Etiket: Fırçası

  • Göze saplanıp beyne giren tuvalet fırçası 4 saatte çıkarılabildi

    Çanakkale’de bir kişinin gözünden girip 20 santim kadar beyne ilerleyen tuvalet fırçası, 4 saat süren başarılı bir operasyonla çıkarıldı.

    Biga’da ikamet eden 32 yaşındaki hasta, 20 Ekim Cumartesi günü evinin helasında baygınlık geçirerek tuvalet fırçasının üzerine düştü. Göz boşluğundan giren fırçanın sapı hastanın beynine kadar ulaştı. Akşam saat 7 sularında hastaneye getirilerek acilen ameliyata alınan erkek hastanın sağlık durumunun iyi olduğu belirtildi.

    Beyin Cerrahı Op. Dr. Cengiz Kara, beraberindeki Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Eray Eser, Anestezi Uzmanı Dr. Cenk Çetin ve ameliyathane ekibi tarafından büyük bir titizlikle gerçekleştirilen operasyon 4 saat sürdü.

    Ameliyat hakkında bilgi veren Op. Dr. Cengiz Kara, “Talihsiz bir kaza geçiren bu genç hastamızı acilen ameliyata aldık. Gözün alt tarafından saplanan yabancı cismin beyne 20 santime kadar girdiği görüldü. Cisim çıkarılarak beyin dokuları kontrol edildi, temizlendi ve beyin zarı onarıldı. Hastamız ameliyat sonrasında tedavi ve takip amaçlı olarak 3 gün yoğun bakım ünitesinde izlendi. Şu an klinikte yatmakta olan hastamızın sağlığı her geçen gün iyiye gidiyor” dedi.

    Hastaya geçmiş olsun dileklerini ileten Başhekim Op. Dr. Ufuk Tali, başarılı çalışmalarından dolayı Op. Dr. Cengiz Kara ve ekip arkadaşlarını tebrik ederek, hastanenin her geçen gün daha büyük işlere imza attığını söyledi.

  • Kaza yapan yaralı kuryenin patronuna kask fırçası

    Antalya’nın Kepez ilçesinde motosikletli kurye, kavşakta ticari araca çarptı. Motosiklet sürücüsü yerde yatarken, olay yerine gelen patronuna vatandaşlar kask fırçası attı.

    Kaza, Kültür Mahallesi 3864 sokak üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre sürücüsünün ismi tespit edilemeyen 07 ESZ 69 plakalı motosiklet ile 54 BV 427 hafif ticari araç kavşakta çarpıştı. Kazanın ardından motosiklet sürücüsü yaralandı. Kazayı gören vatandaşlar hemen 112 sağlık ekiplerine haber verdi. Yerde yaralı vaziyette ambulans bekleyen kuryeye ilk yardımı çevrede bulunan vatandaşlar yaptı. Kanlar içinde kalan motosiklet sürücüsü uzun süre kazanın şokunu üzerinden atamadı.

    “Bu adamın kaskı nerede”

    Olay yerine gelen yaralı kuryenin patronuna ise vatandaşlar kask fırçası attı. Yaralının başında bekleyen patrona bir vatandaş, “Hata sizde. Bu adamın kaskı nerede. Kasksız nasıl çıkartıyorsun” diyerek çıkıştı. Kısa sürede olay yerine gelen sağlık ekipleri yaralı kuryeyi, ilk müdahalesinin ardından hastaneye sevk etti.

    Öte yandan, vatandaşlar aynı kavşakta sürekli kazaların yaşandığını söyledi. Her yere dilekçe verdiklerini ifade eden vatandaşlar, “Burada her gün kaza oluyor. Aracımda dilekçem hala duruyor. Bir çaresini bulamadık. Yetkililerden yardım istiyoruz. Buraya bir çare bulsunlar” dedi.

    Polis ekipleri kazayla ilgili inceleme başlattı.

  • Mahkeme başkanından FETÖ sanığına ’iflas’ fırçası

    Aydın’da FETÖ/PDY silahlı terör örgütü çatı davası kapsamında ifade veren ve yardım ettiğini kabul eden sanık iş adamının iflas mazeretine sinirlenen mahkeme başkanı “Ülke elde gitmiş, sen iflası düşünüyorsun. Ülkem olmazsa senin işin bir anlamı var mı” diye çıkıştı. 30 yıl sonra kamudan ihraç edilen sanık kamu görevlisi ise, müdür olmasının önüne geçmek için kendisine iftira atıldığını iddia etti.

    Aydın Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen FETÖ/PDY silahlı terör örgütü soruşturması kapsamında Aydın 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından iddianamesi kabul edilen örgütün Aydın’daki çatı yapılanmasının ifade işlemleri devam ediyor.

    Dava kapsamında ilk ifade veren tutuklu iş adamı Abdülkerim T., FETÖ’ye mali destek verdiği iddialarını yalanladı. İşçi olarak çalıştığı Almanya’dan kesin dönüş yaptıktan sonra soruşturma kapsamında kapatılan ASİAD’a üye olduğunu ve yönetiminde yer aldığını ifade eden Albülkerim T., “ASİAD ile birlikte 2012 yılında 7 kişiyle birlikte Amerika’ya 11 günlük geziye gittim. O zaman Fetullah Gülen hakkında terör örgütü şüphesi yoktu. Pensilvanya’ya gittik, 15 dakika görüştük. Hoş geldiniz dedi, hal hatır sorup, çay kahve söyledi. Daha sonra petrolcü iş adamı grubu gelince bizi dışarı çıkardılar. 2014 seçimlerinde Aydın il imamı Abdülbekir Kalkan beni arayıp ‘bağımsız belediye başkanı çıkarmayı düşünüyoruz, sen olur musun’ dedi. Ben de ‘hayır; siz sohbetlerde siyasetten ve şeytandan Allah’a sığınırız diyordunuz. Şimdi siyaset yapıyorsunuz’ dedim” dedi.

    Sanık Abdülkerim T., mahkeme başkanı Mustafa Ümit’in “Seçimlerde herhangi bir partiye destek verilmesi yönünde yönlendirme yapıldı mı” sorusu üzerine ifadesine şu şekilde devam etti: “Cemaat içinde CHP ve HDP’ye destek verin diye konuşulduğunu duydum. Zoruma gitti. Cemaatin siyasete bulaşmasından ve hükümetle kavgaya girişmesinden dolayı bu yapıdan ayrıldım. Ben yıllık 10 bin lira tutarındaki yardımı Sami Solak’a, sohbet hocaları Tuncay Atmaca, İsmail Uyar ve soy ismini hatırlamadığım Selim isimli birisine teslim ediyordum. Çocuklarım Yesevi Koleji’nde okuduğu için Bank Asya’da katılım hesabı açıp, taksitleri buradan ödedim.”

    “İflas ettim” deyince, mahkeme başkanı sinirlendi

    Mahkeme başkanı sanığa 2014 yılından sonra kendisine Bank Asya’ya para yatırma konusunda baskı yapılıp yapılmadığını sordu. Sanık, soruya “Abdülbekir Kalkan, Bank Asya’ya para yatırmamı söyledi, ben kabul etmedim. 13 aydır tutukluyum, rakiplerim bu durumdan faydalanarak beni iflas ettirdiler” diye cevap verdi. Abdülkerim T.’nin bu savunmasına sinirlenen mahkeme başkanı Ümit, “Siz alakam yok diyorsunuz ama 2014 yılında aralıklarla Banka Asya’ya 6 bin 600, 13 bin 600 ve 5 bin avro para yatırmışsın. Buna ne diyeceksin? Sen iflas etmekten bahsediyorsun. Ülke elde gitmiş, sen iflası düşünüyorsun. Ülkem olmazsa senin işin bir anlamı var mı” diye çıkıştı.

    Müdürlük beklentisi varmış

    30 yıl görev yaptıktan sonra ihraç edilen tutuklu SGK şefi Adnan A. da suçlamaları reddederek, “Müdürlük beklentim vardı, önümü kesmek için iftira atmış olabilirler. Avukat Ufuk Keçeci üzerime iftira atıp, beni hürriyetimden yoksun etmiştir” şeklinde ifade verdi.

    İtirafçı akrabasını yalanladı

    Kapatılan ASİAD’ın kurucu üyesi ve eski başkanlarından olan tutuklu sanık Ahmet Celal K. ise, savunmasında şu ifadeleri kullandı: “Ben ASİAD başkanıyken anayasal düzene karşı hiçbir faaliyetimiz olmamıştır. Maddi durumun mütevelli olmaya müsait olmadığı için herhangi bir yardımda bulunmadım. Kayınbiraderim Mustafa Ancın benim için ‘Cemaatin önde geleni’ demiş. Ben zaman zaman ondan borç alan biriyim. Niye böyle dedi, anlamadım. Gizli tanıkların iddialarını kabul etmiyorum, bana iftira atıldı.”

    Yurt dışına haber yapmak için çıkmış

    Sözde Aydın il imamı Abdülbekir Kalkan’ın sekreteri ve şoförü olduğu iddia edilen tutuklu gazeteci Ali A. da, “Terör örgütü üyesi olduğum ve diğer tüm suçlamaları kabul etmiyorum. 2006-2016 yılları arasında 3 farklı gazetede çalıştım. Amacım gazetecilik yapmaktı. ByLock’u kullanmadım ancak telefonu masada unuttuğum zaman başkası kullanmış olabilir. ASİAD’ta çalıştığım dönemde kurumun terör örgütüyle bağlantısının olduğunu bilmiyordum. Sami Solak’ın sahibi olduğu Bakış gazetesinde muhabirlik yaptım. Sami Solak’ın Aydın’ın kasası olduğu hakkında hiçbir bilgim yok. Bank Asya’da 1997 yılında açtırdığım hesaba birikimlerimi yatırdım ve kapatılıncaya kadar hesabımı kullandım. Bankaya para yatır ve çek diye hiçbir talimat almadım. Gazeteci olduğum için yurt dışı gezilere katıldım. Vize işlemleri için bankada paramız olması gerekiyordu. Vize alacağımız dönemlerde ASİAD’daki arkadaşlar ve yakınlarımdan para alıp sonra geri iade ediyordum. Sami Solak, yurt dışı gezilerini haber yapmam için beni Makedonya’ya götürdü” şeklinde ifade verdi.

    Mahkeme başkanı “2014 yılı Ocak ayında 20 bin avro hesap açmışsın” diye sonunca şaşıran Ali A., “Bununla ilgili belgeleri görmek isterim. Akrabam Mehmet Akkurt’un Ankara’daki Genel Kurmay Karargahında öldürüldüğünü duydum. Gizli bir tanığın ifadesinde Mehmet Akkurt’un cenaze işlemlerini benim yaptığım yönündeki ifadesi doğru değil. Ben 17 Temmuz’da gözaltına alındım, cenaze işlerinde hiçbir işlemim olmamıştır” diye yanıt verdi.

  • Yrd. Doç. Dr. Meşeli: “Diş fırçası ihtiyaca özel olmalı”

    Diş fırçalamanın dişeti sağlığının kazanılmasında tek başına yeterli olmadığını belirten İstanbul Aydın Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Süleyman Emre Meşeli, hem doğru teknik hem de kişinin ihtiyaçlarına uygun kişiye özel fırça, hem de fırçalama tekniğinin doğru yapılmasının önemli olduğunu söyledi.

    Emre Meşeli, dişeti hastalıklarının, dişler ve çevresinde biriken bakteri plağının dişeti ve diş destek dokularına zarar vermesiyle meydana geldiğini belirterek, “Bakteri plağı dişler üzerinden uzaklaştırılmadıklarında tükürükten gelen minerallerin yardımıyla dişler üzerine çöker ve diştaşlarını oluştururlar. Ağız ve diş bakımında doğru fırça ve doğru fırçalama tekniği dişeti sağlığının kazanılmasında önemlidir. Diştaşı oluşumunun önüne geçmek için hastaların düzenli olarak diş fırçalaması ve arayüz temizliği yapmalarının gerekir” dedi.

    Mekanik olarak bakteri plağının uzaklaştırılmasının dişeti sağlığının kazanılmasında en önemli basamak olduğuna vurgu yapan Yrd. Doç. Dr. Meşeli, “Günde en az 2 kez diş fırçalamak bu mekanik temizliğin ilk basamağıdır” dedi.

    Yuvarlatılmış yumuşak fırçalar tercih edilmeli

    Piyasada çok çeşitli ağız bakım ürününün tüketicilerin kullanımına sunulduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Meşeli, “Burada dikkat edilmesi gereken en önemli husus, kişinin ihtiyaçlarına yönelik ağız bakım ürünlerini doğru tespit ederek, bu ürünleri doğru tekniklerle kullanmasıdır. Diş fırçası seçiminde fırça kıllarının uçlarının daha çok yuvarlatıldığı yumuşak fırçalar tercih edilmelidir. Diş fırçalarken midesi bulanan kişiler baş kısmı küçük fırçaları tercih etmelidirler” şeklinde konuştu.

    Yrd. Doç. Dr. Süleyman Emre Meşeli, etkin diş fırçalama için birkaç farklı fırçalama tekniği olduğuna dikkat çekerken, bu tekniklerden hangisinin daha uygun olduğunun kişiye özel olarak diş hekimi tarafından belirlenmesi ve hastaya uygulamalı olarak gösterilmesi gerektiğini ifade etti.

    “Diş fırçalama, dişeti sağlığının kazanılmasında tek başına yeterli değildir” diyen Yrd. Doç. Dr. Meşeli, dişlerin aralarının diş ipi veya arayüz fırçaları yardımıyla günde en az 1 kez temizlenmesi gerektiğinin altını çiziyor ve “Yine uygun arayüz temizleyici materyalin seçimi konusunda kişiler, diş hekiminden yardım almalıdırlar. Dişeti hastalıklarıyla mücadelede düzenli hekim kontrolüne giderek yılda en az 2 kez profesyonel diş yüzeyi temizliği yaptırılması esastır” şeklinde konuştu.

    Yrd. Doç. Dr. Süleyman Emre Meşeli, başlangıç aşamasında teşhis edilen dişeti hastalıklarının tedavisinin daha basit olduğunu kaydederken, ilerleyen dönemlerde diş kaybıyla sonuçlanabilecek bu hastalıkların tedavilerinin daha uzun süreli ve maliyetli tedaviler haline geldiğinin unutulmaması gerektiğine vurgu yaptı.

  • Türkiye’deki Bu Diş Fırçası Dünyada Yok

    Samsunlu girişimci İrfan Akkaya, dünyada tek olan ve kendisinin ürettiği tek kullanımlık kendinden macunlu diş fırçasını Avrupa’ya ihraç ediyor.

    Samsunlu 50 yaşındaki İrfan Akkaya, kendi bulduğu ve ürettiği tek kullanımlık macunlu diş fırçası ile Avrupa’nın 18 ülkesine ihracat yapıyor. Evinin birinci katını imalathane olarak kullanan Akkaya, günde binlerce diş fırçası üreterek hizmete sunuyor. Tek kullanımlık kendinden macunlu diş fırçası, macununu diş fırçasının içinde saklıyor. Diş fırçasının en uç kısmına el ile bastırıldığında macun diş fırçasının üzerine geçiyor ve kullanıma hazır hale geliyor. Çok kısa sürede Birleşmiş Milletler ile yapılan anlaşmanın da faaliyete geçeceğini belirten Akkaya, böylelikle dünyadaki bütün mültecilerin Samsun’da üretilen bu fırçaları kullanacağını söyledi.

    “BU DİŞ FIRÇASI AVRUPA’DA VE TÜRKİYE’DE YOK”

    Bu diş fırçasının benzerinin dünyanın hiçbir yerinde olmadığının altını çizen Akkaya, “2001 yılında uçakta giderken tesadüfen rastladığımız bir olay sonucunda kendimizi geliştirerek bugünlere kadar geldik. Yabancı bir hava yollarında seyahat ederken bize diş fırçası ve küçük bir macun verdiler. Yanımdaki mühendis arkadaşımla ‘acaba biz bu macunu diş fırçasının içerisine sokabilir miyiz?’ düşüncesi içerisine düştük. Döndüğümüzde 1,5 sene süren kuvvetli bir çalışmadan sonra ürünümüzün patentini ve Sağlık Bakanlığı onaylarını alıp ufak ufak satmaya başladık. Ancak o dönemlerde kolonyalı mendil bile zor kullanılırken fırça satmak gerçekten zordu. 2008 ve 2009 yılında toptan ve perakende satışlarımıza başladık. Biz üretimimizi tamamen kendimiz yapıyoruz. Toz halinde PETKİM’den aldığımız hammaddeyi enjeksiyonlarımızla kalıp sistemimizle yapıp, enjeksiyondan sonra ambalajlanacak vaziyete getiriyoruz. Ambalaj işleminden sonra da 18 tane AB ülkesine ihracat yapıyoruz. Bu kendinden macunlu kullan at diş fırçası Türkiye’de değil, Avrupa ve dünyada yok. Biz bu işe sağlık açısından baktık. Türkiye’de diş fırçalama alışkanlığı olmadığından dolayı buna katkı olması için başladığımız bu işte Sağlık Bakanlığı ve ona bağlı hastanelerde, daha sonra da diş hastaneleri, çocuk yuvaları, restoranlara ürünümüzü yerleştirdik. Yıllık 1 milyon adet mal üretiyoruz ancak yoğun talepler üzerine kendimizi geliştirmemiz gerekiyor ve daha büyük yatırımlar yapmamız gerekiyor” dedi.

    “DÜNYADAKİ BÜTÜN MÜLTECİLER SAMSUN’DAN ÇIKAN DİŞ FIRÇASINI KULLANACAK”

    Dünyadaki bütün mültecilerin Samsun’dan çıkan diş fırçası ile dişlerini fırçalayacağını söyleyen Akkaya, “Ürünümüzü Birleşmiş Milletler’in satın almasıyla ilgili olarak Koç Gurubu’yla konsorsiyum yaparak ihaleye girdik. Bu büyük ihalenin içinde bir kalem malda bizim kendinden macunlu tek kullanımlık diş fırçasıdır. Yıllık 2 milyon adet olmak üzere 2 yıllık 4 milyon diş macunu için anlaşmamızı yaptık. Bu ürünleri teslim ettikten sonra Birleşmiş Milletler tüm dünya ülkelerindeki mültecilere ve göçmenlere bunu ücretsiz olarak dağıtacaklar. Bunun Birleşmiş Milletler’e satılması demek, ürünün tüm dünyaya satılması demektir. Bu ihracatlara da daha büyük katkı sağlayacak. Bu işe öncü olduğumuzda bizi en fazla destekleyen Atakum Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kooperatifi oldu. Onların verdiği destekler ile bir şeyler yapmaya çalıştık. Devlet tarafından gelen diğer yardımlardan da yararlandık. KOSGEB ve KOBİ’lere de müracaatlarımız var. Onlarla bir şeyler yapmaya çalışıyoruz” diye konuştu.

    SİNECEK: “KÜÇÜK İŞLETMELER FAİZSİZ KREDİLER İLE BÜYÜSÜN”

    İrfan Akkaya’ya 30 bin TL faizsiz kredi vererek destek olduklarını ifade eden Atakum Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kooperatifi Başkanı Metin Sinecek ise, küçük işletmelerin faizsiz krediler ile büyüyeceğini dile getirerek, “Bize kredi taleplerinde müracaat ettiler. Bu müracaat devletin vermiş olduğu faizsiz kredi olarak değerlendirildi. Bize 30 bin TL faizsiz kredi alabilmek için birlikte müracaat edildi. Biz bu müracaatı hızlı bir şekilde değerlendirip krediyi kendilerine verdik. Bu verdiğimiz kredi ile birlikte bundan sonra da kredilerimiz devam edecek. Esnaflara olan desteklerimiz devam edecek. Çünkü bu küçük işletmelerin büyümesi için biz elimizden gelen gayreti veriyoruz ki küçük işletmeler büyük işletmelere dönsün. Böylece Samsunumuzun ekonomisi kalkınsın diye bakıyoruz. Şu anda büyük bir şekilde üretim yapıyorlar. Bu üretimi de yurt dışındaki belirli ülkelere dağıtıyorlar. Bu da Türkiye’ye döviz getiriyor. Devletimiz böyle küçük işletmelere faizsiz krediler versin, küçük işletmeler büyüsün. Büyüyünce de ülkemize katkı versin. Bu işletmeyi açan arkadaşıma teşekkür ediyorum. Bu kimsenin aklına gelmez çünkü. Sağlık konusunda Türkiye olarak biraz zayıfız. Çünkü ağız sağlığı, hastalığın ana temelidir. Bu konuda da üretime geçtikleri için kendilerine teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

    Tek kullanımlık kendinden macunlu diş fırçalarının tanesi 50 kuruştan satılıyor.