Etiket: Fındıkta

  • Fındıkta düşüş devam ediyor

    Dünya fındık üretiminin yüzde 75’ini, ihracatının yüzde 70’ini gerçekleştiren Türkiye’de iç piyasada fındık fiyatı her geçen gün düşüyor.

    2016-2017 fındık sezonunun başladığı 1 Eylül’de serbest piyasada 15 liradan işlem görmeye başlayan fındık 10.75 TL seviyesine kadar geriledi. Rekoltenin geçen yıla oranla yüzde 50 oranında az olmasına rağmen fiyatın her geçen gün gerilemesi üreticiler nezdinde tepkilere sebep oldu.

    “Acilen lisanslı depoculuk aktif edilmelidir”

    Ordu Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Ufuk Ünal, hükümetin bir an önce fındıkta lisanslı depoculuk sistemini aktif hale getirmesi gerektiğini belirtti. Türkiye’de en çok fındık alımı yapan firmanın İtalyan menşeli dış kaynaklı bir firma olduğuna dikkat çeken Ünal, “Fındık fiyatının düşük seyretmesi ve büyük alıcının sadece dış kaynaklı bir firma olması piyasalarda olumsuz etkiler yaşanmasına sebep oluyor. Daha çok alıcının olduğu bir piyasanın oluşmasını istiyoruz. Bu durumdan kurtulmak için bir an önce lisanlı depoculuğun ve ürün borsasının hayata geçirilmesi gerekir” dedi.

    “Fındıkta ürün borsası olmayışı handikaptır”

    Türkiye’nin tarım ürünleri ihracatı içerisinde yılda 3 milyar doları aşan döviz geliri ile fındık olduğuna dikkat çeken Ünal, “Türkiye’de diğer tarım ürünlerinde ürün borsası, lisanslı depoculuk sistemi olmasına rağmen en çok ihracat gelirine sahip olan fındıkta olmaması bir handikaptır. Fındıkta düzenli bir fiyat sisteminin oluşması ve üreticinin korunması için lisanslı depoculuğun acilen aktif hale getirilmesi, hükümet tarafından desteklenmesi gerekmektedir. Aksi takdirde fındık sadece dış kaynaklı bir firmanın tekeline düşürülmüş olacaktır” diye konuştu.

    “Ordu ve Giresun ekonomisi olumsuz etkilendi”

    Türkiye’de en çok fındığın Ordu’da onun ardından Giresun’da üretildiğine dikkat çeken Ünal, “Bu iki ilin ekonomisi fındığa dayalıdır. Diğer illerde de fındık üretiliyor ama o illerin alternatif ürün kaynakları ve değişik sektörlerden oluşan bir ekonomi anlayışı var. Ancak Ordu ve Giresun ekonomisi fındığı dayalıdır. Fındık fiyatının beklenenin altında düşük seyretmesi bu iki ilin ekonomisini şu an itibariyle olumsuz etkilemiş durumda ve bir kaos yaşanmaktadır” şeklinde konuştu.

  • “Fındıkta üretimi Türkiye, fiyatı başkaları belirliyor”

    Trabzon Ziraat Odaları Koordinasyon Kurulu ve Arsin Ziraat Odası Başkanı Hasan Kozoğlu, randımanlı fındık fiyatının bugün 12 lira 25 kuruş olduğunu belirterek, “Üretici için iyi bir fiyat değil, bazı tarım ürünlerinde olduğu gibi fındıkta da tedbirlerin alınması gerekiyor” dedi.

    Üreticinin temkinli davranması gerektiğini dile getiren Kozoğlu, bu senenin fındık üreticileri için 2014 yılında yaşanan don olayından da kötü olduğunu kaydetti. 15 Temmuz’a kadar fındığın kaybolduğunu vurgulayan Kozoğlu, “Randımanlı fındığın fiyatı bugün 12 lira 25 kuruş. Üretici açısından iyi bir fiyat değil. Bu 14 ve 15 liraya kadar çıktı. Piyasada bir rekabet oldu. Firmanın bir tanesi fiyatı yukarıya çekmişti. Konuşup halletmişler. Piyasada tekelleşme var. Vatandaşın temkinli davranması lazım. İhtiyacı kadar fındığı pazara indirsin. Rekoltenin en az yüzde 20-25 revize edilmesi lazım. Çilleme hastalığı, yağmurlar, güneşler ve kuraktan fındık içini dolduramadı. Mayıs fındığının hiçbir faydası olmadı. Mayıs ayına kadar doğru düzgün fındık görülmedi. 15 Temmuz’a kadar bu fındık kayboldu gitti” ifadelerini kullandı.

    “Fındıkta tedbirlerin alınması lazım”

    Fındıkta üretimi Türkiye’nin yaptığını, fiyatı ise başkalarının belirlediği söyleyen Kozoğlu, “2014 yılında fındığın don olayında yandığı seneye göre bu sene ondan da kötü. Piyasa tek elden çalıştığı zaman rekabet olmadığı için adam istediği gibi oynuyor. Bu fiyat bizi memnun etmiyor. Yevmiye 100 lira. Bu sene her tarafta yevmiye yüksek oldu. Bunun maliyetini hesap eden yok. Bunu dile getirdiğimiz zaman da yevmiyeciler de çıkıp ’Gitsin kendi fındığını kendisi toplasın o zaman’ diyor, böyle bir şey var mı? Rekabet Kurulu’nun bu işi yeniden incelemesi lazım. Bunu dünyada bilmeyen yok. Fındık tekelleşmiş. Üretimi Türkiye yapar ama fiyatını başkaları belirler. Böyle bir şey olmaz. Vatandaşın ihtiyacı kadar fındık satması tavsiye ediyoruz. Fındık üreticisi her sene mağdur oluyor. Bazı tarım ürünlerinde olduğu gibi fındıkta da tedbirler alınması lazım” diye konuştu.

  • Fındıkta budama uyarısı

    Ordu Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürü Kemal Yılmaz, fındık üreticilerine seslenerek, fındıkta budama çalışmasının çok önemli hale geldiğini belirtti.

    Türkiye’nin dünya fındık ihracatının yüzde 70’ini, üretiminde yüzde 75’ini elinde bulundurduğunu, ancak buna rağmen dekar başına verim olarak düşük bir üretim gerçekleştirildiğini belirten Kemal Yılmaz, üreticilerin özellikle budama çalışmalarına özen göstermesi gerektiğini belirtti. Yılmaz, Türkiye’de bir döndüm fındık bahçesinde 80-100 kg fındık alındığını, oysa bu rakamın ABD gibi ülkede 230-250 kg arasında değiştiğini belirterek, “Fındık ocaklarında öncelikle gereğinden fazla dalları budayarak bir ocakta dal başına düşen gübre miktarını dengelememiz gerekmektedir. Normal şartlarda bir ocakta 6-8 dal olması gerekirken 20-30 dala sahip ocaklarda gübrenin ne kadar faydası olabilir? Bu sebeple öncelikle teknik açıdan düzgün budama yapılmalı, toprak tahlili sonucuna göre gübreleme yapılmalıdır. Bizler hep birlikte çalışarak budama ve gübrelemedeki hataları gidermeliyiz. Dönüm başına alınan 80-100 kg verimi 200 kg’a çıkarmak hayal değildir” dedi.

    “Fındık ocakları hava alamayınca küllenme ortaya çıkıyor”

    Son dönemde sahil kesiminde külleme hastalığı gözlendiğini, bunun sebebinin bahçelerin çok sık şekilde dikilmesi ve ocaktaki dal sayısının gereğinden çok olması olduğunu dile getiren Yılmaz, “Küllenme hastalığının ana sebebi bahçelerdeki fındık ocaklarının çok sık olması ve yeterli havayı alamaması ve teknik bakımın yapılamamasıdır. Bu sebeple budama önemlidir. Doğru bir budama, verim ve kaliteyi artırırken diğer yandan külleme ve diğer birçok fındık hastalık ve zararlısının da önüne geçilmiş olacaktır” diye konuştu.

    “Fındık budamasına özen göstermeliyiz”

    Bir süre önce Fındık Tanıtım Grubu desteğiyle fındıkta budama elemanı yetiştirilmesi konusunda önemli bir projeye imza attıklarını ve bu çalışma ile Bin 65 budama elemanı yetiştirdiklerini belirten Yılmaz, bu yıl da fındıkta budama konusunda seferberlik ilan edeceklerini ve budama eğitimleri düzenleyeceklerini belirtti. Yılmaz, doğru budama, doğru gübreleme konularında teknik destek ve bilgi almak isteyenlerin Gıda Tarım ve hayvancılık İlçe Müdürlüklerine başvurabileceklerini de sözlerine ekledi.

  • Fındıkta rekolte değerlendirmesi

    Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Yönetim Kurulu Üyesi ve Ordu Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Arslan Soydan, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından 2016 yılı tahmini fındık rekoltesinin 468 bin ton olarak açıklanmasını değerlendirerek, “Bakanlığın açıkladığı rekolte tahmini doğrudur, herkesin bu rekolte rakamına itibar etmesi gerekir” dedi.

    TZOB Yönetim Kurulu Üyesi ve Ordu Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Arslan Soydan, rekoltenin bu yıl ilk kez tek bir kurum tarafından açıklanmış olmasının önemli olduğuna dikkat çekti. Geçmiş yıllarda tahmini fındık rekoltesini birden fazla farklı kuruluşlar tarafından yapılan çalışmalar sonunda ayrı ayrı açıklandığını ve hiç birisinin açıkladığı rakamın birbirini tutmadığını hatırlatan Soydan, “Bundan sonra rekolte çalışmaları tek çatı altında yapılacak. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın açıkladığı bu rekolte tahmini doğrudur, yanındayız ve zaten bizim görüşümüz alınarak hazırlanmış bir tahmini rekoltedir. Daha önce farklı kurumlar tarafından açıklanan ve farklı rekolte tahminleri tartışmalara sebep oluyor, kamuoyunda stres oluşturuyor, üreticinin psikolojisini bozuyordu. Dolayısıyla açıklanan bu rekolte tahminine herkesin itibar etmesi lazım” diye konuştu.

    “Rekolte daha da düşebilir”

    Bakanlığın açıkladığı rekolte tahmininin Haziran ayı sonunu kapsadığını, henüz Temmuz ayında ne gibi şartların ortaya çıkacağının bilinmediğine dikkat çeken Soydan, “Temmuz ayı sıcak geçen bir ay. Dolayısıyla henüz Temmuz sıcakları sebebiyle fındıkta yanma olabilir. Ayrıca fındıkta bir küllenme (küf) hastalığı var. Bu iki sebeple belirlenen rekolte tahmini daha aşağılara inebilir. Baktığımız zaman 2016 rekoltesi Türkiye’nin iç ve dış ihracatını karşılayacak oranda değildir. Üstelik daha da aşağı rakamlara düşmesi muhtemeldir. Bu da fındığın para edeceği ve üreticinin kabul edeceği bir rakama ulaşacağının göstergesidir” açıklamasında bulundu.

  • Fındıkta ‘Yeşil Kokarca’ Uyarısı

    Fındık meyvesinin en büyük zararlısı olarak bilinen ‘yeşil kokarcaya’ karşı üreticiler uyarıldı.

    Ordu Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü’nden yapılan yazılı açıklamada, fındığın önemli zararlılarından yeşil kokarcanın, olgun meyvelerde beslenmek suretiyle şekilsiz meyveler oluşturduğu belirtildi. Halk arasında ’pis kokulu böcek’ olarak da bilinen kokarcanın, meyvelerin dökülmesine sebep olabildiği kaydedilen açıklamada, “Hemen hemen tüm bahçelerimizde gördüğümüz ama zararını bilmediğimizden önemsiz gördüğümüz bir zararlı olan fındık yeşil kokarcası erginleri ve gençleri fındık meyvelerinde zararlı olur” denildi.

    Açıklamada, fındıkta yaşanan yeşil kokarcayla mücadele edilmesi gerektiği belirtilerek, şunlar kaydedildi:

    “Fındığın ülkemize önemli döviz girdisi sağlayan ürün olması nedeniyle, meyvelerin iç doldurmaya başladığı Temmuz ayında fındık, yeşil kokarca tarafından emilmek suretiyle buruşuk ve yer yer şekilsiz iç oluşumuna neden olur. Dış satımda karşımıza önemli bir sorun olarak çıkan lekeli iç fındıklar ürünün kalitesini düşürdüğü gibi, fiyatının da düşmesine neden olarak ihracatımızın olumsuz yönde etkilenmesine neden olmaktadır. Ülkemizin hem ürün kaybına hem de döviz kaybına neden olan fındık yeşil kokarcasına karşı kültürel mücadele olarak yabancı ot temizliğine dikkat edilmelidir. Kimyasal mücadeleye karar vermeden önce sabahın erkeninde veya akşamın serininde yapılacak sayımda 10 ocakta 1 veya daha fazla genç bulunması halinde ilaçlı mücadele yapılmalıdır. Ancak gençlerin (nimflerin) çok az hareketli oluşu nedeniyle temmuzun ilk yarısında yapılacak ilaçlamada tam bir başarı sağlamak amacıyla bütün bahçelerin kaplama sağlayacak şekilde ilaçlanması gerekmektedir. Mevsim için anormal derecede sıcak olan günlerde ilaçlama yapılmamalıdır. İlaçlama esnasında arıların su içtiği kaynaklara ilaç bulaştırılmaması son derece önemlidir. İlaçlama esnasında tüm koruyucu önlemler alınmalıdır. İlaçlama bittikten sonra bütün vücudumuz bol sabunlu su ile yıkanmalı, boş ilaç ambalajları su kaynaklarına bulaşmayacak şekilde derin bir çukura gömülmelidir. Ayrıca temmuz ayı içinde yabancı ot mücadelesi, dalkırana karşı yapılan ilaçlamanın etki süresi dikkate alınarak ikinci bir ilaçlama yapılabilir. Analiz için yaprak örneklerinin Temmuz ayının ikinci yarısında ve toprak örnekleri ise bu dönemden Aralık ayı sonuna kadar alınabilir.”