Etiket: Firmalar

  • Bursalı firmalar HAVELSAN’ın iş ortağı olacak

    Türk Silahlı Kuvvetleri Güçlendirme Vakfı Hava Elektronik Sanayii (HAVELSAN) İş Ortakları ve Tedarikçi Yönetimi Müdürü Yavuz Ekinci, “Yeni dönemde kendi ürünleriyle ön plana çıkan bir şirkete dönüşmeyi planlıyoruz. Bu yönde atacağımız adımlarda Bursalı firmalarımızın da katkılarını bekliyoruz” dedi.

    ASELSAN, ROKETSAN ve TAİ gibi savunma sanayii ana kuruluşlarını firmalarla bir araya getiren BTSO, son olarak HAVELSAN yetkililerini Bursa’da ağırladı. Bursa Uzay Havacılık Savunma Kümelenmesi Derneği’nin faaliyetleri çerçevesinde gerçekleştirilen ‘HAVELSAN Günleri’nde konuşan BTSO Yönetim Kurulu Üyesi İlker Duran, Türk savunma sanayiinde son dönemde millileşme ve yerlileşme kavramlarının öne çıktığına dikkat çekti. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyaçlarının yurt içinden karşılanma oranının 2003 yılında yüzde 25 olduğunu ve yapılan çalışmalar neticesinde bu oranın yüzde 70’lere çıktığını hatırlatan Duran, Türkiye’nin savunma sanayiinde dışa bağımlılığının azaldığını söyledi.

    Bursalı sanayicilerin Türkiye’nin savunma sanayiinde ihtiyacı olan parçaları ve sistemleri üretmeye hazır olduğunu ifade eden Duran, “Sanayicimizin bu konuda büyük bir hevesi var. Otomotiv, makine, tekstil ve kimya gibi stratejik sektörlerde önemli bir üretim ehliyetine sahip olan firmalarımız, Boeing ve Airbus gibi dünya devlerine de üretim gerçekleştirebiliyor. Güçlü bir potansiyele sahip olan Bursa, savunma sanayiimizde gerçekleştirilecek milli projelerde de öncü olabilir. HAVELSAN, ASELSAN ve ROKETSAN gibi ülkemizin önde gelen savunma sanayii kuruluşlarının, Bursalı firmalarımızın yeteneklerinden daha fazla faydalanmalarını hedefliyoruz” diye konuştu.

    HAVELSAN İş Ortakları ve Tedarikçi Yönetimi Müdürü Yavuz Ekinci de HAVELSAN’ın Türk Silahlı Kuvvetleri Güçlendirme Vakfı’nın bir kuruluşu olduğunu söyledi. Şirketin komuta kontrol ve savaş sistemleri, eğitim ve simülasyon sistemleri, yönetim bilgi sistemleri ve ülke ve siber güvenlik alanları olmak üzere dört ana alanda faaliyet gösterdiğini kaydeden Ekinci, bu alanlarda uzun vadeli işbirliği yapabilecekleri yetenekli firmaları tespit etmek için çalışmalar gerçekleştirdiklerini ifade etti. Yerli ve milli hassasiyetler doğrultusunda Türkiye’nin tüm illerinde bulunmaya gayret gösterdiklerini dile getiren Ekinci, “Bursa’nın da bizim için ayrı bir önemi var. Uzay, havacılık ve savunma kümelenmesinin oluştuğu bir şehir. BTSO ev sahipliğinde düzenlenen faaliyeti hem Bursa firmalarını tanımak hem de HAVELSAN’ı firmalarımıza anlatmak adına önemli bir fırsat olarak değerlendiriyoruz. Yeni dönemde proje şirketinden ürün sahibi şirkete dönüşme yolunda bir politika izleyeceğiz. Bu yönde atacağımız adımlarda Bursalı firmalarımızın da katkılarını bekliyoruz” dedi.

    HAVELSAN’ın tedarik süreci ve uygulamaları hakkında da bilgiler aktaran Ekinci, iş ortaklarından ağırlıklı olarak mühendislik destek hizmeti ve yazılım modül destek hizmeti aldıkları bilgisini verdi.

    Bursa Uzay Havacılık ve Savunma Kümelenmesi Başkanı Dr. Mustafa Hatipoğlu da Türkiye’nin kritik günlerden geçtiğini söyledi. Hatipoğlu, ayrıca kümelenme çalışmaları ve BTSO projelerini içeren bir sunum da yaptı.

    Bursa Teknoloji Koordinasyon ve Ar-Ge Merkezi’nde (BUTEKOM) gerçekleştirilen toplantıya 50’den fazla firma katıldı.

  • Yamanyılmaz: “Mersin’de balık çiftlikleri kuracak firmalar kendilerini iyi ifade edemiyor”

    Akdeniz Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Can Yamanyılmaz, Mersin’de balık çiftlikleri kuracak firmaların kendilerini iyi ifade edemediklerini belirterek, “Bu nedenle oluşmuş olumsuz bir öngörü var. Yerel STK’lar ile firmaların bir araya gelerek toplantı yapmalarını önerdim. Bu toplantıdan uzlaşı çıkacağını düşünüyorum” dedi.

    Akdeniz Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Yamanyılmaz, Akdeniz İhracatçı Birlikleri’nin (AKİB) yurt dışı faaliyetlerine ilişkin düzenlediği basın toplantısında, gazetecilerin, Mersin’de kurulması planlanan balık çiftliklerine ilişkin sorularını da yanıtladı.

    “Balık çiftliklerinin çevresel kirliliği olacağını düşünmüyorum”

    Türkiye’nin kültür balıkçılığında levrek, çupra ve alabalık ihracatının şu anda 1 milyar doları aştığını ifade eden Yamanyılmaz, “Ürettiğimizi hemen satabiliyoruz. Her yıl artan kapasiteden dolayı da yeni bölgelerin açılması gerekiyor. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımız da uygun alan olarak Boğsak ve Aydıncık tarafını belirlemiş. Balık çiftliklerinin çevresel kirliliği olacağını düşünmüyorum. Görüntü kirliliği konusunda da denizin 2-3 mil açığında kurulacağı için çok etkilemeyeceği kanaatindeyim. Ama yine de her türlü analizlerin yapılması gerekiyor” diye konuştu.

    “Mersin’de balık çiftlikleri kuracak firmaların kendilerini iyi ifade edemiyor”

    Mersin’de balık çiftlikleri kuracak firmaların, yerel STK’larla toplantı yaparak kendilerini anlatmaları gerektiğini belirten Yamanyılmaz, “Mersin’de balık çiftlikleri kuracak firmaların kendilerini iyi ifade edemediklerini düşünüyorum. Yerel STK’lara kendilerini anlatamadıkları için de oluşmuş bir olumsuz öngörü var. Buradaki STK’lar da bu konuda hassaslar, onlara da hak veriyorum. Bir araya gelinmesi gerekiyor. Mersin’de yatırım yapacak olan Türkiye’nin büyük ve güzide ihracatçılarına, yerel STK’lar ile düzenlenecek toplantıyla bir araya getirerek uzlaşı sağlanmasını teklif ettim. Önümüzdeki günlerde, iki tarafın da Mersin’de buluşup, konuşup, bunların en iyi şekilde yapılmasını istiyoruz. Burada yatırım yapacak olanlar Merkezi Üreticiler Birliği. Biz onlarla 20 gün önce konuştuk ve böyle bir toplantının olabileceğini söylediler. Mersin’de de Ekonomi Platformu ve MESİAD ile görüştük. Önümüzdeki günlerde iki tarafın da uygun gördüğü bir günde yapılacak toplantıdan uzlaşı çıkacağını düşünüyorum. Çevre de önemli geleceğimiz de önemli. Buradaki değerlerimizi koruyarak bu işi yapabileceğimize inanıyorum” ifadelerini kullandı.

    Yamanyılmaz, kültür balıkçılığında Mersin’in tercih edilme nedenini ise şöyle açıkladı: “Mersin’in denizi, Bodrum’a göre 2-3 derece daha sıcak. Sıcakta balığın büyüme oranı daha yükseliyor. Buradaki doğala daha yakın. Ayrıca, ihracatçılar Ortadoğu pazarında bir gün kazanmış olacaklar. Suriye’deki olumsuz gelişmeler olmadan önce bizim 30 bin tonun üzerinde ihracatımız vardı Suriye, Ürdün ve Lübnan’a. Son 7 yıldan beri bu ihracatımız durmuş vaziyette. Bu ülkelerin köylerinde bile Türk balığı yeniyordu. Olumsuz gelişmeler bittikten sonra ihracatçı o pazarlara Mersin’den çok rahatlıkla balık gönderecektir. Şu anda sadece uçakla Umman’a, Dubai’ye gönderiyorlar. Ama Suriye yolu açıldığında Mersin’den 2,5-3 günde tırla gönderebilecekler. Irak kapısı açıldığında da aynı şey söz konusu olacak. Onlar için avantaj olacak.”

    “Kültür somonunu Japonya’ya kadar ihraç ediyoruz”

    Kültür balıkçılığında Norveç somonunun çok ünlü olduğu bilgisini veren Yamanyılmaz, kültür balıkçılığında dünyada bir numaralı üreticinin şu anda Norveç olduğunu ve 6,5 milyar dolar ihracatı bulunduğunu söyleyerek, “Bu, muazzam bir rakam ve Norveç’in en büyük gelir kaynaklarından birisi bu. Onun dışında Şili de büyük üretici. Biz de Türkiye’de Norveç somununu kültür balığı olarak üretiyoruz. Türkiye’de Karadeniz bölgesinde somon üretiliyor. Son dönemde somon tüketimi o kadar attı ki, talep arttığı için üretimi de artmaya başladı. Kalitesi de çok iyi, lezzeti de çok güzel. Japonya’ya kadar ihracatımız başladı. Önümüzdeki günlerde Karadeniz’deki üretici sayımız artacak ve buna bağlı olarak hem üretim miktarımız hem ihracatımız artacak. 2005 yılında Türkiye yaklaşık 500 bin ton balık üretiyordu. Bunun 120-130 bin tonu kültür balığı, kalanı da avcılıkla gerçekleşen bir üretimdi. Bugüne geldiğimizde yaklaşık 560 bin ton balık üretiyoruz ve bunun 325 bin tonu kültür balığı, kalanı da avcılıkla üretilen balık. Avcılıkta da 60 bin tonu levrek, çupra, palamut, istavrit gibi balıklar ama 190 bin tonu da hamsi. Yani hamsi olmasa hiçbir şey çıkmayacak Türkiye denizlerinden. Kültür balığı olmasa tüketecek balığımız yok. Şu anda Avrupa Birliği’nde kültür balığı olarak satılan levrek, çuprada her üç balıktan biri Türk balığı. Türkiye’de artık kültür ön plana çıktı. Dünyada da şu an yüzde 35’i kültür, yüzde 65’i çiftlik balığı. Ama gelecek 20 yılda şu anki tüketime göre kültür balığı avcılığı geçecek, yüzde 55’e yüzde 45 civarında olacak. Kültür balığına öcü gibi bakılıyor ama öyle değil. Artık dünya kültür balıkçılığına gidiyor. Dünyada artan bir nüfus ve tüketen bir toplum var. Dolayısıyla balık popülasyonu yetmiyor. Türkiye’de üretilen kültür çupra balığı dünyanın her tarafına ihraç ediliyor, Amerika’ya kadar gönderiliyor. Şu an Amerika’ya uçakla çok rahatlıkla çupra gidiyor” şeklinde konuştu.

    Kültür balıkçılığında Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın hassas olduğunu vurgulayan Yamanyılmaz, “Bakanlık ayda iki kez denetim yapıyor. Balıklar ve yemler devamlı analiz ediliyor. Bu analizler sertifikası olan laboratuvarlarda yapılıyor ve bunlar dünya çapında laboratuvarlar” dedi.

  • Bursalı firmalar Dubai The Big 5 Fuarı’nda

    Bursalı firmalar, Dubai’de gerçekleştirilen The Big 5 Fuarı’nda incelemelerde bulundu.

    İnşaat ve yapı malzemeleri sektöründe faaliyet gösteren BTSO üyesi firma temsilcileri, Dubai’de gerçekleştirilen The Big 5 Fuarı’nı ziyaret etti. 29 Kasım tarihine kadar kapılarını açan ve sektörün en önemli buluşmaları arasında gösterilen The Big 5 Uluslararası İnşaat ve Yapı Malzemeleri Fuarı’nda 59 ülkeden 2 bin 600’e yakın firma yer aldı. 241 Türk firmasının stant açtığı fuara BTSO da önemli bir organizasyon gerçekleştirdi. BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cüneyt Şener’in de yer aldığı yaklaşık 50 kişilik Bursalı işadamı heyeti, Küresel Fuar Acentesi Projesi kapsamında The Big 5 Fuarı’nda yeni iş birliklerinin yollarını aradı.

    Küresel Fuar Acentesi Projesi ile 130’un üzerinde fuar organizasyonuna imza attıklarını hatırlatan BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cüneyt Şener, “Projeye başlarken üyelerimizin mevcut ihracat hacmini artırmayı ve yeni firmalarımızın ihracata başlamalarını amaçlamıştık. Bu amacımıza da ulaştığımıza inanıyorum. Bu doğrultuda başta Küresel Fuar Acentesi ve Ticari Safari gibi projelerimizin meyvelerini kısa süre içerisinde toplamaya başladık. Çalışmalarımız sonucunda Bursa 800’den fazla yeni ihracatçı kazandı. Projelerimizin şehir ekonomisine katkısını da buradan görebiliyoruz” diye konuştu.

    The Big 5 Fuarı’nın inşaat ve yapı sektöründe dünyanın en önemli fuarları arasında yer aldığını dile getiren Şener, “The Big 5, özellikle Orta Doğu pazarı için ciddi kararların alındığı önemli bir organizasyon. Fuar geçen seneye göre yüzde 30 oranında büyüme göstermiş. Bu da sektörün burada büyüme trendi içerisinde olduğunu gösteriyor. Fuarda ayrıca firmalarımızın hem kalite olarak hem de nitelik olarak ciddi bir gelişim içerisinde olduğunu tespit ettik” dedi.

    Küresel Fuar Acentesi Projesi ile yurt dışı iş gezisi organizasyonuna katılan Bursalı firmalar BTSO ve KOSGEB’in desteklerinden faydalanabiliyor. KOSGEB tarafından proje kapsamındaki organizasyona katılan firmaların ulaşım, konaklama, tercümanlık, rehberlik ve fuar giriş ücretleri için yüzde 50 oranında yakın ülkeler için 3 bin TL, uzak ülkeler için ise 5 bin TL’ye kadar destek veriliyor.

  • Başkan Taş: “Firmalar Hakkari’ye bayilik vermiyor”

    Hakkari Ticaret ve Sanayi Odası (HATSO) Başkanı Servet Taş, firmaların Hakkari’ye bayilik vermediğini söyledi.

    Açıklamalarda bulunan HATSO Başkanı Servet Taş, kentte yiyecek tüketimini sağlayan gıda sektöründeki firmaların fabrikalardan bayilik taleplerinin geri çevrildiğini söyledi. Taş, “Gıda sektöründeki bölge bayiliklerin geneli Van ilinde bulunmaktadır. Bu olumsuz tablonun bir an evvel değişmesi, ilimizdeki gıda firmalarımıza bayilikler verilmesini fabrikaların yönetim mekanizmasından talep ediyoruz. Alınacak olan her bayilik en az 15 kişiye istihdam sağlayacaktır. Bir süre önce ilimizde ekonomik istişare toplantısı düzenleyen Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci’ye de bu talebimizi iletmiştik. İnşallah gereğini yapacaktır” dedi.

  • Bursalı firmalar ‘AS 9100’ ile dünyaya açılacak

    Savunma ve havacılık sektörlerinde son dönemde yakaladığı ihracat başarısıyla dikkat çeken Bursalı firmalar, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) liderliğinde yürütülen Uzay Havacılık ve Savunma UR-GE’si kapsamında düzenlenen eğitimlerle sertifikasyon altyapılarını güçlendiriyor.

    AS 9100 belgesi için danışmanlık verilmeye başlanan firmalar, 9 ay boyunca sürecek danışmanlık sürecinin ardından almaya hak kazanacakları belgeyle özellikle uluslararası sivil havacılık alanında üretim yapabilecek. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, “Uzay, havacılık ve savunma sektörlerinde rekabetçi olmanın yolu uluslararası sertifikalara sahip olmaktan geçiyor. Gerçekleştirdiğimiz sertifikasyon çalışmalarıyla firmalarımızın kapasite ve üretim kaliteleri artarken ihracatları da ivme kazanıyor” dedi.

    Bursa’nın otomotiv, makine, tekstil ve kimya gibi sektörlerde büyük bir üretim tecrübesine sahip olduğunu belirten BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, firmaların bu sektörlerdeki üretim tecrübelerini farklı sektörlerde de değerlendirmeyi hedeflediklerini söyledi. Bu bağlamda sağladığı katma değerle ihracatta en stratejik sektörler arasında yer alan uzay, havacılık ve savunma alanlarında da Bursa’yı söz sahibi yapmayı amaçladıklarını kaydeden Başkan Burkay, “Uzay, havacılık ve savunma sektörleri, kendine özgü yüksek teknolojili üretim sistemleri barındıran sektörler. BTSO Uzay Havacılık ve Savunma Kümelenmemizde yer alan firmalarımızın yetenekleri de söz konusu sektörlerin kendine özgü yüksek teknolojili üretim sistemlerine cevap verebilecek nitelikte. Firmalarımız, diğer sektörlerden edindikleri tecrübe ve güçlü Ar-Ge altyapılarıyla kolaylıkla bu sektörlere de adapte olabilirler” dedi.

    En büyük avantaj otomotivdeki tecrübe

    Halihazırda Bursa’da çok sayıda firmanın dünyanın önde gelen otomotiv firmalarıyla işbirliği gerçekleştirdiğinin altını çizen Başkan Burkay, “Otomotivde üretim için gerekli olan IATF 16949 belgesine sahip firmalarımızın sayısı oldukça fazla. Bursa’nın en büyük avantajlarından bir tanesi de bu. Otomotivin rekabetçi üretim yapısına alışkın firmalarımız, uzay, havacılık ve savunma gibi sektörlerde de somut gelişmeler kaydetmeyi başarıyor” ifadelerini kullandı. 2017’nin ilk 8 ayında savunma ve havacılık sektörlerinde Bursa ihracatının 2016 yılına göre yüzde 370 oranında arttığını hatırlatan Başkan Burkay, firmaların bu sektörlerde başlatılan milli projelerde de etkin birer paydaş haline geldiğine dikkat çekti.

    Uzay, havacılık ve savunma sektörlerinde üretim gerçekleştirebilmek için en önemli belge olan AS9100 için danışmanlık hizmeti, Serdar Aksoylar Danışmanlık tarafından verilmeye başlandı. Türkiye’de yalnızca 6 danışmanlık firması tarafından sağlanan ve 9 ay süreyle devam edecek danışmanlık hizmetiyle her firmanın üretim altyapısı uluslararası savunma ve havacılık sanayii disiplini ve kültürüne uyumlu hale gelecek. Bursa Uzay Havacılık ve Savunma Kümelenmesi firmaları sahip olacağı AS 9100 belgelendirmeleri ile çok yakın zamanda Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM) projelerinin tüm alt sistemlerini karşılayabilecek düzeye ulaşacak ve milli helikopter Atak, milli tank Altay, milli insansız hava aracı ANKA ve benzeri milli projelerin gelişmesinde katkılarını da artırmış olacak.