Etiket: Firmaları

  • İç Anadolu’ya geliş ve tatil yöreleri için otobüs firmaları ek seferler oluşturdu

    Otobüs firmaları İç Anadolu’ya geliş ve tatil yöreleri için ek seferler oluşturdu.

    Kırşehirli otobüs firmaları tatil başlamadan 15 gün önceden mağduriyet yaşanmaması için ek seferler oluşturulduğunu açıkladı.

    Yolların yoğun olması nedeniyle mesafelerin de uzadığını açıklayan özel bir otobüs firması işletmeni Ömer Şanal, bekleyenlerin merakta kalmaması adına ‘Yolcum Nerede Uygulaması’ başlattıklarını ve otobüsün karayolundaki seyir halini yolcularla birlikte bekleyenlerinin de takip edebildiğini söyledi. Şanal, “Tatilin başlamasıyla birlikte özellikle büyük şehirlerden Anadolu’ya gelişlerde sefer yoğunluğu yaşanmakta; Kayseri, Kırşehir, Nevşehir, Niğde, Sivas, Yozgat, Aksaray gibi İç Anadolu Bölgesi şehirleri için büyük şehirlerden ek seferler koyduk” dedi.

    Otobüslerin Anadolu bölgesinden de en çok tatil yöreleri için hareket ettiğini anlatan Şanal, “İç Anadolu Bölgesi’nden de tatil yöreleri için birçok sefer ayarladık. Şu an gelişler bir hafta sonra da dönüşlerde büyük şehirlere akın olacağından seferlerimizi vatandaşın hareketlerine göre planladık. Tatil yörelerine de beklenenin üzerinde vatandaş talebi var” diye konuştu.

    Yolların yoğunluğu nedeniyle otobüslerin planlanan saatlerde istenilen yere varamadıklarında yolcularını bekleyenlerin firmayı aradığını ifade eden firma yetkilisi Şanal, “Seferlerde aksaklık olmaması ve bekleyenlerin huzura kavuşmaları için yolcum nerede uygulamasını başlattık. Otobüslerimizde yer alan takip sistemi ile plaka tanımlaması yapıldıktan sonra otobüsün hareketleri ve mesafesi de kontrol ediliyor” ifadelerini kullandı.

    Şehirler arası otobüs terminalinde bekleme yapan yolcular ise otobüs firmalarının düzenlediği ek seferlerle de mağduriyetin yaşanmadığını ifade etti.

  • Erciyes Teknopark Firmaları ASELSAN A.ş.’yi Ziyaret Etti

    Erciyes Teknopark, bünyesindeki firmalar için kümelenme faaliyetleri kapsamında ASELSAN A.Ş.’ye teknik gezi düzenledi.

    Erciyes Teknopark Genel Müdür Yardımcısı Sema Aslan, “Erciyes Teknopark bünyesindeki firmaların farklı pazarlara açılıp yeni işbirlikleri sağlayabilmeleri adına Türkiye Sanayisinde önemli yeri olan kurumlara düzenlediğimiz gezilerimiz hız kesmeden devam ediyor. Bu amaç kapsamında Erciyes Teknopark firmalarının da özellikle görmek istedikleri Aselsan A.Ş. ziyaret edildi” DEDİB

    Sema Aslan, “Ziyarette Erciyes Teknopark firmalarına, Kurumsal İletişim Şefi Şule Zincioğlu tarafından Aselsan A.Ş. ile ilgili yapılan sunum sonrasında 40.yıl videosu gösterimi yapıldı. Ardından Aselsan A.Ş. Teknoloji Transfer Müdürü Serdar Bayar ve Aselsan A.Ş.Yan Sanayi Üretim Müdürlüğü ekibinden Şef Mühendis Mutlu Turgut Erciyes Teknopark firma yetkililerinden gelen soruları yanıtladı.

    Düzenlenen gezide Erciyes Teknopark A.Ş. firmaları ile olası işbirlikleri konusunda görüşmeler yapıldı. Aselsan projelerinde yer alabilmek için hangi kriterlere ihtiyaç duyulduğu aktarıldı. Görüşmelerin ardından Haberleşme ve Bilgi Teknolojileri Üretim Tesisi ile Radar ve Elektronik Harp Sistemleri Üretim Tesisleri gezildi.” diye konuştu.

    Gezinin sonunda Aselsan A.Ş. yetkilileri tarafından Erciyes Teknopark heyetine ziyaretlerinden dolayı plaket takdim edildi.

  • Türk Firmaları, Brüksel’i Balıkla Doyurdu

    Bu yıl Brüksel’de 24. kez düzenlenen Uluslararası Su Ürünleri İhracat Fuarı, (Seafood Expo Global) üreticilerle satıcıları bir araya getirdi. Türk firmaları dünyanın dört bir tarafından gelen profesyonel alıcılar, Türk firmalarının standlarında ikili görüşmeler yaparken, Türk aşçıların pişirdiği 5 bin porsiyon balık fuar süresince ziyaretçilere ikram edildi.

    İlki 1993 yılında gerçekleşen ve bu yıl 24. kez balık ve deniz ürünleri sektörünün bir araya geldiği Uluslararası Su Ürünleri İhracat Fuarı’nda, 72 ülkeden bin 761 firma fuar boyunca ürünlerini pazarladılar. Fuara İstanbul Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği’nin milli katılım organizasyonuyla yer alan Türk firmaları, her yıl olduğu gibi bu yıl da küresel alıcıların ilgi odağı oldu. 600 metrekarelik bir alanda yer alan Türk firmalarının yaptıkları bağlantılar, sektörün AB’ye olan ihracatının artacağı konusunda da olumlu sinyaller verdi.26-28 Nisan tarihleri arasında açık olan fuarı 30 binin üzerinde sektör temsilcisi ziyaret etti.

    AVRUPA EN ÖNEMLİ PAZARIMIZ

    İstanbul Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Tuncay Sagun, Türk deniz ürünlerinin fuarda büyük ilgi gördüğünü belirterek, Türk katılımcıların önemli bağlantılar yaptıklarını söyledi. Seafood Expo Global fuarının su ürünleri sektörünün en önemli arenası olduğuna değinen Başkan Tuncay Sagun, “Su ürünleri ihracatımızın ilk sırasında altı Avrupa ülkesinin yer alması, Avrupa’nın bizim için önemini gösteriyor. Bugün Avrupa’da tüketilen 3 balıktan birisi Türk balığıdır. Almanya’ya yaptığımız ihracatta ilk sırayı alabalık alırken, Fransa, İtalya ve Hollanda’ya ise ağırlıklı olarak çupra ve levrek ihraç ediyoruz. AB pazarında Çupra ve Levrek balıklarını Türk balığı olarak tanıtmak en büyük hedefimiz. AB’ye yaptığımız ihracatta, yıllık 600 milyon doları aşmış bulunuyoruz. 2023 yılına kadar bir miyar doları aşmayı hedefliyoruz” dedi.

    AMERİKA’YA ÇUPRA LEVREK, JAPONYA’YA ORKİNOS

    Brüksel Fuarı’nın yanı sıra geçtiğimiz günlerde Kuzey Amerika’daki fuara da katıldıklarını belirten Başkan Tuncay Sagun, “Amerika’da Çupra ve Levrek’te büyük bir pazar var. Amerikan halkı büyük porsiyonlu balık tükettiğinden bizim balıklarımız için ideal bir pazar konumunda. THY’nin direkt uçuş noktaları olduğu için de ürünlerimizi taze olarak ulaştırabiliyoruz. Bir diğer önemli pazarımız ise Japonya. Japon pazarına ağırlıklı olarak orkinos ihraç ediyoruz. Akdeniz’de orkinos balığı konusunda lider konumundayız. Her yıl yaklaşık 100 milyon dolarlık ihracat yapıyoruz“ diye konuştu.

    TEKNOLOJİDE AVRUPA’DAN ÖNDEYİZ

    Türkiye’nin üretimde olduğu kadar, teknolojik alt yapı konusunda da büyük gelişme gösterdiğine değinen Sagun, “Avrupa’daki tesislerle kıyasladığımızda bizim tesislerimiz hijyen ve kalite konusunda çok ileride. Öyle olmasa Avrupalı bizim balığımızı tercih eder miydi? Avrupa standartlarında üretim yapmasak, mallarımız beğenilir miydi? AB’li tüketicilerin Türk balığına olan ilgisi, oradaki üreticileri de rahatsız etti. Avrupa ülkeleri bu nedenle önce alabalık ihracatına anti damping vergisi getirerek zorluk çıkardılar. Şimdi de Çupra ve Levrek konusunda bir zorluk çıkarıyorlar. Vergi getirerek Avrupa’daki peazar payımızı düşürmeye çalışıyorlar. Gerekli bütün agresif çalışmaları yürütüyorlar. Biz kendimize ve sektörümüze güveniyoruz. Bunu da aşacağız. Tarım ve Ekonomi Bakanlıklarımız bu konuda görüşmelere devam ediyor. Onların desteğiyle bu sorunları da fazla zarar görmeden aşacağımıza inanıyorum” dedi.

    BALIKÇILIK MEVZUATI YENİLENMELİ

    Bu yıl hava şartlarından dolayı istenilen seviyede verimli bir avcılık yapılamadığını belirten Başkan Sagun, balıkçılığın korunması anlamında çok önemli tedbirlerin alınmasını istedi. Mevcut avcılık teknolojisinin çok ileri gittiğini, Türk teknelerinin açık denizlerde de avcılık yapabilecek düzeyde olduğuna dikkat çeken Sagun, ”Açık denizlerde avlanma kotalar ile sınırlı. Bu kotaların hemen hemen tamamı AB ülkeleri arasında paylaşılıyor. Biz çok az pay alabiliyoruz. Her yıl kotaları artırmak için mücadele ediyoruz. Bunun yanında bizim avcılığımız kabotaj yasalarından, gümrük mevzuatından çok eski olduğundan bunun revize edilmesi gerekiyor. Bugünkü teknolojik yenilikleri göz önünde tutacak şekilde ayarlanması gerekiyor. Hükümetimiz her konuda bizi desteklediği gibi bu konuda da destek vereceğine inanıyoruz. Mevzuatları aşabilmek için ortak çalışma yapmamız gerekiyor. Bu bizim mesleğimiz. Dünyadaki bütün gelişmeleri yakından takip ediyoruz. En iyi desteği bizler sunabiliriz” dedi.

    İÇ TÜKETİM ARTTIRILMALI

    Hopa’dan Mersin’e kadar çok büyük bir sahile sahip olmasına karşın, Türkiye’de balık tüketiminin azlığından yakınan Tuncay Sagun, “Avrupa’da 24 kilo, Japonya’da 80 kiloya varan kişi başına düşen balık tüketimi, Türkiye’de halen 8 kilo civarında. Yani dünya standartlarının çok altında. Bunun için tüketimi artırmalıyız” diye konuştu. Sağun Türkiye’de 150 bin kişinin balıkçılık ile uğraştığını, Avcılığın yanı sıra üretime de ağırlık verilmesi gerektiğini söyledi.

  • Taşeron Firmaları Eker’le Görüştü

    Taşeron firmalarını temsilen bir gurup iş adamı AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ekonomi İşleri Başkanı Mehmet Mehdi Eker ile taşeron firmalarının uğrayacağı mağduriyetler hususunda görüşme gerçekleştirdi.

    Taşeron işçilerinin özel sözleşmeli personel statüsüne geçirilmesi ile taşeron firmalarının uğrayacakları mağduriyetlerin dile getirildiği görüşmeye ATO 64. Meslek Komite Başkanlığı Meclis Üyesi Bülent Çizmeci, Temizlik ve Sosyal Hizmetler İş Verenleri Derneği (TES-DER) Başkanı Mehmet Veysi Araç, TES-DER Genel Sekreteri Sulhaddin Kaya, Şanlıurfa Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkan Vekili Kemal Süt, Gaziantep Ticaret ve Sanayi Odası 40. Grup Komite Başkan Yardımcısı Hüseyin Çolak, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası 6. Komite Başkan Yardımcısı Murat Çelik, Şanlıurfa Ticaret ve Sanayi Odası yönetim kurulu üyesi Kadir Kılıçoğlu, ATO 64. Komite Meclis Üyesi Adnan Erdoğan ve iş adamı Neşat Şengün den oluşan heyet katıldı. Görüşmeyle alakalı açıklamalarda bulunan ATO 64. Meslek Komite Başkanlığı Meclis Üyesi Bülent Çizmeci, “1980’li yılların başından itibaren endüstri sektöründe rekabetçi bir ekonominin uygulanmaya konulması sonucu ülkemizde de bu amaçla kamunun iş gücü maliyetlerinin düşürülmesi, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanmasını ve kaynakların verimli kullanılması, kaliteli hizmetin alınmasının sağlaması, denetim mekanizmasının daha iyi işler hale getirilmesi ve işçi özlüklerinin sağlıklı olarak kayıt altına alınmasını amacıyla 1990’lı yılların başında özelleştirmeye adım atılmış, bu adıma takiben 1994’lü yılların başında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın belediyelerin mali yüklerini azaltmak adına başlattığı ve o günden itibaren kamu idarelerinde yaygınlaşmaya başlayan taşeronluk, alt işverenlik müessesi ile hizmetin kalitesi ve iş gücü maliyetlerinin düşürülmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla bir milyonu aşan istihdam ile bir hizmet sektörü oluşmuş, bu hizmet sektöründe milyar dolar tutarında yatırımlar gerçekleşmiştir. Ancak, Başbakanımız Ahmet Davutoğlu tarafından kamuoyuna duyurulan asıl iş, yardımcı iş ayrımı yapılmaksızın taşeron işçilerin özel sözleşmeli personel statüsüne geçirilmesi ile ilgili açıklamasının ardından ülke genelinde bu alanda hizmet veren şirketlerin kapısına kilit vurulacağı dolayısı ile kimine göre 25 bin kimine göre 43 bin olan şirketler ve bu şirketlerin antlaşma yaptıkları tedarikçiler, kredi borçlandıkları bankalar veya iktisadi kuruluşlar sağlanılan krediler sonucu yapılan yatırımlar, bu şirketlerde istihdam edilen 50 bine yakın uzman elemanlar ile mahkemelerde devam eden hukuki davalar veya getirilecek statü sonucunda istihdam edilemeyecek işçiler ve de milyar tutarında makine parkları değerleri ileride telafisi mümkün olmayan zarar ve hukuki problemlerle karşı karşıya kalacağından, getirilmesi gündemde olan bu statünün ne şekilde düzenleneceği konusunda bazı hususların da titizlikle göz önüne alınması kaçınılmazdır” dedi.

    Konu hakkında taleplerini de görüşmede dile getirdiklerini belirten Çizmeci, “Bu amaçla konu hakkındaki taleplerimizi başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere Başbakanımız, hükümetimiz ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) nezdinde ele alınması için büyük çaba içindeyiz. Bu nedenle ilk etapta eski Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehmet Mehdi Eker’i ziyaret ederek, konu hakkında kendilerine bilgi verilmiş ve bakan, bu kapsamda sektörün zarar görmemesi ve mağdur duruma düşmemesi için gerekli katkıyı sağlamaya gayret edeceğini ifade etmiştir” diye konuştu.

    Çizmeci görüşmede sektör olarak getirilmesi istenen özel statünün gerçekleşmesi durumunda bazı hususlara da cevap aranması gerektiğini ifade ederek şöyle konuştu:

    “Mevcut devam eden sözleşmeler hangi tarihte sona erdirilecektir. Bu sözleşmeler için peşin ödenen damga vergisi ve karar pulu bedelleri tarafımıza iade edilecek midir. Firmaların yapmış oldukları makine ekipman yatırımları ne olacak. Firmaların depolarında bulunan milyar tutarındaki makine parkı ve milyar tutarındaki yatırımlar ne olacak. Mevcutta her firmanın oluşmuş bir marka değeri vardır, yasanın çıkması ile firmaların marka değeri sıfıra ineceğinden ileride tazminat davalarına konu edilmemesi için bu kayıp nasıl giderilecek. 25 bin ile 43 bin arasında olan şirketlerin ticari faaliyetlerini devam ettirmeleri için alınacak ekonomik tedbirler nelerdir. Kadroya alınmayacak personellerin akıbeti ne olacak. Kadroya alınmayıp yargı yoluna başvurarak işe iade alacak olan personeller ile firmalar karşı karşıya kalacak olup; bu durumun yaratacağı mağduriyetler ile ilgili nasıl düzenlemeler yapılacaktır. Halen yargıda devam eden kıdem, ihbar yıllık izin ücreti ve fazla çalışma ücreti gibi işçilik alacakları davalarının akıbeti ne olacak. Sendikalar ile gerek imzalanmış olan gerekse süreci devam eden toplu iş sözleşmelerinin akıbeti ne olacak. Taşeron firmaların ofis bünyesinde çalıştırmakta olduğu ve alanlarında uzmanlaşmış personellerinin bu sektörün kapatılması ile yaşayacakları mağduriyetlerine yönelik ne gibi tedbirler alınacak. Bu güne kadar tarafımıza ödenmediği halde iş kanundan kaynaklanan sorumluluklardan dolayı ödediğimiz kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai gibi ödemelerin tarafımıza ödemesi sağlanacak mı”.

  • Türkiye  Ve Suudi Arabistan Firmaları Arasında Yeni İşbirlikleri İmzalandı

    Türkiye-Suudi Arabistan İş Fırsatları Forumu’nda Türk ve Suudi firmaları arasında yeni işbirliklerine imza atıldı. Forumda, MÜSİAD ile Mekke Ticaret Odası arasında işbirliği anlaşması ve 20 firma arasında inşaat, enerji, tıbbi malzeme, ilaç, gayrimenkul, sermaye piyasası girişimleri alanlarında da karşılıklı yatırım ve işbirliği anlaşmaları imzalandı.

    (FOTOĞRAFLI)

    Türkiye-Suudi Arabistan İş Fırsatları Forumu, bugün Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş, Suudi Arabistan Krallığı Sanayi ve Ticaret Bakanı Taufiq Bin Fawzan Al Rabiah, DEİK Türkiye-Suudi Arabistan İş Konseyi Başkanı Yusuf Cevahir ve  DEİK Türkiye-Suudi Arabistan İş Konseyi Eş Başkanı  Mazan Rajab’ın katılımları ile Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Ömer Cihad Vardan’ın ev sahipliğinde  İstanbul’da gerçekleşti.

    Forumda açıklamalarda bulunan Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş, Suudi Arabistan’ı hem Körfez Bölgesinde, hem de dünyada en büyük iş ortaklarından bir olarak gördüklerine dikkat çekti. İslam İşbirliği Liderler Zirvesi gibi üst düzeyde gerçekleştirilen bu ziyaretlerin sayısı artıkça ülkelerin refahının artacağını belirten Elitaş, iki ülke halkına istihdam sağlamak adına önemli bir çaba olduğunu belirtti. Fakirliğin hiçbir ülkenin kaderi olmadığına vurgu yapan Elitaş, üçüncü ülkelerde üstlenilecek ortak projeler ile istihdam sağlanması gerektiğini söyledi. Ekonomi Bakanı Elitaş, 2015’te Suudi Arabistan ile ticaret hacmimizin istenen seviyenin altında olduğunu belirterek “Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri ile Türkiye arasında Serbest Ticaret Anlaşması imzalanmalıdır. Türkiye müzakere masasına oturmaya hazır. Ülkeler arasındaki yatırım rakamlarının artırılmalıdır.” dedi.

    Suudi Arabistan’da yakın zamanda yapılacak altyapı ve üstyapı projelerinde Türk müteahhitlerinin rol alması konusunda destek isteyen Elitaş, 2014 yılında Suudi Arabistan’dan Türkiye’ye gelen 342 bin turist sayısının 2015’te 451 bine yükseldiğini, turizm alanında işbirliğinin artırılması için daha da çaba sarfedilmesi gerektiğini belirtti.

    Suudi Arabistan Krallığı Sanayi ve Ticaret Bakanı Taufiq Bin Fawzan Al Rabiah, belirgin bir şekilde iki ülke arasındaki ilişkilerin gelişmekte olduğuna dikkat çekti ve bu durumun tüm iş adamlarını memnun ettiğini söyledi. Mevcut durumda iki ülke arasında günde 16 uçuş gerçekleştirildiğini, turizmin giderek gelişmekte olduğunu vurguladı. Ticareti engelleyecek her türlü engelin kaldırılmasına ilişkin iki ülke devlet çalışanlarından oluşacak bir çalışma heyeti oluşturulmasına karar verdiklerini belirtti. Sanayi ve Ticaret Bakanı Taufiq Bin Fawzan Al Rabiah, gayrimenkul sektöründe de karşılıklı yatırımların artmakta olduğunu vurguladı. Bakan “ancak sadece ülkeniz ile değil, bölge ülkeleriyle de dış ticaret ve yatırım anlamında önümüzde büyük bir potansiyel var” dedi.

    DEİK/Türkiye-Suudi Arabistan İş Konseyi Başkanı Yusuf Cevahir, iki ülke arasındaki yakın ilişkinin ticarete de yansıması gerektiğine vurgu yaptı. Suudi Arabistan vatandaşlarının 2002’den beri Türkiye’ye vizesiz giriş yaptığını belirten Cevahir, aynı durumun Türk vatandaşlarının Suudi Arabistan’a girişinde de geçerli olmasını istediklerini belirtti. Açılış konuşmalarının ardından MÜSİAD ile Mekke Ticaret Odası arasında işbirliği anlaşması ve 20 firma arasında inşaat, enerji, tıbbi malzeme, ilaç, gayrimenkul, sermaye piyasası girişimleri alanlarında da  karşılıklı yatırım ve işbirliği anlaşmaları imzalandı.