Etiket: Fındıkta

  • Fındıkta yeni sezon öncesi yaşanan sorunlar dile getirildi

    Trabzon Fındık Üreticileri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Aybayrak, yeni sezonun başlaması dolayısıyla ilgili düzenlenen basın toplantısında sorunları dile getirdi.

    Trabzon Gazeteciler Cemiyetinde düzenlenen basın toplantısına sivil toplum örgütlerinin yanı sıra siyasi parti temsilcileri de katıldı. Albayrak, bu sezon üretici hakkının gasp edilmemesi dileğinde bulunarak, ”Dileğimiz geçen sezon ki gibi üretici aleyhine bir takım kurallar yine icat edilerek üreticinin hakkı gasp edilmesin. Geçen yıl 2 ton fındık üretip 2 bin TL zarar eden çoluk çocuk çilesini de heba eden arkadaşımız yanımızda oturuyor. Bu yıl aynı zararı yaşamak istemiyoruz. Fındıkta rekolte tespiti tamam, yıllardan beri çağrıda bulunuyoruz. Rekolte tespiti harmanda yapılsın, üreticinin yazılı beyanına dayandırılsın, yalan, talan ortadan kalksın sesimizi kimseler duymak istemedi, her yıl büyük tantanalarla tarım il ve ilçe teşkilatları, Ziraat Odaları, Ticaret ve Sanayi odaları temsilcileri, Ticaret borsaları şimdide yabancı şirket temsilcileri de yeni ortaya çıktı. Karanfil sayımı, akabinde çotanak tahmini sayımı yapılarak rakamlar açıklanıyor hiç birisi gerçeği yansıtmadığı için rakamlar aradan bir süre geçtikten sonra revize ediliyor. Ürünün sahibi, üreteni maddi ve manevi bedel ödeyeni ortada yok. Yani üreten ortada yok. Üreticinin sırtından dolaylı ve dolaysız geçinenler var, üstüne üstlük tahmin, niçin bir defa da gerçeği ortaya çıkarılmıyor? Fındık ürününün harmana gelene kadar geçen aşamalarda rekolte kabına uğradığını bu işi yapanlar ve yaptıranlar bilmiyorlar mı? Niçin bir defada gerçek ortaya çıkarılmıyor? Yanlıştan dönülmek zor mu geliyor? Çünkü her kesim üreticinin sırtından geçinmek istiyor. Her yıl bir sürü tantana, bir sürü masraf sonuç fiyasko” dedi.

    “18-20 TL taban fiyat üreticiyi özendirir”

    Üreticilerin taleplerini sıralayan Albayrak, yaşanan fiyat artışları göz önüne alındığında, 18-20 TL taban fiyatın üreticiyi ezmeyeceği belirterek, “Fındık hasadının başladığı bu günlerde, ilgili bakanlıklarımızın maliyet ve taban fiyat belirlenmesini bir an önce yapmaları tedarikçilerin geçen yıldan az olmamalı ve 12-13 TL gibi görüş açıklamaları spekülatif amaçlıdır ve kabul edilemez. Yaşadığımız fiyat artışları göz önüne alındığında, 18-20 TL taban fiyatın üreticiyi ezmeyeceği, bahçesinin bakımını özendireceğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

  • Fındıkta külleme yine kapıyı çaldı

    Ülkemizde özellikle 2013 yılından itibaren görülen ve sonrasında fındıkta özellikle birinci standart bölge olarak adlandırılan Ordu’nun Ünye ilçesinin doğu kısmında kalan kesimde görülen fındıkta külleme hastalığının nemli ve sıcak havaların etkisiyle bu yılda bahçelerde kendini hissettiriyor.

    Fındıkla ilgili kurum ve kuruluşların konu ile ilgili olarak yaptıkları açıklamalar ve çalışmalara rağmen, üreticiler bahçelerde yeterli ölçüde mücadele yapmıyor, yapamıyorlar.

    Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim üyesi Prof. Dr. Nevzat Artık, hava sıcaklığının yükselmesi ile çoğalan külleme için öncelikle tedbirin düzenli budama ve dip sürgünü temizliğinin yapılması, sonrasında ise bilinçli ilaçlama olduğunu belirterek yaprakların günümüzün 1 TL’lik madeni para büyüklüğüne erişmesi ile bunun başlatılması gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Artık, dalların maksimum düzeyle ışık alması, güneş görmesi ve havalanabilmesinin hastalıkla mücadelenin ilk şartı olduğunu da bildirdi.

    Ulusal Fındık Konseyi ve Trabzon Ticaret Borsası Meclis Başkanı Sebahattin Arslantürk de küllemenin sadece dallardaki fındığı değil, toplanıp depolara konan fındıkları da olumsuz etkilediğine dikkat çekerek “Fındığın ana üretim bölgesinde ve özellikle de Giresun Tombulu diye adlandırılan çeşitte etkili olan bu hastalık son zamanlarda yeniden kendini hissettirmeye başlamıştır. Verimde ve kalitede önemli kayba yol açan hastalıkla mücadele için gereken ilaçlamalara mutlaka başlanmalıdır. Küllemeye maruz kalmış fındıklar toplanıp kurutulduktan sonra bile sanayici için olumsuzluğunu sürdürür. Raf ömrünü olumsuz etkiler” dedi.

    Hastalıkla mücadele konusunda her aşamada önemli çalışmalar yapan Keşap Fındık Üreticileri Birliği uzmanlarından Ziraat Mühendisi Gül Yılmaz ise çiftçilerin külleme ile mücadeleye kükürt ile başlamaları gerektiğini bir kere daha hatırlatarak “Hastalık sporları bulaşıklık sağlamadan, kükürt ile tüm bahçeyi yıkama şekliyle ilaçlandığında koruyucu bir çalışma yapılmış olur. Ancak üreticilerimiz hastalıkla mücadelede bahçenin durumuna göre uygulanacak yol ve yöntemleri uzmanlara danışmak, hastalığı azami düzeyde dikkate ve ciddiye alarak bunu yapmak gerekir” diye konuştu.

    Gül Yılmaz, hastalıkla mücadele konusunda çok sayıda kurum ve kuruluş ile kişilerden farklı öneriler geldiğine de özellikle dikkat çekerek, kendisini yetkili addeden herkesin gelişigüzel tavsiyelerinin de üreticide zihin karışıklığı yaratıp, tereddütler oluşturduğunu belirtti.

  • Fındıkta düşük rekolte beklentisi

    Dünya fındık üretiminin yüzde 75’ini, ihracatının yüzde 70’ini elinde bulunduran Türkiye’de bu yıl rekoltenin az olacağı açıklandı. Uzmanlar, fındık rekoltesinin düşük olmasının ana sebebinin iklim şartları olduğunu belirttiler.

    Fındığın ana üretim merkezi olan Doğu Karadeniz Bölgesi’ndeki fındık bahçelerinde yapılan ilk analizlerde fındık rekoltesinin bu yıl düşük olacağı belirlendi. Ziraat Mühendisi Haluk Şensoy, fındık bahçelerinde yapılan inceleme ve analizler sonunda fındık rekoltesinin bu yıl normalin altında olacağını söyledi. Şensoy, “Bir fındık ocağının bir dalında 50 adet fındık görülüyor. Bu da normalin altındadır. Ordu merkezdeki fındık bahçesi geneli temsil edebilir. Zaten üreticilerimizle yaptığımız görüşmelerde fındık olmadığını söylüyorlar. Ayrıca TARSİM eksperleri birçok bahçede yaptığı incelemede kış döneminde yaşanan doğal afetler sebebiyle yüzde 70 ile yüzde 90 arasında hasar raporu düzenliyor. Üreticilerimiz de sosyal medyada bu hasar raporlarını yayınlıyorlar. Açıkçası sıkıntılıyız. Rekoltenin yüksek olmayacağını söyleyebiliriz. Ayrıca Haziran ve Temmuz aylarında havanın kurak geçeceğini de düşünürsek rekoltenin daha da düşebileceğini söyleyebiliriz” dedi.

    “Kurak hava rekolteyi daha da düşürebilir”

    Haluk Şensoy, şöyle devam etti: “Haziran ve Temmuz ayı çok kurak geçiyor. Kuraklık çok büyük sıkıntı oluşturdu. Geçen yıl kuraklık çok sorun oldu, bu yıl da devam ediyor. Bu yıl zaten üretici bahçesine gerekli bakımı yapamadı. Bu durumda sıkıntı gelecek yılda devam edecek. Açık söylemek gerekirse bu sene yüksek bir rekolte beklemiyoruz. Nihayetinde iklim önemli derecede belirleyici faktördür. Kurak hava riski devam ediyor. Ama ne olursa olsun üretici bahçesine sahip çıksın. Bölgemizde fındık ana üründür. Onun dışındaki diğer ürünler yan gelirdir ana gelir kaynağı fındıktır.”

    “Fındık doğumlarında noksanlık var”

    Ziraat Odaları Koordinasyon Başkanı Arslan Soydan da aynı görüşü savunarak fındık rekoltesinin bu yıl düşük olacağını kaydetti. Soydan, “Yüzbinlerce üretici ve fındık sektörü her yıl rekoltenin ne olacağı konusunda büyük bir merak ve beklenti içerisinde bulunuyor. Şu anda fındıkta doğumlar başladı. Yani fındıklar ortaya çıkmaya başladı. Ancak üreticiden aldığımız bilgiler ve yaptığımız incelemeler sonucunda fındıkta bir noksanlık görüyoruz. Önümüzdeki günlerde doğumlar devam edecektir ama doğumlarda biraz noksanlık var” dedi.

    Gerçek rekolte tespitinin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının öncülüğünde yapılacak tespitlerde ortaya çıkacağını da kaydeden Soydan, “Gerçek rekolte o zaman ortaya çıkacaktır ama fındığın başından iklime dayalı olaylar geçiyor. Ayrıca fındıktaki zararlı hastalıklarla mücadele devam ediyor. Daha önümüzdeki fırtına var, kuraklığı var, dolu yağışı olabilir” şeklinde konuştu.

  • Fındıkta küllenme hastalığı uyarısı

    Ordu Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürü Kemal Yılmaz, fındıkta küllenme hastalığına karşı mücadele döneminin başladığını söyledi.

    Son yıllarda fındıkta görülmeye başlanan hastalıklar arasında bulunan küllenme hastalığına karşı üreticileri uyaran Kemal Yılmaz, söz konusu hastalığın belirtilerinin ilkbaharda gelişmekte olan yaprak ve sürgünler üzerinde gösterdiğini hatırlattı. Hastalığın rüzgarla taşınarak bitkiden bitkiye yayıldığını kaydeden Yılmaz, “Külleme hastalığında, yapraklardaki belirtiler yaprağın her iki yüzeyinde de oluşabilir. Hastalık etmeninin, yaprakların alt kısımlarında gelişmesi ile ilk başlarda üst kısımlarda renk açılımları, sarımsı beneklenme şeklinde lekeler oluşur. Daha sonra yapraklar giderek kahverengileşmeye, gevrekleşmeye, kıvrılmaya başlar ve vaktinden önce dökülürler. Genç sürgünlerde ve yapraklarda yüzeyde ilk önce un serpilmiş gibi bir görüntü oluşmakta; ilerleyen dönemlerde renkte matlaşma ve kahverengileşme meydana gelmektedir. Özellikle erken dönemde hastalığa yakalanan çotanaklarda kurumalar gözlenmektedir” dedi.

    Küllenme hastalığının sıcaklıkların ani artmasına bağlı olarak Nisan ayı ortalarından itibaren görülmeye başlandığını aktaran Yılmaz, “Hastalık bahçede ilk defa çıkıyorsa, belirtiler görülür görülmez ilaçlamaya başlanır. Daha önceki yıllarda hastalık görülmüş ise belirtiler görülmeden önce, çotanak bağlama döneminde, ilaçlamaya başlanır. Bu hastalığa karşı etkili bir mücadele için çiftçilerin tavsiyelere uygun olarak 0-250 rakımdaki sahil kesimde 17 Nisan 2018 tarihinde, 250-500 metre rakım arasındaki orta kesimde 24 Nisan 2018 tarihinde, 500 metre rakım yukarısında olan yüksek kesimde ise 1 Mayıs 2018 tarihinde ilaçlamaya başlamaları gerekmektedir” bilgisini verdi.

    Yılmaz, kimyasal mücadelenin iyi bir kaplama sağlayacak şekilde yapılması gerektiğini de kaydederek, “Çisentili ve mevsim için anormal derecede sıcak olan günlerde ilaçlama yapılmamalıdır. İlaçlama esnasında tüm koruyucu önlemler alınmalı, hiçbir şey yenilip içilmemeli, koruyucu maske gözlük ve eldiven mutlaka bulundurulmalıdır. İlaçlama bittikten sonra bütün vücudumuz bol sabunlu su ile yıkanmalıdır” şeklinde konuştu.

  • Fındıkta çölden gelen tehlike

    Türk tarım ürünleri arasında önemli bir yere sahip olan ve dünyada ihtiyacın yüzde 70’ini Türkiye’nin karşıladığı fındıkta yeni bir hastalık tespit edildi. Son 5 yıldır külleme hastalığı ile mücadele edilen fındıkta ortaya çıkan bu yeni hastalık fındık dallarını kurutarak kullanılmaz hale getirerek adeta bahçeyi eritiyor.

    Konuya ilişkin gerekli araştırmaların başladığını belirten Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurttin Karan, yayılması halinde hastalığın küllemeden daha ciddi sonuçlar doğuracağını kaydetti. Hastalığın nasıl fındığa bulaştığı konusunda açıklamalar yapan Karan, üreticilerin bahçelerinde gördüğü hastalıklı dalları diplerinden keserek bahçeden uzaklaştırması gerektiğini söyledi. Karan, “Geçtiğimiz haftalarda yağmurla beraber çölden gelen toz bulutları fındık bahçelerinde etkili oldu. Bu toz bulutları ile beraber de yeni bir hastalık fındık bahçelerinde türedi. Fındık ocaklarının açmasına rağmen, yeşillenmesine rağmen bu hastalığın etkisiyle açan yaprakların kuruduğuna şahit olduk. Bunun bakteriyel bir hastalık olduğunu düşünüyoruz ama kesin kanıya varmak için laboratuvar ortamında incelememsi gerekiyor” dedi.

    “Gördüğünüzü kesin”

    Hastalıkla mücadele konusunda şu anlık yapılması gerekenleri aktaran Karan, “Biz öncelikle üreticilerimize hastalıklı olan dalları dibinden kesip bahçeden çıkartılmasını öneriyoruz. Bu işlemin daha sonra kimyasal bir müdahaleye dönüşüp dönüşmeyeceğini ilerleyen günlerde karar vereceğiz. Bu hastalığı ciddi bir hastalık olarak düşünüyoruz çünkü 100 ocak olan yerde 5-6 tane fındık ocağının kuruduğuna şahit olabiliyoruz. İnşallah bu hastalık bölgemizde yayılmaz diye umut ediyoruz” ifadelerini kulandı.

    Karan, hastalıkla alakalı, bu bakteriyel bir hastalık ise yayılırsa bütün bahçelerde küllenmeden daha etkili bir hastalık olacağı fikrini taşıdığını sözlerine ekledi.