Etiket: Firmalar

  • Katarlı ve Türk firmalar İzmir’de buluştu, anlaşmalar peş peşe geldi

    Ekonomi Bakanlığı, Ege İhracatçı Birlikleri ile Katar Ekonomi ve Ticaret Bakanlığı ve Katar Ticaret Odası iş birliğiyle İzmir’de düzenlenen toplantıda Türk ve Katarlı firmalar ikili görüşmeler yaparken, görüşmeler meyvelerini verdi ve firmalar anlaşmaları yaptı.

    Ekonomi Bakanlığı, Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) ile Katar Ekonomi ve Ticaret Bakanlığı ve Katar Ticaret Odası iş birliğiyle İzmir’deki bir otelde düzenlenen ikili görüşmelerin yankıları sürüyor. Katar’dan 88, Türkiye’den ise 200’e yakın firmadan temsilcilerin katıldığı toplantı meyvelerini vermeye başladı. Çok sayıda firma ikili görüşmeler yaparken, görüşmeler oldukça verimli geçtiği ve Katarlı ve Türk firmalar arasında anlaşmalar yapıldı. Türkiye’nin proje yönetimi alanında hizmet veren firmalarından PROPLAN da, Katarlı proje yönetim danışmanlık firması ASTAD ile mühendislik danışmanlığı, inşaat yönetimi, tasarım ve proje yönetim alanlarında ortak ticaret fırsatlarını belirlemek amacıyla mutabakat anlaşması imzaladı. Anlaşmanın, karşılıklı iş birliği ve piyasanın araştırılmasını hedefleyen ortak stratejik amaçlar ve uygulanabilir projelere yönelik müşterek çaba için zemin hazırlayacağı bildirildi.

    PROPLAN Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Özber, “Birinci sınıf projeleri zamanında, bütçesinde ve kalitesinde teslim etmek, PROPLAN ve ASTAD tarafından paylaşılan bir amaçtır. Bu Mutabakat Anlaşması ile birlikte, firmalarımız ilişkileri geliştirmeye ve de Katar ve Türkiye pazarı için yeni fırsatları ve ortaklıkları yakalamaya kendilerini adamıştır” dedi.

    ASTAD İcra Kurulu Başkanı Mühendis Ali Al-Khalifa da, Katar Ticaret Odasına bu seyahati organize ettiği, Katarlı ve Türk firmaları arasında gelişen ilişkileri teşvik ettikleri, iki ülke ekonomisine de katkı sağlayacak ilerideki işbirliklerine yol açtıkları için teşekkür etti. İmzalanan mutabakat anlaşmasının ayrıntılarına değinen Al-Khalifa, “Bu bizim proje yönetimindeki mükemmellik için sürdürdüğümüz aktif desteği sadece Katar’da değil uluslararası ölçekte de yansıtmaktadır. ASTAD ve PROPLAN kendi ülkelerinde proje yönetim alanında uzman olup bu Mutabakat Anlaşması iki firmanın devam eden büyümesini ve başarısını destekleyecektir.” diye konuştu.

    ASTAD Uluslararası Genel Müdürü Adbulaziz Al-Mulla da, PROPLAN ile stratejik ortaklıklarının uluslararası ölçekte ilerlemesini sabırsızlıkla beklediklerini belirterek, “Her zaman dünya çapında müşterilerimiz ve ortaklarımız için kusursuz sonuçları elde etmeye odaklanarak, bu gibi işbirlikleri büyümemizi ve başarımızı desteklemek adına devam edecektir.””ifadelerini kullandı.

  • “En inovatif firmalar 5 yıl içinde kazancını 250 milyar dolar yükseltecek”

    CBA High Technology Show Fuar Etkinlikleri kapsamında davetli konuşmacı olarak yer alan VSY Biotechnology CEO’su Dr. Ercan Varlıbaş, PWC Global İnovasyon Raporu’na dikkat çekerek dünyanın en inovatif firmalarının 5 yıl içerisinde 250 milyar dolar kazanç artışı gerçekleştirmesinin beklendiğini belirtti.

    VSY Biotechnoogy CEO’su Dr. Ercan Varlıbaş, İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleşen ’Türkiye Biyoteknoloji Ekosistemi: Mevcut Durum ve Geleceğe Bakış’ konulu panelde davetli konuşmacı olarak yer aldı. Dr. Varlıbaş konuşmasında firmaların büyümesinde inovasyon ve yüksek teknoloji kullanımının önemini vurgulayarak; “Artık inovasyona değer veren, önemini kavrayıp iş süreçlerinde uygulayan firmalar dünyada başarılı oluyor. İnovasyon ve büyüme arasında önemli bir bağ var. İnovasyon müşteri memnuniyetinin artmasını sağlaması; maliyetleri azaltması ve verimi artırması gibi şirkete kattığı değerlerle birlikte rekabetin en önemli unsurlarından birini oluşturuyor. Bunu destekleyen çok önemli bir rapor PWC Global İnovasyon Raporu. Rapora göre dünyanın en inovatif firmalarının 5 yıllık bir sürede 250 milyar dolar kazanç artışı gerçekleştirmesi bekleniyor. 2014-2018 yılları arasında dünyanın en inovatif 359 şirketin yüzde 62, küresel ortalamaya sahip inovatif firmaların yüzde 35, daha az inovatif firmaların ise yüzde 20 büyüyeceği öngörülüyor. En inovatif firmalar küresel ortalamaya sahip inovatif firmalara göre 2 kat, daha az inovatif firmalara göre 3 kat daha fazla büyüyecek. Firmalar büyümek istiyorsa inovasyon kavramını sahiplenmeli” diye konuştu.

    “Türkiye, dünya biyoteknoloji endüstrisi sıralamasındaki yerini üstlere taşımalı”

    Biyoteknoloji endüstrisine yönelik güncel istatistiklerin yayınlandığı Scientific American WorldVIEW 2016 çalışmasına göre Türkiye’nin dünya biyoteknoloji endüstrisinde 54 ülke arasından 46’ncı sırada bulunduğunu da açıklayan Dr. Ercan Varlıbaş, Türkiye’nin dünyadaki 18. Büyük ekonomisi olarak biyoteknoloji alanında henüz hak ettiği yerde bulunmadığını dile getirdi.

    Dr. Varlıbaş; Türkiye’nin 2023 hedefleri doğrultusunda yüksek teknolojili ürün üretimine ağırlık vermesi gerektiğinin atını çizerek, Türk biyoteknoloji endüstrisinin de daha üst noktalara çıkmasını beklediklerini sözlerine ekledi.

    Bağımsız araştırma şirketi Marcet Scope verilerine göre VSY Biotechnology’nin dünya göz biyoteknolojisi alanında 10’uncu sırada yer aldığını da açıklayan Dr. Varlıbaş; Türkiye’de VSY Biotechnology gibi dünya ülkelerine ihracat gerçekleştiren biyoteknoloji firmalarının artış göstermesi halinde ülkenin endüstri sıralamasındaki yerinin daha üst noktalara taşınabileceğini kaydederek ülkede böyle bir biyoteknoloji ikliminin oluşmasının kendilerini memnun edeceğini ifade etti.

  • Firmalar TÜYAP fuarından şikayet etti

    Diyarbakır’da 2 yıl aradan sonra düzenlenen 8. Ortadoğu Tarım-Hayvancılık Fuarı’nın açılışı yapıldı. Firmaların daha çok yerel bazda kaldığını kaydeden firma yetkilileri, bölgede yaşanan olayların, fuar süresi ve stant fiyatlarında etkili olduğunu kaydetti.

    Diyarbakır’da 2 yıl aradan sonra düzenlenen 8. Ortadoğu Tarım – Hayvancılık Fuarı başladı. Düzenlenen açılış töreninin ardından ziyaretçilerini ağırlayan firmalar, beklentilerini alamadıklarından dert yandı. Uluslararası hiçbir firmanın katılmadığı, yer yer stantların boş kaldığını kaydeden firma sahipleri, yaşanan olayların, stant fiyatların yükselmesine ve ve ulusal firmaların katılmamasında etkili olduğunu ifade etti.

    “TÜYAP yerleri fazla fiyata kiralıyor”

    Yaklaşık 10 yıldır fuarlara katıldığını kaydeden Metaş Otomotiv Yetkilisi Hüseyin Taş, “Yaklaşık 10 fuardır katılıyorum. Önceki senelere göre katılımı biraz daha az görüyorum. Daha sonraki günlerde temennim katılımın daha yüksek olmasıdır. Yerli firmalar daha çok katılım sağladılar tamamen kendi katkılarıyla, uluslararası hiçbir firma katılmadı. Bu da Diyarbakır’ı biraz daha arka planda tutmalarından dolayı kalıyor. Örneğin Adana, Bursa gibi fuarlar daha da ön planda, reklamı daha iyi yaptıkları için Diyarbakır’daki fuarlara ve de yaşanan son olaylardan dolayı uluslar arası firmalar katılım sağlamıyor. İsmi Ortadoğu Fuarı olmasına rağmen yine de katılım sağlanmıyor. Suudi Arabistan’dan, İran’dan misafirlerimiz gelecekler. TÜYAP Fuarcılık yerleri daha fazla fiyata kiralıyor. Böyle olunca da katılım sağlamıyorlar. Mesela benim rakibim olmasına rağmen New Holland firması fuara katılmadı fiyatı yüksek gördüğünden dolayı. Bizim için vizyon önemli olduğundan katılmak zorundaydık yoksa biz de katılmazdık” diye konuştu.

    Diyarbakır’da katıldıkları sekizinci fuar olduğunu belirten Kısmet Otomotiv Genel Müdürü Ezel Sümer ise, önümüzdeki günlerde yoğunluğun artmasını umut ettikleri kaydetti. Sümer, “Bizim bu sekizinci fuarımız. Her fuarda da katıldık. İnşallah bu şekilde satışlarımız da devam eder. Bölgede yaşanan olaylardan dolayı, çok şükür şimdi bir huzur var ama önümüzdeki süreçte eminim ki daha da fazla yoğunluk olacak. Yerler daha da dolu duruma geçecektir” dedi.

    “Biraz fuarcılık ticarete dökülmüş”

    Diyarbakır’da bir fuara ilk defa katıldıklarını kaydeden Özdoğan Plastik temsilcisi Ali Osman Özdoğan, “Diyarbakır fuarına ilk defa katılıyoruz. Geçen hafta Urfa Tarım Fuarı’ndaydık. Şuandaki görüntüye bakarsanız fena geçmiyor fuar. Bu tip illerdeki fuarlarda, genellikle yerel birkaç tane firma var. Burada esas bizim rakip olarak aksettirdiğimiz aynı sektörün içerisinde 4-5 tane firma olmasına rağmen sadece 1 tane firmanın katıldığını gördük üretici olarak söylüyorum. Ulusal firmalardan katılan bir dışarıdan gelen biz varız başka firma yok. Fuarcılıkta bizim tasvip etmediğimiz şu durum var; her sene fuar yapılıyor. O bir sıkıntı veriyor. Bir de her sene her yerde tarım fuarı buna benzer fuarlar yapılıyor. Bu fuarların 2 yılda bir yapılıp, daha geniş kapsamlı daha profesyonel. Biz ziyaretçi olarak Almanya’da bir makine fuarına gidiyoruz. veya Çin’de bir fuara gidiyoruz 3 yılda bir fuar oluyor. Ama o fuara baktığınız zaman her şey oluyor bütün sektörlerden. Biraz fuarcılık ticarete dökülmüş vaziyette. Profesyonellik yok. Sadece halk burada gelip bir şeyler görmek istiyor. Esasında yapılacaksa 2 yılda bir yapılıp, fiyatları aşağı çekip daha geniş kapsamlı yapıp. Bir de sıkıntı fuar 5 gün. Bu fuar süresinin 3 gün ile sınırlandırılmasının daha uygun olacağına inanıyoruz. Bir de fuarlarla ilgili rakamların yüksek olduğuna inanıyoruz. Yani bunları biraz daha aşağı çekmekte fayda var. Fuar süresini de aşağı çekmek lazım yoksa her ilde bir fuar bizi yoruyor” ifadelerini kullandı.

    “Genel itibariyle soğukluk hissettik”

    Fuarda bir soğukluk hissettiklerini vurgulayan ADC Makine Dış İlişkiler Koordinatörü Adem Çelik, şunları kaydetti:

    “Fuarda genel itibariyle bir soğukluk hissettik. Çünkü, ismi uluslar arası tarım fuarı olmasına rağmen uluslar arası anlamda katılım sağlayan bir firmaya rastlayamadık. Aynı zamanda hep yerel firmaların katılması bizi biraz da güçsüz kıldı. Tarım fuarları Diyarbakır’da, Mardin’de, Batman’da, her ilde düzenleniyor. Diyarbakır Ortadoğu’nun Cazibe Merkezi olmasından dolayı talebimiz şu yöndedir; fuarların merkezi bir yerde yılda bir defa bir bölgeyi kapsayacak şekilde düzenlemesini talep ediyoruz. Bu hem ekonomik anlamda bölgemizi kalkındıracak hem de bir ekonomik istikrar yaratacaktır diye düşünüyorum.”

  • BTSO üyesi firmalar Paris’te

    Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın (BTSO) kompozit malzemeler sektöründe faaliyet gösteren Ur-Ge üyesi firmalar, ilk yurt dışı pazarlama faaliyeti kapsamında Fransa’nın başkenti Paris’te Airbus, Magna, Daimler ve Huntsman gibi dünya devi firmalarla aynı platforma çıktı.

    BTSO’nun Ekonomi Bakanlığı desteğiyle hayata geçirdiği 10 Ur-Ge projesinden biri olan kompozit malzemeler sektöründe yer alan firmalar, alanında dünyanın en büyük fuar organizasyonu olarak kabul edilen Jec World International Composites Event – 2017’ye katıldı. İhtiyaç analizini tamamladıktan sonraki ilk yurt dışı pazarlama faaliyetini gerçekleştiren firmalar, BTSO’nun 108 metrekarelik standında küresel pazarın en önemli oyuncularıyla buluştu. Toplam 40 kişiden oluşan BTSO heyeti, fuarda sektördeki yenilikleri yakından inceleme fırsatına sahip olurken, sergiledikleri ürünler ve yaptıkları görüşmelerle yeni iş bağlantılarının da yollarını aradı.

    BTSO standı ilgi çekti. BTSO standını ziyaret eden Paris Ticaret Başmüşaviri Müge Varol Ilıcak, Bursa iş dünyasının uluslararası organizasyonlarda yer alarak vizyonunu ortaya koyduğunu ifade etti. Kompozit alanında yapılan Jec World Fuarı’nın da alanında dünyanın en büyük fuarı olduğunu kaydeden Ilıcak, “Bu fuara her yıl katılıyorum. Her sene farklı yeniliklere sahne oluyor. Türkiye’den gelen firmalarımızın da burada sektördeki yenilikleri takip etmelerini çok önemli buluyorum” dedi.

    BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, şehri yüksek katma değerli üretim ve ihracat hedeflerine taşımak istediklerini söyledi. Bursa’da stratejik sektörlerde yol haritalarını ortak akılla belirlediklerini ifade eden İbrahim Burkay, “Hazırladığımız 10 Ur-Ge projesiyle de sektörlerimizi global pazarların en önemli oyuncuları arasına taşımak istiyoruz. Geleceğin sektörleri arasında gösterilen kompozit alanındaki çalışmalarımızla firmalarımızın şehir ve ülke ekonomisine yön vereceğine inanıyorum” diye konuştu.

  • Alman ve İranlı firmalar Türkiye’ye yatırım yapacak

    Alman ve İranlı firmalar gerek Van Organize Sanayi Bölgesi gerekse de YYÜ bünyesinde bulunan Teknokentte yatırım yapmak için kolları sıvadı.

    Başbakan Binali Yıldırım tarafından açıklanan Cazibe Merkezleri Programının da etkisiyle gerek yerli gerekse yabancı birçok firma Doğu ve Güneydoğu illerinde yatırım yapma girişimlerinde bulundu. Van’a şu ana kadar 107 yerli firmanın yanı sıra 1 Alman, 5 İran firmasının yatırım yapmak için girişimde bulunduğu belirtiliyor.

    İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Van Organize Sanayi bölgesi (OSB) Başkanı Şemsettin Bozkurt ile YYÜ Teknokent Müdürü Doç. Dr. Necat Görentaş, firmaların hükümetin açıkladığı Cazibe Merkezleri Programını da fırsat bilen 107’si yerli 6’sı yabancı olmak üzere toplam 113 firmanın Van’da yatırım yapmak için girişimde bulunduğunu ifade etti.

    Cazibe Merkezleri Programı ile bölgeye adeta yerli ve yabancı yatırımcı akını yaşandığını belirten Şemsettin Bozkurt, “Hem yurt içerisinde hem de yurt dışından Van OSB çok ciddi bir yatırımcı akınına uğradı. Bu yatırımcı akını içerisinde 107 yerli firmanın yanı sıra şu ana kadar yurt dışı kaynaklı olarak somutlaşan 2 tane projemiz var. Bu projelerden bir tanesi 50 milyon euroluk MDF fabrikası projesidir. Bu projemiz İran kaynaklı AIDA Group, diğeri ise geçtiğimiz günlerde özel uçakla Van’a gelen Almanya’da üretim yapan Atlas Grubu’dur. Atlas Grup Almanya’da iş makinesi üreten ve çok ciddi bir pazar ağı bulunan bir firmadır” dedi.

    “2 saat süren toplantıda Alman firması iki şey istedi”

    1919 yılında kurulan ATLAS GMBH adlı şirketin yaklaşık 98 yıldır üretim yaptığını ifade eden Bozkurt, bu firmanın Van’da yapacağı üretimi Asya, Ortadoğu gibi ülkelere ihraç etmeyi planladığını ifade ederek şöyle devam etti:

    “Alman yatırımcıyı bu bölgeye cezbeden olay ilimizin 6 ülkeye olan yakınlığından dolayı sahip olduğu stratejik konumuyla adeta Ortadoğu ve Asya’ya merkez teşkil etmesidir. Alman firmamız burada üretileceği makinelerin yüzde 70’nin ihraç edileceğini yüzde 30’nun da yurt içindeki ihtiyaçları gidermek üzere üretmeyi planladıklarını ifade etti. Yaklaşık 2 saat süren toplantıda Alman firması bizden iki şey istedi. Birincisi yatırım yapacakları 50 bin metrekarelik alan, diğeri ise bürokratik engellere takılmadan çalışmalarını yürütmek. Bunun yanı sıra ilk etapta kendi öz kaynaklarıyla burada ilk etapta 150-200 kişiye kaynak sağlayacak önemli bir yatırım yapacaklarını ifade ettiler”

    “Neden Van?”

    Van OSB’de üretilen ürünlerle ilgili de firma yetkililerine bilgi verdiklerini de aktaran Bozkurt, Almanların ‘Neden Van’ sorusuna yanıtı da şu şekilde verdi:

    “Firma yetkilileri buradaki genç nüfus kaynağını doğru şekilde kullanmak ve Almanya’ya götürmek suretiyle donanımlı hale getirmek istediklerini ifade ettiler. Bu iki firmamızı Van’a kazandırmamız son derece önemlidir. Van’ın Cazibe Merkezleri kapsamından da 23 il içerisinde pilot il seçilmesi tesadüf değildir. Burada verilen desteklerden maksimum derecede faydalanmak istiyoruz. Bizler de bunun için tüm STK ve kurumlarımızla birlikte canla başla çalışmaktayız.”

    Yurt dışında olan teveccühlerin yanı sıra yurt içi firmalardan da çok ciddi talepler aldıklarını anlatan Bozkurt, “Şu ana kadar 107 yerli firmamızın talebi söz konusudur. Bu firmalarımızın da çok ciddi bir ihracat ve istihdam hedefleri söz konusudur. Burada yaklaşık olarak 10 bin istihdam ve 1 milyar TL civarında bir ekonomik yatırımdan söz edilmektedir. Dolayısıyla önümüzdeki dönemlerde ilimiz hak ettiği yatırımları alacak diye düşünüyorum. Hem yurt içinden hem de yurt dışından çok büyük bir yatırımcı akını var. Bizler de bunları karşılamak için gerekli alt yapı sürdürüyoruz. Biz de Van OSB olarak önümüzdeki iki-üç yıl içerisinde 100 milyonun üzerinde ihracat hedefimizi gerçekleştirmek için canla başla çalışıyoruz ”diye konuştu.

    “4 İranlı firma ile anlaşma yaptık”

    YYÜ Teknokent Müdürü Yrd. Doç. Dr. Necat Görentaş da şu ana kadar 4 İranlı firma ile masaya oturduklarını belirterek, “Son dönemlerde Cazibe Merkezleri kapsamında hükümetimizin bölgeye tanıdığı pozitif ayırımcılıkla birlikte ciddi bir çalışma olduğunu görüyoruz. İnşallah bölgemiz bu sayede arzu edilen noktaya gelecektir. Teknokent olarak 2013 yılında itibaren hızlı bir şekilde firma başvurularını aldık. Şu ana kadar 21 firmamızla anlaşmaya vardık ve burada faaliyetlerine başladılar. Bizler de son zamanlarda uluslararası bir Teknokent olmamız hasebiyle de yabancı firmalarımızın sayısını arttırmaya çalışmaktayız. Bu kapsamda İranlı yatırımcılarla bir çalışmamız söz konusu oldu. Geçtiğimiz günlerde İran’a yaptığımız gezimizde de birçok firmamız başvuru formu imzaladı. Bu firmalarımızın önümüzdeki haftalarda buraya gelerek çalışma yapacaklardır. İnşallah bundan güzel neticeler alacağız burada 4 tane İranlı firmamızla anlaşma yapmış bulunmaktayız. Bu hem ülkemiz hem bölgemiz hem de ilimiz açısında son derece önemlidir” şeklinde konuştu.

    “İranlı firmalar Van’da LED ışıkları üretecek”

    İranlı firmaların çok farklı alanlarda çalışma yürüttüklerini anlatan Yrd. Doç Dr. Görentaş, “İran’da gelen firmalarımız çok farklı sektörlerde çalışma yürütmektedirler. Bunlardan bir tanesi polimer üretimi yapmaktadır. Bu firmamız yaklaşık olarak 15 ülkeye ihracat yapan bir firmadır. Diğer bir firmamız LED ışıklarıyla ilgili bir üretim yapmaktadır. Alman teknolojisi ile üretilen ledlerin burada sokak lambaları ve ev içi aydınlatmalarında kullanılması hedefleniyor. Başka bir firmamız ise yaptığı proje ile uluslararası alanda birçok ödül alan bir firmadır. Bu firma her türlü haşereyi bulunduğu ortamdan uzaklaştıran bir alet geliştirmiş. Bunun da üretimini Van’da yapmak istiyor. Son olarak diğer bir firmamız da sağlık alanında çalışmalar yapmaktadır ayrıca bu firmamız kimyasal atıkları dezenfekte eden bir cihaz geliştirdi. Bunun AR-GE çalışmalarını burada yürütmeyi hedeflemektedir” ifadelerini kulandı.

    Burada çalışma yapan birçok firmanın AR-GE ve İnovasyon alanında çalışma yaptığını da sözlerine ekleyen Görentaş, Bu firmaların elde ettikleri sonuçları ürüne dönüştürdüklerini ifade ederek bunun da ilimiz ve bölgemizin ihracat ve istihdam rakamlarını ciddi anlamda etkileyeceğini ifade etti.