi kayıtlarını 2017 fiyatlarından gerçekleştireceğiz” dedi.

    Ankara’da aile şirketi olarak 1965 yılından bu yana inşaat, eğitim ve mobilya sektörlerinde faaliyet gösteren Tüfekçioğlu Grup, eğitime destek vermek amacıyla yurt fiyatlarıyla ilgili düzenlemeye gittiğini duyurdu. Açıklamada konuyla ilgili bilgi veren Tüfekçioğlu Yönetim Kurulu Başkanı Yücel Tüfekçioğlu, Tüfekçioğlu Kız Yurtları’nda Ağustos ayı içerisinde yapılan tüm kayıtlarda 2017 fiyatlarından yararlanma fırsatı sunacaklarını belirtti.

    “Gençler ülkemizin geleceği, bu nedenle de onların eğitim hayatlarına katkıda bulunacağız”

    Tüfekçioğlu, “Ankara’ya okumak için gelen Türkiye’nin geleceği gençlerimizin ev sıcaklığında konforlu bir alanda yaşamlarını sürdürmeleri için 5 yıldızlı otel konforunda hizmet verme anlayışı ile yola çıktık. 2001 yılından bu yana Ankara’nın ilk 5 yıldızlı otel konforunda 165 kişi kapasiteli Tüfekçioğlu Cebeci ve 145 kişi kapasiteli Kurtuluş şubesi olmak üzere iki ayrı yüksek öğrenim kız öğrenci yurdumuzla hizmet vermeye devam ediyoruz. Tek kişilik, iki kişilik ve üç kişilik oda imkanlarının sunulduğu yurtlarımızda bu yıl, geçen yılın fiyatlarıyla kayıt imkanı sunduk. Gençler ülkemizin geleceği, bu nedenle de onların eğitim hayatlarına katkıda bulunmayı kendimize görev edindik. Ailelerinden uzakta kalsalar da eğitim öğrenim hayatları boyunca biz onların ailesi olup onlara sahip çıkacağız” dedi.

  • Mersin, kereste fiyatlarında avantaj elde etme hedefinde

    Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) 34 No’lu Komite Başkanı Mehmet Ali Güldağ, ağaç ve orman ürünleri sektöründeki hammadde sıkıntısını çözmek adına önümüzdeki süreçte bir dizi çalışma başlatacaklarını belirterek, yapacakları araştırmalardan istedikleri sonucu alabilmeleri halinde hem fiyatları aşağı çekmeyi hem de Mersin’i kereste hammadde temin merkezine dönüştürmeyi hedeflediklerini söyledi.

    MTSO 34 No’lu Ağaç ve Orman Ürünleri Meslek Komitesi Başkanı Mehmet Ali Güldağ, sektör sorunlarına dikkat çekerek, bu sorunlara çözüm üretmek adına komitenin planladığı çalışmalar hakkında bilgi verdi. İlk olarak hammadde fiyatlarına değinen Güldağ, Türkiye’deki ormanların korunması adına yürütülen çalışmalar nedeniyle hammadde fiyatlarının arttığını anlattı. Bu korumalara paralel yükselen hammadde fiyatlarını rekabetçi bir noktaya indirebilmek adına sektör temsilcilerinin yeni kaynaklar araştırdığını vurgulayan Güldağ, özellikle Kolombiya, Estonya ve Litvanya’da çalışmalar yürüttüklerini söyledi. Son yıllarda Kolombiya, Estonya ve Litvanya’dan Türkiye’nin 3’te 1’i fiyatına tropikal ağaç ithal edildiğini tespit ettiklerini bildiren Güldağ, “Komitemiz ilk olarak son 5 yılda yapılan bir ve ikinci sınıf iğneli ve iğnesiz yapraklı ağaçlardan mamul kereste ithalat fiyatlarını araştıracak. Bunun için Odamızın desteğiyle çalışmaya başladık. GTİP numaralarına bakarak ihtiyacımız olan bazı cins kerestelerin Türkiye’ye maliyetini saptayıp uygun fiyatlarla sektörle buluşturulması adına çalışıyoruz” dedi.

    Kolombiya, Estonya ve Litvanya’da mevcut durumda kullandıkları ağaçların muadil cinslerine rastladıklarına da dikkat çeken Güldağ, “Bu ürünlerin mevcut durumda GTİP numaraları belli değil. Yapacağımız çalışma ile bu ağaç türlerinin ihracatının önünü açıp bir GTİP numarası belirleyip getirebilmemiz halinde bu ürünlerin Türkiye’deki tek ithalatçısı bölgemiz olur. Uygun şartları sağlayabilmemiz halinde limanımıza bağlı lojistik gücümüzü de kullanarak oldukça uygun fiyatlarla hammadde temin edip tüm Türkiye’ye bu ürünü satabiliriz. Bu sayede Mersin’i kereste hammaddesinin merkezi haline getirebiliriz.Sapladığımız yeni ağaç türlerinin Latince karşılıkları ve Türkiye’deki karşılıklarını bulmak adına çalışıyoruz. Böyle bir çalışmayı bireysel ithalatçıların yürütebilmesi mümkün değil. Bu noktada Oda’nın desteği çok önemli. Hep birlikte bölgemizi kerestecilikte güçlendirebiliriz” ifadelerini kullandı.

    Ülkedeki hammadde sıkıntısı nedeniyle Türkiye’nin yakın çevresindeki ormanlara yöneldiklerini ancak bu ormanların da tükenmeye başladığını dile getiren Güldağ, “Mevcut durumdaki işletmelerimizin ürün sertifikalarının altyapısı içinde bulunduğumuz enlem ve boylamda yetişen ağaçlar üzerine kurulu. Bu nedenle bölgemizde yetişen kerestelerin kullanımı önem taşıyor. Ancak yakın coğrafyadaki hammaddede sıkıntı yaşanması nedeniyle farklı enlem ve boylamlardan alım yapılması zorunlu hale geldi. Bir yandan uygun fiyat araştırmamız devam ederken diğer yandan da mevcut sertifikalarımızla uyum gösterebilecek yeni ürünlerin araştırmasını sürdürüyoruz. Sektörümüz bölgemizde faaliyetini dağınık olarak sürdürüyor. Farklı yerleşim alanlarının yanı sıra sokak, mahalle, sanayi bölgesi ve OSB gibi ayrı yapıların içinde üretim yapmaya çalışıyor. Gerek MTSO gerekse Marangozlar Odası’na kayıtlı toplamda bin 500’e yakın sektör temsilcisi bulunmakta. Yeni teknolojilerle müteahhitlerin de yüzde 80’inin mobilyalarını kendi apartmanlarının altında yaptığı düşünülürse bu sayı 3 bine yaklaşıyor. Kent nüfusunun 1 milyon 200 bin dolayında olduğunu düşünürsek her 400 kişiden birisinin bu sektörde vergi levhası sahibi olduğu, her bir sektör temsilcisinin yanında en az 5 kişi çalıştığı düşünülürse her 80 kişiden birisinin bu sektörle teması bulunduğu söylenebilir. Ankara’da 1960’lı yallarda Ankara Belediyesi tarafından bu potansiyel görülerek çok daha az sayıda sektör temsilcisi bulunmasına rağmen Siteler adı altında mobilyacılar sitesi kuruldu ve bugün Türkiye’de marka haline geldi. Sanırım bu veriler Mersin’in de bu alanda bir branş sitesine ivedilikle ihtiyaç duyduğunu gözler önüne sermektedir. Komite olarak üzerinde duracağımız en önemli ikinci konu budur. Sektörel sanayi sitesi kurulabilmesi adına lobi çalışmalarına ağırlık vermek” şeklinde konuştu.

    Sektör çalışanlarını da değerlendiren Güldağ, sektörün kapasitesinin çok yüksek olduğunu belirterek, en sevindirici özellik olarak ise büyük kapasiteli işler geldiğinde tüm sektör temsilcilerinin birleşip birlikte hareket edebilmesini gösterdi. Yeni iş alımları için birebir temas kurulmasının büyük önem taşıdığını da vurgulayan Güldağ, sektör temsilcileriyle birlikte katılabildikleri kadar çok sayıda fuara katılmak istediklerini de anlattı.

  • Et fiyatlarında ‘fırsat bayramı’

    Kasaplar, Ramazan Bayramı öncesi kırmızı et fiyatlarının ideal seviyelerde olduğunu ancak Kurban Bayramı yaklaştıkça fiyatların yükselmesini beklediklerini dile getirdi.

    Et fiyatlarında dönem dönem yaşanan dalgalanmalar 1 aydır son buldu. Etin kilogram fiyatının uzun süredir zamlanmadığını belirten kasaplar, buna ek olarak Kurban Bayramı’nda kırmızı ete olan talebin fiyatları arttırabileceğini dile getirdi.

    Eskişehir’de uzun yıllardır kasaplık yapan Ferhat Çölük, Ramazan Bayramı öncesinde et fiyatlarında herhangi bir hareketliliğin olmadığını aktararak, “Fiyatlar şu an en ideal seviyelerde. Yaklaşık 1 aydır falan ciddi bir fiyat artışı söz konusu değil. Vatandaşlarımız da bu durumdan memnun. Bir ara ciddi bir dalgalanma mevcuttu ancak şu anda rayına oturdu diyebiliriz. Öte yandan Kurban Bayramı da yaklaşıyor. Ramazan Bayramı sonrasında et fiyatlarında artış başlayacaktır diye düşünüyorum. Kurban Bayramı sebebiyle talep fazla oluyor bildiğiniz gibi. Bu da tabii ki fiyatlara yansır. Et fiyatlarında şu süreci fırsat dönemi olarak değerlendirebiliriz” ifadelerini kullandı.

  • Tavuk eti fiyatlarında yüzde 20 ile yüzde 50 arasında artış

    Yaz ayları ve Ramazan ayı ile birlikte artan talebe paralel olarak tavuk eti fiyatlarda yüzde 20 ile 50 oranında artış yaşandı.

    Bu fiyat artışının, Türkiye’nin beyaz et üretiminin yüzde 75’inin karşılandığı Sakarya, Düzce, Bolu, Kocaeli ve Bilecik’teki entegre tesisleri için hayvan üreticilerinin üretimi bir süre ara verme kararıyla ilgili olmadığı belirtiliyor. Bu fiyat artışının yaz aylarında tavuğa olan talep yüzünden yaşandığını anlatan tavuk satıcısı Sezgin Yıldız, geçen ay ile bu ay arasında yüzde 20 veya 50 oranında fiyat artışı yaşandığı söylediği. Bu fiyat artışın Sakarya, Düzce, Bolu, Kocaeli ve Bilecik’teki entegre tesislerinde üretimin durdurma kararı ile bir alakası olmadığı sözlerine ekleyen Yıldız konuşmasına şöyle devam etti;

    “Piknik sezonunun açılmasıyla ve Ramazan ayının gelmesiyle kanat, pirzola gibi mangal ürünlerdeki artışlar yüzde 50’lere varan artış gözlendi. Kısa süre öncesine kadar kilosu 12 lira seviyesinde seyreden tavuk kanadının kilosu bir anda 18 liraya yükseldi. Bu artışların nedeni ise, yaz aylarında artan tavuk talebe paralel fiyatlarda yükseliş oluyor. Yani arz talep meselesi. Çünkü her yıl yaz aylarında vatandaşların tavuğa talebi yüksek olunca üretici ihtiyacına karşılık verilemiyor. Araştırmalara göre Türkiye’de yıllık kişi başına tavuk tüketim oranı 25 kilo imiş. Mangal sezonunda tavuk eti tüketiminde artış yaşanıyor. Bu da fiyatlara yansıyor. Kanat eski fiyatı 12 yeni fiyatı 18 TL, bütün tavuk eski 5,75, yeni fiyatı 6 lira 85 kuruş, tavuk pirzola eski fiyatı 9.50 yeni fiyatı 14 lira 50 kuruş, tavuk göğüs eski fiyatı 9.75 yeni fiyatı ise, 14 lira 75 kuruşa satılıyor” dedi.

  • Özkan, “Ramazan’da Bartın’da et fiyatlarında zam yok”

    Bartın Bakkallar ve Bayiler Odası Başkanı Barış Özkan, 11 Ayın Sultanı Ramazan’a bir gün kala Bartın halkına müjdeli bir haber vererek “Ramazan öncesinde ve Ramazan boyunca Bartın’da et fiyatlarına da zam yok” dedi.

    Bartın Bakkallar ve Bayiler Odası Başkanı Barış Özkan, konuyla ilgili olarak yaptığı basın açıklamasında şunları söyledi:

    “Biliyorsunuz her ramazan öncesi pide, ekmek, et fiyatlarına zam süreci yaşanır. Bu yılki süreçte ama güzel şeyler oluyor. Sağolsun esnaf arkadaşlarımızın bu konuda ciddi anlamda hassasiyeti var. Daha öncede konuşmuştuk. Biz bu süreçleri yaşarken zamları yaparken değerlendirirken hem halkımızın talepleri üzerine hem halkımızın alımları üzerine ekonomi üzerine bu çalışmaları yapıyoruz. Daha öncesinde pide ile olan süreci sizlerle paylaşmıştık. Bu sene Ramazan ayı içerisinde ekmeğe zam yok. Pide ise geçen seneki tarifeden devam edecek. Biliyorsunuz her Ramazan öncesi ete de ciddi anlamda zam gelirdi. Bununla ilgili de bu sene kasap ve marketçi arkadaşlarla görüşmelerimiz oldu. Tabi bu süreçte TSO Başkanımız Halil Balık ile de çok ciddi anlamda görüşmelerimiz oldu. Onların da bu sürece çok ciddi katkıları oldu ve onlarla yapmış olduğumuz bu çalışmalar doğrultusunda zam yapılmaması kararı alındı. Esnaf arkadaşlarımız bu sene sağ olsunlar besicilerin çok ciddi anlamda zam yapmasına rağmen ki şu anda besi daha önceden Kafkas etin kesimi 28 liraydı şu anda 31-32 liradan kesim var. Yani ciddi anlamda besiciler zam yaptı. Ama besicilerin yapmış olduğu zamma karşılık esnaf ve kasap arkadaşlarımız bu sene Ramazan ayı içerisinde zam yapmama kararı aldık. Vatandaşımızın alım gücünü düşünerek piyasadaki ekonomik sıkıntıları biliyorsunuz şartlar çok rahat değil. Bu anlamda esnaf ve kasap arkadaşlarımız halkımızı düşünerek çok ciddi anlamda fedakârlık yaptılar. Çünkü besicilerin yapmış olduğu 31-32 liralık kesim ciddi anlamda kasapları zorlayan bir süreç. Kar marjlarını ciddi anlamda düşüren bir süreç. Şu anda mesela Çaycuma kıymayı 44 lira yaptı. Çaycuma zammı koydu mesela ama Bartın’daki süreç bu sene Ramazan ayı içerisinde zamlı olmayacak. Ete zam yapmıyoruz. Bunu halkımızla paylaşmak istiyoruz. Yine aynı şekilde zamsız tarifeler devam edecek. Pide aynı şekilde satışa devam edecek. Yine fırıncı arkadaşlarımızdan istenen bir şey var. Mesela yumurtalı pide gibi özel pidelerin fiyatları tarifelerde yazmıyor. Bunlar tarifeye girmediği için fiyatları değişiyor. Bu özel pidelerde bir 50 kuruşluk oynama süreci oluyor. Özetle Ramazanda ete zam, pideye zam yok. Bu kararı Bartın TSO ile beraber aldık. Bu açıklamayı da iki kurum adına yapıyoruz. Bartın’daki esnaf arkadaşlarımız bu konuda ciddi bir fedakârlık yaptılar. Onlara teşekkür ediyoruz.”

    Bu süreçte Bartın halkının yerel esnafa destek olmasını isteyen Bakkallar ve Bayiler Odası Başkanı Özkan, son olarak da “Biz de bu süreçte halkımızdan şunu rica ediyoruz. Yereldeki esnafımıza sahip çıkılsın. Etimizi kasabımızdan marketimizden bilindik yerlerde alalım. Yereldeki esnafımız hareketlensin. Halkımız yerelden alışveriş yaparsa bizleri çok memnun ederler. Ekonomiye can verirler. Esnafın ayakta kalması gerekiyor. Halkımızdan bu süreçte destek bekliyoruz” dedi.