Etiket: Fırsata

  • (ÖZEL) Kentsel dönüşümü fırsata çevirdi Rahmi Koç daim müşteri oldu

    İstanbul’da kentsel dönüşümü fırsata çeviren 15 yıllık barmen Melih Kıran, çöpten topladığı eşyalarla antika dükkanı açtı. Ünlü isimlerin de akın ettiği dükkanda Rahmi Koç dam müşterilerin arasında yer alıyor. Türkiye’nin en zenginleri listesinde ilk sırada yer alan Rahmi Koç’un alışveriş sırasında sıkı pazarlıkçı olduğunu dile getiren Kıran; “Koç çok pazarlıkçı, ona kolay kolay kimse bir şey satamıyor” dedi. Kıran’ın her keseye uygun açtığı antika dükkanında ise yok yok.

    Kadıköy’de bazı bölgelerin kentsel dönüşüme girmesiyle, taşınan insanlardan geriye yaşanmışlıklarla dolu eşyaları kaldı. Bunu fırsata dönüştüren Melih Kıran 15 yıllık barmenlik mesleğini bırakarak antikacı dükkanı açtı. Bazen komşuların bazen tanımadığı insanların kimi zaman da moloz yığınları altındaki anıların bir araya geldiği dükkanda Ulu Önder Atatürk’ün fotoğrafları da yer alıyor. Kendisini “yeni nesil eskici” olarak tanımlayan Kıran, her parçayı kendi emeği ile topladığına da dikkat çekti.

    Çöpten çıkardıklarıyla Dünyayı topladı

    Babasının da 20 yıldır antikacı dükkanı işlettiğini ancak bir kere bile dükkanın önünden geçmediğini söyleyen Kıran, zamanla eşyaların ayrı bir dili olduğunu fark ettiğini anlattı. Kıran, üç ayrı dönemi kapsayan Antika – Retro – Vintage eşyalardan oluşan toplam 5 bin parçayı da kendi çabasıyla bir araya getirdiğini açıkladı. Kıran; “Hepsini tek tek topladım. Kitap, plak, plak çalar, gözlük, saat, kalem, objeler aklınıza gelebilecek her şeyi alıyorum. Pazarlardan, kentsel dönüşümden, esnaf arasında düzenlenen mezatlardan, topladım. Yaklaşık 4 bin 5 bin civarında ürün var. İnsanlar maalesef anıları olan eşyaları çöpe atıyorlar” dedi.

    “Rahmi Koç çok pazarlıkçı”

    Ünlü koleksiyonerler antika pazarlarının daimi müşterisi olmakta. Melih Kıran alışveriş içerisinde olduğu koleksiyonerlerin tercihlerini anlatırken, Rahmi Koç için “Rahmi Koç çok pazarlıkçı” ifadelerini kullandı ve şunları söyledi: “Rahmi Koç ile fiyatta anlaşamıyoruz. Çok pazarlıkçı maalesef. Kendisi ayda bir Feriköy antika pazarına geliyor. Kolay kolay ona kimse bir şey satamıyor. Bende bir karakalem çalışması vardı. Rahmi Koç Bey “ne kadar olur evlat”dedi. “Size 300 TL olur Rahmi amca” dedim. “200TL olur mu?” dedi. “Hayır 250 olur” dedim. 200TL’de üsteleyince alışverişimiz gerçekleşmedi.

    Atatürk resimleri depodan çıktı

    Eşya toplama sürecinde Atatürk’e ait dört kare fotoğrafa rastlayan Kıran,yayınlanmamış fotoğraflar olabileceğine dikkat çekti.Kıran; “Elimizde Atatürk’ün dört tane resmi var. Onlar paha biçilemez tabi satmıyoruz. Bir apartman dairesinin altından bir depodan binlerce kartpostal çıktı onların arasındaydı. Görünce çok mutlu oldum. Bir ekspere göstermedim henüz bilemiyorum belki vardır belki yoktur” ifadelerini kullandı.

    En küçük müşteri 13 yaşında

    Nostalji merakı genç kuşağa kadar uzanıyor. Ailesinden görerek örnek alan çocuklarda antikacı dükkanlarının yolunu tutuyor. Kıran en küçük müşterisi ile alışverişini şu sözlerle anlattı; “13 yaşında bir çocukla alışverişim olmuştu. Kendisinin bilgisi piyasadaki çoğu plakçıdan çok daha iyiydi. Hangi sanatçının hangi senede albüm çıkardığını, hangi plakta ne tür şarkılar yer aldığını biliyordu. Bu beni çok şaşırtmıştı. Hayranlıkla izlemiştim”

    “Mabel Matiz ne topluyor çözemedik”

    Diğer ünlü isimlerin tercihlerini de şöyle aktardı: “Bora Ayanoğlu ile müziğin içinde olduğu için genelde plak alışverişi yapıyoruz. Osmantan Erkır daha çok ephemera seviyor. Ayrıca bir televizyon koleksiyoncusu. Yakın zamanda Rahmi Koç Müzesine bağışladı. Genellikle tiyatro ve müzikle alakalı eşyaları topluyor. Ege Çubukçu’da müzikle uğraştığı için pazardan daha çok plak alıyor. Mabel Matizde geliyor ama ne topladığını çözemedik.”

    “Wagner’in ıslak imzalı fotoğrafı paha biçilemez”

    1883 yılında vefat eden opera sanatçısı, Richard Wagner’in 1870’lerde Londra’da çekilmiş ıslak imzalı orijinal fotoğrafı dükkanın en kıymetli parçalarından.1962 senesinde Erkin Koray’ın çıkardığı ilk 45’lik plak Bir Eylül Akşamı’ da eşine nadir rastlanan plaklar arasından yer alıyor. Kıran plağı bulduğu an yaşadıklarını şu sözlerle anlatıyor; “Erkin Koray’ın çıkardığı ilk 45’lik.Bir tarafı türkçe bir tarafı ingilizce. İlk rock’n’roll müziğinin kayda geçtiği 45’lik plak. Türkiye’de belki 10-15 kişide vardır. Bu plağı görünce şaşırdım elim ayağım titredi ve çok mutlu oldum.”

    Plak satışında ‘Issız Adam’ etkisi

    Her yaşa hitap eden dükkanda 15 yaşındada 90 yaşındanda müşteri görmek mümkün. Kıran yaşa göre tercihleri şu sözlerle anlatıyor; “15 yaşından 90 yaşına kadar müşteri aralığımız var. Oyuncak figürleri de sattığımız için genelde çocuklar oyuncak topluyorlar.18 yaşa çıktığımız zaman ıssız adam filminden sonra tekrar plaklar gündeme geldi. Plağın yaş aralığı yok zaten alıcısı 18’de başlıyor”

    Yıllar geçtikçe eskiye olan özlem katlanarak artmakta. Antikacı dükkanları, koleksiyonerler ve nostalji meraklılarının uğrak yeri olmaya devam etmekte. Plaklar, daktilolar, eski fotoğraflar, kasetler, paralar ve pullarla dolu antikacılar ziyaretçilerinden de yoğun ilgi görüyor.

  • Bayramı doğru beslenerek fırsata çevirin

    Sıcak yaz günlerine denk gelen Ramazan ayının ardından özellikle oruç tutan kişiler dört gözle bayramı bekliyor. Ramazan ayı boyunca gün içerisinde vücudun uzun saatler boyunca aç ve susuz kalması ve öğünlerin de azalması ile farklı bir beslenme tarzına alışılıyor. Uzmanlar, Ramazan Bayramı ve sonrasında bu beslenme tarzından normal düzene geçişin bir fırsat olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Acıbadem Adana Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Çisem Gündüz, Ramazan boyunca yavaşlayan metabolizmanın bayram ve sonrasında sağlıklı bir şekilde normalde döndürülmesi için birtakım önerilerde bulundu.

    Öğün sayınızı arttırın

    Ramazan’da uzun saatler süren açlık yaşanması nedeniyle metabolizma hızında düşüş yaşandığına dikkat çeken Dyt. Çisem Gündüz, bu nedenle öncelikle Ramazan ayı boyunca sahur ve iftar şeklinde 2 öğüne düşen yeme düzenini tekrardan 3 ana ve 3 ara öğün olmak üzere 6 öğüne çıkarmak gerektiğini ifade etti. Bayramın toparlanma dönemi olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Dyt. Çisem Gündüz, bu süreci en sağlıklı şekilde geçirmek ve kilo alımına engel olmak için öğün sayısını tekrar artırmanın yanı sıra egzersiz de yapılmasını öneriyor.

    Kahvaltıyı atlamayın

    Ramazan ayı boyunca bazı kişiler için en çok özlenen öğün olan kahvaltıda kontrolü kaybetmemek gerektiğini vurgulayan Diyetisyen Gündüz, kahvaltıda tüketilmesi gereken besinleri şu sözlerle açıklıyor:

    “Öncelikle gün boyu vereceği tokluk hissi nedeniyle yumurtanın sofralardan eksik edilmemesi, peynir ve zeytin çeşitlerinde de porsiyon kontrolüne dikkat edilmesi gerekiyor. Domates, salatalık, yeşil biber gibi besinlerin ise bol bol tüketilmesinde sakınca bulunmuyor. 1 tatlı kaşığı reçel veya bal ile kendinizi ödüllendirebilirsiniz. Ancak ekmek tercihinin tam buğdaydan yana kullanılması önem taşıyor.”

    Bol miktarda su için

    Ramazan’da kısıtlı tüketim nedeni ile düzenli su içme alışkanlığının kaybedilmiş olabileceğini söyleyen Dyt. Gündüz, tekrardan bu alışkanlığı kazanmak için susamayı beklemeksizin günde ortalama 2,5-3 litre su tüketilmesini tavsiye ediyor. Gidilecek ziyaretlerde içilen çay, kahve gibi içeceklerin suyun yerini tutmayacağını ve miktarına dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Dyt. Gündüz, fazla miktarda tüketilen çay, kahve ve asitli içeceklerin çarpıntı, kalp rahatsızlıkları gibi birtakım sağlık sorunlarına yol açabileceğini ifade ediyor.

    Tatlılarda porsiyon kontrolü yapın

    Bayram ziyaretlerinde ikram edilen şeker, çikolata, sütlü veya şerbetli tatlılar karşısında mutlaka porsiyon kontrolü yapılması gerekiyor. Tüm ziyaretlerde kabul edilen her çikolata veya tatlı günlük tüketilmesi gereken yağ ve şeker miktarını oldukça aşıyor. Bu durum hazımsızlık ve mide problemleri gibi sindirim sistemi sorunlarına yol açmasının yanı sıra kilo alımına da sebep oluyor. Dyt. Gündüz, çikolata ve şekerlere alternatif olarak, vitamin ve mineralden zengin taze ve kuru meyveler, kuruyemiş, taze meyve salataları, light dondurma, meyveli tatlı veya light süt ile hazırlanmış tatlı çeşitlerinin ikram edilmesini öneriyor.

    Açık büfeye dikkat

    Bayramı tatil beldelerinde geçirecek olanlar için özellikle açık büfeler tehdit oluşturuyor. Açık büfe olan yerlerde servis tabağına her besin grubundan sadece tüketilecek kadarının alınmasını söyleyen Dyt. Gündüz “Tabağınızda çeşitlilik yaratmaya ve farklı renklerde besinler bulunmasına özen gösterin. Yemeğinizin yanında asitli içecekler yerine su veya ayran tüketin” diyor.

    Egzersiz yapmayı unutmayın

    Ramazan boyunca hareketsiz kalan metabolizmayı canlandırmak için tatil olan bayram sürecinin fırsat olarak görülmesi gerektiğini belirten Dyt. Çisem Gündüz, hem fazladan alınan kalorileri yakmak hem de sağlıklı olmak adına günde ortalama 45 dakika hafif tempolu yürüyüşlere çıkılmasını öneriyor.

  • “Asgari Ücretteki Artışı Fırsata Çevirmeliyiz”

    JFC Store Yönetim Kurulu Başkanı Fahri Çakır, asgari ücrete yapılan zammın piyasaya olumlu yansıma yapacağına vurgu yaparak “Zammı fırsata çevirmeliyiz” dedi.

    Erkek giyiminin öncü markalarından JFC Store’un Yönetim Kurulu Başkanı Fahri Çakır, asgari ücrete yapılan zammın alışveriş açısında piyasayı hareketlendireceğini belirtti. Çakır, 1 Ocak 2016 tarihinden itibaren asgari ücrete yapılan zammın olumsuz yanlarını bir kenara bırakıp olumlu yanlarıyla ilgilenilmesi gerektiğini belirterek “Asgari ücrete yapılan artış piyasaya olumlu yönde yansıyacaktır. Bir çok olumsuz yorumlar yapıldı. Ancak yapılan zamla alışveriş yapma oranları artacaktır. Ortalama 15 milyon asgari ücretli çalışan vatandaşın zamlı maaşıyla daha rahat alışveriş yapabilecekler” dedi.

    Asgari ücret zammıyla birlikte azami tüketim beklentisinin 1 milyon lirayı bulabileceğini vurgulayan Çakır, “Ortalama 15 milyon asgari ücretli çalışanın, ücretine yapılan 300 liralık zamla harcanmayı bekleyen 4 milyar 500 milyon TL ortaya çıkacak. Vatandaş, bu parayı piyasada alışveriş yaparak değerlendirecektir. Biz de bu doğrultuda uygun fiyatlı ürünlerimizle tüketicinin dikkati çekmeye hazırız” şeklinde konuştu.

    “VATANDAŞIN ALIM GÜCÜ ARTACAK”

    Satış oranlarında büyük çoğunluğu işçi statüsünde çalışanların oluşturduğunu söyleyen Çakır, “Biz her kesime hitap ediyoruz. Herkes bizim ürünlerimize kolaylık sahip olabilir. Satış istatistiklerimizde en büyük payı işçi bölümü oluşturdu. Yapılan zamla bu oranı daha fazla arttıracağız” şeklinde konuştu.

  • “Ülkemizin Savunma Sektöründeki ‘Milli’ Duruşunu Fırsata Çevirmeliyiz”

    Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) bünyesinde faaliyet gösteren Uzay Havacılık Savunma Kümelenmesi’nin (UHS) toplantısına katılan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Türkiye’nin savunma alanındaki yerli üretime yönelik milli duruşunun Bursalı firmalar için bir fırsat olabileceğini söyledi.

    BTSO bünyesinde faaliyet gösteren UHS Kümelenmesi üyeleri, 2015 yılının son toplantısını yaptı. BTSO Başkanı İbrahim Burkay, uzay havacılık ve savunma sektörlerinde Bursa’nın söz sahibi olmasını hedeflediklerini söyledi. BTSO olarak UHS kümelenmesine stratejik özelliğinden dolayı büyük önem verdiklerini kaydeden Burkay, Türkiye’nin ekonomik anlamda değişim ve dönüşümünü bu sektörlerdeki duruşunun belirleyeceğini söyledi. Doğru projelerin ve eylem planlarının önemine işaret eden Burkay, “Bu noktada istişare kültürüne önem veriyoruz. BTSO olarak bizim tek derdimiz, şirketlerimizin geleceğidir. Nasıl ‘Bursa Büyürse Türkiye Büyür’ diyorsak, ‘şirketlerimiz de büyürse ülkemiz büyür’ diyoruz” şeklinde konuştu.

    “ŞİRKETLERİMİZİN GÜCÜNE İNANIYORUZ”

    Türkiye’nin uzay havacılık savunma sektörlerine yönelik son günlerde örnek milli bir duruş sergilediğine dikkati çeken Burkay, “Bu konuda Türkiye’de güçlü bir irade var. Firmalarımız için avantaj olan bu duruşu, Bursa sanayisinin menfaati için kullanabiliriz. 2016 yılının ilk aylarında Ankara’da Savunma Bakanlığı’na ve müsteşarlığımıza ziyaretlerimiz olacak. Uzay havacılık ve savunma sektörlerinde çalışmalarımızı daha da artıracağız. Çünkü biz şirketlerimizin potansiyeli ve gücüne inanıyoruz” diye konuştu.

    Başkan Burkay, BTSO olarak Türkiye ve Bursa’nın en büyük yatırımlarından birisi olan BTSO Gökmen Uzay Havacılık Eğitim Merkezi’nin 2016 yılında inşaatına başlamayı hedeflediklerini kaydetti. BTSO olarak Uzay Havacılık Savunma Derneği’ni de kurduklarını hatırlatan Burkay, “Savunma ve havacılık sektörlerinde yerli üretimin payını artırmayı istiyoruz. BTSO Yönetim Kurulu olarak her anlamda sektör temsilcilerimizin yanınızdayız” şeklinde konuştu.

    Kümelenme modellerinin Türkiye’de yaygınlaştığını söyleyen Burkay, “Eskiden yanımızda aynı işi yapan birisi olduğunda tedirgin olurduk. Bugün aynı işi yapanlar, bir arada olmadığı zaman müşteri ve iş gelmiyor. Önemli olan o müşteri ve işi getirebilecek kabiliyette kümeleri oluşturabilmektir. Bugün biz bu platformları oluşturmayı başardık” ifadelerini kullandı.

    “ENERJİMİZİ BİRLİKTE HARCAMAK ZORUNDAYIZ”

    Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Taha Aydın ise, Büyükşehir Belediyesi ile BTSO’nun Bursa’ya değer katan projeleri hayata geçirmek için örnek bir işbirliği sergilediğini belirterek, “Bursa’yı marka şehir yapmak için artık belediye ile sanayici ortak çalışmalar üretiyor. Artık rekabetin önemli olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Enerjimizi ortak projeler üreterek harcamalıyız” diye konuştu.

    BTSO UHS Kümelenmesi Başkanı Mustafa Hatipoğlu, UHS Kümelenmesinin 2015 yılı faaliyetleri ve 2016 yılında yapacakları eylem planları ile ilgili bilgiler aktardı.

  • Krizin Fırsata Çevrilebilmesi Görüşüldü

    Alanya Turistik İşletmeciler Derneği (ALTİD) Başkanı Burhan Sili, “Kişi sayısı olarak mevcut şartlarda ve kısa vadede Rus pazar açığının kapatılması mümkün görünmüyor” dedi.

    ALTİD’nin 2015 yılı turizm sezonu değerlendirmesi ve mevcut duruma yönelik strateji geliştirme toplantısı Sun Prime C-Lounge Hotel’de gerçekleştirildi. Toplantı sonrasında ALTİD Başkanı Burhan Sili, Avrupa pazarında da geçen seneye oranla ön rezervasyonlar da gerileme yaşandığını belirtti. Rus pazarında da ciddi bir eksilmenin söz konusu olduğunu kaydeden Sili, “Pazarın tamamı ile kapanacağı konusunda öngörümüz söz konusu değil. Rusya ile ilişkiler mutlaka zaman içinde belli bir noktaya yeniden oturacaktır. Avrupa pazarındaki ön rezervasyonlarda da gerileme söz konusu. Tüm bunların yanında Alanya turistik işletmecileri olarak reklam ve imaj çalışmasını Avrupa, Doğu Avrupa ve İskandinav ülkelerinde ve Rusya pazarında stratejik olarak belirledik” dedi.

    KRİZ PLANLAMASI YAPTIK

    Sili şöyle devam etti:

    “Bir yandan da vazgeçilmezimiz olan iç pazar tanıtımı konusunda Alanya Tanıtma Vakfı (ALTAV) öncülüğünde bölgemize potansiyel oluşturan Gaziantep, Adana, Bursa, Eskişehir, Ankara, Konya gibi ana şehirlerde çalışmalarımıza ağırlık vermeyi, bu bölgelerde büyük sanayi kuruluşları ve işletmelerle ilişkiler kurarak üye ve çalışanlarına tatil fırsatları oluşturma konularını görüştük. Kişi ve gelir oranında yaşanacak düşüşlere önlem anlamında hizmet ve servis kalitesini düşürmeden maliyet önlemleri alma konusunda görüşmeler yaptık. Yaşadığımız krizi en düşük ölçekte atlatarak ve bir daha bu tip bir durumla karşılaşılması durumunda nasıl hareket edilebileceği noktasında planlamalar yaparak sektör dışında gelişen etkenlerin olumsuz yansımalarını nasıl fırsata çevirebileceğimizi irdeledik.”

    2015 YILINDA 3 MİLYON 400 BİN RUS ANTALYA’YA GELDİ

    Geçtiğimiz yıl Antalya’ya gelen 3 milyon 400 bin civarındaki Rus turistin geldiğini hatırlatan Sili, “ bu Rus turistlerden ne kadarının tekrar gelebileceği konusunda net bir şey söylemek mümkün değil. Fakat önümüzdeki sene 2 veya 2 buçuk milyon rakamına ulaşabileceğimizi öngörüyorum. Diğer pazarlarda çalışmamızı sürdüreceğiz ama Rus pazar açığının kişi sayısı olarak kısa vadede kapatılması mümkün olmayacak” diye konuştu.