Etiket: Fındıkta

  • Fındıkta küllenme hastalığı

    Ordu’da son 3-4 yıldır fındık bahçelerinde görülmeye başlanan küllenme hastalığına karşı üreticiler uyarıldı. Uzmanlar bahçe temizliğine önem verilmesi gerektiğini söyledi.

    Ziraat Mühendisi Haluk Şensoy, özellikle geçen yıl fındık bahçelerinde zararlara sebep olan külleme hastalığının kış döneminde hastalıklı bitki artıklarında ortaya çıktığını, baharla birlikte yaprak ve yeni oluşan çotanaklara bulaştığını ve rüzgarla birlikte yayıldığına dikkat çekti. Küllenmenin başlamasıyla birlikte yapraklarda zamanla kahverengi lekeler ortaya çıktığını, yaprakların matlaştığını ve ilerleyen dönemde de kuruma, kıvrılma ve vaktinden önce döküm meydana geldiğini belirtti.

    Bu şekilde yayılan hastalığın fındıkta hem verim hem de kalite kayıplarına neden olduğunu belirten Şensoy, “Küllenme hastalığı ile mücadele iki şekilde yapılıyor. Kültürel mücadele alanında bulaşma kaynaklarının azaltılması için yere dökülen yapraklar ile hastalıklı bitki artıklarının toplanması gerekir. Bulaşık dip sürgünleri kesilmeli ve imha edilmelidir. Bahçede nemi azaltmak, iyi bir hava sirkülasyonu ve yeterli ışıklanma sağlamak için budama ve yabancı ot mücadelesine önem verilmelidir” dedi.

    Kimyasal mücadele olarak ilaçlama yapılması gerektiğini vurgulayan Şensoy, “Kimyasal mücadele iyi bir kaplama sağlayacak şekilde yapılmalıdır. Çisentili ve mevsim için anormal derecede sıcak olan günlerde ilaçlama yapılmamalıdır. İlaçlama esnasında arıların su içtiği kaynaklara ilaç bulaştırılmaması son derece önemlidir. İlaçlama esnasında tüm koruyucu önlemler alınmalı, hiçbir şey yenilip içilmemeli, koruyucu maske gözlük ve eldiven mutlaka bulundurulmalıdır. İlaçlama bittikten sonra bütün vücudumuz bol sabunlu su ile yıkanmalıdır” uyarısında bulundu.

  • Fındık’ta külleme hastalığı ile bilgilendirmeler devam ediyor

    Türkiye’nin en çok ihraç edilen tarım ürünlerinin başında gelen ve 90’ın üzerinde ülkeye ihracı yapılan fındık son yıllarda ‘Külleme’ ile mücadele ediyor.

    Ortaya çıktığı günden buyana ciddi rekolte kayıplarına sebep olan külleme hastalığı ile ilgili birçok çalışma yapılıyor. Çalışmalar kapsamında Giresun Ziraat Odaları ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı çiftçilere ‘külleme hastalığı’ ile ilgili bilgilendirme toplantıları düzenliyor.

    Tirebolu Ziraat Odası öncülüğünde bugün Tirebolu ilçesinde çiftçiler ile buluşan yetkililer düzenledikleri panel ile çiftçilere külleme ile ilgili mücadele teknikleri ve ilaç kullanım bilgileri verdiler.

    Panelde konuşan Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcısı Dr. Yunus Bayram, Bakanlığın fındık ile ilgili çalışmalarının sürdüğünü belirterek “Geçmişte olduğu gibi günümüzde de söz konusu ekonomi olunca hastalıkla mücadele etmekten tutun da ihracat depolama koşulların gelecekte de gündemini koruyacaktır” dedi.

    2014 yılından bu yana hastalığı araştırdıklarını ve ilaçlama metotları geliştirdiklerini kaydeden Bayram, “Külleme hastalığıyla ilgili neler yapacağız özetleyecek olursak, 2014 yılında hastalığında çıkışından bu yana ilaçlama metodu oluşturduk. 2015 yılında küllenmeyle ilgili 3 tane geçici aktif maddeye geçici tavsiye ruhsatı verildi ve bölgede üç tane aktif madde geçici tavsiyeyle şu anda külleme hastalığına karşı kullanılmaktadır. Şu an itibariyle bir iki ay içerisinde ruhsat aşamasına gelen ruhsatlandıracağımız ilaçlar da var. Ruhsat başvurusu devam edip önümüzdeki dönemde de ruhsatlandırılacak ilaçlar var. 2016 yılı itibariyle fındıkta külleme hastalığın karşı ilaç ruhsat başvurularını değerlendirerek ihtiyacı karşılayacaktır” ifadelerini kullandı.

    14 ilde gıda kontrol genel müdürlüğü olarak eğitim çalışmaları başlattıklarını vurgulayan Bayram, “Bütün illerimizde fındıkta çiftçiye verilen eğitimleri rapor halinde topluyoruz ve ciddi bir şekilde takip ediyoruz. 500 bin üzerinde afiş basılarak 14 ile gönderildi. Giresun’a yönelik faaliyetlerde il müdürlüğümüzün, milli eğitim müdürlüğümüzle iş birliği yaparak küllenmeyle ilgili farkındalık çalışmaları yapılıyor” şeklinde konuştu.

    Küllemeye karşı yapılan uyarılar ve çiftçiler tarafından bu uyarıların dikkate alınması ile önümüzdeki yıllarda hastalığın gündemden çıkacağını ifade eden Bayram, “ Mart ayının 30’u fındıkta küllenmeyle ilgili yapılacak uyarıları çiftçilerimiz alırsa, uygulamaya koyarsa inşallah külleme hastalığını önümüzdeki yıllarda gündemimizden çıkaracağız. Bu yıl yapacağınız mücadele bu yılın verimi gibi önümüzdeki yılların verimini de etkileyecektir, hastalık nasıl artıyorsa yapılacak mücadelelerde azalarak devam edecektir mücadelelerle. Külleme hastalığını ciddi anlamda sorun olmaktan çıkaracağız. Geçmişten günümüze birçok hastalık olduğu gibi ileride de çıkacaktır, fındık kurdu kokarcası gibi. Bu sorularımız devam eder. Bu konuda ne kadar bilgilendirme yaparsak yapalım bu konuda üreticimiz başroldedir. Üreticilerimizin yapacağı çalışmalar önemlidir. Zamanında ilaçlamaları yapıp bu işi bütün olarak yerine getirme noktasında irade göstermezseniz ne kadar eğitim verirsek ne kadar uyarı yapılırsa yayılsın boş. Dolayısıyla devlet olarak bizim üzerimize düşen ilaçlara izin verilmesi, araştırmaların yapılması, onun dışında en büyük aktör çiftçimizdir.”

  • Fındıkta gidya dönemi

    Ordu Üniversitesi ile Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi tarafından fındıkta verimliliği artırmaya yönelik yapılan çalışmalar kapsamında yapılan ortak araştırmada gidya gübresinin ürününün fındık verimliliğine yüzde 54 katkı yaptığı ortaya çıktı.

    Ordu Üniversitesi (ODÜ) Ziraat Fakültesi Toprak ve Bitki Besleme Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kürşat Korkmaz ve Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak ve Bitki Besleme Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kadri Saltalı’nın danışmanlığında yürütülen yüksek lisans çalışmalarının iki yıllık verilerinin sonuçları açıklandı. Buna göre gidya uygulamalarının fındıkta ideal gübrelemenin yapıldığı uygulamalara göre verimi yüzde 54 oranında artırdığı ortaya çıktı.

    Fındık için yeni bir dönem başlıyor

    Konuyla ilgili açıklama yapan Prof. Dr. Kürşat Korkmaz, gidya uygulamasının fındıkta ideal gübrelemenin yapıldığı uygulamalara göre verimi yüzde 54 oranında artırdığının belirlendiğini, bu alınan verimin çifti koşullarında alınan üretim ile kıyaslandığında ise yaklaşık yüzde 130 oranında bir verim artışına karşılık geldiğini vurguladı.

    Gidya uygulamasının fındığın randımanını da önemli ölçüde artırdığının belirlendiğini kaydeden Korkmaz, “Sonuç olarak Karadeniz Bölgesi’nde kirece göre daha ucuz ve milli bir kaynak olan gidyanın kullanımının fındıkta verimin ve kalitenin artırılmasının yanı sıra ticarileşmesi halinde ülke ekonomisine de önemli katkılar sağlayacağı düşünülmektedir. Ayrıca fındık için başlayan bu tür çalışmalar bölge için diğer önemli bitki olan çay tarımı içinde altlık olarak önemli yer tutacaktır” dedi.

    “Fındık kireci fındığa arar veriyor”

    Orta ve Doğu Karadeniz Bölgesi’nde genellikle toprakların pH değerinin 5’in altında ve kireç içeriği genellikle düşük olduğunu, bu nedenle Karadeniz bölgesinde fındıkta verim ve kalitenin her geçen gün önemli ölçüde azaldığını kaydeden Korkmaz, “Karadeniz Bölgesi’nde yağışın fazla olması nedeniyle, topraklardan kireç, kalsiyum, magnezyum, potasyum gibi besin maddeleri yıkanmakta ve toprak asitleşmektedir. Toprak asitleşmesi de özellikle fosfor yarayışlılığını da önemli ölçüde düşürmektedir. Üreticiler toprak asitliğini gidermek için üç yılda bir yaklaşık 400-500 kg/da kireç (CaCO3) uygulamaktadır. Kireç yüksek enerji ile üretilen masraflı bir inorganik kaynaktır. Bu uygulanan kireç yüksek oranda fosfor tutarak bitkilerde fosfor noksanlığına neden olmaktadır” diye konuştu.

    “Önemli bir araştırmaya imza attık”

    ODÜ Rektörü Prof. Dr. Tarık Yarılgaç da gidya üzerine yapılan bu araştırmanın bölgenin en önemli tarımsal ürünü olan fındığın verimini yükseltmeye yönelik kayda değer bir çalışma olduğuna dikkat çekti. Ordu’nun fındık ürününde önemli bir yeri olduğunu vurgulayan Yarılgaç, ”Elimizdeki bu alanları, bu toprakları modern tarım yöntemiyle organik materyallerle buluşturarak tarımsal ürünlerimizde verimi artırabiliriz. Kurumlarımızda bu tür çalışmalara imza atmak, bu tarz gelişmeleri yakından takip etmek ülkemiz ve ilimiz tarım çalışmalarına katkı sağlaması bakımından önemlidir” açıklamasında bulundu.

    Gidya nedir?

    Gidya, linyit havzalarında linyit katmanlarının üst kısmında bulunan ve asit karakterli topraklar için tarımsal değeri yüksek olan ve içerisinde yüzde 40-50 organik madde, yüzde 30-40 kireç ile az miktarda kil ve suda yaşamış canlı kabuklarını barındıran (organo-mineral) doğal bir materyal. Gidya içeriğinde bulunan yüksek organik madde ve kireç içeriği nedeniyle toprak sağlığı ve kalitesi açısından değerlendirildiğinde Karadeniz Bölgesi’nde kirecin yerine kullanılabilecek daha ucuz ve sağlıklı önemli bir toprak düzenleyici olarak görülüyor.

    Gidya asit topraklara uygulandığı zaman toprakların pH’sını düzenlerken, besin elementi yarayışlılığını ve özelikle de fosfor yarayışlılığını, bitkilerin kök ve gövde gelişimini ve toprağın su tutma kapasitesini artırarak kuraklığın olumsuz etkisini azaltıyor. Gidya ayrıca toprakların biyolojik ve enzim aktivitesi ile bitkiler için asit toprağı iyileştiriyor ve toprak verimliliğini artırıyor.

  • Fındıkta seferberlik

    Türkiye’de fındığın verim ve kalitesini arttırmak için hastalık ve zararlılarla mücadelede seferberlik başlatıldı.

    4 yıl önce uygulamaya konulan Değerli Tarım Projesi kapsamında başta bahçelerde büyük hasara yol açan külleme ve kozalak akarı olmak üzere fındıktaki tüm hastalık ve zararlılara karşı üreticilerin eğitilerek bilinçlendirilmesi için çalışmalar yapılıyor.

    Kozalak akarları ve Küllenme hastalığı

    Kozalak akarları, kışı, halk arasında gül olarak bilinen tomurcuklarda geçirip, Nisan ortalarından itibaren, sürgün uçlarındaki yeni meyve ve yaprak gözlerine geçmeye başlayarak çoğalıp ve verimi büyük oranda azaltıyor.

    Zararlı ile kış döneminde dallardan elle toplanarak mücadele başlatılıp, bir dalda 5 kozalak akarı bulunduğunda Nisan ayından itibaren de kimyasal kullanımı gerekiyor.

    Son yıllarda yoğun olarak görülen ve kışı yere dökülen yapraklarda ve bitki artıklarında geçiren küllenme hastalığı, hava sıcaklığının yükselmesi ile birlikte çoğalıp artıyor. Hastalığın şiddetini ve yayılışını azaltmak için düzenli budama ve dip sürgünü temizliği yaparak güneşlenme ve hava sirkülasyonunu sağlıyor.

    Yapraklar 2 santimetre çapındaki büyüklüğe ulaştığı anda koruma mücadelesine başlayıp sonrasında ise tekrarlanan farklı etken maddeye sahip ilaçların kullanılması hastalıktan korunmak için büyük önem arz ediyor.

    Üreticiler fındık hastalıklarına karşı eğitiliyor

    Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Ferrero Değerli Tarım Direktörü Ersin Arısoy, kozalak akarının bahçelerde yoğun olarak görüldüğüne dikkat çekerek, geçen yıl külleme hastalığının da büyük hasara yol açtığını da hatırlatıp, bu dönemde her iki zararlı ile mücadelede üreticilerin eğitimine ağırlık verdiklerini söyledi. Batı Karadeniz’de Düzce ve Sakarya’da 2 büyük toplantı düzenlediklerini, arazideki Tarım Danışmanı ziraat mühendislerinin de köy köy gezerek üreticilere mücadele yöntemlerini görseller ve broşürler dağıtarak eğitmeyi sürdürdüklerini belirten Ersin Arısoy, “Bizzat üreticilerin ayağına giderek mücadelenin yol ve yöntemlerini anlatıyoruz. Topyekün mücadele için yerel ve ulusal televizyonlarda hastalıklar ve zararlılarla mücadele için hazırladığımız videoları da yayınlayacağız” dedi.

    Arısoy, Ferrero olarak, Türk fındığının kalitesi ile veriminin arttırılması için yapılan tüm çalışmalara da destek olduklarını vurgulayarak, mücadelenin fındık üretilen illerde aralıksız devam edeceğini de sözlerine ekledi.

    Ferrero Kurumsal İletişim Direktörü Yasemin Taşkın da, kısa, orta ve uzun vadeli projelerle sorunlara çözüm aradıklarını belirterek, Ordu’da yerli ve yabancı bilim adamlarını buluşturduklarını, önümüzdeki Haziran ayında daha geniş kapsamlı ve etkili bir konferansın da hazırlıklarını sürdürdüklerini açıkladı.

  • Akarsu: “Fındıkta serbest piyasa işlevini yitirdi”

    Altınordu Ziraat Odası Başkanı Selami Akarsu, fındıkta serbest piyasanın işlevini yitirmeye başladığını söyledi.

    Fındıkta 2009 yılından itibaren uygulanmaya başlayan serbest piyasa koşulların 2015 yılı Aralık ayından itibaren işlevini yitirmeye başladığını ve ciddi bir tekelleşmeye doğru gidildiğini söyleyen Başkan Selami Akarsu, “Fındıkta tekelleşmeye gidiliyor, fiyatlar her gün dibe vuruyor, acil önlem alınmalıdır” dedi.

    Fındıkta meydana gelen tekelleşmenin ve stok sorununu ortadan kaldırılması için devlet destekli bir kurumun piyasada olması gerektiğini belirten Başkan Selami Akarsu, yaptığı açıklamada şu görüşlere yer verdi: “Fiskobirlik, Tarım Kredi Kooperatifleri ve TMO gibi kurumlar devreye sokularak, müdahale alımları yapılarak, tekelleşmenin önüne geçilebilir. Tekelleşmeye gittiğini söylediğimiz, firmanın yaklaşık bir hafta kadar önce 2015 yılı fındığını almıyoruz açıklamasında bulunması fındık fiyatlarında ciddi bir düşüşe neden olmuştur. Firmanın bu açıklaması tekelleşmeye gidildiğinin açık göstergesidir. Firma ben fındık almıyorum dediği anda bir anda piyasa tepe taklak olmaktadır. Sadece üretici değil, diğer bazı ihracat yapan firmalarda bu durumdan rahatsızdır. Çünkü fındığın büyük bir bölümünü bu firma ihraç etmektedir. Şu anda tahminlerimize göre üreticinin ve manavın elinde ciddi miktarda fındık bulunmaktadır. 2015 yılı mahsulü fındık ürünü vardır. Bir firmanın ben bunu almıyorum diye açıklamalarda bulunması fiyatları dibe vurdurmuştur. 11 lira olan fiyat bir anda 9 liraya kadar gerilemiştir. Buda üreticiyi son derece üzmektedir.”

    16 Nisan’da yapılacak olan referandum öncesi yabancı bir firmanın tekelinde olan fındığın fiyatının aşağı doğru düşmesinin manidar olduğunu kaydeden Akarsu, “Burada siyasi bir oyun olduğunu da düşünmekteyiz. Bizim istediğimiz bir an önce bu duruma müdahale edilmesi ve hükümetimizin gerekli adımları atmasıdır. Fındıkta devletin varlığı ile bir taban fiyatın oluşması gerekmektedir. Taban fiyat olduğu takdirde üretici de en azından fındığını en asgari kaç paraya satacağını önceden bilir. Fiyatlardaki iniş çıkışlar üreticinin psikolojisini bozmakta. Üretici iniş çıkışlar yüzünden bahçesine küsmektedir” diye konuştu.