Etiket: fiyatları

  • Dünyaca Ünlü Sultandağı Kirazında Bu Yıl Rekolte Yükseldi, Satış Fiyatları Düştü

    Türkiye’nin önemli kiraz üretimi merkezleri arasından gösterilen Afyonkarahisar’ın Sultandağı ilçesindeki kiraz üreticileri, her yıl olduğu gibi bu yıl da kiraz alım fiyatlarının düşük olmasından der yakınarak, kirazın rekoltesinin yüksek olmasına rağmen para kazanamadıklarını belirttiler.

    İlçede üretilen ve İngiltere Kraliyet ailesinin dahi sofrasına giden TADİKİ marka Sultandağı kirazının üretimini gerçekleştiren çiftçiler her yıl olduğu gibi bu yıl da ihracatlık kirazın alım fiyatlarından şikayet ederek bu durumun bir an önce düzeltilmesi gerektiğini ifade ettiler. Tarlada üretilen kirazın satışa geldiği zaman toptancılar tarafından çok düşük fiyatlardan alındığını ifade eden üreticiler, kimsenin üreticiyi düşünmediğini öne sürdüler. Üretilen kirazın maliyetini kimsenin düşünmediğini dile getiren üreticiler, gübre, ilaç, işçi ve diğer giderlerden dolayı üreticinin para kazanamadığını kaydettiler.

    Toptancılardan şikayetçi olan üreticiler, toptancıların oluşturdukları sistem ile tekelleştiklerini ve sayıları 10’nu dahi bulmayan toptancıların belirledikleri fiyatın dışında satış yapamadıklarından dert yakındılar.

    KİRAZDA BU YIL ÜRETİM BEKLENTİSİ 25-30 BİN ARASI

    Sultandağı Tarım Kredi Kooperatifi Müdürü Gazi Savaş, ilçede üretimi gerçekleştirilen kirazın rekoltesi ve durumu hakkında bilgiler vererek şunları söyledi:

    “Bu yıl Sultandağı bölgesinde kira rekoltesi oldukça yüksek. Geçen yıla göre verim yüksek fakat istenilen kalibreyi (kirazın boyutu) çiftçimiz elde edemedi. Rekolte yönünden artış var ama ihracatlık kirazımız bu yıl biraz daha düşük bu bölgede. Geçtiğimiz yıl doğal afetlerden dolayı nisan, mayıs ve haziran aylarındaki yağıştan dolayı düşük verim oldu. Bu yıl verim oldukça yüksek geçen yıla göre bu sene kirazda üretim beklentimiz 20-30 bin ton arası. Bunun bir kısmı ihracata gidecek. Sultandağı bölgemiz Türkiye genelinde ihracatlık kirazın yüzde 8-10’luk bir kısmını tek başına karşılayan bir bölge. Avrupa olsun, Rusya olsun, Irak olsun bu tür pazarlarda kirazımız oldukça rağbet görüyor.”

    İHRACATLIK KİRAZ 2,5-3 TL ARASINDA TOPLANIYOR

    İhracatlık kiraz alım fiyatının bu yıl oldukça düştüğünü de sözlerine ekleyen Savaş, “İhracatlık kirazın alımı sezonun başında tabi biraz yüksek açılıyor. Bu yıl kilogramda alım fiyatı 6 TL’de açıldı. Ancak sezon ilerledikçe fiyatlar taban yapıyor yani burada şu anda 2,5-3 TL civarında. Bölgemiz bu yıl üretilecek kirazların yüzde 10’nu ihracata gider. Geçen sene biraz daha düşüktü ihracatlık yüzde 5 civarındaydı” diye konuştu.

    ÜRETİCİ BÖLGEYE LABORATUVAR VE GÜMRÜKLEME MERKEZİ İSTİYOR

    Öte yandan, laboratuvar ve gümrükleme merkezi olmadığı için ilçede üretimi gerçekleştirilen kirazın toplanarak ihraç edilmek üzere Bursa ve Manisa gibi kentlere gönderildiği ve ihracatın başka illerden yapıldığı için Afyonkarahisar envanterinde görünmediğini belirtildi. Buna da bir çözüm bulunması gerektiğini aktaran kiraz üreticileri bir birlik çatısı altında üreticilerin bir araya getirilmesi gerektiğini söylediler.

  • Altın Fiyatları Gelin Ve Damadı Vurdu

    Antalya Kuyumcular ve Sanatkarlar Odası (AKESO) Başkanı Ferda Erdem, altının gramının yükselmesinden dolayı Antalya’daki düğünlerin Kurban Bayramı sonrasına ertelendiğini ifade ederek, “Suriye başta olmak üzere diğer ülkelerde yaşanan gerilim daha da devam ederse altının gramı 150 TL’yi bulur. Turizmde yaşanan yüzde 70-80 oranındaki kayıp aynı oranda bizi de etkiledi. Bizim şuanda kuyumcu sektörü olarak turizmden gelirimiz sıfırdır” dedi.

    Antalya Kuyumcular ve Sanatkarlar Odası Başkanı Ferda Erdem, altının ons fiyatının 1.290 dolar seyrine çıkması ile Kapalıçarşı’da altının gramının 120 liraya yükselmesini değerlendirdi. Yaşanan artışın hem iyi hem de kötü yanı olduğunu kaydeden Erdem, “İyi tarafından baktığımız zaman daha önce altına yatırım yapanların kazandığını görüyoruz. Kötü tarafından baktığımız zaman ise kuyumcuda iş yok. Satmak isteyen biraz daha fiyatlar yükselir diye bekliyor, almak isteyen ise biraz daha düşer diye bekliyor. Altın fiyatlarının bu kadar ani yükselmesi düğünleri erteletti. Ramazan öncesi olacak olan düğünler, Kurban Bayramı sonrasına kaldı. Umarım Kurban sonrası fiyatlar normalleşir de herkes düğününü yapar” diye konuştu.

    “GERİLİM DEVAM EDERSE ALTIN 150 TL’Yİ BULUR”

    Altının uzun vadede bir yatırım olduğunu aktaran Erdem, “Bu fiyatların düşmesi konusunda şuanda hiçbir şey söyleyemeyiz. Altın 3 adım çıkarsa, 1 adım geriye gelir. Belki belli zamanlarda durağan olabilir, ama ondan sonra 2 senede vermediğini bir salisede verir. Eğer dünyada şuanda yaşanan terör olayları artmaya devam ederse, karışıklıklar, ülkelerin birbirleri ile olan çekişmeleri, Rusya krizi devam ederse, Amerika’nın bu olaylara bakışı bunların hepsi birbirine bağlı, Suriye’de yaşanan iç savaşta gerilim daha da devam ederse altın 150 TL’yi bulur. Ama tam tersi bunlar normalleşirse, bu fiyatlar da aşağı yukarı 110-120 seviyelerinde seyredeceğinin kanaatindeyiz” şeklinde konuştu.

    “DİNAMİT ATILMIŞ GİBİ BOMBOŞ OLDUĞUNU GÖRÜYORUZ”

    Yaşanan karışıklıkların devam etmesi durumunda altının gramının bir anda 130 lirayı görebileceğini belirten Erdem, “Bu yükseliş insanları çok büyük sıkıntıya sokar. Turizmde çok büyük sıkıntı var. Kuyumcu esnafımızın 2 ay sonra kira ödemeleri gelecek. Allah daha beterinden saklasın, gidişat sahillerimiz için çok kötü durumda. Turizm kaygan bir zemindir. Antalya’da çalışanların yüzde 90’ı otellerde çalışıyor. Turist gelmeyince bu insanları işten çıkarıyorlar. Biz en azından otellerimizin kapanmamasına dua ediyoruz. Oradaki kardeşlerimiz işsiz kalmasın. Rus turistlerdeki kayıp bizim pazarımızı ciddi oranda etkiledi. Şuanda yüzde 70-80 oranında turizmde daralma var. Turizm bölgesinde turistlerin gezme saatinde kimse yok. Dinamit atılmış gibi bomboş olduğunu görüyoruz. Olan da otelden çıkmıyor” dedi.

    “KUYUMCU SEKTÖRÜ OLARAK TURİZMDEN GELİRİMİZ SIFIR”

    Daha önce turizmde her şey dahilin yanlış olduğunu dile getirdiklerini belirten Erdem, “Başımıza ne geliyorsa her şey dahil sistemden geliyor. Siz kaliteli bir turiste hizmet vermiş olsaydınız bugün dünyanın her tarafından turist Antalya’ya gelirdi. Bir yere bağlanmak zorunda kalınmazdı. Gelen turistin kalitesi düştü. Kaliteli turist başka yerlere gitmeye başladı. Turist geliyor, otel, deniz, otobüs, otobüsten alışveriş merkezi, alışveriş merkezinden otele oradan da uçağına binip gidiyor. Bu para piyasaya dağılmıyor. Turist oranında yaşanan yüzde 70-80 oranındaki kayıp aynı oranda bizi de etkiledi. Bizim şuanda kuyumcu sektör olarak turizmden gelirimiz sıfırdır. Şuanda mağazaya ne turist geliyor ne de alışveriş ediyor. Antalya’ya bir otobüs dolusu turist gelse ne olur ki? Bizim sektör olarak şuanda turizmden bir beklentimiz yok. Beklentimiz şuanda sıfır. Biz şuanda turizmi unuttuk. Bizim bundan sonraki derdimiz yerli turizm olsun oteller kapanmasın, oradaki çalışanlarımız işsiz kalmasın” ifadelerini kaydetti.

  • Domates Fiyatları Dibi Gördü

    Marketlerde 1,5 ila 2 liraya satılan domatesinde kilosu, Muğla’da ihracatın azalması ve iç piyasada yaşanan ürün fazlalığı gibi etkenler nedeniyle 15 kuruşa düştü.

    Örtü altı sebze yetiştiriciliğinde Antalya’dan sonra önde gelen Fethiye ve Seydikemer ilçelerinde domatesin 15 kilogramlık kasası 1,5 liradan satışla salça fabrikalarına satılıyor. Domatesin kendilerine kilogramda 75 kuruş masrafı olduğunu, kendilerinin kasasını 1,5 liradan sattıklarını söyleyen domates üreticisi Bayram Toplatan, domatesin pazar ve marketlerde 1.5 liraya satılmasına tepki gösterdi.

    SERASINI SÖKÜP DAİRE YAPILMASI İÇİN FİRMAYA VERDİ

    Giderlerinin gelirden daha fazla olduğunu ve bankadan çektiği kredi borcunu ödeyemediğini belirten Toplatan, “Bu fiyat uçurumu nereden kaynaklanıyor? Sebze işi bizim için bitti. Borçlarımı kapatamadım. Serayı söktüm yerine daire yapılması için bir firmaya verdim. Yapılacak olan dairelerin birini satıp borçlarımı ödeyeceğim” diye konuştu.

    Rusya ile yaşanan krizin ardından pazarlarda bir kırılganlık olduğunu ifade eden Fethiye Yaş Sebze ve Meyve Komisyoncuları Derneği Başkanı Atabey Akgün ise, ihracatçıların yeni pazar arayışına girdiğini, bazı ihracatçıların farklı bölgeler üzerinden Rusya’ya ulaşmaya çalıştıklarını belirtti. Akgün, “Bu çalışmalarla firmaların da giderleri yükseldi. Araç başı yaklaşık 5 bin dolar giderler yükseldi. Üretimde de artış olunca ister istemez fiyatlarda kırılganlık yaşandı” diye konuştu.

    ORGANİZE SANAYİ KURULMALI

    Bölgede organize sanayinin eksikliğinden bahseden Akgün, organize sanayisinin kurulması halinde çiftçilerin rahat nefes alacağını kaydetti. Akgün, şöyle konuştu: “Üreticinin ürününü işleyebileceği küçük ve orta ölçekli sanayi işletmelerinin oluşması gerekiyor. Bu konuları gerekli kurumlara ilettik. İnşallah bunlar olursa çiftçiyi de rahatlatacak. Pazar daralmalarında da çiftçi kendi ürününü sahiplenebilecek. Fiyatlardaki bu kırılganlık önümüzdeki günlerde inşallah yükselişe geçecek”.

  • Ramazan’da Gıda Fiyatları

    Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, “Ramazan ayına sayılı günler kala market fiyatlarına baktığımızda; geçen ay sonuna göre 5 üründe fiyat değişimi görülmezken, 8 üründe azalma, 21 üründe ise fiyat artışı oldu. Üretici fiyatlarına baktığımızda ise; geçen ay sonuna göre 13 üründe fiyat değişimi görülmezken, 8 üründe azalma, 9 üründe ise fiyat artışı meydana geldi” dedi.

    Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Bayraktar, Ramazan ayı öncesinde gıda fiyatlarını değerlendirdi. Ramazan’da gıda fiyatlarında bir artış beklemediklerini kaydeden Bayraktar, “Geçen ay sonuna göre 5 üründe fiyat değişimi görülmezken, 8 üründe azalma, 21 üründe ise fiyat artışı oldu. Kuru fasulye, yeşil mercimek, yumurta, kuzu eti ve toz şeker fiyatında değişim görülmezken, fiyat düşüşü yüzde 32,02 oran ile en fazla domateste meydana geldi. Markette en fazla fiyat artışı ise yüzde 37,47 ile yeşil soğanda görüldü. Üretici fiyatlarına baktığımızda ise; geçen ay sonuna göre 13 üründe fiyat değişimi görülmezken, 8 üründe azalma, 9 üründe ise fiyat artışı meydana geldi. Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 32,53 oran ile yeşil soğanda görüldü. Yeşil soğandaki fiyat artışını yüzde 20,39 ile sivri biber, yüzde 7,33 ile limon, yüzde 5,33 ile yeşil fasulye, yüzde 4,28 ile iç fındık, yüzde 3,91 ile marul, yüzde 1,85 ile dana eti, yüzde 0,98 ile süt, yüzde 0,24 ile kuzu eti takip etti” açıklamasını yaptı.

    Geçen aya göre üretici ve marketlerde en fazla fiyatı düşen ürünün domates olduğuna dikkat çeken Bayraktar, “Fiyatı en fazla artan ürün ise yeşil soğan oldu. Rusya’nın ambargo kararı ve hava sıcaklıklarındaki yükselişle birlikte hasat edilen ürün miktarının artmasına bağlı olarak domates, salatalık, kabakta fiyat düşüşleri devam etti. Bu ürünlerin yanı sıra Rusya’nın aldığı ambargo kararının etkilerini gördüğümüz bir diğer ürün kuru soğan oldu. Kuru soğan ihracatında en önemli pazarlarımız Rusya ve Irak’tır. Rusya’ya yapılan soğan ihracatımızın yaklaşık yarısını yeni hasat edilen soğan oluşturmakta idi. Bu duruma komşu ülkelerde yaşanan karışıklıklar da eklenince kuru soğan fiyatları dibe vurdu. Geçen yıl aynı dönemde kuru soğanın kilogramını 43 kuruştan satan üreticilerimiz, bu yıl 20 kuruşa alıcı bulmakta zorlanmaktadır” diye konuştu.

    Patateste de üreticilerin sıkıntılarının devam ettiğini belirten Bayraktar, açıklamalarına şöyle devam etti:

    “Bu sezon hava sıcaklıklarının yüksek olması nedeniyle Adana’da patates hasadı 10-15 gün daha erken başladı. Nevşehir ve Niğde’de depolarda ürün olduğu dönemde bir taraftan yeni ürünün hasadının başlaması, komşu ülkelerde yaşanan siyasi karışıklıkların ihracatımızı olumsuz etkilemesiyle birlikte Mart ayı sonunda 38 kuruş olan patates fiyatları, Nisan sonunda 25 kuruşa indi. Nisan ayında Adana’da başlayan taze patates hasadına Mayıs ayında Reyhanlı ve Ödemiş de eklendi. Üreticilerimiz bu koşullar altında taze patatesi 25 kuruştan satmaya çalışmaktadır. Üretimde meydana gelen dalgalanmalar ve pazarlamada yaşanan sıkıntılar üreticiden tüketiciye tüm tarafları derinden etkilemektedir. Ekim ayından bu yana hava sıcaklıkları genel olarak mevsim normalleri üzerinde gerçekleşti. Yağışlar ise üretim döneminde normalin altında kaldı. Buğday ve arpa üretiminin gelişme döneminde istenen yağışların gerçekleşmemesi, 34 ilimizde kuraklık yaşanmasına yol açtı. Kuraklık yaşanan illerde, verim kaybı nedeniyle Türkiye buğday ve arpa rekoltelerinde azalma beklenmektedir.”

    Geçen yıl Ramazan ayı öncesi ile bu yıl ki market ve üretici fiyatları karşılaştırıldığında market raflarında fiyatı en çok artan ürünün sivri biber, fiyatı en çok düşen ürünün ise havuç olduğunu kaydeden Bayraktar, “Üreticide ise en fazla yeşil soğan fiyatında artış görüldü. Fiyatı en fazla düşen ürün ise üreticide patates oldu. Bu dönemde market fiyatlarında 17 üründe azalma, 19 üründe ise fiyat artışı meydana geldi. Markette en fazla fiyat düşüşü yüzde 48,67 ile havuçta görüldü. Bu yıl ve geçen yıl Ramazan ayı öncesi fiyatlarını karşılaştırdığımızda, üretici fiyatlarında 16 üründe azalma, 16 üründe ise fiyat artışı oldu. Üreticilerde en fazla fiyat düşüşü yüzde 74,49 ile patateste görüldü. Buna karşılık, fiyatı en fazla artan ürün yüzde 139,13 ile yeşil soğan oldu” dedi.

    Üreticilerin alın terinin karşılığını alamadığını ve Rusya’nın ambargo kararından en fazla etkilenen kesimin üreticiler olduğunu söyleyen Bayraktar sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Rusya’nın 1 Ocak 2016 tarihinde başlayan ambargosu, olgunlaşmanın hızlanması ve arzın artmasıyla birlikte Mart ayından itibaren fiyatları düşürmeye başladı. Nisan ayıyla derinleşen ambargonun etkileri önceki açıklamalarımızda vurguladığımız gibi Mayıs ayında da kendini hissettirdi. Üreticilerimiz her geçen gün daha da büyük kayba uğramaktadır. Kayısı, şeftalide erkenci çeşitlerle birlikte hasat başlamıştır. Önümüzdeki günlerde üzüm hasadı da başlayacaktır. 2015 yılında üzüm ihracatımızın yüzde 68,4’ü, şeftali ihracatımızın yüzde 66,7’si, kayısı ihracatımızın yüzde 56’sı Rusya’ya yapılmıştır. Bu rakamlara bakıldığında üreticilerimizin uğrayacağı kayıp ortadadır. Krizin başında söylediğimiz gibi Rusya, aldığı ve iki ülkeye de zarar veren kararlarını, olgun bir devlete yakışacak şekilde tekrar gözden geçirmeli ve ambargoyu kaldırmalıdır. Acilen gerekli tedbirler alınmalı, üreticimizin mağduriyeti giderilmeli, uğradığı kayıp mutlaka telafi edilmelidir. Beklentimiz sorunların en kısa sürede çözülmesidir. Endişemiz odur ki, talep artışının yoğunlaştığı Mübarek Ramazan ayında Rusya bahane edilerek üretici fiyatları daha da düşürülmemelidir. Sadece üreticilerimiz değil tüketicilerimizin de menfaatleri korunmalıdır.”

    Ramazan ayı öncesinde üretici ve market fiyatları arasındaki farkın en fazla yüzde 497,50 ile kuru soğanda görüldüğünü belirten Bayraktar, “Kuru soğandan sonra fiyat farkı sırasıyla patateste yüzde 433,07, salatalıkta yüzde 372,19, kuru incirde yüzde 322,38, elmada 320,02, karpuzda yüzde 300 oldu. Fiyat farkı pirinçte yüzde 140,44, baklagillerden nohutta yüzde 153,56, hayvansal ürünlerden sütte yüzde 238,19 oldu.

    Kuru soğan 6 kat, patates 5,3 kat, salatalıkta 4,7, kuru incir ve elma 4,2 kat, karpuz 4 kat, pirinçte 2,4 kat, baklagillerden nohutta 2,5 kat, süt 3,4 kat fazlaya tüketiciye satılmaktadır. Bugün üreticide 20 kuruş olan kuru soğan markette 1 lira 20 kuruşa, 25 kuruş olan patates 1 lira 33 kuruşa, 35 kuruş olan salatalık 1 lira 65 kuruşa, 7 lira olan kuru incir 29 lira 57 kuruşa, 68 kuruş olan elma 2 lira 86 kuruşa, 39 kuruş olan karpuz 1 lira 56 kuruşa, 2 lira 45 kuruş olan pirinç 5 lira 89 kuruşa, 2 lira 90 kuruş olan nohut 7 lira 35 kuruşa, 1 lira 3 kuruş olan süt 3 lira 48 kuruşa satılıyor” diye konuştu.

    Bu yıl Ramazan ayı boyunca kesimlik hayvan sayısında sıkıntı olmayacağını da sözlerine ekleyen Bayraktar, şöyle devam etti:

    Fiyatlarda artış beklentimiz yoktur. Fiyatların bu şartlarda mevcut seviyesini koruyacağını düşünüyoruz. Aksi değişimler spekülatif hareketlerin habercisi olacaktır. Kırmızı et üretimi, 2015 yılında yüzde 14, 2016 Ocak-Mart döneminde yüzde 13 büyümüştür. Kırmızı et üretiminde çift haneli büyüme, Ocak-Mart döneminde de devam etmiştir. Ocak-Mart döneminde kırmızı et üretiminin, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13 artarak 238 bin tona yaklaşmış, 2015 yılını 1 milyon 149 bin tonla kapatan kırmızı et üretimi, Mart ayı sonu itibarıyla yıllık bazda 1 milyon 176 bin tonu geçmiştir.

    Mevcut verilere göre, koyun ve keçi eti üretimindeki artış oranı, sığır etinden fazla olmuştur. Bu bizim açımızdan önemlidir. Türkiye’nin özellikle küçükbaş hayvancılığa ağırlık vermesi gerekmektedir. Çünkü, küçükbaş hayvancılık Anadolu coğrafyasına çok uygun ve kırmızı ette en önemli alternatifimizdir. Kırmızı et üretimimizi 1,5 milyon tonların üzerine çıkarmalıyız. Bunun için de hem üretim hem de üretici desteklenmeye devam edilmelidir. 2015 Ramazan öncesi dana eti market fiyatının kilosu 37 lira 7 kuruşken, 2016 yılında yüzde 6,79 artışla 39 lira 59 kuruşa çıkarken, aynı dönemde üretici fiyatları yüzde 5,88 oranında artarak 23 lira 45 kuruştan 24 lira 83 kuruşa yükselmiştir. Görüldüğü üzere dana etinde üretici fiyatlarında perakende fiyatlara göre daha düşük bir artış gerçekleşmiştir. Dana eti, kilogramda üretici fiyatları 1 lira 38 kuruş, market fiyatları 2 lira 52 kuruş artmıştır. Aynı dönemde kuzu eti fiyatlarına baktığımızda; market fiyatları yüzde 8,41 oranında artışla 41 lira 44 kuruştan 44 lira 93 kuruşa, üretici fiyatları ise yüzde 15,32 artışla 22 lira 19 kuruştan 25 lira 59 kuruşa çıkmıştır. Kuzu etinde üretici fiyatlarında perakende fiyatlara göre daha fazla bir artış söz konusudur. Kilogramda kuzu eti fiyatı, üretici fiyatları 3 lira 40 kuruş, market fiyatları 3 lira 49 kuruş artmıştır. Ramazan ayının başlamasına sayılı günler kala tüm gözler gıda fiyatlarına çevrilmiştir. Beklentimiz bütün kesimlerin sorumlu davranması, artan talebin suistimal edilmemesidir. Tüketicilerimizin yeterli ve güvenilir gıdaya uygun fiyatla erişebilmesi hepimizin dileğidir. Üretimde istikrarın bozulmasına ve spekülasyona fırsat verilmemeli, tedbirler zamanında alınmalıdır. Üretici, esnaf, halk, Ramazan ayını dört gözle beklemektedir. Tüm taraflar Ramazan ayının anlam ve önemine yakışır şekilde hareket etmeli, halkımız mağdur edilmemelidir. Gıda denetimleri artırılmalı, halkın sağlığıyla oynanmasına izin verilmemelidir. Ramazan yaklaşırken üretici, hal, pazar ve market fiyatlarını takibe devam ediyoruz. Ramazan fırsatçılığı yapılmasın diyoruz.”

  • Pide Fiyatları Değişmedi

    Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Halil İbrahim Balcı, Kahramanmaraş’ta katıldığı Türkiye Fırıncılar Federasyonu Yönetim, Denetim ve İstişare Kurulu Akdeniz, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölge toplantısında pide fiyatlarının geçen yıla göre aynı olduğunu, bu yıl değişiklik göstermeyeceğini ifade etti.

    Özel bir otelde düzenlenen toplantıda Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Halil İbrahim Balcı, konuşması sırasında mikrofon problemiyle karşılaştı. Yaşanan ses problemi nedeniyle kısa süren toplantı sonrası kapıda basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Balcı, pide fiyatlarında değişiklik olmadığını söyledi. Balcı, “Ülke genelinde uygulanacak olan pide fiyatında bir değişiklik olmadığını ifade etmek istiyorum. Geçen yıl da pidenin kilogram fiyatı 6 liraydı. Bu yıl da kurulumuzda yapmış olduğumuz toplantılar neticesinde, yapmış olduğumuz genelgeyle odalarımız maliyet hesaplarını yaparken kilogram fiyatını 6 liranın üzerinde olmayacak şekilde yapmalarını duyurduk. Odalarımız esnaf odaları birliğine müracaat ederken pidenin kilogram fiyatı geçen yıl olduğu gibi 6 liranın üzerinde olmayacak kesinlikle. İllerde gram ve fiyat konusunda da farklılık olsa dahi bunu kilogram bazda ele aldığımızda 6 liranın üzerinde olmadığını ama altında olduğunu görebiliriz. Yani geçen yıl Ankara ilinde 250 gram ekmek pide 1.5 liradan satılıyorsa bu yıl da Ankara ilinde 250 gram pide 1.5 liradan satılacak. Bu başka bir ilde 500-520 gramı 3 lira olabilir ama totalde baktığımızda kilogram fiyatı 6 liranın üzerinde değil. Bu bir yıl içerisinde gelen farklara rağmen geçen yıl ile bu yıl arasında aynı fiyatın uygulanmasında fedakarlık gösteren fırıncı esnafımıza teşekkür etmek istiyorum. Yaklaşan mübarek Ramazan ayının hem esnafımız açısından, hem de milletimiz açısından hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Bu mübarek Ramazan ayı inşallah ülkemizde şehitler için son olur. Başka şehitlerimiz gelmez. Hakkın rahmetine kavuşan şehitlerimize ben Allah’tan rahmet diliyorum, gazilerimize, yaralılarımıza Allah’tan acil şifalar diliyorum” dedi.