Etiket: fırsatçıların

  • Fırsatçıların una yaptığı zamlar fırıncıları isyan ettirdi

    Fırsatçıların un fiyatlarına yaptığı fahiş fiyat artışları fırıncıları isyan ettirdi. Temmuz ayında 75 lira olan bir çuval unun 110 liraya fırladığını anlatan fırıncılar, bu durumun fırsatçılardan kaynaklandığını, hükümetle, euro veya dolar ile hiçbir ilgisi olmadığını anlattı.

    Dolar ve euro kurundaki dalgalanmalarla birlikte her ay zamlanmaya başlayan unun çuvalı, son olarak 110 liraya kadar ulaştı. Eskişehir’de uzun yıllardır fırıncılık yapan Hüseyin Topçu, geçmiş ayın faturaları ile un fiyatlarındaki fahiş artışı gözler önüne serdi. Son 2 ayda unun çuvalına 35 liralık zam yapıldığını ve bu işin fırsatçılığa dönüştüğünü vurgulayan Topçu, bu fiyatlar ile fırıncıların yıl başına kadar dayanmasının mümkün olmadığını dile getirdi. Fırıncıların suçlanmasının doğru olmadığını dile getiren Topçu, “Biz 7’inci ayda 75 liraya aldığımız unu şuanda 110 liraya alıyoruz. Çuval başına 35 lira gibi büyük bir fark var. Bizim için bu çok büyük bir fark. Günde 20 çuval un işlerse bir ekmek fabrikası, 700 lira fark yapar. Şuanda bunu kimse bilmiyor. Bu fiyatlar da durmuyor. Bugün 110 lira oldu, yarın 115 lira olacak. Almış başını gidiyor. Kimse buna müdahale etmiyor. Şu anda vatandaşların bunu bilmesi gerekiyor. Bizlik bir şey değil bu. Fırsatçılık var bu işin içinde” şeklinde konuştu.

    “Şu anda fırıncının yılbaşına kadar dayanacak gücü yoktur”

    “9’ucu ayın 4’ünde aldığımız 100 liralık un, 9’uncu ayın 21’inde 110 liraya geldi” ifadelerini kullanan Topçu, “Aslında burada fiyatın düşmesi lazım. Bakanlık açıklama yaptı, ihracatı durdurdu. Euro düştü, dolar düştü, faizler düştü. Ama una gelince, un düşmüyor. Zam istediğimiz zaman da Bakanlık el atıyor. ‘Ekmeğe yıl başına kadar zam yok’ diyorlar. Şu anda fırıncının yılbaşına kadar dayanacak gücü yoktur. İnsanları bu ekmeği yemeye muhtaç edecekler. Bunu da fırsatçılar yapıyor. Bunun hükümetle, euro ile, dolar ile hiçbir ilgisi olmadığı kanaatindeyim” dedi.

    “Un alamayan arkadaşlarım var”

    Una gelen fahiş zamların durdurulması gerektiğini belirten Hüseyin Topçu, aksi halde bu durumu fırıncıların kaldırma gücünün olmayacağını söyledi. Topçu, konuyla ilgili şunları kaydetti:

    “Ekmeğe şu an yüzde 100 zam gelmesi gerekiyor, ama bu işi kurtarmaz. Un fiyatını durdurmak lazım. Yoksa benim ekmeğe 50 kuruş zam yapmam bu işi çözmeyecek. Yarın 120 lira yapacaklar unu. 10 günde ne değişti Türkiye’de? Şuanda iş, ekmeğe zam yapmaktan çıktı. Bizim ekmeğe 25 kuruş zam yapmamız bunu kurtarmaz. 75 lira ile 110 lira arasında 35 lira gibi büyük bir fark var. Biz şuanda sadece bunu konuşuyoruz. Diğer ham maddelerimizi konuşmuyoruz. Şuanda fırıncılar bunu cebinden karşılıyor, ama fazla karşılayamazlar ki. Un alamayan arkadaşlarım var. Biz şuanda buna bir çözüm istiyoruz. Devlet büyüklerimizden istiyoruz. Biz un fiyatları bir sabitlensin istiyoruz. Her gelişte 5 lira, 10 lira zam olmaz. Eskiden 1-2 lira zam gelirdi. Ama şimdi 10-20-30 lira zam geliyor. Bunlar çok büyük rakamlar. Bunu fırıncının kaldırma gücü yok. İnsanları ekmeğe muhtaç etmesinler.”

  • Atmaca: “Ülkemize uygulanan ekonomik ambargonun büyümesinde fırsatçıların etkisi oldukça fazla”

    Tüm Sanayici ve İş Adamları Derneği (TÜMSİAD) Trabzon Şube Başkanı Mehmet Atmaca, “Ülkemize uygulanan ekonomik ambargonun büyümesinde fırsatçıların etkisi oldukça fazla” diyerek Ağustos ayında Türkiye’ye yönelik olarak başlayan ekonomik operasyonlarla ilgili açıklamalarda bulundu.

    Bugün halkımızın alışveriş için marketlere, mağazalara gittiği zaman karşılaşmış olduğu durumun Türk milletine yakışmayan bir durum olduğunu dile getiren Mehmet Atmaca, “Maalesef yerli ve milli üretim olan pek çok ürün ithal ürünlerin fiyatını geçmiş durumda. Bunu döviz artışı ile açıklamamız mümkün değildir. Bu apaçık bir fırsatçılıktır. Sorun bununla kalmamaktadır. Bazı firmalar üretim yapmamakta veya ürünlerini marketlere göndermemektedirler. Bundan anladığımız küresel güçlerin Türkiye’deki maşaları da bu krizin derinleşmesi için var gücüyle çalışıyor. Halkımız bu noktada uyanık olmalı fırsatçılık yapan markaları firmaları zihinlerinin bir kenarına kazımalıdır” dedi.

    “Yerli üretim etiketiyle milli olan ürünlerimizi daha rahat tespit edeceğiz”

    Yeni çıkan yerli üretim etiketi ile en azından ülkede üretilen ürünleri daha rahat tespit edeceklerini söyleyen Atmaca şu ifadeleri kullandı:

    “Bizler bu konuda çok hassas davranmalıyız. Yerel üretim bizim için yerli üretimden daha önce gelmeli. Bilinmelidir ki yerelde üretilen ürün hem bölgemize hem ülkemize katkı sağlamaktadır. Açıklıkla söylemek gerekir ki alışverişlerinizi de yerli markalardan yerli firmalardan mağazalardan marketlerden bakkallardan yapmaya özen göstermeliyiz. Bu bizim bölgesel gelişimimiz açısından çok önemli.”

    “Krizden çıkmanın yolu yerli üretim ve ihracattan geçer”

    “Krizden çıkmanın yolu yerli üretim ve ihracattan geçer” diyen Başkan Atmaca, “Tüketim toplumu olmaktan üreten toplum olmak için ne gerekiyorsa yapmamız lazım. Üzülerek görüyoruz ki köylerimiz tarım arazilerimiz bomboş. Üretim yapılmamakta hele hele el sanatları bitme noktasına gelmiş durumdadır. Bu bizlerinde kapitalist sisteme ne kadar entegre olduğumuzun acı bir göstergesidir. Bağlarımız da bahçelerimizde yetişen meyvelerimiz ne yazık ki yere düşüp çürümekte değerlendirilmektedir. Bununla beraber insanımız maalesef marketlerden sağlıksız olduğunu bile bile sanayi ürünü alıp tüketmektedir. Toplum olarak yeniden bir dönüşüme ihtiyacımız var. Her yönüyle kültürümüzü yaşatmamız lazım” ifadelerini kullandı.

    “Yerel ürünlerin turizme kazandırılması bölgemize ekonomik girdi sağlayacaktır”

    Bölgemizin son yıllarda turizm açısından yükselen bir değer olduğunu ifade eden Atmaca, “Bunu daha iyi değerlendirmemiz lazım. Bölgemize gelen turistlere yerel değerlerimizi tanıtabilir satabiliyor olmamız lazım. Başka bölgelerden hele de ithal ürünleri turistlere satmak bölgemize yapılacak olan en büyük kötülüklerden olacaktır. Yerel ürünlerin turizme kazandırılması hem bölgemizde ekonomik bir girdi sağlayacaktır hem de bölgemizin tanıtımına da katkı sağlayacaktır. Bu konuda hepimiz hassas davranmalıyız. Otellerimizde restoranlarımızda mağazalarımızda yerel yiyecekleri içecekleri muhakkak gelen misafirlerle buluşturmamız lazım” şeklinde konuştu.