Etiket: Fırsatı

  • Gençlere Eğitim Ve İş Fırsatı

    Türk kağıt sanayinin önde gelen firmalarından olan Mopak A.Ş. Kemalpaşa’da faaliyet gösteren fabrikasından 15-18 yaş arası gençlere yönelik bir proje çalışması başlattı. Mopak Çıraklık Meslek Okulu adında gerçekleştirilecek proje kapsamında gençler, mezun olarak şirket bünyesinde istihdam edilecek.

    Mopak Grup Genel Müdürü E. Ruhi Molay, projenin amacının eğitimini tamamlayamayan 15-18 yaş arası gençlere eğitim vermek ve şirket bünyesinde istihdam etmek üzere teknik personel sağlamak olduğunu söyledi. Molay, “Şirketimizin, Kemalpaşa ve Dalaman’da bulunan fabrikalarında kağıt üretim, makine bakım onarım ve otomasyon sistemleri olmak üzere 3’er sınıf açmayı hedefliyoruz. Sınıflarımızı 20 öğrenciye eğitim verebilecek şekilde planladık. Okulumuza kayıtlarımız 6 Şubat tarihine kadar devam edecek. İlköğretim mezunu, 15-18 yaş arasındaki herkes okulumuza müracaat edebilir. Temel dersleri Kemalpaşa Çıraklık Eğitim Merkezi öğretmenleri, teknik dersleri şirketimiz bünyesinde çalışan ustalarımız verecek. Hafta içi iki gün temel dersleri alacak olan öğrencilerimiz, üç gün de uygulamalı eğitim görecek. Okulumuzdan başarı ile mezun olan öğrencilerimizde şirketimiz bünyesinde istihdam edilecek” diye konuştu.

  • İndirim Kuponları İle Ucuz Online Alışveriş Fırsatı

    Özellikle son yıllarda büyük bir akım haline gelen online alışveriş uygulaması sayesinde kişiler alışverişlerinde büyük hız kazanıyor ve hem enerjiden hem de zamandan tasarruf edebiliyor.

    İnternet girişimcisi Orhun Vural, online alışverişler için günümüzde birçok cihazın hizmet verdiğini belirterek, “Genellikle bilgisayar üzerinden bu uygulamaya giriş yapan kişi sayısı daha fazla olsa da aynı zamanda akıllı cep telefonları ve tabletler üzerinden de alışveriş yapmak mümkündür. Online alışveriş uygulamasına bu cihazlar üzerinden ulaşmak için sadece internet bağlantısı yeterlidir. İndirilen uygulamalar sayesinde internet bağlantısının olduğu her noktada alışveriş yapmak mümkündür. Özellikle online alışverişin gerçekleştiği bu sitelerde ve uygulamalarda akla gelebilecek her ürünün yer alması kişilerin işlerini çok daha kolay bir hale getirmektedir” dedi.

    Vural, online alışverişlerde ürünlerin oldukça uygun fiyatlı olması ve teslimatların da hızlı bir şekilde gerçekleşmesi kişiler için büyük avantaj sağladığını belirterek, “Böylece hem yorucu alışveriş saatlerinden kurtulmak hem de ürünlerin kapıya kadar teslimini sağlamak mümkün hale gelmektedir. Online alışveriş uygulamasından dileyen herkes yararlanabilmekte ve bu uygulamanın tadına varan kişiler de bir daha vazgeçememektedir. Hele ki son zamanlarda oldukça popüler hale gelen indirim kuponu kullanımıyla bu eğlenceli alışverişleri çok daha ucuza getirebiliyorsunuz. Bu indirim kodları sizlere tamamen ücretsiz olarak sunulur ve yüzde 50’ye varan oranlarda indirim sunar. En güncel kuponları internette bulabilir ve dilediğiniz gibi kullanabilirsiniz. Sizler de alışverişlerinizde bu yolu tercih ederek harcamalarınızda tasarruf etmeye başlayabilirsiniz” dedi.

  • Peşinatsız, Faizsiz Ve Taksitle Otomobil Sahibi Olma Fırsatı

    25 yıldır müşterilerinin faizsiz ev ve otomobil sahibi olmasını sağlayan Emin Şirketler Grubu bünyesinde bulunan ve grubun ilk şirketi olan Eminotomotiv, ikinci el otomobil kavramını yeni bir boyuta taşıdı. Peşinatsız, faizsiz ve kişinin kendisinin belirleyeceği taksit seçenekleri ile otomobil sahibi olma fırsatı sunuyor.

    1991 yılında sıfır araç satışına başlayan ve günümüzde ikinci el otomobil ile yoluna devam eden Eminotomotiv çeyrek asırlık yolculuğunda 50 bin kişiyi faizsiz, peşinatsız ve kişinin kendi belirlediği taksit seçenekleriyle otomobil sahibi yaptı. Aylık bin araç teslimatı ve verdiği garanti ile ikinci ele yeni bir kavram kazandıran Eminotomotiv, sattığı bütün araçlarda vatandaşa garanti veriyor. Konuyla ilgili açıklama yapan Emin Şirketler Grubu Genel Müdürü İbrahim Çonkar, “1991 yılında sıfır otomobil kampanyaları ile başladığımız yolculuğumuza şimdi ikinci el otomobiller ile devam ediyoruz. İlk başladığımızda Türkiye’de 2 marka vardı ve biz bu 2 markayı sıfır olarak faizsiz ve taksit seçenekleriyle insanlarımıza sunuyorduk. Şu anda araç çeşitliliğinin de etkisiyle ve vatandaşlarımızın tercihiyle ikinci el olarak yolumuza devam ediyoruz” dedi.

    AYLIK BİN ARAÇ TESLİMATI

    İkinci el otomobilde aylık binin üzerinde araç teslimatı yaptıklarını dile getiren İbrahim Çonkar, “Vatandaşlarımız ister kendileri araçlarını direkt alabiliyor, isterlerse Elbirliği sistemi ile peşinatsız, faizsiz ve kendi belirledikleri ödeme seçenekleriyle araç sahibi olabiliyor. Sistemimizde tüketici ilk etapta bütçesini belirliyor. Peşinatlı veya peşinatsız seçenekler arasında tercihini yapıyor. Seçilen taksit sayısı aynı zamanda o gruptaki kişi sayısıdır. Yapılan ödemelerle her ay bir otomobil parası birikir. Biriken bu para noter huzurunda yapılan çekilişlerle bir kişiye otomobil almak üzere kullanılır.

    İKİNCİ EL ARAÇTA GARANTİ VERİYORUZ

    “İkinci el araçta artık insanlarımızın tercihi olduk. Onlara güven verdik ve bugüne kadar bütün müşterilerimizin memnuniyetini gördük” diye konuşan İbrahim Çonkar, açıklamalarına şöyle devam etti: “İkinci el araç alımları her zaman 0 araç alımlarına göre daha riskli olmuştur. Dışarıdan aracı aldığınız anda iş bitmiştir. Artık geri dönüşünüz yoktur. Size aracı satarken söylenenlerin dışında bir sorun da çıkabilir. İşte burada bizim garantimiz devreye giriyor. Sattığımız bütün araçlara garanti vererek satıyoruz. Aracı satarken bütün özelliklerini söylüyoruz. Vatandaşın aracı istediği yerde servise götürmesini de istiyoruz. Vatandaş aracı aldıktan sonra bizim söylediklerimizin dışında araç herhangi bir sorun çıkarırsa aracı sattığımız fiyat üzerinden geri alıyoruz. Bugüne kadar da hiçbir aracımız geri gelmedi. İnsanlarımız bunu bildiği için araçlarını bizden güven ve huzurla alıyorlar.”

    İNSANLARIN TERCİHİ KÜÇÜK MOTORLU DİZEL ARAÇLAR

    “Şu anda insanlarımızın tercihi küçük motorlu dizel araçlar” diyen İbrahim Çonkar, “ Önceden dizel araçlar tercih edilmiyordu. Şimdi ise tam tersi. Çünkü eskiden dizel araçlar ülkemize çok gelmiyor, gelenler de problem çıkartıyordu. Ülkemizin şartlarına uygun değillerdi. Şu anda gelen araçlar ise hem ülke şartlarımıza uygun hem de dizel yakıt benzine göre daha uygun” diye konuştu.

  • Prof. Dr. Tanay Sıdkı Uyar: “Türkiye Rüzgar Enerjisinde Büyük Bir Fırsatı Kaçırmak Üzere”

    Dünya Rüzgar Enerji Birliği ve Dünya Biyoenerji Birliği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Tanay Sıdkı Uyar, Paris’teki iklim zirvesi sonrasında sadece önde gelen çevre örgütlerinin değil, devletlerin de ’Yenilenebilir Enerjiyi’ çözüm olarak gördüğünü söyleyerek, “Türkiye’nin göz göre göre bir fırsatı kaçırmak üzere” dedi.

    Dünya Rüzgar Enerji Birliği ve Dünya Biyoenerji Birliği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Tanay Sıdkı Uyar, Paris’te düzenlenen COP21 İklim Değişikliği Konferansı sonrasında sadece önde gelen çevre örgütlerinin değil, devletlerin de ’Yenilenebilir Enerjiyi’ çözüm olarak işaret ettiği bir dönemde, Türkiye’nin göz göre göre bir fırsatı kaçırmak üzere olduğunu söyledi.

    Rüzgar ve Güneş Enerjisi alanında dünyanın önemli otoritelerden biri sayılan Prof. Dr. Tanay Sıdkı Uyar, Türkiye sınırsız kaynaklara sahipken yenilenebilir enerji üretimi ve kullanımı konusunda birçok ülkenin gerisinde kaldığının altını çizerek, “Yüzde 100 yenilenebilir kaynakları kullanan ve kendi enerjisini üreten, ekolojik ve demokratik topluma geçiş ancak bilinçli bir toplum ve enerjide çözümden yana yerel, ulusal karar vericilerce gerçekleşebilecek” dedi.

    30 Kasım’da Paris’te gerçekleşen COP21 İklim Değişikliği Konferansı’nda da yine yenilebilir enerji gündeme geldiğini bildiren Uyar, bu sene yüzde yüz yenilenebilir enerjinin global iklim değişikliği ve enerji kaynaklarının tüketimine çözüm olduğu konuşulmaya başlandığını belirterek, şunları söyledi: “Türkiye ise yenilenebilir enerji kaynakları konusunda henüz çok yeni bir oyuncu, ülkemizde yenilenebilir enerjiden elde edilen üretim 4 bin megavat. Elektrik üretiminin sadece yüzde 4’ü rüzgar enerjisinden elde ediliyor. Amerika ve Çin ise Türkiye’nin toplam elektrik ihtiyacının iki mislini yenilenebilir enerjiyle üretiyor, Hindistan da bu yönde planlamalar yapıyor. Türkiye yatırım tercihlerini endüstrileşmiş ülkelerde artık terk edilmeye başlanan enerji teknolojilerine yaparken; diğer ülkeler kaynak maliyeti olmayan ve bu nedenle daha da ucuz olan biyoenerji, rüzgar ve güneş enerjisi kullanımı için çoktan harekete geçmiş durumda. Biyoenerji üretimi ise orman, tarım ve belediye atıklarının değerlendirilmesi ve işe koşulması anlamına geliyor”.

    Türkiye’de rüzgar, güneş ve biyoenerjiden faydalanılmayan her günün bu maliyetsiz kaynaklar yabana gittiğini bildirerek “Ülkemizin rüzgarını, güneşini ve diğer yenilenebilir enerji kaynaklarını daha aktif bir şekilde nasıl kullanacağız bunu düşünmemiz gerekiyor.

    Türkiye yenilenebilir enerji kullanımında nasıl daha etkin olur sorusunun yanıtları ise oldukça basit; öncelikle mevcut kullanılan kaynaklarla, yenilenebilir enerji kaynaklarının karşılaştırmalı bir stratejik araştırması hazırlanmalı, enerjinin etkin kullanımına öncelik verilmeli ve Türkiye’nin ekonomi, enerji ve ekoloji karar destek sistemi kurularak geleceğin enerji modellemesi ve uzun vadeli stratejik planlaması yapılmalı. Türkiye’nin her yeri güneşli ve her yerde o kentin elektriğini üretecek kadar kaynak var; akıllı şebeke altyapıları oluşturarak istenilen yerde, dağıtılmış üretim ve güneşin ulaştığı, rüzgarın ulaştığı her yerde, yerinde tüketim mümkün. Akıllı şebeke sistemiyle üretilen elektrikten, her konut, her kent güneş enerjisinden faydalanabiliyor” ifadelerini kullandı.

    Rüzgar ve güneş enerjisi ile elektrik üretimi; kaynağı ücretsiz en ucuz üretim yöntemi olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tanay Sıdkı Uyar, sözlerini şöyle tamamladı: “Türkiye’nin yenilenebilir enerji kullanımı konusunda acil adımlar alması, doğru bir stratejiyle hareket etmesi gerekiyor. Enerjide dış kaynaklara bağlı olmayan bir Türkiye için; yerel ve ulusal yönetimlerin ve toplumun; yüksek yatırım maliyetlerine sahip konvansiyonel enerji üretimini, yani eski teknolojiyi terk edip, çevre ve ekonomi dostu yenilenebilir enerjiye geçmesi gerekiyor”.

  • Üstün Potansiyeli Gerçekleştirme Fırsatı

    Bahçeşehir Üniversitesi işbirliğiyle Bahçeşehir Okulları’nda uygulanmaya başlayan Üstün Potansiyelliler Eğitimi toplantısında velilere eğitim içeriği hakkında bilgi verildi. Üstün potansiyeller projesini geliştiren ekibin yöneticisi Yrd. Doç. Dr. Abdulkadir Bahar, üstün potansiyelliler eğitimin başarıya ulaşmasında velilerin ve eğitimcilerin üstün potansiyel konusunda daha fazla bilgi sahibi olmalarının çok önemli rol oynadığını, bu eğitim kapsamında Bahçeşehir Okulları’nda velilere ve eğitimcilere yönelik farkındalık çalışmaları yapıldığını belirtti.

    Üstün Potansiyelliler Eğitimi Toplantısında yaptığı sunumda programın gelişim haritasını aktaran Yrd. Doç. Dr. Abdülkadir Bahar, üstün potansiyel kavramını dünyadan farklı örneklerle açıkladı. İnteraktif bir sunum gerçekleştiren Üstün Potansiyelliler Genel Koordinatörü ve Bahçeşehir Okulları PDR Bölüm Başkanı Özen Yazğan ise üstün potansiyelin bir farklılık, üstün potansiyellilere yönelik eğitimin bir ihtiyaç olduğunu belirtti ve Bahçeşehir Okulları’nda Üstün Potansiyelliler Eğitimi’nin nasıl uygulandığını anlattı. Soru cevap bölümünün ardından toplantı sona erdi.

    ÜSTÜN POTANSİYELLİLERE YÖNELİK EĞİTİM NEDİR?

    Üstün Potansiyelliler Eğitimi uygulamalarını anlatan ve hedeflerinden söz eden Bahçeşehir Okulları Eğitimden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ali Rıza Lüle, etkinlik kapsamında, “Üstün Potansiyelliler Eğitimi üzerine toplandık, velilere bilgilendirme yapıyoruz. Üstün Potansiyelliler Eğitimi, Bahçeşehir Üniversitesi ve Bahçeşehir Okulları’nın ortaklaşa hazırladığı bir eğitimdir. Yaklaşık 4 yıldır üzerinde çalışılıyor ve Bahçeşehir Üniversitesi de 1,5 yıldır bu çalışmaya dâhil oldu. Türkiye genelinde 19 okulda pilot uygulamalarına başlandı. Üstün zekâlı ya da üstün yetenekli şeklinde ifadeleri kullanmıyoruz, üstün potansiyelli diyoruz. Üstün potansiyelliler eğitiminin hedefi, dünyada bazı bilimsel verilere göre nüfusun yüzde ikisini-üçünü oluşturan insanları daha iyi eğitebilmek, dünyayla yarışır bir hale getirebilmek ve bu yolla ülkemizi bir adım ileriye götürebilmek” açıklamalarında bulundu.

    Pilot uygulamalara geçen yıl 3 okulla başladıklarını ifade eden Lüle, program kapsamında verilen eğitimin detaylarını aktardı:

    “Tüm öğrencilerin değerlendirmeye alındığı, gözlem ve değerlendirme amaçlı birden fazla aracın kullanıldığı bir süreç sonunda farklı ihtiyaçlara sahip öğrenciler belirleniyor ve istekli öğrenciler iki dönemde toplam 20 haftalık bir programa katılıyor. Çocukların kritik düşünme, problem çözme ve proje oluşturma gibi becerilerini bulundukları basamaktan bir üste çıkarmaya çalışıyoruz. İlkokul öğrencilerine yönelik eğitim veriyoruz, ancak önümüzdeki yıllarda ortaokul ve lisede de bu eğitimi sürdürmek istiyoruz.”

    UZUN VADEDE AVANTAJLARI NEDİR?

    Programın amacının uluslararası tanımlama uygulamalarında yüksek potansiyel gösteren çocukların eğitimlerine katkıda bulunmak olduğunu ifade eden Bahçeşehir Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Abdülkadir Bahar,

    “Potansiyel yetenek bir avantaj değil, bir farklılıktır. Bu farklılıkların anlaşılması ve çocukların akademik, sosyal, psikolojik ihtiyaçlarının karşılanması adına bir eğitim planlandı. Hafta sonu ve hafta içi eğitimli öğretmenler tarafından verilen derslerden oluşan bir içeriğimiz var. Sadece öğrencilerin değil, öğretmen ve veli eğitimlerinin söz konusu olduğu bir paketten söz ediyoruz” ifadelerine yer verdi.

    Dünyada 50 yıldır ve Türkiye’de yeni yeni başlayan üstün potansiyellilere yönelik geliştirici eğitim uygulamalarından söz eden Abdülkadir Bahar, veli-eğitimci-öğrenci eğitimlerinde öncelikle algı değişimini hedeflediklerini, bu çalışmada üstün potansiyelin bir avantaj değil, farklılık olduğunu vurguladıklarını söyledi. Bahar, “Program, öncelikle farkındalık oluşturmak, içerik geliştirmek ve bu içeriği öğrencilerle buluşturmak üzerine tasarlandı. Yaptığımız veli ve öğretmen eğitimlerine üstün potansiyelin avantaj gibi gözükse de toplum içinde farklılıkların yanlış anlaşılması gibi başka dezavantajlar da oluşturabileceği konusunda farkındalık çalışmalarıyla başladık. İşitme engeli de, üstün potansiyel de bir farklılıktır, bu haliyle anlaşılmasını hem veli hem öğretmen açısından bilinçlenme aşaması olarak görüyoruz” dedi.

    Programın uzun vadede meyvelerinin toplanacağını ekleyen Bahar, “Bu eğitime katılan üstün potansiyelli çocukların uzun vadede hem sosyal hem de psikolojik gelişimlerini daha sağlıklı tamamlamalarını ve daha sağlıklı yetişmelerini öngörüyoruz” diye konuştu.