Etiket: Fırsatları

  • Şili pazarı ve ticaret fırsatları webinarı gerçekleştirildi

    Şili pazarı ve ticaret fırsatları webinarı gerçekleştirildi

    Şili Santiago Ticaret Müşavir Yardımcısı Selda Nil Güner, dünya gayrisafi hasılasının yüzde 88’ini temsil eden 65 ülke ile 29 serbest ticaret anlaşması bulunan Şili’nin 5 milyar tüketiciye erişim imkanı sunduğunu söyledi.

    Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) ve Uludağ İhracatçı Birlikleri (UİB) işbirliğinde, Küresel Fuar Acentesi projesi kapsamında ‘Şili Pazarı ve Ticaret Fırsatları’ webinarı gerçekleştirildi. BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cüneyt Şener’in moderatörlüğünde düzenlenen programa Şili Santiago Ticaret Müşavir Yardımcısı Selda Nil Güner, BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Yüksel Taşdemir ve UTİB Yönetim Kurulu Muhasip Üyesi Osman Nuri Canik katıldı. İhracatçı firmaların büyük ilgi gösterdiği webinarda Şili pazarındaki iş fırsatları ve yatırım imkanları değerlendirildi.

    BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cüneyt Şener, oda olarak üyelerinin yeni pazarlara ulaşmasını sağlamak ve mevcut pazarlardaki gücünü artırması hedefiyle çalışmalar gerçekleştirdiklerini aktardı. Salgın sebebiyle dünya ekonomisinin ve küresel ticaretin zor bir dönemden geçtiğini ifade eden Şener, bu süreçte ihracatta pazar çeşitlendirmesinin daha fazla önem kazandığına vurgu yaptı. Cüneyt Şener, “Güney Amerika pazarı ve özellikle Şili, sunduğu fırsatlar ve güçlü potansiyeli ile dikkat çekiyor. Bölgesinin en hızlı büyüyen ekonomileri arasında yer alan Şili ile 2011 yılında yürürlüğe giren serbest ticaret anlaşmamız bulunuyor. STA, Şili pazarında firmalarımıza büyük bir avantaj sağlıyor.” ifadelerini kullandı.

    Bursa ile Şili arasındaki ticaret hacminin 20 milyon dolar seviyesinde bulunduğu bilgisini veren Şener, Şili ile ticareti geliştirmeyi ve çeşitlendirmeyi hedeflediklerini sözlerine ekledi.

    UTİB Yönetim Kurulu Üyesi Osman Nuri Canik, Şili’nin Latin Amerika’nın refah seviyesi en yüksek ülkelerinden biri olduğunu söyledi. Şili’nin dış ticarete açık yapısının, ekonomik gelişmesinin temelinde yatan unsurların başında geldiğini ifade eden Canik, güçlü rakiplerine karşı Şili’nin bölgenin en gelişmiş ve liberal ülkelerinden biri olduğunu vurguladı. Türkiye ve Şili arasındaki ticarete ilişkin bilgiler veren Osman Nuri Canik, “2019 yılında tüm sektörlerde Şili’ye ihracatımız yüzde 11 azalışla 343 milyon dolar oldu. Şili ihracat pazarlarımız arasında 74. sırada yer aldı. UİB olarak ise geçen yıl Şili’ye 77,4 milyon dolar ihracat gerçekleştirdik. Bu yıl ilk 11 ayda ise pandemiye bağlı olarak Şili’ye yaptığımız ihracatta yüzde 55 daralma yaşandı. Yürürlükte olan serbest ticaret anlaşmasının olumlu katkısıyla Türk ürünlerinin tanıtımına yönelik aktif bir stratejiyle bu ülkeye yönelik ihraç ürünlerinin çeşitlendirmesinin mümkün olduğunu düşünüyoruz” diye konuştu.

    Osman Nuri Canik, STA’nın avantajıyla Şili’yi bir ihracat üssü gibi kullanmak isteyen Türk ihracatçıların bazı sorunlarla karşılaştığını belirterek, “Şili’nin Güney Amerika ülkeleri ile arasında MERCOSUR serbest ticaret anlaşması var. Sıfır veya sıfıra yakın gümrükle Şili’den diğer Latin Amerika ülkelerine ihracat yapabiliyorsunuz. Ancak menşe şahadetnamesi, ürünün Türkiye’de imal edildiğini gösterdiği zaman Brezilya veya diğer ülkelerde çok büyük gümrük vergileri ile karşılaşıyoruz. Bu problemi aşmak için bazı firmalar Şili’de üretiminin bir kısmını yapmayı düşünebilir ancak daha uygulanabilir bir mekanizma geliştirilmesi gerekiyor. Bu konuda ihracatçılarımız için destek talep ediyoruz” dedi.

    Şili Santiago Ticaret Müşavir Yardımcısı Selda Nil Güner, Şili’nin uzak bir ülke olmasına rağmen barındırdığı potansiyel açısından ülkemiz ve tüm dünya için önemli bir ticaret partneri olduğunu söyledi. Kredi notunu 25 yıldır A düzeyinde tutmayı başaran tek Latin ülkesinin Şili olduğunu belirten Güner, “Şili, Latin Amerika’nın en dışa açık ülkesi konumunda. Dünya gayrisafi hasılasının yüzde 88’ini temsil eden 65 ülke ile 29 serbest ticaret anlaşması bulunan Şili, toplam 5 milyarlık tüketiciye erişim imkanı sunuyor. Ülke serbest ticaret anlaşmalarının da katkısıyla ihracatını istikrarlı bir şekilde artırıyor. Şili’nin ihracatının yüzde 40’ı madencilik sektörü kaynaklı. Özellikle bakır üretimiyle öne çıkan ülke son dönemde ise ‘beyaz altın’ olarak bilinen lityum rezervleri ile dikkati çekiyor. Şili, enerji üretiminde büyük değer kazanan lityumda 7,5 milyon tonla dünyanın en büyük rezervine sahip ülke konumunda” diye konuştu.

    Şili ile Türkiye arasında 2009 yılında imzalanan serbest ticaret anlaşmasının 2011 yılında yürürlüğe girdiğini ifade eden Ticaret Müşavir Yardımcısı Selda Nil Güner, anlaşma sayesinde iki ülke ilişkilerinin önemli bir ivme kazandığına dikkati çekti. STA ile sanayi ürünlerinin neredeyse tamamında gümrük vergilerinin sıfırlandığını belirten Güner, “Özellikle 2018 yılında iki ülke arasındaki ticaret hacminde büyük bir sıçrama yaşandı. Salgın sebebiyle bu yıl artış ivmesi yavaşlasa da uzun vadede Şili ile ekonomik ilişkilerimizin daha da gelişeceğine inanıyoruz” şeklinde konuştu.

  • Ulutek bünyesindeki firmalara melek yatırım ve işbirliği fırsatları anlatıldı

    Ulutek bünyesindeki firmalara melek yatırım ve işbirliği fırsatları anlatıldı

    ULUTEK Teknopark, bünyesinde hizmet veren firmalara iş hayatlarında katkı sağlayacak, önlerini açacak eğitim çalışmalarını sürdürüyor. Firmalara melek yatırımcılık ve kurumsal işbirlikleri hakkında bilgilendirme yapıldı.

    ULUTEK Teknopark, bünyesinde faaliyet gösteren firmalara yönelik eğitimlerini sürdürüyor. Son olarak Keiretsu Forum Türkiye işbirliğiyle, firmalara melek yatırım almak isteyen firmalara yol haritası çizildi. Dijital ortamda gerçekleşen toplantıda Keiretsu Forum’un dünyanın en aktif ve en fazla şubesi olan melek yatırımcı ağı olduğunu anlatan Girişim Direktörü Emir Uzunoğlu, Türkiye Cumhuriyeti Hazine Müsteşarlığı tarafından akredite edilen ilk melek yatırımcı ağlarından biri olduklarını anlattı. Uzunoğlu, “Bu sayede girişimciler bir yatırım yaptığında, proje Hazine Müsteşarlığı tarafından onay ve KOSGEB ya da TÜBİTAK’tan destek alırsa, alınan desteğin yüzde 75’i, 1 milyona kadar olan kısmı vergi indirimine girebiliyor” dedi.

    Daha çok firmalarını büyütmek isteyen yatırımcıların kendilerine başvurduklarını anlatan Uzunoğlu, yatırımcıları ön görüşme ve elemelerin ardından kabul ettiklerini belirterek, başvuru yapmak isteyen firmaların büyüme ivmesini baz aldıklarını anlattı. Uluslararası ve yerel anlamda çok sayıda destekleyici kuruluş ve sponsor ile işbirlikleri yaptıklarını söyleyen Emir Uzunoğlu, uluslararası ve yerel yatırımcıları buluşturan etkinliklerle üyeler arasındaki etkileşime de öncülük ettiklerini söyledi.

    Eğitim programlarının, sektörlerinin öncü isimlerinin katılımları ile sürdürüleceğini belirten ULUTEK Teknoloji Bölgesi Yönetici A.Ş. Genel Müdürü Prof. Dr. İrfan Karagöz, yeni serbesti döneminde Teknopark firmalarının girişimlerinde önlerini açacak, işlerinin geleceğini şekillendirecek eğitim programlarını sürdüreceklerini söyledi. Prof. Dr. İrfan Karagöz, eğitim çalışmaları ile ULUTEK Teknopark ve bünyesinde hizmet veren firmaların arasındaki etkileşimi devamlı kılarak, sürekli gelişimi sağlamayı hedeflerini anlattı. Prof. Dr. İrfan Karagöz, bölgelerini Türkiye’nin öncü teknoloji merkezlerinden biri haline getirmek için çalıştıklarını vurgulayarak, Teknopark firmalarının çağın ve pandemi sonrasında yeniden şekillenen iş yaşamının düzenine ayak uydurarak süreçten daha güçlü ayrılabilmeleri için destek olmaya devam edeceklerini söyledi.

  • ATO’da “Hindistan ile Yatırım ve Ticaret Fırsatları Toplantısı”

    “Hindistan ile Yatırım ve Ticaret Fırsatları Toplantısı”nda Hindistan’ın Ankara Büyükelçisi Sanjay Bhattacharyya ile bir araya gelen ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, “Ülkelerimiz arasındaki dostane ilişkilerin ticaret alanında da meyvelerini vermesini arzu ediyoruz” dedi.

    ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Hindistan ile Yatırım ve Ticaret Fırsatları Toplantısı’nda Hindistan’ın Ankara Büyükelçisi Sanjay Bhattacharyya ile bir araya geldi. ATO’nun enerji, maden, medikal, gıda ve turizm sektörlerindeki üyelerinin, Bhattacharyyaile bir araya geldiği toplantıda konuşma yapan Baran, Hindistan ve Türkiye’nin dünyada önemli ülkeler olduğunu belirterek, “ATO olarak Hindistan ile ilişkilerimize büyük önem veriyor ve ticaretimizi daha ileriye taşımak istiyoruz” ifadelerini kullandı.

    “Ülkelerimiz arasındaki dostane ilişkilerin ticaret alanında da meyvelerini vermesini arzu ediyoruz”

    Hindistan ile ticaret hacminin 2017 yılı sonu itibariyle 7 milyar dolar olduğunu bildiren Baran, bu rakamın en kısa sürede 10 milyar dolara, orta vadede de 20 milyar dolara çıkmasını beklediklerini kaydederek, “Ülkelerimiz arasındaki dostane ilişkilerin ticaret alanında da meyvelerini vermesini arzu ediyoruz. Hindistan’da gümrük vergilerinin çok yüksek olduğunu biliyoruz. Gümrük prosedürleri maalesef şeffaf değil. Birçok ürünle ilgili gümrük vergisi oranları bile bilinmiyor. Her 2 ülkenin bankacılık sistemi arasında işbirliği yok. Türk bankalarının teminat mektupları kabul edilmiyor. Aracı bankalarla işlemler yapılmak zorunda kalınıyor. Bu kez de çok yüksek maliyetler çıkıyor. Hem kamuda hem de özel sektörde bürokrasi çok ağır işliyor” şeklinde konuştu.

    “Hindistan olarak serbest ticaret anlaşmasına hazırız”

    Hindistan Büyükelçisi Sanjay Bhattacharyya da konuşmasında Hindistan Başbakanı Narendra Modi ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın farklı zamanlarda ticari ilişkileri geliştirmek ve ortak çalışmalar yapmak amacıyla bir araya geldiklerini hatırlattı. Hindistan’ın rekabet, lojistik ve yenilik endekslerindeki gelişiminden bahseden Bhattacharyya, serbest ticaret anlaşması olmaması nedeniyle iki ülkenin ticari ilişkilerinin yavaş olduğunu söyledi. Bhattacharyya, “Hindistan olarak serbest ticaret anlaşmasına hazırız. Türkiye ve Hindistan gerçek potansiyeline böylece kavuşmuş olacak. Ülkelerimiz arasındaki yatırımlar da oldukça düşük. Anahtar sektörler ve alanlar belirlenip çapraz yatırımları gerçekleştirebiliriz. Her iki ülke de sahip oldukları teknolojide üst düzeyde. Bu konuda ortaklıklar kurulabilir. Ortak projeler üreterek bilim ve teknoloji alanındaki yatırımları geliştirebiliriz Hindistan’a ticaret yapan iş insanlarına kırmızı halı sereceğiz” dedi.

    Toplantıya Hindistan Büyükelçiliği Ticaret Ataşesi Alok Verma, ATO Başkan Yardımcısı Halil İbrahim Yılmaz, ATO Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Murat Ülkü Karakuş, ATO Yönetim Kurulu Üyeleri Mehmet Fatih Çetinkaya ve Süleyman Ekinci, ATO Meclis Üyeleri Ali Rıza Koç, Fatih Çalışkan, Fuat Kutsal, Raşit Mandıroğlu, ATO komite üyeleri Nazire Erinç Yurteri, Özer Venedik, Sedat Dulkadiroğlu, İbrahim Halil Aslan, Rahim Ergin ve Fatih Yıldırım ile çok sayıda sektör temsilcisi katıldı.

  • Gevher Hotel’de kış turizmi için erken rezervasyon fırsatları

    Kayseri’de şehir merkezinde faaliyet göstermekte olan Gevher Hotel Genel Koordinatörü Hüseyin Saççıoğlu; kayak sezonunun çok yoğun geçtiği günler için erken rezervasyon yaptıran kayakseverlerin, ön ödemeli erken rezervasyonlarında avantajlı fiyatlarla konaklama imkanı bulabileceğini söyledi.

    Gevher Hotel’in yerli ve milli bir marka olduğunu ifade eden Genel Koordinatör Hüseyin Saççıoğlu; “Otelimiz yerli, yabancı misafirlerimize gerek ticari gerek turistik amaçlı ziyaretlerinde kaliteli ve konforlu konaklama imkanı sağlamaktadır. Özellikle son dönemde yaklaşmakta olan kış turizmi sezonu için yoğun talep almaktayız. Gevher Hotel olarak 2019 Ocak ve Şubat dönemleri için şimdiden yapılan rezervasyonlarda erken rezervasyon fırsatları sunulmaktadır. Sezonun çok yoğun geçmesini beklediğimiz günler için erken rezervasyon yaptıran kayakseverlerin, ön ödemeli erken rezervasyonlarında avantajlı fiyatlarla konaklama imkanı bulabilmektedirler” dedi. Otel hakkında bilgiler veren Saççıoğlu “Kayseri’de Necip Fazıl Bulvarı üzerinde faaliyet gösteriyoruz. Otelimiz 6 Corner Deluxe, 2 Superior Suit ve 33 standart oda olmak üzere toplam 41 oda ve 90 yatak kapasiteli. Turizm Bakanlığı belgeli, kentimizin modern, konforlu ve tercih edilen otellerinden birisiyiz. İşimizi severek yapıyoruz. Bununla birlikte otelimizde konaklayan misafirlerin memnuniyet ifadelerini duymak, tüm yorgunluğumuzu alıyor. Otelimizde Türk kültürünün misafirperverliğini içtenlikle göstermeye çalıştığımız için müşteriyi sanki evimize gelen özel konuğumuz gibi karşılayıp hatta çıkışta bir Türk kahvesi içmeden göndermemeye gayret ediyoruz. Biz Gevher Hotel’de aile sıcaklığında bir işletme olarak misafirlerimizi ağırlıyoruz. Otelimizin önündeki geniş ücretsiz otoparkı ve yürüyerek çarşıya gidilebilmesi, Erciyes manzaralı terasımız,, konforlu odalarımız, fitness salonlarımız, toplantı ve konferans salonlarımız, tüm otel kapsamında ücretsiz wifi tercih sebebi olmamızda etkili oluyor” ifadelerini kullandı.

    Dileyen misafirlerine Erciyes’e servis ve kayak ekipmanları hizmeti de sunduklarını sözlerine ekleyen Saçcıoğlu sözlerini şöyle sürdürdü;

    “Kayseri de kış turizmine her geçen yıl daha fazla önem veriliyor. Dileyen misafirlerimiz için Erciyes’e servis hizmeti ve kayak ekipmanları kiralama hizmeti de sunmaktayız. Erciyes’in tüm kayak dünyasınca tanınırlığının artırılma çabalarını önemsiyoruz ve desteklenmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu doğru bir şekilde yapıldığında Erciyes’in ilerleyen yıllarda dünyanın sayılı kayak merkezleri arasına gireceğini ümit ediyorum. Gelen kayakseverlerimizden duyduğumuz Erciyes ilgili olumlu yorumlar hepimizi sevindiriyor. Turizm, cari açığın kapanmasında oldukça büyük katkı sağlayan önemli bir sektör. Ayrıca şehrin taksicisinden pastırmacısına, lokantacısından hediyelik eşya satıcısına kadar birçok işletmeye doğrundan veya dolaylı katkı sağlıyor.”

  • Malezya Tanıtım ve İş Fırsatları Günü etkinliği

    Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ve Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası (TTSO) işbirliğiyle düzenlenen Malezya Tanıtım ve İş Fırsatları Günü etkinliğinde, Malezya ile karşılıklı ticaret ve işbirlikleri konusunda işadamlarına bilgi verildi.

    Toplantıya TTSO Başkanı M. Suat Hacısalihoğlu, DEİK Türkiye – Malezya İş Konseyi Başkanı Süheyla Çebi Karahan, Malezya Dış Ticaret Geliştirme Kurulu (MATRADE) Direktörü Rosmizah Mat Jusoh, MATRADE Pazar Şefi Eyüp Ulusoy, DEİK görevlileri ve iş dünyası temsilcileri katıldı.

    Toplantının açılışında konuşan Başkan M. Suat Hacısalihoğlu, Malezya gibi her geçen gün büyüyen bir ekonomiyle işbirliği fırsatlarının değerlendirilmesi gerektiğini ifade ederek, “Amacımız erişebildiğimiz kadar yatırımcı ve ticaretle uğraşanları karşılıklı işbirliği içine dahil ederek ticaretimizi geliştirmektir. Ekonomik sıkıntı varsa karşılığında daha fazla çalışmak yurtdışıyla daha fazla irtibat kurmak gerekiyor. Ekonomik sıkıntılar böyle aşılabilir. Yoksa içeriye kapanarak bunlar olmuyor. Tayland ve Güney Kore büyükelçileri geçtiğimiz günlerde geldi, o bölgeyle ticaretin geliştirilmesi konusunda işbirliği talepleri var. Uzakdoğu bölgesinde daha fazla etkili olabilmemiz için çalışmalarımız bulunuyor” dedi.

    Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye – Malezya İş Konseyi Başkanı Süheyla Çebi Karahan, amaçlarının şehirlerdeki KOBİ’leri tetiklemek olduğunu belirterek, “Trabzon gibi gelişmiş şehirlerin esnaf ve işadamlarının da ihracata katılmasıyla ancak 500 milyar dolarlık ihracat hedefimize ulaşılabilir. 3 firma ihracata başlasa bizim için kardır. Önemli olan bu tür toplantılarla farkındalık oluşturmak. Malezya son dönemlerde yılda 45 milyar dolar dış yatırım alan bir ülke. Yılda 200 bin kişilik istihdam oluşturuyorlar” diye konuştu.

    Malezya – Türkiye İş Yapma Fırsatları konulu bir sunum gerçekleştiren Karahan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Malezya 32 milyon nüfuslu 13 eyaletten oluşan, güvenerek gidebileceğimiz ve mal alıp satabileceğimiz bir ülke. İyi bir bankacılık ve hukuk sistemi var. Halkın yüzde 100’ü İngilizce konuşabiliyor. THY’nin haftada 10 seferi var. 12 metrelik bir konteyner İstanbul’dan Kuala Lumpur Limanı’na 400 dolara gidiyor. Mesafe uzak diye gözünüzde büyütmeyin. Malezya Türk firmaları için Brunei, Endonezya, Filipinler, Kamboçya, Laos, Malezya, Myanmar, Singapur, Tayland, Vietnam’ın oluşturduğu ve yüzde 65’i Müslüman olan 625 milyon nüfusu barındıran ASEAN’a girilebilecek en önemli kapıdır. Malezya bize 3 milyar 138 milyon dolarlık satış yaparken, bizim satışımız 286 milyon dolarda kalmış. Malezya’dan bize 70 bin kişi seyahat etmiş son bir yılda, Türkiye’den Malezya’ya ise 12 bin kişi gitmiş. Daha çok gelip, fuara katılıp, daha çok ticaret yapmışlar. Eğer biz de Malezya’ya gidersek bu ticareti yapabiliriz.”dedi.

    Malezya Dış Ticaret Geliştirme Kurulu (MATRADE) Direktörü Rosmizah Mat Jusoh ise, ülkesindeki iş fırsatlarıyla ilgili sunum gerçekleştirdi. Mat Jusoh, Türk müteşebbislerini Malezya’ya davet ettiklerini vurgulayarak, “İki ülke arasında Serbest Ticaret Anlaşması bulunuyor. Bunu Malezya tarafı iyi değerlendiriyor. Bu anlaşma yakın zamanda hizmet sektörünü de kapsayacak şekilde genişletilecek. Gümrük vergisi oranları birçok üründe yok denecek kadar az. Olanakları görmek için karşılıklı ziyaretler ve görüşmelerin sıklaştırılması gerekiyor” dedi.

    TTSO Başkanı M. Suat Hacısalihoğlu, toplantı öncesi makamında kendisini ziyaret eden Süheyla Çebi Karahan ve Rosmizah Mat Jusoh’a günün anısına plaket takdim etti.