Etiket: Fıtık

  • Fıtık Ameliyatından Yürüyerek Çıktı

    Joint Commision International (JCI) başta olmak üzere aldığı kalite belgelerinin yanı sıra Yalın Hastane, Sağlık Okulu, Bebek Dostu Hastane projeleriyle de sağlık hizmetleri alanında önemli çalışmalar gerçekleştiren Özel Medicabil Hastanesi’nde son olarak Bursa’daki ilk Endoskopik Omurga Ameliyatı gerçekleştirildi. 30 yaşındaki bel fıtığı hastası, tamamen kapalı ameliyat yöntemiyle gerçekleşen 30 dakikalık operasyon sonrası sağlığına kavuşarak ameliyathaneden yürüyerek çıktı.

    Erzurum’dan Bursa’ya gelerek ameliyat olan E.D.’nin ameliyatını gerçekleştiren Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Hayati Aygün, “Tamamen kapalı bir şekilde full endoskopik bir ameliyat gerçekleştirdik. Hastamız şehir dışından geldi, genç bir hasta. Sol bacağında uyuşma ve ağrılara neden olan oldukça büyük bir bel fıtığı vardı. Bu fıtığı Bursa’da bir ilk olarak tamamen kapalı ameliyat yöntemi ile aldık. Yaklaşık yarım saat süren operasyonumuz gayet başarılı bir şekilde sonuçlandı. Hastanın sinirini sıkıştıran dokular temizlendi” dedi.

    Doç. Dr. Aygün, son 5 yıldır yurtdışındaki omurga cerrahisi operasyonlarında sıklıkla kullanılan, herhangi bir kas ve kemik kesisi uygulanmadan kemiklerin görülmesini sağlayan ’Skopi’ teknolojisi ve diskleri gösteren ’Endoskopi’ teknolojisinin birleşimi yöntemiyle yapılan ameliyatın Bursa’da ilk kez uygulandığını, bu yöntemle hastanın genel anestezi almadan ameliyat edildiğini ve böylece hastanın yatış süresinin minimuma indirildiğini, hatta eğer hasta ağır bir işte çalışmıyorsa ameliyattan 2 gün sonra işine dönebileceğini söyledi.

    “ÜLKE EKONOMİSİNE KATKI SAĞLIYORUZ”

    Cerrahi operasyon sırasında bilinci tamamen açık olan ve konuşarak ameliyat olan E.D.’nin tıbbi müdahalesinde hazır bulunan Özel Medicabil Hastanesi Anestezi ve Yoğun Bakım Uzmanı Prof. Dr. Aysun Yılmazlar da, “Günümüzde genel anestezinin kullanımı giderek azalıyor. Bu hastamızda da düşük doz epidural anestezi uyguladık. Ayrıca sakinleştirici olarak sedo analjezi uyguladık. Hastamız tamamen uyanıktı ve oldukça sakindi. Cerrahımızın sorduğu sorulara cevap verebiliyordu. En önemlisi ise operasyon sırasında olağandışı bir durum gerçekleşirse hasta bunu eşzamanlı olarak cerrahına söyleyebiliyor. Böyle bir ameliyat sürecinden sonra hastanın eve gitmesi çok kolay. Yani modern tıp teknikleri sayesinde artık günübirlik cerrahiler gündemde. Bu sayede hastalar erkenden taburcu oluyor, hastanede kalış süresi kısalınca sağlık maliyeti de büyük oranlarda düşüyor. Bu yöntemleri kullanarak ülke ekonomisine ciddi katkılar sağladığımızı düşünüyorum” dedi

    “HİÇ AMELİYATTAN ÇIKMIŞ GİBİ DEĞİLİM”

    Ameliyat sonrası gayet sağlıklı gözüken E.D.’de, “Ameliyatım gayet iyiydi, ağrı ve acı hissetmedim. Ameliyat öncesinde ayağımda yoğun bir ağrı vardı. Bu ağrının ameliyat esnasında bile azaldığını hissettim. Şu an gayet iyi durumdayım. Doktoruma çok güveniyorum. Onun için Erzurum’dan Bursa’ya geldim. Bu ameliyat yöntemini de bütün hastalara tavsiye ederim. Çünkü iyileşme süresi oldukça kısa, ağrı hissetmiyorsunuz ve pansumana gerek olmuyor. Hiç ameliyattan çıkmış gibi bir halim yok, çok iyiyim” şeklinde konuştu.

  • Boğulmuş Fıtık Tehlikesine Dikkat

    Gazi Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Emin Ersoy, karın ön duvarında yaşanan fıtıkların tümünde fıtık kesesinin içerisine bağırsakların girerek boğulmasının yaşam riski içerdiğini, yaşanan bu olayın fıtık olgularında görülebilecek en tehlikeli durum olduğunu söyledi.

    Karın ön duvarında gelişen fıtıkların doğuştan veya sonradan oluştuğunu bildiren Prof. Dr. Emin Ersoy, doğuştan itibaren görülen fıtıklardan en sık görülen ikisinin göbek ve kasık fıtıkları olduğunu bildirdi. Prof. Dr. Ersoy, “Göbek fıtıkları çocuklarda görüldüğünde bir kısmı 1-2 yıl içerisinde kendiliğinden kapanabiliyor. Erişkin hastalarda ise kapanmıyor. Çocuklar, gerek görülen durumlarda kapanmayan göbek fıtıkları nedeni ile ameliyat edilebilir. Sonradan oluşan erişkin hastalarda göbek fıtığının tek tedavisi cerrahidir. Eğer tedavi edilmezse gittikçe büyür ve karmaşık hale gelebilir” dedi.

    Prof. Dr. Emin Ersoy, kimi zaman açık ameliyat sonrasında yara yerinden oluşan kesi fıtıkları yaşanabildiğini, ameliyat sonrası sağlıklı iyileşen bir kesi yerinde fıtık görülme oranının yüzde 1-2 iken, yara yerinin iltihaplanması durumunda bu oranın yüzde 30-40’a kadar çıktığını ifade etti. Ersoy, kasık fıtıkları ile ilgili şunları söyledi:

    “Karın ön duvarında görülen kasık fıtıklarında korkulan, fıtık kesesinin içerisine bağırsakların girerek boğulmasıdır. Bu durum fıtıklarda görülebilecek en tehlikeli durumdur. Bağırsağın fıtık kesesinin içerisine girmesi durumunda bunun acil olarak doktor tarafından acilen içeri itilerek veya bu işlem yapılamaz ise cerrahi olarak içeri yerleştirilmesi gerekir. Bu tedavinin yapılmaması durumunda bağırsağın kan dolaşımı bozulup delinir ki, bu da yaşamı tehdit eder. Bu nedenle karın ön duvarında büyüyüp küçülen ve ağrıyan bir kitle olarak başlayan fıtık fazla ilerlemeden ameliyat edilmelidir.”

    Ersoy, yaşlı hastalarda aniden belirginleşen fıtıklarda karında basıncı artıran, prostat büyümesi, kalın bağırsak kitleleri, karın boşluğu kitleleri, kabızlık gibi nedenlerin vakit kaybedilmeksizin araştırılarak belirlenmesi gerektiğini kaydetti. Bu gruptaki hastalarda karın boşluğu kanserlerinin görülebildiğini belirten Prof. Dr. Ersoy, fıtığın sadece onarılıp geçilmemesi, sebebinin araştırılması gerektiğini de bildirdi.

    Cerrahi tedavinin erişkin hastalarda görülen bütün fıtıkların tedavisinde tercih edildiğini anlatan Prof. Dr. Emin Ersoy, açıklamasını şöyle tamamladı:

    “Cerrahi yöntemin ne şekilde tercih edileceği hastanın durumuna göre doktor tarafından belirlenmelidir. Tek taraflı bir kasık fıtığında açık yamalı bir yöntem genellikle tercih edilirken, iki taraflı kasık fıtıkları ve tekrarlamış olanlarda laparoskopik yöntemi önermekteyiz. Korseler, kasık bağları gibi yöntemler fıtığı tedavi etmedikleri gibi ameliyatı da güçleştirdiğini unutmayalım.”

  • İş Hayatındaki Stres Fıtık Yapıyor

    Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Yrd.Doç.Dr.Soner Büyükkınacı, iş hayatında yaşanan stresin fıtık ettiğini söyledi.

    Bel ağrısının hareketleri kısıtlayan, yürümeyi, ayakta durmayı ve hatta oturmayı dahi zorlaştıran oldukça da yaygın olan bir şikâyet olduğunu söyleyen Yrd.Doç.Dr.Soner Büyükkınacı, “Bel ağrısında ilk şüphe duyulan durum hemen fıtık olsa da, birçok farklı neden de olabilir. Bunlardan ilki kas kökenli ağrılardır. Bel ağrılarının pek çoğu kas kökenli oluşur. Normalde yapılmayan ve alışık olunmayan aktiviteler yapıldığında, bel bölgesindeki kaslarda gerilme meydana gelebilir. Ağır taşımak, rüzgârda kalmak ve klima çarpması gibi birçok durum bel ağrısına neden olabilir. Stresi bel ağrısında ayrı bir önemi vardır” dedi.

    Bel ağrılarının bir başka nedeninin ise zayıf karın kasları olabileceğini anlatan Yrd.Doç.Dr.Soner Büyükkınacı, “Karın kasları zayıf olursa, onların bu tembelliğini örtmek için bel bölgesindeki kaslar devreye girer ve bu kez de bele ekstra yük biner. Doğru duruş şekilleri ve düzenli egzersiz programı ile karın kasları kuvvetlendirilebilir. Karın kaslarını bel kasları ile beraber güçlendirmek bel ağrısından kurtulmak açısından oldukça önemlidir. Stres, vücuda farklı şekillerde zarar verir. Bu zararlardan biri de bel ağrısıdır. Stresin salgıladığı hormon nedeniyle gerilen bel kasları, bel ağrısına sebep olur. Özellikle de iş hayatındaki stresle birlikte, gün içerisinde gerilen vücut bu şekilde bir sorunun oluşmasına neden olabilir. Bu durum daha da ileriye giderek bel fıtığına sebep olabilir” diye konuştu.

    Kötü duruş pozisyonlarının da bel ağrısına neden olabilduğunu anlatan Yrd.Doç.Dr.Soner Büyükkınacı, “Uzun saatler boyunca hareketsiz kalmak bel ağrılarının en önemli nedenlerindendir. Özellikle günümüzde günün tamamını bilgisayar başında geçiren meslek grupları, sık sık bel ağrılarından şikâyetçi olur. Hareketsiz oturmaya kambur oturma duruşu da eklenirse durum daha da kötü bir hal alabilir.

    Ağır kaldırma, zorlayıcı hareketlerde bulunma ya da bir kaza sonucu, omurlar arasındaki disklerin bozulması ya da yırtılması sonucu bel fıtığı meydana gelir. Bel fıtığı, belde oldukça rahatsız edici ağrılara sebep olabilir. Ayrıca fazla kilolar ve bel kayması da belde ağrıya neden olabilir. Önemli olan aşırı kilo değil kilo alımıdır. Kiloları taşıyacak sırt kası gücünüz yok ise bel fıtığı ihtimaliniz yüksektir” şeklinde konuştu.

  • Uzun Süre Oturmak Fıtık Ediyor

    Zirve Üniversitesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı ve Zirve Üniversitesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ali Cımbız, uzun süreli oturmanın boyun fıtığına neden olduğunu söyledi.

    Prof. Dr. Ali Cımbız, boyun fıtığının son dönemlerde dünyada insanların büyük bir kısmının karşılaştığı nörolojik bir rahatsızlık olduğunu belirterek, bu rahatsızlığın belli başlı sebepleri, etkileri ve tedavi yolları hakkında bilgiler verdi. Boyun fıtıklarının çok tehlikeli olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ali Cımbız, “Boyun fıtıkları ve boyun ağrıları beyin kısmına çok yakın olduğu için vücutta nörolojik problemlere sebep olabiliyor. Bu durum doğal olarak baş dönmesi, boyun, kol, bacak ve göz ağrıları başta olmak üzere vücudun pek çok kısmında şiddetli ağrılara sebep olabiliyor ve bünyeleri çok olumsuz bir şekilde etki altında bırakabiliyor. Bu gibi hemen hemen aynı anda gerçekleşen ve dayanılması güç bir hal alan ağrılardan kurtulmak için yapılması gereken en temel şey fizik tedavi uygulamaktır” dedi.

    Boyun kısmının beyine yakınlıktan dolayı vücut mekanizmasının çok önemli bir noktasını oluşturduğunu belirten Cımbız, “Boyun ağrıları konusunda en çok şikayetçi olan gruplar ofis çalışanları olarak göze çarpıyor. Bu durumun birincil sebebi yoğun iş temposu esnasında bireylerin oturma pozisyonlarını düzensiz bir şekilde ayarlamaları ve özellikle çalışma mekanizması olarak kullanılan bilgisayarlara bakış açılarını yanlış belirlemeleridir. Boyun ağrılarının bir başka sebebi ise yanlış yatış pozisyonları olarak gösterilebilir. Bu durumlar hem boyun ağrısına hem de şiddetli göz ağrılarına sebep olmaktadır” diye konuştu.

    “AMELİYAT SON ÇARE OLMALI”

    Beyni besleyen ana damarların boyun kısmından geçtiğini söyleyen Cımbız, bu durumun boyun ameliyatlarını son derece tehlikeli bir duruma soktuğunu belirtti. Hastaların büyük bir kısmının bunun farkında olmadan bir ameliyatlı çözüm istediğini ancak bu durumun hem hastalar için hem doktorlar için ciddi bir sorun teşkil ettiğini açıkladı. Cımbız, bu tür rahatsızlıklarda ameliyatın son tercih olarak kullanılmasının ve ilk etapta ilaçlı tedavi ile birlikte fizik tedavinin uygulanmasının önemine de değindi. Boyun fıtığının hemen hemen herkeste bir şekilde bulunabileceğine ve bunun doğal bir şey olduğuna değinen Cımbız, “Boyun fıtıkları herkeste görülebilecek bir rahatsızlık ve bunların bir çoğu ağrısızdır. Bazı durumlarda ise yapılan ani ve yanlış hareketler boyun fıtığını tetikliyor ve dolayısıyla şiddetli ağrıları da beraberinde getiriyor. Bu ağrılardan kurtulmak için ani hareketlere, yatış pozisyonlarına çok dikkat etmek gerek” ifadelerini kullandı.

  • Ağır Çantalar Fıtık Ediyor

    Ağır sırt çantalarını uygunsuz taşımanın fıtığa sebebiyet verdiği bildirildi.

    Uygunsuz şekilde ve desteksiz ağır yük kaldırmak, bel ve boyun disklerinde yıpranmalara ve zamanla yırtılmalara sebep oluyor. Uzmanlar, okul çağındaki çocuktan çalışana kadar herkesin çok dikkatli olması gerektiğini söyledi. Vücut ağırlığının yüzde 10’undan daha fazla ağırlık taşımanın fıtık riskini artırdığına dikkat çeken uzmanlar, sırt çantasının bilhassa okul çağındaki çocuklarda en sık karşılaşılan yüklenme olduğunu bildirdi.

    Fizik Tedavi ve Manipülasyon Uzmanı Dr. Ali Şahabettinoğlu, “Ağır sırt çantası taşımak, okul çocuklarının gelişmekte olan eklem ve kas yapılarında zorlamalara sebebiyet verirken, bu da kasların gerilmesine, kötü duruş ve yürüyüş bozukluklarına ve ciddi sırt ve bel ağrılarının oluşumuna zemin hazırlamaktadır. Sırt çantalarının uygun olmayan bir pozisyonda taşınması, omurgaya aşırı yüklenme, yükün büyüklüğü ve taşıma süresi de bir araya gelerek omurga üzerinde birtakım zararlara yol açabilir. Sırt çantaları doğrudan mekanik yüklenmeyle duruşu bozarak bel ağrısına sebebiyet verebilir” dedi.

    Ağır sırt çantalarının her iki omuzdan geniş ve destekli omuz askılarıyla birlikte düzgün bir şekilde taşınması gerektiğini ifade eden Dr. Ali Şahabettinoğlu, “Omurgalara binen fazla yük, zamanla orayı aşındırarak bel ve boyun ağrılarına sebebiyet verebilir. Ağır yükler taşımaktan kaynaklanan ağrılar belden bacağa yayılıyorsa bel fıtığı, boyundan kola-ellere yayılan bir ağrı mevcutsa boyun fıtığı olma ihtimalini düşünerek bir fizik tedavi doktoruna görünmeniz gerekir. Cerrahi tedavi gerektiren bir durum söz konusu değilse, hastalığın durumuna göre fizik tedavi, ağrı kesici ve kas gevşetici ilaçlar, enjeksiyonlar ve manipülasyon (elle tedavi) yöntemlerinden bir veya birkaçı uygulanabilir” diye konuştu.

    Bursa’daki merkezinde bel ve boyun fıtığı hastalarını manipülasyon yöntemiyle tedavi eden Uz. Dr. Ali Şahabettinoğlu, bu tedavinin Türkiye’de az sayıda uzman doktor tarafından bilinip uygulandığını söyledi. Manipülasyonun hafif vakalarda 2-3, orta vakalarda 4-6, ileri vakalarda ise 8-10 seans sürdüğüne dikkat çeken Şahabettinoğlu, tedavileri 3-5 gün aralıklarla uyguladığını kaydetti.

    Manipülasyon tedavisi ile hastaların yüzde 98’inin iyileştiğini, sadece yüzde 2 vakada ameliyat gerektiğini belirten Uz. Dr. Ali Şahabettinoğlu, ameliyatın bel fıtığında ayaklarda ilerleyen kas gücü kaybı, idrar ve büyük abdest kaçırma şikayeti olan ya da ameliyatsız tedaviye cevap vermeyen hastalarda, boyun fıtığında ise ellerde-kollarda ilerleyen kas gücü kaybı olanlarda ya da ameliyatsız tedaviye cevap vermeyen çok az sayıdaki hastada gerektiğini vurguladı.