Etiket: Fındıkta

  • Türkiye Fındık’ta 700 Milyon Dolar Kaybetti

    Fatsa Ticaret Borsası Başkanı Ali Feyzi, “Bu sene fındık fiyatlarında yaşanan bilinçli dalgalanmalar 8 milyon üreticinin emeğinin sömürülmesine neden oldu. Sezon başında fındık kilogramı 14,5 lira iken ani düşüşler ile bugün bu rakam 8 liraya kadar geriledi” dedi.

    Türkiye’de son 1 yılda fındık ihracatı artarken, döviz kazancı ise düştü. Türkiye, 1 Eylül 2014 ile 19 Haziran 2015 tarihleri arasında 187 bin 564 ton iç fındık ihracatı gerçekleştirerek 2 Milyar 385 Milyon 135 bin dolar gelir elde etmişti. Aynı tarihler arasında 2015-2016 sezonunda ise 211 bin 913 ton iç fındık ihracatına karşılık 1 Milyar 977 Milyon 456 bin dolar gelir elde etti. Türkiye’nin ihracattan kaybı 700 milyon doları yani 2 katrilyon lirayı geçti.

    Fatsa Ticaret Borsası Başkanı Feyzi, daha çok fındık ihracı yapılırken daha az döviz kazanılmasının ülke ekonomisine zarar verdiğini söyledi. Fiyat düşüşünün bilinçli olarak yapıldığına inandığını belirten Feyzi, “Bu sene fındık fiyatlarında yaşanan bilinçli dalgalanmalar 8 milyon üreticinin emeğinin sömürülmesine neden oldu. Sezon başında fındık kilogramı 14,5 lira iken ani düşüşler ile bugün bu rakam 8 liraya kadar geriledi. Şuan da fındık piyasasını kontrol eden 3-5 kişinin cebine aradaki fark akmaktadır. Tekelci bir piyasa oluşmuştur. Bu piyasaya müdahale şarttır” dedi.

    “DEVLET MÜDAHİL OLMALI”

    Türkiye’nin Dünya fındık üretiminde mutlak hakimiyetinin olduğunu söyleyen Feyzi, “Bu hakimiyetimizi kaybetmemeliyiz. Ülkemize en çok döviz kazandıran tarım ürünü olan fındığa devletimizin sahip çıkması, müdahil olması gerekmektedir. Bugün çaya, süte taban fiyat uygulaması yapan Devletimizin, fındık içinde bir taban fiyat belirlemesi gerekmektedir. Tekelci bir piyasaya fındığı bırakmak doğru değildir. TMO’nun fındığa müdahil olması hem üreticilerimizin hem de devletimizin kazanmasını sağlayacaktır. Piyasada daha önce de TMO arz fazlası fındık aldı. Daha sonra ise yaşanan don veya tabii afetler nedeniyle fındık olmayan dönemlerde satarak iyi de kazanç elde etti. Bu sürdürülürse fındık yok fiyatlara satılmaz” diye konuştu.

  • Fındıkta Küllenme Kanser Gibi Fındığı Tehdit Ediyor

    Giresun Ziraat Odası (GZO) Başkanı Nurittin Karan, fındıkta küllenme hastalığının kanser gibi yayılarak fındık tarımını tehdit ettiğini söyledi.

    Türk fındığının batıdan doğuya tüm fındık bahçelerinde görülen ve artarak devam eden küllenme yüzünden büyük tehdit altında olduğunu belirten GZO Başkanı Karan, “Hasat sonrası sararması gereken yemyeşil fındık bahçeleri şuanda sararmış durumda. Yağışlı havayla birlikte küllenme kendini iyiden iyiye gösterdi. Sararan bu yapraklar havaların açmasıyla birlikte dökülecek ve fındık korumasız kalacaktır” dedi.

    Meteoroloji tahminlerine göre Temmuz ayında yüksek sıcaklıklar beklendiğine dikkat çeken Nurittin Karan, “Bugüne kadar başına gelmedik kalmayan 2016 ürünü birde yanıkla karşı karşıya gelebilir. Öte yandan küllenme hastalığı ürünü de sarmış durumda. Küllenmenin yapraktan çotanağa geçmesi nedeniyle üreticilerimiz istediği oranda ürün alamayacaklardır. Çotanağın beslenmesi yetersiz kalacağı için önemli ölçüde verim düşüklüğü yaşanacaktır. Fındık çotanakları bembeyaz küf içinde. Bu illet ne yazık ki, ürüne de zarar verecek ve olgunlaşmadan dökülmeler olacaktır. Geçtiğimiz yıllarda bu gözle görüldü. Küllenme olan bahçelerde fındıklar olgunlaşmadan döküldü. Dökülmeyen fındıklarda ise randıman düşüklüğü yaşandı” diye konuştu.

    Şuanda yapılan ilaçlamaların küllenmeyi önlemeye yetmediğini belirten Karan, “Sonuç olarak küllenme hastalığı rekolte kaybına neden olacaktır. Buda üreticinin ve ülkemizin büyük kaybı demektir. Fındığa musallat olan kanser illeriyle ilgili yetkililerin tam anlamıyla harekete geçerek bunun bertaraf edilmesi için çözüm üretmesi gerekmektedir. Bu virüs bahçelerimize bulaşmış durumda ve bu virüsün kurutulması biz fındık üreticisi için çok çok önemlidir. Daha da ötesi fındıktan ülkemize sağlanan döviz girdisi için önemlidir. Küllenmeye bağlı kalite ve verim kaybı küçümsenmeyecek kadar artmaktadır” ifadelerini kullandı.

  • Akşener: “Fındıkta İtalyan Oyunu”

    Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan adaylarından Meral Akşener, “Fındık üzerinden oynanan oyunlar neticesinde fiyatın 26 TL olması gerekirken bugün 9 TL olması birilerinin özellikle fındıkta ülkemizin en büyük rakibi olan İtalyanların en büyük oyunudur” dedi.

    Fatsa Cumhuriyet Meydanı’nda coşkulu bir şekilde karşılanan Meral Akşener Fatsalılara seslenerek, “Fiyatını kontrol ettiğimiz tek üründür. Fındığımızın değerini çok iyi biliyoruz. Hem bu bölgede yaşayan kişilerin geçim kaynağı hem de Türkiye’nin ekonomik yönden çok önemli ve stratejik bir ürünüdür. Fındık üzerinden oynanan oyunlar neticesinde fiyatın 26 TL olması gerekirken bugün 9 TL olması birilerinin özellikle fındıkta ülkemizin en büyük rakibi olan İtalyanların en büyük oyunudur. Mevcut olan iktidar İtalyanların eline fındığı oyuncak etti. Buradan söylüyorum ki, ayın 19’undan sonra partimizde iktidar partisindeki konuyla ilgili kişilerin başında bu konuyla ilgili hiç ayrılmayacağız. Milli ürünümüz olan fındığımızın değerini arttırmak için elimizden ne geliyorsa yapacağız” diye konuştu.

  • Fındıkta Külleme Tehlikesi

    Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Giresun İl Müdürlüğü fındıkta külleme hastalığına karşı üreticileri uyardı.

    Konuya ilişkin bir açıklama yapan Gıda, Tarım ve Hayvancılık Giresun İl Müdürlüğü, 2015 yılında Fındıkta yaşanan Külleme Hastalığının fındık bahçelerinde yoğun şekilde zarara neden olduğu belirtildi.

    Külleme hastalığının nasıl meydana geldiği ve bulaşıcılığı konusunda üreticilere uyarılarda bulunulan açıklamada “Fındıkta Külleme Hastalığı’nın etmeni kışı hastalıklı bitki artıklarında geçirir. Erken dönemde yaprak ve yeni oluşan çotanakları enfekte eder, rüzgarla yayılır. Fındıkta Külleme Hastalığı ilkbaharda gelişme sezonunun erken döneminde yapraklar, genç sürgünler ve çotanaklar üzerinde belirtiler oluşturur. Bulaşık olan yapraklarda zamanla lekeler kahverengileşir, yapraklar matlaşmaya başlar ve ilerleyen dönemde de kuruma, kıvrılma ve vaktinden önce döküm meydana gelir. Genç sürgünlerde ve çotanaklar da zuruf yüzeyinde ilk önce un serpilmiş gibi bir görüntü, ilerleyen dönemde renkte matlaşma, kahverengileşme ve özellikle erken dönemde hastalığa yakalananlarda kurumalar görülür. Bu şekilde hastalık fındıkta hem verim hem de kalite kayıplarına neden olur” denildi.

    HASTALIKLA MÜCADELE NASIL OLACAK?

    Yapılan uyarıda hastalıkla mücadelenin nasıl olacağı da anlatılarak “Enfeksiyon kaynaklarının azaltılması için yere dökülen yapraklar ile hastalıklı bitki artıklarının toplanması, bulaşık dip sürgünlerinin kesilmesi ve imha edilmesi, iyi bir hava sirkülasyonu ve yeterli ışıklanma sağlamak için budama ve yabancı ot mücadelesinin yapılması hastalıkla mücadele için uygulanması gereken kültürel önlemlerdir. Birinci ilaçlama hastalığın bir yıl önce görüldüğü bahçelerde genç sürgünler 4-4,5 yaprak ve çotanak bağlama döneminde (Nisan sonu), diğer bahçelerde ise belirtiler görülür görülmez yapılır. Uygun koşullar devam eder ve hastalık tekrarlarsa kullanılan ilacın etki süresine göre ikinci ve diğer ilaçlamalar yapılır” bilgileri verildi.

    İLAÇLAMA YAPILDIKTAN 21 GÜN SONRA BAHÇEYE GİRİN

    Kimyasal ilaçlama konusunda da uyarılarda bulunulurken, ilaçlanan bahçelere 21 günden önce insan ve hayvanların girmemesi gerektiği vurgulandı. Açıklamada “İlaçlamalarda atomizör kullanılmalı ve ocak başına en az 1 litre ilaçlı su atılmalı, insan ve hayvan sağlığı bakımından ilaçlamadan 21 gün sonrasına kadar ilaçlama yapılan bahçelerde hayvan otlatılmamalı ve meyve yenmemelidir. Mücadelede Bakanlığımız tarafından ruhsatlandırılmayan ve tavsiye edilmeyen Bitki Koruma Ürünü kullanılmaması; yaprak gübreleri hariç herhangi bir kimyasal maddenin Bitki Koruma Ürünüyle kesinlikle karıştırılmaması gerekmektedir. Mücadelede birinci ilaçlamada Kükürt 800 gram (Sıvı Kükürt) etkili maddeli Bitki Koruma Ürünü kullanılırsa Fındık Kozalak Akarı zararlısı da etki altına alınmış olur” denildi.

  • Fındıkta Yeni Umut: Arap Pazarı

    Son günlerde büyük fiyat düşüşü yaşanan fındık için yeni umut kapısı, Suudi Arabistan oldu. Bu ülkede müteahhitlik ve gıda ticareti yapan Karadenizli bir iş adamı, Araplara fındığı sevdirmeyi başardı.

    Suudi Arabistan’da yaşayan Karadenizli iş adamı Hayrullah Aşık, fındığı Araplara sevdirdi. İşe fındığı hurma ile buluşturarak başladığını anlatan Aşık, şimdi de diğer fındık ürünlerini Arap pazarına sürmeye hazırlanıyor. Arapların fındığı çok sevdiğini söyleyen Hayrullah Aşık, “Vatandaş olarak, bir Karadenizli olarak fındığımızı tanıtmayı ve tüketimine katkı sağlamayı kendime görev bildim” dedi.

    “ARAPLAR FINDIĞI ÇOK SEVDİ”

    Fındığın başka pazarlara taşındıkça hak ettiği değeri bulacağına inandığını diyen söyleyen Karadenizli iş adamı, “Ben yıllardır Arabistan’da müteahhitlik ve gıda ticareti yapıyorum. Birkaç sene önce fındığı, ticaretini yaptığım hurma ile birleştirdim ve bu ürünümüz herkesin beğenisini kazandı. Araplar fındığı çok sevdi. Zaman zaman fındığın diğer ürünlerini tattırdım; fındık kreması, fındık ezmesi, çok sevildi. Bu bölgede kuru yemiş olarak daha çok badem tüketilir. Fakat ben gördüm ki fındık da onun kadar tüketilebilir. Fındığımız ve üreticimiz zor günler yaşıyor. Ben de bir Karadenizli olarak fındığımızın ve üreticimizin hak ettiğini almasını istiyorum. Bunun için burada bir pazar oluşturmaya karar verdim. Kendi imkanlarım elverdiğince fındığı tanıtmaya devam edeceğim. Fındığın bir çok ürününü burada pazara sunmayı düşünüyorum. Umut ediyorum ki bu başlangıçla fındık kendine yeni bir pazar bulmuş olacak. Türkiye’de hizmet veren iş adamları ve bu konuyla ilgilenen yetkililerin de bunu dikkate almasını isterim” diye konuştu.